20 Mart 1958 (57 yaşında), Kınık, İzmir doğumlu vokalist. İlk defa konsere gittiğimde dinlediğim kişi. Alternatif diye geçer belki ama asıl diğerleri alternatiftir benim için.
Sözlüğe oldukça fazla entry kazandıran yazar. Yukarıdaki reklamdan da anlaşılacağı üzere bu şekilde devam ederse kpss a gurubu veya öğretmenlik sınav ücretini memnuniyetle karşılamayı isteyeceğimiz yazar olacak gibi.
Deja Vu (2006)
- sözlükte çaylaklık sistemi mevcuttu geçici olarak kaldırıldı. Çaylakken mesajlar ve diğer bir kaç bölümü kullanamıyorsunuz. Şuan sözlükte çaylak mevcut olmadığından herkes mesajlar kısmını görebilir.
-mödo nun açılımı muhittin'in kısaltmasıdır.
-uygulamada olan herhangi bir kural yok. Dini inançlara, insanlığa hakaret, aleni küfür yasak. Diğer cinsel içerikli paylaşımlarla ilgili bilgi vermeme gerek yok sanırım. Ama sözlük kurallarının olması gerektiğinin bilincindeyiz. Muhakkak olmalı. Sözlüğe alışma aşamasında insanları sıkmadan, kırmadan, sözlük formatını koruyacak bir şekilde bu kurallar oluşturulacaktır.
Sözlük ile ilgili gammaz alınmayacaktır. Moderatör alımı muhakkak olacaktır. Bu konu biraz daha zaman geçtikten sonra ve yazılan entrylere göre oylama şeklinde olabilir. Bu üzerinde çalışılacak bir konudur acele bir şekilde yapmak istemiyoruz.
Noktalama hataları konusunda bilgilendirme yapılacaktır. Başlık açarken kesme (') işareti kullanmamaya çalışırsak seviniriz. @Nöbetçi teşekkür ederiz.
-mödo kurucu cayisallama yönetici ama bu ileride emek verek kişilere göre değişiklik gösterebilir.
-android uygulamamız yok sitemiz de düzgün bir şablona sahip değil açıkçası. Bazen bu eski sistem canınızı sıkabilir. Zamanla yeni ve hızlı bir şablon geliştireceğiz. Daha doğrusu maddi olarak az toparlarsak (herhangi bir gelirimiz yok siteden) hem android uygulaması hem de yepyeni bir site yapmayı planlıyoruz. İsim verebilirsiniz. Memur sözlükte reklam yapabilirsiniz. ya da reklam olacak diye söylemek isteneni dolandırmaya gerek yok Örneğin instela.com oldukça kullanışlı bir site. bu işi oldukça da güzel yapıyorlar aynı seviyeye gelmek isteriz. Bunun için çalışacağız. O kadar kullanışlı bir sitemiz olacak inşallah. teşekkürler jhon doe
-Sözlükteki karmalar (gbkz:leyla ile mecnun) karakterlerinden oluşmaktadır. Talep doğrultusunda değiştirilebilir. Ya değiştirilemez. Keşke bitmeyeydi de izleyeydik dediğimiz için fazlaca sevgimizden bu karakterleri karmalara ekledik. Buyrun resimde mevcut/gorseller/yukle/images/rusyabuyuk.jpg teşekkürler @issiz adam
-Aylar kısmında ki iban no'yu ileriki zamanlarda kullanmayı düşünüyoruz. Şöyle ki sözlükten ileriki zamanlarda gelir elde edersek ki bu bu büyüme ile çok olası bir durum bu geliri alttaki resimde ki hesaplama şeklinde veya benzer bi şekilde ölçümledikten sonra aylık olarak paylaşmak isteriz. Paylaşılan miktar minimum %51 olmalı bir kısmı sözlük için ayrılmalı vb. Bunun da üzerinde düşünüp çalışmamız gerekecek./gorseller/yukle/images/rusyabafa.jpg teşekkürler @aquila
-ayarlar kısmında bulunan meslek alanında sadece uçuş personeli ile ilgili meslekler var bu konu sözlük yapıcısının hatasından kaynaklıdır. Önemsemeyiniz lütfen. Eksikliklerimizdendir. Düzelteceğiz efem.
-girdiğiniz entry girilen başlıklar sol framenin üst kısmına çıkıyor. Sayfayı yenileyiniz ya da yenile'ye tıklayınız. En üstte bir başlık bazen sabit olarak kalabiliyor. Bunu yapma sebebimiz herkesin ilk baktığı yer orası olduğu için. Bilgilendirme amaçlı.
- bir sayfada altı entry var arttırılabilir.
-geçici bir süreliğine kalacak efendim sonra normal başlık şekline dönecek. @melankonik
-mödo nun açılımı muhittin'in kısaltmasıdır.
-uygulamada olan herhangi bir kural yok. Dini inançlara, insanlığa hakaret, aleni küfür yasak. Diğer cinsel içerikli paylaşımlarla ilgili bilgi vermeme gerek yok sanırım. Ama sözlük kurallarının olması gerektiğinin bilincindeyiz. Muhakkak olmalı. Sözlüğe alışma aşamasında insanları sıkmadan, kırmadan, sözlük formatını koruyacak bir şekilde bu kurallar oluşturulacaktır.
Sözlük ile ilgili gammaz alınmayacaktır. Moderatör alımı muhakkak olacaktır. Bu konu biraz daha zaman geçtikten sonra ve yazılan entrylere göre oylama şeklinde olabilir. Bu üzerinde çalışılacak bir konudur acele bir şekilde yapmak istemiyoruz.
Noktalama hataları konusunda bilgilendirme yapılacaktır. Başlık açarken kesme (') işareti kullanmamaya çalışırsak seviniriz. @Nöbetçi teşekkür ederiz.
-mödo kurucu cayisallama yönetici ama bu ileride emek verek kişilere göre değişiklik gösterebilir.
-android uygulamamız yok sitemiz de düzgün bir şablona sahip değil açıkçası. Bazen bu eski sistem canınızı sıkabilir. Zamanla yeni ve hızlı bir şablon geliştireceğiz. Daha doğrusu maddi olarak az toparlarsak (herhangi bir gelirimiz yok siteden) hem android uygulaması hem de yepyeni bir site yapmayı planlıyoruz. İsim verebilirsiniz. Memur sözlükte reklam yapabilirsiniz. ya da reklam olacak diye söylemek isteneni dolandırmaya gerek yok Örneğin instela.com oldukça kullanışlı bir site. bu işi oldukça da güzel yapıyorlar aynı seviyeye gelmek isteriz. Bunun için çalışacağız. O kadar kullanışlı bir sitemiz olacak inşallah. teşekkürler jhon doe
-Sözlükteki karmalar (gbkz:leyla ile mecnun) karakterlerinden oluşmaktadır. Talep doğrultusunda değiştirilebilir. Ya değiştirilemez. Keşke bitmeyeydi de izleyeydik dediğimiz için fazlaca sevgimizden bu karakterleri karmalara ekledik. Buyrun resimde mevcut/gorseller/yukle/images/rusyabuyuk.jpg teşekkürler @issiz adam
-Aylar kısmında ki iban no'yu ileriki zamanlarda kullanmayı düşünüyoruz. Şöyle ki sözlükten ileriki zamanlarda gelir elde edersek ki bu bu büyüme ile çok olası bir durum bu geliri alttaki resimde ki hesaplama şeklinde veya benzer bi şekilde ölçümledikten sonra aylık olarak paylaşmak isteriz. Paylaşılan miktar minimum %51 olmalı bir kısmı sözlük için ayrılmalı vb. Bunun da üzerinde düşünüp çalışmamız gerekecek./gorseller/yukle/images/rusyabafa.jpg teşekkürler @aquila
-ayarlar kısmında bulunan meslek alanında sadece uçuş personeli ile ilgili meslekler var bu konu sözlük yapıcısının hatasından kaynaklıdır. Önemsemeyiniz lütfen. Eksikliklerimizdendir. Düzelteceğiz efem.
-girdiğiniz entry girilen başlıklar sol framenin üst kısmına çıkıyor. Sayfayı yenileyiniz ya da yenile'ye tıklayınız. En üstte bir başlık bazen sabit olarak kalabiliyor. Bunu yapma sebebimiz herkesin ilk baktığı yer orası olduğu için. Bilgilendirme amaçlı.
- bir sayfada altı entry var arttırılabilir.
-geçici bir süreliğine kalacak efendim sonra normal başlık şekline dönecek. @melankonik
benim için oldukça yabancı gelen durum. Panik atak olsaydım şimdiye gitmiştim muhtemelen. Heycanlıyım hemde çok.
Bu gün itibariyle bir sürü yazarın kayıt yaptırdığı sözlük sitesi. Şaşkınlık içerisinde baktıktan sonra sözlük dünyasının farklı ve belki de en güzel sitelerinden bir olan öğretmen sözlük sitesinin kapanacağı haberiymiş. Ayrılan kişilerin memur sözlük e kayıt yapmasından kaynaklıymış. Öğretmen sözlüğün daha iyi bir şablon ve alt yapı ile geri döneceği inancındayım.
bu kış aylarda gidecek güzel bir yer sayılır. http://www.memur-sozluk.com/
bu kış aylarda gidecek güzel bir yer sayılır. http://www.memur-sozluk.com/
bu sabutay, daha sonra modifiye şekilleri osman orduları tarafından da kullanılacak, etkili bir "sahte geri çekilme" stratejisi geliştirmişti. bu stratejinin başarısı tamamen moğolların savaşçı bir millet olarak kazandıkları şöhrete ve de ordunun inanılmaz disiplinine dayanıyordu.uzatmadan kaba hatlarıyla tarif edeyim: bu tarifi evde yapmak isterseniz ihtiyacınız olanlar 24 yumurta, 300 gr. hamur, 2 kalıp beyaz peynir, 8 çorba kaşığı margarin, 1 moğol ordusu.
öncelikle yumurta, peynir, margarın, vs.'yi kullanarak 12 adet sigara böreği sarın, kızartın, ve de onları mideye indirin (yanında kımız içmenizi tavsiye ederim, havaya girmek için). sonra, moğol ordusunu üçe ayırın. ve de ilk grubu düşmanla karşılaşacağınız alana gönderin (o zamanlar böyle uav'ler, uzaktan kumandalı uçaklar, robocop tipi askerler yoktu tabii, herkes paşa paşa önceden belirlenen tarlada buluşup savaşırlardı).
"umutsuz girişim" adı verilen bu kuvvet (bak bak, adıyla bile hile yapıyor, şerefsiz sabutay) titrek titrek savaş alanına girer, bir süre gönülsüzce dövüştükten sonra hızla geri çekilirdi. düşman da "vay be, bu moğollar da pof çıktı, bir numara yokmuş bunlarda" der ve de sazan misali kaçan moğolların peşine düşerlerdi. geri çekilme hattinin iki tarafından bekleyen moğol ordusu (iki tarafta da ordunun üçte biri), hemencecik düşmanı çemberin içine alır (hilal şeklinde) ve de, bir anda panikleyip kargaşa içine düşen düşmanın, çok afedersiniz, ebesini sikerlerdi. oklu süvariler piyadeleri geyik gibi avlarlardı anlayacağınız. "eee, ne var ki bunda? herkes yapar bunu" diyor olabilirsiniz, ama inanın bana göründüğü kadar kolay değil. böyle bir taktiğin başarıya ulaşabilmesi için geri çekilen kuvvetlerinin inanılmaz derecede disiplinli ve kendine güvenli olması gerekir, yoksa "sahte yenilgi" bir anda "gerçek yenilgi"ye dönüşebilir. moğollar ise bu numarayla 20,000 kişilik bir orduyla 80,000 kişilik orduları rezil ederlerdi (tabii rezil etmekle kalmaz, kıtır kıtır doğrarlardı da, pek merhametli insanlar değillermiş maalesef).
