1 Kasım seçimlerine 1 aydan kısa bir süre kala seçim beyannamesini açıklayan MHP'den ilginç bir seçim sloganı geldi.
CHP ve HDP'nin seçim beyannamelerini açıklamalarının ardından MHP de seçim beyannamesini bugün düzenlenen tanıtım toplantıyla basın ve kamuoyuyla paylaştı.
Ankara Arena Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen tanıtım toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından açıklanan seçim beyannamesinde ağırlıklı olarak ekonomi ve çözüm sürecine ilişkin vaatler vardı.
"SÜLEYMAN ŞAH'IN NAAŞI TEKRAR ESKİ TÜRBESİNE TAŞINACAK"
Suriye politikamızda ana amaç barışın kalıcı bir şekilde sağlanmalıdır. Süleyman Şah'ın aziz naaşını eski türbesine tekrar taşıyacağız.
EKONOMİ VAATLERİ
Türkiye'nin bölegesel lider olması ve küresel güç konumuna gelmesi dış politikamızın vizyonudur. MHP, ülkemizin sorunlarını çözecek, Türkiye'yi sözü dinlenen kalkınan bir devlet yapacak.
5 önemli projemizi harekete sokacağız:
1 Devlet ve yönetim reformu 2 Üreten ekonomi programı 3 Yoksullukla mücadele projesini uygulamaya koyacağız 4 Terörle mücadele ve milli birlik projesini başlatacağız 5 Normalleşme ve adalet planı ivedilikle uygulanacak.
Çözüm sürecini tamamen sonlandıracağız, çözüm süreci çerçeve kanununu yürürlükten kaldıracağız. Her türlü terörün kökünü kazıyacağız.Türkiye'de her kesim AKP'den rahatsızdır. 2016-2019 ilk dönemde, yıllık ortalam 5.2 büyüme 2 milyon 700 bin yeni istihdam sağlayacağız. Ekonmomiye ilişkin 7 temel alanda reformlar yapacağız. Toplumun genelinde israfı önleyecek tedbirler alacağız.
"ASGARİ ÜCRET NET BİN 400 TL"
Evi olmayan ailelere 250 lira kira yardımı yapacağız. Muhtaç ailelere hilal kart vereceğiz. Emeklilere yıllık 2.800 lira destek ödemesi yapacağız. Emeklilerin banka promosyonu alabilmesinin önünü açacağız. Et ve sütte garanti fiyat uygulamasına geçeceğiz. Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetlerini gidereceğiz.
Asgari ücreti net Bin 400 TL'ye çıkartacağız. Asgari ücretin tamamını vergi dışı bırakacağız. Esnafın gelirinin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulayacağız.
"2016'DA 120 BİN ÖĞRETMEN ATAYACAĞIZ"
2016'da okullardaki öğretmen açığını gidermek için 120 bin öğretmen atayacağız. 25 bin sağlık personelinin atamasını yapacağız. Mesleki eğitimini tamamlayan gençlerin beklemeden işe girmelerini temin edeceğiz. Askerlik süresini prim ödemeksizin emeklilik süresine sayacağız. Kadınların iş gücüne katılım oranını yükselteceğiz.
[http://www.insanhaber.com/guncel/mhp-1-kasimda-sen-bilirsin-turkiye-diyecek-59071#sthash.gW3Zq2Kq.dpuf kaynak]
izledim ön gösterimde. Güzel bir film, genelde zeki güzel film yapıyor zaten. Diyaloglar iyi.İzlersen doktor sahnesine bak.Cinselliği ön plana çıkarmış diğer filmlerine nazaran.masumiyet,yazgı,üçüncü sayfa,itiraf,kader ve kıskanmaktan kötü bekleme odası,c blok ve yeraltından güzel bir film bence.Bi bak sen de değerlendir.
Kazaya ilişkin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili'nin, "12 kişinin ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk ettiği zanlı Erol A.'nın (46) buradaki işlemleri tamamlandı. Nöbetçi Ankara 3. Sulh Ceza Hakimi Ali Ramazan Bilgisiçok, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan E.A'nın tutuklanmasına karar verdi. Zanlı, savcılık sorgusunda, Kızılay'a doğru giderken, kazanın meydana geldiği Cemal Gürsel Caddesi'nde hasarlı trafik kazası gördüğünü ifade etti.
