Bir de flash tv haber sunucusunun görüşleri var. Haklı mıdır haksız mıdır bilemem ama diğer haberler gibi değildir en azından.
https://www.youtube.com/watch?v=5b0FyZ3rtho&feature=youtu.be
bu kadar kalabalık oluyormuydu diye merak ettim doğrusu. Ben en başından beri hiç izlemedim. Bide bunlar kavga etmiyorlar pek. Herhalde en kötü karakterlileri geçen sene bulmuşlardı. Yılmazcığımı kes kelebekler gibi bir ki üç dört.
aldığım türkçe eğitimini sorgulama sebebim yazar. Hayır her seferine insan haklı çıkar mı?
Not: Çıkıyormuş.
Not: Çıkıyormuş.
aylık yer çekimsiz ortam sloganını kullanan dergi.
bi aralar karadenizin tek büyük şehir belediye olan iliydi.
Sözlükten kendi kararım ile uyarı amaçlı çaylak yapılmıştı. Çaylak yapılma nedenlerim vardı belki hala vardır. Yaptığım şeyin adil olmadığı ile ilgili birden fazla uyarı almıştım. Bir diktatör değilim ve adil olduğumu da düşünmüştüm bunu yaparken. Yine bu olayda sözlüğün benim olduğumu hissetmiş olmam gerek ki bunu yapmışımdır ama sözlük benim değil bunu hatırlatan sözlüğün yazarları ve sizin seçtiğiniz yöneticidir.
İnsan kendisinin adil olduğunu düşünebilir. Belki de her insan kendisine göre haklıdır. Kendi başıma aldığım kararı sözlüğün asıl sahibi olan yazarların birden fazlasının talebi ile adil olmadığı ve hakkım olmadığı kanaati ile yapılan şeyi yapan kişinin düzeltmesi gerektiği kanısına varıldı. Benim düşüncem belki doğrudur ama birden fazla karşı düşünce benim düşüncemeden belki daha önemlidir çünkü bende sadece bir yazarım.
Bir yazar ve yönetici olarak bu tarz konularda tek başıma karar almayacağım bir daha. Bir yönetici olarak belki kuralları koyup ona göre uygulamamız ve uyguladığımız kuralları açıklamamaız lazım. Sonuç olarak tek başıma aldığım karar yazarı üzmüş ise üzgünüm.
Not: Bu bir özür değildir benim her yerde aynı olan duruşum için.
İnsan kendisinin adil olduğunu düşünebilir. Belki de her insan kendisine göre haklıdır. Kendi başıma aldığım kararı sözlüğün asıl sahibi olan yazarların birden fazlasının talebi ile adil olmadığı ve hakkım olmadığı kanaati ile yapılan şeyi yapan kişinin düzeltmesi gerektiği kanısına varıldı. Benim düşüncem belki doğrudur ama birden fazla karşı düşünce benim düşüncemeden belki daha önemlidir çünkü bende sadece bir yazarım.
Bir yazar ve yönetici olarak bu tarz konularda tek başıma karar almayacağım bir daha. Bir yönetici olarak belki kuralları koyup ona göre uygulamamız ve uyguladığımız kuralları açıklamamaız lazım. Sonuç olarak tek başıma aldığım karar yazarı üzmüş ise üzgünüm.
Not: Bu bir özür değildir benim her yerde aynı olan duruşum için.
Aslında keşkelerim yok benim. Bu gün hatalı olarak görüğüm şeyler var ama o zaman doğru kararlardı.
1-istanbuldan ayrılmak
2- birini terketmek
3- dünakşam da saat 22:00 de yatamamam
ilk görev yerin neresiydi?
1-istanbuldan ayrılmak
2- birini terketmek
3- dünakşam da saat 22:00 de yatamamam
ilk görev yerin neresiydi?
\"Memleket elden gittikten sonra hayatımın ne kıymeti var!\" İkinci Abdülhamid Han Vefat Etti.
mustafa ceceli de seslendirmiştir. Belki reklam amaçlı yaptı. Muhtemelen reklam amaçlı yaptı. Şarkı daha fazla dinlenir hale geldi.
BU GÜN bir öğretmen ile görüşüyorum. Öğretmenin adı Adnan. Bu öğretmen kesimine hocam diye hitap etmek orta okuldan sonra ağzıma yapışmış.
