Mail listesinden başarıyla çıkarıldınız
Ben dahil!
Çoğu kendi çektiğim videolar ya da başkaların çektiği videolara bakıyorum videoda bi acaiplik var. Örneğin bir arkadaş gurubumuz var ve toplanmışız bişeler yapıyoruz. Biri video çekecek diyelim başlıyor hemen eveeeet;
şuradan başlayalım burada hüseyin var hüseyin el salla bakim, burada sezgi var sezgi el salla bakim, burada süleyman var süleyman sen parayı uzattın mı? el salla bakayim diye uzar gider 5-6 dk sonra kamerayı kendine çevirir ve ben videyou çeken benden de bi sefaköy alırmısınla biter.
Çoğu kendi çektiğim videolar ya da başkaların çektiği videolara bakıyorum videoda bi acaiplik var. Örneğin bir arkadaş gurubumuz var ve toplanmışız bişeler yapıyoruz. Biri video çekecek diyelim başlıyor hemen eveeeet;
şuradan başlayalım burada hüseyin var hüseyin el salla bakim, burada sezgi var sezgi el salla bakim, burada süleyman var süleyman sen parayı uzattın mı? el salla bakayim diye uzar gider 5-6 dk sonra kamerayı kendine çevirir ve ben videyou çeken benden de bi sefaköy alırmısınla biter.
kesinlikle en komik türk vine kullanıcısı. güzel tespitleri var, iyi oynuyor.
İlk başlarda biraz antisempatik geliyor ama sonraları seviyorsunuz ve ciddi ciddi takip ediyorsunuz.
Ali kundullideki oyunculuğu normal oyunculardan kırk kat daha iyidir.
https://vine.co/v/M6M1OHxiuOe
İlk başlarda biraz antisempatik geliyor ama sonraları seviyorsunuz ve ciddi ciddi takip ediyorsunuz.
Ali kundullideki oyunculuğu normal oyunculardan kırk kat daha iyidir.
https://vine.co/v/M6M1OHxiuOe
Büyük bir aşkla evlenen Ali ve İlknur, aşklarının meyvesini beklemektedirler. İlknur sekiz aylık hamiledir ve bu süre içinde, Ali’den sonu gelmez acayip isteklerde bulunarak onu canından bezdirmiştir.
Çocuğu da gördüğü bir rüya üzerine İstanbul’da değil, Ali’nin babaannesinin yaşadığı Ayvalık, Küçükköy’de doğurmak ister. Burada da şok edici istekleri bitmeyecek ve Ali çok komik durumlara düşecektir. Ancak çocuğun orada doğması kasaba halkı için de çok önemli bir sorunun çözümünü sağlayacaktır… http://www.alikundilli.com/
Çocuğu da gördüğü bir rüya üzerine İstanbul’da değil, Ali’nin babaannesinin yaşadığı Ayvalık, Küçükköy’de doğurmak ister. Burada da şok edici istekleri bitmeyecek ve Ali çok komik durumlara düşecektir. Ancak çocuğun orada doğması kasaba halkı için de çok önemli bir sorunun çözümünü sağlayacaktır… http://www.alikundilli.com/
Yoga hareketlerini yoga matındaki izlerinizle anlatan bir ilan:
http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/03/1.jpg
Göbeğinizi size ait olmayan bir eşya gibi yanınızda taşıdığınızı düşündürten bir ilan: http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/03/3.jpg
İnsanın evrimini anlatan şemayı, yoga yapan insanla devam ettiren bir ilan: http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/03/9.jpg
Göbeğinizi size ait olmayan bir eşya gibi yanınızda taşıdığınızı düşündürten bir ilan: http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/03/3.jpg
İnsanın evrimini anlatan şemayı, yoga yapan insanla devam ettiren bir ilan: http://www.malayani.com/wp-content/uploads/2016/03/9.jpg
Geçen sene yine bu aylarda kasılmalar oluşmaya başlamıştı. Kalpte problem var diye hastaneye gitmiştim. Sıkıntım büyük diye. Onca tahlil falan en sonunda bi bok yok diye geri gönderdiler.
