medine hurması
T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ SÖZLEŞMELİ BİLİŞİM PERSONELİ SINAV DUYURUSU
Üniversitemiz Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı emrinde istihdam edilmek üzere, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 6 ncı maddesi ve bu maddeye dayanılarak 31/12/2008 tarih ve 27097 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem Birimlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik'in 8 inci maddesi uyarınca, 2013 ve 2014 KPSSP3 (B) Grubu puan türünden en yüksek puan alan adaydan başlanarak yapılacak sıralamaya göre (KPSS puanı olmayan veya belge ibraz etmeyen adayın KPSS puanı 70 olarak dikkate alınacak olup, bu sıralamaya göre son sıradaki adayla aynı puanı alan adaylar da sınava katılmaya hak kazanacaklardır) sözleşmeli bilişim personeli pozisyonunun 10 (on) katı aday arasından, gerçekleştirilecek yazılı ve uygulamalı sınav başarı sırasına göre yapılacak yerleştirme ile (gbkz:4 dört Sözleşmeli Bilişim Personeli) alınacaktır.
I-BAŞVURU ŞARTLARI;
A-GENEL ŞARTLAR; (NİTELİKLER)
a.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48'inci maddesinde belirtilen şartları taşımak,
b.Fakültelerin dört yıllık bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği ve endüstri mühendisliği bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
c.(b) bendinde belirtilenler dışında kalan dört yıllık eğitim veren fakültelerin mühendislik bölümlerinden, fen-edebiyat, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinin, bilgisayar ve teknoloji üzerine eğitim veren bölümleri ile istatistik, matematik ve fizik bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
d.Yazılım, yazılım tasarımı ve geliştirilmesi ile bu sürecin yönetimi konusunda veya büyük ölçekli ağ sistemlerinin kurulumu ve yönetimi konusunda 375 sayılı KHK'de belirtilen sürelerde (2 kat için en az 3 yıl) mesleki tecrübeye sahip bulunmak, (Mesleki tecrübenin belirlenmesinde; bilişim personeli olarak 657 sayılı Kanuna tabi kadrolu veya aynı Kanunun 4'üncü maddesinin (B) bendi ile 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli statüdeki hizmetler ve Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi özel kesimde bilişim personeli olarak geçtiği belgelenen hizmet süreleri dikkate alınır),
e.Güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelemeleri.
B-ÖZEL ŞARTLAR;
Yazılım Geliştirme Uzmanı -(Tam zamanlı, aylık brüt sözleşme ücret tavanının 2 katı/4 kişi)
¦Çok katmanlı mimari hakkında bilgi ve deneyim sahibi olmak
¦Web servislerine hakim olmak
¦Asp.Net MVC, C# ve Entity Framework konularında tecrübeli olmak ve projeler yapmış olmak,
¦MS SQL Server konusunda tecrübeli olmak,
¦Web Teknolojileri (HTML5, CSS, j a v a s c r i p t, JQery) konularında tecrübeli olmak,
¦Analitik düşünebilen, takım çalışmasına yatkın ve iletişim becerisi yüksek olmak,
¦Y oğun iş temposuna ayak uydurabilecek olmak,
¦İngilizce bilmek,
¦Tercihen MCPD, MCSD, MS sertifikalarına sahip olmak.
II-İSTENİLEN BELGELER-BAŞVURU ŞEKLİ-YERİ-TARİHİ;
Başvurular, 19/06/2015 - 03/07/2015 tarihleri arasındahttp://www.sakarva.edu.tr adresinde bulunan "Sözleşmeli Bilişim Personeli İş Talep Formu'nun doldurulmasından sonra, fotoğraf yapıştırılmak ve imzalanmak suretiyle aşağıda sayılan belgelerle birlikte, 03/07/2015 tarihi mesai bitimine kadar Sakarya Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Esentepe Kampüsü/SAKARYA adresine elden teslim edilmek veya son başvuru tarihinde anılan adreste olacak şekilde postayla gönderilmek suretiyle yapılacaktır (Anılan tarihten sonra yapılan başvurular ile postadaki gecikmeler kabul edilmeyecektir).
a.Başvuru formu (Fotoğraflı).
b.Lisans diploması veya okul çıkış belgesinin aslı veya noter onaylı sureti (Belge aslının ibraz
edilmesi halinde fotokopisi Kurumumuzca onaylanacaktır).
