Ankara da 109 kişinin öldüğü 500'den fazla kişinin de yaralandığı hain saldırı gerçekleşeli bugün 2 yıl oldu Bu kısa belgesel Ankara Katliamı nda yaralananlar ve sakat kalanlar anısına CHP Milletvekili Şafak Pavey tarafında hazırlanmıştır.
o kadar mühimmatı ele geçirinceye kadar bekledik, onları kullanırken de bekliyoruz, bizi dağa kendilerini yurda indirdiklerinde de beklemeye devam edelim. aman polis güç kullanmasın yeter ki, (!) yoksa insanlığa büyük suç olur. ayıp ama. !!
trabzonludur.
işin vahim tarafı, kendi ülkende bir yere bayrağını dikiyorsun ve kahpeler sana ateş açıyor. Devletin o dağları ve dağlardaki piçleri ateş çemberine alıp yakması lazım. cani falan değilim evet canlı canlı yakması lazım. bayrak namustur. namusa kastedenin de katli vaciptir.
işin vahim tarafı, kendi ülkende bir yere bayrağını dikiyorsun ve kahpeler sana ateş açıyor. Devletin o dağları ve dağlardaki piçleri ateş çemberine alıp yakması lazım. cani falan değilim evet canlı canlı yakması lazım. bayrak namustur. namusa kastedenin de katli vaciptir.
paykasa ön ödemeli bir sanal karttır. bu kartı online alışverişleriniz, fatura ödemeleriniz veya mobil uygulama ödemeleri gibi pek çok alanda kullanabiliyorsunuz. paykasa karta ilk kez sahip olmak herhangi bir bankaya kredi kartı veya banka kartı başvurusu yapmaktan çok daha basit ve hızlı gerçekleşen bir süreç. başvuru gibi bir sistem zaten yok, isteyen herkes paykasa karta sahip olabiliyor. daha fazla bilgi sahibi olmak ve paykasa kartı sahibi olmak isterseniz göz atabilirsiniz.
http://www.ukashsatisi.com/p/paykasa.html
İLK BÖlümünü zar zor izlediğim dizi. Bir dizi izlerken bi insan ancak bu kadar sıkılabilir.
izleyenlerin çoğu yaa mükemmel bir dizi kesin izle sözüne kandım.
İZle diyenler şimdi de ilk başı sıkıcı demeye başladı. Hayırlısı bakalım.
izleyenlerin çoğu yaa mükemmel bir dizi kesin izle sözüne kandım.
İZle diyenler şimdi de ilk başı sıkıcı demeye başladı. Hayırlısı bakalım.
Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna.
Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.
Sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.
Piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde.
Kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.
İşte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.
İnsaf et Anna!
Gidelim buradan.
Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.
Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.
Ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna.
Sarılalım diyecektim az kalsın. İçimden böyle şeyler de geçiyor işte. Sarılalım, dudakların…
Tamam sustum.
Gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum.
Şiir kalsın istersen, sadece otursak.
Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut.
Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak.
Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak.
Gözlerime bak, gözlerimin içine bak.
Gözlerim biraz karanlık.
İçinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, Turgutlar, Edipler, Sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen baş ağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.
Gözlerim biraz yorgun.
İçinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler…
Bekleyişler Anna.
Köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela.
Nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.
Hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var.
Ama geçecek hepsi, geçecek.
Şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.
Gözlerimin içine bakmaktan korkma Anna.
Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginliğine dönüşecek ortalık.
Tanrı bizimle de konuşur belki.
Tarık Tufan/ Anna
Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.
Sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.
Piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde.
Kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.
İşte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.
İnsaf et Anna!
Gidelim buradan.
Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.
Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.
Ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna.
Sarılalım diyecektim az kalsın. İçimden böyle şeyler de geçiyor işte. Sarılalım, dudakların…
Tamam sustum.
Gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum.
Şiir kalsın istersen, sadece otursak.
Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut.
Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak.
Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak.
Gözlerime bak, gözlerimin içine bak.
Gözlerim biraz karanlık.
İçinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, Turgutlar, Edipler, Sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen baş ağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.
Gözlerim biraz yorgun.
İçinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler…
Bekleyişler Anna.
Köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela.
Nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.
Hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var.
Ama geçecek hepsi, geçecek.
Şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.
Gözlerimin içine bakmaktan korkma Anna.
Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginliğine dönüşecek ortalık.
Tanrı bizimle de konuşur belki.
Tarık Tufan/ Anna
arda güler'in bugün attığı müthiş golü zamanında kendisinden izlediğimiz eski yeleli aslan.
hiç komik olmayan bir fıkra ya da benim ilgimi çekmedi.
2002 ile 2003 yılları arasında galatasaray futbolcusu.
Senegalli stoper, 19 yaşında Milan'dan kiralık olarak kadroya dahil edildi. Mohamed Sarr, sezon sonunda takımdan gönderildi.
Senegalli stoper, 19 yaşında Milan'dan kiralık olarak kadroya dahil edildi. Mohamed Sarr, sezon sonunda takımdan gönderildi.
bu hafta uçmayı hissedebilmek için bu hafta samsun'da yapacağım etkinlik. inceden tırsmıyorum değil. fakat bu yürek hoplatan işe girişmeli insan. denizde yüzen, kıyıda uzanan, yolda yürüyen, gölgede oturan iki ayaklıları yukarıdan seyreylemek eşsiz olacaktır.
O sarışın tenden kapkara sakal çıkması şüphe uyandırıcı.
İzlerken içim acıdı resmen. Allah sabır versin yakınlarını kaybedenlere.
(kötü) bir işle birinin ilgisi bulunduğu söylenilmek.
-den halinin peşine düşüp gitmektir.
Güzel radyodur tavsiye ederim Diyanet Radyo
leyla ile mecnun dan sonra trt den tekrar gurur duyduğum ve büyük bir zevkle şiir izlediğim olgun insan-(lar) gösterisidir
aslı yok otu diye de bilinir!
selahattin duman'ın iktidar hırsı gibi tedavisi olmayan hastalıklar ve abarttığımız diğer birçok şey için önerdiği nafile bir kocakarı ilacıdır.
Afrika kıtasının güneyinde, denize kıyısı olmayan bir kara ülkesi. Eski adı Güney Rodezya olan ülkenin sınır komşularını Zambiya, Mozambik, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Botsvana oluşturmaktadır.
manuş baba'dan dinleyin çok güzel yorumlamış.
edit: haşa sezen ile tabi ki kıyas etmedim.
edit: haşa sezen ile tabi ki kıyas etmedim.
Gülgillerden bir meyve ağacı(Amygdalus amara).
Bu ağacın acımtırak, keskin kokulu meyvesi.
Bu ağacın acımtırak, keskin kokulu meyvesi.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?