güne bir şiir bırak

oblomov
Sitare
“Çeşmek Be-zen Sitare
Ezmen Mekon Kenâre” Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar
Çok utanıyorum Sitare
Dün oturup hesap ettim
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim
Sen bilmezsin Sitare
Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tespih
Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu
Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı
Bir derin uykuya atardım kendimi
Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı
Bende onu alır anamın düşlerine kaçardım Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum Seninle konuşurken Sitare
Aklıma yıldızlar dökülüyor
Bir çaresiz Zühre oluyorsun Babil caddelerinde
Ateş gözlü kahinler koşuyorlar arkandan
Binlerce meşalenin ışığı kımıldıyor saçlarında
Gökyüzü salkım salkım
Zigguratlar tıklım tıklım
Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım
Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım
Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan
Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım
Gözlerine baktığım zaman Sitare
Bütün çöllere ay doğuyor
Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays'ı Antere'yi A'şa'yı
En kuytu vahaları dolaşıyorum
Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare
Çadırla su arasında bir cılga var
O cılgada narin ayak izlerin var
Durgun suya düşüp kalmış gözlerin var Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum Bazan sapsarı bir benizle geliyorsun
Yorgun çizgileri alnında uykusuzluğun
Biliyorum içinde bir sızı var
Bıçak ağzı gibi bir sızı var
Bu sızıdır işte seni verimsiz kılan
Züheyr'in Suad'ı gibi keremsiz kılan
Kuzeyden güneye
Güneyden kuzeye
Heyy! Gidip geliyorum bu çöllerde
Kureyş'in heybetli ve inatçı develeri
Hiç aldırmadan benim esmer sevdama
Geviş getiriyorlar ufka bakarak
Ben kaçıp Yesrib'e sığınıyorum
Yesrib bahane, bir kitaba sığınıyorum
Dağda, ovada, badiyede okuduğum hep elif
Elif diyorum Sitare, sineme elif çekiyorum
“Ah minel aşk-ı ve halatihi..”
Çok eski bir gerçektir bu biliyorum Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz
Ve ikimizde ıslanıyoruz
Ben ne yağmurlar gördüm Sitare
Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım
Bilmiyorum sen kaç yaşındaydın
Ben göğü hep bir kurşun gibi ağır
O şehirde sırılsıklam gezerdim
Bölük bölük insanlar boşanırdı tapınaklardan
Tapınaklar insanları safra gibi atardı
Sonra hepsi bir yere toplanıp bana bakarlardı
Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıp götürdü beni
Gidip bir Uygur çadırında göğü dinledim
Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında
Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk
Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun
Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun
Kaşı karam, gözü karam, saçı karam
Umay gibi yumuşak huylum
Nerden çıktın karşıma böyle
Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime
Asya'nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime
Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare
Adam akıllı yorulmuşum
Ellerin böyle olmamalıydı
Ellerine acıyorum
Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum
Durup durup ıssız yerlerde
“güçlü ol ey kalbim, güçlü ol
Daha çok işimiz var” diyorum Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum ....Dilaver Cebeci

her birimi ve miktarı aynı olan şeyler

imschrolled
yani sayıya, ağırlığa ya da tüm niteliklerine rağmen en küçük parçası ile en büyüğü aslında aynı olan şeylerdir. hatta büyüğü küçüğü olmaz da denir. mutlu olmak, sevgi ilk aklıma gelenler. yan etkenler bizi yanıltır bazı zamanlarda. ama biz aldanmadan, saf bir şekilde bakabilsek, değişen şeyin daha farklı olduğunu görebiliriz. yanılıyor da olabilirim pek mümkün.

ütülenmiş düşünce

imschrolled
İnsanı öldür insan vardır
Taşı ufala taş vardır
kapa gözünü istersen
bir kocamanlık vardır yeryüzünde
hele bir aranması olacak
martının gelin böceğinin

nerde yok dendiyse hürriyete
ver yansın edilmiştir hürriyet
nerde bir gök mavi değil
ama gök vardır gene

tut kopar düşünceyi insandan
daha bir ütülenmiştir düşünce

t: öncesi de kalır'dan bir edip cansever şiiri. (1955)

dicle kalkınma ajansı 12 personel alacak 29.01.2016

smmmsozluk
DİCLE KALKINMA AJANSI PERSONEL ALIM İLANI

Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), 25.01.2006 tarih ve 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 18 inci maddesi ile 25.07.2006 tarih ve 26239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kalkınma Ajansları Personel Yönetmeliği'nin ilgili madde hükümleri çerçevesinde; Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerinde çalıştırılmak üzere; takım çalışmasına yatkın, iletişim becerisine sahip, analitik düşünebilen, değişen çalışma koşullarına uyum sağlayabilen, seyahat engeli olmayan kişiler arasından 1 \"İç Denetçi\", 1 \"Hukuk Müşavirliği Hizmetinden Sorumlu Uzman Personel\" ve 10 \"Uzman Personel\" olmak üzere toplam 12 personel istihdamı gerçekleştirilecektir. Alınacak personelin mezun oldukları bölümlere göre dağılımı aşağıdaki gibidir.

[http://www.dika.org.tr/photos/files/Personel_Al%C4%B1m_%C4%B0lan%C4%B1_(Uzun).pdf tıklayınız...]

2012 tarihli mercedes makam aracımız iyice beni bırak dedi

cayisallama
milli görüş kültüründen geldikleri doğru. ancak para azıttırdı insanları.

İsmail KAhraman denen adam yıllarca mttb başkanlığı yapmış , avukatlık bizim dini görüşümüze hukuken zarar veriyor diye kendi meleğini belli bir süre yapmamış adam.

Sınırsız ihtiyaçların verdiği dürtü ile ifade etmek gerekirse, bu insanlar kahraman ve kahraman gibi olanlar tükettikçe posttan uzaklaştılar bizim gözümüzde. Ne kendisini mttb ile bağlantılı görürüz nede milli görüş ile.

İnsanlara anlatayamıyoruz biz bu adamları severdik ama kapitalizmin çarkına girmeden önce severdik. Şimdi sizden daha çok sevmiyoruz belki. Ama sevmeme nedenimiz geçirdikleri evrim ve bizim bu evrimden duyduğumuz rahatsızlık. Yoksa baştan kokanlardan elbet iyilerdir.

erdoğan'a açık teşekkür

dulcinea
Can dündar'ın, tam hali \"bir yandaş yazar denemesi, erdoğan'a açık teşekkür\" olan 27 şubat 2016 tarihli köşe yazısı.

Okuyup elden ele dolaştırdım, o kadar keyif verici bir yazı. Bizden de bol bol teşekkür...

Hala okumayan vardır diye:
http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/488345/Bir_yandas_yazi_denemesi_Erdogan_a_acik_tesekkur.html

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches