otomatik kepenk

cayisallama
kumandalı kepenk. bizim iş yerinde bulunan kepenk. Altında herhangi bişe var mı yok mu iplemiyor pek.Allah korusun altında kalsanız bildiğiniz otomatik kapı gibi sıkıştıracak sizi.

afkur

elfirâşetüzzerka
\"Susayisan sus susmayisan afkur\"
Bugün of'li bi arkadaşımın ablası, kavga ettiği bir kıza böyle söyleyince dikkatimi çekmişti.
Köpek gibi havlamak falan anlamlarına gelirmiş.
(gbkz:Ha bi sus da kapa çenenu daa) diye de söylenebilir

gece gölgenin rahatına bak geri dönmesi

imschrolled
bir defa bile tam olarak dinlemesem de tarzını hiç sevmesem de, telif durumu ile ilgili yaşadıkları nedeniyle üzüldüğüm çocukların dönüşü.

bu itibar denen şey çok kıymetli. telif meselesi doğru-yanlış fark etmez büyük sıkıntı içerisine soktu onları. maalesef bir şekilde karşılarına çıkacak hep. yapmaları gereken tek şey daha çok çalışıp, daha güçlü, daha ikna edici işler ile bu olumsuz durumu kendi lehlerine çevirmek.

17 şubat 2016 ankara'daki patlama

dulcinea
Genelkurmay başkanlığının yakınında askeri araçlara yapılan saldırıdır. Bölgede çok sayıda ambulans olduğu söyleniyor.
Yanlışlıkla poşetinizi unutsanız bomba sanıp patlatılan yerden bahsediyoruz. Ankara diyoruz, genelkurmay başkanlığı, hava, deniz kuvvetleri komutanlığının olduğu bölge diyoruz.
Umarım kayıp sayımız azdır. Kaybımız yoktur bile diyemiyoruz...

30 yaşından sonra anlaşılan gerçekler

zinzal
göz bozukluğu.
evet artık gözlerim eskisi gibi değil, uzağı göremiyorum. meslek icabı sürekli bilgisayar kullandığımdan bu göz problemim her daim oluyor ve olacak gibi.

belli bir yaştan sonra ciddi sorunmış. gözlüksüz küçük tüplü televizyona bakıyorum, gözlüğü takınca hd televizyona bakıyorum gibi hissediyorum.
7

memur sözlük yazarlarından denemeler

kalendermesrep
Kan ter içerisinde kaldığım bir sabah sporunun ardından eve gidiş yolu baya uzun görünmüş ve bir bankta dinlenmek için oturmuştum. Sabahın vehameti bütün solgun yaprakların üstünü örtüyor ve gelen misafiri ağırlarcasına heyecanlı bir rüzgar bırakıyordu yüzüme. Kıyıya vuran dalganın geri dönüşünü izlemekten yorgun düşmüş bir çocuğa dikildi gözlerim. Üstünde yeşil bir hırka ve beyaz bir tişört , altında kahverengi pantolon ve yarısı yırtık bir spor ayakkabı ile oturuyordu sahilde.
Arkasındaki bankın boş olduğundan habersizdi herhalde. Yere oturmasının başka bir açıklaması olamazdı lakin hava soğuktu. Çocuk yorgun haliyle bir defa esnedi önce ,sonra yerde duran poşeti açtı içinden kuru bir ekmek ile bir domates çıkarttı başladı ulu orta savurmaya kahkahalarını. Kendi kendine durmadan gülüyor bir yandan elindekileri yerken yoldan geçenlere aldırmıyor ve havanın soğukluğu bile kahkahaya engel olamıyordu. Nedendi bu gülüş ? Komik olan neydi ?
Kalktım banktan ,evime doğru yola koyuldum. Hava iyice soğuğunu hissettiriyordu. Üstümdeki kalın hırkaya rağmen iliklerime kadar üşümenin verdiği buruk bir ifadeyi yüzüme takıp eve girmiştim.
Aklımda çocuğun kahkahası var diyemeyeceğim, çoktan aklımdan uçup gitmişti çocuk. Isınmak için kalorifere yasladım kendimi, elimde bir bardak kahve ile yazmaya hazırlandığım kitap için araştırmaya koyuldum.
Uzun araştırmalar sonucunda bulamadığım şeyi çöpe atıp kendime yeni şeyler bulamama konusunda cesaret veriyordum. Akşama doğru hava iyice soğumaya başlamış ve çocuk nihayet aklıma takılmıştı. Neredeydi acaba ? Neden gülümsüyordu o kadar ? Kahkahasının sebebi neydi ? Benim bunca yıl uğraşıp yapamadığım şeyi bulamadığım mutluluğu kuru ekmek ve domateste bulması haksızlık olmaz mıydı bana? Ölümüme yaklaştığımı hissettim. Hemen ölmek için yatağa girdim ve dirilmek için Allah'a ellerimi açtığımda bir neden bulamadığımı fark ettim. Tekrar dirilmem için bir sebep yoktu sanki , ne diye yalvaracaktım peki? Neden isteyecektim dirilmeyi? Sen en iyisini bilirsin deyip yavaş yavaş ölüme doğru gözlerimin kapanışına bıraktım kendimi.
Sabah saat 7:00 da çalan lanet bir alarm sesi ile dirilişimin hiç bu kadar kötü karşılanacağını bilmiyordum kendim tarafından. Beş dakika daha ölmek için yalvaracağım kimsenin olmadığını fark edince alarm sesine bıraktım kendimi. Sabah sporunu yapmak için dün gittiğim yere tekrar gittim.  Çocuk hala oradaydı , yanindaki poşetten yoksun ve yüzüne vuran yağmuru ah sesi ile dağıtmaya çalışarak oturuyordu dün oturduğu yerde. Dikkatimi iyice cezbetti ve birden çocuğun yanında buldum kendimi...

Devami birkaç gün sonra huzurlarınızda...

oya aydoğan

dulcinea
Geçirdiği rahatsızlık sebebiyle tedavi gördüğü hastanede bu sabah vefat eden sanatçı.

Çok üzüldüm, ışıklar içinde uyusun. Allah geride kalanlara sabır versin.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches