Romanlarında sadece İstanbul'u anlatmış; öykülerinde ise Anadolu ve köy yaşamına, kasabalardaki yaşayışa yer vererek İstanbul dışına çıkmıştır. Öykülerinde dili romanlarına göre daha sadedir.
tık tık
öncelikle bir hususu açıklığa kavuşturalım. '...bu haberi yazan tek kaynak olan cumhuriyet gazetesi yazarları...' diyen yazarımız, büyük ihtimalle, bu haberi yazabilecek bütün televizyonlara ve gazetelere birer birer el konulduğunu unutmuşlar sanırım.
ama esas meselemiz, bu haberi kimlerin haberleştirdiği değil tabii ki. farzedelim ki, bu haber sadece israil ya da rus basınında yer buldu. bir şey değişecek mi? o zaman bu müdahale haklılık mı kazanmış olacak?
28 şubat dönemini diline dolayanların bir kısmı o dönemde henüz emzik emerken, ben yapılan uygulamaların insanlık dışı olduğunu, bulunduğum her ortamda yüksek sesle dile getiriyordum. kıyıma uğrayan başörtülülerin ana babaları bile korkudan ses çıkaramazken, ben ve benim gibiler, bunları yapanların karşısında durmaya çalışıyordu.
niye peki?
başörtülü müydüm? eşim mi başörtülüydü? ablam ya da kız kardeşim mi başörtülüydü? kızım mı başörtülüydü? bir akrabam başörtüsü yüzünden eğitim hakkından mı oluyordu?
hiçbirisi... tek sebebi, yapılanları vicdanıma ve inancıma yediremememdi...
28 şubat döneminde emzik emenler, diyebilir ki, o dönemde küçüktüm. yaşım yetse ben de karşı dururdum.
o zaman çok uzağa gitmeyelim. 28 şubatın emzikli bebelerine, 4 yıl öncesini soralım.
hükümet üyelerinin tam kadroyla katıldığı türkçe olimpiyatlarını soralım mesela. acaba 28 şubatın emzikli bebeleri, şimdi fetö terör örgütü dedikleri kesimin türkçe olimpiyatlarını izleyebilmek için, stadyum önlerinde saatlerce beklediler mi? liderleri fetö terör örgütünün liderine, 'yeter bu gurbetlik. gel artık yuvana.' derken gözyaşları döktüler mi? cemaat evlerine gidip maklubeye kaşık salladılar mı?..
benim için dört yıl önce de, cemaat aynı cemaatti. fikri olarak bana uzaklardı. şimdi de... oysa, görülüyor ki, 28 şubatın emzikli bebeleri için her şey ama her şey, büyük liderlerinin iki dudağının arasından çıkacak ifadelere göre şekilleniyor.
ha diyebilirler ki, 'o zaman bunların terör örgütü olduğunu bilmiyorduk.'
amenna. ama gerçekten çok merak ediyorum. hani olur ya, büyük liderleri yarın birgün kalkıp derse ki 'bizi birileri kandırmışlar. aslında hocaefendinin hiçbir günahı yokmuş.'
o zaman, bizim emzikliler nasıl bir dönüş yapacaklar acaba?
...
size bir tavsiye vereyim mi?
bu devran elbet böyle sürmeyecek.
gün geldiğinde, -eğer vicdanınız varsa- vicdanınız sizi çok rahatsız edecek. işte o gün geldiğinde, vicdanınızın sizi rahat bırakmasını istiyorsanız, şimdiden haksızlıklara dur diyebilmelisiniz. benim vicdanım rahat. ben 28 şubatta da haksızın karşısındaydım, şimdi de... siz de benim kadar rahat biçimde bunu söyleyebiliyor musunuz? bunun cevabını bana değil kendi vicdanınıza verin.
ama esas meselemiz, bu haberi kimlerin haberleştirdiği değil tabii ki. farzedelim ki, bu haber sadece israil ya da rus basınında yer buldu. bir şey değişecek mi? o zaman bu müdahale haklılık mı kazanmış olacak?
28 şubat dönemini diline dolayanların bir kısmı o dönemde henüz emzik emerken, ben yapılan uygulamaların insanlık dışı olduğunu, bulunduğum her ortamda yüksek sesle dile getiriyordum. kıyıma uğrayan başörtülülerin ana babaları bile korkudan ses çıkaramazken, ben ve benim gibiler, bunları yapanların karşısında durmaya çalışıyordu.
niye peki?
başörtülü müydüm? eşim mi başörtülüydü? ablam ya da kız kardeşim mi başörtülüydü? kızım mı başörtülüydü? bir akrabam başörtüsü yüzünden eğitim hakkından mı oluyordu?
hiçbirisi... tek sebebi, yapılanları vicdanıma ve inancıma yediremememdi...
28 şubat döneminde emzik emenler, diyebilir ki, o dönemde küçüktüm. yaşım yetse ben de karşı dururdum.
o zaman çok uzağa gitmeyelim. 28 şubatın emzikli bebelerine, 4 yıl öncesini soralım.
hükümet üyelerinin tam kadroyla katıldığı türkçe olimpiyatlarını soralım mesela. acaba 28 şubatın emzikli bebeleri, şimdi fetö terör örgütü dedikleri kesimin türkçe olimpiyatlarını izleyebilmek için, stadyum önlerinde saatlerce beklediler mi? liderleri fetö terör örgütünün liderine, 'yeter bu gurbetlik. gel artık yuvana.' derken gözyaşları döktüler mi? cemaat evlerine gidip maklubeye kaşık salladılar mı?..
benim için dört yıl önce de, cemaat aynı cemaatti. fikri olarak bana uzaklardı. şimdi de... oysa, görülüyor ki, 28 şubatın emzikli bebeleri için her şey ama her şey, büyük liderlerinin iki dudağının arasından çıkacak ifadelere göre şekilleniyor.
ha diyebilirler ki, 'o zaman bunların terör örgütü olduğunu bilmiyorduk.'
amenna. ama gerçekten çok merak ediyorum. hani olur ya, büyük liderleri yarın birgün kalkıp derse ki 'bizi birileri kandırmışlar. aslında hocaefendinin hiçbir günahı yokmuş.'
o zaman, bizim emzikliler nasıl bir dönüş yapacaklar acaba?
...
size bir tavsiye vereyim mi?
bu devran elbet böyle sürmeyecek.
gün geldiğinde, -eğer vicdanınız varsa- vicdanınız sizi çok rahatsız edecek. işte o gün geldiğinde, vicdanınızın sizi rahat bırakmasını istiyorsanız, şimdiden haksızlıklara dur diyebilmelisiniz. benim vicdanım rahat. ben 28 şubatta da haksızın karşısındaydım, şimdi de... siz de benim kadar rahat biçimde bunu söyleyebiliyor musunuz? bunun cevabını bana değil kendi vicdanınıza verin.
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=37655
korktuğumuz şeylerin başımıza gelme nedeni olarak görülür. onları düşünmekten kendimizi alamadığımız için...
--Yok biz buradaydık zaten kimecikler de yoktu maalesef. Siz geldiniz bir nefes bir kan geldi yahu. Orada da aynı nickimle yazar dım tabi. Hee ben de öğretmen sözlükte geliyorum sanırım.
--malumun galatasaray bursasopru 3-0 yendi. Bu maç galatasarayın toparlanması için bir milat olur mu yoksa kötü gidiş devam eder mi?
(bkz: buraya bakarlar )
Not: Belki memur sözlüğün de en popüler başlığı olur...
--malumun galatasaray bursasopru 3-0 yendi. Bu maç galatasarayın toparlanması için bir milat olur mu yoksa kötü gidiş devam eder mi?
(bkz: buraya bakarlar )
Not: Belki memur sözlüğün de en popüler başlığı olur...
pubg mobile, lol, valorant, fifa 2021 gibi oyunlar hakkında her şeyi bulabileceğiniz sitedir. pubg mobile uc, bilmeyenler için unknown cash, uc nereden yüklenir ve rp satın alınır gibi soruların cevaplarını merak ediyorsanız bu platformdan bulabilirsiniz. ayrıca pubg mobile uc ve rp satın alabilirsiniz. https://www.epinalemi.com/
benim annemdir.
Evet ilkokul mezunu bile değildir belki ancak topluma göre cahildir. Bunun çeşitli sebepleri var tabi, eğitim almaması, zamanında yaşadığı kültür,coğrafya ve buna benzer etkenler.
Sonradan üzüm üzüme baka baka kararmıştır. Babam da aynı şekilde tabi. Birbirileri ile harmanlanmış ve bir ömür hayat yaşamışlardır. Çok şükür ki halada yaşıyorlar.
Küçükken bu bir problemdi benim için. Ailemin hep neden böyle olduğuna içerlemişliğim vardır. şimdilerde bu fikrim tamamen değişti tabi. Hatta tamamen. Zamanında böyle şeyler düşündüğüm için kendime kızmıyorum ancak insan belli yaşlarda farklı düşündüğü de bir gerçekmiş.
40 lı yaşlarımda belki bundan çok daha farklı düşüneceğim.
Yıllardır bekar evinde kalırım ve ailem lutfedip pek gelmezlerdi yanıma. Geçen sene babam bu sene annem ziyarete geldi. Ziyaret dediğime de bakmayın kendi evlerine gelip biraz kalıyorlar işte.
Cahil dedim ya bu insan, diğer cahil insanı arkada bırakmışlığın hüznü ile gelmiş, diğer cahil insanın kendisine nasıl bakacağı kaygısı ile gelmiş. Gün içerisinde kaç defa arayıp kontrol ettiği meçhul doğrusu.
CAhillik mutluluktur. Çok bi empati yapmazsınız mesela. Çok fazla şey yoktur kafanızda. Dünyayı değiştireyim gibi şeyler hiç ama hiç gündeminize bile gelmez. Kaderin size dayattığını yaşarsınız ve çokta zorlamazsınız iradeyi cüzziyenizi. Bizim cahiller için de hayat hep belli eksendeydi. Herif,oğul,kız ve bunların dışında hep bi evimiz olsun ha bide haca gitsek yeterdi. Çok şükür hepsini yaptılar.
Kendime bakıyorum, kafamda bi ton sorun, yok yüksek lisans, yok iş, yok evlilik vs. Yaş itibari ile karşılaştırmıyorum tabi ancak onlar benim yaşımdayken de bu tarz problemleri yoktu, hiç olmadı. Olsa da sadece çalıştıkları asgari ücretli işin az daha kolaylamasıydı.
Onlar için insan tanımak yeterliydi. Muhabbet nerelisin, anan baban sağ mı, eviniz kendinizin miden ibaretti. Ben ise o muhabbete bile girmeye dermanım yok. Girsem bile belli bir süreden sonra o eğitimle, bizim olmayan kültürle gelen ukalalığın vermiş olduğu burun kıvırması illaki oluyor. Yalnızlaşıyoruz, yalnızlaştım.
Zamanında kızma sebebim ise bu uçurumun aramızda hep açılıyor oluşuydu. Yanlarında çok kalamayışım, uzun uzun muhabbet edemeyişimdi. şimdilerde yine var ancak artık dert etmiyorum.
sınıf bilinci hep varmışta o cahillerde bi ben edinememişim. Muhsin bey filmindeki uğur yücel gibi yaşıyormuşuzda haberimiz yokmuş.
Çocukken kızdığım o şeyleri bu gün bi defa daha yediğim doğrudur. Sınıf bilinci dedim ya, annem bütün evi baştan aşağı temizledi. Bildiğin lüks bir dairede oturuyormuşumda haberim yokmuş. Mükemmel yemekler yaptı. Bu gün dört defa yeni demlenmiş sıcacık çay içmişliğimde doğrudur. Aslında üzerine düşen (şimdilerde yapmak zorunda bile değil) şeyleri her zaman yapmış ve yapan insan bu cahil insan.
Asıl cahil benmişim, kendi üzerine düşmeyen şeyleri bekleyerek.
