karşımıza çıkabilecek her türlü olayların hayırla sonuçlanması için söylenen bir uğurlama duası.
Gece yatmadan önce de gecen hayra karşı denir azericede.
Not: Geceniz hayra karşı gençler.
Cuma günleri camii veya mescitlerde toplanan insanlardır. cemaatle kılınması farz olan namaz cuma namazını insanların bir araya gelmesine vesile olan sosyolojik açıdan muazzam bir durumdur malumunuz.
Öncelikle (gbkz:gergin değilim).
Bu hafta yakınlarda camii olmamasından dolayı en yakın mescite namazı eda etmek için gittim. çok fazla kızdığım kırıldığım şeyler oldu ve bunları dile getirmek istiyorum.
kızdığım şeyleri bir kaç kelam ile ifade etmem gerekirse kısa kısa anlatayım.
Öncelikle yakınlarda camii yok daha doğrusu var ama biz tembellikten dolayı en yakın olan mescide gidiyoruz diyelim. Mescit en fazla 80-90 kişi alır ama cemaat 100-120 arası değişiyor sürekli. arka tarafta bayanlara ayrılan bir bölüm var orası da genelde dolu oluyor. Bu kadar kişinin cumaya gelmesi ayrıca muazzam bişe.
bu hafta kızdığım şeylerden ilki bu kadar ufak bir mescite bu kadar kişinin sığması için ön iki safta oturan kişilerin yörük çadırında bağdaş kurup oturmaktan farklı bir şekilde oturmaları gerekir ki kapıda kimse kalmasın ama gelin görün ki ön taraf bildiğiniz yayılarak oturuyor. bu durumdan kaynaklı olarak da arka tarafta ve bayanlar bölümünde sıkışıklık oluşuyor. Bu durumun çözümü arka tarafa hasır serilerek giderilebilecekken acayip acayip abiler bu sıkışıklığı arttırmak için o hasırı sermemekte ısrar ediyor. Tamam hava soğuk anlıyorum ama yine kapalı bir ortam sonuçta ve cuma namazı 15 dk sürecek toplamda bu hava kimseyi hasta etmez. Hadi bunu düşünemiyor gelen abim anlıyorum onu da içeride sıkışacağından korkan kişi de adam gelmesin deyu elinden geleni yapıyor. Ayrıca mescit olduğu için bir müezzin mevcut değil ve güzelim kıraati düzgün imamımız da olaya el atmıyor ve yine ayrıca biz de her cuma bu sıkışıklığı bile bile oraya gidiyoruz. not: Bundan sonraki cumalarda hususi kapıda bekleyip hasırın başında duracağım.
Bir diğer beni üzen durum ise şöyle mescitte bir (gbkz:müezzin) olmadığı için her hafta biri müezzinlik yapıyor. Müzezzinlik için soğuk savaş veriliyor bildiğiniz ve bu durum da oldukça üzücü. Yapılması gereken bu işin ehli kişiye bırakılması değil midir? Kıraat yok ama özgüven mükemmel müezzinlik için. Bu ciddi bir sorumluluktur ve bunun bilinci daha büyük bir sorumluluk olması gerekiyor.
sigara kokmak, ıslak ayakla mescite girmek vb konulara hiç girmiyorum.
Bizim milletin toplu hareket konusunda oldukça amatör olduğu bir gerçek bunu cuma namazı cemaati üzerinden gittik ama maalesef bu şekilde. Bu meramın dile gelmesi ise biraz daha rahat namaz kılacağım diye birilerini cumadan soğutmamak lazım. Namaz bize toplu şekilde farz ama o toplu şekildeki insanlara sagı sevgi de oldukça mühim değil midir?
biraz da güzel tarafından anlatmak gerekirse mescit imamı mescitin daimi imamı mı bilemiyorum ama ankaraya geldiğimden bu yana bu kadar ses terbiyesi (kıraatı) bu kadar düzgün bir hocaya denk gelmedim. Bütün harflerin haklarını ve müstehaklarını vererek çıkartıyor. Namazdan önce yasini şerif i ihmal etmiyor. En iyisi mi kötüsü mü bilemiyorum yine ama cuma farzından sonra savaştan kaçar gibi çıkan cemaate sinirlenmiyor ve kimseye dalmıyor. (u:he he)
Ayrıca bu cemaate eşlik ettiğiniz takdirde yukarıda yazdığım kötü durumların dışında namaz bitimi ile bir büyük huzurunuz olacaktır. İçeride gerçekten güzel şeyler oluyor gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Bu durumun belki camii cemaati ile ilgisi yoktur. Belki ankara da ki insanların büyükşehir mantığına bürünemediğinin göstergesidir.
Öncelikle (gbkz:gergin değilim).
Bu hafta yakınlarda camii olmamasından dolayı en yakın mescite namazı eda etmek için gittim. çok fazla kızdığım kırıldığım şeyler oldu ve bunları dile getirmek istiyorum.
kızdığım şeyleri bir kaç kelam ile ifade etmem gerekirse kısa kısa anlatayım.
Öncelikle yakınlarda camii yok daha doğrusu var ama biz tembellikten dolayı en yakın olan mescide gidiyoruz diyelim. Mescit en fazla 80-90 kişi alır ama cemaat 100-120 arası değişiyor sürekli. arka tarafta bayanlara ayrılan bir bölüm var orası da genelde dolu oluyor. Bu kadar kişinin cumaya gelmesi ayrıca muazzam bişe.
bu hafta kızdığım şeylerden ilki bu kadar ufak bir mescite bu kadar kişinin sığması için ön iki safta oturan kişilerin yörük çadırında bağdaş kurup oturmaktan farklı bir şekilde oturmaları gerekir ki kapıda kimse kalmasın ama gelin görün ki ön taraf bildiğiniz yayılarak oturuyor. bu durumdan kaynaklı olarak da arka tarafta ve bayanlar bölümünde sıkışıklık oluşuyor. Bu durumun çözümü arka tarafa hasır serilerek giderilebilecekken acayip acayip abiler bu sıkışıklığı arttırmak için o hasırı sermemekte ısrar ediyor. Tamam hava soğuk anlıyorum ama yine kapalı bir ortam sonuçta ve cuma namazı 15 dk sürecek toplamda bu hava kimseyi hasta etmez. Hadi bunu düşünemiyor gelen abim anlıyorum onu da içeride sıkışacağından korkan kişi de adam gelmesin deyu elinden geleni yapıyor. Ayrıca mescit olduğu için bir müezzin mevcut değil ve güzelim kıraati düzgün imamımız da olaya el atmıyor ve yine ayrıca biz de her cuma bu sıkışıklığı bile bile oraya gidiyoruz. not: Bundan sonraki cumalarda hususi kapıda bekleyip hasırın başında duracağım.
Bir diğer beni üzen durum ise şöyle mescitte bir (gbkz:müezzin) olmadığı için her hafta biri müezzinlik yapıyor. Müzezzinlik için soğuk savaş veriliyor bildiğiniz ve bu durum da oldukça üzücü. Yapılması gereken bu işin ehli kişiye bırakılması değil midir? Kıraat yok ama özgüven mükemmel müezzinlik için. Bu ciddi bir sorumluluktur ve bunun bilinci daha büyük bir sorumluluk olması gerekiyor.
sigara kokmak, ıslak ayakla mescite girmek vb konulara hiç girmiyorum.
Bizim milletin toplu hareket konusunda oldukça amatör olduğu bir gerçek bunu cuma namazı cemaati üzerinden gittik ama maalesef bu şekilde. Bu meramın dile gelmesi ise biraz daha rahat namaz kılacağım diye birilerini cumadan soğutmamak lazım. Namaz bize toplu şekilde farz ama o toplu şekildeki insanlara sagı sevgi de oldukça mühim değil midir?
biraz da güzel tarafından anlatmak gerekirse mescit imamı mescitin daimi imamı mı bilemiyorum ama ankaraya geldiğimden bu yana bu kadar ses terbiyesi (kıraatı) bu kadar düzgün bir hocaya denk gelmedim. Bütün harflerin haklarını ve müstehaklarını vererek çıkartıyor. Namazdan önce yasini şerif i ihmal etmiyor. En iyisi mi kötüsü mü bilemiyorum yine ama cuma farzından sonra savaştan kaçar gibi çıkan cemaate sinirlenmiyor ve kimseye dalmıyor. (u:he he)
Ayrıca bu cemaate eşlik ettiğiniz takdirde yukarıda yazdığım kötü durumların dışında namaz bitimi ile bir büyük huzurunuz olacaktır. İçeride gerçekten güzel şeyler oluyor gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Bu durumun belki camii cemaati ile ilgisi yoktur. Belki ankara da ki insanların büyükşehir mantığına bürünemediğinin göstergesidir.
sözlüğe yeni yazar olmaya karar verildiğinde ne nick kullansam diye düşünülüp taşınılır he işte bu başlığı nick olarak kullanabilirsiniz. güzel de olur yani.
oruc aruoba nın "yakın" isimli kitabında, üzerinde çok fazla konuşulan eylem. "(bkz: tavşan besleyene kılavuz)" isimli bir bölüm de yer almaktadır.
tavsan besleyen,
havuc da yetistirmelidir.
tavsan besleyen,
evinde attigi her adima da
dikkat etmelidir-
tavsan, kendisine havuc verenin
ayaklarini tanir; ziplaya ziplaya, geliverir
tavsan besleyen,
havuc da yetistirmelidir.
tavsan besleyen,
evinde attigi her adima da
dikkat etmelidir-
tavsan, kendisine havuc verenin
ayaklarini tanir; ziplaya ziplaya, geliverir
Sağlık kayıtlarınıza 7/24 ulaşabileceğiniz e-Nabız: Kişisel Sağlık Sistemi artık 2012-2013-2014 yılı kayıtlarınızı da içeriyor. Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan sisteme e-Devlet Kapısından erişerek:
Tüm sağlık tesisi ziyaretleriniz ve detaylarına, (randevu, tanı, tedavi, reçete bilgileri)
Tüm tetkiklerinize, (tahlil, görüntüleme, alerji bilgileri)
Tüm sağlık raporlarınıza ve bunlara ait detaylara,
112 Acil Sağlık Butonu’na erişebilir,
Akıllı cihazlardan ya da GSM operatörlerinin sağlık uygulamalarından adım, kalori, tansiyon, şeker, nabız, solunum hızı, vücut sıcaklığı gibi güncel sağlık bilgilerinizi hesabınıza aktarabilirsiniz.
Tüm bu bilgileri erişimine izin verdiğiniz doktorunuzla paylaşarak tanı ve tedavi sürecinizi kolaylaştırabilirsiniz. https://www.turkiye.gov.tr
Tüm sağlık tesisi ziyaretleriniz ve detaylarına, (randevu, tanı, tedavi, reçete bilgileri)
Tüm tetkiklerinize, (tahlil, görüntüleme, alerji bilgileri)
Tüm sağlık raporlarınıza ve bunlara ait detaylara,
112 Acil Sağlık Butonu’na erişebilir,
Akıllı cihazlardan ya da GSM operatörlerinin sağlık uygulamalarından adım, kalori, tansiyon, şeker, nabız, solunum hızı, vücut sıcaklığı gibi güncel sağlık bilgilerinizi hesabınıza aktarabilirsiniz.
Tüm bu bilgileri erişimine izin verdiğiniz doktorunuzla paylaşarak tanı ve tedavi sürecinizi kolaylaştırabilirsiniz. https://www.turkiye.gov.tr
yazın ortasında buram buram sıcakta kış nerde ah nerde, o eski kışlar nerde, şimdi kış olsa gibisinden cümleler kuran arkadaşlar için atılan bir laftır. Aslında laf atılmasında da haklılık payı vardır. Zira gelen (gbkz:doğalgaz faturası) ve (gbkz:lahana) gibi giyim kuşamdan sonra aranan günah keçileridir.
istanbulun bir semti. şişli ilçesine bağlıdır. iki seneye yakın iş hayatımın geçtiği yer.
paranın olmaması. Bu bir vatandaş tespitidir.haklıdır.
