özet yerine teaser yazıp türklüğü işleyen bir dizi mi olur aq. geri kafalıları soğuttular diziden.
yan flüt, harp.
Toplumsal yönden kabul edilmeyen saldırganlık veya cinsel eğilimlerin, biçim değiştirerek kabuledilebilir alanlarda ifade bulmalarıdır. Örneğin;
-Çocuk sahibi olmayan bir kadının kreşte gönüllü anne olması
-Eşinden aradığı sevgiyi bulamayan bir erkeğin şiir yazması
-Kendisini teşhir etmeyi seven birisinin manken olması
-Kavga etmeyi seven birinin boksör olması
(bkz: Duyguları Doyurma)
-Çocuk sahibi olmayan bir kadının kreşte gönüllü anne olması
-Eşinden aradığı sevgiyi bulamayan bir erkeğin şiir yazması
-Kendisini teşhir etmeyi seven birisinin manken olması
-Kavga etmeyi seven birinin boksör olması
(bkz: Duyguları Doyurma)
11 Mart: 1 vaka
13 Mart: 5 vaka
14 Mart: 6 vaka
15 Mart: 18 vaka
16 Mart:47 vaka
17 Mart:98 vaka 1 ölüm
18 Mart:191 vaka 2 ölüm
19 Mart:359 vaka 4 ölüm
20 Mart:670 vaka 9 ölüm
21 Mart:947 vaka 21 ölüm
2953 testten 277'i POZİTİF
#SONDURUM #vaka947
Ne kadar çok Test o kadar Vaka
13 Mart: 5 vaka
14 Mart: 6 vaka
15 Mart: 18 vaka
16 Mart:47 vaka
17 Mart:98 vaka 1 ölüm
18 Mart:191 vaka 2 ölüm
19 Mart:359 vaka 4 ölüm
20 Mart:670 vaka 9 ölüm
21 Mart:947 vaka 21 ölüm
2953 testten 277'i POZİTİF
#SONDURUM #vaka947
Ne kadar çok Test o kadar Vaka
Dubai (Arapça: دبي), Arap Yarımadası'nda Birleşik Arap Emirliklerini oluşturan yedi emirlikten birisidir. Emirliğin yönetim biçimini ve kapladığı tüm alanı ifade eden Dubai Emirliği'nden; Dubai Kenti tanımlaması ile ayırt edilir.
Dubai, 1900'lü yıllarda küçük bir balıkçı ve liman kasabasıydı. 1930'larda Dünya Genel Ekonomik Krizinin, Dubai İnci Piyasasını da etkileyerek çökmesine yol açmasından uzun bir süre sonra 1969'da Dubai'de petrol bulunarak ihraç edilmeye başlandı. Bölgeyi himayesinde bulunduran İngiltere 1968'de bölgeden çekileceğini açıkladı. İngiltere'nin bölgeden çekilmesinden sonra Dubai, 2 Aralık 1971'de Abu Dabi, Şarika, Acman, Füceyre ve Ummül Kayveyn emirlikleri monarşik bir federasyon yapılanması ile birleşerek Birleşik Arap Emirlikleri'ni kurdular. 1972'nin başlarında Resü'l-Hayme de diğer altı emirliğe katıldığında Birleşik Arap Emirlikleri'nin bugünkü yedi emirlikten müteşekkil yapısı oluştu. Bölgede petrolün bulunmasından sonra Dubai'nin geliri devamlı ve hızla yükseldi ve emirlik bir ticaret, alışveriş ve turizm kenti haline geldi.
Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri'nin en yüksek nüfusuna ve Abu Dabi'den sonra ikinci en geniş yüzölçümüne (4,114 km2) sahip emirliğidir. Dubai ve Abu Dabi ülkenin yasama organı Federal Ulusal Konseyi içinde ulusal önem taşıyan kritik konularda veto etme hakkına sahip bulunan iki emirliğidir. Dubai, Emirliklerin kuzey kıyısında, Abu Dabi ve Şarika emirlikleri arasında yer almakta ve Şarika ve Acman ile birlikte Dubai-Şarika-Acman metropolitan alanını oluşturmaktadırlar.
Dubai'den ilk bahis 1095 ve bölgedeki ilk kaydedilen yerleşim 1799 tarihlidir. Dubai Şeyhliği 1833'te, şimdiki Suudi Arabistan' da bulunan, o günlerde İkinci Suudi Devletinde yaşamakta olan Şeyh Maktum bin Butti El-Maktum'un Beni Yas kabilesinden 800 kişi ile birlikte bugünkü Dubai Koyu (Dubai Creek)'nun bulunduğu yere yerleşmeleri ile Beni Yas'ın Ebu Falasa boyu tarafından kuruldu. 1892'de İngiltere' yle bir himaye anlaşması imzalamalarıyla bölge kontrolleri altında kaldı ve 1971'de bağımsızlıklarını almalarından sonra yeni doğan Birleşik Arap Emirliklerine katıldı. Stratejik coğrafi alanının kenti önemli bir ticaret merkezi yapmasından önce 20. yüzyılın başlarında Dubai önemli bir bölgesel limana sahipti.
Bugün, Dubai Ortadoğu ve Basra Körfezi bölgesinde sürekli gelişen dünya çapında bir kent olarak ticari ve kültürel bir merkez, kozmopolit bir metropol kentidir. Aynı zamanda yolcu ve kargo taşımacılığı bakımından taşımacılık merkezlerinden birisidir. Dubai ekonomisi tarihsel olarak petrol sanayisi üzerine kurulmuş olsa da, Emirlik batı tipi işletmecilik usulleriyle yürüttüğü turizm, havayolları, gayrimenkul işlemleri ve mali hizmetler alanında önemli gelir kalemlerini oluşturmuştur.
Dubai son zamanlarda geniş ölçekli inşaat projeleri ve sportif karşılaşmaları ile dünyanın ilgisini çekmektedir. Dubai, aralarında dünyanın en yüksek binası olan Burç Dubai'nin de bulunduğu çok sayıda gökdelen ve yüksek binaları, iddialı bir proje olan insan yapımı Palmiye Adaları, otelleri ve bölgenin ve dünyanın en geniş ölçekli alışveriş merkezleriyle bir sembol durumuna gelmiştir. Palmiye Adaları; Palm Deyra, Palm Cumeyra ve Palm Cebel Ali olmak üzere üç ayrı adadan oluşmakta ve Palm Deyra ile Palm Cumeyra arasında Dünya Adacıkları yer almaktadır. Yükselen bu ekonomisiyle Güney Asya'dan bir işgücünü çekmiştir.[9] Dubai emlâk piyasası, dünya çapındaki 2008-2009 krizinin bir sonucu olarak 2008-2009' da önemli bir bozulma yaşadı. Bununla birlikte, 2013 tarihli Oxford Bussiness Grup tarafından düzenlenen bir rapor, Dubai'nin komşu emirliklerden gelen katkılarla tedrici bir iyileşme gösterdiğini belirtmektedir.
2012 yılı verilerine göre, Dubai en pahalı kentler sıralamasnda Ortadoğu'da birinci, dünya sıralamasında ise yirmiikinci kenttir. 2011'de Dubai, Amerikan Danışma Firması Mercer tarafından Ortadoğu' da yaşanabilecek en iyi kentlerden birisi olarak değerlendirilmiştir.
2012'de Ekonomist Bilgi Toplama Ünitesi'nin indeksine göre, toplam 55.9. miktarla 40. sırada yer almıştır. Aynı firmanın 2013 yılı ekonomik araştırma raporunun, geleceğin rekabetçi kentleri sonucuna göre; Dubai 2025 'te aynı indekste 23. sıraya yükselecektir. Hindistanlılar Dubai emlâk piyasasında en başta gelen yabancı yatırımcılar olmaktadır.
şöyle de bir görsel ekleyelim.
Dubai, 1900'lü yıllarda küçük bir balıkçı ve liman kasabasıydı. 1930'larda Dünya Genel Ekonomik Krizinin, Dubai İnci Piyasasını da etkileyerek çökmesine yol açmasından uzun bir süre sonra 1969'da Dubai'de petrol bulunarak ihraç edilmeye başlandı. Bölgeyi himayesinde bulunduran İngiltere 1968'de bölgeden çekileceğini açıkladı. İngiltere'nin bölgeden çekilmesinden sonra Dubai, 2 Aralık 1971'de Abu Dabi, Şarika, Acman, Füceyre ve Ummül Kayveyn emirlikleri monarşik bir federasyon yapılanması ile birleşerek Birleşik Arap Emirlikleri'ni kurdular. 1972'nin başlarında Resü'l-Hayme de diğer altı emirliğe katıldığında Birleşik Arap Emirlikleri'nin bugünkü yedi emirlikten müteşekkil yapısı oluştu. Bölgede petrolün bulunmasından sonra Dubai'nin geliri devamlı ve hızla yükseldi ve emirlik bir ticaret, alışveriş ve turizm kenti haline geldi.
Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri'nin en yüksek nüfusuna ve Abu Dabi'den sonra ikinci en geniş yüzölçümüne (4,114 km2) sahip emirliğidir. Dubai ve Abu Dabi ülkenin yasama organı Federal Ulusal Konseyi içinde ulusal önem taşıyan kritik konularda veto etme hakkına sahip bulunan iki emirliğidir. Dubai, Emirliklerin kuzey kıyısında, Abu Dabi ve Şarika emirlikleri arasında yer almakta ve Şarika ve Acman ile birlikte Dubai-Şarika-Acman metropolitan alanını oluşturmaktadırlar.
Dubai'den ilk bahis 1095 ve bölgedeki ilk kaydedilen yerleşim 1799 tarihlidir. Dubai Şeyhliği 1833'te, şimdiki Suudi Arabistan' da bulunan, o günlerde İkinci Suudi Devletinde yaşamakta olan Şeyh Maktum bin Butti El-Maktum'un Beni Yas kabilesinden 800 kişi ile birlikte bugünkü Dubai Koyu (Dubai Creek)'nun bulunduğu yere yerleşmeleri ile Beni Yas'ın Ebu Falasa boyu tarafından kuruldu. 1892'de İngiltere' yle bir himaye anlaşması imzalamalarıyla bölge kontrolleri altında kaldı ve 1971'de bağımsızlıklarını almalarından sonra yeni doğan Birleşik Arap Emirliklerine katıldı. Stratejik coğrafi alanının kenti önemli bir ticaret merkezi yapmasından önce 20. yüzyılın başlarında Dubai önemli bir bölgesel limana sahipti.
Bugün, Dubai Ortadoğu ve Basra Körfezi bölgesinde sürekli gelişen dünya çapında bir kent olarak ticari ve kültürel bir merkez, kozmopolit bir metropol kentidir. Aynı zamanda yolcu ve kargo taşımacılığı bakımından taşımacılık merkezlerinden birisidir. Dubai ekonomisi tarihsel olarak petrol sanayisi üzerine kurulmuş olsa da, Emirlik batı tipi işletmecilik usulleriyle yürüttüğü turizm, havayolları, gayrimenkul işlemleri ve mali hizmetler alanında önemli gelir kalemlerini oluşturmuştur.
