evet fransa ve usa ya gittim. Tavsiye ederim ama kalıcı değil.
flash tv hakkında ne düşünüyorsun?
çapkınlık. Gavurlar yapınca güzel diyemeyeceğim ama bizimkiler yapınca o yüze göze buruna kulağa bulaşıyor ayrıca (bkz: ayıp)
facebook profili
https://www.facebook.com/ahmet.nac/photos_all
ayrıca cepten ulaşmak istendiğinde farklı numaralara bakmayan eğitimci.
ayrıca cepten ulaşmak istendiğinde farklı numaralara bakmayan eğitimci.
kravatın dolandığı alanda çıkan sivilcedir. Kravatın eziyeti yetmezmiş gibi.
geçenlerde akayyabı almaya gittiğimde farkettiğim çorap. Galoş gibi kasada bekleyen kutuda ne var diye yanaşınca cahilliğimi gidermişti dükkan çalışanı.
Topuklular ile giyiliyormuş sanırsam galiba.
Topuklular ile giyiliyormuş sanırsam galiba.
Güllüoğlunun poğçalarından üç tane yiyen kişi ise sadece göbekte yapmaz obez bile olur.
işletmenin kirasını düşünen esnaftır. Kira zamanı geldikçe, elde edilen gelir azsa bi yerlere sarılması gerekiyor. önce sakızı 15krş yapıyorlar sonra suya abanıyorlar baktılar olmuyor çikolataya abanıyorlar. Ama işletmeden insanları soğuttuğunun farkında değiller tabi.
sabahları görmeyince özlediğim yazardır.
telefon deyince benim beynim de ericson 688, nokia 33 10, nokia 66 00, i phone 3 çanlanıyor. Oysa kullandığım telefon canlanmalıydı.
bir aralar ilker aksunun sunduğu program.
ayakları çok fazla kızan bir kişi için normal bir durum diyelim. Yukarıda çok fazla dövmüşsünüz ama ben mecburiyetten yazları çorapsız kışları takım elbisenin bile altına çoğu zaman yarım çorap giyerim. Yoksa arada bi cosss diye suya batırmam gerekir.
askerde her saat başı yapılan durum. Mübalağa yok ha acemilikte bizi ger saat başı sayıyorlardı. 100 kişi her saat sayılıyor düşünsenize.Gına gelmişti. bana yoklama demeyin ne olur.
mizahi bir bakış açısı olan insanlardır.
Atiba Hutchinson Mustafa Pektemek'in Düğünün de bile çalışıyor... Eğlenebilmek oldukça meziyet. Pektemek için umarım düğünde başına birşey gelmez.
elif şafak ve iskender paladan okuduğum birer kitap ismi.
dinin, ideolijinin, kara sevdanın... işin içine sokulduğu durumları çözmek zor. Fazlasıyla insanlarda hassasiyet oluşuyor. TAbi insanların korkuları da var. Buradan girersek konuya insanların namaz kılma durumunu, mini etekli kızları (yeni nesil tayta çevirdi gerçi) protesto etme ilk değil, daha önce de oldu hala oluyor. Bu işi dış mihraklara falan kattiyen bağlamayacağım.
Şimdilerde odtü göze görünse de istanbul hukuktan (ya da istanbul'dan biliyorum durumu bizzatihi) bildiğim bu durumlar eskiden çok daha fazlaydı. Bir insanı sevmeyebilirsiniz, görüşüne, hayatına müdahale ile işer değişir müdahale edilen kişi için olsun bu ya da üçüncü kişiler için farketmez.
Konu üzerinden gidersek (gbkz:her sakallıyı ışid'çi sanmak) problemi üzerinden çoğalan korkunun ve daha önce bilinç altında olan faşizan durumun ortaya çıkmasıdır. Çoğunlukla korkuya bağlasam da bu korku insanlara farklı şeyler yaptırabiliyor ama burada yapan kişiler için içsel olarak korkunun zihniyet birleşmesi olarak görüyorum.
