benim de çok fazla rahatsız olduğum bir konuydu. Hatta ben bunu mide ağrısı olarak değil başka başka şeylere yormuştum. Abartıp kalbimde problem var boyutuna getirene kadar.
çözüm hastanelerde.
Bi ilaç verdi doktor bana. bağırsak tembelliği gibi bir problemim varmış. Bu gaz yapıyormuş, sol göğüs üstü yanma oluyordu taa kafaya kadar. tuvalete çıkma problemleri falan. Hele gergin olduğum zamanlar katlanılmaz oluyordu bu.
İlaçtan sonra ne kadar rahat hissediyorum anlatamam.
Ayrıca
sıcaktan soğuk bir iklime geldiyseniz bu problem daha çok görülüyormuş. Bunun ilk çözümü kendinizi sıcak tutun. Hele ki ayağınızı.
Muazzam bir çalışma olmuş. Eline emeğine sağlık. Görünce hem gülümsedim hem iyi ki buradayım diye düşündüm.
Bulamadığınıaramayan
18
18
(bkz: başlık ve nick uyumu)
(bkz: hayrolsun inşallah)
Bu türbenin Hz. İsa'nın mezarı olup olmadığı, Hristiyanlar arasında bir tartışma konusu. Bazıları Kudüs'ün Eski Şehir kısmının dışında kalan Bahçe Mezar'da gömüldüğünü ileri sürüyor, diğerleri ise Kutsal Kabir Kilisesi'nin doğru nokta olduğundan emin.
Bunların yanı sıra, Kudüs'ün 5 kilometre güneyindeki Talpiyot Mezarı, Keşmir'deki Roza Bal ve hatta Japonya'daki Shingo köyünde de Hz. İsa'nın mezarı olduğu iddia edilen yerler var.
Bunların yanı sıra, Kudüs'ün 5 kilometre güneyindeki Talpiyot Mezarı, Keşmir'deki Roza Bal ve hatta Japonya'daki Shingo köyünde de Hz. İsa'nın mezarı olduğu iddia edilen yerler var.
geçen gün başıma gelen olay.
İstemsizce, istemeden yapmış bulunduğum eylem. Tamam her yere geç kalan biriyim ama işe geç kalmak gerçekten sinirimi bozuyor.
türkiye'deki çalışma standartlarında, verimden çok sabah işe kaçta geldi bu gözetildiğinden ve biz emekçi kesim de bu saçmalıktan hat safhada etkilendiğimizden dolayı geç kalmak rahatsız ediyor.
İstemsizce, istemeden yapmış bulunduğum eylem. Tamam her yere geç kalan biriyim ama işe geç kalmak gerçekten sinirimi bozuyor.
türkiye'deki çalışma standartlarında, verimden çok sabah işe kaçta geldi bu gözetildiğinden ve biz emekçi kesim de bu saçmalıktan hat safhada etkilendiğimizden dolayı geç kalmak rahatsız ediyor.
af kur olabilir.
giyim yardımı adı altında verilendir. Güzel olmuş.
bi konuda gerçekten zorlanıyorsanız o konuda bir şeyler öğreniyorsunuz demektir.
Rus aristokrasisinin önemli bir ailesine mensup olan Kovalevskaia 1850 yılında doğmuş. Entelektüel bir ortamda İngiliz dadılar tarafından yetiştirilmiş. Küçük yaşlarda matematikle tanışmış. Babası, Sofya'nın yatak odasının duvarlarını, matematik formülleri ile dolu káğıtlarla süslemiş. Küçük Sofya bütün bu formülleri küçük yaşta öğrenmiş.
Komşularından ödünç aldığı kitaplar sayesinde hiçbir eğitimi olmadan trigonometriyi ikinci kez keşfeder. Kovalevskaya on yedi yaşında ailesiyle beraber St. Petersburg'a taşınır. Babasının muhalefetine rağmen düzenli olarak matematik dersleri almaya başlar. Kadın olduğu için o dönemin Rusya'sında üniversiteye gidemez.
Üniversiteye gidebilmek için Almanya'ya taşınmak üzere olan genç bir bilim adamıyla evlenir. Genç bilimci Vladimir Kovalevski'dir. İkisi de Heidelberg Universitesi'nde kendi ilgi alanlarında çalışmaya başlarlar. Kovalevskaya 1874 yılında Göttingen Üniversitesi'nden matematik doktorası alır. Dünyada ilk kez bir kadın, matematik alanında doktora almıştır. Bu dönemde artık yalnızca iyi bir matematikçi değil, Kovalevskaya Avrupa'da kadın haklarının da yılmaz savunucusudur.
Bir yandan matematik dergilerinde yazıları yayınlanırken, diğer yandan edebi eserler de kaleme almaktadır. Fyodor Dostoyevski, Anton Çehov ve George Elliotgibi kişilerle yakın temas içindedir.
