sansürün her türlüsüne hayır. sansürün nedeninin bizdeki gibi alo fatih olayı olduğunu düşünüyorum.
facebook'un kurulduğu süreç boyunca anlatılanın dışında finansörleri gayet net bence. facebook logosu ve logoya benzeyen bayrakları.
--- `spoiler` ---
facebook, israil ablukası altındaki batı şeria’da yayın yapan `shebab haber ajansı`nın toplam 6.3 milyondan fazla takipçisi olan dört editörünün, `quds haber ağı`’nın ise toplam yaklaşık 5.1 milyon takipçisi olan dört yöneticisinin kişisel hesaplarını engelledi. engellemelerin nedenine ilişkin şirketten herhangi bir açıklama yapılmadı.
--- `spoiler` ---
karakter yetmediği için böyle açtım başlığı. (bkz: facebook'un filistinli gazetecilere uyguladığı sansür) olmalıydı aslında.
[http://www.malayani.com/dunya/filistinli-gazetecilerin-facebook-hesaplari-engelli/.html tık tık]
Tamamen katılmadığım başlıktır. Okul öncesi eğitim önemi anlaşılmış olup giderek yaygınlastırılmaya çalışılmaktadır.Şuan en ücra yerlere bile anaokulu yapılmaktadır. Zaten çocuğun gelişim alanı dışında hiçbir şey yaptırılmamaktadır. Genellikle oyun köşeleri bulunur ve çocuklar belli planli etkinlikler çercevesinde yönlendirilir. Çocuk özbakım becerilerini gelistirmesine yardımcı olur. Aile de tuvalet egitimi verir. Ama anne cocuguna kiyamaz tuvalet sonrasi temizligini de yapar. Ama okulda bunu kendisi yapmasi gerekir ve yapar birey olmayı öğrenir,paylaşmayı öğrenir, sosyalleşir,topluma ayak uydurmayı öğrenir. Evet hep oyun oynarlar çünkü tüm kazanimlar öyle verilir. Katkısı çoktur daha erken yaşta eğitime başlanması düsüncesindeyim..
emekli öğretmen mesleği.
bir zamanların gençliğini en iyi özetleyen ifade. o zamanlar da aşk acısı çekmek zorunluydu. aşk acısı denince de akla 3 kral gelirdi. Hele lise döneminde müslümün ne kadar çok sevildiğine hiç anlam veremiyorudum. Sonraları anlamı bırakıp sevgi verdim babaya.Ama babalardan (gbkz:ferdi)ciyim ben.
Mahmutoğlu gibi soy isimleri yerine ayşekızı, ayşeoğlu gibi soy isimlerde mutlaka olur.
Fetö'nün Kavurmacısını serbest bırakan hâkimler izlemiş midir bu videoyu..? Yazıklar olsun onlara...
Sevgilinin yanında osurulur mu?
Bizimkiler bundan 38 sene önce tanışmış. Peder bey taze tıp öğrencisi, anne kişisi fransız kültür çömezi. Annem görüyor babamı, ben bu çocukla tanışıcam diyor arkadaşlarına, yapma diyorlar, biriyle birlikte o. Olsun diyor annem; ben beklerim.
Babam da boş değil hatuna da serde hovardalık var biraz. Bir de; bu kız çok güzel ama kapılırsam bir yıla kalmaz evlenirim ben bunla, daha okul bitmedi, askerlik de var ne bok yicem lan diyor. Diyor da pek kaçamıyor, bir sene sonra nişanlanıp fakülte bittiği gibi evleniyorlar. Askere de birlikte gidiyorlar. Kebap askerlik yaptım diyen pederin karşısına çıkmasın. Gittim diyor peşinden annem, başka bir şey yapmazdım. Türk Havayolları’nın hosteslik sınavlarını birinci kazanıp reddettim, sevdiğim adamla evlenip ben bunla her şeye varım diyip gittim diyor. Önce birlikte askere, sonra yirmi yıl anadolu’nun içinde göt kadar bi kasabaya, anca kırk beşinden sonra kendi memleketlerine, İzmir’e… Hiç gocunmadım, istedim, karar verdim; kararlarımın arkasında durup sevdiğim adamla aile kurdum, asla aklımdan ufacık bir acaba bile geçmedi ve bu aileyi böyle arada tuttum der. Haklı. Otuz yıllık annem, bilmez miyim, yerden göğe haklı.
