O yaştaki bir çocuğa tokat atan kişi, psikolojik olarak öğretmenlik yapabilme yeterliliğine sahip değil demektir. Derhal meslekten ihraç edilmeli ve psikolojik tedavisine başlanmalı. Çocuk emanet ediyoruz biz bu insana, eşya değil!.. O tokatlar, o çocukta nasıl bir travma yarattı kim bilir?
özlemle beklediğimdir.
yakınlarda bir yerdedir. fazla uzağa gitmiş olamaz.
(bkz: artı vermeyi unutan yazar)
(bkz: artı vermeyi unutan yazar)
Şu aralar 1 kilosu altın kadar pahalı olan nam-ı diğer can erik. Evet seni de özledik !
anlatırdım uzun uzun ama çok soğuk çenem kıpırdamıyor. Anlattım sanırsam.
The Walking dead
Fringe
House
Fringe
House
tırstığım yazar tipidir. fikrini düşüncesini görüşlerini bilmezsin. muhalif ve zıt görüşte bile olsa bir insanın fikirlerini bilmek güven verici bence
(bkz: sıkı can iyidir çıkmaz)
i.melih başkanın talimat vermesini bekliyoruz. alo @cayisallama
(bkz: dualingo)
Bu geceden itibaren başlayacak olan yeni senenin tarihi. Takvim değiştiriyor olmamızı kutlamaya değer bulmanın, sevinçle karşılamanın önemi var mı?
O sene içinde atanırsam o zaman önem atfedebilirim belki 2018'e :)
O sene içinde atanırsam o zaman önem atfedebilirim belki 2018'e :)
sözlüğün oldukça hareketlendiğini gördüm, sevindim. yeni yazarların da katılması güzel oldu.
trt 1 de boşanmaları konu alan güzel mi güzel bir diziydi.
ESKİDEN KAR YAĞARDI ERZURUM'A
Kar Yağardı Erzurum’a,
Eskiden, kar yağardı Erzurum’a.
Toprak damlarda sırt sırta yaşardık.
**
Sabahla leyin kalkar damlarımızı kururduk ya,, Allah
Kardan tayalar olurdu, mehlelerin önünde
Tüneller acar, yola kavuşurduk
Eskiden, kar yağardı Erzurum’a
***
Henüz ayrılmamıştık,henüz bölünmemiştik
Ayni mehledeydik,zengini,fakiri,esnafı,
yoksulu, bir arada birliktik,
toprak damlarda omuz omuza sim sıcak
ve kar yağardı Erzurum’a, bembeyaz,
lapa lapa henüz bölünmemiştik, henüz ayrılmamıştık.
***
Henüz icat olmamıştı, kooperatifler, siteler
Dubleksler,tripleksler,olmaz olası kartonpiyerler.
Gariban sıkısınca kime gidebileceğini bilir
Zengin kimi gözeteceğini bilir,
esnafla memur gül gibi geçinip giderdi
ve kar yağardı Erzurum’a, bembeyaz lapa lapa
***
henüz ayrılmamıştık henuz bölünmemiştik…
memurlar bir kooperatife esnaflar bir siteye,
zenginler dubkeslere, triplesklere
garibanlar geber olan gece kondular kalmamıştı
ve kar yağardı Erzurum’a bembeyaz lapa lapa
henüz, fakir zengini hırsızlıkla
zengin, fakiri tembellikle suçlamazdı
çünkü kar yağardı lapa lapa
çünkü kar yağardı bembeyaz
çünkü karin temizliği yüreklerimize
vurmuştur eskiden kar yağardı Erzurum’a
***
yoktu, çeşit makinelerimiz
dev ,ekran televizyonlarımız
no frost buzdolaplarımız
ama kilerlerimiz girtiğine kadar doluydu
yüreklerimiz gibi
çünkü kar yağardı Erzurum’a
çünkü kar rahmetti
çünkü kar bereketi
eskiden, kar yağardı Erzurum’a
***
adam boyu adamlarda adamdı o zamanlar
ne cumhuriyet caddesinde
onun bunun namusuna kötü gözle bakar
nede laf atardılar
çünkü senin namusun benim benim kisi senindi
bir idik biz idik
ve kar yağardı Erzurum’a
adam boyu ve adamlar adamdılar o zamanlar
kar sendin, kar bendim, kar bizdik
eridik, eridik, eridik, eridik
Kar Yağardı Erzurum’a,
Eskiden, kar yağardı Erzurum’a.
