yıllar önce bir kitapta varlığından haberdar olmuştum. bir yerde bir müzede var felan deniyordu. ancak yıllardır ne gören var ne duyan.birkaç basımı var felan ama onunda doğruluğu şüpheli. belki gerçekten yoktur böyle bir incil. deli ile kuyu meselesi gibi.
algıda seçicilikten kaynaklanan durumdur. odak noktası neyse onu görür insan anca. trafikteyken arkadaşlarla sık sık şuna benzer diyaloglar yaşıyorum mesela bu yüzden: -oha geçen arabayı gördünüz mü? -siz içindeki kızı gördünüz mü asıl? -asıl yanındaki barzoyu gördünüz mü?
aslında bu ailede belki de tüm sırları aydınlatacak kişi ancak hapisten sonra kendisine şizofren teşhisi konulduğu için ifadeleri geçersiz sayılıyor. Oğlu İsa, damat Tuncer'in etkisiyle Meryem'in kocasını, yani Tuncer'in bacanağını öldürüyor. Harun da suçu üstlenip oğlunun yerine hapse giriyor. Hapisten çıktıktan sonra kirli olayları fark eden Harun, cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyor. Ancak şizofreni teşhisi konulduğu için hiçbir şekilde ifadeleri geçerli olmuyor, diğer oğlu olan Fatih'in vasiliğinde kalıyor. Harun'un 4 tane evi var ve şu an nerede olduğu belli değil.
Şu meselelere yazmayayım diyorum, tutamıyorum kendimi.
1. Müftü belediye başkanımın veya medeni kanunun bana verdiği yetkiyle deyip nikah kıyarsa zaten dini bir hükmü olmaz. Bu destekleyenlere gelsin. 2. hep ilk fırsatta gidecem bu ülkede artık yaşanmaz, kanadada bilim yapacam, abd de garson olurum daha iyi falan diyenleriniz; oralarda da papazlar kıyıyor nikahları. Ne yaman çelişki içerisindesiniz. 3. Allah bizim belamızı vermiş gibi geliyor. Bir tarafta yapay hamlelerle milleti dini yönden gazlamak. Diğer tarafta ota b.ka laiklik elden gidiyor zırvaları.
İspanya'dan Edirne'ye, daha sonra da Erzurum'a göç etmiş seferad yahudilerindendir. Aslen Erzurum'lu değildir. Erzurum doğunun bel kemiğidir. Oradan öyle yamuk adam çıkmaz!
savaşçıların, askerlerin birkaç çağ önce kendilerini düello ve savaşlarda korumak için giydikleri, metal parçalardan oluşan kıyafetler. çoğu oyunda "armor" olarak geçer.