Hoca uzattıkça uzattı, hayatındaki bütün soruları bana danışmış olabilir. Bu konuşma içerisinde peki hocam tamam hocam şeklinde kelimeler ile ilerlerken en son dua faslına geçtim. İnşallah hocam maaşallah hocam. Peki adnan hocam, inşallah hocam diye konuşurken yanımdakiler koptu. Telefonu kapattıktan sonra peki adnan hocam inşallah hocam diye gülüp dalga geçiyorlar. (u: gülücük ) (u: bence komikti)
Hoca uzattıkça uzattı, hayatındaki bütün soruları bana danışmış olabilir. Bu konuşma içerisinde peki hocam tamam hocam şeklinde kelimeler ile ilerlerken en son dua faslına geçtim. İnşallah hocam maaşallah hocam. Peki adnan hocam, inşallah hocam diye konuşurken yanımdakiler koptu. Telefonu kapattıktan sonra peki adnan hocam inşallah hocam diye gülüp dalga geçiyorlar. (u: gülücük ) (u: bence komikti)
tüm yarım kalmışlıklar adına iyi ki doğdun leyla ile mecnun.
yazın ortasında ikide bir nem var nem diyen abla gibin stres var sters kelimesini kullanıyorum. Kendime üzülüyorum. Bi izine mi çıksak ne yapsak. Çıkmadığım için de mutsuzum.
pazar günü ise muteberdir. Yok hafta içi ise dalga geçiyordur sizinle.
Giderken ekmek var mı diye sormayı unutmayın.
Giderken ekmek var mı diye sormayı unutmayın.
ilk bölümü bu bakşam başlamış olan yarışma. Bu sene bir ilk olacakmış ve kazanan takım dışarıdan bir oyuncu alabilecekmiş şeklinde acunun süprizleri ile geçecek bir yarışma. İzleyen sayısı oldukça fazla. 1. bölümün tanıtımı için [http://www.tv8.com.tr/video/survivor/survivor-2016-1-bolum-tanitimi/10733 tık tık]
Bir erol taş olmasa da yeşilçamın yeşilçam olmasına en büyük katkıyı sağlayan kötü karakterlerden biri. Tarkan ve battal gazi filmleriyle daha çok akıllarda kalan oyuncu.
Mehmet Kurtuluş ve Ayşe Ünal tarafından yönetilen, Türk yapımı bir animasyon filmidir. Animasyon olarak yapılan işlerden biri desteklenmesi taraftarıyım.
kendisi pişmiş tavuk severdir. Hatta öyle sever ki yerken sizin bile iştahınızı açar.
https://www.youtube.com/watch?v=Vqe4xdWH8Ek
protestonun amacı akp vekillerine teşekkürmüş. Yapılan protesto kurgu ya da spontane gelişmiş olsun farketmez bence beyaz show dan daha etkili olmuştur.
Kurgu olduğunu varsayarsak;
oyuncular gerçekten çok güzel oynamışlardır. Baya baya güzel oynamışlar hatta. Kız normal kendi repliklerini ezberlemiş, okan da beyaz'ın yapması gerekenleri,türkiye gündemi için doğru olanları ve vereceği mesajları ezberlemiş ve mükemmel bir oyun oynamışlar. Yani kurgu mükemmel. kurguysa kurgunun sahibi okan ya da beyaz değildir kanal yetkilileridir.
Yok kurgu değilse;
Soyunarak tepki vermek bizim millete ait bir protesto şekli değil açıkçası. Bu protesto şekline girilecekse bizim millet protesto zemini için her şeyi hazırlar. yeter ki soyunsunlar. Bu kurgu değilse okanın yaptığı çözümleme de mükemmel. Söylediği şeyler de mükemmel. Tepkinizi anlıyorum ama burası onun yeri değil.
Not: Kurgu mu gerçek mi nasıl çözülür? Bence porogramın sonuna kadar kaldıysa kurgudur, yok çıkıp gittiyse eylemdir. Ayrıca reklam arası da bunu ele vermiştir.