Toprak damlarda sırt sırta yaşardık.
**
Sabahla leyin kalkar damlarımızı kururduk ya,, Allah
Kardan tayalar olurdu, mehlelerin önünde
Tüneller acar, yola kavuşurduk
Eskiden, kar yağardı Erzurum’a
***
Henüz ayrılmamıştık,henüz bölünmemiştik
Ayni mehledeydik,zengini,fakiri,esnafı,
yoksulu, bir arada birliktik,
toprak damlarda omuz omuza sim sıcak
ve kar yağardı Erzurum’a, bembeyaz,
lapa lapa henüz bölünmemiştik, henüz ayrılmamıştık.
***
Henüz icat olmamıştı, kooperatifler, siteler
Dubleksler,tripleksler,olmaz olası kartonpiyerler.
Gariban sıkısınca kime gidebileceğini bilir
Zengin kimi gözeteceğini bilir,
esnafla memur gül gibi geçinip giderdi
ve kar yağardı Erzurum’a, bembeyaz lapa lapa
***
henüz ayrılmamıştık henuz bölünmemiştik…
memurlar bir kooperatife esnaflar bir siteye,
zenginler dubkeslere, triplesklere
garibanlar geber olan gece kondular kalmamıştı
ve kar yağardı Erzurum’a bembeyaz lapa lapa
henüz, fakir zengini hırsızlıkla
zengin, fakiri tembellikle suçlamazdı
çünkü kar yağardı lapa lapa
çünkü kar yağardı bembeyaz
çünkü karin temizliği yüreklerimize
vurmuştur eskiden kar yağardı Erzurum’a
***
yoktu, çeşit makinelerimiz
dev ,ekran televizyonlarımız
no frost buzdolaplarımız
ama kilerlerimiz girtiğine kadar doluydu
yüreklerimiz gibi
çünkü kar yağardı Erzurum’a
çünkü kar rahmetti
çünkü kar bereketi
eskiden, kar yağardı Erzurum’a
***
adam boyu adamlarda adamdı o zamanlar
ne cumhuriyet caddesinde
onun bunun namusuna kötü gözle bakar
nede laf atardılar
çünkü senin namusun benim benim kisi senindi
bir idik biz idik
ve kar yağardı Erzurum’a
adam boyu ve adamlar adamdılar o zamanlar
kar sendin, kar bendim, kar bizdik
eridik, eridik, eridik, eridik
(bkz: hi baby)
memleket kokusu.
öncelikle şunu bir hatırlayalım (bkz: 1 ağustos 2014 kabataş iett kazası)
iki kazada da aynı şehir efsanesini dinledik çok bilenlerden: "frenleri patlamış"
öncelikle şunu öğrenelim: otobüs ve kamyonların frenleri patlamaz! çünkü sistemleri ters çalışır.
sizin aracınızda siz fren pedalına bastığınızda fren merkezinizden pedal basıncı kadar hidrolik fren kaliperlerine pompalanır. bu hidrolik basınç kaliperleri disk ya da kampanalara doğru iter ve frenleme gerçekleşir. dolayısıyla sizin aracınızın fren hortumları kesilir ya da patlarsa frenleri çalışmaz.
otobüs ve kamyonlarda ise durum bambaşkadır. birincisi sistemler hidrolikle değil havayla çalışır. ikincisi ve en önemlisi ise fren kaliperleri ters çalışır. yani hava hortumlarını keser ya da patlatırsanız kaliperler diskleri sıkar. otobüsü çalıştırdığınızda havaları dolmadan fren kaliperleri salmaz. hava dolunca kaliperler açılır ve araç hareket edebilir. fren pedalına basıldığında fren merkezi havayı boşaltır böylece kaliperler sıkar ve frenleme gerçekleşir.