İstanbul hukuktan biliyorum dediğim tam olarak şuydu o zamalar buna benzer durumlar ya da tam tersi farkı yok oldukça fazlaydı. İletişim becerisinden yoksun, ideoloji oluşturma kadar birikimi olmayan, eğitimden haberdar olmayan, tuvaleti gelmiş, karınları acıkmış bu insanların ki bunlar kapmüs kahramanları olurlar ya da kuş bakışı öyle göründüklerini düşünürler kendi üzerlerine düşeni siyasal olmayan, hukuki olmayan düzlemde dışa vurular, vurdular ve bir yerlere geldiler. Bu günkü duruma içsel olarak karşı çıkanlar veya destek verenler ötekileştirme politikasını uygulayarak bizim ülkemizde siyasal rant elde ettiler yıllarca ve hala da ediyorlar.
Aynı dönemlerde gerçek manada sosyal demokrat, müslüman, onurlu insan olanlar ve bunun örneği boğaziçiden çokca mevcuttu bu tahammül durumu sınıfsal olarak çözmüşlerdi. Bu günlerde nasıldır aynı kültür devam ediyor mu pek bilmiyorum açıkcası o zaman öğrenci öğrenciye sahip çıkardı, kavga gürültü zihinsel ve fikirsel olurdu. Belki birbirilerini sevmezlerdi ama tahammül durumları mevcuttu önce insan oldukları için.
Şimdilerde odtü göze görünse de istanbul hukuktan (ya da istanbul'dan biliyorum durumu bizzatihi) bildiğim bu durumlar eskiden çok daha fazlaydı. Bir insanı sevmeyebilirsiniz, görüşüne, hayatına müdahale ile işer değişir müdahale edilen kişi için olsun bu ya da üçüncü kişiler için farketmez.
Konu üzerinden gidersek (gbkz:her sakallıyı ışid'çi sanmak) problemi üzerinden çoğalan korkunun ve daha önce bilinç altında olan faşizan durumun ortaya çıkmasıdır. Çoğunlukla korkuya bağlasam da bu korku insanlara farklı şeyler yaptırabiliyor ama burada yapan kişiler için içsel olarak korkunun zihniyet birleşmesi olarak görüyorum.
İstanbul hukuktan biliyorum dediğim tam olarak şuydu o zamalar buna benzer durumlar ya da tam tersi farkı yok oldukça fazlaydı. İletişim becerisinden yoksun, ideoloji oluşturma kadar birikimi olmayan, eğitimden haberdar olmayan, tuvaleti gelmiş, karınları acıkmış bu insanların ki bunlar kapmüs kahramanları olurlar ya da kuş bakışı öyle göründüklerini düşünürler kendi üzerlerine düşeni siyasal olmayan, hukuki olmayan düzlemde dışa vurular, vurdular ve bir yerlere geldiler. Bu günkü duruma içsel olarak karşı çıkanlar veya destek verenler ötekileştirme politikasını uygulayarak bizim ülkemizde siyasal rant elde ettiler yıllarca ve hala da ediyorlar.
Aynı dönemlerde gerçek manada sosyal demokrat, müslüman, onurlu insan olanlar ve bunun örneği boğaziçiden çokca mevcuttu bu tahammül durumu sınıfsal olarak çözmüşlerdi. Bu günlerde nasıldır aynı kültür devam ediyor mu pek bilmiyorum açıkcası o zaman öğrenci öğrenciye sahip çıkardı, kavga gürültü zihinsel ve fikirsel olurdu. Belki birbirilerini sevmezlerdi ama tahammül durumları mevcuttu önce insan oldukları için.
gelişmiş,duraklamış,çöküşe geçmiş ve çökmüş ütopyamız olan devlet.
tık tık
tık tık
film içinde geçen parçaların bir albümde toplanması...
kendini oldukça kaptıran insanların yaptıkları şey. bazılarını beğeniyorum aslında ancak bazıları oldukça mide bulandırıcı olabiliyorlar. Şöyle de bir eleştri yapmak gerekirse;
sözlüğün mikro hali ise aynı etkiyi sözlükte uzun cümleler ile yapacak kabiliyetleri yok maalesef çoğunun.
sözlüğün mikro hali ise aynı etkiyi sözlükte uzun cümleler ile yapacak kabiliyetleri yok maalesef çoğunun.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?