Bu sene yine aynı şey oluştu ama daha şiddetli oluşmaya başladı. Ben ki her yerde uyumaya alışkın biri, ben ki 24 saat kesintisiz uyuma potansiyeli olan biri olarak uyku problemi çekmeye başladım. Vücudumda kasılmalar (sol tarafta), kafa kısmında aşırı derece ısınmalar, iştahsızlık halsizlik, unutkanlık, vucuda giren kramplar, sürekli halsiz ve yorgun olma hissi ve en kötüsü gece yatağın altımdan uçan bir halı misali uçması gündüz deprem oluyor hissi derken yine kardiyolojinin yolunu tutum. Gittim yine bi bok yok dediler. Sonra baş dönmesi vertigo mu acaba diye ve kulakta ki yanmalar için kulak burun boğaza gittim onlarda bişe yok dediler. Doktor bişe yok dedikçe çileden çıkıyordum. Kardiyoloji doktoru sağolsun (kendisine minnettarım) sen bi de dahiliyeye git dedi bana.
Dahiliyede ki doktor şu testleri yap, ultrason çek falan dedi bütün dediklerini yaptım bir hafta içerisinde (devlet hastanesinde anca randevu alabiliyorsunuz) hepsi bittikten sonra doktor sonuçlara bakıp yorum yaptı. Şimdi ki tıp bunun üzerine kurulu sanırım. Doktorlar sonuçlara bakıp yorum yapıyorlar. (cerrahları tenzih ederim)
B12 vitamini aşırı düşük çıkmış dedi. Sana iğneli tedavi uygulayacağız dedi amaaan dedim ben iğneden korkarım falan tamam hap iç ama daha uzun sürer dedi. Tamam demek zorunda kaldım. Bi hap verdi (gbkz:apikobal) onu günde bi defa tok karnına içersen bir şeyin kalmaz dedi. Ben içmeye başladım. Şimdilerde o kasılmalar çok yok ama üç aya yakın bu şekilde devam etmem gerekiyormuş.
En rahatsız edici kısmı ise sinirli oluyorsunuz. Halsiz oluyorsunuz. Uykunuz gelmiyor ama çok uyumak istiyorsunuz. Yaşamınız çekilmez bir hal alıyor.
(bkz:yazık lan bana)
Bu sene yine aynı şey oluştu ama daha şiddetli oluşmaya başladı. Ben ki her yerde uyumaya alışkın biri, ben ki 24 saat kesintisiz uyuma potansiyeli olan biri olarak uyku problemi çekmeye başladım. Vücudumda kasılmalar (sol tarafta), kafa kısmında aşırı derece ısınmalar, iştahsızlık halsizlik, unutkanlık, vucuda giren kramplar, sürekli halsiz ve yorgun olma hissi ve en kötüsü gece yatağın altımdan uçan bir halı misali uçması gündüz deprem oluyor hissi derken yine kardiyolojinin yolunu tutum. Gittim yine bi bok yok dediler. Sonra baş dönmesi vertigo mu acaba diye ve kulakta ki yanmalar için kulak burun boğaza gittim onlarda bişe yok dediler. Doktor bişe yok dedikçe çileden çıkıyordum. Kardiyoloji doktoru sağolsun (kendisine minnettarım) sen bi de dahiliyeye git dedi bana.
