başbakan yardımcısı numan kurtulmuşa istifasını vermiş trt genel müdürüdü.
20 Ekim 2014 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğüne atandı.
selam bes sene onceki ben;
beş yıl sonrasında kaderin çok değişecek. Bildiğim çoğu doğrulardan yine vazgeçmedim bir kısmı hariç.
saçlarım iyice kırlaştı on yaş daha fazla gösteriyorum.
Artık evlendikten sonra aşık olmaya karar verdim malum o zamanlar başka düşünüyordum.
Hala hayvan gibi çay içiyorum.
İnanmazsın belki ama istanbuldan ayrıldım ve başka bir şehirde yaşıyorum artık ya da yaşamaya çabalıyorum.
not: belki daha sonra uzun uzun yazarım. Tabi sen benim bu yaşıma gelmezsen.
beş yıl sonrasında kaderin çok değişecek. Bildiğim çoğu doğrulardan yine vazgeçmedim bir kısmı hariç.
saçlarım iyice kırlaştı on yaş daha fazla gösteriyorum.
Artık evlendikten sonra aşık olmaya karar verdim malum o zamanlar başka düşünüyordum.
Hala hayvan gibi çay içiyorum.
İnanmazsın belki ama istanbuldan ayrıldım ve başka bir şehirde yaşıyorum artık ya da yaşamaya çabalıyorum.
not: belki daha sonra uzun uzun yazarım. Tabi sen benim bu yaşıma gelmezsen.
1.nesil yazar. Hoş gelmiş.
Hükümet Konağı, Şırnak Merkez/Şırnak
(0486) 216 1526
(0486) 216 1526
Özel veya kamu kuruluşlarında belli bir makama, kişiye yardımcı olmak amacıyla haberleşmeyi sağlayan, yazışma yapabilen görevli
leyla ile mecnun dizisinin efsane karakteri.
Veresiye defterine günlük yazan kişi.
Yaptığı içeceğe erdali adını veren bakkal.
(bkz: çay erdal bakkal da içilir )
Veresiye defterine günlük yazan kişi.
Yaptığı içeceğe erdali adını veren bakkal.
(bkz: çay erdal bakkal da içilir )
diriliş ertuğrul dizisinde kocabaş karakterini canlandıran oyuncu. Bu hafta dizi de bamsı beyrek karakterinden öyle bir dayak yemiştir ki gerçek hayatta yeminle hem dayak atan adamın yerinde olmak isterdim hem dayak yiyen kocabaş'ın (evren erler) yerinde olmak isterdim.
Böyle güzel bir dayak atma yok (yazar burada şiddete meylini değil stresli olduğunu bildiriyor) hem de dayak yiyenin yerinde olmak isterdim. Daha önceden sağlam bir sopa yemiş biri olarak, dayak yemenin tadı (gurur incinmediği sürece) dayak atmaktan iyidir. Tabi dayak atmakta iyidir. Dayak yedikten sonra öyle bir rahatlama geliyorki kaplıcaya girmek kadar rahatlatıcı oluyor.
(bkz: kafasına kafasına vurdular )
Böyle güzel bir dayak atma yok (yazar burada şiddete meylini değil stresli olduğunu bildiriyor) hem de dayak yiyenin yerinde olmak isterdim. Daha önceden sağlam bir sopa yemiş biri olarak, dayak yemenin tadı (gurur incinmediği sürece) dayak atmaktan iyidir. Tabi dayak atmakta iyidir. Dayak yedikten sonra öyle bir rahatlama geliyorki kaplıcaya girmek kadar rahatlatıcı oluyor.
(bkz: kafasına kafasına vurdular )
Türk Sinema'sında bir çok önemli filme imza atmış olan Memduh Ün 16 Ekim 2015`te 95 yaşında yaşamını yitirdi.
(bkz:memduh ün)
(bkz:memduh ün)
namı diğer nimet abla.
