bu sezon ilk defa rakibinden çok daha iyi oynayan fenerbahçe' nin kaybettiği maç olmuştur. uzun vadede deplasmanda derbi kaybetmek çok da berbat birşey değil. önemli olan kazanılması gereken maçları kazanmak. bugün ilk defa ışık verdi takım.
(gbkz:grup göktürkler')in çok güzel yorumladığı şarkı.
https://www.youtube.com/watch?v=O33epRHQcBw
bu gün yemek ücretimi bile karşılamayan idari izinin mağdurunu oynuyordum ve ikinci günümdü.Aslında o kadar şikayetçi değildim durumdan.Gün içerisinde yine yardırıyorum işler güçler diye.Dışardan feryat figan bir çocuk ağlama sesi geliyor ama ne türkçe ne başka bir dilde ağlıyor farklı bir ses tonunda ağlıyordu.
Hemen cama koştum ve baktım neler oluyor diye 5-6 çocuk bir çocuğun başında durumdan o kadar da korku duymamış bir şekilde kafası kanıyor diye ama kafası kanayan çocuk nasıl ağlıyor nasıl ağlıyor anlatamam.
Hemen girişe koştum neler oluyor diye.İnerken benim olmayan şekerden aldım (izin alarak sahabından) çocuklara veririm diye.
Ben aşağıya inene kadar personel müdürü pansumanı pamuğu almış çocuğu çevirmişti zaten.Çocuk 5-6 yaşlarında güzel mi güzel ama ne kadar güzel (kadınların ağlamasına tahammül edemeyen ve bunu sürekli kullandıklarını düşünen ayrıca arapları itici bulan ben ırkçılık yapmak değil niyetim) çocuğun ağlamasına ve bekleyişine o kadar üzüldüm ki anlatamamam.Neyseki çok fena değildi durumu alın kısmını çarpmıştı yere ya da mermere kafası kanıyordu ve baya bi şişmişti. Tabi kız kanı görünce nasıl korktuysa.Pansumanı yapıldıktan sonra kan durdu temizlendi.Güzelim elleri güzel güzel yıkandı tertemiz oldu.
oradaki kızlara birer şeker verdim kafası kanıyan çocuğa dönüp sana ona da bi tane verdim.Sonra sana bi tane daha vereyim diye sordum kafasını salladı.Türkçe biliyor musun diye sorum evet dedi. Sonra ona 5 tane şeker verdim sevindi ve hissettirdi bize sevindiğini.
Aslında oradaki herkes biliyordu ki kızın sevinmesi şekerden dolayı değildi ona göserdiğimiz ilgiden şevkatten kaynaklıydı.Zaten biz millet olarak şevkatliyizdir.Ama babalığımız yoktur.
Evde tek kalıyorum bir daireyi tek meşgul ediyorum yalnızlıktan şikayet ediyorum yardım ederim her zaman ama ayni oluyor sadece bizim yardımlar. Ben bu daireyi tek meşgul edeceğime göç müdürlüğünü arayıp düzgün bir aile seçip beraber yaşasam ne eksilir hayatımdan diye düşündüm hiçbir şey aslında.Ama buna bizim cesaretimiz var mı? Bu kadar insanmıyız diye sanırım değiliz.
Şu an yaptığım şey ise bu tarz vicdan düşüncelerinden sıyrılmak için takip ettiğim benim annem bir melek dizisinin 21. bölümünü izlemek. O kız çocuğunu bi daha görmeyeceğimi düşünüp kendimi rahatlatmak. Belki de erkekliğin 9/10 u kaçmaktır dedikleri belki de budur.
Hemen cama koştum ve baktım neler oluyor diye 5-6 çocuk bir çocuğun başında durumdan o kadar da korku duymamış bir şekilde kafası kanıyor diye ama kafası kanayan çocuk nasıl ağlıyor nasıl ağlıyor anlatamam.
Hemen girişe koştum neler oluyor diye.İnerken benim olmayan şekerden aldım (izin alarak sahabından) çocuklara veririm diye.
Ben aşağıya inene kadar personel müdürü pansumanı pamuğu almış çocuğu çevirmişti zaten.Çocuk 5-6 yaşlarında güzel mi güzel ama ne kadar güzel (kadınların ağlamasına tahammül edemeyen ve bunu sürekli kullandıklarını düşünen ayrıca arapları itici bulan ben ırkçılık yapmak değil niyetim) çocuğun ağlamasına ve bekleyişine o kadar üzüldüm ki anlatamamam.Neyseki çok fena değildi durumu alın kısmını çarpmıştı yere ya da mermere kafası kanıyordu ve baya bi şişmişti. Tabi kız kanı görünce nasıl korktuysa.Pansumanı yapıldıktan sonra kan durdu temizlendi.Güzelim elleri güzel güzel yıkandı tertemiz oldu.
oradaki kızlara birer şeker verdim kafası kanıyan çocuğa dönüp sana ona da bi tane verdim.Sonra sana bi tane daha vereyim diye sordum kafasını salladı.Türkçe biliyor musun diye sorum evet dedi. Sonra ona 5 tane şeker verdim sevindi ve hissettirdi bize sevindiğini.
Aslında oradaki herkes biliyordu ki kızın sevinmesi şekerden dolayı değildi ona göserdiğimiz ilgiden şevkatten kaynaklıydı.Zaten biz millet olarak şevkatliyizdir.Ama babalığımız yoktur.
Evde tek kalıyorum bir daireyi tek meşgul ediyorum yalnızlıktan şikayet ediyorum yardım ederim her zaman ama ayni oluyor sadece bizim yardımlar. Ben bu daireyi tek meşgul edeceğime göç müdürlüğünü arayıp düzgün bir aile seçip beraber yaşasam ne eksilir hayatımdan diye düşündüm hiçbir şey aslında.Ama buna bizim cesaretimiz var mı? Bu kadar insanmıyız diye sanırım değiliz.
Şu an yaptığım şey ise bu tarz vicdan düşüncelerinden sıyrılmak için takip ettiğim benim annem bir melek dizisinin 21. bölümünü izlemek. O kız çocuğunu bi daha görmeyeceğimi düşünüp kendimi rahatlatmak. Belki de erkekliğin 9/10 u kaçmaktır dedikleri belki de budur.
(gbkz:Sensedim)
Görmeyelden yüzünü ben ki nigârım, sensedim…
Âh u zâr ile geçer bu rûzgârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Gül cemalin gülşenin gül gibi arz et bana ki
Bülbül-i şûrîde-vâr, ey gül-izârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Gönlümün şehrini kim virân ediptir zulm ile?
Gel yine ma’mur kıl, ey şehriyârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Sohbetinden vaslının, ayrı düşelden ney gibi;
Göklere irgirmişem feryâd ü zârım “sensedim…”
---------------------------------------------------
Firkatin yolunda ben toprak, anınçün olmuşam;
K’ilede senden yana yeller, gubârım; sensedim…
---------------------------------------------------
Gel berü cânım gibi, iki cihânda sevgili
Senden özge yohdurur âlemde vârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Ben Hümâmî, düşmüşem derdine nitekim Süheyl
Kandasın dermân, yetiş ey Nevbahar’ım, sensedim!
(gbkz:Hümami)
(15.yy.)
Ey sevgili yar, yüzünü görmeyeli, özledim...
Zamanım ah ve inlemeyle geçiyor, özledim...
---------------------------------------------------
Gül yüzünün gülşenini bana açıver
Çünkü âşık bülbül gibiyim ey gül yüzlü, özledim...
---------------------------------------------------
Gönül şehrimi kim zulm ile harab etti;
Sen gel de mamur eyle, özledim...
---------------------------------------------------
Sana kavuşup da ayrıldıktan bu yana tıpkı ney gibi,
"Özledim" diye feryat ve inleyişlerim göklere erişti.
---------------------------------------------------
Ben senin ayrılığınla toprağa dönüştüm ki
Rüzgârlar tozumu alıp sana getirsin, özledim...
---------------------------------------------------
Gel, ruhum gibi yakınlaş ey iki cihanın sevgilisi;
Benim senden başka hiç kimsem ve hiçbir şeyim yok ki "Bu yüzden özledim"
---------------------------------------------------
Ben Hümâmî'yim lakin Süheyl gibi derdine düşmüşüm,
Nerdesin ey dermanım, yetiş ey benim Nevbahar'ım çok özledim...!