c.GENEL ŞARTLAR (NİTELİKLER) başlığının (d) maddesinde belirtilen mesleki tecrübeyi
gösterir belge (Mesleki tecrübe sürelerinde, lisans mezuniyeti sonrasındaki hizmetler dikkate alınacaktır).
d.GENEL ŞARTLAR (NİTELİKLER) başlığının (e) maddesinde belirtilen, en az iki güncel
programlama dilini bildiğini gösterir belge.
e.Her bir pozisyon için ÖZEL ŞARTLAR'da istenilen sertifikalar ile tecrübe veya deneyimi
gösteren belgeler (sertifikalar sınavla alınmış olmalıdır).
f.Özgeçmiş
g.İngilizce dilinde Kamu Personeli Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavından (KPDS) veya
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından (YDS) alınan puanı veya bu dilde yapılan yabancı dil sınavlarından ve Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen KPDS veya YDS dengi puanı gösterir belgenin aslı veya onaylı sureti (Belge aslının ibraz edilmesi halinde fotokopisi Kurumumuzca onaylanacaktır).
III-BAŞVURULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇLARININ DUYURULMASI
Başvuruların incelenmesi sonucunda genel ve özel şartları sağlayan adaylardan, KPSS puanının %70'i (KPSS puanı olmayan veya belge ibraz etmeyen adayın KPSS puanı 70 olarak dikkate alınır) ile yabancı dil puanının %30'ununun (belge ibraz etmeyenlerin yabancı dil puanı sıfır olarak değerlendirilecektir.) toplamı esas alınarak yapılacak sıralamaya göre en yüksek puanlıdan başlanarak toplam her pozisyon aday miktarının 10 (on) katı aday yazılı sınava çağırılacaktır. Bu sıralamaya göre son sırada aynı puana sahip birden fazla adayın bulunması halinde, bu adayların tamamı sınava kabul edilecektir. Yazılı sınava girmeye hak kazanan adayların listesi ve sınav yerinin açık adresi www.sakarya.edu.trsitesinde 10/07/2015 tarihinde ilan edilecektir. Ayrıca yazılı bildirim veya tebligat yapılmayacaktır.
IV-SINAV KONULARI, YERİ VE TARİHİ
Sınav konuları, Uzmanlık konularına uygun olarak yukarıda özel şartlarda belirtilen tüm konular ve hususlardır.
Yazılı sınav, 22/07/2015 tarihinde saat 14:00 - 16:00 saatleri arasında Sakarya Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Dekanlığı Esentepe Kampüsü/SAKARYA adresinde yapılacaktır. Uygulamalı sınav tarihi daha sonra ilan edilecektir.
V-DEĞERLENDİRME
Yazılı sınav sonucunda 100 tam puan üzerinden 70 puan ve üzeri alan adaylar uygulamalı sınava çağrılacaktır.
Yazılı ve uygulamalı sınav sonucunda alınan notların aritmetik ortalaması alınmak suretiyle 100 tam puan üzerinden 70 ve üstü puan alan adayların Sözleşmeli Bilişim Personeli Giriş Sınavı nihai başarı dereceleri tespit edilecektir. Adaylar nihai başarı derecelerine göre sıralamaya tabi tutulacak ve kontenjan sayısı kadar adayla sözleşme yapılacaktır. Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar ile sınava girme şartlarını taşımadıkları halde sınava girip başarılı olan adaylarla sözleşme yapılmayacaktır. Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar hakkında hukuki işlem yapılacaktır.
VI-SINAV SONUÇLARININ İLANI
Yazılı sınav sonucunda başarılı olup, uygulamalı sınava girmeye hak kazanan adaylar, yazılı sınav tarihinden sonra www.sakarva.edu.trsitesinde ilan edilecektir. Uygulamalı sınav sonuçları, www.sakarva.edu.trsitesinde ilan edilecektir. Ayrıca yazılı bildirim veya tebligat yapılmayacaktır.
VII-(gbkz:ÜCRET)
Aylık brüt sözleşme ücreti, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler için sözleşme ücret tavanının ÖZEL ŞARTLAR başlığı altında belirtilen katları ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olacaktır. Ancak Kurum, tavan ücretin altında sözleşme düzenlemeye ve ödeme yapmaya yetkilidir.
Üniversitemiz Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı emrinde istihdam edilmek üzere, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 6 ncı maddesi ve bu maddeye dayanılarak 31/12/2008 tarih ve 27097 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem Birimlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik'in 8 inci maddesi uyarınca, 2013 ve 2014 KPSSP3 (B) Grubu puan türünden en yüksek puan alan adaydan başlanarak yapılacak sıralamaya göre (KPSS puanı olmayan veya belge ibraz etmeyen adayın KPSS puanı 70 olarak dikkate alınacak olup, bu sıralamaya göre son sıradaki adayla aynı puanı alan adaylar da sınava katılmaya hak kazanacaklardır) sözleşmeli bilişim personeli pozisyonunun 10 (on) katı aday arasından, gerçekleştirilecek yazılı ve uygulamalı sınav başarı sırasına göre yapılacak yerleştirme ile (gbkz:4 dört Sözleşmeli Bilişim Personeli) alınacaktır.
I-BAŞVURU ŞARTLARI;
A-GENEL ŞARTLAR; (NİTELİKLER)
a.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48'inci maddesinde belirtilen şartları taşımak,
b.Fakültelerin dört yıllık bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektrik mühendisliği, elektronik mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği ve endüstri mühendisliği bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
c.(b) bendinde belirtilenler dışında kalan dört yıllık eğitim veren fakültelerin mühendislik bölümlerinden, fen-edebiyat, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinin, bilgisayar ve teknoloji üzerine eğitim veren bölümleri ile istatistik, matematik ve fizik bölümlerinden ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
d.Yazılım, yazılım tasarımı ve geliştirilmesi ile bu sürecin yönetimi konusunda veya büyük ölçekli ağ sistemlerinin kurulumu ve yönetimi konusunda 375 sayılı KHK'de belirtilen sürelerde (2 kat için en az 3 yıl) mesleki tecrübeye sahip bulunmak, (Mesleki tecrübenin belirlenmesinde; bilişim personeli olarak 657 sayılı Kanuna tabi kadrolu veya aynı Kanunun 4'üncü maddesinin (B) bendi ile 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli statüdeki hizmetler ve Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi özel kesimde bilişim personeli olarak geçtiği belgelenen hizmet süreleri dikkate alınır),
e.Güncel programlama dillerinden en az ikisini bildiğini belgelemeleri.
B-ÖZEL ŞARTLAR;
Yazılım Geliştirme Uzmanı -(Tam zamanlı, aylık brüt sözleşme ücret tavanının 2 katı/4 kişi)
¦Çok katmanlı mimari hakkında bilgi ve deneyim sahibi olmak
¦Web servislerine hakim olmak
¦Asp.Net MVC, C# ve Entity Framework konularında tecrübeli olmak ve projeler yapmış olmak,
¦MS SQL Server konusunda tecrübeli olmak,
¦Web Teknolojileri (HTML5, CSS, j a v a s c r i p t, JQery) konularında tecrübeli olmak,
¦Analitik düşünebilen, takım çalışmasına yatkın ve iletişim becerisi yüksek olmak,
¦Y oğun iş temposuna ayak uydurabilecek olmak,
¦İngilizce bilmek,
¦Tercihen MCPD, MCSD, MS sertifikalarına sahip olmak.
II-İSTENİLEN BELGELER-BAŞVURU ŞEKLİ-YERİ-TARİHİ;
Başvurular, 19/06/2015 - 03/07/2015 tarihleri arasındahttp://www.sakarva.edu.tr adresinde bulunan "Sözleşmeli Bilişim Personeli İş Talep Formu'nun doldurulmasından sonra, fotoğraf yapıştırılmak ve imzalanmak suretiyle aşağıda sayılan belgelerle birlikte, 03/07/2015 tarihi mesai bitimine kadar Sakarya Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Esentepe Kampüsü/SAKARYA adresine elden teslim edilmek veya son başvuru tarihinde anılan adreste olacak şekilde postayla gönderilmek suretiyle yapılacaktır (Anılan tarihten sonra yapılan başvurular ile postadaki gecikmeler kabul edilmeyecektir).
a.Başvuru formu (Fotoğraflı).