Dubai son zamanlarda geniş ölçekli inşaat projeleri ve sportif karşılaşmaları ile dünyanın ilgisini çekmektedir. Dubai, aralarında dünyanın en yüksek binası olan Burç Dubai'nin de bulunduğu çok sayıda gökdelen ve yüksek binaları, iddialı bir proje olan insan yapımı Palmiye Adaları, otelleri ve bölgenin ve dünyanın en geniş ölçekli alışveriş merkezleriyle bir sembol durumuna gelmiştir. Palmiye Adaları; Palm Deyra, Palm Cumeyra ve Palm Cebel Ali olmak üzere üç ayrı adadan oluşmakta ve Palm Deyra ile Palm Cumeyra arasında Dünya Adacıkları yer almaktadır. Yükselen bu ekonomisiyle Güney Asya'dan bir işgücünü çekmiştir.[9] Dubai emlâk piyasası, dünya çapındaki 2008-2009 krizinin bir sonucu olarak 2008-2009' da önemli bir bozulma yaşadı. Bununla birlikte, 2013 tarihli Oxford Bussiness Grup tarafından düzenlenen bir rapor, Dubai'nin komşu emirliklerden gelen katkılarla tedrici bir iyileşme gösterdiğini belirtmektedir.
2012 yılı verilerine göre, Dubai en pahalı kentler sıralamasnda Ortadoğu'da birinci, dünya sıralamasında ise yirmiikinci kenttir. 2011'de Dubai, Amerikan Danışma Firması Mercer tarafından Ortadoğu' da yaşanabilecek en iyi kentlerden birisi olarak değerlendirilmiştir.
2012'de Ekonomist Bilgi Toplama Ünitesi'nin indeksine göre, toplam 55.9. miktarla 40. sırada yer almıştır. Aynı firmanın 2013 yılı ekonomik araştırma raporunun, geleceğin rekabetçi kentleri sonucuna göre; Dubai 2025 'te aynı indekste 23. sıraya yükselecektir. Hindistanlılar Dubai emlâk piyasasında en başta gelen yabancı yatırımcılar olmaktadır.
şöyle de bir görsel ekleyelim.
kadını evliliğe razı etmeye çalıştığını sanan, boşuna çabalayan erkektir. zira evliliğe razı olmak için herhangi birine ihtiyaç duyan bir kadın tanımıyorum.
MUHARREM ince'den hükümete değil devlete olan destek açıklaması.
"Vakit, olanı biteni izleyip, “ne halleri varsa görsünler” demek vakti değildir. Ülkesine karşı sorumluluk hisseden herkes ve her kurum, gücü yettiği kadarıyla, bu durumdan kurtulmak için çareler geliştirmek zorundadır" dedi.
"Vakit, olanı biteni izleyip, “ne halleri varsa görsünler” demek vakti değildir. Ülkesine karşı sorumluluk hisseden herkes ve her kurum, gücü yettiği kadarıyla, bu durumdan kurtulmak için çareler geliştirmek zorundadır" dedi.
22.07.2015 20:31tembel kedi yıllardır ya o öyle kürt böreği değil küt böreği ya da küt değil asıl adı kürt böreğidir şeklinde tartışmalara konu olmuş tatlı bi börek çeşidi. boşverin adini yahu yiyin işte.
dürüst ve iyi niyetli olması ayrıca kindar olmamasıdır.ayrıca bu dişi kişiyle bir ömür geçirileceği hesabıyla duruma bakarsak kesinlikle paragöz olmamalı;birlikte sıkılmadan sohbet edebildiğiniz ve yanındayken sıkılmadığınız biri olması gerekmektedir.onun gözlerinin içine baktığınızda ve o konuştuğunda kendinizi iyi ve huzurlu hissediyorsanız;gözünüz aydın evlilik kurumuna hoşgeldiniz.