(gbkz:ilksan genel müdürlüğü)nün araç kampanyaları ile ilgili genelde PEUGEOT ve HONDA marka araçlarla ilgili olarak açtığı kampanyalardır. Kampanyalar üyelere özel indirimler içermektedir. Kendi firması de-ha a.ş tarafından yürütülmektedir. Konu ile ilgili bilgi alamak isteyen üyeler 0312 425 87 43 telefon numarasını arayarak detaylı bilgi alabilirler. Ayrıca şu adresten üye bilgi sistemine giriş yaparakta detayları görebilirler.Detaylar içinhttp://www.ilksan.gov.tr/otomasyon/default-1.asp tıklayınız...
bir soy ismi. Okumakta oldukça zorluk çektiğim ilginç soy isimleriden biri. Ediren bölgesinde bulunuyor sanırım.
(gbkz:doğalgaz faturası)nı ödememle anladığım durum. Kendi kendime hacı hava o kadar soğuk değil daha sonbahardayız falan diye içimden geçirirken aslında kışa girdiğimizi acı bir şekilde gösterdi bana. Yazın gözünü seveyim kışa göre ikiyüz lira daha zengin bir insan oluyorum hiç şüphesiz.
dünyanın en saf ve en güzel yaratığı , bir insanın en güzel hali.sevdiğiniz takdirde , sizi dünyadaki herkesden daha güçlü kılan canlıdır.
izleyip izleyip güldüğüm video. Çocuk felaket derecede safa yatıyor. Muhabirin en zor anlarından biri olsa gerek.
olum şimdiye kadar gördüğüm en iyi troll bu adam. rolünün hakkını veriyor ve hiç utanma duygusu yok tam bir baş belası.
Buyrun buradan yakın; https://www.facebook.com/557878227679948/videos/vb.557878227679948/684486751685761/?type=2&theater
olum şimdiye kadar gördüğüm en iyi troll bu adam. rolünün hakkını veriyor ve hiç utanma duygusu yok tam bir baş belası.
Buyrun buradan yakın; https://www.facebook.com/557878227679948/videos/vb.557878227679948/684486751685761/?type=2&theater
evet türkiyede bu da olmuştur. Şahsi olarak kesinlikle doğru bulmuyorum. Hayır bu işten anlayan hiç mi kimse yoktu. Bu sadece enerji bakanlığı için geçerli değildir. Herhangi bir bakanlık için de aynı şekilde olacaktır düşüncem.
Şu an trt de devir teslim töreni yapılıyor. Kabinede ki en büyük ikinci hatadır kanımca. Ali babacan gibi bir devlet adamının kabine dışı bırakılması ilkidir şüphesiz ikincisi de budur. Özel sektör deneyimi olan birinin bu işi layıkı ile yerine getirebileceğiniz düşünüyorum çoğu meziyetsiz bürokratlara göre ama akbara ile iş olmaz bunu bi kabullenmek lazım.
neyse ne diyelim gelinin babasından damada bir adet bakanlık.
(bkz: alkışlıyoruz)
Şu an trt de devir teslim töreni yapılıyor. Kabinede ki en büyük ikinci hatadır kanımca. Ali babacan gibi bir devlet adamının kabine dışı bırakılması ilkidir şüphesiz ikincisi de budur. Özel sektör deneyimi olan birinin bu işi layıkı ile yerine getirebileceğiniz düşünüyorum çoğu meziyetsiz bürokratlara göre ama akbara ile iş olmaz bunu bi kabullenmek lazım.
neyse ne diyelim gelinin babasından damada bir adet bakanlık.
(bkz: alkışlıyoruz)
yüzüğün altından bir ip geçirilerek parmağa dolanır. morlaşan parmağın alt tarafına doğru dolanır. Sonra baş tarafta yüzüğün altındaki ip yavaş yavaş çekilerek çıkartılır.
https://www.youtube.com/watch?v=jUukroZhJWQ&feature=youtu.be
leyla ile mecnun dizisinde ali atay'ın canlandırdığı mecnun çınar karakterinin babasıdır. iskender baba olarak da tanınır dizide.
lakabı "oz büyücüsü" olan eski galatasaraylı futbolcu.