1928 yılında eşinin Eminönü'ndeki dükkânında (o günlerdeki adıyla Türk Tayyare Cemiyeti) Millî Piyango biletleri satmaya başlamasıyla kendisinin de ünlü olma yolundaki yaşamı başlamış oldu. Tanıtım amacıyla dağıtılan biletlerin parasını toplayamayınca iflasın eşiğine gelen aile, \"Nimet Abla\"nın girişimiyle kurtuldu: Nimet Özden, Türk Tayyare Cemiyeti'nden bayiilik aldı . 1931 yılında sattığı bir bilete büyük yılbaşı ikramiyesi olan yüzbin lira çıkması ve basının bu durumu fotoğraf ve röportajlarla kamuoyuna sunması, Nimet Abla gişesinin ününü artırdı. 1938'de Eminönü'deki istimlak çalışmaları nedeniyle şimdiki yerine taşınan bilet gişesi, giderek Türkiye çapında tanınmaya başladı. Reklama önem veren Nimet Abla, bilet alanlara kazandırdığı paralar için gazetelere ilan verdi.
1928 yılında eşinin Eminönü'ndeki dükkânında (o günlerdeki adıyla Türk Tayyare Cemiyeti) Millî Piyango biletleri satmaya başlamasıyla kendisinin de ünlü olma yolundaki yaşamı başlamış oldu. Tanıtım amacıyla dağıtılan biletlerin parasını toplayamayınca iflasın eşiğine gelen aile, \"Nimet Abla\"nın girişimiyle kurtuldu: Nimet Özden, Türk Tayyare Cemiyeti'nden bayiilik aldı . 1931 yılında sattığı bir bilete büyük yılbaşı ikramiyesi olan yüzbin lira çıkması ve basının bu durumu fotoğraf ve röportajlarla kamuoyuna sunması, Nimet Abla gişesinin ününü artırdı. 1938'de Eminönü'deki istimlak çalışmaları nedeniyle şimdiki yerine taşınan bilet gişesi, giderek Türkiye çapında tanınmaya başladı. Reklama önem veren Nimet Abla, bilet alanlara kazandırdığı paralar için gazetelere ilan verdi.
benim, hiç tartışmasız ilk beşim şöyledir.
1-http://www.memur-sozluk.com/
2-https://www.google.com.tr
3-https://www.youtube. com
4-https://www.facebook.com/
5-https://plus.google.com/+Memursozluk313
1-http://www.memur-sozluk.com/
2-https://www.google.com.tr
3-https://www.youtube. com
4-https://www.facebook.com/
5-https://plus.google.com/+Memursozluk313
eğer yüzünüzü yıkadığınız yer soğuk ise ve üşüyorsanız oldukça sıkıntılı olan bir durum.
bu öğle arası ve bundan önceki öğle aralarında bizzatihi amirim olmayan ama çoğu kişinin amiri olan maalesef zamanında makama layık görülmüş (makamına saygım sonsuzdur bu arada) adı müdür müsveddesi birinin herkesten dilendiği durum.
Şöyle açıklayayım da karanlık birşey kalmasın. Bir adam düşünün maddi durumu oldukça iyi biri. Yani öyle on tl ye tamah edecek bir adam değil normal şartlarda. Sitede oturuyor, bazılarının tabiri ile güvenlikli site de ( sitede bir daire fiyatından biçin) ayrıca ev kendisine ait, arabası var. Anlattıklarına hiç girmiyorum. adı anlattıkları değil belki kendi maddi durumunu maddi durumu olan ya da olmayan insanlara pazarlama adına yaptığı param var benim baskısı modern para popülaritesi. Tek özelliği olan parasının olmasının verdiği kelimeler ile konuşma da denebilir.