Dahiliyede ki doktor şu testleri yap, ultrason çek falan dedi bütün dediklerini yaptım bir hafta içerisinde (devlet hastanesinde anca randevu alabiliyorsunuz) hepsi bittikten sonra doktor sonuçlara bakıp yorum yaptı. Şimdi ki tıp bunun üzerine kurulu sanırım. Doktorlar sonuçlara bakıp yorum yapıyorlar. (cerrahları tenzih ederim)
B12 vitamini aşırı düşük çıkmış dedi. Sana iğneli tedavi uygulayacağız dedi amaaan dedim ben iğneden korkarım falan tamam hap iç ama daha uzun sürer dedi. Tamam demek zorunda kaldım. Bi hap verdi (gbkz:apikobal) onu günde bi defa tok karnına içersen bir şeyin kalmaz dedi. Ben içmeye başladım. Şimdilerde o kasılmalar çok yok ama üç aya yakın bu şekilde devam etmem gerekiyormuş.
En rahatsız edici kısmı ise sinirli oluyorsunuz. Halsiz oluyorsunuz. Uykunuz gelmiyor ama çok uyumak istiyorsunuz. Yaşamınız çekilmez bir hal alıyor.
(bkz:yazık lan bana)
Türk İnternet sitelerinin archive.org’da bulabildiğim en eski ekran görüntüleri oldukça amatör görünüyor şimdiki sitelere göre. Türkcell'in internet sitesi
https://pbs.twimg.com/media/Cct4n8uUcAEbNGx.jpg
Genellikle ileri yaşlarda sonradan ortaya çıkan ve çoğu kez yavaş ilerleyici olan, beynin bilgi, davranış ve gündelik yaşamı sürdürme konularında gösterdiği yetersizliktir. Her unutkanlık demans değildir. Hafıza yanında başka becerilerin de (konuşma, alet kullanma vb.) etkilenmesi ve kişinin günlük hayatının etkilenmesi durumunda biz bu tabloya demans deniliyor. Kişinin normal yaşamının etkilenmesi tanı için önemlidir.
stanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebini değerlendiren İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, Zaman Gazetesi'nin bağlı bulunduğu Feza Gazetecilik'e kayyum atanmasına karar verdi.
Kayyum atanmasının ardından gazetenin Yenibosna'daki binasının ana giriş kapısı zincirle kilitlendi.
[http://www.ntv.com.tr/ekonomi/zaman-gazetesine-kayyum-atandi,aEC3Ytk4Nkyun0tR3PjT4w haberin devamı için tık tık]
Kayyum atanmasının ardından gazetenin Yenibosna'daki binasının ana giriş kapısı zincirle kilitlendi.
[http://www.ntv.com.tr/ekonomi/zaman-gazetesine-kayyum-atandi,aEC3Ytk4Nkyun0tR3PjT4w haberin devamı için tık tık]
2001 yılında hem bir İnternet Servis Sağlayıcı, hem de Türkiye'nin en büyük portalıydı.
Hani verdiğin sözler, hani ellerin nerede (Kim derdi ki?)
(gbkz:beyhude) bir davranıştır. En sinir olduğum nokta bu kadın biliyor gerçekten ne dediyse çıktı şeklinde yapılan kötü reklamdır. Fal olayı hayatı olgun,aydın bilinçli yaşayan insanların yokluğa düştüklerinde, teselliye ihtiyaç duyduklarında kendilerine attıkları en büyük kazıktır. Hem karşı tarafı sebepsiz zenginleştirmişlerdir ki bu bi suçtur hem kendi umutlarını, hayallerini satmışlardır.
Lütfen fala inanmayın ve falsız kalın.
Lütfen fala inanmayın ve falsız kalın.
Gitsen bir dert gitmesen bin dert. Gitsen hayatın bize dayattığı, toplumumuza göre ölmeden mutlaka yapılması gereken ilkokul,lise,üniversite,askerlik,evlilik,çocuk yapma vs evrelerinden hangisinde iseniz konunun onun üzerinden döneceği ve eeee ne zaman oluyor sıradaki şey diye çekilmez bir muhabbete gebe olan durumdur.
Gitmesen aileye üstü kapalı pis bir politikanın yapılacağı ''eee senin oğlan niye gelmir bizim düğüne bibi'' sorularına maruz kalacak annemin, ne zaman sıradaki toplumsal baskıyı gerçekleştiriyorsun diye babama yapılan baskı sonra ebeveynlerimin bana yapacağı baskı ve içlerine düştükleri araf durum hem beni hem onları cidden kaygılandırıyor.
Ayrıca gitmesen hayatta, toplumumuzda (bakma sen) ailenden, akrabandan başka kimse için bir kıymetinin olmadığı ve bu kıymeti hissetmemekte var.
(bkz:hakkımızda hayırlısı)
Gitmesen aileye üstü kapalı pis bir politikanın yapılacağı ''eee senin oğlan niye gelmir bizim düğüne bibi'' sorularına maruz kalacak annemin, ne zaman sıradaki toplumsal baskıyı gerçekleştiriyorsun diye babama yapılan baskı sonra ebeveynlerimin bana yapacağı baskı ve içlerine düştükleri araf durum hem beni hem onları cidden kaygılandırıyor.
Ayrıca gitmesen hayatta, toplumumuzda (bakma sen) ailenden, akrabandan başka kimse için bir kıymetinin olmadığı ve bu kıymeti hissetmemekte var.
(bkz:hakkımızda hayırlısı)
zamanında 8 çay söyleyince bunlar yine bana kitlenecek dimi lan diye sitem ettiğim yılları çoooook gerilerde bırakıp en fazla huzur bulduğum ticarethanelerden biri olan çay ocağında söylediğim söz.
(bkz:bu bi dramdır)
(bkz:bu bi dramdır)
Türkiye internet sektörünün son dönemdeki en önemli haberi şüphesiz Tazedirekt‘in beklenmedik kapanışıydı. Sektörün önde gelen yatırımcısı Hasan Aslanoba‘nın girişimci kimliğiyle kurulmuş olması, Tazedirekt’in kısa sürede bir love brand haline gelmesi ve elbette kısa süre öncesine kadar büyüme hedeflerinden konuşurken girişimin kepenkleri indirmesi hemen herkese sürpriz oldu.
Tazedirekt tarafından bugüne kadar yapılan tek açıklamada kapatma kararı “piyasa koşulları ve operasyonel dengeler”e bağlanmıştı. Ancak bu koşullar ve dengelerin nasıl değiştiği belki yeterince iyi anlaşılmadığından, ani kararla ilgili sektörde çok farklı yorumlar yapıldı. Beklenen detaylı açıklama ise bugün geldi.
Tazedirekt’in kurucusu ve CEO’su Hasan Aslanoba, konuyla ilgili merak edilen tüm soruları yanıtladığı bir açıklama metnini bizimle paylaştı. Bugüne kadar girişimin tasfiyesi ile ilgili operasyonlara öncelik verdiğini belirten Aslanoba, açıklamayı bugüne ertelemek zorunda kaldığını söylüyor. Aşağıda tamamını görebileceğiniz metinde söz konusu piyasa koşulları ve operasyonel dengelerin neler olduğu net bir şekilde belirtiliyor. Örneğin, Aslanoba girişimine başlarken beş yıl boyunca kar etmemeyi göze aldığını buna rağmen gerçekleşen zararın bu beklentiyi kat ve kat aştığını söylüyor.
Tazedirekt Aslanoba’nın kendisi ve tüm girişimciler için oldukça önemli bir vaka. Bu nedenle Aslanoba’nın girişiminden elde ettiği tecrübeyi aktardığı “Bu başarısızlıktan hangi sonuçları çıkarttım?” bölümü tekrar tekrar okunmalı. Bu hikayenin farklı girişimler için nice başarı hikayelerinin önünü açması ise herkesin ortak isteği.
(gbkz:Tazedirekt neden kapandı?)
