senin korkuların benim inceliğim

Sugge
şükrü erbaş'a ait muhteşem bir şiir. mutlaka kendi sesinden dinleyiniz.

Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
Ne kapanan kapılar,
Ne yıldız kayması gecede,
Ne ceplerde tren tarifesi,
Ne de turna katarı gökte.
--------------------------
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
--------------------------
İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
Birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
Duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.
---------------------------
Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde
Kendi sesiyle silinmek.
Birdenbire büyümesi
Gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun.
İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi
Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde.
-----------------------------
Saçına rüzgar,
sesine ışık düşürememek kimsenin.
Parmaklarını sözüne pınar edememek
Uzaklarda bir adamın üşümesi
bir kadın dağlara daldıkça.
Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması
Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme
Yalnızca gölge vermesi ağaçların
İyiliğin küfre dönmesi ayrılık.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya
Başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş
İki adımından birisi insanın, sevincin kundakçısı,
Hüznün arması, süren korkusu inceliğin.
-----------------------------
Ayrılık, o küçük ölüm!
------------------------------
Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.
-----------------------------
Şimdi anlıyor musun
gidişinin neden ayrılık olmadığını,
Bir yaprak düşmesi kadar ancak,
acısı ve ağırlığı olduğunu.
Bir toplama işleminin
sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.
Boşluğa bir boşluk katmadığını,
kar yağdırmadığını yaz ortasında....
---------------------------
Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından
kalkıp ağzını yıkadığında başlamıştı.
Ben bulutları gösterirken,
“Bulmacanın beş harfli bir yemek sorusuna”
yanıt aramanla halkalanmış,
“Aşkın şarabının ağzını açtım,
yar yüzünden içti murt bende kaldı”
Türküsü tenimde düğümlenirken,
odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
Dağlarda öldürülen çocukların
fotoğraflarını kenara itip,
“Bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı?”
Dediğinde varacağı yere varmıştı çoktan.
-----------------------------------
Ne mi yapacağım bundan sonra?
-------------------------------
Ayak izlerimi silmek için
sana gelen yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir okumayacağım bir süre,
Hediyelik eşya satan dükkanların
önünden geçmeyeceğim.
Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu,
bir gül ağacının dibine dökeceğim.
Yeni bir yanlışlık yapmamak için
telefonlara çıkmayacağım
Ardı kuş resimli aynalar
arayacağım mahalle pazarlarında
Gençliğimi anımsamak için.
Emekli kahvehanelerinde yaşlılarla konuşarak,
Sonumu görmeye çalışacağım.
Fotoğraflarını güneşe koyacağım,
bir an önce solsun diye.
İçinde ay ışığı, iğde kokusu ve begonvil bulunan
Tüm resimleri duvarlardan indireceğim
Mican türküsünü asacağım yerlerine.
Falcı kadınlara inanmayacağım artık
Trafik polislerine adres sormayacağım.
Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle
gülmeyeceğim kimseye.
Fesleğenden başka bir çiçek
Koymayacağım penceremin önüne.
Büyük kentlerin varoşlarında çırpınan
Üç milyon yurtsuza evimi açacağım.
Nerde bir kayıp, bir faili meçhul varsa
Bıraktığı acının yanına resmini asacağım.
Şaşırma! Yetimi korumak için
Yeni aşklar bulacağım kendime.
------------------------------------
Ne yapacağımı sanıyorsun ki?
-----------------------------------
Tenin tenime bu kadar sinmişken,
Ömrüm azala azala akarken önümde,
Gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını,
benim inceliğimi doldurup yüreğime,
Bıraktığın boşluğu yonta yonta
binlerce heykelini yapacağım.
2

3 mayıs türkçülük günü

zinzal
3 mayıs 1944 çarşamba günü, ırkçılık - turancılık davasıyla tutuklanan akademisyen, gazeteci ve yazarın, ankara'da mahkemesi görüldüğü esnada durumu protesto etme ve tutuklananlara destek amaçlı yürüyüşe geçen türkçüler vesilesiyle her yıl anılan gündür. bir tür dayanışma günüdür. ilk defa eyleme geçen bir fikir için önemli bir gündür. bayram falan da değildir, tam tersine büyük acıların çekildiği bir günü unutturmamaya yönelik buruk bir anmadır.

yiğidim aslanım

casper
zülfü livaneli'nin bestelediği çok güzel bir türküdür. https://www.youtube.com/watch?v=6t6F_4HDCXs
Şu sılanın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir dilleri
Yiğidim aslanım burda yatıyor

Bugün efkarlıyım açmasın güller
Yiğidimden kara haber verdiler
Demirden döşeği taştan sedirler
Yiğidim aslanım burda yatıyor

Ne bir haram yedi ne cana kıydı
Ekmek kadar temiz su gibi aydın
Hiç kimse duymadan hükümler giydi
Yiğidim aslanım burda yatıyor

Mezar arasında harman olur mu
On üç yıl mahpusta derman kalır mı
Azrail'e sorsam canım alır mı
Yiğidim aslanım burda yatıyor

unsere mütter unsere vater

Rıhtım
Alman yapımı 3 bölümlük dizi.
Puanım 10 üzerinden 10.
2. Dünya savaşı döneminde savaşa gidecek olan asker 2 erkek kardeş, bir Yahudi erkek, orduda hemşire olarak görev alacak bir kadın ve bu çetin yıllarda star olmak için her şeyini feda edebilecek muhteris bir kadından oluşan 5 kişilik arkadaş grubu bir kaç ay sonra Almanya'nın savaşı kazanmasıyla Noelde tekrar buluşmak üzere vedalaşır. Fakat ne savaş kısa sürede biter, ne de Almanya savaşı kazanır.
3

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches