istanbul içinde kimi semtlerde, evlere yemek siparişi verebileceğiniz bir firma ..
yemek sepeti gibi ancak bunlar sunumları ile fark attıklarını belirtiyorlar ..
bulunduğum semte çalışmadıkları için henüz değerlendirme fırsatı bulamadım ..
amirim casper, anlaşıldı tamam!
Penceresi birisiyle cam cama olan kişi.
Bu başlıkta kendisine ve iki özgür insanın karşılıklı rizasidir diyenlere küfür etmeye başlayabilirsiniz. http://www.hurriyet.com.tr/gercek-ortaya-cikti-40558059
paylaşmayı ve yardımlaşmayı.
ilk olarak eğerti gelinde gördüğüm oyuncu. Sadece o aman güzel kadın dediğim sonraları beğenmediğim oyuncu.
Tv2de hafta arası saat 4te gençler bekleriz tekrar izlemeye. (u:hihaho)
Eymen arapça bir kelime yemin kelimesinin cemisi yani 3. Çoğuludur....
Yafes ise Nuh as ın Türklerin soyundan geldiğine inandığımız oğlunun ismidir...
....
Sayın Anka Kuşu...ilgi alaka ve merakınız için teşekkür ederim...
Bu arada bu bir gizem değil beni tanıyanlar yazılarımın satır aralarında beni kolayca yakalayabilirler....
Yafes ise Nuh as ın Türklerin soyundan geldiğine inandığımız oğlunun ismidir...
....
Sayın Anka Kuşu...ilgi alaka ve merakınız için teşekkür ederim...
Bu arada bu bir gizem değil beni tanıyanlar yazılarımın satır aralarında beni kolayca yakalayabilirler....
sadece meraklı köfteci ve aslan bacanak'ta rol almış.
new jersey bilim ve teknoloji üniversitesi, endüstri mühendisliğinde profmuş.
new jersey bilim ve teknoloji üniversitesi, endüstri mühendisliğinde profmuş.
nedense ön yargılı olduğum biriydi, bi' şarkısını dinledim şimdi çalma listemin en başında. bu da benden gelsin;
İslâm alimlerinden biri talebeleriyle Basra kıyısında gezinirken deniz kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Talebelerine dönüp: “İnsanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.
Talebelerden biri: “Çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince mübarek zat:
“Ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden yüksek sesle konuşuruz? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de duyurabilecek ve demek istediklerimizi rahat aktarabilecekken niye avazımız çıktığı kadar boğazımızı yırtarak bağırırız?” diye tekrar sormuş.
Talebelerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak mecburiyetinde kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları lazım gelir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.
Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile lüzum kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini hakiki olarak seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”
Daha sonra mübarek zat talebelerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu sebeple tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine müsaade etmeyin, izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözlerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz. Allah-u Teala muhafaza buyursun”
Evet Hazreti Mevlâna da ne diyor:
“Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz,
Eskici bağırır, antikacı bağırmaz,
Söyleyecek sözü, fikri kıymetli olan bağırmaz
Bağıran düşünemez, düşünmeyen kavga eder…”
Talebelerden biri: “Çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince mübarek zat:
“Ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden yüksek sesle konuşuruz? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de duyurabilecek ve demek istediklerimizi rahat aktarabilecekken niye avazımız çıktığı kadar boğazımızı yırtarak bağırırız?” diye tekrar sormuş.
Talebelerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak mecburiyetinde kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları lazım gelir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.
Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile lüzum kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini hakiki olarak seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”
Daha sonra mübarek zat talebelerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu sebeple tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine müsaade etmeyin, izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözlerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz. Allah-u Teala muhafaza buyursun”
Evet Hazreti Mevlâna da ne diyor:
“Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz,
Eskici bağırır, antikacı bağırmaz,
Söyleyecek sözü, fikri kıymetli olan bağırmaz
Bağıran düşünemez, düşünmeyen kavga eder…”
Siyular ya da Siular, Kuzey Amerika'da önceleri Superior Gölü çevresinde yaşayan, Kızılderili kabilesi.
önüne gelen kelimeyi farklı şekillerde niteleyebilen kelime. deneyimlerin başıdır.
ilk aşk
ilk görüş
ilk yıl
ilk kayıp
ilk haya kırıklığı
...
ilk aşk
ilk görüş
ilk yıl
ilk kayıp
ilk haya kırıklığı
...
sözlükte her zaman beni gülümseten insanların olması :)
rica ederim elimden geldiği kadarıyla her zaman yardımcı olurum :)
rica ederim elimden geldiği kadarıyla her zaman yardımcı olurum :)
mıhdar....pis mıhdar...
“İhtiyaçtan fazla mal haramdır, hırsızlıktır… Altın ve gümüş, yoksullar üzerinde hegemonya kurmak için kullanılıyor… İnfak edilmiyor… Mülkte şirk koşuluyor… Kırkta bir diye bir şey tutturulmuş gidiyor… Komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelerine taşınanlar var… Peki sokaktaki açtan, yoksuldan haberiniz var mı?"
Abartısız aklıma gelen ilk ve en etkili iktisatçıdır. (ingiliz olmasının bir katkısı yoktur)
İstihdamın, Paranın ve Faizin Genel Teorisi kitabının yazarıdır
1929 büyük buhrana çözüm üretebilmiş ünlü kişiliktir.
Efektif talep, likitide tuzağı, maliye politikası, ekonomiye müdahale, eksik istihdam, paranın değer saklama amacıyla kullanımı gibi ekonomiye birçok katkısı olmuştur.
İstihdamın, Paranın ve Faizin Genel Teorisi kitabının yazarıdır
1929 büyük buhrana çözüm üretebilmiş ünlü kişiliktir.
Efektif talep, likitide tuzağı, maliye politikası, ekonomiye müdahale, eksik istihdam, paranın değer saklama amacıyla kullanımı gibi ekonomiye birçok katkısı olmuştur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
