Terim gelmeden bu iş düzelmeyecek. Terim gelsin çünkü bu hakemleri terim paklıyor.
abi şöyle bir konu var. Fenerle Bjk topçuları elleriyle topu sürüklerse ki maçın başında bu penaltı olmuyor. 2-3 tane autun korner verildiğini gördün. Birde cenk var. Hakemin anasına söven. Ona da bir Kart verilirdi kurallarla gideceksek. Gerçi beliktaşın Yasin sülün ü vardı. O da atlayıp penaltı almıştı bir Galatasaray maçında. Sanırım alışkanlık.
Oyunda beşiktaş üstündü tabi. Ama kurallar bize gelince değişir oldu.
volkanlar birbirilerine gol atamamışlardır.
başakşehir kalecisi direğe
volakan demirel ise dışarıya attı.
ne kurtarabildiler ne atabildiler.
başakşehir kalecisi direğe
volakan demirel ise dışarıya attı.
ne kurtarabildiler ne atabildiler.
lililiiili'ye ithafen doğru seçim olur.
sahi böyle biri vardı. akıbeti ne oldu.
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=defe57b9-64c0-42b0-8ae6-da3ef249fec2
sağlığının ve tek başına kendine yetebilmenin önemini çok acı bir şekilde anlamamızı sağlayan süreç. gerek fiziksel ve gerek psikolojik çok yıpratıcı. ama ucunda sağlığımıza kavuşacağımızı bilmek bir miktar da olsa umut veriyor.
edit: bizim hermione'mize geçmiş olsun, ellerimizde portakallar, meyve suları, kolonya ve sütler ile kapında görürsen şaşırma he. çok seviliyorsun bunu da unutma!
edit: bizim hermione'mize geçmiş olsun, ellerimizde portakallar, meyve suları, kolonya ve sütler ile kapında görürsen şaşırma he. çok seviliyorsun bunu da unutma!
son zamanlardaki en keyifli reklamlardan biri, başında da geliyor. çok duygulu olmuş, hoş.
https://www.youtube.com/watch?v=90mQt-e3ZmI
https://www.youtube.com/watch?v=90mQt-e3ZmI
Adriana limanın resminin altına tanışak mı yazabilecek kadar özgüvenlidir.
ona buna satşmaktayım. mükemmel bir duygu..
(bkz: disco nerdesin yahuuu)
(bkz: disco nerdesin yahuuu)
ifade özgürlüğü denen kavram insan hakları evrensel beyannamesinde de geçen nerdeyse tüm ülkelerce kabul edilen türkiye tarafından da şu şekilde anayasaya kabul edilmiştir:
'Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.'
yani diyor ki sen kimseyi şiddet ve hakaret içermediği sürece düşüncelerinden dolayı suçlayamazsın senin istemediğin karşıt olduğun fikirleri bile savunuyor olsa bile. ha ama dersen ki ben yargılarım ve bunu da sadece o günkü siyasi konjoktürde ele alıp düşünmeden jakobenizm şeklinde empoze edilen fikirlere göre yaparım o zaman kişinin hakkını engellemek suçunu işlersin. tabii sosyal devlet hukuku bunu der ve devlet aklı da bunu gerektirir. 'ama yine de hödö hödö hödö' demek kişinin tamamen kendi fikr-i beyanatı olup bir şey diyemeyiz.
ve unutmadan ifade özgürlüğü sadece iktidar yanlıları için geçerli olan bir durum değildir ki bir yandan cem küçük gibi birileri medya tetikçiliği yaptığı halde normal karşılanıp muhalefet eden kişi ise hain ilan edilsin.
ah gençler ah daha çok çoook yol katetmek lazım.
'Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.'
yani diyor ki sen kimseyi şiddet ve hakaret içermediği sürece düşüncelerinden dolayı suçlayamazsın senin istemediğin karşıt olduğun fikirleri bile savunuyor olsa bile. ha ama dersen ki ben yargılarım ve bunu da sadece o günkü siyasi konjoktürde ele alıp düşünmeden jakobenizm şeklinde empoze edilen fikirlere göre yaparım o zaman kişinin hakkını engellemek suçunu işlersin. tabii sosyal devlet hukuku bunu der ve devlet aklı da bunu gerektirir. 'ama yine de hödö hödö hödö' demek kişinin tamamen kendi fikr-i beyanatı olup bir şey diyemeyiz.
ve unutmadan ifade özgürlüğü sadece iktidar yanlıları için geçerli olan bir durum değildir ki bir yandan cem küçük gibi birileri medya tetikçiliği yaptığı halde normal karşılanıp muhalefet eden kişi ise hain ilan edilsin.
ah gençler ah daha çok çoook yol katetmek lazım.
galatasaray taraftarlarını genellikle daha çok barındıran sokak
AK PARTİ UŞAK MİLLETVEKİLİ: Mehmet Altay
CHP UŞAK MİLLETVEKİLİ: Özkan Yalım
MHP UŞAK MİLLETVEKİLİ: Durmuş Yılmaz
CHP UŞAK MİLLETVEKİLİ: Özkan Yalım
MHP UŞAK MİLLETVEKİLİ: Durmuş Yılmaz
saf çıkarcılık.
kullanmasını bilmeye bozuyor işte böyle. Demedim mi ben size oynamasın diye.
tipi bildiğin türk olan italyan.
italyan bir teknik direktör getirmez inşallah.
italyan bir teknik direktör getirmez inşallah.
İtalyan yazar (gbkz:Carlo Collodi)'nin çocuk romanı. Önce 1878'de tefrika halinde, sonra 1883'te kitap olarak yayımlandı. Pinokyo, küçük bir çocuğa dönüşen bir kukladır; fakat bu kukla akıllı uslu bir çocuk olma niyetine rağmen, daha önceki yaramazlık, tembellik, umursamazlık ve muziplik alışkanlıklarını bırakamaz; bu alışkanlıklar onun başına olmadık işler açar. Bu eserin evrensel başarısı, Walt Disney'in Pinokyo'yu film kahramanı yapmasıyla (1939) daha da arttı.
İstifa etti artık çok yanlış ve hatta yalan bir kelime. Görevden atılıyorlar, zorla ve aba altından sopa gösterilerek, hatta tehdit edilerek kovuluyorlar. Tek adam rejimi diye her türlü dalavereyi çevirenler, demokrasi ve adaletten mahrum kalmaya mahkumlardır. Milletin iradesi değil, tek kişinin keyfiyetine kalmıştır sonları. Lakin bizler tek adam rejimine karşı olanlar; demokrasi ve cumhuriyete bağlı insanlar bilmek istiyoruz: Bu belediye başkanları yolsuzluk mu yaptılar yada fetöcüler mi? Millete hesap vermek zorundalar.
Bu ve benzeri yatırımların ekonomiye uzun vadede katkı yapması tartışılmaz. Ülkemizdeki sorun bu projelerin kaynağı (finansmanı) ile ilgili. Şöyle ki ülkemizde yeterli tasarruf olmaması kaynaklı TL borçlanma maliyeti yüksek, dolayısıyla şirketler yatırımları YP cinsi (dolar) borçlanarak finanse ediyor. Yap- işlet - devret modelindeki 'işlet' kısmında ise işi yapan şirket, devlet ile borçlandığı para birimi olan USD cinsi garanti para ile anlaşıyor. Mesele de burada başlıyor. Anlaşmanın yapıldığı dönemde MB'nin uzun vadede dolar beklentisi 2 TL idi. İşler değişti ve dolar 3 TL oldu, garanti ücret birdenbire %50 artmış oldu.
Bu sorun yalnızca bu projede yok, makro projelerin hepsinde aynı sorun var. TL tasarruf yetersizliği başlangıçta makul görünen bir çok projede yatırımcıları ve dolayısıyla bizi ve hazineyi zorluyor.
Osmangazi Köprüsü'ne gelecek olursak buradaki talihsizlik, devletin burda vatandaşını 90 km dolaşmayı göze alacak fiyat belirleyip, cari açığı doğrudan artıran akaryakıt masrafı ile köprüden geçmek arasında tercih yapmak zorunda bırakması.
Yatırımların finansmanı ile ilgili tekrar düşünmezsek bir çok makro proje Dolar ile finanse edildiğinden yüksek geçiş ücreti ya da ilave vergi olarak(bakanın tam da dediği bu) dönüp dolaşıp bizi bulacak.
Bu sorun yalnızca bu projede yok, makro projelerin hepsinde aynı sorun var. TL tasarruf yetersizliği başlangıçta makul görünen bir çok projede yatırımcıları ve dolayısıyla bizi ve hazineyi zorluyor.
Osmangazi Köprüsü'ne gelecek olursak buradaki talihsizlik, devletin burda vatandaşını 90 km dolaşmayı göze alacak fiyat belirleyip, cari açığı doğrudan artıran akaryakıt masrafı ile köprüden geçmek arasında tercih yapmak zorunda bırakması.
Yatırımların finansmanı ile ilgili tekrar düşünmezsek bir çok makro proje Dolar ile finanse edildiğinden yüksek geçiş ücreti ya da ilave vergi olarak(bakanın tam da dediği bu) dönüp dolaşıp bizi bulacak.
etkilendiğim ve haber arşivinden bir çocuk, farklı bir çocuk.
Son günlerde tüm dünyada çok konuşulan bir çocuk Daniel Cabrera. Tüm dünya onu bir fast food restoranının ışıkları altında ders çalışırken çekilmiş fotoğrafı ile tanıdı.Küçük bir taburenin üzerinde, ödevini yapmaya çalışıyordu. İlham veren, hüzünlü bir kareydi...Hikâyesi ise çok daha acıklıydı...
Her şey Joyce Torrefranca isimli üniversite öğrencisinin 23 Haziran 2015 tarihinde bir fast food restoranının ışıkları altında ders çalışma gayreti gösteren 9 yaşındaki Daniel Cabrera'nın fotoğrafını çekmesiyle başladı.
Joyce Torrefranca isimli üniversite öğrencisi geçen ay, Filipinler'in Mandaue şehrindeki bir fast food restoranının ışıkları altında ders çalışma gayreti gösteren 9 yaşındaki evsiz Daniel Cabrera'nın fotoğrafını çekip bunu Facebook sayfasına yükledi. Daniel el yapımı bir taburenin üzerinde ödevini yapmaya çalışıyordu. Elindeki kaleminden başka da hiçbir araç-gereci yoktu.
Torrefranca, fotoğrafa yorum olarak ise küçük Daniel'den \"ilham aldığını\" belirtti. Fotoğraf, İnternet'te inanılmaz bir hızla paylaşılmaya başlandı. internet ve sosyal medyanın gücü sayesinde fotoğraf tüm dünyada inanılmaz bir süratle paylaşılmaya başlandı ve viral oldu. Ancak kısa sürede Daniel'in hikâyesinin göründüğünden çok daha acıklı olduğu anlaşıldı. Evsiz olan Daniel, 2013 yılında babasını kaybetmişti. Annesi ve diğer iki kardeşi ile birlikte, annesinin çalıştığı, duvarı dahi olmayan, branda ile çevresini örttükleri manav tezgahında yaşıyorlardı. Yaşadıkları yer aynı zamanda annesinin çalıştığı bir manav tezgahı. Annesi Christina Espinosa (42) hem burada hem de patronun evinde hizmetli olarak çalışıyordu.
Daniel'in annesi bunca çalışmaya karşılık günde sadece 80 Peso (4.75 TL) kazanıyor. İnsan \"adaletin bu mu dünya?\", diye sormadan edemiyor... İyi haber ise fotoğrafın kısa sürede hızla yayılmasının ardından Daniel'e âdeta burs ve yardım yağdı. Daniel ve ailesinin hikâyesinden haberdar olan politikacılar, iş adamları, hayırseverler ve sosyal hizmet çalışanları yardıma koştu. Aileye birçok yardım ulaştırıldı ve Daniel'e de burs verildi. Ayrıca annenin kendi işini kurulabilmesi için de hibe verildi.
Anne Espinosa: \"Çok mutluyuz. Bu nimetler için nasıl teşekkür edeceğimizi, ne yapacağımızı bilemiyoruz.\"
Christina Espinosa mutluluğunu ifâde etmekte zorlanırken, oğlunun çok azimli ve çalışkan bir çocuk olduğunu belirtiyor ve ekliyor: \"Paramız olmadığı için öğle yemeği yiyemiyordu ancak yine de kararlılıkla okula gidiyordu.\" Eğitime olan bağlılığı, azmi herkese örnek niteliğinde olan Daniel Cabrera'ya bize verdiği ilham için şükran borçluyuz. Daniel'e duyarsız kalmayıp onu fotoğraflayan üniversite öğrencisi Joyce Torrefranca'ya da ne kadar teşekkür edilse az. Ayrıca bu hikâye İnternet ve sosyal medyanın farkındalık ve duyarlık yaratmadaki muazzam etkilerini de bir kez daha ispatlıyor.
