an itibari ile yaptığımdır, zira gökyüzü; bir tarafı yırtılmışçasına açılmış, bütün kar yükünü yaşadığım şehre bırakmıştır.
öğretmen sözlükten beri sürekli takipte olduğum, yazdıklarıyla çarpan ,düşündüren,farklı bir bakış açısı kazandıran yazar. yeri bir başkadır ben de. iyi ki burda dediklerimden.
İyidir. Evin yolunu bilen insandır o müptezel.
cumhuriyetin ilk yıllarıdır, hayvandan vergi alınmaya başlanır. vergi memurları köy köy gezerek kayıt dışı hayvanları kayda almaktadır. çorumun bir köyündeki, tek koyunu olan gariban bir köylü yatağa yatırdığı koyununu, vergi memuruna hasta babası olarak yutturmaya çalışır ama memur yemez.
aynı memur kayseri de gene mağdur durumda fakat koyun yerine eşşeği olan bir köylünün aynı numarayı yapmasına karşılık bu lafı söyler.
- senin yaptığını çorumlu yapmadı.
(zira çorumlu koyuna babam derken, kayserili eşşeğe babam demiştir.)
aynı memur kayseri de gene mağdur durumda fakat koyun yerine eşşeği olan bir köylünün aynı numarayı yapmasına karşılık bu lafı söyler.
- senin yaptığını çorumlu yapmadı.
(zira çorumlu koyuna babam derken, kayserili eşşeğe babam demiştir.)
Yerine göre benim. O an ki psikolojim, şöförün kibarlık durumu ( bildiğimde günaydın ya da kolay gelsin derim bazen cevap vermezler), otobüsün kalabalıklığı vb durimlara göre karar alıyorum. Evet az biraz sorunluyum. Haklısınız.
3. Nesil Yazar. Hoş gelmiş.
amerikalı country şarkıcısı.
panaroma yanlış yazılmıştır.
Doğrusu panorama'dır.
Doğrusu panorama'dır.
Yanıma gelin.
şair ..
bir şiirini paylaşmak istedim .. beni oldukça etkilemiştir bu kısa şiir ..
---
resulullahla benim aramdaki farklar
resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.
resulullah yolda ebu bekir'i görse \"es selamu aleyküm ya sıddık\"; derdi,
ben yolda ebu bekir';i görsem tanımam.
resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.
resulullah azrail'i yolda görse tanırdı;
ben azrail'i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.
resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey allah'ın resulü;
fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?
resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki \"kızım ha gayret!\";
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki \"anneciğim ölmesen...\"
ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki \"anneciğim seni ben...\"
annem döndü bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz.
resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.
ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının
anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf!
resulullah çok şanslı bir insan
annesi öldüğünde o küçücüktü;
benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,
zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz.
annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!
olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince
verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz
resulullah tutsa annemin elinden birlikte geçseler çölü
nasıl olsa resulullah da ölü annem de ölü.
bir şiirini paylaşmak istedim .. beni oldukça etkilemiştir bu kısa şiir ..
---
resulullahla benim aramdaki farklar
resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.
resulullah yolda ebu bekir'i görse \"es selamu aleyküm ya sıddık\"; derdi,
ben yolda ebu bekir';i görsem tanımam.
resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.
resulullah azrail'i yolda görse tanırdı;
ben azrail'i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.
resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey allah'ın resulü;
fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?
resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki \"kızım ha gayret!\";
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki \"anneciğim ölmesen...\"
ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki \"anneciğim seni ben...\"
annem döndü bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz.
resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.
ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının
anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf!
resulullah çok şanslı bir insan
annesi öldüğünde o küçücüktü;
benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,
zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz.
annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!
olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince
verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz
resulullah tutsa annemin elinden birlikte geçseler çölü
nasıl olsa resulullah da ölü annem de ölü.
karşıdaki kişinin söylediği bir sözden ya da yaptığı bir hareketten rahatsız olmak.
peynirin peynir olmasını sağlayan bakteri ile, ayaklarda mantar oluşmasına neden olan bakteri aynıymış. -peynirden soğudum bi an-
kaynamış sütün içine bir miktar peynir mayası katılarak kaynatılması sonucu, oluşan topaklanmalar birleşinceye kadar kaynatılır. daha sonra birleştirilerek peynir elde edilir.süzme peynir yapılacaksa, bir bezin üzerine dökülür üzerinde biriken (gbkz:şırat)ın akması için bekletilir. tulum peyniri yapılacaksa kaynamasına devam ettirilerek eli kazana sokup-kaynar kaynar hemde- o peyniri sıka sıka halat haline getirip asarak süzülmesi beklenir.
küçükken anneannemden yapılışını gördüğüm kadarıyla böyleydi.
