hala güzelsin, eski bir şarkı gibi.. seni ilk görüşüm dün gibi...
yüksek sadakat'ın içimde yağmur şarkısıdır.
'Asıl amaç' manasına gelen bir kelime.
paranın etkisine göre değişir. bazı işler vardır tahmin edilen zamandan bile çok daha önce bitirilir ancak bazı işler ise kaynak sıkıntısından yıllarca uzar da gider.
İSpanyA FUTBOL TAKIMI.
UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Atletico Madrid!
Atletico, tarihinde üçüncü kez bu başarıyı elde etti.
2010 🏆
2012 🏆
2018 🏆
UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Atletico Madrid!
Atletico, tarihinde üçüncü kez bu başarıyı elde etti.
2010 🏆
2012 🏆
2018 🏆
miktarına bağlı olarak ıslanmayı göze alarak keyifli bir yürüyüşe neden olur. kimi insan ıslanmayı sevmez tabi ama iyi bir terapidir. şemsiye ile saklanmaya hiç gerek yok. yağmura temas etmek çok ayrı bir his.
bana da yazın.
bir delinin paranoyası.
ilk yazı; süreci bir nevi özetleyen bir yazı ..
“Go Home”cular, ABD yalakası kesilmiş! '' başlığı ile çıkmış ve yeni akit'ten ali karahasanoğlu yazmış .. erdoğan'ın abd gezisi sürecinde yapılan göz bağcılıkları ve algı operasyonlarını özetliyor ..
---
“Reza tutuklandı.. Şimdi bülbül gibi ötecek” dediler.
Devam ettiler:
“Reza ötünce de.. İş, Türk yetkililere kadar gelecek.”
Akılları sıra..
Korkutacaklar..
Çiğ yememişiz ki, karnımız ağrısın..
İki gün sabrettik.
Üçüncü gün küçük bir ders verdik; “Reza tutuklandı ise, ABD menfaatlerini ihlal ettiği için tutuklandı. Türk yetkililer de, bu sebeple tutuklanacaklarsa, bu onlar için bir gurur vesilesidir. Savcı Bharara’dan Allah razı olsun, Reza’nın Türkiye’yi değil, ABD’yi zarara soktuğunu ispatladı” dedik..
İlk anda oluşturulmak istedikleri algının kof olduğunun ortaya çıkması uzun sürmedi..
Ama pes etmediler..
“Tamam, kabul.. ABD Reza’yı tutukladı diye, ABD’liler Türkiye’ye gelip de, Türk yetkilileri alıp götüremez.. Ama Türk yetkililer ABD’ye gelirlerse, tutuklanabilirler!” iddiasında bulundular..
Abooo..
Biz de korktuk ya..
Hedefte kimin olduğunu söylemeye gerek yok: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan!
Erdoğan’ın, ABD’ye planlı gezisi de var ya..
Eski Türkiye’de, TV yayınları teknik sebeplerle kesildiğinde..
Ekranlara manzara resmi konulurdu..
Ona atıfla, “Tam üstüne geldi, manzara resmi koyduk” mu dersiniz.
Yoksa her şey zaten öyle planlanmıştı mı dersiniz, bilemem..
Reza’nın tutuklanması üzerine, “Erdoğan ABD gezisini iptal edecek” söylentileri bile atıldı ortaya..
Vay vay vay.
Durum o kadar ha!
Vah vah vah..
17 Aralık’ta boyun eğmeyen Tayyip Erdoğan’a, şimdi Reza’yı tutuklayarak boyun eğdireceklerini sandılar..
Ama olmadı..
Erdoğan, ahlaksızca yapılan tüm saldırılara rağmen.. Onursuzca yapılan, tüm algı operasyonlarına rağmen.
Hiçbir taviz vermeden, planlı seyahatini yapmak üzere hazırlıklarını sürdürdü..
Kumpasçıları ise hafakanlar bastı..
