memur sözlükte en işlek kısım. Çoğu kullanıcı fark edememiş olabilir diye söylüyorum. Bir yazara mesaj attınız ve okuyup okumadığını anlamak için;
beyaz renk okundu
açık gri okunmadı olarak tanımlayabiliriz.
kamu kurumlarının sunduğu hizmetlere tek noktadan hızlı ve güvenli erişim...
34.480.974 Kayıtlı Kullanıcı
2.287 Hizmet
345 Kurum
34.480.974 Kayıtlı Kullanıcı
2.287 Hizmet
345 Kurum
İç iskonto yönteminde, senedin üzerindeki vadenin geleceği tarihe bakılarak gün farkı belirlenir. Daha sonra faiz oranı da dikkate alınarak senedin mevcut değeri üzerinden iskonto tutarı hesaplandıktan sonra ödenmesi gereken indirimli para bulunur.
A x n x t
F = ------------------
36500 + (n x t)
F : Hesaplanan ıskonto tutarı
A : Senedin nominal değeri
t : Senedin vadesine kalan gün sayısı
n : Faiz (ıskonto) oranı
A x n x t
F = ------------------
36500 + (n x t)
F : Hesaplanan ıskonto tutarı
A : Senedin nominal değeri
t : Senedin vadesine kalan gün sayısı
n : Faiz (ıskonto) oranı
yüksek lisansa tekrardan başlamama sebep olacak kararlardan biri. Bu üşengeçlikle yapar mıyım bilemiyorum ama hadi inşallah.
bu sistemi isteyen orta ve üst düzey yöneticilerin acilen istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum. bir bankanın iflası ekonomi için gerçekten çok felaket bir şey. ama bu tarz kabzı mal yöneticilerden sonuç bu yöne doğru gider.
şahsen çalışanı olsaydım; iş aksatırdım. iş aksatın. kendinizi müşkül duruma düşürmeyecek şekilde (hukuken) iş aksatın. birlik olun. verimsiz çalışın.
eğitim hayatından sonra hiç ama hiç banka düşünmemiş biri olarak düşünenleri kınamıyorum ama keşke düşünmeselermiş. bankaya girmeden her aday bilir ki bankaya gireceğim diye bi sene bekletecekler en iyi ihtimalle gişeden başlatacaklar, kredi kartı sattırmak için it gibi çalıştıracaklar ama gel gör yine de gidip başvurup çalışıyorlar.
işvereninin moladan kısmasına tepki gösteren bu insanlar bölümlerin, üniversitelerin itibarsızlaştırılmasına, hakkari'nin, kastamonu'nun vb küçük şehirlere üniversite açılmasına gık çıkarmıyor. 10 bin ile zar zor girip okuduğum bölüme bu gün 140 binle rahatlıkla girip okuyorlar. buna gık yok, işverene var. bu günler çok iyi günleriniz,günlerimiz.
banka personeli bu tarz konulara gelmeden önce, ağustosun ortasında kravat olayını halledin.
ekşiden aynen alıntı
ankada çalıştığı için sektörden haberdar olan ya da eşinden dostundan duyan bilir, bir sürü banka öküz gibi fazla mesailerle, fazla mesai ücreti vermeden, belli bir seviyenin üstündeki yöneticiler dışında, insanların kalifikasyonuna, yaptıkları işe ve yaşam şartlarına kıyaslayınca üç kuruş maaşla çalıştırıyor herkesi. özellikle mesai dayatması birim yöneticileri eliyle organize edildiği için, açılan bir kaç iş davası dışında gündeme de gelmiyor bu konu. türkiye'de bir kez işvereninizle davalık olduktan sonra, bunun ileride iş bulmanızı nasıl da zorlaştırdığı (kara listeler) düşünülünce, dava açanların sayısı da çok olmuyor haliyle.
şekerbank olayı bir adım diyeceğim de bir az kalır, on adım daha ileri götürmüş. gayet kurumsal yoldan -insan kaynakları departmanının attığı bir maille- çalışanların bankaya 3 kez geç giriş yaptıkları takdirde yıllık izinlerinden bir gün düşürüleceği, 09.00-10.00 arası ve 17.30-18.00 arası turnike çıkışlarının kapatılacağı ve çıkışların ancak insan kaynaklarının iznine tabi olduğunu haber vermiş. bu kadar mı?! hayır?! çalışanların bundan sonra, günde “en fazla” 5'er dakikalık iki molası olacakmış. hani bu bankalar herkesin 6 deyince çıktığı yerler olsa anlayacağım. millet zaten 8'den önce çıkamıyor, hafta sonları da gelip çalışıyor. dayatılan performans beklentisi normal mesai içerisinde olabilecek gibi değil ki zaten. şimdi bir de turnikeleri kapatma, yemek molası dışında 5'er dakikalık sadece iki molaya izin verme ve 3 kez geç gelenlerin yıllık izninden düşme kararı almışlar. bu nedir yahu! tamamen kanuna aykırı, hiçbir yerinden tutulacak gibi değil. düşünsenize 3 defa, kazara 5 dakika gecikseniz gitti bir gün izin. bari gecikilen süreleri topla da öyle düş, yine kanuna aykırı olur ama en azından daha adil gelir kulağa.