Kurgu olduğunu varsayarsak;
oyuncular gerçekten çok güzel oynamışlardır. Baya baya güzel oynamışlar hatta. Kız normal kendi repliklerini ezberlemiş, okan da beyaz'ın yapması gerekenleri,türkiye gündemi için doğru olanları ve vereceği mesajları ezberlemiş ve mükemmel bir oyun oynamışlar. Yani kurgu mükemmel. kurguysa kurgunun sahibi okan ya da beyaz değildir kanal yetkilileridir.
Yok kurgu değilse;
Soyunarak tepki vermek bizim millete ait bir protesto şekli değil açıkçası. Bu protesto şekline girilecekse bizim millet protesto zemini için her şeyi hazırlar. yeter ki soyunsunlar. Bu kurgu değilse okanın yaptığı çözümleme de mükemmel. Söylediği şeyler de mükemmel. Tepkinizi anlıyorum ama burası onun yeri değil.
Not: Kurgu mu gerçek mi nasıl çözülür? Bence porogramın sonuna kadar kaldıysa kurgudur, yok çıkıp gittiyse eylemdir. Ayrıca reklam arası da bunu ele vermiştir.
twitter da takip edilecek güzel yazarlardan biri.
Uzun zamandır bekliyordum doğrusu.
Bu gün kendime bir iyilik yapıp izlediğim film. Normal bir sinema mantığım yok sanırım. Afişe göre, sinemaya girip şuna girelim diye, şu oyuncu oynuyormuş hadi gidelim diye, bizim şehri anlatıyormuş diye, bizim bi arkadaş oynuyormuş diye sinemada film izlemedim son 5 yıldır. Yazan veya yapan önemlidir benim için. Tükettiğim maddelerin hemen hemen hepsinde (sigara ve bi kaç şey hariç tabi) elimden geldiğince markaya itibar etmedim. Ama kitap, dergi, senaryo, film, reklam vb ürünlerde yapan kişi etkendir benim için. Tamamen ön yargısız izlediğim, okuduğum insanlar var. Sinema boyutunda yüksel aksu muhabbetine de kefilim.
Bazı yönetmen ve senaristler var onlar yazıp, yapınca izlemek için can atıyorum resmen. Bunlardan biri (gbkz:yüksel aksu)dur. Kendisini (gbkz:entel köy efe köye karşı) filmi ile merak edip söylediği söze kadar araştırmıştım. Bu filmi en güzel filmidir kanımca. En iyi filmi olmasında (gbkz:cem yılmaz)ın katkısı büyük tabi ama tamamen cem de değildir.
Film sinopsis'te veya fragmanda zaten kendini ele veriyor. Ege şivesi,kominizim, darbeden zarar gören insanlar falan. Film bizim bildiğimiz kafamız da canlanan şekliyle bir yeşilçam filmi gibidir ama içeriği ve mesajlar yönünden oldukça başarılıdır. Senaryo olarak önceki filmler de aynı şekildeydi oldukça başarılıdır. Belki de metin olarak okursanız okuyabileceğiniz en güzel metinlerden biridir.
Cem yılmaz ve berat efenin oyunculuğu çok ama çok iyidir. Filmden beklentiniz gülmek ya da hüzün ise sizi tatmin edecektir şekerim. babam ve oğluma hafif bir benzeme var ama metin olarak bakarsak babam ve oğlumdan çok daha iyi bir filmdir. Filmin içinde ki küfürler diğer filmlerinde ki kadardır vardır ama abartı değildir.
Ramazan döneminde geçen bir filmi şimdi anlatma nedenini anlamadım doğrusu. Ramazandan sonra yayınlansaydı daha mı etkili olurdu bilemedim doğrusu. Yazın geçen,çekilen filmler kışın daha fazla gişe yapar belki amaç odur.