'YOLCULAR İNMİŞTİ'
Otobüsü durdurduğunu ancak vitesi boşa getirip getirmediğini hatırlamadığını söyleyen zanlı, araçtan çıkarak kazaya baktığını, trafiğin 10 dakika kadar kapalı kalması üzerine bütün yolcuların metroya binmek üzere otobüsten indiğini anlattı. Otobüsünün arkasındaki araçların kornaya basarak, otobüsü biraz öne almasını istediklerini ifade eden E.A, şunları söyledi.
'FREN TUTMADI, EL FRENİNİ ÇEKEMEDİM'
"Bunun üzerine aracımı biraz ileri almak istedim. Araç çalışıyordu. El frenini indirdim. Biraz ileri alacaktım. Bu sebeple biraz gaza dokundum. Araç yavaşça hareket edeceğine hızlı şekilde hareket etti. Hemen frene bastım, fren tutmadı. Otobüs hızlı şekilde öne doğru hareket etmeye başladı. Önümde bir tane otobüs vardı. Otobüse vurmamak, sağına geçmek için direksiyonu sağa kırdım. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Otobüs hakimiyetim dışında kaldırıma çıktı. Israrla ayak frenine bastım. Otobüs durmadı, heyecanlandım. El frenini çekemedim, unuttum. Otobüs kaldırımda devam ediyordu. İnsanlar kaçışıyordu. Onlara çarpıyordum. Kaldırımın kenarında bulunan iki araca yandan çarptım. Kaldırımda bekleyen ve yürüyen insanlara otobüs çarptı. Devamlı ayak frenine basıyordum. Otobüs benim ayak frenine basmamla mı durdu, bilemiyorum. Araç durdu. Daha sonra şoka girdim."
E.A, sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda ise "araçla ilgili bir kusur nedeniyle kazanın meydana geldiğini" savunarak, "Benim herhangi bir kusurum yok. Üzgünüm. Kimsenin zarar görmesini istemezdim" dedi. Zanlının avukatı Kürşat Kaya, müvekkilinin kazadan üzüntü duyduğunu belirtti. Kaya, kazanın otobüsteki teknik sorunlardan kaynaklandığını savunarak, bu konunun araştırılmasını isteyeceklerini bildirdi.
[http://www.hurriyet.com.tr/gundem/30218166.asp kaynak]
'YOLCULAR İNMİŞTİ'
Otobüsü durdurduğunu ancak vitesi boşa getirip getirmediğini hatırlamadığını söyleyen zanlı, araçtan çıkarak kazaya baktığını, trafiğin 10 dakika kadar kapalı kalması üzerine bütün yolcuların metroya binmek üzere otobüsten indiğini anlattı. Otobüsünün arkasındaki araçların kornaya basarak, otobüsü biraz öne almasını istediklerini ifade eden E.A, şunları söyledi.
'FREN TUTMADI, EL FRENİNİ ÇEKEMEDİM'
"Bunun üzerine aracımı biraz ileri almak istedim. Araç çalışıyordu. El frenini indirdim. Biraz ileri alacaktım. Bu sebeple biraz gaza dokundum. Araç yavaşça hareket edeceğine hızlı şekilde hareket etti. Hemen frene bastım, fren tutmadı. Otobüs hızlı şekilde öne doğru hareket etmeye başladı. Önümde bir tane otobüs vardı. Otobüse vurmamak, sağına geçmek için direksiyonu sağa kırdım. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Otobüs hakimiyetim dışında kaldırıma çıktı. Israrla ayak frenine bastım. Otobüs durmadı, heyecanlandım. El frenini çekemedim, unuttum. Otobüs kaldırımda devam ediyordu. İnsanlar kaçışıyordu. Onlara çarpıyordum. Kaldırımın kenarında bulunan iki araca yandan çarptım. Kaldırımda bekleyen ve yürüyen insanlara otobüs çarptı. Devamlı ayak frenine basıyordum. Otobüs benim ayak frenine basmamla mı durdu, bilemiyorum. Araç durdu. Daha sonra şoka girdim."