devamını okumak için tıklayınız...
şahsen çalışanı olsaydım; iş aksatırdım. iş aksatın. kendinizi müşkül duruma düşürmeyecek şekilde (hukuken) iş aksatın. birlik olun. verimsiz çalışın.
eğitim hayatından sonra hiç ama hiç banka düşünmemiş biri olarak düşünenleri kınamıyorum ama keşke düşünmeselermiş. bankaya girmeden her aday bilir ki bankaya gireceğim diye bi sene bekletecekler en iyi ihtimalle gişeden başlatacaklar, kredi kartı sattırmak için it gibi çalıştıracaklar ama gel gör yine de gidip başvurup çalışıyorlar.
işvereninin moladan kısmasına tepki gösteren bu insanlar bölümlerin, üniversitelerin itibarsızlaştırılmasına, hakkari'nin, kastamonu'nun vb küçük şehirlere üniversite açılmasına gık çıkarmıyor. 10 bin ile zar zor girip okuduğum bölüme bu gün 140 binle rahatlıkla girip okuyorlar. buna gık yok, işverene var. bu günler çok iyi günleriniz,günlerimiz.
banka personeli bu tarz konulara gelmeden önce, ağustosun ortasında kravat olayını halledin.
ekşiden aynen alıntı
ankada çalıştığı için sektörden haberdar olan ya da eşinden dostundan duyan bilir, bir sürü banka öküz gibi fazla mesailerle, fazla mesai ücreti vermeden, belli bir seviyenin üstündeki yöneticiler dışında, insanların kalifikasyonuna, yaptıkları işe ve yaşam şartlarına kıyaslayınca üç kuruş maaşla çalıştırıyor herkesi. özellikle mesai dayatması birim yöneticileri eliyle organize edildiği için, açılan bir kaç iş davası dışında gündeme de gelmiyor bu konu. türkiye'de bir kez işvereninizle davalık olduktan sonra, bunun ileride iş bulmanızı nasıl da zorlaştırdığı (kara listeler) düşünülünce, dava açanların sayısı da çok olmuyor haliyle.
şekerbank olayı bir adım diyeceğim de bir az kalır, on adım daha ileri götürmüş. gayet kurumsal yoldan -insan kaynakları departmanının attığı bir maille- çalışanların bankaya 3 kez geç giriş yaptıkları takdirde yıllık izinlerinden bir gün düşürüleceği, 09.00-10.00 arası ve 17.30-18.00 arası turnike çıkışlarının kapatılacağı ve çıkışların ancak insan kaynaklarının iznine tabi olduğunu haber vermiş. bu kadar mı?! hayır?! çalışanların bundan sonra, günde “en fazla” 5'er dakikalık iki molası olacakmış. hani bu bankalar herkesin 6 deyince çıktığı yerler olsa anlayacağım. millet zaten 8'den önce çıkamıyor, hafta sonları da gelip çalışıyor. dayatılan performans beklentisi normal mesai içerisinde olabilecek gibi değil ki zaten. şimdi bir de turnikeleri kapatma, yemek molası dışında 5'er dakikalık sadece iki molaya izin verme ve 3 kez geç gelenlerin yıllık izninden düşme kararı almışlar. bu nedir yahu! tamamen kanuna aykırı, hiçbir yerinden tutulacak gibi değil. düşünsenize 3 defa, kazara 5 dakika gecikseniz gitti bir gün izin. bari gecikilen süreleri topla da öyle düş, yine kanuna aykırı olur ama en azından daha adil gelir kulağa.
devamını okumak için tıklayınız...
iki mafya grubu arasına çıkan çatışma. yaralıların olduğu söyleniyor.
İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde bir duruşmanın ardından kavga çıktı. İki grup arasındaki kavga daha sonra silahlı çatışmaya dönüştü. En az bir kişinin yaralandığı olaya adliyede görevli polisler müdahale etti. Bölgedeki hareketlilik sürüyor. Kavga edenlerin; Şahinler ve Sarallar olarak bilinen suç örgütleri olduğu bildiriliyor.
İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde bir duruşmanın ardından kavga çıktı. İki grup arasındaki kavga daha sonra silahlı çatışmaya dönüştü. En az bir kişinin yaralandığı olaya adliyede görevli polisler müdahale etti. Bölgedeki hareketlilik sürüyor. Kavga edenlerin; Şahinler ve Sarallar olarak bilinen suç örgütleri olduğu bildiriliyor.
Türkçe'ye Fransızca monographie sözcüğünden geçmiş olup, bilimsel alanlarda özel bir konu, sorun ya da kişi üzerine yazılmış, kendi başına bir bütün oluşturan kitaplara verilen isimdir.
muhteşem bir haber.
Türkiye'de 3. final
2005 Şampiyonlar Ligi (Olimpiyat)
2009 UEFA Kupası (Şükrü Saracoğlu)
2019 UEFA Süper Kupa (Vodafone Park)
Türkiye'de 3. final
2005 Şampiyonlar Ligi (Olimpiyat)
2009 UEFA Kupası (Şükrü Saracoğlu)
2019 UEFA Süper Kupa (Vodafone Park)
hey yavrum hey. Adamlarda ki saygıya, hürmete bak. bu gerçek anlamda tam bir rezalet. Çok şükür bu gün de başkası adına utandık.
Düzce Valiliği'nin 19 Eylül Gaziler Günü kapsamında düzenlediği kahvaltıda kent protokolüne garsonlar servis yaparken, gaziler ve yakınları yemeklerini sıraya girip kendileri aldı.
devamını okumak için tıklayınız...
Düzce Valiliği'nin 19 Eylül Gaziler Günü kapsamında düzenlediği kahvaltıda kent protokolüne garsonlar servis yaparken, gaziler ve yakınları yemeklerini sıraya girip kendileri aldı.
devamını okumak için tıklayınız...
Gereken satın alma gücüne sahip alıcılar ile alıcıların talep ettikleri mal, hizmet veya menkul kıymetlere sahip olup da bunları satmak isteyen satıcıların amaçlarını gerçekleştirecek şekilde buluşmalarını sağlayan her türlü ortamdır. Açıklaması aşağıdakilerden hangisini açıklamak için uygundur.
Bir ülkenin dış borçlanmada kullandığı araçlar, uluslararası piyasalarda tahvil satışı ile gerçekleşir. Bu tür borçlanmalarda iki tür tahvil kullanılabilir: Yabancı tahvil ve eurobond. Yabancı tahvil, yabancı bir ülkede satışa sunulan ve o ülke para birimi üzerinden ihraç edilen tahvillerdir. Eurobond ise satışa sunulduğu ülkenin para birimi dışında bir para birimi üzerinden ihraç edilen tahvillerdir. Örneğin, TC Hazine'si tarafından ABD doları üzerinden ihraç edilen tahvillerin Londra piyasasında satılması gibi. Günümüzde uluslararası tahvil piyasasında, yeni ihraç edilen tahvillerin yaklaşık %80′i eurobond olarak çıkarılmakta (genellikle euro ve ABD doları bazında) ve bu menkul kıymetlere ilişkin piyasa çok hızlı bir büyüme sergilemektedir. Bu gelişmeye paralel olarak, eurobond'lar ülkemizde de son dönem de yüksek talep gören bir sermaye piyasası aracı haline gelmişlerdir.
(bkz: eurobond piyasası)
(bkz: eurobond piyasası)
Belli bir kamu altyapı tesisinin belli bir süre içindeki gelirinin, belli bir orandaki bölümüne karşılık gösterilen ve Kamu Ortaklığı İdaresi tarafından ihraç edilen menkul kıymetlerdir. Keban Barajı, Boğaziçi Köprüsü gelir ortaklığı senetleri gibi.
Anonim ortaklıkların nakit karşılığı satılmak üzere ihraç ettikleri, ortaklık haklarına sahip olmaksızın, elinde bulunduran kişiye kârdan pay alma, tasfiye bakiyesin den yararlanma, yeni pay alma gibi haklar sağlayan menkul kıymetlerdir.
Anonim ortaklıkların, kâr ve zarara ortak olmak üzere, faaliyetlerinin gerektirdiği finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzere, yurtiçinde ve dışında satılmak üzere çıkarttıkları menkul kıymetlerdir.
Kamu kesimi harcamalarını ve bütçe açıklarını finanse etmek amacıyla Hazine ta rafından çıkartılan bir yıl ve daha uzun vadeli borçlanma araçlarıdır. Devlet tahvilleri hem iskontolu, hem kupon ödemeli olarak ihraç edilebilir.
