1 mart 2017 sırrı sakık'ın görevden alınması

gewende
hdp 'nin son kalan birkaç belediyesinden birine daha kayyum atanmıştır.
ve ne kadar demokratik bir ülke olduğunu göstermiştir bir kez daha. %51 oy oranı alarak belediyeyi alan bir partinin belediye başkanı görevden alınarak millet iradesi denilen şeyin nasıl da nalıncı keseri gibi sadece kendi taraflarına yonttukları bir olgu olduğunu göstermiştir.

son olarak suçun şahsiliği denen olgudan ve hukuktan bihaber şekilde de abisini falan öne sürmek eğitimli kişilerin dilinde trajikomik bir diyalog gibi duruyor.

güzel gören güzel düşünür

celal

"Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen de hayatından lezzet alır."




Geçenlerde genç bir tanıdığım dostla, iftar sonrası bir çay bahçesine gittik. Çayımızı yudumlarken sohbet ettik. İşler nasıl, dedim. Celal abi, herşey o kadar bozulmuş ki, dünyada yaşamak artık zevk vermiyor, dedi.

Evleneceğim ama korkuyorum, çevreme bakıyorum, genç kızlar da artık ahlaksızlık hat safhada. İnsanlara bakıyorum, çoğu devleti dolandırarak vergi kaçırma derdinde, heryıl bir ev, araba alıyorlar. Ben valla bir aydır maaş almadan çalışıyorum, dedi.



Evet abicim, sen yıllar önceki benim halim gibisin. Ben bir ara, senin gibi bir ruh halindeydim. Her şeyi çok kötü, memleket bitmiş, dürüst insan kalmamış, ...vs düşünürdüm. Peki ben nasıl toparladım biliyormusun.



Bir hacı amca komşumuza bu durumumu anlattım. Dedi ki, Celal evladım Bediüzzaman diye bir alim der ki:

"Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen de hayatından lezzet alır." Nasıl amca bu ne demek, dedim.



Şimdi şurdaki su şişesine bak, ne görüyorsun, dedi. Su dedim. Evet ama bakış açısı, dedi. Olumlu bakan şişenin yarısı dolu, der. Olumsuz bakan ise yarısı boş, der.

Yani herşey bakış açısında gizli, dedi. Herşeye iyi, güzel, olumlu, faydalı, tarafından bakan güzel görür. Güzel gören insanlarda mutlu olurlar demek, dedi.



Aslında olayın özü şu abicim: Ben olumlu bakmayı öğrendim. Olumsuz şeyleri ise görmemezlikten geliyorum. Haber izlemiyorum. Akşamları radyoda beni rahatlatan TSM gibi müzikleri ve sohbetleri dinliyorum.



Radyodan kısa haberleri dinleyip gündemden haberdar oluyorum. Facebookta olumlu şeyler paylaşıp, faydalı sayfalara abone oluyorum. Beni geren yazı, resim okumuyorum. En az bir kaç dini siteyi beğendim. Günlük birkaç ayet ve hadis öğreniyorum.



Televizyonda beni üzen kanal, dizi, haber, film izlemiyorum. Hayata Allah'a iman penceresinden bakıyorum. Mesela ben o dediğin ahlaksız gençlere üzülüyorum ama takmıyorum, görmemezlikten geliyorum. Namazlarımda dua ediyorum.

Ülkemizde namaz kılanlar, oruç tutanlar, cumaya gelenler, zekatını verenler, içkiye sigaraya zinaya tövbe edenler her sene artıyor. Belki onlar da ilerde tövbe ederler.



Yani ben güzel görüyorum ve olumsuzluklardan uzaklaşıyorum. Komşularımızla öyle muhabbet kurduk ki komşuculuk bitmiş diyenler gelip görmeli.

Abicim sende inşallah herşeyi güzel görerek güzel düşün, ve de böyle güzel düşünerek de hayatından lezzet al.



Sıkma canını kardeşim Takma Kafana !

Şöyle bir ALLAH de, bir SALAVAT getir için açılsın.

domates suyu

yakbenivatankurtulsun
bu hafta keşfettiğim muhteşem içecek. -kendi adıma-

böyle bir anda söyleyince garip, belki de mide bulandırıcı geliyor olabilir. ama durun tarifini veriyorum. eğer bu şekilde yaparsanız siz de bana hak vereceksiniz eminim.

önce markete gidip bir adet domates suyu alıyorsunuz. -meyve suyu gibi satılıyor.- sonra bir bardağın yaklaşık üçte ikisine domates suyunu doldurun. bir miktar limon suyu ekleyin. içerisine 2 tane buz küpü atın. yetecek kadar tuz, karabiber - biraz bol olursa iyi olur- ve pul biber katın. varsa birde turşu cin biber atın. sonra güzelce karıştırın. işte muhteşem içeceğiniz hazır.
afiyet olsun.

türkiye'de her 4 gençten biri ne egitimde ne istihdamda

cayisallama
ben bu konuda oldukça sinirliyim.

her şeyi ama her şeyi tüketiyoruz. hiçbir üretimimiz yok. genç dediğimiz bizler hiç bir şey üretmiyoruz. ekonomiye katacağımız şeyleri geçtik ekonomi dışı bir şey bile üretmiyoruz. bir hobimiz bile yok.

zamanın hız tutkusuna o kadar kapıldık ki vaktimiz yok artık.
Kısa elden köşeyi nasıl dönerim düşüncemiz yüzünden bu üretime yine bir katkıda bulunmuyoruz. Elemanlar yapar mantığı güdüyoruz.

Kendimizi işçi olarak görmüyoruz. Evet türkiye de en büyük problem sınıf siteminin olmaması. Kendini işçi olarak kabul etmeyen bir gençlik ne üretecek ne üretebilir. SAtın alırız ne olacak ki mantığından nasıl kurtulur.

İStihdamda bu kadar az olmasının sebebi, işsizliğin bu kadar fazla olmasının sebebini hep devlete hep hükümetlere bağlamayın artık. Bırakın bu kürt mantığını. Sen kendi evladına, kendine üretmenin ne olduğunu öğretemiyorsan bu ekonomiyle değil tamamen aile ve okul eğitiminden kaynaklıdır.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches