Hem zil zurna sarhoşsun, hem mekân basıyorsun, hem de bastığın mekân sahibinden eşek sudan gelinceye kadar dayak yiyorsun!
Rezil oldun!
Bi değişik atasözü de (gbkz:ağzı kulaklarına varmak)
bu adamın çok masum görünen...
cismi küçük cürmü büyük
küçük hikaye kitapları...
biran önce yasaklanmalı...
cismi küçük cürmü büyük
küçük hikaye kitapları...
biran önce yasaklanmalı...
Kazaya ilişkin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili'nin, "12 kişinin ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk ettiği zanlı Erol A.'nın (46) buradaki işlemleri tamamlandı. Nöbetçi Ankara 3. Sulh Ceza Hakimi Ali Ramazan Bilgisiçok, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan E.A'nın tutuklanmasına karar verdi. Zanlı, savcılık sorgusunda, Kızılay'a doğru giderken, kazanın meydana geldiği Cemal Gürsel Caddesi'nde hasarlı trafik kazası gördüğünü ifade etti.
'YOLCULAR İNMİŞTİ'
Otobüsü durdurduğunu ancak vitesi boşa getirip getirmediğini hatırlamadığını söyleyen zanlı, araçtan çıkarak kazaya baktığını, trafiğin 10 dakika kadar kapalı kalması üzerine bütün yolcuların metroya binmek üzere otobüsten indiğini anlattı. Otobüsünün arkasındaki araçların kornaya basarak, otobüsü biraz öne almasını istediklerini ifade eden E.A, şunları söyledi.
'FREN TUTMADI, EL FRENİNİ ÇEKEMEDİM'
"Bunun üzerine aracımı biraz ileri almak istedim. Araç çalışıyordu. El frenini indirdim. Biraz ileri alacaktım. Bu sebeple biraz gaza dokundum. Araç yavaşça hareket edeceğine hızlı şekilde hareket etti. Hemen frene bastım, fren tutmadı. Otobüs hızlı şekilde öne doğru hareket etmeye başladı. Önümde bir tane otobüs vardı. Otobüse vurmamak, sağına geçmek için direksiyonu sağa kırdım. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Otobüs hakimiyetim dışında kaldırıma çıktı. Israrla ayak frenine bastım. Otobüs durmadı, heyecanlandım. El frenini çekemedim, unuttum. Otobüs kaldırımda devam ediyordu. İnsanlar kaçışıyordu. Onlara çarpıyordum. Kaldırımın kenarında bulunan iki araca yandan çarptım. Kaldırımda bekleyen ve yürüyen insanlara otobüs çarptı. Devamlı ayak frenine basıyordum. Otobüs benim ayak frenine basmamla mı durdu, bilemiyorum. Araç durdu. Daha sonra şoka girdim."
E.A, sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda ise "araçla ilgili bir kusur nedeniyle kazanın meydana geldiğini" savunarak, "Benim herhangi bir kusurum yok. Üzgünüm. Kimsenin zarar görmesini istemezdim" dedi. Zanlının avukatı Kürşat Kaya, müvekkilinin kazadan üzüntü duyduğunu belirtti. Kaya, kazanın otobüsteki teknik sorunlardan kaynaklandığını savunarak, bu konunun araştırılmasını isteyeceklerini bildirdi.
[http://www.hurriyet.com.tr/gundem/30218166.asp kaynak]
'YOLCULAR İNMİŞTİ'
Otobüsü durdurduğunu ancak vitesi boşa getirip getirmediğini hatırlamadığını söyleyen zanlı, araçtan çıkarak kazaya baktığını, trafiğin 10 dakika kadar kapalı kalması üzerine bütün yolcuların metroya binmek üzere otobüsten indiğini anlattı. Otobüsünün arkasındaki araçların kornaya basarak, otobüsü biraz öne almasını istediklerini ifade eden E.A, şunları söyledi.
'FREN TUTMADI, EL FRENİNİ ÇEKEMEDİM'
"Bunun üzerine aracımı biraz ileri almak istedim. Araç çalışıyordu. El frenini indirdim. Biraz ileri alacaktım. Bu sebeple biraz gaza dokundum. Araç yavaşça hareket edeceğine hızlı şekilde hareket etti. Hemen frene bastım, fren tutmadı. Otobüs hızlı şekilde öne doğru hareket etmeye başladı. Önümde bir tane otobüs vardı. Otobüse vurmamak, sağına geçmek için direksiyonu sağa kırdım. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Otobüs hakimiyetim dışında kaldırıma çıktı. Israrla ayak frenine bastım. Otobüs durmadı, heyecanlandım. El frenini çekemedim, unuttum. Otobüs kaldırımda devam ediyordu. İnsanlar kaçışıyordu. Onlara çarpıyordum. Kaldırımın kenarında bulunan iki araca yandan çarptım. Kaldırımda bekleyen ve yürüyen insanlara otobüs çarptı. Devamlı ayak frenine basıyordum. Otobüs benim ayak frenine basmamla mı durdu, bilemiyorum. Araç durdu. Daha sonra şoka girdim."
E.A, sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda ise "araçla ilgili bir kusur nedeniyle kazanın meydana geldiğini" savunarak, "Benim herhangi bir kusurum yok. Üzgünüm. Kimsenin zarar görmesini istemezdim" dedi. Zanlının avukatı Kürşat Kaya, müvekkilinin kazadan üzüntü duyduğunu belirtti. Kaya, kazanın otobüsteki teknik sorunlardan kaynaklandığını savunarak, bu konunun araştırılmasını isteyeceklerini bildirdi.
[http://www.hurriyet.com.tr/gundem/30218166.asp kaynak]
Fenerbahçenin başakşehir maçında min 2 puan bırakacaktır.Şampiyon Galatasaray olacaktır
üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız, parasız ve devletsiz bir toplumsal düzen; ve bu düzenin kurulmasını amaçlayan toplumsal, siyasi ve ekonomik bir ideoloji ve harekettir.
kamp deyince geniş bir konu anlaşılıyor; bir binaya girmeden yapılan konaklamaların hepsi kampçılığa girebilir, karavanı da kampçılık aktivitesi içinde düşünebilirsiniz. dikkat edilecek konularda yapacağınız kamp türü çok önemli. tırmanış yapıp kamp yapacaksanız yanınıza sandalye almak külfet olabilir. bir sahil yerine arabanızla gidip kumsala kamp yapacaksanız yanınıza şemsiye almanız gerekir gibi. ben çadırımı, uyku tulumumu, şişme matımı alıp her yerde kamp yapabilirim.
https://aniluzun.net/tr/
https://aniluzun.net/tr/
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=76ae4ae0-7a84-4153-a184-195f4d07accf
Ukraynalı eski atlet.
SSCB formasıyla yarıştığı 1988 Yaz Olimpiyatları'nda sırıkla atlamada 5,90 metre atlayarak Olimpiyat rekoru kırarak altın madalya kazandı.
1983, 1987, 1991, 1993, 1995 ve 1997'de altı kez dünya şampiyonu olan Bubka, 1986'da da Avrupa şampiyonu oldu.
SSCB formasıyla yarıştığı 1988 Yaz Olimpiyatları'nda sırıkla atlamada 5,90 metre atlayarak Olimpiyat rekoru kırarak altın madalya kazandı.
1983, 1987, 1991, 1993, 1995 ve 1997'de altı kez dünya şampiyonu olan Bubka, 1986'da da Avrupa şampiyonu oldu.
Travian.
Tanrı size bir yüz vermiş; bir tane de siz eklemeyin
Olayın içyüzü bilinmiyor ama sanılırsa ayaktaki kadın diğerini zorla kaldırmaya çalışıyor.babanın yeri gerizekalı önce kim oturduysa onun yeridir.
ilk, orta ve lise eğitimini ankara’da fransız okulu lycée charles de gaulle’de, yüksek öğrenimini ise bilkent üniversitesi işletme fakültesi’nde tamamladı.
2004’de istanbul’a yerleşti ve prodüksiyon asistanı olarak reklam sektörüne girdi.
2005-2007 yılları arasında bahadır karataş’ın asistanı olarak reji grubunda görev aldı.
bir çok yapım şirketinde yönetmen yardımcılığı yaptı.
ana dili olan fransızca’nın yanı sıra çok iyi derecede ingilizce bilmesinden dolayı dünyaca ünlü pek çok yabancı yönetmenle çalışma olanağı buldu.
reha erdem’in son 2 filminde yönetmen yardımcısı olarak çalışan aksel özcan, istanbul’da yaşamakta, tv ve ınternet reklam sektöründe yönetmen olarak çalışmalarına devam etmektedir.
2004’de istanbul’a yerleşti ve prodüksiyon asistanı olarak reklam sektörüne girdi.
2005-2007 yılları arasında bahadır karataş’ın asistanı olarak reji grubunda görev aldı.
bir çok yapım şirketinde yönetmen yardımcılığı yaptı.
ana dili olan fransızca’nın yanı sıra çok iyi derecede ingilizce bilmesinden dolayı dünyaca ünlü pek çok yabancı yönetmenle çalışma olanağı buldu.
reha erdem’in son 2 filminde yönetmen yardımcısı olarak çalışan aksel özcan, istanbul’da yaşamakta, tv ve ınternet reklam sektöründe yönetmen olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Herkes istemiş... Özal, Demirel, Türkeş, Erbakan, Yazıcıoğlu... Amma şu da var ki; Ben başkana başkan demem başkan benim olmayınca... Demirel kendisi için istediği başkanlığı, bugün yaşasa ister miydi acaba?
tık tık
tık tık
ben de vaaaar. çay bile var. çıkın çıkın gelin. (u:gülücük)
bu baya reklam olmuş. yetkililer göreve
annemin şehir efsanelerinden biri. 46 kiloymuşmuşmış da mış mış. (^^)
2022 dünya kupasının akıbetini merak ettiren gelişmedir.
diş macunu.
Ben o diş macununu banyoya koymak için almıştım oysa ki.sanırım diğerinin bitmesi lazım.
Ben o diş macununu banyoya koymak için almıştım oysa ki.sanırım diğerinin bitmesi lazım.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?