avrupa ligi çeyrek final ikinci maçı. ilk maçta yaşanan saha olayları ve sonrasında verilen tartışmalı cezalar ile oldukça gergin bir ortamda oynanacak maç. ilk maçın sonucu 2-1 lyon galibiyeti ile geçilmişti. beşiktaş'ın turu geçebilmesi için 1-0 ve diğer 2 farklı skorlar yetiyor. maçın uzatmaya gidebilmesi için, 90 dakikanın 2-1 bitmesi gerekiyor.
beşiktaş'a başarılar diliyorum, umarım zorlanmadan turu geçer.
e: maalesef lyon turu geçmiştir. penaltılar sonucunda. can sağlılığı, üzülecek hiçbir şey yok, üstüne koyup çalışmaya ve ilerlemeye devam etmeli beşiktaş, doğru yolda. 1 penaltı farkla elendi. Tebrikler Beşiktaş.
Bir ülkedeki kamu yararına kullanılan ulaştırma, enerji, iletişim gibi sermaye
varlıkların tümüdür.
varlıkların tümüdür.
(bkz: çay)
buraya yazdıklarını yazdığı bilgisayardan bi daha burayı göremeyecek yazar. İlk aldığı nickten de yazdığı bilgisayar veya diğer aparatlar ile sözlüğü göremeyecek eski sözünde durmayan yazar.
Günümüzde bir çok film, dizi, dergi ve gazetede özelde gençliğin ancak genel olarak tüm toplumun ahlakını bilinçli bir şekilde yozlaştırmak için yürütülen faaliyetlere şahit oluyorum ..
Bugünlerde karşıma çok sık çıkmaya başladı bunlar özellikle de yazılı basında ..
Mesela adam yazıda, hesapta kilolu olmanın zararını anlatacak araya bir bakıyorsunuz aile değerlerimize ters bir cümle geçiyor .. Gençliğe hitap eden bir dergi çıkarmışlar kapağında şu metin yazıyor: bir gecede 14 erkeğe randevu vermek ..
Bu şekilde gider isek varacağımız yer yeni bir cehalet dönemi olmaz mı !!
Bugünlerde karşıma çok sık çıkmaya başladı bunlar özellikle de yazılı basında ..
Mesela adam yazıda, hesapta kilolu olmanın zararını anlatacak araya bir bakıyorsunuz aile değerlerimize ters bir cümle geçiyor .. Gençliğe hitap eden bir dergi çıkarmışlar kapağında şu metin yazıyor: bir gecede 14 erkeğe randevu vermek ..
Bu şekilde gider isek varacağımız yer yeni bir cehalet dönemi olmaz mı !!
Küçükken samimi olunan arkadaşla bıçak vb. Bir araç kullanarak bileklere ufak bir çizik atılır, sonra birbirine yapıştırılarak kanların karışması! Sağlanırdı. Böylelikle kankardeşi olunmuş olurdu. Kadim bir dostluğun temellerinin atıldığı düşünülürdü. Derken büyüdük önce samimiyet ve dostluk bitti. Sonra kankardrşini kısaltıp kanka yaptık. Kanka birazda olsa güzel duruyorda pampa, pampiş vs. Bunlar nedir allah aşkına.
Tahsil cirosu, senetten doğan bütün hakları devretmek için değil, ciro edilen kimseye senet bedelini tahsil ve buna bağlı işlemleri yapma yetkisini vermek için yapılır. Bu tür ciroda, ciro eden senedin mülkiyetini muhafaza etmekte, ciro edilen ise, senet bedelinin tahsili konusunda cirantanın temsilcisi sıfatını kazanmaktadır. Bu itibarla ciro edilen poliçeden doğan hakları kendi adına değil, ciranta adına kullanır. Tahsil cirosunun temlik veya teminat işlevi yoktur; yalnızca teşhis işlevi vardır.