İlk önce Rusya'dan çıkabilmek için evlendiği eşine artık áşık olmuştur. Bir de kızları olmuştur. Daha kızları beş yaşındayken Kovalevskaya'nın eşi, başından geçen talihsiz olaylar nedeniyle intihar eder. Artık, genç Sofya çocuklu bir duldur.
Matematikteki başarıları Kovalevskaya'nın Stockholm Üniversitesi'nde hayat boyu profesör olmasını sağlar. Bu da dünyada bir kadın için bir başka ilktir. Bir matematik dergisinin editörü olur. Dünyada ilk kez bir kadın bu göreve getirilmektedir.
Hermite ve Çebişev gibi matematikçilerle ilişki içindedir. Rus matematikçilerle Batı dünyasının matematikçileri arasında köprü görevi yapar. İktisat alanında da önemli uygulama alanı bulan ''sabit nokta teoremi'' (fixed point theorem) üzerine önemli katkılar yapar. Bu katkıları dolayısıyla Fransız Bilim Akademisi Ödülü'nü alır.
Basit bir soğuk algınlığı gibi başlayan bir hastalık nedeniyle Kovalevskaya kırk bir yaşında, 1891 yılında ölür. Bir çok ilke imza eden bu kadın yaşasaydı, matematik alanında ne katkılar yapardı, bilinmez. Kovalevskaya'nın kadın hakları konusunda yapabileceği katkılar ise yirminci yüzyıl Batı toplumları için kesin bir kayıp olmuştur.
Komşularından ödünç aldığı kitaplar sayesinde hiçbir eğitimi olmadan trigonometriyi ikinci kez keşfeder. Kovalevskaya on yedi yaşında ailesiyle beraber St. Petersburg'a taşınır. Babasının muhalefetine rağmen düzenli olarak matematik dersleri almaya başlar. Kadın olduğu için o dönemin Rusya'sında üniversiteye gidemez.
Üniversiteye gidebilmek için Almanya'ya taşınmak üzere olan genç bir bilim adamıyla evlenir. Genç bilimci Vladimir Kovalevski'dir. İkisi de Heidelberg Universitesi'nde kendi ilgi alanlarında çalışmaya başlarlar. Kovalevskaya 1874 yılında Göttingen Üniversitesi'nden matematik doktorası alır. Dünyada ilk kez bir kadın, matematik alanında doktora almıştır. Bu dönemde artık yalnızca iyi bir matematikçi değil, Kovalevskaya Avrupa'da kadın haklarının da yılmaz savunucusudur.
Bir yandan matematik dergilerinde yazıları yayınlanırken, diğer yandan edebi eserler de kaleme almaktadır. Fyodor Dostoyevski, Anton Çehov ve George Elliotgibi kişilerle yakın temas içindedir.
İlk önce Rusya'dan çıkabilmek için evlendiği eşine artık áşık olmuştur. Bir de kızları olmuştur. Daha kızları beş yaşındayken Kovalevskaya'nın eşi, başından geçen talihsiz olaylar nedeniyle intihar eder. Artık, genç Sofya çocuklu bir duldur.
Matematikteki başarıları Kovalevskaya'nın Stockholm Üniversitesi'nde hayat boyu profesör olmasını sağlar. Bu da dünyada bir kadın için bir başka ilktir. Bir matematik dergisinin editörü olur. Dünyada ilk kez bir kadın bu göreve getirilmektedir.
Hermite ve Çebişev gibi matematikçilerle ilişki içindedir. Rus matematikçilerle Batı dünyasının matematikçileri arasında köprü görevi yapar. İktisat alanında da önemli uygulama alanı bulan ''sabit nokta teoremi'' (fixed point theorem) üzerine önemli katkılar yapar. Bu katkıları dolayısıyla Fransız Bilim Akademisi Ödülü'nü alır.
Basit bir soğuk algınlığı gibi başlayan bir hastalık nedeniyle Kovalevskaya kırk bir yaşında, 1891 yılında ölür. Bir çok ilke imza eden bu kadın yaşasaydı, matematik alanında ne katkılar yapardı, bilinmez. Kovalevskaya'nın kadın hakları konusunda yapabileceği katkılar ise yirminci yüzyıl Batı toplumları için kesin bir kayıp olmuştur.
TAYFUN talipoğlu'nun 1995 te başlayan programı. Türkiye de fark yaratan programlardan biriydi.
Karınla kavga mı ettin? Aç buzdolabını, tüm kavanozların kapaklarını sıkıca kapat, ilk o gelecektir barışmaya.
İranlı yönetmen Majid Majidi'nin ABD'de gişe rekorları kırmış olan Cennetin Rengi(Rang-e Khoda) (1999) filminden bir önceki filmidir. Çekimleri İran'ın başkenti Tahran'da gerçekleştirilen bu düşük bütçeli film sadece 180.000 dolara mal olmuştu.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?