Tazedirekt, kısa sürede, tam anlamıyla bir “love brand” olmayı başarmasına rağmen çok yüksek hızda nakit yakıyordu ve bu durum sürdürülemez hale gelmişti. Son 5 ayda aylık ortalama yüzde 30’luk büyüme, 2016 Ocak ayı net ciromuzu 2 milyon TL’nin üzerine taşımıştı ancak en altta nominal TL zararımız, bazı oranlar iyileşse bile, çok fazlaydı. Karlılığı yakalamak için 4-5 yıl zarar etme riskini göze almıştım, ancak bütçelediğim zarar ile gerçekleşen zarar arasında büyük uçurum oluşmaya başlamıştı. Kesin kapatmaya karar vermeden önce, kar/zarar tablolarında çok farklı senaryolar çalıştım, ancak çıkış yolu bulamadım. Sonunda şah-mat olduğuma karar verip hızlıca kapatma kararımı uyguladım.
(gbkz:Gerekli önlemler alınarak iş kurtarılamaz mıydı?)
Tazedirekt, sermaye ve emek yoğun bir iş olduğu için, hızla pivot etme yeteneğine sahip değildi, iş modelinde sonradan keşfettiğimiz bazı zaaflardan hızlıca kurtulmak çok zordu. Ayrıca, şirket kültürümüz, bir startup’ınki gibi değildi; sermayenin bolluğu, tasarruf etme veya değer yaratma baskısını çok azaltıyordu. Sitede fiyatlarımız arttırılabilir, teslimat ücreti alınabilir, tüm promosyonlar ve hediyeler kaldırılabilirdi; ancak bu defa büyüme çok yavaşlayacak ve sabit maliyetlerin yükü binmeye devam edecekti. Tazedirekt, çok çalışanı olan, sabit yükleri ağır olan bir iş birimiydi, bu nedenle hızla büyümeliydi ve büyüyordu da, ancak artan ölçek yeterince verimlilik getirmiyordu. Çünkü, bir data şirketine dönüşememiştik, hızlı inovasyon yapamıyor ve hızlı öğrenemiyorduk. İşin kendine has zorlukları da hiç yardımcı olmuyordu.
(gbkz:Bir marka “Love Brand” olduğu halde nasıl başarısız olur?)
Stratejimiz çok kısaca şuydu; müşteriye çok iyi ürün ve hizmet kalitesi sunarak hayranlık yarat, ağızdan ağıza yayıl, bol hediye ve tazeparalar da dağıtarak çok hızlı büyü, yeterince büyüdüğün zaman kar optimizasyonlarına giderek büyümeyi azalt ve işi daha sürdürülebilir hale getir. Eğer 2016 Aralık hedefimiz olan aylık 10 milyon TL ciroya aşırı para yakmadan gelebileceğimizi görseydim devam ederdik. Ancak, dediğim gibi, aylık zarar hedefleri ile gerçekleşen zarar arasında uçurum çok büyüktü. Özellikle sipariş hazırlama merkezimizde, sebze-meyve kategorisinde aşırı hurda-fire çıkıyor, ürün marjlarımızı dramatik düşürüyordu. Dağıtım tarafında da birim maliyetlerin makul rakamlara inmesi için 7-8 katı ölçeğe ihtiyaç vardı.
(gbkz:Bu başarısızlıktan hangi sonuçları çıkarttım?)
Tazedirekt için çok çalıştığım ve uğraştığım halde, sürekli zamanımı alan başka işlerimden kopamamak ve sonuçta odak eksikliğim önemli bir sorundu. Ayrıca, bir teknoloji girişimcisi olarak yeteneklerim henüz test edilmiş değildi ve buna rağmen e-ticaretin en zorlu alanı olan taze gıdayı hedeflemiştim. İyi bir ekip kurarım, onlara liderlik ederek başarılı olurum varsayımı hiç tutmadı. Üst yönetim için en başta anlaştığım bazı arkadaşların seçiminde isabet oranım oldukça düşük çıktı; maalesef zamansız işten ayrılmalar ve performans sorunları yaşadık. “Gelen gideni aratır” endişesiyle, bazı yönetici değişikliklerini yapmakta da geç kaldım. Sadece liderlik etmek yerine, benim de detaylara inip her gün mikro yönetmem gerekiyordu; sonuçta Türkiye için tamamen yeni olan bir iş modelini hayata geçiriyorduk. Geriye baktığımda, tam odaklanamayan bir girişimci olmak yerine, keşke sadece yatırımcı olarak kalsaydım diyorum. Bundan sonraki iş hayatımda da sadece yatırımcı olmayı planlıyorum.