Türkiye de çok şehir gezdim çok şehirde (kısa süreli de olsa) yaşama fırsatı buldum. Hepsinde hemen hemen denk gelmişimdir (gbkz:bi sigara verir misin) lafına ama bunu isteyen insanlar genel de maddi durumdan yoksun insanlar yaparlar bunu ki belki de haklılık payları vardır onlar tarafında düşünülünce. Bende yok sende var o zaman paylaşalım düşüncesi de olabilir bu ya da bende yok ama bağımlılık var az verde keyif için ya da tasa'ma ilaç olsun diye de istenmiş olabilir. Çok sigara vermişliğim var hatta dün akşam sokakta isteyen birine üç tane verdim içersin diye. Çok teşekkür de etti ayrıca. Tabi bu da hoşlandığım bir durum değildir ama yine karşı taraftan anlaşılabilecek bir durumdur.
Konuya geri dönersek bu maddi durumu iyi kişi bu sigara isteme olayını kanımca iki şeyden dolayı yapıyor.
Birincisi;Farkındalık oluşturmaya çalışıyor kendi halinde.
Ne özelliği var diye düşünüyorum ama gerçekten kendimi zorluyorum ne var acaba diye ama yok gerçekten bir özelliğini bulamıyorum iki yıla yakın süredir tanıyorum tek bildiğim özelliği pozitif olarak parasının olması. Bir sürü de negatif özelliği var konu dahilinde değil şuan.
İlk okulda veya lisede kol kuvveti, kalıp, kavga edersem döverim duygusu ile yaşayan insanların başka bir özelliğinin olmamasından dolayı bu duruma ağırlık vermesi gibi bir durum.
Kendisini normal toplum düzeninde korumak için yaptığı bir durum olarak düşünüyorum ki inşallah öyledir.
ikincisi;
Psikolojik hastalık.
Psikolojik hastalık olabilir ve bence kuvvetle muhtemel öyle. (gbkz:Kleptomani)ye benzer bir hastalık olsa gerek belki adı vardır tıp'ta ama ben daha bilmiyorum. Aslında bu bahsettiğim psikolojik hastalık hepimizde var kısmen ve ya çoğunlukla. bazı insanlar yere düşen 5 kuruşa, harcadığı 10 tl ye içi gider. Bazı kişiler de bunlara üzülmez ufak paralardır bunlar ama onlarda boşa giden 10.000 tl ye üzülürler yani onlar için standart odur. Bu (gbkz:para kaybetme) sonucu insanda oluşan bu hüzün kişiden kişiye farklılık taşıyabilir. Aslında (gbkz:hepimiz hastayız)a çıkıyor bu konu ama bir tek dal sigara maliyeti 3,25 kr olarak alırsak yine hasta olan ben için (benim için bu rakam oldukça yüksek diye inanıyorum) bu adam psikolojik hasta.
İnsanlardan bir dal sigara istemesinin nedeni kendi parasının gitmemesinden kaynaklı. Sigarayı daimi olarak içen birinden bahsediyorum. Birinden alınan bir dal sigara 3,25 gelir demek bi nevi bunun pazarlığını yapıyor içsel olarak. Günlük farklı farklı kişilerden yaptığı bu durum ona bir gelir oluşturuyor.
bu onu oldukça mutlu ediyor. Hayatımda, en fazla acıdığım insanlar kategorisinde bu olaylar sonrasında hızla yukarılara doğru tırmanan biri oldu maalesef. Bu problemi kendi aile yaşamı ile ilgili de değerlendirmek istedim ancak düşünmesi içime bir hüzün düşürdüğü için konuyu düşüncemden hemen attım.
Yahu abartma senden toplam aldığı bir paket sigara olsun onun maliyeti 10 tl olsa sende bu hasta sınıfında başlardasın diye düşünebilirsiniz. Yok arkadaş benim sıkıntı paradan kaynaklı değil bu tarz bir adamın bu tarz bir davranışı beni oldukça rahatsız ediyor.Hem üzüyor hem rahatsız ediyor.