Son olarak çocukların sokaklarda ders çalışmak zorunda bırakılmadığı bir dünya dileğimizi iletelim...
Son günlerde tüm dünyada çok konuşulan bir çocuk Daniel Cabrera. Tüm dünya onu bir fast food restoranının ışıkları altında ders çalışırken çekilmiş fotoğrafı ile tanıdı.Küçük bir taburenin üzerinde, ödevini yapmaya çalışıyordu. İlham veren, hüzünlü bir kareydi...Hikâyesi ise çok daha acıklıydı...
Her şey Joyce Torrefranca isimli üniversite öğrencisinin 23 Haziran 2015 tarihinde bir fast food restoranının ışıkları altında ders çalışma gayreti gösteren 9 yaşındaki Daniel Cabrera'nın fotoğrafını çekmesiyle başladı.
Joyce Torrefranca isimli üniversite öğrencisi geçen ay, Filipinler'in Mandaue şehrindeki bir fast food restoranının ışıkları altında ders çalışma gayreti gösteren 9 yaşındaki evsiz Daniel Cabrera'nın fotoğrafını çekip bunu Facebook sayfasına yükledi. Daniel el yapımı bir taburenin üzerinde ödevini yapmaya çalışıyordu. Elindeki kaleminden başka da hiçbir araç-gereci yoktu.
Torrefranca, fotoğrafa yorum olarak ise küçük Daniel'den \"ilham aldığını\" belirtti. Fotoğraf, İnternet'te inanılmaz bir hızla paylaşılmaya başlandı. internet ve sosyal medyanın gücü sayesinde fotoğraf tüm dünyada inanılmaz bir süratle paylaşılmaya başlandı ve viral oldu. Ancak kısa sürede Daniel'in hikâyesinin göründüğünden çok daha acıklı olduğu anlaşıldı. Evsiz olan Daniel, 2013 yılında babasını kaybetmişti. Annesi ve diğer iki kardeşi ile birlikte, annesinin çalıştığı, duvarı dahi olmayan, branda ile çevresini örttükleri manav tezgahında yaşıyorlardı. Yaşadıkları yer aynı zamanda annesinin çalıştığı bir manav tezgahı. Annesi Christina Espinosa (42) hem burada hem de patronun evinde hizmetli olarak çalışıyordu.
Daniel'in annesi bunca çalışmaya karşılık günde sadece 80 Peso (4.75 TL) kazanıyor. İnsan \"adaletin bu mu dünya?\", diye sormadan edemiyor... İyi haber ise fotoğrafın kısa sürede hızla yayılmasının ardından Daniel'e âdeta burs ve yardım yağdı. Daniel ve ailesinin hikâyesinden haberdar olan politikacılar, iş adamları, hayırseverler ve sosyal hizmet çalışanları yardıma koştu. Aileye birçok yardım ulaştırıldı ve Daniel'e de burs verildi. Ayrıca annenin kendi işini kurulabilmesi için de hibe verildi.
Anne Espinosa: \"Çok mutluyuz. Bu nimetler için nasıl teşekkür edeceğimizi, ne yapacağımızı bilemiyoruz.\"
Christina Espinosa mutluluğunu ifâde etmekte zorlanırken, oğlunun çok azimli ve çalışkan bir çocuk olduğunu belirtiyor ve ekliyor: \"Paramız olmadığı için öğle yemeği yiyemiyordu ancak yine de kararlılıkla okula gidiyordu.\" Eğitime olan bağlılığı, azmi herkese örnek niteliğinde olan Daniel Cabrera'ya bize verdiği ilham için şükran borçluyuz. Daniel'e duyarsız kalmayıp onu fotoğraflayan üniversite öğrencisi Joyce Torrefranca'ya da ne kadar teşekkür edilse az. Ayrıca bu hikâye İnternet ve sosyal medyanın farkındalık ve duyarlık yaratmadaki muazzam etkilerini de bir kez daha ispatlıyor.
Son olarak çocukların sokaklarda ders çalışmak zorunda bırakılmadığı bir dünya dileğimizi iletelim...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
