(bkz: yaran yanlış okumalar)
(bkz: yazarların cep telefonu markaları )
lise, üniversite, sözlük, yurt, yurt dışı, kurs ve daha sayabileceğim bir sürü gurup ve yazılan çoğu şeyi bazen okuyamıyorum bu doğru.
Yeşil siyasetin uluslararası simgesi günebakandır.
aynı temenni de bulunduktan sonra sadece kınamakla kalmayıp 2016 yılına uçarak girmesini sağladığım eski sözlük yazarlarından fikirsiz, edepsiz, lağm ağızlı (gbkz:onu benim ilen garı bilir) nickli yazarın yazdıklarına istinaden söylenmiş bir söz.
[<img class=\"JZUAbb\" src=\"https://lh3.googleusercontent.com/-whH_wnzLJtA/VoQx5jc83jI/AAAAAAAAIUU/OmLwWI4uQFY/w450-h325-rw/izzet%2Balt%25C4%25B1nme%25C5%259Fe.gif\" hehehe]
abimin gün boyu nazını yaptığı konu. Bu okulların tatil olup olmayacağı konusunda metoroloji ile bir bağımın olduğunu düşündüğü muhakkak ya da bi koşu sorup gelir miyim diye düşündü bilemiyorum doğrusu. Benim de anlatamadığım konudur belki de olum (gbkz:vasip şahin)i takip et ne derse o diye kaç defa söyledim bilemiyorum.
kesin diriliş ertuğrul izkiyordur dediğim sözlük yazarı.Bu hafta hiç reklamını da yapmadı doğrusu ayrıca haber etmediği için de az alınganlık mı göstersem.
nasıl yapmışlar böyle birşey gerçekten düşünülesi bir konu. İnsanların çocukları üzerindeki en büyük sorumluluklarından biri değil mi isim koymak. Aklıma adıyamanlı bir aileyi getirtti çocuğa messi ismini koymuşlardı.
(bkz: hayırlısı be gülüm )
(bkz: hayırlısı be gülüm )
iyiki bilmiyor kalabalıklar cam arkasından yağmura bakmayı
şükür ki insandan insana fark var!
şükür ki insandan insana fark var!
bir çeşit trip ünleminden çok bir çeşit tepkidir. Bu tepkinin kaynağı küçük çocuklar ise bunu onlardan alıp bize kazandıran insanların olması ne kadar büyük bir zenginliktir.
Sadece türkiye de değil tüm dünya da çocuk sinemasının gelişmemiş olması buna güzel bir örnektir. O yaşta düşündüklerimizi bu güne aktaramadığımız için anlamamız iyice zorlaşıyor ve ailenin yapı taşı olunca iyi eğitimli kişi yetiştiremiyoruz maalesef. öğretmek istediklerimiz ile algılanan oldukça farklı oluyor.
Bireylerin yetişmesinde ki en büyük etken aile ise aileden sonra okuldur. Bu yüzden yeni nesil öğretmenlerin eseri bu öğretmenlerin yaptıkları ve yapabildikleri eserler ile gelişip ya da gerileyeceğiz.
İlk okul deneyimi de normal bir işten çıkıp kurumsal bir iş yerinde işe girmeye oldukça benzer. Artık bakkalda çalışmıyor bir müdürünüz, bir patronunuz vardır. Kişiler ve makamlar kutsallaşır ve ona göre fazlaca emek harcar, optimal nokta da gelir için çabalarsınız. Okul öncesi ya da ilk okulda da aynı şekildedir. Ana kucağından çıkıp optimal nokta da eğitim, disiplin, ve güzel gelecek için öğretmenlere teslim edilir. Bu kişileri daha iyi geliştirebilmek için bir müdür ya da patronun yarattığı huzulu ortam, işçi psikolojisine bürünebiliyorsa o kadar kıymetli oluyor. Bir öğretmen de bilgileri ile birlikte küçücük çocuk olabiliyorsa bu oldukça büyük bir yetenek olsa gerek. Ben ve benim gibi yeteneksiz insanlar bunu anlamakta güçlük çekse de bu şekilde sanırım bu durum.
Toparlarsak ''hıh'' tepkisini bize getirebilecek kadar küçülen bir öğretmen büyük bir sihirbaz büyük bir yetenektir.
Not: ACZ büyük bir şairse şairliğinden büyük çocuk hikayeciliği vardır. Acz içimde bir küçük çocuktur.
Sadece türkiye de değil tüm dünya da çocuk sinemasının gelişmemiş olması buna güzel bir örnektir. O yaşta düşündüklerimizi bu güne aktaramadığımız için anlamamız iyice zorlaşıyor ve ailenin yapı taşı olunca iyi eğitimli kişi yetiştiremiyoruz maalesef. öğretmek istediklerimiz ile algılanan oldukça farklı oluyor.
Bireylerin yetişmesinde ki en büyük etken aile ise aileden sonra okuldur. Bu yüzden yeni nesil öğretmenlerin eseri bu öğretmenlerin yaptıkları ve yapabildikleri eserler ile gelişip ya da gerileyeceğiz.
İlk okul deneyimi de normal bir işten çıkıp kurumsal bir iş yerinde işe girmeye oldukça benzer. Artık bakkalda çalışmıyor bir müdürünüz, bir patronunuz vardır. Kişiler ve makamlar kutsallaşır ve ona göre fazlaca emek harcar, optimal nokta da gelir için çabalarsınız. Okul öncesi ya da ilk okulda da aynı şekildedir. Ana kucağından çıkıp optimal nokta da eğitim, disiplin, ve güzel gelecek için öğretmenlere teslim edilir. Bu kişileri daha iyi geliştirebilmek için bir müdür ya da patronun yarattığı huzulu ortam, işçi psikolojisine bürünebiliyorsa o kadar kıymetli oluyor. Bir öğretmen de bilgileri ile birlikte küçücük çocuk olabiliyorsa bu oldukça büyük bir yetenek olsa gerek. Ben ve benim gibi yeteneksiz insanlar bunu anlamakta güçlük çekse de bu şekilde sanırım bu durum.
Toparlarsak ''hıh'' tepkisini bize getirebilecek kadar küçülen bir öğretmen büyük bir sihirbaz büyük bir yetenektir.
Not: ACZ büyük bir şairse şairliğinden büyük çocuk hikayeciliği vardır. Acz içimde bir küçük çocuktur.
ehli tasavvufa haram olan yanan şey.
kız çocuk ve ya erkek çocuk olsun diye bir önceliğiniz varsa bir atasözümüzü hatırtlatmak isterim size
(gbkz:ye tatlıyı çıkar hakkı'yı ye ekşi yi çıkar ayşe'yi)
Not: tamam vurmayın, kafama bari vurmayın.(u::D)
(gbkz:ye tatlıyı çıkar hakkı'yı ye ekşi yi çıkar ayşe'yi)
Not: tamam vurmayın, kafama bari vurmayın.(u::D)
yukarıdan aşağıya üç katmandan oluşuyor. Bu katmanları bilim insanları, “insan beyni-yeni beyin”, “maymun beyni-orta beyin” ve “sürüngen beyni-ilkel beyin” olarak isimlendiriyorlar.
Üst beyin, mantık yürüttüğümüz, kıyaslama yaptığımız, rasyonel kararlar aldığımız beynimiz. Duygu ve mantığı, “üst beyinde” birleştiriyoruz. Sol beyin ayrıntıları çözümlerken, sağ beyin olayların bütünü görerek “anlam” çıkarıyor.
Orta beyin, bizim ilişki kurma, ait olma, ilgi toplama, ilgi gösterme gibi sosyal ve duygusal davranışlarımızı yöneten beynimiz.
İlkel beyin (en eski beyin) ise, bizim tehlikelerden korunmak, kendimizi savunmak, üremek, yemek yemek gibi en ilkel ihtiyaçlarımızı yöneten beynimiz. Bilim insanları, bilinçaltımızın gerçek patronunun ilkel beynimiz olduğunu söylüyorlar.
Üst beyin, mantık yürüttüğümüz, kıyaslama yaptığımız, rasyonel kararlar aldığımız beynimiz. Duygu ve mantığı, “üst beyinde” birleştiriyoruz. Sol beyin ayrıntıları çözümlerken, sağ beyin olayların bütünü görerek “anlam” çıkarıyor.
Orta beyin, bizim ilişki kurma, ait olma, ilgi toplama, ilgi gösterme gibi sosyal ve duygusal davranışlarımızı yöneten beynimiz.
İlkel beyin (en eski beyin) ise, bizim tehlikelerden korunmak, kendimizi savunmak, üremek, yemek yemek gibi en ilkel ihtiyaçlarımızı yöneten beynimiz. Bilim insanları, bilinçaltımızın gerçek patronunun ilkel beynimiz olduğunu söylüyorlar.
hala işteyim ve çalışıyorum. Büyük bir infialin önüne geçmeye çalışıyorum ve geçtim gibi tek başıma olmasam da iki günümüz var ve yapmamız gereken az daha şeyler var bunları da tamamlarsak cuma,cumartesi,pazar uyumaya niyetliyim çünkü sol gözüm artık seğiriyor o derece de uykusuzluğum.
(bkz: mesai)
(bkz: yer bildirimi)
(bkz: mesai)
(bkz: yer bildirimi)
bunlardan biri de benimdir muhtemelen. Hatta kuvvetle muhtemel. Kendimi hiç yetişkin gibi hissetmedim, hissedemiyorum. İçimde bitmek bilmeyen bir heycan var hala her ne kadar sigara bu heycanı gün gün törpülese de.
çobanların üzerine ihtisas yapıtğı konu. Bir çocan koyuna,kuzuya,ineğe,tosuna,danaya göre ıslık çalabilir sonra o ıslıkla onlara ne yapmaları gerektiğini anlatabilir, eğitebilir. Çobanlar iyi birer öğretmen sayılırlar.
BİR SÜRÜ ADAYIN FARKINA VARMAK İSTEDİĞİ, ANLAMAK İSTEDİĞİ GERÇEKLERDİR.
EDİP CANSEVERİN GÜZEL BİR ŞİİRİ.
ankara için çarşaba gününden sonra yoğun bir şekilde yağacağı tahmin ediliyor. Fakirler kar ve ya kardan adamın romantizminden anlamazlar ben de anlamıyorum maalesef. Mevsim için gerekli katı sıvı.
çoğu insanın mantısal olarak kabul ettiği gönül olarak kabul etmediği söz ve durum.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?