“Adam korkmuyor ya.. Kasımpaşalı dediysek.. Bu kadar mı ya!” dediler.
Çaresizlik içinde kıvrandılar..
Öyle ya..
Onlarca gazetecinin, onlarca TV’nin, yüzlerce internet sitesinin..
“Erdoğan ABD’ye gidince şu olacak, bu olacak” diye haber yaptığı bir ortamda..
İnsan, bir milyonda bir ihtimal de olsa..
Bir sendeleyip, “Acaba” demez mi?
Onların kafa yapısındaki adam.
Böyle bir propaganda karşısında..
ABD’ye gitmeyi boşverin..
Evinden dışarı çıkmaz..
“Ne oluuur.. Ne olmaaaz” der....
Ama Erdoğan hiç istifini bozmadı..
İl il gezdiği gibi.. Tam da onların “Büyük sıkıntı var” diye gösterdikleri ABD’ye, meydan okuyarak gitti..
Utandılar mı?
Hayır..
Bu sefer de, hemen başka bir vitese geçip, “Obama, Erdoğan ile görüşmeyecek” propagandasını pompalamaya başladılar..
Saldırdıkları insanın, bu ülkede halkın % 52 oyu ile Cumhurbaşkanı olduğunu unutup. O Cumhurbaşkanı’na yönelik bu saldırıların, aslında Türkiye’ye saldırı olduğunu görmezden gelip, “Obama, Erdoğan ile görüşmüyor” haberleri yaptılar..
Rezilce..
Namussuzca..
Hainlikleri bununla da sınırlı kalmadı..
Bu algı operasyonunu organize ederken, Erdoğan’ın ABD gezisindeki ilk toplantısına katılanların, aslında önemsiz kişiler olduğu iddiasını ortaya attılar..
“Skandal yemek” diye başlık attılar..
“Erdoğan’la toplantıya çağrılan etkisiz isimlerin Obama ile çalıştığı izlenimi yaratıldı” diyerek (Cumhuriyet gazetesi), tam bir hainliğe soyundular..
Etkisiz isimleri geçtik.
Ben önemsemiyorum ama..
Bu operasyonlara imza atanların, önünde kırk takla atacaklarından emin olduğum..
Kerry ile.. İlaveten Biden ile görüşme gerçekleştirildi..
Dün akşam saatlerinde..
Obama ile ilgili “Erdoğan’la görüşmeyecek” şeklindeki algı operasyonları da suya düştü..
Yanlış anlamayın..
Obama’yı önemsediğimden falan değil....
Erdoğan’ın da, “Dünya beşten büyüktür” diye haykıran bir lider olarak...
Obama’yı öyle çok çok önemsediğini sanmıyorum..
Ama..
Onlar öyle gösteriyorlar ya..
Solak olduklarına bakmadan.
“Go home” diye sokaklara döküldüklerini hatırlamadan..
“Biz ABD gemilerine karşı protesto gösterisi yaparken, dindarlar gelip, bize saldırmışlardı” diye hem iftira atıp.. Hem de şimdi, bir Türk lidere karşı, ABD’lileri kutsamaya soyunuyorlar ya..
Mecburen ben de..
Gerçekleri aktarmaya çalışıyorum.
Emperyalizm karşıtı olduklarını iddia edenlerin, egemenlere nasıl kul olduklarını göstermeye çalışıyorum.
Kapitalistlere meydan okuyanların.
Sömürgecilere nasıl köle olduklarını ispatlamaya çalışıyorum.
“Obama görüşmüyor” diye nerde ise davul zurna ile sokaklara döküleceklerin arzuları, kursaklarında kaldı..
Dün akşam saatlerinde, Obama ile Erdoğan’ın yemek sonrasında görüşecekleri haberi geldi..
Bu ahlaksızlar utandılar mı?
Mümkün değil..
Suratları kaşarlanmış.
