@1 ile hiç bir bağ ya da alaka bulunmayan hicivdir. (u::D)
(bkz: gerçektenn)
takvimlerde şubat ayı.
bildiğin trollemiş. yalan efendim, düpedüz yalan. arapça tabelalar boy boy...
ayrıca bu ülkede yaşayacaksan öğreneceksin tabii. zorunda değilim diyorsan saygı duyarım ve şu karikatürü sana hediye ederim: http://i.hizliresim.com/ZkE4XZ.jpg
ayrıca bu ülkede yaşayacaksan öğreneceksin tabii. zorunda değilim diyorsan saygı duyarım ve şu karikatürü sana hediye ederim: http://i.hizliresim.com/ZkE4XZ.jpg
Gecmisler olsun efendim, Tebrikler kanaryam !
fenerbahce'yi turkiye kupasindan eledikten sonra, olaganustu kongre ile adini "pandik spor klubu" seklinde degistirmeye yeltenip bunu basaramamis bir istanbul takimi.
smm staja başlama ile ilgili eğitim veren dersane
Şu sözlerinin sahibidir.
Eski Galatasaray başkanı
Türk rock grubudur.
İlk olarak 1997 yılında Filinta adıyla kurulan grup, 2004 yılında ise Yüksek Sadakat olarak ismini değiştirdi.
Grubun temelleri şarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından atıldı.
Grubun ilk vokalisti Cemil Demirbakan oldu.
İlk olarak 1997 yılında Filinta adıyla kurulan grup, 2004 yılında ise Yüksek Sadakat olarak ismini değiştirdi.
Grubun temelleri şarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından atıldı.
Grubun ilk vokalisti Cemil Demirbakan oldu.
Bazen aşırı özgüven sonrası kurulan cümle olup, başa gelebileceklerin ve stratejiden bihaber olmayı gösteren cümledir. Sonrası ise cümleyi kuranın hezimeti ile biter genelde.
Evde kalmaktan iyidir. Nihahahaaaa... Acımam yüzünüze yüzünüze vururummmm...
Son olayından sonra en büyük (gbkz:ooohaaaa) onlara.
Branşı: Uluslararası İktisat
Doğum Yeri ve Tarihi: Balıkesir (1953)
Mezun Olduğu Okul: Ankara Üniversitesi (Lisans)
E-posta Adresi: kozdemir
Telefon: (0 266) 612 14 10
Faks: (0 266) 612 14 11
Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kerim ÖZDEMİR, 1953 yılında Balıkesir ilinin Sındırgı ilçesine bağlı Alacaatlı Köyünde doğdu. İlkokulu Balıkesir’de, orta dereceli eğitimini Ankara’da tamamladı. 1976 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. 1989’da İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İktisat doktorasını tamamladı. 1998’de Sakarya Üniversitesinde çalıştığı yıllarda İktisat Politikası alanında doçent unvanını ve 2004 yılında Balıkesir Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde Uluslararası İktisat alanında Profesör unvanını aldı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kerim ÖZDEMİR’in Rektörlüğe atanmadan önceki son görev yeri Kırgızistan- Türkiye Manas Üniversitesinde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığıdır.
Akademik hayatı boyunca, akademik çalışmalarının yanı sıra; farklı üniversitelerde bölüm başkanlığı, müdürlük ve dekanlık görevlerini üstlenmiştir.
Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kerim ÖZDEMİR, evli ve üç çocuk babasıdır.
http://www.balikesir.edu.tr/kutuphane/bizim_dosya/kerim_ozdemir_ozgecmis.pdf
Doğum Yeri ve Tarihi: Balıkesir (1953)
Mezun Olduğu Okul: Ankara Üniversitesi (Lisans)
E-posta Adresi: kozdemir
Telefon: (0 266) 612 14 10
Faks: (0 266) 612 14 11
Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kerim ÖZDEMİR, 1953 yılında Balıkesir ilinin Sındırgı ilçesine bağlı Alacaatlı Köyünde doğdu. İlkokulu Balıkesir’de, orta dereceli eğitimini Ankara’da tamamladı. 1976 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. 1989’da İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İktisat doktorasını tamamladı. 1998’de Sakarya Üniversitesinde çalıştığı yıllarda İktisat Politikası alanında doçent unvanını ve 2004 yılında Balıkesir Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde Uluslararası İktisat alanında Profesör unvanını aldı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kerim ÖZDEMİR’in Rektörlüğe atanmadan önceki son görev yeri Kırgızistan- Türkiye Manas Üniversitesinde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığıdır.
Akademik hayatı boyunca, akademik çalışmalarının yanı sıra; farklı üniversitelerde bölüm başkanlığı, müdürlük ve dekanlık görevlerini üstlenmiştir.
Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Kerim ÖZDEMİR, evli ve üç çocuk babasıdır.
http://www.balikesir.edu.tr/kutuphane/bizim_dosya/kerim_ozdemir_ozgecmis.pdf
bir batman'in uşağı alfred var. başka da yok herhalde.
erken kalkmanın önündeki en büyük engeldir. stres doldurur insanı. bir de rahata alışmışsınız durum daha da vahimdir.
Amatör şairlerin vazgeçilmez kelimesi.
Önceden engellileri görürdüm fakat görmezden gelir geçerdim. Bu Friedreich Ataksisi hastalığının bana verdiği derslerden biri de “Empati” yapmasını öğrenmemdir.
Hani Nasreddin hoca damdan düştüğünde başına toplananlar hekimi çağıralım deyince, “bana damdan düşen birini çağırın” dediği gibi ben de şimdi tekerlekli sandalyedekilerin hislerini ve hallerini, sıkıntılarını anlıyorum. (Empati)
Ben engelli biriyle karşılaştığımda onun tuvaletini nasıl yaptığını, tekerlekli sandalyeden yatağa nasıl geçtiğini düşünürüm.
Hayatta en büyük nimetim, annem ve babamdır. Benim belden aşağısı, hiç çalışmıyor. Hareket ettirilmem, bu yüzden çok zor. Ama, babam -Allah razı olsun- klozet üzerine bir vinç sistemi icat edince rahat ettik.
Merak edenler buradan babamın beni yataktan tuvalete götürüşünü ve vinçle klozet üzerinde nasıl kaldırdığını izleyebilirler:
http://www.youtube.com/watch?v=RlON3jULbLc
Engelliler işe yaramaz insanlar değillerdir. 1993’te hastalığımın teşhisini koyan doktor babama bu çocuk çalışamaz, götür evine yatsın, demiş.
Babam, o doktoru dinlemedi. Rabbim nasip etti, işe girdim. Bilgisayarda tasarımcı olarak babamın yardımıyla 16 yıl çalıştım ve emekli oldum.
Trilyonlarca gezegenleri yaratan ve dünya dahil hepsini basket topu gibi döndüren Allah’ın elbette her şeye gücü yeter.
Engelli olmak haşa! Bir yaratılış hatası değil, dünyadaki bu imtihanın zor sorularından birisidir.
Gece olmasa gündüzün, soğuk olmasa sıcağın… vs değerini anlamayacağımız gibi hastalıklar da sıhhatin kıymetini anlamamızı sağlar.
Sağlıklı insanlar engellilere bakıp şükretmeliler. Ama, çok şükür deyip kulak memelerini çekmek değil de, ibadet ederek Allah’a teşekkür etmeliler.
Engelliler, sağlıklı insanlara şükretmeleri için vesiledir evet ama aynı zamanda engelli insan sağlıklı insanlara ibretlik örnek olmalıdır.
Namaz kılan bir engelliyi gören veya evde oturmak yerine çalışan bir engelliyi gören boş oturup vakit öldüren sağlıklı insanlar, hallerini gözden geçirmeliler.
İnsan, ezelde ruhlar aleminde Rabbine seni seviyorum, sana aşığım, demişti. Cenab-ı Allah, mademki öyle, o halde aşkını ispatla, diye bizi bu dünyaya sabır ve şükür imtihanına gönderdi. Giriş yazısında anlatmıştık.
Ama biz insanlar, nefsin arzu ve isteklerinin peşinde koşmaktan geldiğimiz yeri, verdiğimiz sözü, gideceğimiz yeri, aslında Allah’ı unuturuz.
Ama Rabbimiz öylesine merhametlli ki… Kusurlarımıza bakmadan, unutkanlığımızı, gafletimizi, cehaletimizi hoşgörür, yine de merhamet eder.
Bu merhamet neticesinde, kendisini hatırlatmak için, yani Kıblemizi Zat’ına çevirmemiz için şahsımıza özel peygamberler gönderir.
Bu elçiler aklını kullananlar için Dön Rabbine diyen uyarıcılardır.
Bu elçilerin adı, acı, keder, ızdırap, bela, hastalıktır…
“Gönüle gamdan kederden bir peygamber gelince, ötelerden Cebrail de gönüle iner. Düşünce, Meryem gibi yüzlerce İsa’ya gebe kalır.”
Allah kusurlarıma bakmadan bana Friedreich Ataksisi hastalığı peygamberini bana özel gönderdi. Gafletten uyandırdı, bu hastalık sayesinde doğruyu buldum.
Engelli olmak bana Alah’ın hediyesidir.
3 Aralık Dünya Engelliler Gününüz kutlu olsun kader arkadaşlarım. Bu Gün, kalplerinde engel olmayan yüce gönüllü bütün insanların empati yapmalarına vesile olsun inşallah.