Edinemediğim için sorguladığım ve zaman zaman kızdığım şeyler için de cahil hissediyorum. Ellerinden gelenin en iyisini yapmışlar, aç veya açıkta kalmadım, kaldımsada yokluktandı. Bilerek yapmamışlardır. Kendi düşüncelerine göre ne gerekiyorsa yaptılar.
Kendi cahil dünyalarındaki mutluluklarına hayran kaldım bir defa daha. dediğim gibi vizyon dar ve o vizyon içerisinde sevgi,saygı,bilinç, ev alalım bi tane, akşama ne yapsak gibi düşünceleri maksimum seviyede yaşıyorlar.
30 senedir evlisiniz nedir bunun sırrı?
tamamen cahillik güzel kardeşim, tamamen cahillik.
İnsan bir organını kaybedince diğer organlarında gelişme meydana gelirmiş. Keşke beynimiz onların ki kadar kalsaydı da kalbimizin gelişimini engelleyemeseydik.
Evet ilkokul mezunu bile değildir belki ancak topluma göre cahildir. Bunun çeşitli sebepleri var tabi, eğitim almaması, zamanında yaşadığı kültür,coğrafya ve buna benzer etkenler.
Sonradan üzüm üzüme baka baka kararmıştır. Babam da aynı şekilde tabi. Birbirileri ile harmanlanmış ve bir ömür hayat yaşamışlardır. Çok şükür ki halada yaşıyorlar.
Küçükken bu bir problemdi benim için. Ailemin hep neden böyle olduğuna içerlemişliğim vardır. şimdilerde bu fikrim tamamen değişti tabi. Hatta tamamen. Zamanında böyle şeyler düşündüğüm için kendime kızmıyorum ancak insan belli yaşlarda farklı düşündüğü de bir gerçekmiş.
40 lı yaşlarımda belki bundan çok daha farklı düşüneceğim.
Yıllardır bekar evinde kalırım ve ailem lutfedip pek gelmezlerdi yanıma. Geçen sene babam bu sene annem ziyarete geldi. Ziyaret dediğime de bakmayın kendi evlerine gelip biraz kalıyorlar işte.
Cahil dedim ya bu insan, diğer cahil insanı arkada bırakmışlığın hüznü ile gelmiş, diğer cahil insanın kendisine nasıl bakacağı kaygısı ile gelmiş. Gün içerisinde kaç defa arayıp kontrol ettiği meçhul doğrusu.
CAhillik mutluluktur. Çok bi empati yapmazsınız mesela. Çok fazla şey yoktur kafanızda. Dünyayı değiştireyim gibi şeyler hiç ama hiç gündeminize bile gelmez. Kaderin size dayattığını yaşarsınız ve çokta zorlamazsınız iradeyi cüzziyenizi. Bizim cahiller için de hayat hep belli eksendeydi. Herif,oğul,kız ve bunların dışında hep bi evimiz olsun ha bide haca gitsek yeterdi. Çok şükür hepsini yaptılar.
Kendime bakıyorum, kafamda bi ton sorun, yok yüksek lisans, yok iş, yok evlilik vs. Yaş itibari ile karşılaştırmıyorum tabi ancak onlar benim yaşımdayken de bu tarz problemleri yoktu, hiç olmadı. Olsa da sadece çalıştıkları asgari ücretli işin az daha kolaylamasıydı.
Onlar için insan tanımak yeterliydi. Muhabbet nerelisin, anan baban sağ mı, eviniz kendinizin miden ibaretti. Ben ise o muhabbete bile girmeye dermanım yok. Girsem bile belli bir süreden sonra o eğitimle, bizim olmayan kültürle gelen ukalalığın vermiş olduğu burun kıvırması illaki oluyor. Yalnızlaşıyoruz, yalnızlaştım.
Zamanında kızma sebebim ise bu uçurumun aramızda hep açılıyor oluşuydu. Yanlarında çok kalamayışım, uzun uzun muhabbet edemeyişimdi. şimdilerde yine var ancak artık dert etmiyorum.
sınıf bilinci hep varmışta o cahillerde bi ben edinememişim. Muhsin bey filmindeki uğur yücel gibi yaşıyormuşuzda haberimiz yokmuş.