b.Lisans diploması veya okul çıkış belgesinin aslı veya noter onaylı sureti (Belge aslının ibraz
edilmesi halinde fotokopisi Kurumumuzca onaylanacaktır).
c.GENEL ŞARTLAR (NİTELİKLER) başlığının (d) maddesinde belirtilen mesleki tecrübeyi
gösterir belge (Mesleki tecrübe sürelerinde, lisans mezuniyeti sonrasındaki hizmetler dikkate alınacaktır).
d.GENEL ŞARTLAR (NİTELİKLER) başlığının (e) maddesinde belirtilen, en az iki güncel
programlama dilini bildiğini gösterir belge.
e.Her bir pozisyon için ÖZEL ŞARTLAR'da istenilen sertifikalar ile tecrübe veya deneyimi
gösteren belgeler (sertifikalar sınavla alınmış olmalıdır).
f.Özgeçmiş
g.İngilizce dilinde Kamu Personeli Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavından (KPDS) veya
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından (YDS) alınan puanı veya bu dilde yapılan yabancı dil sınavlarından ve Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen KPDS veya YDS dengi puanı gösterir belgenin aslı veya onaylı sureti (Belge aslının ibraz edilmesi halinde fotokopisi Kurumumuzca onaylanacaktır).
III-BAŞVURULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇLARININ DUYURULMASI
Başvuruların incelenmesi sonucunda genel ve özel şartları sağlayan adaylardan, KPSS puanının %70'i (KPSS puanı olmayan veya belge ibraz etmeyen adayın KPSS puanı 70 olarak dikkate alınır) ile yabancı dil puanının %30'ununun (belge ibraz etmeyenlerin yabancı dil puanı sıfır olarak değerlendirilecektir.) toplamı esas alınarak yapılacak sıralamaya göre en yüksek puanlıdan başlanarak toplam her pozisyon aday miktarının 10 (on) katı aday yazılı sınava çağırılacaktır. Bu sıralamaya göre son sırada aynı puana sahip birden fazla adayın bulunması halinde, bu adayların tamamı sınava kabul edilecektir. Yazılı sınava girmeye hak kazanan adayların listesi ve sınav yerinin açık adresi www.sakarya.edu.trsitesinde 10/07/2015 tarihinde ilan edilecektir. Ayrıca yazılı bildirim veya tebligat yapılmayacaktır.
IV-SINAV KONULARI, YERİ VE TARİHİ
Sınav konuları, Uzmanlık konularına uygun olarak yukarıda özel şartlarda belirtilen tüm konular ve hususlardır.
Yazılı sınav, 22/07/2015 tarihinde saat 14:00 - 16:00 saatleri arasında Sakarya Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Dekanlığı Esentepe Kampüsü/SAKARYA adresinde yapılacaktır. Uygulamalı sınav tarihi daha sonra ilan edilecektir.
V-DEĞERLENDİRME
Yazılı sınav sonucunda 100 tam puan üzerinden 70 puan ve üzeri alan adaylar uygulamalı sınava çağrılacaktır.
Yazılı ve uygulamalı sınav sonucunda alınan notların aritmetik ortalaması alınmak suretiyle 100 tam puan üzerinden 70 ve üstü puan alan adayların Sözleşmeli Bilişim Personeli Giriş Sınavı nihai başarı dereceleri tespit edilecektir. Adaylar nihai başarı derecelerine göre sıralamaya tabi tutulacak ve kontenjan sayısı kadar adayla sözleşme yapılacaktır. Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar ile sınava girme şartlarını taşımadıkları halde sınava girip başarılı olan adaylarla sözleşme yapılmayacaktır. Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar hakkında hukuki işlem yapılacaktır.
VI-SINAV SONUÇLARININ İLANI
Yazılı sınav sonucunda başarılı olup, uygulamalı sınava girmeye hak kazanan adaylar, yazılı sınav tarihinden sonra www.sakarva.edu.trsitesinde ilan edilecektir. Uygulamalı sınav sonuçları, www.sakarva.edu.trsitesinde ilan edilecektir. Ayrıca yazılı bildirim veya tebligat yapılmayacaktır.
VII-(gbkz:ÜCRET)
Aylık brüt sözleşme ücreti, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler için sözleşme ücret tavanının ÖZEL ŞARTLAR başlığı altında belirtilen katları ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olacaktır. Ancak Kurum, tavan ücretin altında sözleşme düzenlemeye ve ödeme yapmaya yetkilidir.
Her ortamda bulunan 'ayyh ne yapsam kilo alamıyorum, keşke biraz kilo alsam' diyen çıkıntılar yok mu, tabii ki var. İşte bu başlık o çıkıntılar için tecrübelilerden tavsiyeler içeren başlıktır.
Akşam 7'den sonra ne bulduysanız yiyin.
Akşam 7'den sonra ne bulduysanız yiyin.
yalnız olmasak da yalnız (mış) gibi hissetmek.
etraf kalabalık olsa da yalnızlık her yerde.
etraf kalabalık olsa da yalnızlık her yerde.
zile basandan çok daha iyidir. Bunun direk kapıyı döven ve zile basanları da var, onlar hiç çekilmiyor.
Beykoz'da şirin bir mahalle. Hidiv kasrına yürüyerek çıkabileceğiniz bir mahalle.
bu yıl 12 haziran da başlayıp 18 ağustos tarihinde sona erecektir.
https://dosya.diyanet.gov.tr/IKYSDosya/Duyuru/a7b1bc46-f099-4ace-9025-5b2a2bd7bde6.pdf
https://dosya.diyanet.gov.tr/IKYSDosya/Duyuru/a7b1bc46-f099-4ace-9025-5b2a2bd7bde6.pdf
iş yerinde herkesin bilet telaşına düşmesi. Şu tren biletini kaçırmayalım yaa.
(bkz: paradise)
ATATÜRK, Sarayburnu'nda dinlediği kötü bir musıki ekibinin etkisiyle söylediği: "Bu musıki bizim heyecanımızı ifade etmekten uzaktır." Sözü, yanlış anlaşılarak, Türk musıkisi radyolardan kaldırılmıştır.
Bu konuda sayın Vasfi Rıza Zobu şunları anlatmıştır:
"Asırlardan beri, nesilden nesile gelip, İstanbul'da en üstün şeklini alan Türk musıkisini kökünden inkâr yarışına gidilmiş, bu gürültünün patladığı gündenberi ATATÜRK, sofralarından Türk musıkisi kaldırılmıştı. Ne kendi söylüyor, ne de başkasına okuması için teklifte bulunuyordu. Aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum, bir gün zamanın İstanbul valisi Muhittin Üstündağ'dan bir haber geldi: "Bu akşamki trenle Ankara'ya hareket etsin, köşkden çağrılıyor, diye. Ertesi sabah Ankara'da idim. İndiğim otelden geldiğimi köşke bildirdim. Akşama doğruydu, bir delikanlı otele gelip: "Buyurun sizi çiftlik köşküne götürmek için emir aldım" dedi.
Köşke geldiğimiz zaman, kendilerini (ATATÜRK'ü) ayakta, etrafında devlet erkânında bazıları ve birkaç generalle ehemmiyetli bir bahis üzerinde konuşur buldum. Elini öpüp: (sefa geldin) iltifatlarını aldım.
Akşam oldu, yemek zamanı geldi. Sofra başında saatler bir hayli ilerliyordu. Kendileri hiç neşeli görünmüyordu. Ekseriye bu sofrada bulunmamız, rahmetli Hâzım ile olurdu. O olsa da, olmasa da ATATÜRK ikimizle de şakalaşmayı severdi. Fakat bu gece böyle bir şey yapmaya hiç niyetli görünmüyordu.
Gece yarısını bir hayli geçtik. Beklenmedik bir anda, onun sesinden ismimi işitdim, toparlandım "Buyurun efendim", dedim.
- Hatırlarsanız, bir piyesin başlangıcında, daha perde açılmadan, bir şarkı söylerdiniz, neydi o piyesin adı?
- Hatırladım efendim, Molyer'den küçük Kemal'in adapte ettiği Mürâi komedisi.
- Güzel bir eserdi o.
- Evet efendim, muvaffak bir adaptasyondu.
- Hayır piyes için söylemiyorum. Vâka o da güzeldi ama, ben o bestenin güzelliğini söylemek istiyorum.