Yüksel aksu'yu birebir tanımam etmem ama takip ettiğim kadarıyla yaptığı çoğu şeyi izlemiş biri olarak (yılan hikayesi, dondurmam kaymak, entel köy efe köye karşı, iftarlık gazoz vb..) yaptığı işi ahlaklı yaptığı kanısındayım. Durumu, olayı, ideolojiyi kötülemeden anlatıyor. İftarlık gazoz da olsun, entel köy efe köye karşı da olsun bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Filmde imamın söylediği, öğrettiği şeylerin hepsi harfiyen doğruydu. Ramazan ayı ile ilgili anlattığı çoğu şey imamların, islamın yayılması için çaba sarfeden, bu işe gönül veren çoğu insanın yapamadığı şeyi yapmıştır. Herkes kendi ideolojisini baskın anlatır, diğer ideolojileri kötüler kendi ideolojisinin doğruluğu için, yada sadece kendi ideolojisini anlatır ama yüksel aksu da Diğer ideolojileri kötüleme yok, hatta bu ideolojiyi taşıyan insanlardan daha iyi bir şekilde anlattığındandır belki de bu saygım,sevgim. Akıl, bilim, saygı ve sevgi çerçevesinde yapmıştır. Ayrıca bizim toplumumuzda ki insanları birebir anlatıyor. Kültürümüz, İslam, ideoloji, yaşam, yozlaşma, aile yapımız ile ilgili çok yerinde tespitlerde bulunmuştur ve bunu aktarmıştır.
Anarşizmi bu kadar teferruatlı anlatan doğru dürüst bir yönetmen bulamazsınız. Çocuğa anlatır gibi anlatıyor hemde. Halen günümüz de anlaşılmayan ideolojileri kısmen anlatmaya çalışmıştır filmin arasında. Bilmeyen (gbkz:bülent ecevit)'in (gbkz:reformist) odluğunu öğrenmiştir. Hasan karakterinin senaryoda ki her sözü öğretici ve amfide konuşan hoca sözlerinden daha kıymetlidir. Duvara yazı yazmaktan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmışlardır belki, slogandan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmışlardır belki de. Sosyal devlet olarak yıllarca kendini kapatan o kadar yöneticinin hiç bir şey anlamayacağı sözlerdir. Bahsettiği sendikal düzen ve filmde ki yeri oldukça kapak şeklinde olmuş.
Filmin içinde cem yılmazın söylediği bir söz oldukça anlamıdır. Hemen hemen her anne,babanın yaptığını yapmıştır çırağına. Karışma o işlere, çocuk oruç mu tutarmış, o halk evli falan karışma o işlere, dünyamız çok kötü bir şekle gelmiş Atatürk gelmiş kurtarmış de geç. Bu ve buna benzer mantığı kullanmayan ebeveyn yoktur herhalde. Misal bizimkiler olum karıştırma o işleri Allah de geç derler hep bu sadece bende yok hemen hemen her aile de var.
Çocuğun orucunu yemesi beni çok üzdü. Filmin sonuda ki mevlana sözü de oldukça anlamlıydı.
İzleyeyim mi diye düşünüyorsanız;
Şekerim biz çok beğendik, güldük,eğlendik, hüzünlendik siz de izleyin.
Bu gün kendime bir iyilik yapıp izlediğim film. Normal bir sinema mantığım yok sanırım. Afişe göre, sinemaya girip şuna girelim diye, şu oyuncu oynuyormuş hadi gidelim diye, bizim şehri anlatıyormuş diye, bizim bi arkadaş oynuyormuş diye sinemada film izlemedim son 5 yıldır. Yazan veya yapan önemlidir benim için. Tükettiğim maddelerin hemen hemen hepsinde (sigara ve bi kaç şey hariç tabi) elimden geldiğince markaya itibar etmedim. Ama kitap, dergi, senaryo, film, reklam vb ürünlerde yapan kişi etkendir benim için. Tamamen ön yargısız izlediğim, okuduğum insanlar var. Sinema boyutunda yüksel aksu muhabbetine de kefilim.
Bazı yönetmen ve senaristler var onlar yazıp, yapınca izlemek için can atıyorum resmen. Bunlardan biri (gbkz:yüksel aksu)dur. Kendisini (gbkz:entel köy efe köye karşı) filmi ile merak edip söylediği söze kadar araştırmıştım. Bu filmi en güzel filmidir kanımca. En iyi filmi olmasında (gbkz:cem yılmaz)ın katkısı büyük tabi ama tamamen cem de değildir.