Galatasaray teknik trektörü mustafa denizli nin yardımcılığını yapacağına dair söylentiler var. BEn dahil çoğu galatasaray taraftarının çok büyük sempati beslediği eski (gbkz:yeleli aslan).
Galatasaray teknik trektörü mustafa denizli nin yardımcılığını yapacağına dair söylentiler var. BEn dahil çoğu galatasaray taraftarının çok büyük sempati beslediği eski (gbkz:yeleli aslan).
Kamuda çalışan verimliliğini artırmayı hedefleyen hükümet, çalışma başlattı. Gelişmiş ülkelerdeki çalışan ölçümleme modelleri araştırılıyor.
Hükümet, kamuda iş verimliliğini artırmak ve performansı ölçümleyebilmek için çalışmaları hızlandırdı.
2010'dan beri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığı'nın organizasyonunda düzenlenen Kamuda Yönetici Yetkinliklerinin Artırılması Bölgesel Eğitim Programı'nı düzenleyen hükümet, şimdi de gelişmiş ülkelerdeki çalışan ölçümleme modellerini araştırıyor.
Devlet Personel Başkanı Mehmet Ali Kumbuzoğlu, performans konusunda çalışmaları derinleştirdiklerini söyledi. Türkiye'nin çalışanını ölçümlemeyen tek ülke olduğunu belirten Kumbuzoğlu, "Bu konuda gelişmiş ülkeleri tarıyoruz. Şu anda kurumların bazıları bunu yapıyor, biz de onlara önderlik ediyoruz. Bize en uygun sistemi yürürlüğe koyduğumuzda çalışanımızı ölçme konusunda bir adım atmış olacağız" dedi.
HEDEF (gbkz:İYİ YÖNETİCİ)
Kamuda verimliliğe büyük önem verdiklerini, bu nedenle 2010'dan beri Bölgesel Eğitim Programı'nı düzenlediklerini vurgulayan Kumbuzoğlu, "Doğu'yu Malatya ve Şanlıurfa'da, Akdeniz'i Antalya ve Adana'da, İç Anadolu'yu Bursa ve Nevşehir'de, Marmara'yı Tekirdağ'da bir araya getirdik. Hedefimiz üst düzey ve orta kademe yöneticileri geliştirmek, yetiştirmek" diye konuştu.
(gbkz:EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET)
Eşit işe eşit ücret uygulaması yaptıklarını anımsatan Kumbuzoğlu, "Valilerimiz 'her ili aynı kefeye koymayalım, ücret sistemini illere göre farklılaştırmanız lazım' diyor. Ağrı'da, Diyarbakır'da, Şırnak'ta ya da az gelişmiş yörelerde memuru aynı ücretle yönetemezsiniz, verim alamazsınız. İşte bu gibi durumları taşrayı gezerek öğreniyoruz" diye konuştu.
[http://ekonomi.haber7.com/gundem-veriler/haber/1670157-kamuda-yatisi-bitirecek-hamle-olcumleme-geliyor kaynak]
Hükümet, kamuda iş verimliliğini artırmak ve performansı ölçümleyebilmek için çalışmaları hızlandırdı.
2010'dan beri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığı'nın organizasyonunda düzenlenen Kamuda Yönetici Yetkinliklerinin Artırılması Bölgesel Eğitim Programı'nı düzenleyen hükümet, şimdi de gelişmiş ülkelerdeki çalışan ölçümleme modellerini araştırıyor.
Devlet Personel Başkanı Mehmet Ali Kumbuzoğlu, performans konusunda çalışmaları derinleştirdiklerini söyledi. Türkiye'nin çalışanını ölçümlemeyen tek ülke olduğunu belirten Kumbuzoğlu, "Bu konuda gelişmiş ülkeleri tarıyoruz. Şu anda kurumların bazıları bunu yapıyor, biz de onlara önderlik ediyoruz. Bize en uygun sistemi yürürlüğe koyduğumuzda çalışanımızı ölçme konusunda bir adım atmış olacağız" dedi.
HEDEF (gbkz:İYİ YÖNETİCİ)
Kamuda verimliliğe büyük önem verdiklerini, bu nedenle 2010'dan beri Bölgesel Eğitim Programı'nı düzenlediklerini vurgulayan Kumbuzoğlu, "Doğu'yu Malatya ve Şanlıurfa'da, Akdeniz'i Antalya ve Adana'da, İç Anadolu'yu Bursa ve Nevşehir'de, Marmara'yı Tekirdağ'da bir araya getirdik. Hedefimiz üst düzey ve orta kademe yöneticileri geliştirmek, yetiştirmek" diye konuştu.
(gbkz:EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET)
Eşit işe eşit ücret uygulaması yaptıklarını anımsatan Kumbuzoğlu, "Valilerimiz 'her ili aynı kefeye koymayalım, ücret sistemini illere göre farklılaştırmanız lazım' diyor. Ağrı'da, Diyarbakır'da, Şırnak'ta ya da az gelişmiş yörelerde memuru aynı ücretle yönetemezsiniz, verim alamazsınız. İşte bu gibi durumları taşrayı gezerek öğreniyoruz" diye konuştu.
[http://ekonomi.haber7.com/gundem-veriler/haber/1670157-kamuda-yatisi-bitirecek-hamle-olcumleme-geliyor kaynak]
Ankara mitatpaşa caddesinde iş bankası, burger king in üzerindeki ingilizce kursu.
İngilizce dersi aldığım kurs. Şimdi yds için gittim ama doğru dürüsüt bir altyapı olmadığı için ön hazırlık sınıfında başladım. İlk başlarda oldukça önyargılıydım ingilizceye. Farklı bir türk hoca am is are şeklinde girdi konuya.Ön yargımın oldukça fazla olduğunu iyice hisseder olmuştum. Neyse ki zamanla kırılıyormuş. Benim gibi düz lise mezunu biri için oldukça zor olsa gerek öğrenmek. Tabi öğreten kişinin bilgiyi satması da önemli. Bilgiyi satan kişiye de ön yargım çoktu bir öğretmen adayı gibi her boka karışasım vardı şöyle öğret böyle öğret diye. Adamı da sevmemiştim zaten ilk bakışta. Sonra o öğreten kişi bidiğin ön yargımı ö'den başlayarak yedirmeye başladı bana. Baya baya işi biliyormuş diye düşündüm. Kurstan ziyade öğretmen her zaman en önemli faktördür. Adam bildiğin saygı olayını da aşmış davranış şekli de oldukça düzgün çıktı ben o ön yargıyı bir daha yedim.
İlk tavsiye alırken bir anadolu lisesi öğretmeninden orta seviyeye kadar al sonra kendin hazırlanırsın dedi bir öğretim üyesi arkadaşım. Ama biraz tuzlu geleceğinden kurs araştırmaya başladım ve sanırım en uygunu buydu. üç seviye için 1700 tl ödedim. İstanbulda olsa bunu bana bir kur için geçirirlerdi.
İngilizce öğrenme çabası da memur adayları için felaket derecede artı kazandıran bir durum. Afedersiniz zorlar hukuktu iktisattı muhasebeydi yardırırsınız 80 üstü alacağım diye sonra yazılı sınav mülakat derken bir yere atanırsınız bin bir meşakkatle. Ama adam yds den 70 üstü çakar kariyer olarak sizin iki üç katınız üste bir mesleğe 80 le bile değil 73 ile atanır ki tanıdığım arkadaşım var ve çok koymuştu bu mallık bana. Vel hasl öneririm bir ingilizce kursu size ya da hacı ben kendim bu işi yapabilirim diyorsanız buyrun eve yardırın.
Yok hacı ben (gbkz:arapça) çalışacağım diyorsan özel sektör de ve devlette felaket yerlere gelebilirsin o ayrı konu tabi.
Not:Az reklam gibin oldu ama gerçekten lazım lan bu gavur dili bize.