Sevdiğin biriyle olmak nedir? Vazgeçtiklerin için tek tek fatura tutup ilk kavgada senin yüzünden bunlardan geçtim demek midir? O biri diğer öbürlerini yok ediyor diyip ilişkiyi ciğerci kedisi gibi gözü dışarda sürdürmek midir? Başka bir şeyler midir yoksa?
Kış ortası… Annemle değişmeli nöbet tutuyoruz babamın yanında. Kolon rezeksiyonu; kolon ca. Öncesinde aylarca, devamında aylarca radyoterapi ve kemoterapi. Üzüntüden gözümüzün feri götümüze kaçmış ama peder beyin sadece bilinci açık diye bir yandan nasıl mutluyuz… Bu iyi, çünkü daha da iyi olacak, enseyi karartmak yok. Ama içimiz paramparça.
Aylarca ileostomi, ne yediği belli ne çıkardığı… Yandan çarklı gibi gidip geliyoruz tin tin tin sabahın körlerinde radyoloji merkezlerine. Cesedi çıkmış gibi geri iade ediyorlar. Babamın kuyruk dik ama bunlar bana koymaz diyor, seni yarın donumdan çıkarırım diyor. Eski Karşıyaka yüzücüsü. Akşamına suyun içine ağlamayı öğreniyorum.
Aylar sonra tedavisi bitti, son ilaçlarını aldı, kolostomi kapatıldı. Beton gibi adam çocuk gibi kaldı. Ama aşarız dedi, aşarız dedik; aşarız. Bunların hepsini aşarız. Burdayız, yanyanayız, demirbaş sayımında eksik yok. Birlikte aşarız.
Kalın bağırsağı aylardır çalışmıyordu. Artık çalışması gerekiyordu.
Günlerce annemle babamın osurmasını bekledik. Annem sevdiği adamın günlerce kel kafasını osurabilsin diye okşadı.
Günlerdir şu başlığı her gördüğümde içim düğüm düğüm oluyordu. Geçmiyordu o düğüm. Bi osursam rahatlayacakmışım gibi sanki…
Nereye mi varıcam, bir yere varmıcam. Seni iki kolun iki bacağın olmasa da severim diyip ilk fırsatta başkasına kaçan, her hayalini sevgilisi makina değil sadece insan olduğu için yapamadığında ilişkiyi bitiren, sevginin bağını bacağa geçirilmiş pranga zinciri zanneden bir nesil var dışarıda. Yan odada da sevgilisi osursun diye kel kafasını okşayan bi kadın. Hangisi gerçek?
https://eksisozluk.com/entry/54569000
Bizimkiler bundan 38 sene önce tanışmış. Peder bey taze tıp öğrencisi, anne kişisi fransız kültür çömezi. Annem görüyor babamı, ben bu çocukla tanışıcam diyor arkadaşlarına, yapma diyorlar, biriyle birlikte o. Olsun diyor annem; ben beklerim.
Babam da boş değil hatuna da serde hovardalık var biraz. Bir de; bu kız çok güzel ama kapılırsam bir yıla kalmaz evlenirim ben bunla, daha okul bitmedi, askerlik de var ne bok yicem lan diyor. Diyor da pek kaçamıyor, bir sene sonra nişanlanıp fakülte bittiği gibi evleniyorlar. Askere de birlikte gidiyorlar. Kebap askerlik yaptım diyen pederin karşısına çıkmasın. Gittim diyor peşinden annem, başka bir şey yapmazdım. Türk Havayolları’nın hosteslik sınavlarını birinci kazanıp reddettim, sevdiğim adamla evlenip ben bunla her şeye varım diyip gittim diyor. Önce birlikte askere, sonra yirmi yıl anadolu’nun içinde göt kadar bi kasabaya, anca kırk beşinden sonra kendi memleketlerine, İzmir’e… Hiç gocunmadım, istedim, karar verdim; kararlarımın arkasında durup sevdiğim adamla aile kurdum, asla aklımdan ufacık bir acaba bile geçmedi ve bu aileyi böyle arada tuttum der. Haklı. Otuz yıllık annem, bilmez miyim, yerden göğe haklı.
Sevdiğin biriyle olmak nedir? Vazgeçtiklerin için tek tek fatura tutup ilk kavgada senin yüzünden bunlardan geçtim demek midir? O biri diğer öbürlerini yok ediyor diyip ilişkiyi ciğerci kedisi gibi gözü dışarda sürdürmek midir? Başka bir şeyler midir yoksa?
Kış ortası… Annemle değişmeli nöbet tutuyoruz babamın yanında. Kolon rezeksiyonu; kolon ca. Öncesinde aylarca, devamında aylarca radyoterapi ve kemoterapi. Üzüntüden gözümüzün feri götümüze kaçmış ama peder beyin sadece bilinci açık diye bir yandan nasıl mutluyuz… Bu iyi, çünkü daha da iyi olacak, enseyi karartmak yok. Ama içimiz paramparça.
Aylarca ileostomi, ne yediği belli ne çıkardığı… Yandan çarklı gibi gidip geliyoruz tin tin tin sabahın körlerinde radyoloji merkezlerine. Cesedi çıkmış gibi geri iade ediyorlar. Babamın kuyruk dik ama bunlar bana koymaz diyor, seni yarın donumdan çıkarırım diyor. Eski Karşıyaka yüzücüsü. Akşamına suyun içine ağlamayı öğreniyorum.
Aylar sonra tedavisi bitti, son ilaçlarını aldı, kolostomi kapatıldı. Beton gibi adam çocuk gibi kaldı. Ama aşarız dedi, aşarız dedik; aşarız. Bunların hepsini aşarız. Burdayız, yanyanayız, demirbaş sayımında eksik yok. Birlikte aşarız.
Kalın bağırsağı aylardır çalışmıyordu. Artık çalışması gerekiyordu.
Günlerce annemle babamın osurmasını bekledik. Annem sevdiği adamın günlerce kel kafasını osurabilsin diye okşadı.
Günlerdir şu başlığı her gördüğümde içim düğüm düğüm oluyordu. Geçmiyordu o düğüm. Bi osursam rahatlayacakmışım gibi sanki…
Nereye mi varıcam, bir yere varmıcam. Seni iki kolun iki bacağın olmasa da severim diyip ilk fırsatta başkasına kaçan, her hayalini sevgilisi makina değil sadece insan olduğu için yapamadığında ilişkiyi bitiren, sevginin bağını bacağa geçirilmiş pranga zinciri zanneden bir nesil var dışarıda. Yan odada da sevgilisi osursun diye kel kafasını okşayan bi kadın. Hangisi gerçek?
https://eksisozluk.com/entry/54569000
İngiltere Premier Lig'de mavi beyaz renklere sahip takım.
İngiltere Premier Lig'de Chelsea deplasmanda West Bromwich'i 1-0 yenerek
puanını 87 yaptı ve Tottenham ile puan farkını 10'a çıkararak şampiyonluğu iki hafta kala garantiledi.
İngiltere Premier Lig'de Chelsea deplasmanda West Bromwich'i 1-0 yenerek
puanını 87 yaptı ve Tottenham ile puan farkını 10'a çıkararak şampiyonluğu iki hafta kala garantiledi.
arnavutköy ve halkını zenginleştiren havaalanı.
bir harftir.
(gbkz:honki ponki torino) gibi bir şey sanmıştım oysa.
1- Un
2- Yağ
3- Şeker
Yok o başka bir şeydi karıştırdım...
2- Yağ
3- Şeker
Yok o başka bir şeydi karıştırdım...
3 defa gittiğim marketi saymazsak 17 mart'tan beri çıkmıyorum.
“Nereye gittiğini bilen adama, bütün dünya yol verir.”
(bkz: kardeşle aynı günde doğmak)
onlar sözlerinize değil davranışlarınıza bakarlar daha çok ..
bursa
edirne
istanbul.
içlerinde en iyi kalan kalabilen şehir edirne. Diğerlerinde ciddi ölçüde betonlaşma ve yozlaşma mevcut.
edirne
istanbul.
içlerinde en iyi kalan kalabilen şehir edirne. Diğerlerinde ciddi ölçüde betonlaşma ve yozlaşma mevcut.
rock'n roll.
60'larda beatles, pink floyd, deep purple gibi britanyalı birtakım müzisyenlerle başlamış, "British invasion" bağlantılı müzik tarzı. blues rock'tan farklı olarak parçalarda blues ağırlıklı gitar yerini ilk özgün rock gitar formuna bırakır. bu açıdan, ne kadar abd etkisi yoğun olsa da rock müziği icat edenin britanya olduğu söylenebilir.
http://www.spectropop.com/hmadanibrief.html
http://www.spectropop.com/hmadanibrief.html
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?