Tükürseniz, “Ohh, şükür.. Ne güzel yağmur yağıyor” diyecek kadar haysiyetsizleşmişler.
O zaman ne yapacaklar?
Her zaman yaptıkları kalleşliği..
Diyarbakır’da, polis aracı geçerken patlattıkları bomba ile..
7 polisimizi şehit ettikleri gibi..
Ardı ardına hayata geçirdikleri algı operasyonları netice vermeyince.. Tekrar döndüler, “terör”den medet ummaya..
•
Şimdiden hatırlatayım..
Bu utanmazlar..
Bugün yazdıklarını unutup..
Reza kefaletle falan serbest kalırsa..
“Erdoğan ABD’ye gittiğinde, Reza’nın çıkması için girişimde bulundu” diyeceklerdir..
Bu kadar yanardönerdirler..
Bu kadar alçaktırlar..
Bu kadar ahlaksızdırlar..
“Go Home”cular, ABD yalakası kesilmiş! '' başlığı ile çıkmış ve yeni akit'ten ali karahasanoğlu yazmış .. erdoğan'ın abd gezisi sürecinde yapılan göz bağcılıkları ve algı operasyonlarını özetliyor ..
---
“Reza tutuklandı.. Şimdi bülbül gibi ötecek” dediler.
Devam ettiler:
“Reza ötünce de.. İş, Türk yetkililere kadar gelecek.”
Akılları sıra..
Korkutacaklar..
Çiğ yememişiz ki, karnımız ağrısın..
İki gün sabrettik.
Üçüncü gün küçük bir ders verdik; “Reza tutuklandı ise, ABD menfaatlerini ihlal ettiği için tutuklandı. Türk yetkililer de, bu sebeple tutuklanacaklarsa, bu onlar için bir gurur vesilesidir. Savcı Bharara’dan Allah razı olsun, Reza’nın Türkiye’yi değil, ABD’yi zarara soktuğunu ispatladı” dedik..
İlk anda oluşturulmak istedikleri algının kof olduğunun ortaya çıkması uzun sürmedi..
Ama pes etmediler..
“Tamam, kabul.. ABD Reza’yı tutukladı diye, ABD’liler Türkiye’ye gelip de, Türk yetkilileri alıp götüremez.. Ama Türk yetkililer ABD’ye gelirlerse, tutuklanabilirler!” iddiasında bulundular..
Abooo..
Biz de korktuk ya..
Hedefte kimin olduğunu söylemeye gerek yok: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan!
Erdoğan’ın, ABD’ye planlı gezisi de var ya..
Eski Türkiye’de, TV yayınları teknik sebeplerle kesildiğinde..
Ekranlara manzara resmi konulurdu..
Ona atıfla, “Tam üstüne geldi, manzara resmi koyduk” mu dersiniz.
Yoksa her şey zaten öyle planlanmıştı mı dersiniz, bilemem..
Reza’nın tutuklanması üzerine, “Erdoğan ABD gezisini iptal edecek” söylentileri bile atıldı ortaya..
Vay vay vay.
Durum o kadar ha!
Vah vah vah..
17 Aralık’ta boyun eğmeyen Tayyip Erdoğan’a, şimdi Reza’yı tutuklayarak boyun eğdireceklerini sandılar..
Ama olmadı..
Erdoğan, ahlaksızca yapılan tüm saldırılara rağmen.. Onursuzca yapılan, tüm algı operasyonlarına rağmen.
Hiçbir taviz vermeden, planlı seyahatini yapmak üzere hazırlıklarını sürdürdü..
Kumpasçıları ise hafakanlar bastı..
“Adam korkmuyor ya.. Kasımpaşalı dediysek.. Bu kadar mı ya!” dediler.
Çaresizlik içinde kıvrandılar..
Öyle ya..
Onlarca gazetecinin, onlarca TV’nin, yüzlerce internet sitesinin..
“Erdoğan ABD’ye gidince şu olacak, bu olacak” diye haber yaptığı bir ortamda..