moğollar arabistan'daki seferlerinde fethetmeye niyetli oldukları bir şehre ulaştıklarında, önce o şehre "teslim ol" derlerdi. teslim olan şehirler moğol imparatorluğu'na dahil olur, ve de şehir sakinlerinin yaşamasına izin verilirdi. eğer teslim olmazlarsa, şehir kuşatılır (bu kuşatmalarda moğollar'ın yanlarında getirdikleri cinli mühendisler - ki hepsi abd'nin ünlü üniversitelerinden mezun çocuklar, m.i.t., stanford falan çok revaçta o zamanlar - kuşatmanın teknik detaylarını hallederlerdi), ve de fethedildiği zaman orada yaşayan herkes vahşice katledilirdi, bir kişiye bile ayrıcalık gösterilmezdi. moğolların bu acımasızlığı kulaktan kulağa yayıldıkça, seferlerinde saldırdıkları şehirlerin savaşmadan teslim olma ihtimalleri de geometrik olarak yükseldi. zaten moğolların da acımasızlığının temel amacı buydu. (ne demiş sun tzu: "savaşta mükemmel başarı, düşmanını savaşmadan teslim olmaya ikna etmektir." lavuk sun tzu.)
moğollar bir keresinde rus prensliklerinden birine (kiev sanırım) elçi göndermişler, rus prensler de - küstahlıklarını seveyim - bu moğol elçilerinin hepsini öldürmüşlerdi. eee, bu darth vader'in kıçına şaplak atıp "naaber denyo?" demek gibi birşey oluyor tabii, sonucu da pek farklı olmadı. moğol kanunlarına göre, bu saygısız diplomatik hareket diğer ülkenin tamamen yokedilmesini gerektiriyordu. öncelikle, sabutay yönetiminde (aslında teknik olarak cengiz han'ın oğullarından birinin komutasında, ama asıl komuta sabutay'daydı tabii) bir "izci kuvvet" orta asya ve doğu avrupa'da bir sefere çıkıp, birkaç ay içinde herbiri moğollar'dan kat kat kalabalık olan 5-6 orduyu yokettiler. sonra tabii ruşların da defterini düzdüler, ve de elçilerini öldürten rus prensini ele geçirdiler. moğol geleneklerine göre asillerin idam edilmesi yasak olduğundan, ve de törelere göre prenslerin sadece savaş sırasında kanı akıtabildiğinden (görüyorsunuz, ne kadar insancıllar), 3 bedbaht prensi tahta bir kutunun içine kapatıp, onlar masanın içinde boğulurken, moğol komutanlar masanın üstünde sakin sakin yemeklerini yiyip kımızlarını içtiler. daha sonra benzer bir saygısızlık yapan araplar da aynı tür bir muameleye layık görüldüler. dr. hannibal'ın nereden ilham aldığını görüyorsunuz herhalde? rica ederim siz siz olun, düşmanlarınızın içinde boğulduğu kutunun üstünde yemek yemeyin, en azından yan odaya geçin.
bilir misiniz ki moğol ordusu tarihte bütün asya kıtasını fethetmiş olan tek ordudur? (bilmeseniz de olur tabii. ne işe yarayacak ki bu bilgi?) denir ki, isteseler rahatlıkla avrupa'yı da fethedebilirlerdi, ve hatta edeceklerdi, ama şu şansa bakınız ki, moğollar tam avrupa'ya girecekkene hükümdarın (cengiz han'in oğullarından biri) ölüm haberi geldi, ve de töre icabi yeni hükümdarı seçmek için bütün generallerin ve de moğol prenslerinin moğolistan'a geri dönmesi gerekti. moğol sürüsü avrupa'yi terketti, ve bir daha da geri gelmediler (avrupalılar da "eh eh, bizim şövalyeleri görünce korkup kaçtılar tabii" diyerekten kendilerini kandırdılar. bir kısmı da tanrı'nin direkt müdahelesinin onları moğol istilası'ndan kurtardığını sandı.*)
avrupa'da ve arabistan'da günümüze kadar süregelen bir mit daha vardır: " efenim, moğollar iyi, zeki, disiplinli, muhteşem savaşçılar değildiler, sadece şanslı, disiplinsiz barbar sürüsüydüler. orta asya'daki güçsüz devletlere saldırdıkları için başarılı oldular. bizim harika şövalyelerimizle, arap ordularımızla karşılaşsalardı boylarının ölçüsünü alırlardı, peh peh." şeklinde. bu kanımca şans eseri götlerini kurtarmiş avrupalıların ve arapların kendi egolarını tatmin etmek için uydurdukları saçmalıktan öte birşey değildir. moğollar roma imparatorluğu'nun çöküşünden büyük frederik zamanına kadar dünyanın gördüğü en büyük askeri güç idi. moğolların atlantik okyanusuna ulaşmamaları, cebelitarık boğazı'nda tatile çıkıp parmak uçlarıyla denizin soğukluğunu ölçmemeleri kaderin cilvesinden başka birşey değildir. siz siz olun, böyle asılsız hikayelere kanmayın, lütfen moğollara hakettikleri saygıyı gösteriniz.(sadece bir fetih gücü olarak tabii, en başta dediğim gibi "niye bize güzel heykeller bırakmadılar ki, nerede kültürleri?" konusuna girmiyorum, ve bu başlıktan ebediyen çekiliyorum.)