E.A, sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda ise "araçla ilgili bir kusur nedeniyle kazanın meydana geldiğini" savunarak, "Benim herhangi bir kusurum yok. Üzgünüm. Kimsenin zarar görmesini istemezdim" dedi. Zanlının avukatı Kürşat Kaya, müvekkilinin kazadan üzüntü duyduğunu belirtti. Kaya, kazanın otobüsteki teknik sorunlardan kaynaklandığını savunarak, bu konunun araştırılmasını isteyeceklerini bildirdi.
[http://www.hurriyet.com.tr/gundem/30218166.asp kaynak]
Kaza tanıklarının ifadeleri şöyle;
https://www.youtube.com/watch?v=lghQm3aYZX8
Gökçek'ten kaza açıklaması
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara Dikimevi'nde meydana gelen 12 kişinin hayatını kaybettiği otobüs faciasına ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Olay bizi derin üzüntüye sokmuştur. 8 yıllık tecrübeli bir şoförün böyle bir kaza yapmasının nedeni bilirkişilerin yaptığı inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır" dedi.
Melih Gökçek, "Bugün öğleden sonra Dikimevi'nde körüklü bir otobüsümüzün neden olduğu müessif bir kaza neticesinde 12 vatandaşımız hayatını kaybederken 7 vatandaşımız da yaralanmıştır. Olayın oluş nedeni ile ilgili savcılık, bilirkişiler ve EGO yetkilileri araştırmalara devam etmektedir. Olay bizi derin üzüntüye sokmuştur... vefat eden hemşerilerimize Cenab-ı Hak'dan rahmet diliyoruz...ailelerine baş sağlığı diliyoruz.. Yaralı kardeşlerimize Allah'dan acil şifalar diliyoruz...tekrar ifade etmek istiyoruz ki üzüntümüz çok büyüktür... Şu anda kazaya karışan otobüs emniyet otoparkına çekilmiş olup, araç içi ve araç dışı kamera görüntüleri resmi bilirkişiler ve savcılık tarafından detaylı olarak incelenmektedir. Olayı yakinen takip etmeye devam ediyoruz. 8 yıllık tecrübeli bir şoförün böyle bir kaza yapmasının nedeni bilirkişilerin yaptığı inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır.Vefat edenlerin aileleriyle, yaralılarn ailelerine Büyükşehir Belediyesi ve Ego olarak maddi ve manevi destek olmak zorunda olduğumuzun şuurundayız. Elbette giden gelmiyor ve üzüntü ortadan kalkmıyor. Aama gücümüz ne kadar yeterse ailelerin acısına ortak olmak görevimiz" ifadelerine yer verdi.
[http://www.milliyet.com.tr/gokcek-ten-ilk-aciklama/siyaset/detay/2125465/default.htm Kaynak]
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara Dikimevi'nde meydana gelen 12 kişinin hayatını kaybettiği otobüs faciasına ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Olay bizi derin üzüntüye sokmuştur. 8 yıllık tecrübeli bir şoförün böyle bir kaza yapmasının nedeni bilirkişilerin yaptığı inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır" dedi.
Melih Gökçek, "Bugün öğleden sonra Dikimevi'nde körüklü bir otobüsümüzün neden olduğu müessif bir kaza neticesinde 12 vatandaşımız hayatını kaybederken 7 vatandaşımız da yaralanmıştır. Olayın oluş nedeni ile ilgili savcılık, bilirkişiler ve EGO yetkilileri araştırmalara devam etmektedir. Olay bizi derin üzüntüye sokmuştur... vefat eden hemşerilerimize Cenab-ı Hak'dan rahmet diliyoruz...ailelerine baş sağlığı diliyoruz.. Yaralı kardeşlerimize Allah'dan acil şifalar diliyoruz...tekrar ifade etmek istiyoruz ki üzüntümüz çok büyüktür... Şu anda kazaya karışan otobüs emniyet otoparkına çekilmiş olup, araç içi ve araç dışı kamera görüntüleri resmi bilirkişiler ve savcılık tarafından detaylı olarak incelenmektedir. Olayı yakinen takip etmeye devam ediyoruz. 8 yıllık tecrübeli bir şoförün böyle bir kaza yapmasının nedeni bilirkişilerin yaptığı inceleme neticesinde ortaya çıkacaktır.Vefat edenlerin aileleriyle, yaralılarn ailelerine Büyükşehir Belediyesi ve Ego olarak maddi ve manevi destek olmak zorunda olduğumuzun şuurundayız. Elbette giden gelmiyor ve üzüntü ortadan kalkmıyor. Aama gücümüz ne kadar yeterse ailelerin acısına ortak olmak görevimiz" ifadelerine yer verdi.