Ne yalan söyleyeyim, ürktüm. İlk defa bir suale cevap vermekte mütereddit kaldım. Türk musıkisinin aleyhinde olmasıyla zihnim o kadar dolmuştu ki, güzelliğini tasdik ederek:
"Evet" desem, ya ağzımı arıyorsa? Hayır desem, güzelliğini inkâr etsem, o zaman da dalkavukçu bir yalan olduğunu anlamamasına imkân yok.
- Hatırlayamadınız mı?
- Hatırladım efendim, Dellâlzâde İsmail Efendi'nin ısfahan... cümleyi tamamlayamadım.
- Hayır, bestesini soruyorum, hatırınızda değil mi, okuyamaz mısınız?
- Hatırında, okurum efendim.
Yalnız bana değil, şaşkınlık sofrada bulunanların hepsine birden gelmişti. Yaradana sığınıp, yerimde şöyle bir derlenip toparlandım, olanca aktörlüğümü takınıp, edâsıyla, ahengiyle: "Aaah o güzel gözlerine hayran olayım" mısrası ile başlayan yörük semaiyi okumaya koyuldum ve kan-ter içinde bitirdim.
ATATÜRK'te hiçbir hareket görülmediğinden, herkes sanki suç işlemiş gibi önüne bakıyor, ne diyeceğini bekliyordu.
Bir müddet sonra:
- Ne yazık ki, benim sözlerimi yanlış anladılar, şu okunan ne güzel bir eser, ben zevkle dinledim, sizler de öyle. Ama bir Avrupalıya bu eseri, böyle okuyup da bir zevk vermeğe imkân var mı? Ben demek istedim ki bizim seve seve dinlediğimiz Türk bestelerini, onlara da dinletmek çaresi bulunsun, onların tekniği, onların ilmi ile, onların sazları, onların orkestraları ile, çâresi her ne ise. Biz de Türk musıkisini milletlerarası bir sanat haline getirelim Türk'ün nağmelerini kaldırıp atalım, sadece garp milletlerinin hazırdan musıkisini alıp kendimize maledelim, yalnız onları dinleyelim demedim, yanlış anladılar sözümü, ortalığı öyle bir velveleye verdiler ki, ben de bir daha lâfını edemez oldum.
Türk musıkinin yasaklandığı ve radyolardan kaldırıldığı sırada, bir gece, Dolmabahçe Sarayı'nda, Yunus Nadi bey, ATATÜRK'e ricada bulunur.
- Paşam, alaturka şarkılardan, Türkülerden bizi mahrum etmesinler, zevkimize, duygularımıza müdâhale edildiğinden inciniyoruz, demiş.
ATATÜRK, şöyle cevap vermiştir:
- Ben de hoşlanıyorum, fakat inkılap yapan bir nesil, mahrumiyet ve fedâkârlıklara katlanmak mecburiyetindedir. Ancak milli kültürümüze kıymet verilmelidir.
ATATÜRK'ün bu sözü de, Türk musıkisinin topyekün yasaklanması, radyolardan kaldırılması demek olmadığını açıkça göstermektedir.
Daha önce de belirttiğim gibi ATATÜRK batıya yönelik, milli ve ileri bir Türk musıkisi özlemini çekiyordu. O gece çiftlik köşkünde sayın Vasfi Rıza Zobu'ya okutarak gidermesi bunu açıkça göstermektedir.
Bir gün şöyle söyler:
- Nedir bu radyonun hâli? Hep ağlayan, inleyen şarkılar. Kaldırın şunları, bu milletin neşe ve sevinç hakkıdır.
ATATÜRK bunda, yerden göğe kadar haklıydı. Sabah sabah bir şarkıda tam onsekiz kere ah ve of çekilirse, bunu dinleyen kimse, yeni bir güne ve işine taze bir güç ve canlılıkla gidebilir mi?
Bir akşam da ATATÜRK cumhurbaşkanlığı saz heyetinden, sevdiği türkülerden "Manastırın ortasında var bir havuz" türküsünü istiyor.
Çocukluk ve gençlik arkadaşı Nuri Conker:
- İmam verir talkını, kendi yutar salkımı. Sen radyodan alaturkayı kaldırdın, kendin de çaldırma bakalım, diyor.