öncelikle yumurta, peynir, margarın, vs.'yi kullanarak 12 adet sigara böreği sarın, kızartın, ve de onları mideye indirin (yanında kımız içmenizi tavsiye ederim, havaya girmek için). sonra, moğol ordusunu üçe ayırın. ve de ilk grubu düşmanla karşılaşacağınız alana gönderin (o zamanlar böyle uav'ler, uzaktan kumandalı uçaklar, robocop tipi askerler yoktu tabii, herkes paşa paşa önceden belirlenen tarlada buluşup savaşırlardı).
"umutsuz girişim" adı verilen bu kuvvet (bak bak, adıyla bile hile yapıyor, şerefsiz sabutay) titrek titrek savaş alanına girer, bir süre gönülsüzce dövüştükten sonra hızla geri çekilirdi. düşman da "vay be, bu moğollar da pof çıktı, bir numara yokmuş bunlarda" der ve de sazan misali kaçan moğolların peşine düşerlerdi. geri çekilme hattinin iki tarafından bekleyen moğol ordusu (iki tarafta da ordunun üçte biri), hemencecik düşmanı çemberin içine alır (hilal şeklinde) ve de, bir anda panikleyip kargaşa içine düşen düşmanın, çok afedersiniz, ebesini sikerlerdi. oklu süvariler piyadeleri geyik gibi avlarlardı anlayacağınız. "eee, ne var ki bunda? herkes yapar bunu" diyor olabilirsiniz, ama inanın bana göründüğü kadar kolay değil. böyle bir taktiğin başarıya ulaşabilmesi için geri çekilen kuvvetlerinin inanılmaz derecede disiplinli ve kendine güvenli olması gerekir, yoksa "sahte yenilgi" bir anda "gerçek yenilgi"ye dönüşebilir. moğollar ise bu numarayla 20,000 kişilik bir orduyla 80,000 kişilik orduları rezil ederlerdi (tabii rezil etmekle kalmaz, kıtır kıtır doğrarlardı da, pek merhametli insanlar değillermiş maalesef).
moğollar arabistan'daki seferlerinde fethetmeye niyetli oldukları bir şehre ulaştıklarında, önce o şehre "teslim ol" derlerdi. teslim olan şehirler moğol imparatorluğu'na dahil olur, ve de şehir sakinlerinin yaşamasına izin verilirdi. eğer teslim olmazlarsa, şehir kuşatılır (bu kuşatmalarda moğollar'ın yanlarında getirdikleri cinli mühendisler - ki hepsi abd'nin ünlü üniversitelerinden mezun çocuklar, m.i.t., stanford falan çok revaçta o zamanlar - kuşatmanın teknik detaylarını hallederlerdi), ve de fethedildiği zaman orada yaşayan herkes vahşice katledilirdi, bir kişiye bile ayrıcalık gösterilmezdi. moğolların bu acımasızlığı kulaktan kulağa yayıldıkça, seferlerinde saldırdıkları şehirlerin savaşmadan teslim olma ihtimalleri de geometrik olarak yükseldi. zaten moğolların da acımasızlığının temel amacı buydu. (ne demiş sun tzu: "savaşta mükemmel başarı, düşmanını savaşmadan teslim olmaya ikna etmektir." lavuk sun tzu.)