Çocukken kızdığım o şeyleri bu gün bi defa daha yediğim doğrudur. Sınıf bilinci dedim ya, annem bütün evi baştan aşağı temizledi. Bildiğin lüks bir dairede oturuyormuşumda haberim yokmuş. Mükemmel yemekler yaptı. Bu gün dört defa yeni demlenmiş sıcacık çay içmişliğimde doğrudur. Aslında üzerine düşen (şimdilerde yapmak zorunda bile değil) şeyleri her zaman yapmış ve yapan insan bu cahil insan.
Asıl cahil benmişim, kendi üzerine düşmeyen şeyleri bekleyerek.
Edinemediğim için sorguladığım ve zaman zaman kızdığım şeyler için de cahil hissediyorum. Ellerinden gelenin en iyisini yapmışlar, aç veya açıkta kalmadım, kaldımsada yokluktandı. Bilerek yapmamışlardır. Kendi düşüncelerine göre ne gerekiyorsa yaptılar.
Kendi cahil dünyalarındaki mutluluklarına hayran kaldım bir defa daha. dediğim gibi vizyon dar ve o vizyon içerisinde sevgi,saygı,bilinç, ev alalım bi tane, akşama ne yapsak gibi düşünceleri maksimum seviyede yaşıyorlar.
30 senedir evlisiniz nedir bunun sırrı?
tamamen cahillik güzel kardeşim, tamamen cahillik.
İnsan bir organını kaybedince diğer organlarında gelişme meydana gelirmiş. Keşke beynimiz onların ki kadar kalsaydı da kalbimizin gelişimini engelleyemeseydik.
9 Ocak 1955'te Batı Trakya Gümülcine'de doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını Rumeli'de geçiren Müezzinoğlu, 1970 yılında İstanbul'a geldi. Lise tahsilini İstanbul İmam Hatip Lisesi'nde tamamladı. 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Batı Trakya'ya döndü. Genç bir doktor olarak ideallerini gerçekleştirmenin ancak ata vatanında mümkün olduğunu düşündüğünden 1983 yılında Meriç Nehri'ni aşarak Türkiye'ye iltica etti.1983-1986 yılları arasında İstanbul Haseki Hastanesi'nde İç Hastalıkları ihtisasını tamamladı. 1986 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 1992 yılında Refah Partisi'nde aktif siyasete katıldı. AK Parti'nin kuruluş çalışmalarında bulundu ve İstanbul Kurucu İl Yönetim Kurulu Üyesi oldu. 2002 - 2007 yılları arasında AK Parti İstanbul İl Başkanı olarak görev yaptı. 2007 Genel Seçimlerinde İstanbul, 2011 Genel Seçimlerinde Edirne ilimizden milletvekili seçilen Müezzinoğlu, 61. Hükümette Sağlık Bakanlığı görevine getirildi. Avcılar Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve Batı Trakya Eğitim Kültür Vakfı ve Balkan Medeniyeti Derneğinin Kurucu Üyesi, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneğinin Üyesidir. Orta düzeyde Yunanca, İngilizce ve Arapça bilen Bakanımız, evli ve 2 çocuk babasıdır.
yârin bir bakışıdır.
Photoshop kullanmak için, birçok özel nitelikli programda olduğu gibi bilgi birikimine ihtiyaç duyuluyor. Eğer Photoshop bilmiyorsanız ve öğrenmeye de zamanınız yoksa işte size görsel düzenlemeler konusunda alternatif oluşturabilecek 8 kolay araç.
