Tek tutkusu, daha en başından var olduğunu inkar ettiği şeye durmadan hakaret etmek olan köy ateistinin iddialarından nefret ederim.
Türkçe kitaplar için yaptığım şey. Genellikle orjinal olarak alıp okurum. Yabancı kitaplar için dil gerekli o da bende yok. Ayrıca bazı kitaplar var ki mesela rus edebiyatında bizim okuduğumuz o kitaplar sadeleştirilmişin sadeleştirilmesi hali. Eğer orjinalini okuyacaksanız işiniz oldukça zor.
ergenlikte başıma gelen olay. O zamanlar vücut normal tepki vermiyordu. Belli yerler tüyleniyor belli yerler dökülüyordu. İşin güzel tarafı kaşa eli atıp çektiğinde saydığın o kıl taneleri.
Şu montaj mükemmel olmuş.
https://www.youtube.com/watch?v=d-MJj96uCho&feature=youtu.be
sanırım bir öğretmen ve ben öğrencisi olmayı isterdim. Matematiği seven biri olarak bunu zevkle isterdim. Çok farklı bir tarzı var, örneğin bişe anlatmıyor direk bi kıyıya köşeye bir not bırakıyor siz merak edip araştırıyorsunuz ve öğreniyorsunuz.
Not: x profilinizi inceledi ya ha işte o x benim.
Not: x profilinizi inceledi ya ha işte o x benim.
--- (gbkz: alıntı) ---
Küçükken çok derin bir çukur bulup içine girdiğimde dünyanın öbür tarafından çıkacağımı sanırdım. Bulutların üstünde bir şehir olduğuna inanırdım, oraya gitmek için planlar kurardım, babamın her şeyi alabileceğini sanırdım, paramızın bitmeyeceğini sanırdım, öyle değilmiş işte. Hiç biri öyle değilmiş.
Çocukluk işte.
--- (gbkz: alıntı) ---
Küçükken çok derin bir çukur bulup içine girdiğimde dünyanın öbür tarafından çıkacağımı sanırdım. Bulutların üstünde bir şehir olduğuna inanırdım, oraya gitmek için planlar kurardım, babamın her şeyi alabileceğini sanırdım, paramızın bitmeyeceğini sanırdım, öyle değilmiş işte. Hiç biri öyle değilmiş.
Çocukluk işte.
--- (gbkz: alıntı) ---
parmak kaldırdıktan sonra öğretmenin o parmağı görmesi için elini sağa sola sallayan öğrenci misali.
Yürüyen merdivenlerin yan tarafındaki fırçaların ne işe yaradığını biliyor musunuz? Hayır, ayakkabılarınızı fırçalayıp parlatmak için değil…
http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/05/y%C3%BCr%C3%BCyen_merdiven_f%C4%B1r%C3%A7a-602x400.jpg
Metro, alışveriş merkezi gibi yerlerde yüksek katlara çıkmayı ya da uzun merdivenleri aşağı inmeyi işkence olmaktan çıkaran yürüyen merdivenler, basamaklarının yanında bulunan fırçalarla da her zaman ilgimizi çeker. Tam olarak ayak hizasında olan ve tüm merdivenler boyunca uzanan bu fırçalar birçok kişi için ayakkabılarını partlatma fırsatıdır. Fakat aslında temel fonksiyonu bundan ibaret değil.
İlk yürüyen merdivenlerde bu fırçalar bulunmuyordu. Fakat zamanla üreticiler basamaklar ile mekanizma arasında bulunan boşluğun problem yarattığını farketti. Bazen insanların uzun paçaları, etekleri ya da ayakkabı bağcıkları boşluklara sıkışıp hem mekanizmayı durduruyor hem de insanları zor durumlara düşürebiliyordu. Bazı durumlarda ise bu boşuklardan mekanizmanın içine düşen maddeler sorun çıkarabiliyordu. 1987 yılında Londra metrosunda çıkan yangına da bu durum sebep olmuştur. Yürüyen merdivenin alt kısmında biriken pislikler, yanan bir kibrit tarafından tutuşmuş ve 35 kişi yangında hayatını kaybetmişti. Elbette o dönemde Londra’da merdiven basamaklarının tahta olması da yangına katkıda bulunmuştu. Fakat asıl tetikleyici basamakların altındaki pisliklerdi.
http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/05/yuruyen_merdiven_1_b.jpg
Yürüyen merdivenlerdeki fırçalar, bu temel işlevin yanında sürtünme sesiyle sizi köşelere fazla yaklaşmaktan da koruma görevi üstleniyor. Fakat bu fırçaların ayakkabı fırçalamak üzere tasarlanmadığını belirtmek gerek. Yani eğer hassas ayakkabılarınızı fırçalara fazla sürterseniz, onlara zarar verebilirler.
http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/05/y%C3%BCr%C3%BCyen_merdiven_f%C4%B1r%C3%A7a-602x400.jpg
Metro, alışveriş merkezi gibi yerlerde yüksek katlara çıkmayı ya da uzun merdivenleri aşağı inmeyi işkence olmaktan çıkaran yürüyen merdivenler, basamaklarının yanında bulunan fırçalarla da her zaman ilgimizi çeker. Tam olarak ayak hizasında olan ve tüm merdivenler boyunca uzanan bu fırçalar birçok kişi için ayakkabılarını partlatma fırsatıdır. Fakat aslında temel fonksiyonu bundan ibaret değil.
İlk yürüyen merdivenlerde bu fırçalar bulunmuyordu. Fakat zamanla üreticiler basamaklar ile mekanizma arasında bulunan boşluğun problem yarattığını farketti. Bazen insanların uzun paçaları, etekleri ya da ayakkabı bağcıkları boşluklara sıkışıp hem mekanizmayı durduruyor hem de insanları zor durumlara düşürebiliyordu. Bazı durumlarda ise bu boşuklardan mekanizmanın içine düşen maddeler sorun çıkarabiliyordu. 1987 yılında Londra metrosunda çıkan yangına da bu durum sebep olmuştur. Yürüyen merdivenin alt kısmında biriken pislikler, yanan bir kibrit tarafından tutuşmuş ve 35 kişi yangında hayatını kaybetmişti. Elbette o dönemde Londra’da merdiven basamaklarının tahta olması da yangına katkıda bulunmuştu. Fakat asıl tetikleyici basamakların altındaki pisliklerdi.
http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/05/yuruyen_merdiven_1_b.jpg
Yürüyen merdivenlerdeki fırçalar, bu temel işlevin yanında sürtünme sesiyle sizi köşelere fazla yaklaşmaktan da koruma görevi üstleniyor. Fakat bu fırçaların ayakkabı fırçalamak üzere tasarlanmadığını belirtmek gerek. Yani eğer hassas ayakkabılarınızı fırçalara fazla sürterseniz, onlara zarar verebilirler.
daha önceden gittiğim ama gezmediğim şehir. Yarın doya doya gezme fırsatı bulacağıma inanıyorum.
Geçen sen yazdıklarıma halen katılıyorum.
Kendisini çok onurlu bir insan olarak görüyorum. Onur kelimesini en iyi taşıyan insanlardan biridir. Kendi ideolojisi için türkiyede, bu bir maraton ise en iyi yüz metreyi koşmuş adamdır. Yazıcıoğlunu sevenlerin anlayacağı şekilde söylemek gerekirse solun yazıcıoğluydu ve belki de duruşu daha dik bir yazıcıoğlu.
Bizzatihi sınıf arkadaşı olan birinden dinlediklerimi, pardon sorularıma verdiği cevapları anlatmak isterim size. Dinlediğim kişi deniz gezmişin kardeşi gibi ymm biri hatta türkiyenin ilk ymm lerinden biri.
--- (gbkz: spoiler) ---
Kendisinin ifadesine göre zırtapozun tekiydi. Belki savunduğu şeyin farkında bile değildi. Bilgi birikim açısından çok geliştirmemişti kendisini. aldığı hukuk eğitimi yarım yamalaktı. Sürekli ders basıp propaganda yapmaları, dersleri bölmeleri hem kendisine hem yakın arkadaşlarına en büyük zararlardan bir tanesiydi.
Kimseyi incitmemiştir. Silah taşırdı doğru ama kimseyi vurduğunu duymadım, duymadık. Bir arkadaşı vardı şimdilerde onun kadar adı duyulmadı belki ama bir mahir vardı asıl gözü kara olan oydu. Görüş olarak ayrılırlardı ama biz o zaman aynı görürdük. Mahiri daha yakından tanırım, zehir gibi kafası vardı. Bir insan bu kadar zeki, çalışkan olabilirdi. Hırsının 1/100 ü bende olsa yeterdi diye ifade edeyim. Her konuda kendisini geliştirmiş bir adamdı beyin olarak, genç olarak bakacaksak mahire daha çok üzülmüşümdür.
Deniz dediğim kişi bir liderdi ama tam bir lider. Bu gün bir parti başkanını nasıl savunuyorlar ya onu savunan ve seven o gençlerin sahiplenmesi ve sevgisinin yanında mum ışığı kalır. Bir konuşması ile onlarca insanı sustururdu. İtiraf etmezler belki ama o zaman ki ülkücüler bile hayrandı kendisine. Sevmezlerdi doğru ama çok büyük saygı duyarlardı bunu bile hissederdiniz.
Karizmatik yetki olarak ise belki bu güne kadar bu kadar karizmatik bir adam gelmemiştir. Öldü kahraman oldu diye demiyorum. Bütün devrimci kızların aşık olduğu erkeklerin ise yoldaş olmaktan mutlu oldukları, davadan ziyade onla nereye olsa yürüyecek kadar severlerdi.
Asılması olayı ise; kalemlerini kırmışlardı zaten sonra kılıf buldular. Asılan kişiler çocuktu doğru. Hayatımda gördüğüm en büyük utançlardan biridir. Kendimden biçeyim o olaylar zamanında hiç bir şeye karışmadım dersime gidip geldim ama bu adamlar bir dava uğruna (doğru veya yanlış bana göre yanlış) nefeslerini ortaya koydular. Karşısına ailesini,sevgilisini ne bileyim bir patronu değil devleti aldı, alabildi.
Mahiri daha çok önemserim ben. Bilgiye saygım karizmadan daha üstün bende. Mahir de öldü ama onu devlet asmadı. Kurşunla vurdu diye belki bu kadar daha az kıymetli.
--- (gbkz: spoiler) ---
Kendisini çok onurlu bir insan olarak görüyorum. Onur kelimesini en iyi taşıyan insanlardan biridir. Kendi ideolojisi için türkiyede, bu bir maraton ise en iyi yüz metreyi koşmuş adamdır. Yazıcıoğlunu sevenlerin anlayacağı şekilde söylemek gerekirse solun yazıcıoğluydu ve belki de duruşu daha dik bir yazıcıoğlu.
Bizzatihi sınıf arkadaşı olan birinden dinlediklerimi, pardon sorularıma verdiği cevapları anlatmak isterim size. Dinlediğim kişi deniz gezmişin kardeşi gibi ymm biri hatta türkiyenin ilk ymm lerinden biri.
--- (gbkz: spoiler) ---
Kendisinin ifadesine göre zırtapozun tekiydi. Belki savunduğu şeyin farkında bile değildi. Bilgi birikim açısından çok geliştirmemişti kendisini. aldığı hukuk eğitimi yarım yamalaktı. Sürekli ders basıp propaganda yapmaları, dersleri bölmeleri hem kendisine hem yakın arkadaşlarına en büyük zararlardan bir tanesiydi.
Kimseyi incitmemiştir. Silah taşırdı doğru ama kimseyi vurduğunu duymadım, duymadık. Bir arkadaşı vardı şimdilerde onun kadar adı duyulmadı belki ama bir mahir vardı asıl gözü kara olan oydu. Görüş olarak ayrılırlardı ama biz o zaman aynı görürdük. Mahiri daha yakından tanırım, zehir gibi kafası vardı. Bir insan bu kadar zeki, çalışkan olabilirdi. Hırsının 1/100 ü bende olsa yeterdi diye ifade edeyim. Her konuda kendisini geliştirmiş bir adamdı beyin olarak, genç olarak bakacaksak mahire daha çok üzülmüşümdür.