İngilizce dersi aldığım kurs. Şimdi yds için gittim ama doğru dürüsüt bir altyapı olmadığı için ön hazırlık sınıfında başladım. İlk başlarda oldukça önyargılıydım ingilizceye. Farklı bir türk hoca am is are şeklinde girdi konuya.Ön yargımın oldukça fazla olduğunu iyice hisseder olmuştum. Neyse ki zamanla kırılıyormuş. Benim gibi düz lise mezunu biri için oldukça zor olsa gerek öğrenmek. Tabi öğreten kişinin bilgiyi satması da önemli. Bilgiyi satan kişiye de ön yargım çoktu bir öğretmen adayı gibi her boka karışasım vardı şöyle öğret böyle öğret diye. Adamı da sevmemiştim zaten ilk bakışta. Sonra o öğreten kişi bidiğin ön yargımı ö'den başlayarak yedirmeye başladı bana. Baya baya işi biliyormuş diye düşündüm. Kurstan ziyade öğretmen her zaman en önemli faktördür. Adam bildiğin saygı olayını da aşmış davranış şekli de oldukça düzgün çıktı ben o ön yargıyı bir daha yedim.
İlk tavsiye alırken bir anadolu lisesi öğretmeninden orta seviyeye kadar al sonra kendin hazırlanırsın dedi bir öğretim üyesi arkadaşım. Ama biraz tuzlu geleceğinden kurs araştırmaya başladım ve sanırım en uygunu buydu. üç seviye için 1700 tl ödedim. İstanbulda olsa bunu bana bir kur için geçirirlerdi.
İngilizce öğrenme çabası da memur adayları için felaket derecede artı kazandıran bir durum. Afedersiniz zorlar hukuktu iktisattı muhasebeydi yardırırsınız 80 üstü alacağım diye sonra yazılı sınav mülakat derken bir yere atanırsınız bin bir meşakkatle. Ama adam yds den 70 üstü çakar kariyer olarak sizin iki üç katınız üste bir mesleğe 80 le bile değil 73 ile atanır ki tanıdığım arkadaşım var ve çok koymuştu bu mallık bana. Vel hasl öneririm bir ingilizce kursu size ya da hacı ben kendim bu işi yapabilirim diyorsanız buyrun eve yardırın.
Yok hacı ben (gbkz:arapça) çalışacağım diyorsan özel sektör de ve devlette felaket yerlere gelebilirsin o ayrı konu tabi.
Not:Az reklam gibin oldu ama gerçekten lazım lan bu gavur dili bize.
1980 darbesine kadar türkiye'de de tüm dünyada olduğu gibi kutlanan gün.
80 darbesiyle beraber geçmişin izlerini silmek ve kavramların içini boşaltmak için, 5 ekim yerine 24 kasım seçilmiştir öğretmenler günü olarak.
darbeci paşaların bu tarihi seçmesinin en önemli nedeni; 24 kasım'ın, atatürk'e "başöğretmen" sıfatının verildiği tarih olmasıydı. böylelikle tarih değişikliğine itiraz etmek isteyenleri, "atatürk'e karşı durmakla" suçlayıp hedef gösterebileceklerdi.
bugün türkiye'de hala eğitim sen gibi sol görüşlü sendikalar, öğretmenler günü olarak 24 kasım'ı reddedip 5 ekim'i kabul ederler. Yeni anayasa yapılacak olursa gündeme gelecek konulardan biridir.
80 darbesiyle beraber geçmişin izlerini silmek ve kavramların içini boşaltmak için, 5 ekim yerine 24 kasım seçilmiştir öğretmenler günü olarak.
darbeci paşaların bu tarihi seçmesinin en önemli nedeni; 24 kasım'ın, atatürk'e "başöğretmen" sıfatının verildiği tarih olmasıydı. böylelikle tarih değişikliğine itiraz etmek isteyenleri, "atatürk'e karşı durmakla" suçlayıp hedef gösterebileceklerdi.
bugün türkiye'de hala eğitim sen gibi sol görüşlü sendikalar, öğretmenler günü olarak 24 kasım'ı reddedip 5 ekim'i kabul ederler. Yeni anayasa yapılacak olursa gündeme gelecek konulardan biridir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?