umut aral 1976 yılında istanbul'da doğdu. galatarasay lisesi'nden mezun olup boğaziçi üniversitesi işletme bölümü'nü tamamladıktan sonra eğitimine marmara üniversitesi sinema-tv bölümünde devam etti.
üniversite yıllarında boğaziçi üniversitesi oyuncuları'na katıldı ve 2000 yılına kadar 6 tiyatro eserinde oyunculuk, metin yazarlığı ve reji yaptı. yine bu süre zarfı içerisinde galatasaray lisesi'nde 2 tiyatro oyunu ve bir de müzikal sahneye koydu.
1999 yılında ilk kısa filmi ''otuzdört''ü çekti. film pekçok ulusal film yarışmasında ödül aldı, uluslararası film festivallerinde gösterildi.
2005 yılında, atlantik film ve turizm kültür bakanlığı ortaklığı ile ''çarpışma'' isimli ikinci kısa filmini çekti. ''çarpışma'' katıldığı yurtiçi ve yurtdışı film festivallerinde onun üzerinde ödül kazanmasının yanı sıra locarno uluslararası film festivali, raindance film festivali ve drama gibi uluslararası önemli festivallerde de gösterildi.
umut aral 2002 yılından beri atlantik film'de yönetmenlik yapmaktadır.
atlantik film, 20 yıllık tecrübesiyle reklam filmleri, uzun metraj filmler ve belgesel filmlerin yapımcılığının yanısıra türkiye’de çekilen uluslararası yapımlara da yapım hizmeti vermektedir.
eva mendes, josh holloway, kate moss, lara stone gibi dünyaca ünlü starların yanısıra tanınmış türk sanatçılarla da pek çok yapım gerçekleştiren atlantik film ingiltere'den moxie pictures, pony show entertainment, anonymous content, amerika'dan lalaland, japonya'dan wow ınc. gibi uluslararası şirketlere; spike lee, errol morris, garth davis gibi önemli yönetmenlerle mert alas, marcus piggot gibi dünyaca tanınmış fotoğrafçılara da yapım hizmetleri vermiştir.
eva mendes, josh holloway, kate moss, lara stone gibi dünyaca ünlü starların yanısıra tanınmış türk sanatçılarla da pek çok yapım gerçekleştiren atlantik film ingiltere'den moxie pictures, pony show entertainment, anonymous content, amerika'dan lalaland, japonya'dan wow ınc. gibi uluslararası şirketlere; spike lee, errol morris, garth davis gibi önemli yönetmenlerle mert alas, marcus piggot gibi dünyaca tanınmış fotoğrafçılara da yapım hizmetleri vermiştir.
(gbkz:ali babacan)ın genç olduğu ve deneyimsiz olduğu için zamanında kullandığı yakıştırmadır haklı mıdır?
daha okuyamadım ancak çok fazla reklamının yapıldığı yazar
verdiğin perhize budur gayratim
bundan başka uyamayon dohtor bey
üç sepet yımırta sabah kahvaltım
teker teker sayamayon dohtor bey
iki leğen pilav bir yayık ayran
ister yağlı olsun isterse yavan
yanına keseyon beş kilo sovan
yeyon yeyon doyamayon dohtor bey
yirmi tas su içip biraz koşunca
her yani sökülür garnim şişince
sağlam göynek geyemeyon dohtor bey
şinciye acımdan çoktan ölürdüm
sağolsun gomşular ediyo yardım
bi guzudan fazla yimem söz virdim
ayıp olur cayamayon dohtor bey
bazı az geliyo beş kasa hurma
yedi lahanadan yapıyoz sarma
onuda mı yedin deye hiç sorma
utaneyon deyemeyon dohtor bey
utaneyon deyemeyon dohtor bey
bundan başka uyamayon dohtor bey
üç sepet yımırta sabah kahvaltım
teker teker sayamayon dohtor bey
iki leğen pilav bir yayık ayran
ister yağlı olsun isterse yavan
yanına keseyon beş kilo sovan
yeyon yeyon doyamayon dohtor bey
yirmi tas su içip biraz koşunca
her yani sökülür garnim şişince
sağlam göynek geyemeyon dohtor bey
şinciye acımdan çoktan ölürdüm
sağolsun gomşular ediyo yardım
bi guzudan fazla yimem söz virdim
ayıp olur cayamayon dohtor bey
bazı az geliyo beş kasa hurma
yedi lahanadan yapıyoz sarma
onuda mı yedin deye hiç sorma
utaneyon deyemeyon dohtor bey
utaneyon deyemeyon dohtor bey
(gbkz:düz yazı) okumaktan daha hoşnut kalan yazardır aslında kafadaki tasvire yardımcı olur ancak bir şiir okumak değildir tabi
"telgrafin tellerini kursunlamali.."
boyle degildi bu turku bilirim
bir de icime
-her istasyonda duran sonra tekrar yuruyen-
bir posta katari gibi simsiyah dumanlar dokerek
bazen gelmesi beklenen bazen ansizin cikagelen
haberler bilirim, mektuplar bilirim
gamdan daglar kurmaliyim
kayalari kelimeler olan
kirk ikindi saymaliyim
kirk gun huzun bosaltan omuzlarima, saclarima
saclarinin akisini anar anmaz omuzlarindan
bastan ayaga islanmaliyim
gam daglarina cikip, naralar atmaliyim
icimde kaynayan bir mahser var
bu mahser bir de annelerin kalbinde kaynar
cunku onlar, yun orerken pencere onlerinde
ya da camasir sererken bahcelerde
birden aliverirler kara haberini
okul donusu bir trafik kazasinda
can veren ogullarinin
bir de gencecik asiklarin yureklerini bilirim
bir dolmusta; yorgun soforler icin bestelenmis
bir sarkidan bir kelime dusuverince iclerine
karanlik sokaklarina dalarak sehirlerin
beton apartmanlarin sagir duvarlarini yumruklayan
ya da melal denizi parklarin issiz yerlerinde
ornegin hint okyanusu gibi derin
isyanin kapkara sularina dalan
nice aksamlar bilirim ki
karanligini
bir millet hastanesinde
dokuz kisilik kadinlar kogusu koridorunda
basini kalorifer borularina gommus
beyaz gisilerinden uykular dokulen tabiblerden
haber sormaya korkan genc kizlarin yureginden almistir
bir de baharlar bilirim
apartman oldalarinda buyuyen cocuklarin bilmedigi
bilemeyecegi
anadolu bozkirlarinda
istanbuldan cikip, diyarbekire dogru
tekerleri
yamali asfaltlari bir agustos susuzluguyla icen
cesur otobus pencerelerinden
bilincsiz bas kaymasiyla gorulen
evrensen kadinlarin iki buklum capa yaptiklari
tarla kenarlarinda
ciplak ayaklari yumusak topraklara batmis
irgat cocuklarinin
bir ellerinde bayat bir ekmegi kemirirken
diger ellerinde sarkan yemyesil bir soganla gelen
yazlar bilirim, memleketime ozgu
yigit koy delikanlilarinin
incir cekirdegi meselelerle birbirlerini kursunladiklari
birinin olu dudaklarindan sizan kan daha kurumadan
ustune cehennem guneslerde mor sinekler
konup kalkan
digeri kan-ter icinde yayla yollarinda
mavzerinin demirini alnina dayamis
yuregi susuzluktan bunalan
icinden makushane cesmeleri akan
ansizin parlayan keklikleri jandarma baskini sanip
apansiz silahina davranan
nice delikanlilarin figuranlik yaptigi
yazlar bilirim memleketime ozgu
guzler bilirim, ulkeme dair
karsiliksiz kalmis bir sevda gibi gelir
kalakalmis bir kiyida melul ve tenha
kalbim gibi
kaybolmus daracik ceplerinde elleri
titreyen kenar mahalle cocuklari
bir sicak somun icin
yalin kat bir don icin
dokulurler bulvarlara yapraklar gibi
kadinlar bilirim ulkeme ait
yurekleri akdeniz gibi genis
solugu afrika gibi sicak
gogusleri cukurova gibi mumbit
dag gibi otururlar evlerinde
limanlar gemileri nasil beklerse
oyle beklerler erkeklerini
yaslandin mi cinar gibidir onlar sardinmi umut gibi
isyan siirleri bilirim sonra
kelimeler ki tank gibi gecer adamin yureginden
harfler harp duzeni almistir misralarda
kimi bir vurguncuyu gece ruyasinda yakalamistir
kimi bir soygun sofrasinda isikli salonlarda
hirsizin girtlagina tikanmistir
musluman yurekler bilirim daha
kizdimi cehennem kesilir sevdimi cennet
eller bilirim hasin, hoyrat, mert
alinlar gormusumki vatanimin cografyasidir
her kirisigi, sorulacak bir hesabi
her cizgisi, tarihten bir yapragi anlatir
butun bunlarin ustune
hepsinin ustune sevda sozleri soylemeliyim
vatanim milletim tum insanlar kardeslerim
sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adin gelmeli
adin kurtulustur ama soylememeliyim
cankusum umudum canim sevgilim.