Deniz dediğim kişi bir liderdi ama tam bir lider. Bu gün bir parti başkanını nasıl savunuyorlar ya onu savunan ve seven o gençlerin sahiplenmesi ve sevgisinin yanında mum ışığı kalır. Bir konuşması ile onlarca insanı sustururdu. İtiraf etmezler belki ama o zaman ki ülkücüler bile hayrandı kendisine. Sevmezlerdi doğru ama çok büyük saygı duyarlardı bunu bile hissederdiniz.
Karizmatik yetki olarak ise belki bu güne kadar bu kadar karizmatik bir adam gelmemiştir. Öldü kahraman oldu diye demiyorum. Bütün devrimci kızların aşık olduğu erkeklerin ise yoldaş olmaktan mutlu oldukları, davadan ziyade onla nereye olsa yürüyecek kadar severlerdi.
Asılması olayı ise; kalemlerini kırmışlardı zaten sonra kılıf buldular. Asılan kişiler çocuktu doğru. Hayatımda gördüğüm en büyük utançlardan biridir. Kendimden biçeyim o olaylar zamanında hiç bir şeye karışmadım dersime gidip geldim ama bu adamlar bir dava uğruna (doğru veya yanlış bana göre yanlış) nefeslerini ortaya koydular. Karşısına ailesini,sevgilisini ne bileyim bir patronu değil devleti aldı, alabildi.
Mahiri daha çok önemserim ben. Bilgiye saygım karizmadan daha üstün bende. Mahir de öldü ama onu devlet asmadı. Kurşunla vurdu diye belki bu kadar daha az kıymetli.
--- (gbkz: spoiler) ---
kiraz domates ise tadı bir başka güzel olan tamamlayıcı mallar. Bir tahin pekmez değildir.
bir paket sigara kaybetmeme sebep olan oyun havası. Eskişehir nereden kalmış aklımda çözemedim doğrusu. Kasap değil kaval havasıymış.
... iyilerine layıksın
Bugün İstanbul Radyosu'nun ilk yayınının 89. yıldönümü!
beni derin duygulara gark eden pamuk şeker.
Pamuktan değilmiş yani.
https://www.youtube.com/watch?v=Z5PaHEfxuSs
Pamuktan değilmiş yani.
https://www.youtube.com/watch?v=Z5PaHEfxuSs
Bi de bu açıdan bakın güzelliğine sehrat şehrinin;
1-/gorseller/yukle/images/karsssexe.jpg
2-/gorseller/yukle/images/kars10.jpg
3-/gorseller/yukle/images/kars9.jpg
4-/gorseller/yukle/images/kars8.jpg
5-/gorseller/yukle/images/kars7.jpg
6-/gorseller/yukle/images/kars6.jpg
7-/gorseller/yukle/images/kars5.jpg
8-/gorseller/yukle/images/kars2.jpg
9-/gorseller/yukle/images/karsssssss.jpg
10-/gorseller/yukle/images/kars1.jpg
https://www.instagram.com/ceydahemen/
1-/gorseller/yukle/images/karsssexe.jpg
2-/gorseller/yukle/images/kars10.jpg
3-/gorseller/yukle/images/kars9.jpg
4-/gorseller/yukle/images/kars8.jpg
5-/gorseller/yukle/images/kars7.jpg
6-/gorseller/yukle/images/kars6.jpg
7-/gorseller/yukle/images/kars5.jpg
8-/gorseller/yukle/images/kars2.jpg
9-/gorseller/yukle/images/karsssssss.jpg
10-/gorseller/yukle/images/kars1.jpg
https://www.instagram.com/ceydahemen/
Mükemmel kareleri bulabileceğiniz internet şeysi. Takip edilesi;https://www.instagram.com/ceydahemen/
Akşamları tavuk gibi erkenden yatmamın nedeni hayatı sorugulamak istememden kaynaklıdır. Gece çökünce bi hüzünleniyorum beton duvarlar arasında. Duygusallaşıyorum, sebepsiz şeylere üzülüyorum. Bu çok uzun zamandan beridir böyle. Mesela yatmam lazım ya şimdi yatmıyorum ve şu şarkıyı dinliyorum;
https://www.youtube.com/watch?v=EDPdT_k_wjY
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
