bazen bu kadar basiretsiz olamazlar dediğimiz olaylara sadece yazıklar olsun deriz ya, işte öyle bir olay. içtikleri kanın bedelini dahi bizden almak istiyorlar. bizde haklı borcumuzu ister gibi komşumuza yönlendiriyoruz.
http://www.haberturk.com/suudi-arabistan-ile-abd-arasinda-suriye-de-masraf-duellosu-1934718
maksadı; dostunu görmek ve özlemini gidermek olabilecek misafirdir ..
'yeme dostu değildir ki yolda küssün'dür ..
'yeme dostu değildir ki yolda küssün'dür ..
makarna ama öyle kuru kuru değil tabi. Güzel bir sos ile.
mutsuzluk
tutulmayacaksa hiç verilmemesi gereken bir söz.
şu amaçla kullanılır.
yurttaşlığın kanıtı
bir devletin, uyruğuna başka ülkeye gitmede izin vermiş olduğunu göstermesi
pasaport sahibine gereken resmi kolaylık sağlanmasının belgesi olması
vizelerin üzerine işlenmesi
sınırlardan giriş ve çıkışlarda kanıt oluşturan damgaların üzerine vurulması. PK'ye göre, uyruk durumu düzgün olmayanlara ve yurtsuzlara da 'yabancılara mahsus damgalı pasaport' verilebilir.
yurttaşlığın kanıtı
bir devletin, uyruğuna başka ülkeye gitmede izin vermiş olduğunu göstermesi
pasaport sahibine gereken resmi kolaylık sağlanmasının belgesi olması
vizelerin üzerine işlenmesi
sınırlardan giriş ve çıkışlarda kanıt oluşturan damgaların üzerine vurulması. PK'ye göre, uyruk durumu düzgün olmayanlara ve yurtsuzlara da 'yabancılara mahsus damgalı pasaport' verilebilir.
hiç belli olmuyor, baş harfi v (u::D)
dedikodu yapmaya başlamadan evvel ''isim vermeyeyim dedikodu yapmış gibi olmayayım amaa..... şöyle böyle'' diyerek dedikodu yapmaya başlayan teyzelerinkine benzer bir cümle olmuş (u::D)
kimse kimsenin dediği duruma karışmasın, dediğim durum (u: gıcıkmıyım ne :D)
dedikodu yapmaya başlamadan evvel ''isim vermeyeyim dedikodu yapmış gibi olmayayım amaa..... şöyle böyle'' diyerek dedikodu yapmaya başlayan teyzelerinkine benzer bir cümle olmuş (u::D)
kimse kimsenin dediği duruma karışmasın, dediğim durum (u: gıcıkmıyım ne :D)
1.2 milyon izlenme ve 20000 den fazla beğeni. tutar mı denilen dizinin hali bu.
felsefe; varlık, bilgi, gerçek, adâlet, güzellik, doğruluk, akıl ve dil gibi konularla ilgili genel ve temel sorunlarla ilgili yapılan çalışmalardır
(bkz: acı ama gerçek)
Çorbasının şifa kaynağı olduğu ileri sürülen, bağışıklığı güçlendiren, çoğu kişi tarafından ığyyy nidalarıyla burun kıvırılan, hayvan bölümüdür.
İçtim. Limon sirke sarımsak...
İçtim. Limon sirke sarımsak...
KADROLU İŞÇİ ALIM İLANI
Belediyemiz 4857 sayılı kanuna tabi aşağıda aranan özellikleri yazılı 2 kadrolu işçi personel alınacaktır.
ARANAN ŞARTLAR
1- Beko-Loder Operatörü (kazıyıcı yükleyici)
2 -Sürücü belgesinde G sınıfı ehliyetli olmak.
3- E.D.G Ehliyeti olmak.
4 -Pisikoteknik ve SRC belgesi olmak.
5 -Askerliğini yapmış olmak.
6- ilkokul ve ortaokul mezunu olmak.
7- E.D.G sınıfı araçları kullunımında en az 15-20 yıl tecrübesi olmak.(belgeli)
Tokat Çalışma İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından tebligat gönderilen adaylara Belediyemizin
bildiri yapacağı tarih ve saatte Belediyenin belirleyeceği yerde noter kura sistemine tabi tutulacaktır.Kuraya tabi
adaylar yukarıdaki belgeler ile birlikte kura saatinden en az bir saat önce İnsan Kaynakları ve Eğitim
Müdürlüğüne belgeleri teslim edecektir.
Gerçeğe aykırı belge veren adaylar kuruyu tabi tutulmayacaktır. 15.06.2015
(gbkz:Yılmaz BEKLER)
BELEDİYE BAŞKANI
(bkz: ihale)
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar
kimse kemen çalmazdı belki ama
çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış
gri, sisli,binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar
bu zulüm, bu sevda bitmezmiş
sevmek bir halkı sevmekse
aşk o zaman sevmekmiş
(biz bir şeyi delice severiz ama tanrım neyi)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler...
bir daha asla yaşayamayacağı aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu, gerçekçi yalnızlıklara
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililiği)
soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan
dağda çoban, şehirde şark çıbanı sayılan
fırat'ın büyük elleri
ararat'ın kızgın yelleri
cilo'nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okumaya
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
anadolu çocukları
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar, bu tutardı resmi yalanlar
belki balkona kar seyretmeye çıkar diye sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz dolmuştur
ve çoğu zaman bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
hiç bir şey kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez ankara'da
yoksa bugün bir hayat yaşanmayacak mı duygusu
çöker bütün bozkıra
kimse keman çalmaz belki
belki bu film hiç bir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
hiç bir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantanınkinin
tadını vermeyecek bir daha
çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat urfa'da hatta
ama hiçbirinde o kadar aç oturmadım sofraya
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki yine sıkıldı bizim konsolosluklardaki konuklar
öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı bu denli çok sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların adlarını vermediler ama
biz her duvara bir vesile
onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar
biz,
şimdi kapalı bir kuruyemiş dükkanının
-ki bütün plan kar altında
tuzsuz ayçekirdeği çitleyip
yanı sıra bafra içmektir-
kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan
kimliği gereğinden fazla sorgulanmış
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş
-yani sistem kendi verdiği kimliği zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen
ama pek çoğu kavgadan nefret eden
kavgacı, esmer,cesur, korkak
çoğu kürt, çoğu türk
çocuklardık..
ankara'ya öyle yağardı ki kar
ha sonra belki ahmet arif'in aklına gelmeyecek
çünkü hiç kimse bir daha ankara'yı onun kadar sevmeyecek
bir şiir işlenir
"kar altındadır varoşlar
hasretim nazlıdır ankara"
ustam yine de sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o en netameli aydır bence
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra
ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim, gönlüm, çocukluğum, buz tutar...
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar
kimse kemen çalmazdı belki ama
çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış
gri, sisli,binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar
bu zulüm, bu sevda bitmezmiş
sevmek bir halkı sevmekse
aşk o zaman sevmekmiş
(biz bir şeyi delice severiz ama tanrım neyi)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler...
bir daha asla yaşayamayacağı aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu, gerçekçi yalnızlıklara
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililiği)
soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan
dağda çoban, şehirde şark çıbanı sayılan
fırat'ın büyük elleri
ararat'ın kızgın yelleri
cilo'nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okumaya
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
anadolu çocukları
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar, bu tutardı resmi yalanlar
belki balkona kar seyretmeye çıkar diye sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz dolmuştur
ve çoğu zaman bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
hiç bir şey kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez ankara'da
yoksa bugün bir hayat yaşanmayacak mı duygusu
çöker bütün bozkıra
kimse keman çalmaz belki
belki bu film hiç bir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
hiç bir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantanınkinin
tadını vermeyecek bir daha
çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat urfa'da hatta
ama hiçbirinde o kadar aç oturmadım sofraya
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki yine sıkıldı bizim konsolosluklardaki konuklar
öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı bu denli çok sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların adlarını vermediler ama
biz her duvara bir vesile
onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar
biz,
şimdi kapalı bir kuruyemiş dükkanının
-ki bütün plan kar altında
tuzsuz ayçekirdeği çitleyip
yanı sıra bafra içmektir-
kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan
kimliği gereğinden fazla sorgulanmış
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş
-yani sistem kendi verdiği kimliği zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen
ama pek çoğu kavgadan nefret eden
kavgacı, esmer,cesur, korkak
çoğu kürt, çoğu türk
çocuklardık..
ankara'ya öyle yağardı ki kar
ha sonra belki ahmet arif'in aklına gelmeyecek
çünkü hiç kimse bir daha ankara'yı onun kadar sevmeyecek
bir şiir işlenir
"kar altındadır varoşlar
hasretim nazlıdır ankara"
ustam yine de sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o en netameli aydır bence
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra
ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim, gönlüm, çocukluğum, buz tutar...
Çikolatalı puding
Allah rahmet eylesin. Karakterli, düşündüğü gibi yaşayan bir insandı. Yapmacık değildi. Görüşlerinden dolayı değil karakterinden dolayı seviyordum. İkindi namazına müteakip Şehzadebaşı Camiinde cenaze namazı kılındı ve naaşı da haziresine defnedildi.
'Yerleşecek yer aramak
Camiinin avlusunda
Soğuk bir taşa oturmak
Gün doğmadan şehzadebaşında'
'Yerleşecek yer aramak
Camiinin avlusunda
Soğuk bir taşa oturmak
Gün doğmadan şehzadebaşında'
her evde bulunması gereken stok. önem vermiyoruz ancak mutlaka ama mutlaka bulundurulması gerekiyor.
öcelikle bu kadar geç yayınladığımız için çok üzgünüz. bu ay işlerin yoğunluğundan dolayı vakit ayıramadığımızdan böyle bir durum ortaya çıktı. tüm yazarlardan özür dileriz.
Haziran 2019 için toplam kazancımız. 1,93 tl. üye sayımız ve entry sayımız ile doğru orantıda azalmıştır. tüm üyelerin profillerine yansıtılmıştır.
![]()
büyüklüsü
Haziran 2019 için toplam kazancımız. 1,93 tl. üye sayımız ve entry sayımız ile doğru orantıda azalmıştır. tüm üyelerin profillerine yansıtılmıştır.

büyüklüsü
şarap dışında hiçbir şeyi zamana bırakmamak lazım. ziraa o yıllandıkça güzelleşiyor. ama bizim sorunlarımız sıkıntılarımız zaman bıraktıkça büyüyor, içinden çıkılmaz bir hal alıyor. en iyisi vaktinde çözmek, yapmak.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?