İnsan, bir milyonda bir ihtimal de olsa..
Bir sendeleyip, “Acaba” demez mi?
Onların kafa yapısındaki adam.
Böyle bir propaganda karşısında..
ABD’ye gitmeyi boşverin..
Evinden dışarı çıkmaz..
“Ne oluuur.. Ne olmaaaz” der....
Ama Erdoğan hiç istifini bozmadı..
İl il gezdiği gibi.. Tam da onların “Büyük sıkıntı var” diye gösterdikleri ABD’ye, meydan okuyarak gitti..
Utandılar mı?
Hayır..
Bu sefer de, hemen başka bir vitese geçip, “Obama, Erdoğan ile görüşmeyecek” propagandasını pompalamaya başladılar..
Saldırdıkları insanın, bu ülkede halkın % 52 oyu ile Cumhurbaşkanı olduğunu unutup. O Cumhurbaşkanı’na yönelik bu saldırıların, aslında Türkiye’ye saldırı olduğunu görmezden gelip, “Obama, Erdoğan ile görüşmüyor” haberleri yaptılar..
Rezilce..
Namussuzca..
Hainlikleri bununla da sınırlı kalmadı..
Bu algı operasyonunu organize ederken, Erdoğan’ın ABD gezisindeki ilk toplantısına katılanların, aslında önemsiz kişiler olduğu iddiasını ortaya attılar..
“Skandal yemek” diye başlık attılar..
“Erdoğan’la toplantıya çağrılan etkisiz isimlerin Obama ile çalıştığı izlenimi yaratıldı” diyerek (Cumhuriyet gazetesi), tam bir hainliğe soyundular..
Etkisiz isimleri geçtik.
Ben önemsemiyorum ama..
Bu operasyonlara imza atanların, önünde kırk takla atacaklarından emin olduğum..
Kerry ile.. İlaveten Biden ile görüşme gerçekleştirildi..
Dün akşam saatlerinde..
Obama ile ilgili “Erdoğan’la görüşmeyecek” şeklindeki algı operasyonları da suya düştü..
Yanlış anlamayın..
Obama’yı önemsediğimden falan değil....
Erdoğan’ın da, “Dünya beşten büyüktür” diye haykıran bir lider olarak...
Obama’yı öyle çok çok önemsediğini sanmıyorum..
Ama..
Onlar öyle gösteriyorlar ya..
Solak olduklarına bakmadan.
“Go home” diye sokaklara döküldüklerini hatırlamadan..
“Biz ABD gemilerine karşı protesto gösterisi yaparken, dindarlar gelip, bize saldırmışlardı” diye hem iftira atıp.. Hem de şimdi, bir Türk lidere karşı, ABD’lileri kutsamaya soyunuyorlar ya..
Mecburen ben de..
Gerçekleri aktarmaya çalışıyorum.
Emperyalizm karşıtı olduklarını iddia edenlerin, egemenlere nasıl kul olduklarını göstermeye çalışıyorum.
Kapitalistlere meydan okuyanların.
Sömürgecilere nasıl köle olduklarını ispatlamaya çalışıyorum.
“Obama görüşmüyor” diye nerde ise davul zurna ile sokaklara döküleceklerin arzuları, kursaklarında kaldı..
Dün akşam saatlerinde, Obama ile Erdoğan’ın yemek sonrasında görüşecekleri haberi geldi..
Bu ahlaksızlar utandılar mı?
Mümkün değil..
Suratları kaşarlanmış.
Tükürseniz, “Ohh, şükür.. Ne güzel yağmur yağıyor” diyecek kadar haysiyetsizleşmişler.
O zaman ne yapacaklar?
Her zaman yaptıkları kalleşliği..
Diyarbakır’da, polis aracı geçerken patlattıkları bomba ile..
7 polisimizi şehit ettikleri gibi..