tırnak yeme genellikle çocuk ve gençlerde görülen ancak son zamanlarda terapi almaya gelen yetişkin danışanlarda da sıklıkla görülen bir davranış problemidir. tırnak yeme neden değil sonuçtur. uzman desteğini ilk kez alan danışanlar; tek bir seansla tırnak yeme alışkanlığının sona ereceğini düşünmektedirler. terapistin, danışanın davranışını durduracağı bir formülü olduğunu inanmaktadırlar. ancak daha önce farklı konulardan ötürü psikoterapi sürecinden geçmiş olan bireyler, sürecin bu denli hızlı ve hiçbir konunun uygulamaya yönelik formülünün olmadığını bilmektedirler. sizler de tırnak yemenin formülü olduğunu düşünenlerdenseniz, yazıyı okumanız neden tırnak yeme alışkanlığının bir formülü olmadığını anlamanıza yardımcı olacaktır.
davranışın, çocukluk döneminde aileler tarafından ikaz edildiği, ceza ya da yasaklama metotlarının kullanıldığı ancak her bir denemede başarısızlıkla sonuçlandığı danışanlar tarafından aktarılmaktadır. oysa tekrarlanan bu davranışa nelerin neden olduğu, alışkanlığın ne zaman başladığı, bu alışkanlığın çevreden mi öğrenildiği yoksa zaman içinde strese neden olan durumlarda bir rahatlama aracı olarak görülüp beden odaklı tekrarlayan davranış mı olup olmadığı bulunmalıdır. kimi birey, ebeveynlerinden gördüğü tırnak yeme alışkanlığını “olumlu bir davranış” olarak gördüğü için uygulamış, kimi birey ise, tesadüfî keşfetmiştir. çünkü tırnak yemek de tıpkı saç ya da kaş koparmak, parmak emmek, diş gıcırdatmak gibi beden odaklı tekrarlayan davranışlardandır. bu davranış, bir gün tasadüfen yapmaya başladığınız bir alışkanlık mı yoksa size korku yaratan, endişe veren durumlarda rahatlamayı sağlayan bir yöntem olarak mı hayatınızda yer almaktadır? kimi zaman da strese neden olan faktörleri bilmemize rağmen bir türlü o nedenlerden kurtulamayabiliriz, ancak tırnak yemek yerine zararı olmayan farklı bir eylem bulmamız mümkündür.
birey, stresin olduğu ve olmadığı dönemlerde tırnak yeme alışkanlığının nasıl olduğunu, artıp artmadığını gözlemleyerek, gergin olduğu dönemde tırnak yeme davranışının da arttığını fark etmişse “riskli dönemine” yönelik ne gibi önlemler alabileceğini bulmalıdır. çünkü tırnak yeme tıpkı sigara gibi, kimi zaman ortadan kalksa da çözümü bulunmadığı takdirde, tekrarlanabilmektedir.
tüm bu nedenlerden ötürü, birey her şeyden önce;
tırnak yeme davranışını bırakmayı “net olarak” istemeli,
daha önce tırnak yeme davranışını bırakmaya çalışmış, ancak yeniden tırnak yeme davranışına başlamışsa hangi noktada/basamakta başarısız olduğunu bulmalı,
herhangi bir müdahale yöntemini uygulamayı denemeden önce, tırnak yemeye neden olan faktörleri bulmaya çalışmalı,
hangi durumlarda (stresli olunca, tv izleyince, hiçbir aktivite yapmadığında, sıkıldığında vb.) yediğini keşfetmeli,
çoğunlukla strese bağlı olarak tırnak yeme durumu söz konusu ise “stresin” nasıl idare edileceğine yönelik çözüm aranmalı,
ardından, uygulamaya yönelik denemeler yapmalıdır; daima tırnaklarını kısa kesmeli, uzamasına fırsat tanımamalı ki tırnaklar yenmesin,
tırnak yemenin fiziksel, sosyal ve duygusal yarattığı tahribat unutulmamalı. gerekirse ufak notlar ya da işaretlerle birey kendine hatırlatmalıdır.
yukarıda sözü geçen uygulamalar, tırnak yeme alışkanlığı olan her birey için geçerli olmayabilir. çünkü her bireyin çocukluk dönemi, aile yaşantısı, akademik ve sosyal çevresi farklı olacağından her bireyde tırnak yemenin nedenleri de çözümü de farklı olacaktır. eğer kişi birçok yöntemi denemiş ancak yine de tırnak yeme alışkanlığından kurtulamamışsa, bu davranışının nedenlerini bir türlü bulamamışsa uzman desteği almaktan çekinmemelidir.
