bazı arkadaşlar tarafından darbe gecesi kendini neden öldürtmediği merak konusu olmuş siyasetçi. oysa at kendini tankların, kurşunların önününe öldürt kendini gitsin. hiç bir şey olmadı intihar falan etseydin o gece.. ama o zaman da a haber darbe başarısız olduğu için intihar etti diye haber yapardı.(bunu da eledik).. ne bileyim sen de tatile falan gitseydin ailenle sonra apar topar uçakla istanbul'a dönseydin. telefondan halkı sokağa falan davet etseydin yaa...
Ankara Diş Hekimi
Ankara diş hekimi listesini DoktorBilgini.com ile inceleyebilsiniz. Ankara en iyi diş hekimi yorumlarını okuyun ve kolay randevu alın.
https://doktorbilgini.com/ankara-dis-hekimi/
Ankara diş hekimi listesini DoktorBilgini.com ile inceleyebilsiniz. Ankara en iyi diş hekimi yorumlarını okuyun ve kolay randevu alın.
https://doktorbilgini.com/ankara-dis-hekimi/
alacağın olsun (gbkz:karakedisi), gidiyorum ben!
bir galatasaraylı olarak taşıma suyla değirmen dönmeyeceğinin simgesi maçtır. beşiktaş'ı tebrik ederim.
maç dengeleri derbi olmasıyla değişebilir, bunda bir sorun yok fakat gs böyle oynamamalı. kadroda çok boş adam var maalesef ve takımda bazı yüzlerin değişmesi gerek.
bu sezon böyle geçti diyelim ama gelecek sezon daha hücumcu bir anlayış olmalı. eren, podolski, sneijder, bu üç adamın aynı anda oynaması şart. bruma iyi oyuncu ama maç kurtaran bir oyuncu değil daha çok yolu var.
maç dengeleri derbi olmasıyla değişebilir, bunda bir sorun yok fakat gs böyle oynamamalı. kadroda çok boş adam var maalesef ve takımda bazı yüzlerin değişmesi gerek.
bu sezon böyle geçti diyelim ama gelecek sezon daha hücumcu bir anlayış olmalı. eren, podolski, sneijder, bu üç adamın aynı anda oynaması şart. bruma iyi oyuncu ama maç kurtaran bir oyuncu değil daha çok yolu var.
Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi ve Uluslararası UFO Müzesi'nin kurucusu. türkiye'de dünya dışı yaşam formlarına dair çalışmaları ve iddialarıyla tanınan en ünlü ufolog.
http://www.uzmantv.com/uzman/sirius-uzay-bilimleri-arastirma-merkezi-baskani-haktan-akdogan
http://www.uzmantv.com/uzman/sirius-uzay-bilimleri-arastirma-merkezi-baskani-haktan-akdogan
bu kadar yüzsüzlük olur. Bu kadar meziyetsizlik olur. Ben chp nin bu kadar meziyetsiz insanlar ile çalışmasını hazmedemiyorum. Ana muhalefet partisinin vekilini kes ya.
http://www.malayani.com/siyaset/chpli-elif-dogan-turkmen-yaptigimin-arkasindayim/.html
horlama sesi olabilecek cevaptır.zzzzzzzzzzzzzz zzzzzzzzzzzzzzzzzz
en çok konuşulan yazısını paylaşıyorum,
Sayın Milletvekillerine ithaf olunur;
Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir 'enayi' olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren 'beytülmal'ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' dememişti.
Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle 'eşşek gibi' çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece bile doyasıya uyuyamadım. Kimileri bana 'uykusuz müsteşar' adını takıp uçup kaçtığımı söylerdi ama 'Ne akılsız adam yahu!' şeklindeki fısıltılar, her gün yüzlerce telefon konuşmasıyla çınlayan kulaklarıma kadar gelirdi.
Üzerinde 'T.C. Hükümeti' yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde, âdeta okşar gibi incitmemeye çalışarak kullanırdım. Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve siyah renkli resmî arabalara bir defa dahi binmediler. Yüzlerine bakmaya kıyamadığım Mustafam ve Elifim, bir saat daha az uyuyup belediye otobüsleri ve okul servisleriyle okula gittikleri esnada, bendeniz müsteşarlık ve bakanlık yapıyordum. Bırakınız eşime araba tahsis etmeyi, evde devletin personelini çalıştırmayı; idarecilik ve siyaset hayatımda lojmanda oturmadım. Koruma görevlisi de kullanmadım. Arabamın önünde ve arkasında fiyakalı eskortlar hiç bulunmadı.