Verme olum! Verme, vermiyorum de! yok de!
Evet bunu da denemişliğim var birden fazla bir süre içerisinde yok demişliğim hatta bi ara sürekli istiyorsunuz veremem demişliğim de var. Bu sözlerden sonra bildiğin çocuk tribine maruz kalıyorum ve kaldım.
Bunu bildiğin onun amirlerine şikayet yolunu neden denemiyorsun diye düşlüyor olabilirsiniz?
bunun için de kredimi kullanmak istemiyorum. Her zaman çıkamadığınız yere ya benim bi problemim var siz de 0.5 uç var mı acaba diye de çıkmak istemiyorum açıkcası.
Not: en fazla acıdığım kişilerin başında kendim geliyor. Bir sürü nedeni var. Bu bunlardan biri mesela, (gbkz:beraber yaşama olgusu).
Birlikte iş yapma ve o işten verim alma olgusu.
Şöyle açıklayayım da karanlık birşey kalmasın. Bir adam düşünün maddi durumu oldukça iyi biri. Yani öyle on tl ye tamah edecek bir adam değil normal şartlarda. Sitede oturuyor, bazılarının tabiri ile güvenlikli site de ( sitede bir daire fiyatından biçin) ayrıca ev kendisine ait, arabası var. Anlattıklarına hiç girmiyorum. adı anlattıkları değil belki kendi maddi durumunu maddi durumu olan ya da olmayan insanlara pazarlama adına yaptığı param var benim baskısı modern para popülaritesi. Tek özelliği olan parasının olmasının verdiği kelimeler ile konuşma da denebilir.
Türkiye de çok şehir gezdim çok şehirde (kısa süreli de olsa) yaşama fırsatı buldum. Hepsinde hemen hemen denk gelmişimdir (gbkz:bi sigara verir misin) lafına ama bunu isteyen insanlar genel de maddi durumdan yoksun insanlar yaparlar bunu ki belki de haklılık payları vardır onlar tarafında düşünülünce. Bende yok sende var o zaman paylaşalım düşüncesi de olabilir bu ya da bende yok ama bağımlılık var az verde keyif için ya da tasa'ma ilaç olsun diye de istenmiş olabilir. Çok sigara vermişliğim var hatta dün akşam sokakta isteyen birine üç tane verdim içersin diye. Çok teşekkür de etti ayrıca. Tabi bu da hoşlandığım bir durum değildir ama yine karşı taraftan anlaşılabilecek bir durumdur.
Konuya geri dönersek bu maddi durumu iyi kişi bu sigara isteme olayını kanımca iki şeyden dolayı yapıyor.
Birincisi;Farkındalık oluşturmaya çalışıyor kendi halinde.
Ne özelliği var diye düşünüyorum ama gerçekten kendimi zorluyorum ne var acaba diye ama yok gerçekten bir özelliğini bulamıyorum iki yıla yakın süredir tanıyorum tek bildiğim özelliği pozitif olarak parasının olması. Bir sürü de negatif özelliği var konu dahilinde değil şuan.
İlk okulda veya lisede kol kuvveti, kalıp, kavga edersem döverim duygusu ile yaşayan insanların başka bir özelliğinin olmamasından dolayı bu duruma ağırlık vermesi gibi bir durum.
Kendisini normal toplum düzeninde korumak için yaptığı bir durum olarak düşünüyorum ki inşallah öyledir.
ikincisi;
Psikolojik hastalık.