[http://www.milliyet.com.tr/gokcek-ten-ilk-aciklama/siyaset/detay/2125465/default.htm Kaynak]
Fareler bi gün toplanmış karar almışlar.
Şu kedinin boynuna bi çan takalım kedi yakşalınca sesi duyar saklanırız diye.Çoşkuyla kabul edilmiş öneri.
Biri demiş ki peki çanı kim takacak.
Şu kedinin boynuna bi çan takalım kedi yakşalınca sesi duyar saklanırız diye.Çoşkuyla kabul edilmiş öneri.
Biri demiş ki peki çanı kim takacak.
2.sezonun fragmanı oldukça heyecan verici. Moğal istisalı bu sezon işlenecek. Umarım yalan yanlış olaylara girmeden, reyting kaygısına düşmeden okumayı bilmeyen bizlere tarhi bi nebze olsun anlatırlar.
Diriliş 'Ertuğrul' rekor kırdı
TRT 1’in reyting rekortmeni dizisi Diriliş Ertuğrul’un 2. sezon tanıtımları, internette rekor kırdı. Dizinin tanıtımları üç gün içinde 10 milyondan fazla kişiye erişirken, 3 milyona yakın da tıklanma aldı.
TRT 1’in reyting rekortmeni dizisi Diriliş Ertuğrul’un 2. sezon tanıtımları, internette rekor kırdı. Dizinin tanıtımları üç gün içinde 10 milyondan fazla kişiye erişirken, 3 milyona yakın da tıklanma aldı.
“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.
Diriliş “Ertuğrul” Genel Hikayesi: 13. Yüzyıl… Dünya yeni kudretini arıyordu. Ve Anadolu, emperyallerin kavgaya tutuştuğu bir diyardı. 1071’de Türklerin girdiği bu topraklara şimdi, Haçlılar ve Moğollar da ortak olmak istiyordu. Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Mezopotamya yeni sahibini arıyordu. İşte bu yangın yerinde, bizim hikayemizin kahramanı Ertuğrul da, 400 çadırlık obasına bir yurt arıyordu. Yıllardır yersiz ve yurtsuz kalan Kayılar, Ertuğrul’dan acılarına, çilelerine ve yolculuklarına son verecek bir yurt istiyordu. Ertuğrul, göğü çadır, yeri yatak eyleyerek zor bir mücadeleye talip oldu. Tapınak Şövalyeleri ve vahşi Moğollar onun en büyük düşmanlarıydı. Ertuğrul, ümitlerin tükendiği bir çağda nice zorluğa göğüs gererek, azmi ve sabrı sayesinde düşmanlarını yendi ve Kayı boyuna bir yurt verdi. Bu yurtta üç kıtada altı asır hüküm sürecek olan dünyanın en ihtişamlı devleti Osmanlı İmparatorluğu kuruldu. Bu muhteşem devletin sırrı da kahramanımız Ertuğrul’un hikayesinde gizliydi. Ertuğrul’un, İbn-i Arabi’den aldığı bu sır, onu adım adım hayallerine taşıdı. Ertuğrul, hayallerine giderken aslında dünyaya yeni bir medeniyet armağan etti. Temellerini attığı devlet, dünyanın kaderini değiştirdi. Biz de dünyanın kaderini değiştiren adamın destansı hikayesine, boyun eğmeyen karakterine, büyüleyici aşkına ve tüm insanlığa yetecek adalet duygusuna şahitlik edeceğiz. Diriliş “Ertuğrul” aynı zamanda bugünün hikayesi…
13. yüzyılda İslam dünyası bugün ki gibi büyük sorunlar yaşıyordu. Bir lider ve bir kahraman bekliyordu. Diriliş “Ertuğrul” dizisi inşa sürecindeki yeni Türkiye için tarihin yol rehberliğinde bugüne çok şey söyleyecektir.