Tahvil, devlet ve anonim şirketler tarafından, ödünç para bulmak amacıyla, üze rinde yazılı değerleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkarılan, vadesi bir yıl ve daha uzun borç senetleridir. Özel şirketler tarafından çıkartılan tahviller özel sektör tahvili olarak adlandırılır. Bu menkul kıymetler, şirketler tarafından çıkartılan uzun vadeli borçlanma araçlarıdır. Türk Ticaret Kanununa göre tahviller, çok çeşitli biçimlerde çıkarılabilmektedir (Primli tahviller, başa baş tahviller, ikramiyeli tahviller, endeksli tahviller gibi). En çok karşılaşılan şirket tahvili, elinde bulunduran kişiye üç ayda bir, altı ayda bir veya yılda bir faiz ödemesi yapmakta ve vade sonunda üzerinde yazılı değeri ödemektedir. Bu tür tahviller kupon ödemeli tahvil olarak adlandırılır.
Hisse senedi, sermayesi paylara bölünmüş ve karşılığında kıymetli evrak çıkara bilen anonim ortaklık ve sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklıkların, kanuni şekillere uygun olarak düzenledikleri belgeler olup, sermayesinin belli bir oranını temsil ve sahiplerine o oranda ortaklık hakkı sağlayan menkul kıymettir. Kısaca, hisse senetleri, elinde bulunduran kişiye o şirketin net geliri ve varlıkları üzerinde alacak hakkı doğuran pay senetleridir.
Sermaye piyasası araçları bir yıl ve daha uzun vadeye sahip borç ve ortaklık ifade eden araçlardır. Bu araçlardaki fiyat dalgalanması para piyasası araçlarına göre da ha büyüktür ve bu nedenle oldukça riskli araçlar olarak değerlendirilirler. Ülkemizde uzun yıllardan beri yaşanan enflasyonist süreç, neden olduğu belirsizlik ortamı nedeniyle, hisse senetleri dışındaki sermaye piyasası araçlarının kullanımının sınırlı kalmasına yol açmıştır. Dolayısıyla, hisse senetleri ve son dönemlerde popüler hale gelen eurobond'lar dışındaki sermaye piyasası araçları, piyasalarda yoğun olarak işlem gören araçlar değildir. Enflasyon oranı düştükçe, borç işlemlerinin vadeleri uzayacağı için, bu araçların kullanımı yaygınlaşacaktır.
Pembe küçük dudağın söyledi şarkımızı
İndi bahar Ankara'nın sisli yamaçlarına
İçli sesin ah ne kadar açtı gönül yasını
Her gören ağladı, kalbini bağladı dalgalı saçlarına
Söyledim aşkımı ben, Ankara rüzgarına
Olmadı kaldı benim her hevesim yarına
Her gören ağladı kalbini bağladı dalgalı saçlarına
Önce biraz gülecek, kalbe ümit katacak
Söz verecek, gelmeyecek, hep seni aldatacak
Sev diyecek, sevmeyecek, belki de ağlatacak
Boş yere ağlama, kalbini bağlama Ankara kızlarına
Söyledim aşkımı ben, Ankara rüzgarına
Olmadı kaldı benim her hevesim yarına
Boş yere ağlama, kalbini bağlama Ankara kızlarına.
Beste: Gündoğdu Duran
Güfte: Gündoğdu Duran
Makam: Muhayyerkürdi
Usûl: Nim Sofyan
Seslendiren: Nesrin Sipahi
İndi bahar Ankara'nın sisli yamaçlarına
İçli sesin ah ne kadar açtı gönül yasını
Her gören ağladı, kalbini bağladı dalgalı saçlarına
Söyledim aşkımı ben, Ankara rüzgarına
Olmadı kaldı benim her hevesim yarına
Her gören ağladı kalbini bağladı dalgalı saçlarına
Önce biraz gülecek, kalbe ümit katacak
Söz verecek, gelmeyecek, hep seni aldatacak
Sev diyecek, sevmeyecek, belki de ağlatacak
Boş yere ağlama, kalbini bağlama Ankara kızlarına
Söyledim aşkımı ben, Ankara rüzgarına
Olmadı kaldı benim her hevesim yarına
Boş yere ağlama, kalbini bağlama Ankara kızlarına.
Beste: Gündoğdu Duran
Güfte: Gündoğdu Duran
Makam: Muhayyerkürdi
Usûl: Nim Sofyan
Seslendiren: Nesrin Sipahi
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