kaynağı buraya bırakıyorum psikolojiye ilgisi olanlar bakabilirler: http://www.yukselpsikoloji.com
davranışın, çocukluk döneminde aileler tarafından ikaz edildiği, ceza ya da yasaklama metotlarının kullanıldığı ancak her bir denemede başarısızlıkla sonuçlandığı danışanlar tarafından aktarılmaktadır. oysa tekrarlanan bu davranışa nelerin neden olduğu, alışkanlığın ne zaman başladığı, bu alışkanlığın çevreden mi öğrenildiği yoksa zaman içinde strese neden olan durumlarda bir rahatlama aracı olarak görülüp beden odaklı tekrarlayan davranış mı olup olmadığı bulunmalıdır. kimi birey, ebeveynlerinden gördüğü tırnak yeme alışkanlığını “olumlu bir davranış” olarak gördüğü için uygulamış, kimi birey ise, tesadüfî keşfetmiştir. çünkü tırnak yemek de tıpkı saç ya da kaş koparmak, parmak emmek, diş gıcırdatmak gibi beden odaklı tekrarlayan davranışlardandır. bu davranış, bir gün tasadüfen yapmaya başladığınız bir alışkanlık mı yoksa size korku yaratan, endişe veren durumlarda rahatlamayı sağlayan bir yöntem olarak mı hayatınızda yer almaktadır? kimi zaman da strese neden olan faktörleri bilmemize rağmen bir türlü o nedenlerden kurtulamayabiliriz, ancak tırnak yemek yerine zararı olmayan farklı bir eylem bulmamız mümkündür.
birey, stresin olduğu ve olmadığı dönemlerde tırnak yeme alışkanlığının nasıl olduğunu, artıp artmadığını gözlemleyerek, gergin olduğu dönemde tırnak yeme davranışının da arttığını fark etmişse “riskli dönemine” yönelik ne gibi önlemler alabileceğini bulmalıdır. çünkü tırnak yeme tıpkı sigara gibi, kimi zaman ortadan kalksa da çözümü bulunmadığı takdirde, tekrarlanabilmektedir.
tüm bu nedenlerden ötürü, birey her şeyden önce;
tırnak yeme davranışını bırakmayı “net olarak” istemeli,
daha önce tırnak yeme davranışını bırakmaya çalışmış, ancak yeniden tırnak yeme davranışına başlamışsa hangi noktada/basamakta başarısız olduğunu bulmalı,
herhangi bir müdahale yöntemini uygulamayı denemeden önce, tırnak yemeye neden olan faktörleri bulmaya çalışmalı,
hangi durumlarda (stresli olunca, tv izleyince, hiçbir aktivite yapmadığında, sıkıldığında vb.) yediğini keşfetmeli,
çoğunlukla strese bağlı olarak tırnak yeme durumu söz konusu ise “stresin” nasıl idare edileceğine yönelik çözüm aranmalı,
ardından, uygulamaya yönelik denemeler yapmalıdır; daima tırnaklarını kısa kesmeli, uzamasına fırsat tanımamalı ki tırnaklar yenmesin,
tırnak yemenin fiziksel, sosyal ve duygusal yarattığı tahribat unutulmamalı. gerekirse ufak notlar ya da işaretlerle birey kendine hatırlatmalıdır.
yukarıda sözü geçen uygulamalar, tırnak yeme alışkanlığı olan her birey için geçerli olmayabilir. çünkü her bireyin çocukluk dönemi, aile yaşantısı, akademik ve sosyal çevresi farklı olacağından her bireyde tırnak yemenin nedenleri de çözümü de farklı olacaktır. eğer kişi birçok yöntemi denemiş ancak yine de tırnak yeme alışkanlığından kurtulamamışsa, bu davranışının nedenlerini bir türlü bulamamışsa uzman desteği almaktan çekinmemelidir.
kaynağı buraya bırakıyorum psikolojiye ilgisi olanlar bakabilirler: http://www.yukselpsikoloji.com
(Orijinali için bkz)
TRT de yayınlanan dizi.