bu nedenle frenlerin tutmaması için tek bir senaryo vardır: uzun süreli frene basılı yokuş aşağı iniş
bu senaryoda diskler ya da kampanalar yoğun kullanımdan dolayı aşırı ısınır, balatalar kayganlaşır. ancak unutmayalım bu senaryo için cinnah gibi dik bir rampadan aşağıya aşırı yüklü bir otobüs ya da kamyonla ayağınızı hiç frenden kaldırmadan inmeniz gerekir. işte bu senaryoyu devre dışı bırakmak için de retarder dediğimiz sistem geliştirilmiştir. bu sistem frenlemeyi şanzuman üzerinden şafta ters basınç uygulayarak yapar. retarder sistemleri direksiyon yanındaki bir kolla kumanda edilmekte olup günümüzde fren pedalına da entegre edilmiştir. dolayısıyla bu senaryoyu da devre dışı bırakıyoruz.
peki ne oldu?
"1 ağustos 2014 kabataş iett kazası" için iddia ettiğim senaryo: gaz pedalı! ya şöför yanlışlıkla frene basacağına gaza bastı ya da gaz pedalı takılı kaldı. başka teknik birşey olamaz.
[https://eksisozluk.com/entry/55199741 kaynak]
iki kazada da aynı şehir efsanesini dinledik çok bilenlerden: "frenleri patlamış"
öncelikle şunu öğrenelim: otobüs ve kamyonların frenleri patlamaz! çünkü sistemleri ters çalışır.
sizin aracınızda siz fren pedalına bastığınızda fren merkezinizden pedal basıncı kadar hidrolik fren kaliperlerine pompalanır. bu hidrolik basınç kaliperleri disk ya da kampanalara doğru iter ve frenleme gerçekleşir. dolayısıyla sizin aracınızın fren hortumları kesilir ya da patlarsa frenleri çalışmaz.
otobüs ve kamyonlarda ise durum bambaşkadır. birincisi sistemler hidrolikle değil havayla çalışır. ikincisi ve en önemlisi ise fren kaliperleri ters çalışır. yani hava hortumlarını keser ya da patlatırsanız kaliperler diskleri sıkar. otobüsü çalıştırdığınızda havaları dolmadan fren kaliperleri salmaz. hava dolunca kaliperler açılır ve araç hareket edebilir. fren pedalına basıldığında fren merkezi havayı boşaltır böylece kaliperler sıkar ve frenleme gerçekleşir.
bu nedenle frenlerin tutmaması için tek bir senaryo vardır: uzun süreli frene basılı yokuş aşağı iniş
bu senaryoda diskler ya da kampanalar yoğun kullanımdan dolayı aşırı ısınır, balatalar kayganlaşır. ancak unutmayalım bu senaryo için cinnah gibi dik bir rampadan aşağıya aşırı yüklü bir otobüs ya da kamyonla ayağınızı hiç frenden kaldırmadan inmeniz gerekir. işte bu senaryoyu devre dışı bırakmak için de retarder dediğimiz sistem geliştirilmiştir. bu sistem frenlemeyi şanzuman üzerinden şafta ters basınç uygulayarak yapar. retarder sistemleri direksiyon yanındaki bir kolla kumanda edilmekte olup günümüzde fren pedalına da entegre edilmiştir. dolayısıyla bu senaryoyu da devre dışı bırakıyoruz.
peki ne oldu?
"1 ağustos 2014 kabataş iett kazası" için iddia ettiğim senaryo: gaz pedalı! ya şöför yanlışlıkla frene basacağına gaza bastı ya da gaz pedalı takılı kaldı. başka teknik birşey olamaz.
[https://eksisozluk.com/entry/55199741 kaynak]
Fazlasıyla yaşandığında nadan insanlara cesaret verir ki, ona o cesareti verdiginiz için kendinizden de
utanırsınız.
(bkz: nadan)
utanırsınız.
(bkz: nadan)
körfez üzerine yapılan köprüye verilen ad. Bu gün açılmış.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