Psikolojik hastalık olabilir ve bence kuvvetle muhtemel öyle. (gbkz:Kleptomani)ye benzer bir hastalık olsa gerek belki adı vardır tıp'ta ama ben daha bilmiyorum. Aslında bu bahsettiğim psikolojik hastalık hepimizde var kısmen ve ya çoğunlukla. bazı insanlar yere düşen 5 kuruşa, harcadığı 10 tl ye içi gider. Bazı kişiler de bunlara üzülmez ufak paralardır bunlar ama onlarda boşa giden 10.000 tl ye üzülürler yani onlar için standart odur. Bu (gbkz:para kaybetme) sonucu insanda oluşan bu hüzün kişiden kişiye farklılık taşıyabilir. Aslında (gbkz:hepimiz hastayız)a çıkıyor bu konu ama bir tek dal sigara maliyeti 3,25 kr olarak alırsak yine hasta olan ben için (benim için bu rakam oldukça yüksek diye inanıyorum) bu adam psikolojik hasta.
İnsanlardan bir dal sigara istemesinin nedeni kendi parasının gitmemesinden kaynaklı. Sigarayı daimi olarak içen birinden bahsediyorum. Birinden alınan bir dal sigara 3,25 gelir demek bi nevi bunun pazarlığını yapıyor içsel olarak. Günlük farklı farklı kişilerden yaptığı bu durum ona bir gelir oluşturuyor.
bu onu oldukça mutlu ediyor. Hayatımda, en fazla acıdığım insanlar kategorisinde bu olaylar sonrasında hızla yukarılara doğru tırmanan biri oldu maalesef. Bu problemi kendi aile yaşamı ile ilgili de değerlendirmek istedim ancak düşünmesi içime bir hüzün düşürdüğü için konuyu düşüncemden hemen attım.
Yahu abartma senden toplam aldığı bir paket sigara olsun onun maliyeti 10 tl olsa sende bu hasta sınıfında başlardasın diye düşünebilirsiniz. Yok arkadaş benim sıkıntı paradan kaynaklı değil bu tarz bir adamın bu tarz bir davranışı beni oldukça rahatsız ediyor.Hem üzüyor hem rahatsız ediyor.
Verme olum! Verme, vermiyorum de! yok de!
Evet bunu da denemişliğim var birden fazla bir süre içerisinde yok demişliğim hatta bi ara sürekli istiyorsunuz veremem demişliğim de var. Bu sözlerden sonra bildiğin çocuk tribine maruz kalıyorum ve kaldım.
Bunu bildiğin onun amirlerine şikayet yolunu neden denemiyorsun diye düşlüyor olabilirsiniz?
bunun için de kredimi kullanmak istemiyorum. Her zaman çıkamadığınız yere ya benim bi problemim var siz de 0.5 uç var mı acaba diye de çıkmak istemiyorum açıkcası.
Not: en fazla acıdığım kişilerin başında kendim geliyor. Bir sürü nedeni var. Bu bunlardan biri mesela, (gbkz:beraber yaşama olgusu).
Birlikte iş yapma ve o işten verim alma olgusu.
Tayland'da bir işçi, sosyal medyada kralın köpeğine hakaret ettiği gerekçesiyle, 37 yıl hapis cezası ile yargılanıyor.
Tayland'da savcılar, sosyal medyada Kral Bhumibol Adulyadej'in köpeğine hakaret ettiği gerekçesiyle bir kişi hakkında hapis istemiyle dava açtı.
Tayland'da askeri mahkemeye gelen davada, Thanakorn Siripaiboon adlı işçi, Kral Adulyadej'in köpeği hakkında \"uygun olmayan\" yorumları Facebook'ta paylaşmakla suçlanıyor.
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, Siripaiboon suçlu bulunursa 37 yıla kadar hapis cezası alması gündemde.
Hakaret olarak tanımlanan ifadeler ise askeri mahkeme tarafından açıklanmadı.
Tayland'da ölmüş krallara hakaret edilmesi de suç teşkil ediyor. 2014'te 400 yıl önce yaşamış bir hükümdara hakaret ettiği gerekçesiyle bir akademisyen hapis cezasına çarptırılmıştı.