Diriliş: Ertuğrul, yapımcılığını Tekden Film'in üstlendiği, senaryosunu Mehmet Bozdağ'ın yazdığı, başrollerini Engin Altan Düzyatan,Esra Bilgiç, Kaan Taşaner, Didem Balçın, Osman Soykut, Serdar Gökhan, Hülya Darcan, Hakan Vanlı ve Mehmet Çevik'in paylaştıkları televizyon dizisidir. İlk bölümü 10 Aralık 2014 tarihinde yayınlandı. İlk bölümün yayınlanmasının ardından yayınlandığı günün AB grubu reyting sıralamasında 1. sırada yer aldı.
Dizinin hikayesi 13. yüzyılda Ertuğrul Bey ve Alp'lerinin Tapınak Şövalyeleri ve Moğollar'a karşı olan mücadelelerini ve Osmanlı Beyliği'nin kurulma sürecini konu almaktadır.[2] Dizinin 2015 yılında Cannes Film Festivali'ne “onur konuğu” olarak katılacağı söyleniyor. Dizi için 6 ay kadar hazırlık yapıldı. Oyuncuların tamamına at binicilik dersleri verilirken, erkek oyunculara bıçak ve kılıç kullanma dersleri verildi. Dizinin yakında 60 ülkeye satılacağı söyleniyor
Diriliş: Ertuğrul, yapımcılığını Tekden Film'in üstlendiği, senaryosunu Mehmet Bozdağ'ın yazdığı, başrollerini Engin Altan Düzyatan,Esra Bilgiç, Kaan Taşaner, Didem Balçın, Osman Soykut, Serdar Gökhan, Hülya Darcan, Hakan Vanlı ve Mehmet Çevik'in paylaştıkları televizyon dizisidir. İlk bölümü 10 Aralık 2014 tarihinde yayınlandı. İlk bölümün yayınlanmasının ardından yayınlandığı günün AB grubu reyting sıralamasında 1. sırada yer aldı.
Dizinin hikayesi 13. yüzyılda Ertuğrul Bey ve Alp'lerinin Tapınak Şövalyeleri ve Moğollar'a karşı olan mücadelelerini ve Osmanlı Beyliği'nin kurulma sürecini konu almaktadır.[2] Dizinin 2015 yılında Cannes Film Festivali'ne “onur konuğu” olarak katılacağı söyleniyor. Dizi için 6 ay kadar hazırlık yapıldı. Oyuncuların tamamına at binicilik dersleri verilirken, erkek oyunculara bıçak ve kılıç kullanma dersleri verildi. Dizinin yakında 60 ülkeye satılacağı söyleniyor
Bu dönemde allah yardımcımız olsun.
faili kesinlikle ama kesinlikle insandır. insandan başka hiç bir canlı bu kadar acıması olamaz.
Ayak ve el bileğinde güzel durduğunu düşündüğüm süsleme şeysi. Eskiden sakızdan çıkanları yapıştırırdık oraya buraya.
Üşengeçlik mi desem hamaratlık mı desem bilemedim. Ekmek yoksa pasta yesinler mantığından yola çıkıldığı nasıl da belli. Tarif verecektim fakat uzun yazmak tarzım değil. Google amcaya sorun. Ama ana malzeme un su maya.
1.Nesil yazar.Hoşgelmiş
şuursuz.
kapotaj bayramı
Hayırdır @2 umarım tahminlerinde önyargılı değilsindir. Zira yatağa işemek konulu başlıkta akla gelmem hayır mı şer mi?(u:gülücük)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?