daha 4 gün önce sözlüğe katılmış yazarımız. hoşgeldiniz. mutlu bir gün olsun size. sevgiler.
tuvaletin geldiği zaman mutlaka ama mutlaka tuvalete gidip o ihtiyacı gidermek.
yenilmek fıtratımızda yoktur sevgili (gbkz:casper) (güneş gözlüklü gülücük)
(bkz: yalannn :D)
(bkz: yalannn :D)
ramazan bereket isimli bir vatandaş cami mahyasına şikayette bulunmuş
"ramazan bereket ayıdır"
"ramazan bereket ayıdır"
Büyü, füsun.
gorsellere buyurunuz.
Siyah-beyazlılar, UEFA Avrupa Ligi çeyrek final ilk maçında deplasmanda Olympique Lyon'a, 83 ve 84. dakikalarda yediği gollerle 2-1 mağlup oldu.
Taraftarlar sahaya girince maç gecikmeli başladı
![]()
Futbolcular, 35 dakikalık bekleyişin ardından sahaya çıktı. Her iki ekip oyuncuları ve teknik direktörleri, alışılmışın dışında saha ortasında daire yaparak seremoniyi gerçekleştirdi.
http://www.malayani.com/spor/besiktas-2-dakikada-avantajini-yitirdi/
Taraftarlar sahaya girince maç gecikmeli başladı

Futbolcular, 35 dakikalık bekleyişin ardından sahaya çıktı. Her iki ekip oyuncuları ve teknik direktörleri, alışılmışın dışında saha ortasında daire yaparak seremoniyi gerçekleştirdi.
http://www.malayani.com/spor/besiktas-2-dakikada-avantajini-yitirdi/
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=37777
Seviyesiz bir başlık ve seviyesiz bir tanım.
bütün yalnızlığın büyüsünü bir sigara, bir sms, bir bildiri bozar. tadını alamazsınız.
yok olsun 21. yüzyıl.
yok olsun 21. yüzyıl.
akşam eve gelirken yolda el ele tutuşmuş iki kısa boylu insan gördüm görünce insan ister istemez bakıyor, dikkat çekiyor. Boyları 1 mete hadi 1,10 olsun. Baktım ben de bakmam ile gözümü başka yöne çevirmem arasında 1 saniye oynamamıştır.
Bir abla gördüm karşılarından gelen öyle bir baktı ki o bakış bana olsaydı oracıkta yere yığılabilirdim. Nasıl iğrendim anlatamam. Allahın insana en büyük lütfuflarından biri olan gözün bu şekilde kullanılması bildiğin korkuttu beni.
Bir abla gördüm karşılarından gelen öyle bir baktı ki o bakış bana olsaydı oracıkta yere yığılabilirdim. Nasıl iğrendim anlatamam. Allahın insana en büyük lütfuflarından biri olan gözün bu şekilde kullanılması bildiğin korkuttu beni.
Derdim olsun
Kadehler dolsun
Ben kaybederken Azrail seyre dursun
Dinliyorsun, görmüyorsun
Kurban ederler kimlerle geziyorsun.
Kaç cehennem söndü içimde bilmiyorum
Deli sanıyorlar
Beni arıyorlar
Görenler var mı?
Düşen bu yaprağım gençliğimin rüyasıymış
Kağıda yaza yaza
Hasretim beyaza
Kararı vermişim ben ellerimse kanlıymış
Tanrı vurdu saza
Ölmeden mezara
Kadehler dolsun
Ben kaybederken Azrail seyre dursun
Dinliyorsun, görmüyorsun
Kurban ederler kimlerle geziyorsun.
Kaç cehennem söndü içimde bilmiyorum
Deli sanıyorlar
Beni arıyorlar
Görenler var mı?
Düşen bu yaprağım gençliğimin rüyasıymış
Kağıda yaza yaza
Hasretim beyaza
Kararı vermişim ben ellerimse kanlıymış
Tanrı vurdu saza
Ölmeden mezara
kitle iletişim kuramlarında geçen bir (bkz: insight). yani yaşamdan alınmış davranış ve buna bağlı şekillenen küçük ipuçlarıdır. (reklamcıların sık sık kullandığı, reklam konsepti oluştururken.)
bireyin bir benlik (self) kavramı, durumu vardır. bir de others var, yani temelde \"sen\" dediğimiz kavramlar. birey eğer mevcut durumunu bozacak bir tavır haline girerse (değişim, adım atma, etkilenme, ikna süreci vs.) bir huzursuzluk yaşar. bu da mevcut durumunu korumaktan ileri gelir. ne dersek diyelim \"ben\" hep daha önce gelir ve bir toplulukta uzak durduğumuz ve bize ters geleceğini düşündüklerimiz bize değişim belirtisi olarak gelenlerdir. aslında bu aşamada, ön yargıların da etkisi var, yine anlamlandırma da etkili. simgesel iletişim devreye giriyor. burada tabi daha üst teorilere bağlanıyor. (cognitive dissonance t. gibi.)
