zorunda kalmadıkça tercih etmediğimdir. mobil uygulamalı, bildirimli vs. olsa müthiş olabilir orası ayrı. pc klavyesinin verdiği rahatlık çok başka. dikkatsiz biri olarak girideki hataları düzeltmek için de pc yine daha iyi oluyor.
şu an (gbkz:trt haber)de melek kocamanın hayat hikayesini kendi adından dinlediğim program
abd'de piyasaya sürülen ilk tükenmez kalemin piyasa fiyatı 10 dolarmış, bugünün parasıyla 100 dolar.
Mektep
İçimden geçenleri buraya yazmaya çalışıyorum ama yazıp yazıp siliyorum ki yine sildim. Ben yazamadım siz anlayın.
Erzurum'a kadar gitmeye gerek yok sanırım, yakınlarda dövecek birilerini hissettim başlığa bakarken.
Bundan rahatsız olacak kişiler bu çocuğun bu icadını saf dışı edip çocuğu öğretmenliğe, işletmeciliğe yönelteceklerdir.
Biz çocukların kıymetini ne zaman öğreniriz bilemiyorum.
Biz çocukların kıymetini ne zaman öğreniriz bilemiyorum.
Kavga etmeyin çıcıklar.
öğretmenleri memur olarak almayıp öğretmen olarak alırsak öğretmenler sözlük ilk memurlarındandım. Aynı nick ile hemen hemen bütün sözlüklerde yazmaya çalışırdım.
gerçek anlamda bir şeyi değiştirmeyecektir. zira, insanlar neye inanmak istiyorlarsa ona inanmaya devam edeceklerdir.
medyanın böylesine susturulmadığı zamanlarda, çarşaf çarşaf rezaletler yayınlanırken, sıfırlama kayıtları internette her sitede bulunabilirken, siyasi sorumluların dün beyaz dedikleri onlarca meseleye bugün kara dedikleri görüntüler youtube'da kapak gibi dururken, %50lik kesim, 'ya durun bakalım. nedir bu rezaletler. biz size bunun için mi oy verdik?' dediler mi? demediler. aksine, 'montaş bunlar montaşşş.. paralelciler sizi... kandan beslenen çözüm süreci karşıtlarının saçmalamaları...' dediler... şimdi de böyle demeye devam ediyorlar.
ne diyorlar? 'madem amariganın haberi vardı da, bize niye haber vermediler?'
bunları diyenler, ne gariptir ki, daha üç beş gün önce, hükümetin el koyup kapattığı medya organları için halay çekiyorlardı.
yeni şafak, star, sabah, takvim, akit... gibi paçavraları basın olarak kabul edip, 'bizim niye hiçbir şeyden haberimiz yok yav?' diyenlere, akıl fikir dilemekten başka bir şey gelmiyor artık elimizden.
boşa çabalamamak lazım. ne yapılırsa yapılsın, ne söylenirse söylensin fikirleri değişmeyecek. büyük bir imanla savunmaya devam edecekler. ülkenin başkentinde bombalar patlarken, onlar 'kudurun köpekler. türbanlı kaymakamımız var.' diye sevinç çığlıkları atacaklar.
çok akıllılar ya. milyonlarca insanın göremediği büyük oyunu görebiliyorlar. biz göremiyoruz. çünkü bizim gibiler ya vatan haini, ya da o büyük oyunu göremeyecek kadar aptal.
üzülmeli miyim, kızmalı mıyım bilmiyorum. çok uzak olmayan bir gelecekte, artık savunabileceğimiz bir vatanımız kalmayacağını görüyor ve o zaman geldiğinde, bu güruha dönüp, 'şimdi gidin uzun'unuzun peşinden.' demenin hiçbir anlamının kalmayacağından korkuyorum.