Meğer ben ne enayiymişim!...
***
Yaptığım enayiliklerin haddi hesabı yoktur... Meselâ, bendeniz milletvekiliyken -birkaç zarurî toplantı dışında- Meclis lokantasında yemek yemezdim. Zira, burada çalışanlar kamu personeliydi ve çok ucuz olan yemekler milletin kesesinden sübvanse ediliyordu. Sonra, çok beğendiğim halde, aynı gerekçelerle TBMM Sigarası da içmedim. Ceplerim şıkır şıkır metal jetonlarla dolu olarak dolaşır, özel görüşmelerimi kulisteki ankesörlü telefonlarla yapardım. O zaman 'beleş' cep telefonlarımız da yoktu.
Hiçbir hediyeyi kabul etmez; ya reddeder veya demirbaşa kaydettirerek devlete intikal ettirirdim. Yıllarca üst yöneticilik, müsteşarlık, bakanlık yaptım; hâlen evimde bu dönemlere ait -bronz plaketler dışındatek bir hatıra eşya göremezsiniz.
Benim anladığım mânâda siyasete 'Zengin girilir, fakir çıkılır'. Biz enayiler, devlet hizmetini ve siyaseti böyle anlıyoruz. Siyasî hayatımda önüme çıkan yüzlerce fırsatı teperek mal mülk edinmedim. Bilâkis, ANAP'taki Genel Başkanlık mücadelesinde, Bond çantalarda getirilen paraları reddederek, eşimin SSK kredisiyle aldığı Oran'daki daireyi; YDP'nin kuruluşunda da babamdan kalan Malatya'daki ev ile dedemden kalan Gaziantep'teki evin bana düşen hisselerini harcadım.
Bu arada, eşimin uzmanlığıyla ve alınteriyle hak ettiği 'Vakıflar Genel Müdürü' olarak tayin kararnamesini, nasıl engellediğimi de unutmayayım.
Sadece bununla kalsa neyse... ANAP döneminde, şiddetle muhalefetime rağmen çıkarılan 'kıyak emekliliği' reddedip tek maaşa devam ettim. Bu haksız uygulama hâlen devam ediyor. Başbakanlık Müsteşarı'yken, milletvekili maaşlarının buna göre ayarlanmasını gerekçe göstererek kendim için sözleşme yapmadım ve üç yıl müddetle emrimdeki daire başkanlarından bile daha az maaş aldım.
Meğer ben ne enayiymişim!...
***
Şimdi 70'ine merdiven dayadım. Hâlâ kirada oturuyorum. Kendime ait tek mülküm kitaplarım... Yani, sizin anlayacağınız, gerçek anlamda 'Dikili ağacım dahi yok'. Hizmet hayatım boyunca, muhatabımın bıyık altından gülerek dinlediği, 'Bu fukara millete ben bu masrafı hiç yaptırır mıyım?' lâfım vardı.
Sevgili okuyucularım, bu yazdıklarımı okuyup da sakın bütün bunlardan pişmanlık duyduğumu sanmayınız. Enayilik öylesine içime işlemiş ki geriye dönmek mümkün olabilse gene aynısını yapardım.
Beni bütün 'enayiliğime' rağmen kimseye muhtaç etmeyen Yüce Allahıma hamd ediyorum.
Sayın Milletvekillerine ithaf olunur;
Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir 'enayi' olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren 'beytülmal'ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' dememişti.
Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle 'eşşek gibi' çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece bile doyasıya uyuyamadım. Kimileri bana 'uykusuz müsteşar' adını takıp uçup kaçtığımı söylerdi ama 'Ne akılsız adam yahu!' şeklindeki fısıltılar, her gün yüzlerce telefon konuşmasıyla çınlayan kulaklarıma kadar gelirdi.
Üzerinde 'T.C. Hükümeti' yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde, âdeta okşar gibi incitmemeye çalışarak kullanırdım. Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve siyah renkli resmî arabalara bir defa dahi binmediler. Yüzlerine bakmaya kıyamadığım Mustafam ve Elifim, bir saat daha az uyuyup belediye otobüsleri ve okul servisleriyle okula gittikleri esnada, bendeniz müsteşarlık ve bakanlık yapıyordum. Bırakınız eşime araba tahsis etmeyi, evde devletin personelini çalıştırmayı; idarecilik ve siyaset hayatımda lojmanda oturmadım. Koruma görevlisi de kullanmadım. Arabamın önünde ve arkasında fiyakalı eskortlar hiç bulunmadı.