Tahsil cirosu ile poliçeyi devralan hamil, senedi ancak tekrar bir tahsil cirosu ile devredebilir. Temlik veya rehin cirosu yapamaz. Tahsil cirosu ancak tam ciro seklinde yapılabilir ve ayrıca ciroda “tahsil içindir”, “vekâleten”, “tevkil içindir” gibi, tahsil cirosu olduğunu gösterir bir ibare yer almalıdır (m. 688/1). Böyle belirtilerek yapılan ciroya “açık tahsil cirosu” denilmektedir. “Örtülü tahsil cirosu” yapılması da mümkündür.
Tahsil cirosunda, ciro edilen hamil, cirantanın temsilcisi durumunda olduğundan, ancak cirantaya karşı ileri sürülebilecek defiler, hamile karşı da ileri sürülebilir (m. 688/2). Buna karşılık hamilin şahsına karşı ileri sürülebilecek kişisel defiler ileri sürülemez.
Tahsil cirosu ile verilen yetki, cirantanın ölümü ya da fiil ehliyetini kaybetmesi ile sona ermez.(m. 688/3).
Tahsil cirosu ile poliçeyi devralan hamil, senedi ancak tekrar bir tahsil cirosu ile devredebilir. Temlik veya rehin cirosu yapamaz. Tahsil cirosu ancak tam ciro seklinde yapılabilir ve ayrıca ciroda “tahsil içindir”, “vekâleten”, “tevkil içindir” gibi, tahsil cirosu olduğunu gösterir bir ibare yer almalıdır (m. 688/1). Böyle belirtilerek yapılan ciroya “açık tahsil cirosu” denilmektedir. “Örtülü tahsil cirosu” yapılması da mümkündür.
Tahsil cirosunda, ciro edilen hamil, cirantanın temsilcisi durumunda olduğundan, ancak cirantaya karşı ileri sürülebilecek defiler, hamile karşı da ileri sürülebilir (m. 688/2). Buna karşılık hamilin şahsına karşı ileri sürülebilecek kişisel defiler ileri sürülemez.
Tahsil cirosu ile verilen yetki, cirantanın ölümü ya da fiil ehliyetini kaybetmesi ile sona ermez.(m. 688/3).
Mevlevilerin çok sevdiği, tekkelerde yapıp içtikleri, bütün Osmanlı ve İstanbul kültüründe de bilinen sevilen bir lezzet.
Hazırlanışı o kadar basit ki: Bir bardak suya, bir yemek kaşığı çiçek balı bir yemek kaşığı da elma sirkesi koyuyorsunuz ve karıştırıyorsunuz. Hepsi bu. Elma sirkesi, çiçek balı ve su... Bu kadar. Soğuk içmesi güzel oluyor ama şart değil. İnsanı ferahlatan, içini açan bir şifa kaynağı...
Hazırlanışı o kadar basit ki: Bir bardak suya, bir yemek kaşığı çiçek balı bir yemek kaşığı da elma sirkesi koyuyorsunuz ve karıştırıyorsunuz. Hepsi bu. Elma sirkesi, çiçek balı ve su... Bu kadar. Soğuk içmesi güzel oluyor ama şart değil. İnsanı ferahlatan, içini açan bir şifa kaynağı...
Yatırım harcamalarıyla onu etkileyen değişkenler arasındaki fonksiyonel ilişki, örneğin, I = f(r) bir yatırım fonksiyonudur. Burada, I yatırım harcamalarım, r faizleri göstermektedir.
ilkokuldan itibaren bize adeta dikte edilen bilgiler vardır. aradan yıllar geçse de, bir şekilde beynimizin bir yerlerinde kalır.
benim için, 'birinci dünya savaşında almanya yenildiği için biz de yenik sayıldık.'' cümlesi, ''dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biriyiz.'' cümlesi bunlara örnektir.
yine hiç unutmadığım cümlelerden biri de şudur: ''laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.''
bakın, ilkokul düzeyinde verilen bir bilgiden bahsediyorum. yani çok karmaşık değil. basit bir cümle. içeriği çok kolay anlaşılabiliyor.
yani diyor ki, ''laik olan bir ülkede, dini kurallar devlet yönetiminde esas olamaz. aynı zamanda, laik olan ülkelerde, devlet vatandaşlarının dini inançlarına ya da inançsızlıklarına eşit mesafededir.''
bunun bize gösterdiği çok net bir sonuç var: insanlar değil devletler laiktir. yani ben koyu bir şeriat savunucusu olabilirim. bir başkası fanatik bir budist olabilir. bir diğeri ateist olabilir... kendi hayatını kendi inançları doğrultusunda şekillendirebilir. bunun için herhangi bir engel yoktur. sınır, kamusal alandır. yaşayış ya da inanış biçimimiz kamusal alanla çakışıyorsa bu durumda üç ihtimal vardır. ya devlet ülkedeki çoğunluğun talebine göre kamusal alanı şekillendirir ya da ortak yaşam alanlarında inançların baskınlığına müsaade etmez. üçüncü ihtimal ise, bütün inançların yaşam biçimlerine kamusal alanda sonsuz serbesti tanınmasıdır. misal, benim türbanla kamuda çalışmama müsaade ediyorsa, başka birinin de budist kıyafetiyle devlet dairesinde çalışmasına müsaade eder. bana cuma namazı için genelge çıkartıyorsa, musevilerin de cumartesi günleri çalışmamaları için genelge çıkartır... yani herkese eşit özgürlük tanır.
bütün bunlar tartışılabilir şeylerdir. şu doğrudur şu yanlıştır denecek şeyler değildir.
benim kişisel fikrime göre, laiklik özellikle de türkiye için, vazgeçilemeyecek/görmezden gelinemeyecek kadar önemli bir normdur.
daha da önemlisi, bu norm anayasayla güvence altına alınmıştır. değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez. 'kaldıralım' demek, anayasal bir suçtur. bilelim, ona göre konuşalım.
benim için, 'birinci dünya savaşında almanya yenildiği için biz de yenik sayıldık.'' cümlesi, ''dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biriyiz.'' cümlesi bunlara örnektir.
yine hiç unutmadığım cümlelerden biri de şudur: ''laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.''
bakın, ilkokul düzeyinde verilen bir bilgiden bahsediyorum. yani çok karmaşık değil. basit bir cümle. içeriği çok kolay anlaşılabiliyor.
yani diyor ki, ''laik olan bir ülkede, dini kurallar devlet yönetiminde esas olamaz. aynı zamanda, laik olan ülkelerde, devlet vatandaşlarının dini inançlarına ya da inançsızlıklarına eşit mesafededir.''
bunun bize gösterdiği çok net bir sonuç var: insanlar değil devletler laiktir. yani ben koyu bir şeriat savunucusu olabilirim. bir başkası fanatik bir budist olabilir. bir diğeri ateist olabilir... kendi hayatını kendi inançları doğrultusunda şekillendirebilir. bunun için herhangi bir engel yoktur. sınır, kamusal alandır. yaşayış ya da inanış biçimimiz kamusal alanla çakışıyorsa bu durumda üç ihtimal vardır. ya devlet ülkedeki çoğunluğun talebine göre kamusal alanı şekillendirir ya da ortak yaşam alanlarında inançların baskınlığına müsaade etmez. üçüncü ihtimal ise, bütün inançların yaşam biçimlerine kamusal alanda sonsuz serbesti tanınmasıdır. misal, benim türbanla kamuda çalışmama müsaade ediyorsa, başka birinin de budist kıyafetiyle devlet dairesinde çalışmasına müsaade eder. bana cuma namazı için genelge çıkartıyorsa, musevilerin de cumartesi günleri çalışmamaları için genelge çıkartır... yani herkese eşit özgürlük tanır.
bütün bunlar tartışılabilir şeylerdir. şu doğrudur şu yanlıştır denecek şeyler değildir.
benim kişisel fikrime göre, laiklik özellikle de türkiye için, vazgeçilemeyecek/görmezden gelinemeyecek kadar önemli bir normdur.
daha da önemlisi, bu norm anayasayla güvence altına alınmıştır. değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez. 'kaldıralım' demek, anayasal bir suçtur. bilelim, ona göre konuşalım.