[http://haber.sol.org.tr/dunya/kralin-kopegine-hakaret-ettigi-gerekcesiyle-37-yil-hapsi-isteniyor-139613 tık tık]
Tayland'da savcılar, sosyal medyada Kral Bhumibol Adulyadej'in köpeğine hakaret ettiği gerekçesiyle bir kişi hakkında hapis istemiyle dava açtı.
Tayland'da askeri mahkemeye gelen davada, Thanakorn Siripaiboon adlı işçi, Kral Adulyadej'in köpeği hakkında \"uygun olmayan\" yorumları Facebook'ta paylaşmakla suçlanıyor.
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, Siripaiboon suçlu bulunursa 37 yıla kadar hapis cezası alması gündemde.
Hakaret olarak tanımlanan ifadeler ise askeri mahkeme tarafından açıklanmadı.
Tayland'da ölmüş krallara hakaret edilmesi de suç teşkil ediyor. 2014'te 400 yıl önce yaşamış bir hükümdara hakaret ettiği gerekçesiyle bir akademisyen hapis cezasına çarptırılmıştı.
[http://haber.sol.org.tr/dunya/kralin-kopegine-hakaret-ettigi-gerekcesiyle-37-yil-hapsi-isteniyor-139613 tık tık]
yeni yavuklu olmuş kişilerin birbirlerine yaptıkları eziyet. İlk zamanlarda ki en fazla tartışılan konulardan biridir hemen hemen.
aşkım hadi kapatalım cok konuştuk
+ tamam aşkım hadi kapat
- hayır önce sen kapat
+ ya aşkım kapat dedim hadiii
- bitanem hadi kapat uğraştırma
+ aşkım hadiiii
- dıııt.. dıııt.. dıııtt..
+ kapattı öküz!!
aşkım hadi kapatalım cok konuştuk
+ tamam aşkım hadi kapat
- hayır önce sen kapat
+ ya aşkım kapat dedim hadiii
- bitanem hadi kapat uğraştırma
+ aşkım hadiiii
- dıııt.. dıııt.. dıııtt..
+ kapattı öküz!!
Ludwig van Beethoven, Alman klasik müzik bestecisi. Ludwig van Beethoven Bonn’da 8 oğlu olan, fakat bunların hepsinin de kendisi gibi engelli olduğu bir ailenin çocuğudur. İlk müzik öğretmeni babasıdır.
Elseve Şampuan 600 ml Arı Sütü (yazar burada aleni reklam yapıyor.). Kokusunu çok beğeniyorum ondan kullanıyorum sanırım. 2011 den beri hemen hemen (yazar burada reklamda mübalağaya gidiyor).
iler zamanlarda çekilmesi beklenen dizi. İsmi rahatsız etti açıkcası. Ne demek imparator?
Osmanlı İmparatorluğu'nun en çok tartışılan padişahlarından olan 2. Abdülhamid'in hayatı 'Son İmparator Abdülhamid Han' adıyla televizyon dizisi haline getirilecek. 33 yıl tahtta kalan 2. Abdülhamid'in hayatını hikâye edinen 'Son İmparator Abdülhamid Han'ın senaryosu Ertan Kurtulan'a ait.
Kariyerinde 'Deli Yürek' ve 'Poyraz Karayel'in de senaryoları bulunan Kurtulan, dizinin 3 yıl önce başladığı senaryosunu bitirerek yapımcı Hayri Aslan'a teslim etti. Aslan, Ömerli'deki Kılıçlar Köyü'ndeki bir araziyi kiralayarak çekim hazırlıklarına başladı. Köydeki arazide hikâyenin geçtiği mekânların inşasına başlanacak. Yapımcı Hayri Aslan projeyle ilgili şunları söyledi: \"3 yıldan fazla bir süredir hazırlanıyoruz. Setin kurulmasına yakında başlanıyor. 2016 yaz aylarının başında çekimlere başlayacağız.\"
[http://www.yeniakit.com.tr/haber/ii-abdulhamid-icin-12-milyon-dolarlik-dizi-projesi-85119.html tık tık]
Osmanlı İmparatorluğu'nun en çok tartışılan padişahlarından olan 2. Abdülhamid'in hayatı 'Son İmparator Abdülhamid Han' adıyla televizyon dizisi haline getirilecek. 33 yıl tahtta kalan 2. Abdülhamid'in hayatını hikâye edinen 'Son İmparator Abdülhamid Han'ın senaryosu Ertan Kurtulan'a ait.