--- (gbkz: spoiler) ---
daha sonra anneanneden biraz peynir istenir. -çocukken peynir sevmeyen torununun peynir istemesine şaşıran anneanne bir parça peynir koparıp sıcak sıcak torununa verir. daha sonra torunu çaktırmadan gidip köpek yavrularına yedirir. gelip bi daha bi daha ister. taa ki anneanne durumu anlayıncaya kadar böyle devam eder.
--- (gbkz: spoiler) ---
kaynamış sütün içine bir miktar peynir mayası katılarak kaynatılması sonucu, oluşan topaklanmalar birleşinceye kadar kaynatılır. daha sonra birleştirilerek peynir elde edilir.süzme peynir yapılacaksa, bir bezin üzerine dökülür üzerinde biriken (gbkz:şırat)ın akması için bekletilir. tulum peyniri yapılacaksa kaynamasına devam ettirilerek eli kazana sokup-kaynar kaynar hemde- o peyniri sıka sıka halat haline getirip asarak süzülmesi beklenir.
küçükken anneannemden yapılışını gördüğüm kadarıyla böyleydi.
--- (gbkz: spoiler) ---
daha sonra anneanneden biraz peynir istenir. -çocukken peynir sevmeyen torununun peynir istemesine şaşıran anneanne bir parça peynir koparıp sıcak sıcak torununa verir. daha sonra torunu çaktırmadan gidip köpek yavrularına yedirir. gelip bi daha bi daha ister. taa ki anneanne durumu anlayıncaya kadar böyle devam eder.
--- (gbkz: spoiler) ---
millet olarak yeşilçam'ı ne kadar sevdiğimizi biliyorlar ve son reklamlarında bunu kullanma uyanıklığını seçmişler ..
sadri alışık, hulusi kentmen, zeki alasya, metin akpınar, tarık akan, adile naşit kim yok ki ..
beğendin mi derseniz; dibine kadar ..
sadri alışık, hulusi kentmen, zeki alasya, metin akpınar, tarık akan, adile naşit kim yok ki ..
beğendin mi derseniz; dibine kadar ..
iyiliğimiz içindir.
(bkz: okuyunca gülümseten başlıklar)
(bkz: okuyunca gülümseten başlıklar)
yeni bir işe başlamanın heyecanı içerisinde oluyor insan. Yeni insanlar yeni mekanlar yeni alet edevatlar...
İlk gördüğün kişiler ile bir sene sonraki ilişkileri tahmin ediyor insan. Ne düzeyde olacağız. Hiç tanımıyorum şuan mesela ama bi sene sonra canım abim canım ablam canım arkadaşım olacak belki. Belki de neden tanıdım ne gerek vardı diyeceğim. Hayatın güzel oluşu belki bu tür meraklardan.
not: Bol bol etrafı izlersiniz. Odanın tavanına, tabanına, prize, anahtara bakarsınız. Sonra bi daha bakmayacaksınız nede olsa.
İlk gördüğün kişiler ile bir sene sonraki ilişkileri tahmin ediyor insan. Ne düzeyde olacağız. Hiç tanımıyorum şuan mesela ama bi sene sonra canım abim canım ablam canım arkadaşım olacak belki. Belki de neden tanıdım ne gerek vardı diyeceğim. Hayatın güzel oluşu belki bu tür meraklardan.
not: Bol bol etrafı izlersiniz. Odanın tavanına, tabanına, prize, anahtara bakarsınız. Sonra bi daha bakmayacaksınız nede olsa.
İlk Türk arkeoloğu kabul edilen ve ülkenin ilk arkeoloji müzesi olan İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kurucusu olan Osman Hamdi Bey dir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