Buyrun buradan da okuyun.
/gorseller/yukle/images/whatsappim.jpg
(bkz: berahitdin albayrak)
\"ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?\"
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?\"
Osmanlı İmparatorluğu'nda Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi.
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim;
Ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura.
Tüyüme horozdan çok itimat edeceğim,
İtimat edeceğim şu belalı yağmura.
Ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
Asılmış bir adamın iki eli yağmura.
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.
Ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura.
Tüyüme horozdan çok itimat edeceğim,
İtimat edeceğim şu belalı yağmura.
Ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
Asılmış bir adamın iki eli yağmura.
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.
Yapmaya kalkıştığı her haltı eline yüzüne bulaştıran yandaş medyanın yeni rezilliğidir.
Reza bey'i tutuklayan savcıya çamur atacaklardı, aptallıkları ortaya çıkınca haberi hemencecik kaldırdılar.
Bunlar, gazeteleri sadece kendi fikirdaşları okuyor sanıyor muhtemelen, kandırabileceklerini sanıyorlar. Fakat muhalif kesimin kendi fikirdaşları gibi akıl fukarası olmadığını unutuyorlar.
http://www.birgun.net/haber-detay/sabah-sarraf-icin-photoshop-u-abartti-yalan-haber-yayimladi-106986.html
Reza bey'i tutuklayan savcıya çamur atacaklardı, aptallıkları ortaya çıkınca haberi hemencecik kaldırdılar.
Bunlar, gazeteleri sadece kendi fikirdaşları okuyor sanıyor muhtemelen, kandırabileceklerini sanıyorlar. Fakat muhalif kesimin kendi fikirdaşları gibi akıl fukarası olmadığını unutuyorlar.
http://www.birgun.net/haber-detay/sabah-sarraf-icin-photoshop-u-abartti-yalan-haber-yayimladi-106986.html
ilk bilmece benden.. bilene bir bayburt gezisi. buyurun:
ilk önce 2 ayağı üzerinde, sonra dört ve en sonunda üç ayağı üzerinde yürüyen şey nedir?
edit: cevap Oedipus olacaktı.
açıklama: Oedipus başlangıçta iki ayaklı bir insandı. ama sonra babasını öldürdü ve bilmeden annesi ile evlendi. bir bakımdan vahşi bir canavar gibi oldu, yani dört ayağının üstünde yürüdü. sonra yaptığı günahı öğrenince kendi gözünü oydu ve kör oldu, bu yüzden baston kullanmaya başladı. bu da üç ayak üstünde yürümeyi temsil ediyor. ayrıntılı bilgi için (bkz:Kral Oedipus)
ilk önce 2 ayağı üzerinde, sonra dört ve en sonunda üç ayağı üzerinde yürüyen şey nedir?
edit: cevap Oedipus olacaktı.
açıklama: Oedipus başlangıçta iki ayaklı bir insandı. ama sonra babasını öldürdü ve bilmeden annesi ile evlendi. bir bakımdan vahşi bir canavar gibi oldu, yani dört ayağının üstünde yürüdü. sonra yaptığı günahı öğrenince kendi gözünü oydu ve kör oldu, bu yüzden baston kullanmaya başladı. bu da üç ayak üstünde yürümeyi temsil ediyor. ayrıntılı bilgi için (bkz:Kral Oedipus)
hobi olarak hasta olan ben için, güzel bir tanımlama. teşekkürler sugge. :)
hemen hemen herkesin ya ben bu kişiyi bi yerden tanıyorum dediği, en fazla bulunan isim soy isim kombinasyonu.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