Meğer ben ne enayiymişim!...
***
Yaptığım enayiliklerin haddi hesabı yoktur... Meselâ, bendeniz milletvekiliyken -birkaç zarurî toplantı dışında- Meclis lokantasında yemek yemezdim. Zira, burada çalışanlar kamu personeliydi ve çok ucuz olan yemekler milletin kesesinden sübvanse ediliyordu. Sonra, çok beğendiğim halde, aynı gerekçelerle TBMM Sigarası da içmedim. Ceplerim şıkır şıkır metal jetonlarla dolu olarak dolaşır, özel görüşmelerimi kulisteki ankesörlü telefonlarla yapardım. O zaman 'beleş' cep telefonlarımız da yoktu.
Hiçbir hediyeyi kabul etmez; ya reddeder veya demirbaşa kaydettirerek devlete intikal ettirirdim. Yıllarca üst yöneticilik, müsteşarlık, bakanlık yaptım; hâlen evimde bu dönemlere ait -bronz plaketler dışındatek bir hatıra eşya göremezsiniz.
Benim anladığım mânâda siyasete 'Zengin girilir, fakir çıkılır'. Biz enayiler, devlet hizmetini ve siyaseti böyle anlıyoruz. Siyasî hayatımda önüme çıkan yüzlerce fırsatı teperek mal mülk edinmedim. Bilâkis, ANAP'taki Genel Başkanlık mücadelesinde, Bond çantalarda getirilen paraları reddederek, eşimin SSK kredisiyle aldığı Oran'daki daireyi; YDP'nin kuruluşunda da babamdan kalan Malatya'daki ev ile dedemden kalan Gaziantep'teki evin bana düşen hisselerini harcadım.
Bu arada, eşimin uzmanlığıyla ve alınteriyle hak ettiği 'Vakıflar Genel Müdürü' olarak tayin kararnamesini, nasıl engellediğimi de unutmayayım.
Sadece bununla kalsa neyse... ANAP döneminde, şiddetle muhalefetime rağmen çıkarılan 'kıyak emekliliği' reddedip tek maaşa devam ettim. Bu haksız uygulama hâlen devam ediyor. Başbakanlık Müsteşarı'yken, milletvekili maaşlarının buna göre ayarlanmasını gerekçe göstererek kendim için sözleşme yapmadım ve üç yıl müddetle emrimdeki daire başkanlarından bile daha az maaş aldım.
Meğer ben ne enayiymişim!...
***
Şimdi 70'ine merdiven dayadım. Hâlâ kirada oturuyorum. Kendime ait tek mülküm kitaplarım... Yani, sizin anlayacağınız, gerçek anlamda 'Dikili ağacım dahi yok'. Hizmet hayatım boyunca, muhatabımın bıyık altından gülerek dinlediği, 'Bu fukara millete ben bu masrafı hiç yaptırır mıyım?' lâfım vardı.
Sevgili okuyucularım, bu yazdıklarımı okuyup da sakın bütün bunlardan pişmanlık duyduğumu sanmayınız. Enayilik öylesine içime işlemiş ki geriye dönmek mümkün olabilse gene aynısını yapardım.
Beni bütün 'enayiliğime' rağmen kimseye muhtaç etmeyen Yüce Allahıma hamd ediyorum.
Ali
savaşlarda büyük başarı elde edilmesini sağlayan ıslıklı oku metehan'ın bulduğu düşünülmektedir.
ayrıca ilk düzenli orduyu kurmuştur.
ayrıca ilk düzenli orduyu kurmuştur.
bizimkiler dizisinde bir oyuncu. Çok kazınmıştır akıllarda.
Bu markanın sitesi gibi
Armine.store
Armine.store
gibi fake siteler üzerinden kapıda ödemeli dolandiricilar türemiş. Mesture sözlükçülere duyurulur.
Armine.store
Armine.store
gibi fake siteler üzerinden kapıda ödemeli dolandiricilar türemiş. Mesture sözlükçülere duyurulur.
bir eşyaya bir değer karşılığında sahip olmak ya da bir davranış sonucu zarara uğramak.
türkçeyi en berbat kullanan meslek grubu olduklarından dolayı. kötü türkçe konuşanların türkçesi hakkında müteahhit türkçesi denir.
palize. artık her daim yapılmayan bir tatlı. zaten olsa da kimse köydeki anneanne gibi yapamaz.