Biz başaramamış olsak da, Tazedirekt’in iş fikrine halen çok inanıyorum. Gelecekte, çok iyi bir kurucu ekip, iyi de yatırım alabilirse, mutlaka bu işi başaracaktır. Bu modelin Türkiye için erken olduğu görüşüne ise artık hiç katılmıyorum, çünkü Tazedirekt zaten yeni girişimlere bu işin yolunu açmış oldu. Tazedirekt, endüstrileşmiş gıda ve perakende devlerine karşı büyük bir meydan okumaydı, en çok sevilen girişimlerden biri olarak insanların kalbinde yaşamaya devam edecektir.
Tazedirekt tarafından bugüne kadar yapılan tek açıklamada kapatma kararı “piyasa koşulları ve operasyonel dengeler”e bağlanmıştı. Ancak bu koşullar ve dengelerin nasıl değiştiği belki yeterince iyi anlaşılmadığından, ani kararla ilgili sektörde çok farklı yorumlar yapıldı. Beklenen detaylı açıklama ise bugün geldi.
Tazedirekt’in kurucusu ve CEO’su Hasan Aslanoba, konuyla ilgili merak edilen tüm soruları yanıtladığı bir açıklama metnini bizimle paylaştı. Bugüne kadar girişimin tasfiyesi ile ilgili operasyonlara öncelik verdiğini belirten Aslanoba, açıklamayı bugüne ertelemek zorunda kaldığını söylüyor. Aşağıda tamamını görebileceğiniz metinde söz konusu piyasa koşulları ve operasyonel dengelerin neler olduğu net bir şekilde belirtiliyor. Örneğin, Aslanoba girişimine başlarken beş yıl boyunca kar etmemeyi göze aldığını buna rağmen gerçekleşen zararın bu beklentiyi kat ve kat aştığını söylüyor.
Tazedirekt Aslanoba’nın kendisi ve tüm girişimciler için oldukça önemli bir vaka. Bu nedenle Aslanoba’nın girişiminden elde ettiği tecrübeyi aktardığı “Bu başarısızlıktan hangi sonuçları çıkarttım?” bölümü tekrar tekrar okunmalı. Bu hikayenin farklı girişimler için nice başarı hikayelerinin önünü açması ise herkesin ortak isteği.
(gbkz:Tazedirekt neden kapandı?)
Tazedirekt, kısa sürede, tam anlamıyla bir “love brand” olmayı başarmasına rağmen çok yüksek hızda nakit yakıyordu ve bu durum sürdürülemez hale gelmişti. Son 5 ayda aylık ortalama yüzde 30’luk büyüme, 2016 Ocak ayı net ciromuzu 2 milyon TL’nin üzerine taşımıştı ancak en altta nominal TL zararımız, bazı oranlar iyileşse bile, çok fazlaydı. Karlılığı yakalamak için 4-5 yıl zarar etme riskini göze almıştım, ancak bütçelediğim zarar ile gerçekleşen zarar arasında büyük uçurum oluşmaya başlamıştı. Kesin kapatmaya karar vermeden önce, kar/zarar tablolarında çok farklı senaryolar çalıştım, ancak çıkış yolu bulamadım. Sonunda şah-mat olduğuma karar verip hızlıca kapatma kararımı uyguladım.
(gbkz:Gerekli önlemler alınarak iş kurtarılamaz mıydı?)