Ardı ardına hayata geçirdikleri algı operasyonları netice vermeyince.. Tekrar döndüler, “terör”den medet ummaya..
•
Şimdiden hatırlatayım..
Bu utanmazlar..
Bugün yazdıklarını unutup..
Reza kefaletle falan serbest kalırsa..
“Erdoğan ABD’ye gittiğinde, Reza’nın çıkması için girişimde bulundu” diyeceklerdir..
Bu kadar yanardönerdirler..
Bu kadar alçaktırlar..
Bu kadar ahlaksızdırlar..
hangi sebeple savaşacağımızı merak ettiğim savaştır. kimse kusura bakmasın da israil filistin'e saldırdı diye savaş mı ilan edilir neyin kafasını yaşıyonuz. duygularla ülke yönetilmez. daha dün mısır, suriye, mynmar diye üzülüyoduk ne oldu bugün hepsini unuttuk filistin var önümüzde. kaldı ki esed savaşa bir sürü sebep verdi. ama kınamaktan başka ne yapıldı. savaş öyle -hiç yaşamadık allah'a şükür- mahalle kavgasına benzemez.
devletin diplomatik girişimi ve bizim dualarımızdan başka yapabileceğimiz bir şey yok.
devletin diplomatik girişimi ve bizim dualarımızdan başka yapabileceğimiz bir şey yok.
Herhangi bir yöne dönünce -kimsenin olmadığını dusunsen bile- sinyal vermektir.
Yaya geçidinde yavaşlamak, gerekiyorsa durmaktir.
Araba sürerken yüksek sesle müzik dinlememektir.
Abart egzoz kullanmamaktir.
Arabadan dışarı bir şey atmamaktir.
Bebek koltuğu ve emniyet kemeri kullanmaktır.
Cankurtaranin arkasına takılıp birilerinin zor durumundan faydalanmamaktir.
Trafikte hiçbir zaman yalnız olmadığını bilmektir.
Sarı ışıkta kornaya abanmamaktir.
Sadece araçların trafik ışıklarına değil, yayaların trafik ışıklarına da saygılı olmaktır.
Yaya geçidinde yavaşlamak, gerekiyorsa durmaktir.
Araba sürerken yüksek sesle müzik dinlememektir.
Abart egzoz kullanmamaktir.
Arabadan dışarı bir şey atmamaktir.
Bebek koltuğu ve emniyet kemeri kullanmaktır.
Cankurtaranin arkasına takılıp birilerinin zor durumundan faydalanmamaktir.
Trafikte hiçbir zaman yalnız olmadığını bilmektir.
Sarı ışıkta kornaya abanmamaktir.
Sadece araçların trafik ışıklarına değil, yayaların trafik ışıklarına da saygılı olmaktır.
\"para herşeyi yapar diyen adam, para için herşeyi yapan adamdır\" - benjamin franklin.
birçokları gibi değeri ancak öldükten sonra anlaşılabilmiştir.devrik libya kralı
(bkz: libya )
(bkz: libya )
kendisini her gün hissettiren varlık. sanki kalbi kemiren bir kurdun varlığı. herhalde içime dolacak olan huzur, beni sonsuz ihtimallerin şafağında bekliyor olmalı.
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=41862
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=d58ac248-39e4-4264-b441-09eb8b6df460
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=d58ac248-39e4-4264-b441-09eb8b6df460
Derneğin kurulduğu dönemde başına geçen ilk isim, edebiyat, siyaset ve eğitim gibi pek çok alanda kadının sesi olmuş, Halide Edip Adıvar'dır.
muhtemelen, sınav süresini yetiştiremediği için, boş bıraktığı sorulara geri dönememiş kişidir.
bir durumu kabullendirmek için, çılgınlar gibi dil dökmek, kendini parçalamak.
sabah sabah izmir marşı çalması ile ünlü ankara merkezli türkiyede yayın yapan acayip bir kanal.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