moğollar bir keresinde rus prensliklerinden birine (kiev sanırım) elçi göndermişler, rus prensler de - küstahlıklarını seveyim - bu moğol elçilerinin hepsini öldürmüşlerdi. eee, bu darth vader'in kıçına şaplak atıp "naaber denyo?" demek gibi birşey oluyor tabii, sonucu da pek farklı olmadı. moğol kanunlarına göre, bu saygısız diplomatik hareket diğer ülkenin tamamen yokedilmesini gerektiriyordu. öncelikle, sabutay yönetiminde (aslında teknik olarak cengiz han'ın oğullarından birinin komutasında, ama asıl komuta sabutay'daydı tabii) bir "izci kuvvet" orta asya ve doğu avrupa'da bir sefere çıkıp, birkaç ay içinde herbiri moğollar'dan kat kat kalabalık olan 5-6 orduyu yokettiler. sonra tabii ruşların da defterini düzdüler, ve de elçilerini öldürten rus prensini ele geçirdiler. moğol geleneklerine göre asillerin idam edilmesi yasak olduğundan, ve de törelere göre prenslerin sadece savaş sırasında kanı akıtabildiğinden (görüyorsunuz, ne kadar insancıllar), 3 bedbaht prensi tahta bir kutunun içine kapatıp, onlar masanın içinde boğulurken, moğol komutanlar masanın üstünde sakin sakin yemeklerini yiyip kımızlarını içtiler. daha sonra benzer bir saygısızlık yapan araplar da aynı tür bir muameleye layık görüldüler. dr. hannibal'ın nereden ilham aldığını görüyorsunuz herhalde? rica ederim siz siz olun, düşmanlarınızın içinde boğulduğu kutunun üstünde yemek yemeyin, en azından yan odaya geçin.
bilir misiniz ki moğol ordusu tarihte bütün asya kıtasını fethetmiş olan tek ordudur? (bilmeseniz de olur tabii. ne işe yarayacak ki bu bilgi?) denir ki, isteseler rahatlıkla avrupa'yı da fethedebilirlerdi, ve hatta edeceklerdi, ama şu şansa bakınız ki, moğollar tam avrupa'ya girecekkene hükümdarın (cengiz han'in oğullarından biri) ölüm haberi geldi, ve de töre icabi yeni hükümdarı seçmek için bütün generallerin ve de moğol prenslerinin moğolistan'a geri dönmesi gerekti. moğol sürüsü avrupa'yi terketti, ve bir daha da geri gelmediler (avrupalılar da "eh eh, bizim şövalyeleri görünce korkup kaçtılar tabii" diyerekten kendilerini kandırdılar. bir kısmı da tanrı'nin direkt müdahelesinin onları moğol istilası'ndan kurtardığını sandı.*)
avrupa'da ve arabistan'da günümüze kadar süregelen bir mit daha vardır: " efenim, moğollar iyi, zeki, disiplinli, muhteşem savaşçılar değildiler, sadece şanslı, disiplinsiz barbar sürüsüydüler. orta asya'daki güçsüz devletlere saldırdıkları için başarılı oldular. bizim harika şövalyelerimizle, arap ordularımızla karşılaşsalardı boylarının ölçüsünü alırlardı, peh peh." şeklinde. bu kanımca şans eseri götlerini kurtarmiş avrupalıların ve arapların kendi egolarını tatmin etmek için uydurdukları saçmalıktan öte birşey değildir. moğollar roma imparatorluğu'nun çöküşünden büyük frederik zamanına kadar dünyanın gördüğü en büyük askeri güç idi. moğolların atlantik okyanusuna ulaşmamaları, cebelitarık boğazı'nda tatile çıkıp parmak uçlarıyla denizin soğukluğunu ölçmemeleri kaderin cilvesinden başka birşey değildir. siz siz olun, böyle asılsız hikayelere kanmayın, lütfen moğollara hakettikleri saygıyı gösteriniz.(sadece bir fetih gücü olarak tabii, en başta dediğim gibi "niye bize güzel heykeller bırakmadılar ki, nerede kültürleri?" konusuna girmiyorum, ve bu başlıktan ebediyen çekiliyorum.)
(WTO): Ülkeler arası mal ve hizmet ticaretinin mümkün olduğunca
öngörülebilir, serbest ve olağan olabilmesi için gereken çerçeveyi oluşturmak, kuralları koymak ve
uygulamak amacıyla kurulmuş uluslararası bir kurum. Eski adı, Ticaret ve Tarifeler Üzerine Genel
Anlaşma (General Agreement on Trade and Tariffs) olduğundan GATT idi.