Tazedirekt, sermaye ve emek yoğun bir iş olduğu için, hızla pivot etme yeteneğine sahip değildi, iş modelinde sonradan keşfettiğimiz bazı zaaflardan hızlıca kurtulmak çok zordu. Ayrıca, şirket kültürümüz, bir startup’ınki gibi değildi; sermayenin bolluğu, tasarruf etme veya değer yaratma baskısını çok azaltıyordu. Sitede fiyatlarımız arttırılabilir, teslimat ücreti alınabilir, tüm promosyonlar ve hediyeler kaldırılabilirdi; ancak bu defa büyüme çok yavaşlayacak ve sabit maliyetlerin yükü binmeye devam edecekti. Tazedirekt, çok çalışanı olan, sabit yükleri ağır olan bir iş birimiydi, bu nedenle hızla büyümeliydi ve büyüyordu da, ancak artan ölçek yeterince verimlilik getirmiyordu. Çünkü, bir data şirketine dönüşememiştik, hızlı inovasyon yapamıyor ve hızlı öğrenemiyorduk. İşin kendine has zorlukları da hiç yardımcı olmuyordu.
(gbkz:Bir marka “Love Brand” olduğu halde nasıl başarısız olur?)
Stratejimiz çok kısaca şuydu; müşteriye çok iyi ürün ve hizmet kalitesi sunarak hayranlık yarat, ağızdan ağıza yayıl, bol hediye ve tazeparalar da dağıtarak çok hızlı büyü, yeterince büyüdüğün zaman kar optimizasyonlarına giderek büyümeyi azalt ve işi daha sürdürülebilir hale getir. Eğer 2016 Aralık hedefimiz olan aylık 10 milyon TL ciroya aşırı para yakmadan gelebileceğimizi görseydim devam ederdik. Ancak, dediğim gibi, aylık zarar hedefleri ile gerçekleşen zarar arasında uçurum çok büyüktü. Özellikle sipariş hazırlama merkezimizde, sebze-meyve kategorisinde aşırı hurda-fire çıkıyor, ürün marjlarımızı dramatik düşürüyordu. Dağıtım tarafında da birim maliyetlerin makul rakamlara inmesi için 7-8 katı ölçeğe ihtiyaç vardı.
(gbkz:Bu başarısızlıktan hangi sonuçları çıkarttım?)
Tazedirekt için çok çalıştığım ve uğraştığım halde, sürekli zamanımı alan başka işlerimden kopamamak ve sonuçta odak eksikliğim önemli bir sorundu. Ayrıca, bir teknoloji girişimcisi olarak yeteneklerim henüz test edilmiş değildi ve buna rağmen e-ticaretin en zorlu alanı olan taze gıdayı hedeflemiştim. İyi bir ekip kurarım, onlara liderlik ederek başarılı olurum varsayımı hiç tutmadı. Üst yönetim için en başta anlaştığım bazı arkadaşların seçiminde isabet oranım oldukça düşük çıktı; maalesef zamansız işten ayrılmalar ve performans sorunları yaşadık. “Gelen gideni aratır” endişesiyle, bazı yönetici değişikliklerini yapmakta da geç kaldım. Sadece liderlik etmek yerine, benim de detaylara inip her gün mikro yönetmem gerekiyordu; sonuçta Türkiye için tamamen yeni olan bir iş modelini hayata geçiriyorduk. Geriye baktığımda, tam odaklanamayan bir girişimci olmak yerine, keşke sadece yatırımcı olarak kalsaydım diyorum. Bundan sonraki iş hayatımda da sadece yatırımcı olmayı planlıyorum.