bireyin bir benlik (self) kavramı, durumu vardır. bir de others var, yani temelde \"sen\" dediğimiz kavramlar. birey eğer mevcut durumunu bozacak bir tavır haline girerse (değişim, adım atma, etkilenme, ikna süreci vs.) bir huzursuzluk yaşar. bu da mevcut durumunu korumaktan ileri gelir. ne dersek diyelim \"ben\" hep daha önce gelir ve bir toplulukta uzak durduğumuz ve bize ters geleceğini düşündüklerimiz bize değişim belirtisi olarak gelenlerdir. aslında bu aşamada, ön yargıların da etkisi var, yine anlamlandırma da etkili. simgesel iletişim devreye giriyor. burada tabi daha üst teorilere bağlanıyor. (cognitive dissonance t. gibi.)
montessori okulları, maria montessori'nin (1870-1952) küçük çocukların eğitimine yenilikçi bir yaklaşım getiren eğitim felsefesinin sonuncunda oluşturulmuş okullardır. montessori, aslında sonradan eğitimci olmuş bir fizikçidir. bu yaklaşım, çocukların mümkün olduğunca özgür olabildikleri ve kendi etkinliklerini seçebildikleri bir eğitim felsefesine sahiptir. bir etkinlikten diğerine geçmekte serbesttirler. öğretmenler çocuklara zihinsel etkinliklerde neler yapmaları gerektiğini gösterir, yürütülmekte olan programda kullanılacak materyalleri kullanmanın ilginç yollarını gösterir ve çocuk istediğinde ona yardım eder.
aslında bakıldığında kağıt üzerinde her şey çok iyi görünüyor; ama türkiye'de fahiş fiyatlara öğrenci alıyorlar. neymiş "bizim okul montessori yaklaşımını benimsiyor" muş, peh!
aslında bakıldığında kağıt üzerinde her şey çok iyi görünüyor; ama türkiye'de fahiş fiyatlara öğrenci alıyorlar. neymiş "bizim okul montessori yaklaşımını benimsiyor" muş, peh!
başkasının mutsuzluğu üzerine mutluluk inşa eden kimsenin mutsuz olması. yaşattığını yaşaması.
(bkz: kırdığın yerden kırılacaksın)
(bkz: kimsenin ahı kimsede kalmaz)
(bkz: kötülük eden kötülük bulur)
(bkz: kırdığın yerden kırılacaksın)
(bkz: kimsenin ahı kimsede kalmaz)
(bkz: kötülük eden kötülük bulur)
volvo kamyoneti oldukça çok beğendiğimi itiraf etmeliyim. baş kısmını farklı yapmış olsalar gerek. Ayrıca bizim ata sporumuz uçak iniş ve kalkışlarını izlemektir ya da ben avrupa yakasındaki kültürden bahsediyor da olabilirim.
kamyonet güzel valla bak.
kamyonet güzel valla bak.
"Daha 18 yaşındaydı Nazım. 920 yılı sonu, kış başıydı.
Üç arkadaşıyla önce Sirkeci'den vapurla İnebolu'ya geçerler, yolculuk 75 saat sürer, oradan Ankara'ya geçeceklerdir. Nazım'ın deyişiyle 'İstanbul Denizi' işgal kuvvetlerinin gemileriyle doludur:
'...İstanbul denizinin içinde kefaldan, uskumrudan, torikten çok denizaltının kaynaması da umurumda değil. Anadolu'ya gidiyorum...' diye yazar o günleri. İstanbul işgal altındadır. Ayrılık hüzünlüdür. Yol arkadaşlarından birinin başını vapurun lombozuna yaslayıp: 'İstanbul'u bir daha göremeyecek miyiz, gitmek var dönmek yok mu?' diye ağladığını anlatır.
Ama kendisi de yasak olmasına rağmen vapurun güvertesinden İstanbul'a belki de son kez olabileceğini düşündüğü bir bakış bakmadan duramaz: 'Sarayburnu'na, (Galata) köprüye, kurşun kubbelere, tığ gibi minarelere, Taşkışla'ya son kere şöyle doya doya bakmadan İstanbul'dan ayrılmaya da gücüm yetmedi zaten."
t: "istanbul'u görememek düşüncesi" nedeniyle ayrı bir duygulandıran alıntıdır. Allah bu vatana bu millete esaret, dert göstermesin...
Üç arkadaşıyla önce Sirkeci'den vapurla İnebolu'ya geçerler, yolculuk 75 saat sürer, oradan Ankara'ya geçeceklerdir. Nazım'ın deyişiyle 'İstanbul Denizi' işgal kuvvetlerinin gemileriyle doludur:
'...İstanbul denizinin içinde kefaldan, uskumrudan, torikten çok denizaltının kaynaması da umurumda değil. Anadolu'ya gidiyorum...' diye yazar o günleri. İstanbul işgal altındadır. Ayrılık hüzünlüdür. Yol arkadaşlarından birinin başını vapurun lombozuna yaslayıp: 'İstanbul'u bir daha göremeyecek miyiz, gitmek var dönmek yok mu?' diye ağladığını anlatır.
Ama kendisi de yasak olmasına rağmen vapurun güvertesinden İstanbul'a belki de son kez olabileceğini düşündüğü bir bakış bakmadan duramaz: 'Sarayburnu'na, (Galata) köprüye, kurşun kubbelere, tığ gibi minarelere, Taşkışla'ya son kere şöyle doya doya bakmadan İstanbul'dan ayrılmaya da gücüm yetmedi zaten."
t: "istanbul'u görememek düşüncesi" nedeniyle ayrı bir duygulandıran alıntıdır. Allah bu vatana bu millete esaret, dert göstermesin...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?