Görmeyelden yüzünü ben ki nigârım, sensedim…
Âh u zâr ile geçer bu rûzgârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Gül cemalin gülşenin gül gibi arz et bana ki
Bülbül-i şûrîde-vâr, ey gül-izârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Gönlümün şehrini kim virân ediptir zulm ile?
Gel yine ma’mur kıl, ey şehriyârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Sohbetinden vaslının, ayrı düşelden ney gibi;
Göklere irgirmişem feryâd ü zârım “sensedim…”
---------------------------------------------------
Firkatin yolunda ben toprak, anınçün olmuşam;
K’ilede senden yana yeller, gubârım; sensedim…
---------------------------------------------------
Gel berü cânım gibi, iki cihânda sevgili
Senden özge yohdurur âlemde vârım, sensedim…
---------------------------------------------------
Ben Hümâmî, düşmüşem derdine nitekim Süheyl
Kandasın dermân, yetiş ey Nevbahar’ım, sensedim!
(gbkz:Hümami)
(15.yy.)
Ey sevgili yar, yüzünü görmeyeli, özledim...
Zamanım ah ve inlemeyle geçiyor, özledim...
---------------------------------------------------
Gül yüzünün gülşenini bana açıver
Çünkü âşık bülbül gibiyim ey gül yüzlü, özledim...
---------------------------------------------------
Gönül şehrimi kim zulm ile harab etti;
Sen gel de mamur eyle, özledim...
---------------------------------------------------
Sana kavuşup da ayrıldıktan bu yana tıpkı ney gibi,
"Özledim" diye feryat ve inleyişlerim göklere erişti.
---------------------------------------------------
Ben senin ayrılığınla toprağa dönüştüm ki
Rüzgârlar tozumu alıp sana getirsin, özledim...
---------------------------------------------------
Gel, ruhum gibi yakınlaş ey iki cihanın sevgilisi;
Benim senden başka hiç kimsem ve hiçbir şeyim yok ki "Bu yüzden özledim"
---------------------------------------------------
Ben Hümâmî'yim lakin Süheyl gibi derdine düşmüşüm,
Nerdesin ey dermanım, yetiş ey benim Nevbahar'ım çok özledim...!
mimarlıkla ziraat mühendisliği arasında kalmış bölümdür. her üniversite farklı bir fakülteye bağlı olması da muhtemelen bu arada kalmışlığın sonucudur. ankara üniversitesi'nde ziraat fakültesi'ne, itü'de mimarlık fakültesi'ne, katü'de orman fakültesi'ne bağlıdır örneğin. ama ankara üniveristesi'ndeki hocalara bakarsanız peyzaj mimarlığı başlı başına fakülte olmalıymış.
https://www.youtube.com/watch?v=3AuE16hyJuA&feature=youtu.be
https://www.youtube.com/watch?v=3AuE16hyJuA&feature=youtu.be
süper bir ekonomist kendisi. yiğit bulut'a taş çıkartır yemin ederim. korna çalarak günlük kazancını 100'e katladığından şüphem yok. ayrıca içinden "dur bi korna çalayım da minibüse binmeleri gerektiğini hatırlasın geri zekalılar" dediğine de eminim.
(gbkz:atıf yılmaz)'ın 1979 tarihli ne olacak şimdi filminden bir replik.
türk sinema tarihinde henuz bunun kadar beni güldüren bir başka sahnenin olmadığı replik.
türk sinema tarihinde henuz bunun kadar beni güldüren bir başka sahnenin olmadığı replik.
türk sinemasının ilham kaynağıdır.nadiren de olsa erkeğin zengin kızın fakir olduğu da görülmüştür.
1.Nesil yazar.
benim gibi bir adamdır.dünya kadar para istiyorlar sezonunda ama sezon sonunda hatta zıt mevsimde olunca maliyeti fiyata eşit konuma geliyor.
t shirt 79,99 olur mu?
t shirt 79,99 olur mu?
birden fazla katı olan otoparka verilen isimdir.betonların arasından yukarı yukarı çıkarsınız arabayla.Bi de asansörlü olanları vardır.
tarih, coğrafya, doğa ve yaşam dergisinin adıdır.
dosta güven, düşmana korku veren bir söz. karizmatik bir süper kahraman gibi ya da tek başına bir orduyu deviren malkoçoğlu edasıyla söylenmelidir.