çok sakıncalı buluyorum doğrusu bu eylemleri. Bu çocuk yarın öbürgün büyüyüp ya ben sizin gibi ailenin diye sayıp sövse hakkıdır. Eskiden aileden utanılırdı, annenin babanın fakirliğinden gelecekte ise belki bütün bunlar utanç kaynağı olacak.
Çocuğun çükünü kestik. Haha haha haha
Oğlumuz altına kaçırdı annesi bezi yıkıyor. haha haha haha
Sadece aile de olsa iyi aile de yetmezmiş gibi öğretmen tayfası da bu işlere giriyor. Geçen bir videoda gördüm adam çocuğa ''kurban olayım sana ey nazlı hilal'' i okutmaya çalışıyor ancak çocuk ''ey nazlı sana kurban olayım şeklinde'' telaffuz ediyor ve örtmenim gülüyorlar yaa diye sitem ediyor. Bu çocuk bunu ileride hoş olarak karşılamayacaktır büyük bir ihtimal. Öz güveni yüksek olursa belki çok mizahi olarak kullanacaklardır anacak yüksek ihtimal ben o öğretmenin... şeklinde olacak bu durum.
Az tedbirli olmakta fayda var kanımca.
Video da burada
https://www.youtube.com/watch?v=sa8WzA7hyqw
Çocuğun çükünü kestik. Haha haha haha
Oğlumuz altına kaçırdı annesi bezi yıkıyor. haha haha haha
Sadece aile de olsa iyi aile de yetmezmiş gibi öğretmen tayfası da bu işlere giriyor. Geçen bir videoda gördüm adam çocuğa ''kurban olayım sana ey nazlı hilal'' i okutmaya çalışıyor ancak çocuk ''ey nazlı sana kurban olayım şeklinde'' telaffuz ediyor ve örtmenim gülüyorlar yaa diye sitem ediyor. Bu çocuk bunu ileride hoş olarak karşılamayacaktır büyük bir ihtimal. Öz güveni yüksek olursa belki çok mizahi olarak kullanacaklardır anacak yüksek ihtimal ben o öğretmenin... şeklinde olacak bu durum.
Az tedbirli olmakta fayda var kanımca.
Video da burada
https://www.youtube.com/watch?v=sa8WzA7hyqw
Medicana Sivasspor, Sergen Yalçın'dan boşalan teknik direktörlüğe Okan Buruk'u getirdi. Buruk'un bu akşam Sivas'a gelip yarından itibaren çalışmalara başlaması bekleniyor.
Trabzonspor'a dün akşam kendi evinde 2-0 yenilen ve ligde 6 puanla alt sıralarda kalan Medicana Sivasspor yöneticileri, teknik direktör Sergen Yalçın ile görüşerek sözleşmesini karşılıklı feshetti.
Bu açıklama ardından peş peşe toplantı yapan Medicana Sivasspor yönetim kurulu alternatif isimleri değerlendirerek teknik direktörlük konusunda son olarak geçen sezon Gaziantepspor'u çalıştıran Okan Buruk'ta karar kıldı.
Genç teknik adamın akşam saatlerinde Sivas'a geleceği ve yarından itibaren de takımını Bursaspor maçına hazırlamaya başlayacağı ifade edildi.
Teknik direktör Sergen Yalçın, bugün son kez takımın başında antrenmana çıktı.
[http://www.benguturk.com/medicana-sivasspor-un-teknik-direktoru-kim-oldu-_d14748.html kaynak]
Trabzonspor'a dün akşam kendi evinde 2-0 yenilen ve ligde 6 puanla alt sıralarda kalan Medicana Sivasspor yöneticileri, teknik direktör Sergen Yalçın ile görüşerek sözleşmesini karşılıklı feshetti.
Bu açıklama ardından peş peşe toplantı yapan Medicana Sivasspor yönetim kurulu alternatif isimleri değerlendirerek teknik direktörlük konusunda son olarak geçen sezon Gaziantepspor'u çalıştıran Okan Buruk'ta karar kıldı.
Genç teknik adamın akşam saatlerinde Sivas'a geleceği ve yarından itibaren de takımını Bursaspor maçına hazırlamaya başlayacağı ifade edildi.
Teknik direktör Sergen Yalçın, bugün son kez takımın başında antrenmana çıktı.
[http://www.benguturk.com/medicana-sivasspor-un-teknik-direktoru-kim-oldu-_d14748.html kaynak]
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