- Bu mücadelede casuslar, hainler ve şövalyeler;
- Bu yolculukta entrika, tehlike ve ölüm;
- Bu hikayede yoldaşlık, fedakarlık, cesaret ve yiğitlik;
- Bu destanda büyüleyici bir aşk var.
”Moğolların baskılarıyla bunalan Kayılar, yurt bulamadıkları için Selçuklulara ait yayladan göç edememişlerdir.
Kış ve kıtlık obayı esir almıştır. Süleyman Şah’ın büyük oğlu Gündoğdu, toyda Halep’e gitmeyi önerir. Bu teklif kabul görür. Halep emiri El Aziz’in Kayılara Antakya’da bir yurt vermesiyle Kayılar yeni göçün hazırlıklarına başlar. Alpleri ile ava giden Ertuğrul, Selçuklu hanedanı üyesi olan Müslüman bir aileyi Haçlıların elinden kurtarıp obaya getirir. Kayılar, bu ailenin Hanedan üyesi olduklarından habersizdir. Kurtardığı ailenin kızı Halime, Ertuğrul’un kalbine bambaşka bir ateş düşürürken obanın bu yeni misafirleri ateşten bir çember içinde hayat mücadelesi veren Kayıları daha büyük bir tehdidin kucağına atacaktır.
http://www.trthaber.com/haber/magazin/dirilis-ertugrul-2-sezon-ilk-bolum-fragmani-izle-204467.html
TRT 1’in reyting rekortmeni dizisi Diriliş Ertuğrul’un 2. sezon tanıtımları, internette rekor kırdı. Dizinin tanıtımları üç gün içinde 10 milyondan fazla kişiye erişirken, 3 milyona yakın da tıklanma aldı.
TRT 1’in reyting rekortmeni dizisi Diriliş Ertuğrul’un 2. sezon tanıtımları, internette rekor kırdı. Dizinin tanıtımları üç gün içinde 10 milyondan fazla kişiye erişirken, 3 milyona yakın da tıklanma aldı.
“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.
Diriliş “Ertuğrul” Genel Hikayesi: 13. Yüzyıl… Dünya yeni kudretini arıyordu. Ve Anadolu, emperyallerin kavgaya tutuştuğu bir diyardı. 1071’de Türklerin girdiği bu topraklara şimdi, Haçlılar ve Moğollar da ortak olmak istiyordu. Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Mezopotamya yeni sahibini arıyordu. İşte bu yangın yerinde, bizim hikayemizin kahramanı Ertuğrul da, 400 çadırlık obasına bir yurt arıyordu. Yıllardır yersiz ve yurtsuz kalan Kayılar, Ertuğrul’dan acılarına, çilelerine ve yolculuklarına son verecek bir yurt istiyordu. Ertuğrul, göğü çadır, yeri yatak eyleyerek zor bir mücadeleye talip oldu. Tapınak Şövalyeleri ve vahşi Moğollar onun en büyük düşmanlarıydı. Ertuğrul, ümitlerin tükendiği bir çağda nice zorluğa göğüs gererek, azmi ve sabrı sayesinde düşmanlarını yendi ve Kayı boyuna bir yurt verdi. Bu yurtta üç kıtada altı asır hüküm sürecek olan dünyanın en ihtişamlı devleti Osmanlı İmparatorluğu kuruldu. Bu muhteşem devletin sırrı da kahramanımız Ertuğrul’un hikayesinde gizliydi. Ertuğrul’un, İbn-i Arabi’den aldığı bu sır, onu adım adım hayallerine taşıdı. Ertuğrul, hayallerine giderken aslında dünyaya yeni bir medeniyet armağan etti. Temellerini attığı devlet, dünyanın kaderini değiştirdi. Biz de dünyanın kaderini değiştiren adamın destansı hikayesine, boyun eğmeyen karakterine, büyüleyici aşkına ve tüm insanlığa yetecek adalet duygusuna şahitlik edeceğiz. Diriliş “Ertuğrul” aynı zamanda bugünün hikayesi…
13. yüzyılda İslam dünyası bugün ki gibi büyük sorunlar yaşıyordu. Bir lider ve bir kahraman bekliyordu. Diriliş “Ertuğrul” dizisi inşa sürecindeki yeni Türkiye için tarihin yol rehberliğinde bugüne çok şey söyleyecektir.