Biz başaramamış olsak da, Tazedirekt’in iş fikrine halen çok inanıyorum. Gelecekte, çok iyi bir kurucu ekip, iyi de yatırım alabilirse, mutlaka bu işi başaracaktır. Bu modelin Türkiye için erken olduğu görüşüne ise artık hiç katılmıyorum, çünkü Tazedirekt zaten yeni girişimlere bu işin yolunu açmış oldu. Tazedirekt, endüstrileşmiş gıda ve perakende devlerine karşı büyük bir meydan okumaydı, en çok sevilen girişimlerden biri olarak insanların kalbinde yaşamaya devam edecektir.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kaynaklarından aldığı bilgiye göre, 14 Mart’ta pilot bölge olarak Kırıkkale’de dağıtımına başlanacak yeni kimlik kartlarını edinmek için, Kırıkkale’de ikamet eden veya nüfus kaydı bu ilde bulunan 524 bin kişi başvuracak. Vatandaşlar, yeni kimlik kartları için başvurularını “e-kimlikrandevu.nvi.gov.tr” veya 199 çağrı merkezinden randevulu veya randevusuz olarak nüfus müdürlüklerine yapacak. Nüfus müdürlüklerine biyometrik fotoğraf ile yapılacak başvurudan sonra Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün yeni merkezinde basılacak kimlik kartları kargoyla vatandaşın adresine gönderilecek.
14 Nisan 2014 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanan yeni yasal düzenleme ile kağıt biletler yerini Passolig Kartlarına bıraktı, maçlara artık sadece Passolig Kart ile girilmekte. Kartlandırmanın başlamasıyla basılı bilet derdi sona erdi, maçlar elektronik biletlere tanımlanarak müsabakalara çok daha hızlı bir şekilde, beklemeden girmek artık mümkün.
Passolig Kart sahibi olan sporseverlerin maç biletleri, kartlarına otomatik olarak yükleniyor. Kombine biletler de artık Passolig Kartlarına tanımlanıyor. Satın alınan maçın bilgisi, tüm detaylarıyla kart sahibinin e-posta adresine ve cep telefonuna gönderiliyor. Ayrıca kart sahipleri maç günleri stadyumlarda konumladırılan el terminalleri aracılığıyla bilet bilgilerinin yazılı çıktısını alabiliyor. Kart sahipleri yükledikleri maça ilişkin her türlü detaylı bilgiye rahatlıkla ulaşabiliyor.
Passolig Kart sahibi olan sporseverlerin maç biletleri, kartlarına otomatik olarak yükleniyor. Kombine biletler de artık Passolig Kartlarına tanımlanıyor. Satın alınan maçın bilgisi, tüm detaylarıyla kart sahibinin e-posta adresine ve cep telefonuna gönderiliyor. Ayrıca kart sahipleri maç günleri stadyumlarda konumladırılan el terminalleri aracılığıyla bilet bilgilerinin yazılı çıktısını alabiliyor. Kart sahipleri yükledikleri maça ilişkin her türlü detaylı bilgiye rahatlıkla ulaşabiliyor.
bence kan testi yapılarak bu iddia test edilebilir.
tavşanların sevdiği güzel bir sebze. Yemeğe katıldığı zaman kesinlikle yemem.
borcu yüzünden kapanmıştır demiş oda tv. Bengü türk tv nin genel yayın yönetmeni ise sosyal medyada şöyle açıklamış durumu;
“BENGÜTÜRK’ün yayını kesildi, neden?” diye soracaksınız.. TÜRKSAT ile sözleşmemizin şartlarından kaynaklanan bir sorun.. Onlara edecek sözümüz yok.. Her yerdeyiz şüphesiz.. Umarım, kısa süreceğine inandığım bu ara, hasrete dönüşmez.. Her türden BEZİRGAN SALTANATI’nda yeni bir madalyadır bize, ŞAN OLSUN.. Allah’a emanet ol büyük MİLLETİM..”
“BENGÜTÜRK’ün yayını kesildi, neden?” diye soracaksınız.. TÜRKSAT ile sözleşmemizin şartlarından kaynaklanan bir sorun.. Onlara edecek sözümüz yok.. Her yerdeyiz şüphesiz.. Umarım, kısa süreceğine inandığım bu ara, hasrete dönüşmez.. Her türden BEZİRGAN SALTANATI’nda yeni bir madalyadır bize, ŞAN OLSUN.. Allah’a emanet ol büyük MİLLETİM..”
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?