(gbkz:adil erdem bayazıt)
boyle degildi bu turku bilirim
bir de icime
-her istasyonda duran sonra tekrar yuruyen-
bir posta katari gibi simsiyah dumanlar dokerek
bazen gelmesi beklenen bazen ansizin cikagelen
haberler bilirim, mektuplar bilirim
gamdan daglar kurmaliyim
kayalari kelimeler olan
kirk ikindi saymaliyim
kirk gun huzun bosaltan omuzlarima, saclarima
saclarinin akisini anar anmaz omuzlarindan
bastan ayaga islanmaliyim
gam daglarina cikip, naralar atmaliyim
icimde kaynayan bir mahser var
bu mahser bir de annelerin kalbinde kaynar
cunku onlar, yun orerken pencere onlerinde
ya da camasir sererken bahcelerde
birden aliverirler kara haberini
okul donusu bir trafik kazasinda
can veren ogullarinin
bir de gencecik asiklarin yureklerini bilirim
bir dolmusta; yorgun soforler icin bestelenmis
bir sarkidan bir kelime dusuverince iclerine
karanlik sokaklarina dalarak sehirlerin
beton apartmanlarin sagir duvarlarini yumruklayan
ya da melal denizi parklarin issiz yerlerinde
ornegin hint okyanusu gibi derin
isyanin kapkara sularina dalan
nice aksamlar bilirim ki
karanligini
bir millet hastanesinde
dokuz kisilik kadinlar kogusu koridorunda
basini kalorifer borularina gommus
beyaz gisilerinden uykular dokulen tabiblerden
haber sormaya korkan genc kizlarin yureginden almistir
bir de baharlar bilirim
apartman oldalarinda buyuyen cocuklarin bilmedigi
bilemeyecegi
anadolu bozkirlarinda
istanbuldan cikip, diyarbekire dogru
tekerleri
yamali asfaltlari bir agustos susuzluguyla icen
cesur otobus pencerelerinden
bilincsiz bas kaymasiyla gorulen
evrensen kadinlarin iki buklum capa yaptiklari
tarla kenarlarinda
ciplak ayaklari yumusak topraklara batmis
irgat cocuklarinin
bir ellerinde bayat bir ekmegi kemirirken
diger ellerinde sarkan yemyesil bir soganla gelen
yazlar bilirim, memleketime ozgu
yigit koy delikanlilarinin
incir cekirdegi meselelerle birbirlerini kursunladiklari
birinin olu dudaklarindan sizan kan daha kurumadan
ustune cehennem guneslerde mor sinekler
konup kalkan
digeri kan-ter icinde yayla yollarinda
mavzerinin demirini alnina dayamis
yuregi susuzluktan bunalan
icinden makushane cesmeleri akan
ansizin parlayan keklikleri jandarma baskini sanip
apansiz silahina davranan
nice delikanlilarin figuranlik yaptigi
yazlar bilirim memleketime ozgu
guzler bilirim, ulkeme dair
karsiliksiz kalmis bir sevda gibi gelir
kalakalmis bir kiyida melul ve tenha
kalbim gibi
kaybolmus daracik ceplerinde elleri
titreyen kenar mahalle cocuklari
bir sicak somun icin
yalin kat bir don icin
dokulurler bulvarlara yapraklar gibi
kadinlar bilirim ulkeme ait
yurekleri akdeniz gibi genis
solugu afrika gibi sicak
gogusleri cukurova gibi mumbit
dag gibi otururlar evlerinde