çok iyi bildiğim bir şey var. allah göstermesin ama o günler geldiğinde, yine bizim gibiler bu vatanı savunacak, yine onlar gibiler kurdukları cemiyetlerle, işgal güçlerine yaltakçılık yapacaklar. ve ne yazık ki bu defa, ege denizinde batan botlardan toplanan çocuk cesetleri bu vatanda doğan çocukların olacak.
medyanın böylesine susturulmadığı zamanlarda, çarşaf çarşaf rezaletler yayınlanırken, sıfırlama kayıtları internette her sitede bulunabilirken, siyasi sorumluların dün beyaz dedikleri onlarca meseleye bugün kara dedikleri görüntüler youtube'da kapak gibi dururken, %50lik kesim, 'ya durun bakalım. nedir bu rezaletler. biz size bunun için mi oy verdik?' dediler mi? demediler. aksine, 'montaş bunlar montaşşş.. paralelciler sizi... kandan beslenen çözüm süreci karşıtlarının saçmalamaları...' dediler... şimdi de böyle demeye devam ediyorlar.
ne diyorlar? 'madem amariganın haberi vardı da, bize niye haber vermediler?'
bunları diyenler, ne gariptir ki, daha üç beş gün önce, hükümetin el koyup kapattığı medya organları için halay çekiyorlardı.
yeni şafak, star, sabah, takvim, akit... gibi paçavraları basın olarak kabul edip, 'bizim niye hiçbir şeyden haberimiz yok yav?' diyenlere, akıl fikir dilemekten başka bir şey gelmiyor artık elimizden.
boşa çabalamamak lazım. ne yapılırsa yapılsın, ne söylenirse söylensin fikirleri değişmeyecek. büyük bir imanla savunmaya devam edecekler. ülkenin başkentinde bombalar patlarken, onlar 'kudurun köpekler. türbanlı kaymakamımız var.' diye sevinç çığlıkları atacaklar.
çok akıllılar ya. milyonlarca insanın göremediği büyük oyunu görebiliyorlar. biz göremiyoruz. çünkü bizim gibiler ya vatan haini, ya da o büyük oyunu göremeyecek kadar aptal.
üzülmeli miyim, kızmalı mıyım bilmiyorum. çok uzak olmayan bir gelecekte, artık savunabileceğimiz bir vatanımız kalmayacağını görüyor ve o zaman geldiğinde, bu güruha dönüp, 'şimdi gidin uzun'unuzun peşinden.' demenin hiçbir anlamının kalmayacağından korkuyorum.
çok iyi bildiğim bir şey var. allah göstermesin ama o günler geldiğinde, yine bizim gibiler bu vatanı savunacak, yine onlar gibiler kurdukları cemiyetlerle, işgal güçlerine yaltakçılık yapacaklar. ve ne yazık ki bu defa, ege denizinde batan botlardan toplanan çocuk cesetleri bu vatanda doğan çocukların olacak.
(bkz: Faiz)
İlk başta itici gelse de insanı acayip güvende hissettiren durum. Nükleer silah sahibi olanları inşa. Daha iyi anlamaya başlıyor. Bir ak-47 ile zoraki m-945 sahibiyken bile tüm mahalleye hakim olma isteği doğuyor insanda.
Soğusun diye camın dışına bıraktığım kola buz tutmuş ısıtmaya çalışıyorum gelin bi hoh yapın
halit arapoğlu şarkısı.
huzur.
ankarada dolu yağmış istanbul boş durmadı bastırdı yağmuru.
siz çağrı atın ben dönerim diye cevap verilmesi gereken söz.
vefat edeli beş yıl olmuş. Nur içinde yatsın.
\"ömrünü davasına ve milletine adamış 'savunan adam' necmettin erbakan hocamıza vefatının yıl dönümünde yüce rabbimden rahmet niyaz ediyorum\"
(bkz: ahmet davutoğlu)
\"ömrünü davasına ve milletine adamış 'savunan adam' necmettin erbakan hocamıza vefatının yıl dönümünde yüce rabbimden rahmet niyaz ediyorum\"
(bkz: ahmet davutoğlu)
yurt dışında adı sadece yoğurt olarak geçen şey. Normal yoğurdu bilmiyorlar meyveli bütün yorğutlar.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