ATATÜRK'ün verdiği cevap şudur:
- Şimdi biz burada rakı içiyoruz diye, devletin her köyde meyhane açması câiz mi? biz fena yetiştirilme ve ihmaller neticesi buna alışmışız, kendimizi kurtarmayabiliriz, fakat gelecek nesillere, kendi fena itiyadlarımızı (alışkanlıklarımızı) aşılamaya hakkımız yok. Nasıl, farzıma hal halk alışmıştır diye esrar tekkeleri açamazsak, devlet radyolarında da ağlayan inleyen nağmeler yayamayız.
devamını okumak için tıklayınız...
Bu konuda sayın Vasfi Rıza Zobu şunları anlatmıştır:
"Asırlardan beri, nesilden nesile gelip, İstanbul'da en üstün şeklini alan Türk musıkisini kökünden inkâr yarışına gidilmiş, bu gürültünün patladığı gündenberi ATATÜRK, sofralarından Türk musıkisi kaldırılmıştı. Ne kendi söylüyor, ne de başkasına okuması için teklifte bulunuyordu. Aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum, bir gün zamanın İstanbul valisi Muhittin Üstündağ'dan bir haber geldi: "Bu akşamki trenle Ankara'ya hareket etsin, köşkden çağrılıyor, diye. Ertesi sabah Ankara'da idim. İndiğim otelden geldiğimi köşke bildirdim. Akşama doğruydu, bir delikanlı otele gelip: "Buyurun sizi çiftlik köşküne götürmek için emir aldım" dedi.
Köşke geldiğimiz zaman, kendilerini (ATATÜRK'ü) ayakta, etrafında devlet erkânında bazıları ve birkaç generalle ehemmiyetli bir bahis üzerinde konuşur buldum. Elini öpüp: (sefa geldin) iltifatlarını aldım.
Akşam oldu, yemek zamanı geldi. Sofra başında saatler bir hayli ilerliyordu. Kendileri hiç neşeli görünmüyordu. Ekseriye bu sofrada bulunmamız, rahmetli Hâzım ile olurdu. O olsa da, olmasa da ATATÜRK ikimizle de şakalaşmayı severdi. Fakat bu gece böyle bir şey yapmaya hiç niyetli görünmüyordu.
Gece yarısını bir hayli geçtik. Beklenmedik bir anda, onun sesinden ismimi işitdim, toparlandım "Buyurun efendim", dedim.
- Hatırlarsanız, bir piyesin başlangıcında, daha perde açılmadan, bir şarkı söylerdiniz, neydi o piyesin adı?
- Hatırladım efendim, Molyer'den küçük Kemal'in adapte ettiği Mürâi komedisi.
- Güzel bir eserdi o.
- Evet efendim, muvaffak bir adaptasyondu.
- Hayır piyes için söylemiyorum. Vâka o da güzeldi ama, ben o bestenin güzelliğini söylemek istiyorum.
Ne yalan söyleyeyim, ürktüm. İlk defa bir suale cevap vermekte mütereddit kaldım. Türk musıkisinin aleyhinde olmasıyla zihnim o kadar dolmuştu ki, güzelliğini tasdik ederek:
"Evet" desem, ya ağzımı arıyorsa? Hayır desem, güzelliğini inkâr etsem, o zaman da dalkavukçu bir yalan olduğunu anlamamasına imkân yok.
- Hatırlayamadınız mı?
- Hatırladım efendim, Dellâlzâde İsmail Efendi'nin ısfahan... cümleyi tamamlayamadım.
- Hayır, bestesini soruyorum, hatırınızda değil mi, okuyamaz mısınız?
- Hatırında, okurum efendim.
Yalnız bana değil, şaşkınlık sofrada bulunanların hepsine birden gelmişti. Yaradana sığınıp, yerimde şöyle bir derlenip toparlandım, olanca aktörlüğümü takınıp, edâsıyla, ahengiyle: "Aaah o güzel gözlerine hayran olayım" mısrası ile başlayan yörük semaiyi okumaya koyuldum ve kan-ter içinde bitirdim.
ATATÜRK'te hiçbir hareket görülmediğinden, herkes sanki suç işlemiş gibi önüne bakıyor, ne diyeceğini bekliyordu.