Kariyerinde 'Deli Yürek' ve 'Poyraz Karayel'in de senaryoları bulunan Kurtulan, dizinin 3 yıl önce başladığı senaryosunu bitirerek yapımcı Hayri Aslan'a teslim etti. Aslan, Ömerli'deki Kılıçlar Köyü'ndeki bir araziyi kiralayarak çekim hazırlıklarına başladı. Köydeki arazide hikâyenin geçtiği mekânların inşasına başlanacak. Yapımcı Hayri Aslan projeyle ilgili şunları söyledi: \"3 yıldan fazla bir süredir hazırlanıyoruz. Setin kurulmasına yakında başlanıyor. 2016 yaz aylarının başında çekimlere başlayacağız.\"
[http://www.yeniakit.com.tr/haber/ii-abdulhamid-icin-12-milyon-dolarlik-dizi-projesi-85119.html tık tık]
Kiraz Çok Programlı Anadolu Lisesi öğretmenleri okullarına, İZKA’dan kazandıkları “Kiraz Yüzünü Güneşe Dönüyor” projesi ile okullarını güneş enerjisiyle ısıtmaya başlayarak gündeme oturmuşlardı.
Kiraz Çok Programlı Anadolu Lisesi öğretmenleri okullarına, İZKA’dan kazandıkları “Kiraz Yüzünü Güneşe Dönüyor” projesi ile okullarını güneş enerjisiyle ısıtmaya başlayarak gündeme oturmuşlardı. Bu kez de, yine elektrik ve elektronik bölümü öğretmenleri, geliştirdikleri “Enerjinin Kaynağı Doğadır” projesiyle ünlerine ün kattılar. Bu projeyle, hem sınırları aştılar, hem de okullarını uluslararası platformda tanıttılar. Okulun Elektrik-Elektronik Alanı öğretmenlerinden Murat Taşbaşı ve İngilizce öğretmenlerinden Melih Karahan, Kiraz’da günün öğretmeni oldular.
(gbkz:Ziyaretçi akını)
Güneş enerjisi ile yurdun her tarafından, kutlamalar alan öğretmenler, ikinci projeyle de okulda yeni bir çığır açtılar. Birçok okuldan öğretmenler, Güneş Enerji tesisini görmek için okulu ziyaret edip, enerji sisteminin fotoğraflarını çekerek döndüler.
(gbkz:Yurtdışında 15 gün staj)
2014 Ulusal Ajans'ın teklif çağrısına \"Enerjinin Kaynağı Doğadır \" adını taşıyan projeyle başvuran Kiraz Çok Programlı Anadolu Lisesi, 1300 proje arasından desteklenen projeler arasına girmeyi başarmıştı.2015 yılı Nisan ayında Hollanda'nın Einthoven Teknik Üniversitesi'nde, Mayıs ayında İtalya Modena'da I.T.I.S. FERMO CORNİ Meslek Lisesi'nde ve Ekim ayında İsveç'in Stockholm şehrinde, 4 öğretmen ve 9 öğrenci “Yenilenebilir Enerji” sistemleri ile ilgili 15 er günlük staj çalışmaları yaptılar.