- Bu mücadelede casuslar, hainler ve şövalyeler;
- Bu yolculukta entrika, tehlike ve ölüm;
- Bu hikayede yoldaşlık, fedakarlık, cesaret ve yiğitlik;
- Bu destanda büyüleyici bir aşk var.
”Moğolların baskılarıyla bunalan Kayılar, yurt bulamadıkları için Selçuklulara ait yayladan göç edememişlerdir.
Kış ve kıtlık obayı esir almıştır. Süleyman Şah’ın büyük oğlu Gündoğdu, toyda Halep’e gitmeyi önerir. Bu teklif kabul görür. Halep emiri El Aziz’in Kayılara Antakya’da bir yurt vermesiyle Kayılar yeni göçün hazırlıklarına başlar. Alpleri ile ava giden Ertuğrul, Selçuklu hanedanı üyesi olan Müslüman bir aileyi Haçlıların elinden kurtarıp obaya getirir. Kayılar, bu ailenin Hanedan üyesi olduklarından habersizdir. Kurtardığı ailenin kızı Halime, Ertuğrul’un kalbine bambaşka bir ateş düşürürken obanın bu yeni misafirleri ateşten bir çember içinde hayat mücadelesi veren Kayıları daha büyük bir tehdidin kucağına atacaktır.
http://www.trthaber.com/haber/magazin/dirilis-ertugrul-2-sezon-ilk-bolum-fragmani-izle-204467.html
Bu yıl 24.09.2015 tarihinde eda edeceğimiz mübarek gün, bayram.
Kurban, Allâhü Teâlâ'ya yakınlık için, ibâdet niyetiyle kurban bayramı günlerinde, kurbana müsait bir hayvanı kesmektir.
Kendisine fıtır sadakası vâcip olan kimselere kurban da vâciptir. Yâni nisaba mâlik olan hür, mukîm, her müslümana vâciptir.
Kurban, kesenin kendi nefsine bedel olarak kesilir. Allâh rızâsı için hâlisâne bir niyetle kesilen kurbanın akan ilk kanı ile birlikte kurban kesen mü'minin günahlarının bağışlanacağı beyân olunmuştur.
http://www.unitedamericanmuslim.org/kitaplik/MuhtasarIlmihal/
Kurban, Allâhü Teâlâ'ya yakınlık için, ibâdet niyetiyle kurban bayramı günlerinde, kurbana müsait bir hayvanı kesmektir.
Kendisine fıtır sadakası vâcip olan kimselere kurban da vâciptir. Yâni nisaba mâlik olan hür, mukîm, her müslümana vâciptir.
Kurban, kesenin kendi nefsine bedel olarak kesilir. Allâh rızâsı için hâlisâne bir niyetle kesilen kurbanın akan ilk kanı ile birlikte kurban kesen mü'minin günahlarının bağışlanacağı beyân olunmuştur.
http://www.unitedamericanmuslim.org/kitaplik/MuhtasarIlmihal/
kaçla kapatacağını merakla beklediğim ilan.Tarih aralığı da kısa olmuş araya bi de bayram giriyor.hayırlısı bakalım.
Filmin konusu ya da temasının Jean-Paul Sartre’ın ünlü romanı Bulantı’yla bir ilgisi yoktur ama şöyle bir bağı vardır: Zeki Demirkubuz, yedi yıl önce –çekebilir miyim düşüncesiyle- Sartre’ın romanını çalışmaya karar vermiş, bilgisayarında Bulantı adında bir dosya açmış ama bir süre sonra bu fikirden vazgeçip filmin şimdiki haline yönelmiştir. Önceleri acelesi olmadığından, sonra vakit daraldığında yeni bir isim bulamadığından, zaten filmlerine isim bulmakta hep zorlandığından, bulduğu diğer isimlerden hoşlanmayıp bu arada Bulantı’ya alıştığından ve çok sevdiğinden filmin ismi bu şekilde kalmıştır.
abbas
haydi abbas, vakit tamam;
aksam diyordun iste oldu aksam.
kur bakalim çilingir soframızı;
dinsin artik bu kalp agrısı.
şu ağacın gölgesinde olsun;
tam kenarında havuzun.
aya haber sal çıksın bu gece;
görünsün şöyle gönlümce.
bas kırbacı sihirli seccadeye,
göster hükmettiğini mesafeye
ve zamana.
katıp tozu dumana,
var git,
böyle ferman etti cahit,
al getir ilk sevgiliyi besiktas'tan;
yaşamak istiyorum gençliğimi baştan.
(gbkz:cahit sıtkı taranıcı)
Herkesin bir düşüncesi var. Herkesin bir popisi var! Ama bunu yazıya dökmediğimiz takdirde ne kıymeti kalıyor ki düşüncemizin. İnsanları etkileyecek fikirlere sahip olamayabiliriz o kadar donanımlı insanlar da değilizdir belki. Ama ileride bizim düşüncelerimizi merak eden çoluğumuz çocuğumuz ya da torunlarımız torunlarımızın torunları olacaktır. Bu günkü sıkıntıları bu gün güldüğümüz şeyleri merak edeceklerdir. Bir şeyi merak ettiğimiz de yazılı kaynaklara başvuruyoruz bizden sonraki insanlar da öyle yapacaklardır.Yazalım efendim düşüncelerimizi duygularımızı yazalım. Ben bu günden önceki günlerde, yıllarda kendi düşünce ve duygularımı merak ediyorum keşke yazabilseydim de okuma fırsatım olsaydı.
Gerçekten ne iş yaptığını merak ettiğim kişi.En son trt de spor yorumculuğu yapıyordu. Bi şekilde yorumluyordu. Sabote etme gibi bi yeteneği var genel olarak.
Ben yumurtayı kırıp onu mutfakta unutmuştum.Şimdilerde yemekle bi alakası olmayan ya da olmasını istemeyen benim o zamanlar (2009-2011 Beykoz Paşabahçe de) sigara böreği yapma girişimleri sonucu oluşan büyük tecrümbem.
Yufkaları kestip üçken şeklinde baş tarafı tutturmak için yumurtanın sarısını kullanıyordum. Sonra kızartıp bi güzel kahvaltıda götürüyordum.Sonra o yumurta sarısını mutfakta bardak içinde unutmuştum. iki veya üç gün boyunca evde kalmıştı ve evde kimse yoktu. Eve geldiğimde o kokuyu iki haftada çıkaramamıştım.Zor bir tecrübeydi.
Yufkaları kestip üçken şeklinde baş tarafı tutturmak için yumurtanın sarısını kullanıyordum. Sonra kızartıp bi güzel kahvaltıda götürüyordum.Sonra o yumurta sarısını mutfakta bardak içinde unutmuştum. iki veya üç gün boyunca evde kalmıştı ve evde kimse yoktu. Eve geldiğimde o kokuyu iki haftada çıkaramamıştım.Zor bir tecrübeydi.
tas
jilet
köpük
jilet
köpük
Şimdilerde gördüğümde pek görmediğim arkadaşlar. Paylaşılacak bişe yok konuşulacak bişe yok.
Benim desteklediğim konudur. Böyle bir şey varsa zaten aileler yanaşmıyordur. olmasın diye ellerinden geleni yapmıyorlardır. Sevenlerin de yapmaları gereken tek çare olmak zorunda kalır. Ailelerin Her zaman doğruyu görecekler diye bişe yok. Tabi kaçırdığı kişiye sahip çıkılması lazım her durumda.
zor iştir açıkçası.
zor iştir açıkçası.
kendisini zerre kadar sevmem, görüşlerinden de hiç haz etmem. lakin allahın kokaincileri hatta tacirleri devlet kanalında osmanlı dizisinde oynuyorsa, diğer kokaincimiz beygir gibi bir suratla kara dayı mı kara eşek mi neyse onu gönül rahatlığı ile icra edebiliyorsa , bu zat en son uğraşılacak kişi olmalı.
oğlum o sigarayı tam iç ziyan ediyon.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?