Bir müddet sonra:
- Ne yazık ki, benim sözlerimi yanlış anladılar, şu okunan ne güzel bir eser, ben zevkle dinledim, sizler de öyle. Ama bir Avrupalıya bu eseri, böyle okuyup da bir zevk vermeğe imkân var mı? Ben demek istedim ki bizim seve seve dinlediğimiz Türk bestelerini, onlara da dinletmek çaresi bulunsun, onların tekniği, onların ilmi ile, onların sazları, onların orkestraları ile, çâresi her ne ise. Biz de Türk musıkisini milletlerarası bir sanat haline getirelim Türk'ün nağmelerini kaldırıp atalım, sadece garp milletlerinin hazırdan musıkisini alıp kendimize maledelim, yalnız onları dinleyelim demedim, yanlış anladılar sözümü, ortalığı öyle bir velveleye verdiler ki, ben de bir daha lâfını edemez oldum.
Türk musıkinin yasaklandığı ve radyolardan kaldırıldığı sırada, bir gece, Dolmabahçe Sarayı'nda, Yunus Nadi bey, ATATÜRK'e ricada bulunur.
- Paşam, alaturka şarkılardan, Türkülerden bizi mahrum etmesinler, zevkimize, duygularımıza müdâhale edildiğinden inciniyoruz, demiş.
ATATÜRK, şöyle cevap vermiştir:
- Ben de hoşlanıyorum, fakat inkılap yapan bir nesil, mahrumiyet ve fedâkârlıklara katlanmak mecburiyetindedir. Ancak milli kültürümüze kıymet verilmelidir.
ATATÜRK'ün bu sözü de, Türk musıkisinin topyekün yasaklanması, radyolardan kaldırılması demek olmadığını açıkça göstermektedir.
Daha önce de belirttiğim gibi ATATÜRK batıya yönelik, milli ve ileri bir Türk musıkisi özlemini çekiyordu. O gece çiftlik köşkünde sayın Vasfi Rıza Zobu'ya okutarak gidermesi bunu açıkça göstermektedir.
Bir gün şöyle söyler:
- Nedir bu radyonun hâli? Hep ağlayan, inleyen şarkılar. Kaldırın şunları, bu milletin neşe ve sevinç hakkıdır.
ATATÜRK bunda, yerden göğe kadar haklıydı. Sabah sabah bir şarkıda tam onsekiz kere ah ve of çekilirse, bunu dinleyen kimse, yeni bir güne ve işine taze bir güç ve canlılıkla gidebilir mi?
Bir akşam da ATATÜRK cumhurbaşkanlığı saz heyetinden, sevdiği türkülerden "Manastırın ortasında var bir havuz" türküsünü istiyor.
Çocukluk ve gençlik arkadaşı Nuri Conker:
- İmam verir talkını, kendi yutar salkımı. Sen radyodan alaturkayı kaldırdın, kendin de çaldırma bakalım, diyor.
ATATÜRK'ün verdiği cevap şudur:
- Şimdi biz burada rakı içiyoruz diye, devletin her köyde meyhane açması câiz mi? biz fena yetiştirilme ve ihmaller neticesi buna alışmışız, kendimizi kurtarmayabiliriz, fakat gelecek nesillere, kendi fena itiyadlarımızı (alışkanlıklarımızı) aşılamaya hakkımız yok. Nasıl, farzıma hal halk alışmıştır diye esrar tekkeleri açamazsak, devlet radyolarında da ağlayan inleyen nağmeler yayamayız.
devamını okumak için tıklayınız...
balık tutan kişilere söylenen söz.
bi de ava çıkan avcılara(u: hem mecazi hem gerçek anlamıyla)
bi de ava çıkan avcılara(u: hem mecazi hem gerçek anlamıyla)
trt de basliyip bi suru kanal deistiren,en az 10 yillik tv dizisi..
fakir olmam.
artık tarım kredi kooperatiflerinin çoğalması şeklinde devam edecektir.
Çevrede sıkça bulunur. İşi düştü mü arar başka türlü yaşadığımızı bile bilmez. Hal hatır derken borç versene ile sonlanir muhabbet.
(gbkz:doğalgaz faturası)nı ödememle anladığım durum. Kendi kendime hacı hava o kadar soğuk değil daha sonbahardayız falan diye içimden geçirirken aslında kışa girdiğimizi acı bir şekilde gösterdi bana. Yazın gözünü seveyim kışa göre ikiyüz lira daha zengin bir insan oluyorum hiç şüphesiz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?