(gbkz:Okul da ün kazandı)
Okul Müdürü Mehmet Yavuz, \"Bu proje sayesinde öğretmen ve öğrencilerimiz mesleki becerilerini arttırdığı gibi, farklı ülkelerin kültürlerini ve insanlarını tanıma şansı buldular. Tabii, gittiğimiz bu ülkeler de hem ülkemizi hem de okulumuzu tanıtma mutluluğuna eriştik. Okulumuz bu proje ile yurt içinde ve yurt dışında tanınır hale geldi ve yeni projeler için yeni birlikteliklerin ilk adımı atıldı. Ben buradan başta Elektrik-Elektronik Bölümü öğretmenimiz Murat Taşbaşı ve İngilizce öğretmenimiz Ahmet Melih Karahan olmak üzere projede emeği geçen tüm öğretmenlerimize çok teşekkür ediyor, başarılarımızın artarak devam etmesini temenni ediyorum” dedi.
[http://www.yerelguc.com/m/?id=10854 k:]
Kiraz Çok Programlı Anadolu Lisesi öğretmenleri okullarına, İZKA’dan kazandıkları “Kiraz Yüzünü Güneşe Dönüyor” projesi ile okullarını güneş enerjisiyle ısıtmaya başlayarak gündeme oturmuşlardı. Bu kez de, yine elektrik ve elektronik bölümü öğretmenleri, geliştirdikleri “Enerjinin Kaynağı Doğadır” projesiyle ünlerine ün kattılar. Bu projeyle, hem sınırları aştılar, hem de okullarını uluslararası platformda tanıttılar. Okulun Elektrik-Elektronik Alanı öğretmenlerinden Murat Taşbaşı ve İngilizce öğretmenlerinden Melih Karahan, Kiraz’da günün öğretmeni oldular.
(gbkz:Ziyaretçi akını)
Güneş enerjisi ile yurdun her tarafından, kutlamalar alan öğretmenler, ikinci projeyle de okulda yeni bir çığır açtılar. Birçok okuldan öğretmenler, Güneş Enerji tesisini görmek için okulu ziyaret edip, enerji sisteminin fotoğraflarını çekerek döndüler.
(gbkz:Yurtdışında 15 gün staj)
2014 Ulusal Ajans'ın teklif çağrısına \"Enerjinin Kaynağı Doğadır \" adını taşıyan projeyle başvuran Kiraz Çok Programlı Anadolu Lisesi, 1300 proje arasından desteklenen projeler arasına girmeyi başarmıştı.2015 yılı Nisan ayında Hollanda'nın Einthoven Teknik Üniversitesi'nde, Mayıs ayında İtalya Modena'da I.T.I.S. FERMO CORNİ Meslek Lisesi'nde ve Ekim ayında İsveç'in Stockholm şehrinde, 4 öğretmen ve 9 öğrenci “Yenilenebilir Enerji” sistemleri ile ilgili 15 er günlük staj çalışmaları yaptılar.
(gbkz:Okul da ün kazandı)
Okul Müdürü Mehmet Yavuz, \"Bu proje sayesinde öğretmen ve öğrencilerimiz mesleki becerilerini arttırdığı gibi, farklı ülkelerin kültürlerini ve insanlarını tanıma şansı buldular. Tabii, gittiğimiz bu ülkeler de hem ülkemizi hem de okulumuzu tanıtma mutluluğuna eriştik. Okulumuz bu proje ile yurt içinde ve yurt dışında tanınır hale geldi ve yeni projeler için yeni birlikteliklerin ilk adımı atıldı. Ben buradan başta Elektrik-Elektronik Bölümü öğretmenimiz Murat Taşbaşı ve İngilizce öğretmenimiz Ahmet Melih Karahan olmak üzere projede emeği geçen tüm öğretmenlerimize çok teşekkür ediyor, başarılarımızın artarak devam etmesini temenni ediyorum” dedi.
[http://www.yerelguc.com/m/?id=10854 k:]
eski Türkçede Ülke alan, mülk tutan, yerleşip sahip olan, yurt edinen anlamına gelmektedir.
google un link kısaltma aparatı. Kullanışlı sayılır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?