Dert etme!
Duâ et,
Hepsi imtihan, geçecek bir gün elbet...
Hani Nasreddin hoca damdan düştüğünde başına toplananlar hekimi çağıralım deyince, “bana damdan düşen birini çağırın” dediği gibi ben de şimdi tekerlekli sandalyedekilerin hislerini ve hallerini, sıkıntılarını anlıyorum. (Empati)
Ben engelli biriyle karşılaştığımda onun tuvaletini nasıl yaptığını, tekerlekli sandalyeden yatağa nasıl geçtiğini düşünürüm.
Hayatta en büyük nimetim, annem ve babamdır. Benim belden aşağısı, hiç çalışmıyor. Hareket ettirilmem, bu yüzden çok zor. Ama, babam -Allah razı olsun- klozet üzerine bir vinç sistemi icat edince rahat ettik.
Merak edenler buradan babamın beni yataktan tuvalete götürüşünü ve vinçle klozet üzerinde nasıl kaldırdığını izleyebilirler:
http://www.youtube.com/watch?v=RlON3jULbLc
Engelliler işe yaramaz insanlar değillerdir. 1993’te hastalığımın teşhisini koyan doktor babama bu çocuk çalışamaz, götür evine yatsın, demiş.
Babam, o doktoru dinlemedi. Rabbim nasip etti, işe girdim. Bilgisayarda tasarımcı olarak babamın yardımıyla 16 yıl çalıştım ve emekli oldum.
Trilyonlarca gezegenleri yaratan ve dünya dahil hepsini basket topu gibi döndüren Allah’ın elbette her şeye gücü yeter.
Engelli olmak haşa! Bir yaratılış hatası değil, dünyadaki bu imtihanın zor sorularından birisidir.
Gece olmasa gündüzün, soğuk olmasa sıcağın… vs değerini anlamayacağımız gibi hastalıklar da sıhhatin kıymetini anlamamızı sağlar.
Sağlıklı insanlar engellilere bakıp şükretmeliler. Ama, çok şükür deyip kulak memelerini çekmek değil de, ibadet ederek Allah’a teşekkür etmeliler.
Engelliler, sağlıklı insanlara şükretmeleri için vesiledir evet ama aynı zamanda engelli insan sağlıklı insanlara ibretlik örnek olmalıdır.
Namaz kılan bir engelliyi gören veya evde oturmak yerine çalışan bir engelliyi gören boş oturup vakit öldüren sağlıklı insanlar, hallerini gözden geçirmeliler.
İnsan, ezelde ruhlar aleminde Rabbine seni seviyorum, sana aşığım, demişti. Cenab-ı Allah, mademki öyle, o halde aşkını ispatla, diye bizi bu dünyaya sabır ve şükür imtihanına gönderdi. Giriş yazısında anlatmıştık.
Ama biz insanlar, nefsin arzu ve isteklerinin peşinde koşmaktan geldiğimiz yeri, verdiğimiz sözü, gideceğimiz yeri, aslında Allah’ı unuturuz.
Ama Rabbimiz öylesine merhametlli ki… Kusurlarımıza bakmadan, unutkanlığımızı, gafletimizi, cehaletimizi hoşgörür, yine de merhamet eder.
Bu merhamet neticesinde, kendisini hatırlatmak için, yani Kıblemizi Zat’ına çevirmemiz için şahsımıza özel peygamberler gönderir.
Bu elçiler aklını kullananlar için Dön Rabbine diyen uyarıcılardır.
Bu elçilerin adı, acı, keder, ızdırap, bela, hastalıktır…
“Gönüle gamdan kederden bir peygamber gelince, ötelerden Cebrail de gönüle iner. Düşünce, Meryem gibi yüzlerce İsa’ya gebe kalır.”
Allah kusurlarıma bakmadan bana Friedreich Ataksisi hastalığı peygamberini bana özel gönderdi. Gafletten uyandırdı, bu hastalık sayesinde doğruyu buldum.
Engelli olmak bana Alah’ın hediyesidir.
3 Aralık Dünya Engelliler Gününüz kutlu olsun kader arkadaşlarım. Bu Gün, kalplerinde engel olmayan yüce gönüllü bütün insanların empati yapmalarına vesile olsun inşallah.
Dert etme!
Duâ et,
Hepsi imtihan, geçecek bir gün elbet...
lise yıllarımın grubu. konserlerinde bağıra bağıra ölürüm hasretinle söyleyip sesi kısmışlığımız var.
bir atasözü.Parası olmayan insanların büyük hayalleri için söylenir genellikle
Not:aslında bu ata sözü böyle değildi
Not:aslında bu ata sözü böyle değildi
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