1. Canva
2. Placeit
3. Death To The Stock Photo
4. NounProject
5. Google Fontları
6. Skitch
7. ColorPicker
8. GIFBrewery
http://sosyalmedya.co/photoshop-bilmeyenler-icin-kullanimi-kolay-8-arac/
1. Canva
2. Placeit
3. Death To The Stock Photo
4. NounProject
5. Google Fontları
6. Skitch
7. ColorPicker
8. GIFBrewery
http://sosyalmedya.co/photoshop-bilmeyenler-icin-kullanimi-kolay-8-arac/
Apple'ın merakla beklenen telefonu iPhone X Türkiye'de resmen satışa sunuldu. 64 GB'lık model 6.099 TL'den 256 GB'lık model ise 6.899 TL'den satılacak. Hal böyle olunca Türkiye'de telefona ilgi geçmiş iPhone modellerinde olduğu gibi olmadı.
![]()
iPhone X için ne kadar vergi ödüyoruz?
64 GB'lık iPhone X için 376 TL TRT payı, 1.033 TL ÖTV, 930 TL KDV, ödüyoruz. Toplam vergi tutarı 2.399 TL'ye ulaşıyor.

iPhone X için ne kadar vergi ödüyoruz?
64 GB'lık iPhone X için 376 TL TRT payı, 1.033 TL ÖTV, 930 TL KDV, ödüyoruz. Toplam vergi tutarı 2.399 TL'ye ulaşıyor.
bitki yetişirken oluşan bir çeşit genetik bozukluk nedeniyle bitkinin hiç bir renk pigmeti üretememesi sonucu oluşan beyaz bembeyaz bitkilerdir.
bunlara bazı botanikçiler vampir bitki de diyorlar. nedeni ise aslında güneşte kalıp fotosentez yapması gereken bitkilerin albino olduğu durumlarda fotosentez yapamaması ve bu durumda güneş ışığının onlar için zararlı hale gelmesi.
çok değişik çok ilginç bi görüntü oluştursa da fotosentez yapamadığı için ömürleri çok kısa oluyor tabi bu bitkilerin.
not: itinayla googleda aratabilirsiniz yada başka bi arama motorunda artık o sizin bileceğiniz iş.
not2:gaza gelip sırf birinci notu yazmak için açtım aslında başlığı. (u: yersen)
not3:lütfen not2'yi ciddiye almayınız nitekim kendisi espri amaçlı yazılmıştır.
bunlara bazı botanikçiler vampir bitki de diyorlar. nedeni ise aslında güneşte kalıp fotosentez yapması gereken bitkilerin albino olduğu durumlarda fotosentez yapamaması ve bu durumda güneş ışığının onlar için zararlı hale gelmesi.
çok değişik çok ilginç bi görüntü oluştursa da fotosentez yapamadığı için ömürleri çok kısa oluyor tabi bu bitkilerin.
not: itinayla googleda aratabilirsiniz yada başka bi arama motorunda artık o sizin bileceğiniz iş.
not2:gaza gelip sırf birinci notu yazmak için açtım aslında başlığı. (u: yersen)
not3:lütfen not2'yi ciddiye almayınız nitekim kendisi espri amaçlı yazılmıştır.
Lenf düğümleri iltihabı.
Türkiye cumhuriyetinin ilk kadın bakanı.
Resul Dindar - Dalgalan Karadeniz (2014) Full Albümünde 5.sırada olan şarkıdır. Dinledikçe dinleyesi geliyor insanın. Çok güzel yorumlamış. Daha samimisi için erkan ocaklıdan dinleyin.
Şarkının bi yükselme yeri var (gbkz:gız selamun aleyküm) diye işte orada heycanlanıyorum.
Şarkının bi yükselme yeri var (gbkz:gız selamun aleyküm) diye işte orada heycanlanıyorum.
exceptionnel: istisnai.
malum sözlükte favori kısmı mevcut değil. Sadece beğendim veya beğenmedim kısımları var. Eğer favori kısmı olsaydı şunu kesinlikle favorilerdim dediğim entryler var.
@3 http://www.memur-sozluk.com/ilkokuldan-akilda-kalan-garip-tipler
@3 http://www.memur-sozluk.com/ilkokuldan-akilda-kalan-garip-tipler
Hüseyin Avni Paşa ve avanelerinin zihniyeti maalesef hala devam ediyor, Allah bir daha onlara fırsat vermesin.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