öngörülebilir, serbest ve olağan olabilmesi için gereken çerçeveyi oluşturmak, kuralları koymak ve
uygulamak amacıyla kurulmuş uluslararası bir kurum. Eski adı, Ticaret ve Tarifeler Üzerine Genel
Anlaşma (General Agreement on Trade and Tariffs) olduğundan GATT idi.
ardanın leyla ile yürür
arda: böyle üşümüyor musun
leyla: eh biraz
arda: bu soğukta böyle tarzan gibi çıkarsan üşürsün tabi. (tıs tıs tıs)
gibi güzel sahneleri olan içimi gıcıklayan bi anda bi gülme alan aldıran güzelim caaanım diziydi. Kursağımızda kaldı iyi ki kalmış. Doyamadım doymayacağım da.
arda: böyle üşümüyor musun
leyla: eh biraz
arda: bu soğukta böyle tarzan gibi çıkarsan üşürsün tabi. (tıs tıs tıs)
gibi güzel sahneleri olan içimi gıcıklayan bi anda bi gülme alan aldıran güzelim caaanım diziydi. Kursağımızda kaldı iyi ki kalmış. Doyamadım doymayacağım da.
böyle bir türkünün yakılmayacağını yakılsa bile dinlenmeyeceğini umuyorum. Ayrıca ordunun dereleri türküsünün değiştirilmiş halidir.
Benim bu gün yaptığım olay kanımca. Şöyle anlatabilirim daha önce devlet bilgisi dahilinde çok rüşvet verip almışlığım vardır. Devlet bilgisi dahilinde derken öğrenci yıllarımda hukuk bürosunda çalışırken sayısız hacze çıkmıştım. İcra dairesi ile işi olan, işi düşmüşler iyi bilirler ki bir hacze çıkmak için yok yolluktu yok onaydı falan filan bir sürü para yatırdıktan sonra hacze giderken yanınız alacağınız yaşlı işe yaramaz emniyette bekleyen emekliliği yaklaşmış polis amcaya belli bir ücret verirsiniz. Hacze çıkan memura vs.. Bu öyle kapalı bir ücrette değildir hatta vermeseniz ister bile sizden dolaysıyla her hacze çıkmış hazirun veya avukat bunu yapmıştır.
Diğer bir örnek ise anonim şirket genel kurulu için sanayi bakanlığı komiser ücretidir ve bana en çok koyanı da belki budur. Sayısız genel kurul için özelde çalışırken yatırmışlığım var ve bunların hepsi devlet bilgisindeydi. Sayabileceğim belki daha niceleri.
Bu günkü duruma dönersek; sonradan çok fazla kafaya taktıysam demek ki,
her gün yaptığım rutin işi yapıyorum daha önce özel sektör de yardırdığım ve memurların ne kadar iş becerisinden uzak olduğunun farkında biri olarak ya da insiyatif yoksunu çalışanlar olduğunu bildiğimden (genellikle dostum öyle sen de kabul et) amcamın içi rahat olsun diye onun anlayabileceği şekilde anlatmaya çabalarken amcam coştu ya yavrum şimdi o para bana gelecek mi?
Ben onu iade alabilecek miyim? sırayla cevaplamaya çalışırken amcam aynı soruları sormaya devam ettikçe yine halledecez bak şuraya yollayacaz şu gün şu tarih derken amcam Allah razi olsun, çok teşekkür ederim demeye başladı ve itiraf etmem gerekirse ben de bu durumdan çok ama çok hoşlandım. Amcayla muhabbeti ilerlettik bildiğiniz hatta bi ara kürlere özgü eee tamam eee tamam kelimelerini de kullanarak bildiğin amca moduna girdim. Amcam dua ettikçe ben daha içten yardımcı olmaya çalıştım. Hatta itiraf edeyim belki bi iki gün kazandırdım eline geçeceği para için. Şimdi düşünüyorum da biz insanlar ne kadar meyilliyiz.
Beni belki de en çok üzen dini, inancı, duayı bu kadar kullanmaktı. Belki de bu söylediklerimin hepsi tamamen saçmalık. Ama şu bi gerçek o Allah razi olsun dedikçe ben daha da anlattım. Hatta bi ara telefon kesildi ve geri dönüş yaptım amcaya arayarak.