limanlar gemileri nasil beklerse
oyle beklerler erkeklerini
yaslandin mi cinar gibidir onlar sardinmi umut gibi
isyan siirleri bilirim sonra
kelimeler ki tank gibi gecer adamin yureginden
harfler harp duzeni almistir misralarda
kimi bir vurguncuyu gece ruyasinda yakalamistir
kimi bir soygun sofrasinda isikli salonlarda
hirsizin girtlagina tikanmistir
musluman yurekler bilirim daha
kizdimi cehennem kesilir sevdimi cennet
eller bilirim hasin, hoyrat, mert
alinlar gormusumki vatanimin cografyasidir
her kirisigi, sorulacak bir hesabi
her cizgisi, tarihten bir yapragi anlatir
butun bunlarin ustune
hepsinin ustune sevda sozleri soylemeliyim
vatanim milletim tum insanlar kardeslerim
sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adin gelmeli
adin kurtulustur ama soylememeliyim
cankusum umudum canim sevgilim.
(gbkz:adil erdem bayazıt)
ben şişman değilim olsa olsa balıkesirliyim karikaürüdür
Türkiyenin bir ili
haritadaki şekli bana kafkas şapkası takmış, profilden görünen bir adamdır.
haritadaki şekli bana kafkas şapkası takmış, profilden görünen bir adamdır.
hatılamayan kişinin kendisi olması aslında o kadar da üzücü değildir
(gbkz:çengelköy) (gbkz:çınar altı)nın üstündedir güzel bir cafe-lokantadır bi ramazan çalışmışlığım da vardır
bi aralar karadenizin tek büyükşehir belediyesiydi yeni düzenlemeyle artık değil
gezi parkı olaylarının daha önceden çekilmiş kısa filmidir
dersu yavuz altun yönetmenliğini yaptığı aslında o kadar da beğenmediğim ancak 2007 den bu günkü siyasi olaylara (hükümet-cemaat) kavgasının sinopsisi gibi (sonradan) hoş bir filmdir.kafadaki sorgulamaya renk ve sahne katmıştır.ya da benim kuruntumdur ama bu şekilde yorumladım yorumluyorum
hukuksuzluk
adaletsizlik
yasadışı dinleme
kılıf uydurma
ne ararsanız bu konu ile ilgili bu filmde bulabilirsiniz.
daha önce gezi parkı olayları ile ilgili entel köy efe köye karşı filmini benzetmiştim
hukuksuzluk
adaletsizlik
yasadışı dinleme
kılıf uydurma
ne ararsanız bu konu ile ilgili bu filmde bulabilirsiniz.
daha önce gezi parkı olayları ile ilgili entel köy efe köye karşı filmini benzetmiştim
Eski Türkiye cumhuriyeti başbakanı ve cumhurbaşkanlarından
not:uzak köylerde edisonun turgut özal olduğu düşünülür.
not:uzak köylerde edisonun turgut özal olduğu düşünülür.
alkol karşıtları partisi
yıllardır aklıma düşen nereden düştüğünü bir türlü bilmediğim güzelim (gbkz:edirne) ilçesi
bazı erkeklere olgunluk, karizmatiklik katabilen bir durum
ben dahil baya bi kişinin yaptığı eylemmiş denk gelince şaşırdım. alkole benziyor diye mi tepkiliyiz galiba muhakkak
zamanında samsun atakum ilçesinde haczine gittiğim 4 yıldızlı otel
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?