Film sinopsis'te veya fragmanda zaten kendini ele veriyor. Ege şivesi,kominizim, darbeden zarar gören insanlar falan. Film bizim bildiğimiz kafamız da canlanan şekliyle bir yeşilçam filmi gibidir ama içeriği ve mesajlar yönünden oldukça başarılıdır. Senaryo olarak önceki filmler de aynı şekildeydi oldukça başarılıdır. Belki de metin olarak okursanız okuyabileceğiniz en güzel metinlerden biridir.
Cem yılmaz ve berat efenin oyunculuğu çok ama çok iyidir. Filmden beklentiniz gülmek ya da hüzün ise sizi tatmin edecektir şekerim. babam ve oğluma hafif bir benzeme var ama metin olarak bakarsak babam ve oğlumdan çok daha iyi bir filmdir. Filmin içinde ki küfürler diğer filmlerinde ki kadardır vardır ama abartı değildir.
Ramazan döneminde geçen bir filmi şimdi anlatma nedenini anlamadım doğrusu. Ramazandan sonra yayınlansaydı daha mı etkili olurdu bilemedim doğrusu. Yazın geçen,çekilen filmler kışın daha fazla gişe yapar belki amaç odur.
Yüksel aksu'yu birebir tanımam etmem ama takip ettiğim kadarıyla yaptığı çoğu şeyi izlemiş biri olarak (yılan hikayesi, dondurmam kaymak, entel köy efe köye karşı, iftarlık gazoz vb..) yaptığı işi ahlaklı yaptığı kanısındayım. Durumu, olayı, ideolojiyi kötülemeden anlatıyor. İftarlık gazoz da olsun, entel köy efe köye karşı da olsun bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Filmde imamın söylediği, öğrettiği şeylerin hepsi harfiyen doğruydu. Ramazan ayı ile ilgili anlattığı çoğu şey imamların, islamın yayılması için çaba sarfeden, bu işe gönül veren çoğu insanın yapamadığı şeyi yapmıştır. Herkes kendi ideolojisini baskın anlatır, diğer ideolojileri kötüler kendi ideolojisinin doğruluğu için, yada sadece kendi ideolojisini anlatır ama yüksel aksu da Diğer ideolojileri kötüleme yok, hatta bu ideolojiyi taşıyan insanlardan daha iyi bir şekilde anlattığındandır belki de bu saygım,sevgim. Akıl, bilim, saygı ve sevgi çerçevesinde yapmıştır. Ayrıca bizim toplumumuzda ki insanları birebir anlatıyor. Kültürümüz, İslam, ideoloji, yaşam, yozlaşma, aile yapımız ile ilgili çok yerinde tespitlerde bulunmuştur ve bunu aktarmıştır.
Anarşizmi bu kadar teferruatlı anlatan doğru dürüst bir yönetmen bulamazsınız. Çocuğa anlatır gibi anlatıyor hemde. Halen günümüz de anlaşılmayan ideolojileri kısmen anlatmaya çalışmıştır filmin arasında. Bilmeyen (gbkz:bülent ecevit)'in (gbkz:reformist) odluğunu öğrenmiştir. Hasan karakterinin senaryoda ki her sözü öğretici ve amfide konuşan hoca sözlerinden daha kıymetlidir. Duvara yazı yazmaktan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmışlardır belki, slogandan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmışlardır belki de. Sosyal devlet olarak yıllarca kendini kapatan o kadar yöneticinin hiç bir şey anlamayacağı sözlerdir. Bahsettiği sendikal düzen ve filmde ki yeri oldukça kapak şeklinde olmuş.
Filmin içinde cem yılmazın söylediği bir söz oldukça anlamıdır. Hemen hemen her anne,babanın yaptığını yapmıştır çırağına. Karışma o işlere, çocuk oruç mu tutarmış, o halk evli falan karışma o işlere, dünyamız çok kötü bir şekle gelmiş Atatürk gelmiş kurtarmış de geç. Bu ve buna benzer mantığı kullanmayan ebeveyn yoktur herhalde. Misal bizimkiler olum karıştırma o işleri Allah de geç derler hep bu sadece bende yok hemen hemen her aile de var.
Çocuğun orucunu yemesi beni çok üzdü. Filmin sonuda ki mevlana sözü de oldukça anlamlıydı.
İzleyeyim mi diye düşünüyorsanız;
Şekerim biz çok beğendik, güldük,eğlendik, hüzünlendik siz de izleyin.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?