Diğer bir örnek ise anonim şirket genel kurulu için sanayi bakanlığı komiser ücretidir ve bana en çok koyanı da belki budur. Sayısız genel kurul için özelde çalışırken yatırmışlığım var ve bunların hepsi devlet bilgisindeydi. Sayabileceğim belki daha niceleri.
Bu günkü duruma dönersek; sonradan çok fazla kafaya taktıysam demek ki,
her gün yaptığım rutin işi yapıyorum daha önce özel sektör de yardırdığım ve memurların ne kadar iş becerisinden uzak olduğunun farkında biri olarak ya da insiyatif yoksunu çalışanlar olduğunu bildiğimden (genellikle dostum öyle sen de kabul et) amcamın içi rahat olsun diye onun anlayabileceği şekilde anlatmaya çabalarken amcam coştu ya yavrum şimdi o para bana gelecek mi?
Ben onu iade alabilecek miyim? sırayla cevaplamaya çalışırken amcam aynı soruları sormaya devam ettikçe yine halledecez bak şuraya yollayacaz şu gün şu tarih derken amcam Allah razi olsun, çok teşekkür ederim demeye başladı ve itiraf etmem gerekirse ben de bu durumdan çok ama çok hoşlandım. Amcayla muhabbeti ilerlettik bildiğiniz hatta bi ara kürlere özgü eee tamam eee tamam kelimelerini de kullanarak bildiğin amca moduna girdim. Amcam dua ettikçe ben daha içten yardımcı olmaya çalıştım. Hatta itiraf edeyim belki bi iki gün kazandırdım eline geçeceği para için. Şimdi düşünüyorum da biz insanlar ne kadar meyilliyiz.
Beni belki de en çok üzen dini, inancı, duayı bu kadar kullanmaktı. Belki de bu söylediklerimin hepsi tamamen saçmalık. Ama şu bi gerçek o Allah razi olsun dedikçe ben daha da anlattım. Hatta bi ara telefon kesildi ve geri dönüş yaptım amcaya arayarak.
"aslinda evde yalniz degilim!" paranoyasi yuzunden ortaya cikan hadise.
https://www.youtube.com/watch?v=F3UWi7I5t0U&feature=youtu.be
28 Kasım 2015 tarihinde yapılan Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş yazılı sınav sonucu açıklandı.
Sonuçlar için tıklayınız... http://www.gib.gov.tr/gelir-uzman-yardimciligi-giris-yazili-sinav-sonucu-aciklandi-0
Sonuçlar için tıklayınız... http://www.gib.gov.tr/gelir-uzman-yardimciligi-giris-yazili-sinav-sonucu-aciklandi-0
kim tarafından öldürüldüğü önemli bir soru ve sorundur muhakkak.
tahir elçi suikasti, türkiye'nin daha karanlık bir sürece girişinin alameti gibi durmaktadır.
tahir elçi suikasti, türkiye'nin daha karanlık bir sürece girişinin alameti gibi durmaktadır.
basın açıklaması sırasında açılan ateş sonucu katledilmiştir.
Bu gün sınavı yapılan ve sınava girenlerin sounçlarını merakla beklediği sınavdır. Kazanan adayların sıradaki porblemlere evlilik, cocuk vs konuları gibi yeni dertleri olacaktır.
liseyi dört tane cerenle okuyan birisi için her gün yinelenen ve gerekli olan soru cümlesi. bir süre sonra verilen cevaplarla (tenceren, penceren...) mide bulandırıcı bir etki yaratmıştır.
erzurum şiivesi ile nerelisin sorusuna verdiğim cevap.
emrullah: (gbkz:memleket kuderi)
hakkı: erzürüm.
emrullah: (gbkz:memleket kuderi)
hakkı: erzürüm.
ali babacanın olmadığı yeni bir ekonomi modeline geçişin olduğu bir bakanlar kuruludur.
yau sınır ihlalini yapmış adamlar, uyarı da yapılmış. sınır hakkını gaspa girer. e hakkımızı da mı korumayalım. herhangi bir savaş, çatışma yahut benzeri şeyler doğuracağına inanmıyorum ilişkiler biraz sekteye uğrayabilir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?