http://i.imgur.com/dzEFdts.jpg
harika bir youtube kanalı. uzun süredir sosyal medyada ünlüymüş ancak ben 1-2 aydır tanıyorum. güzel, ironik ve harika politik eleştirileri olan kanal.
https://www.youtube.com/watch?v=9f9SjQm1RZY
https://www.youtube.com/watch?v=9f9SjQm1RZY
AH NE TATLI BİR AN
SEVGİME İNAN
SÖZLERİMDE HİÇ
YOKTUR YOK YALAN
-------------------------------
SEVİŞMEK ÇOK TATLI ŞEYDİR
KENDİNİ GEL BANA SEVDİR
AŞKI BENDEN ÖĞRENİRSİN
GÜZEL TATLI BİR EMELDİR AH
----------------------------------
SEN SEVİL DE SEVDALAR SAÇ
KENDİNİ SEVDİRİP DE KAÇ
BU DA TATLI BİR EMELDİR
---------------------------------
AH SENİ SEVENDEN
AŞKINDAN ÖLEN
BUNA NE DERSİN
SEVDİCEĞİM SEN
----------------------------
SEVER GİBİ BANA BAKAN
BAKIŞINLA CANLAR YAKAN
SAĞ GÖSTERİNCE İNCECİK
GÖNÜLLERİ YAKAN YIKAN AH
-------------------------------------
BİR DAKİKA SİNEMDE KAL
AŞK DERSİNİ SEN BENDEN AL
YALVARDIĞIM YETMEZ Mİ
-
(gbkz:seyyan hanım)
https://www.youtube.com/watch?v=q5hDPR9Lb8U
SEVGİME İNAN
SÖZLERİMDE HİÇ
YOKTUR YOK YALAN
-------------------------------
SEVİŞMEK ÇOK TATLI ŞEYDİR
KENDİNİ GEL BANA SEVDİR
AŞKI BENDEN ÖĞRENİRSİN
GÜZEL TATLI BİR EMELDİR AH
----------------------------------
SEN SEVİL DE SEVDALAR SAÇ
KENDİNİ SEVDİRİP DE KAÇ
BU DA TATLI BİR EMELDİR
---------------------------------
AH SENİ SEVENDEN
AŞKINDAN ÖLEN
BUNA NE DERSİN
SEVDİCEĞİM SEN
----------------------------
SEVER GİBİ BANA BAKAN
BAKIŞINLA CANLAR YAKAN
SAĞ GÖSTERİNCE İNCECİK
GÖNÜLLERİ YAKAN YIKAN AH
-------------------------------------
BİR DAKİKA SİNEMDE KAL
AŞK DERSİNİ SEN BENDEN AL
YALVARDIĞIM YETMEZ Mİ
-
(gbkz:seyyan hanım)
https://www.youtube.com/watch?v=q5hDPR9Lb8U
(bkz: suryeli mülteciler)
Refah-Yol Hükümetinin Kültür Bakanı ve Milli Türk Talebe Birliği Eski Başkanı İsmail Kahraman AK Parti 1. Bölge 1. sıradan vekili adayı oldu
1 Kasım genel seçimlerinde AK Parti'nin İstanbul adayları belli oldu. Refah Yol Hükümetinde Kültür Bakanı olarak görev yapan İsmail Kahraman, AK Parti 1. Bölge 1. sıradan milletvekili adayı oldu.
İsmail Kahraman kimdir?
1940 Rize doğumlu olan İsmail Kahraman Refah Yol Hükümetinde görev yapmıştı.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Talebe Cemiyeti Başkanlığı, Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanlığı, Birlik Vakfı, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Kuruculuğu ve Mütevelli Heyeti Başkanlıkları, Özel Sektörde İdare Meclisi Başkanlıkları, Çalışma Bakanlığı Müşavirliği, XX.ve XXI. Dönem İstanbul Milletvekilliği ile Kültür Bakanlığı yapmıştır.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi ve Mütevelli Heyeti Başkanlığı yapmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.
http://www.yeniakit.com.tr/haber/erdoganin-yerine-surpriz-milli-goruscu-aday-94706.html
1 Kasım genel seçimlerinde AK Parti'nin İstanbul adayları belli oldu. Refah Yol Hükümetinde Kültür Bakanı olarak görev yapan İsmail Kahraman, AK Parti 1. Bölge 1. sıradan milletvekili adayı oldu.
İsmail Kahraman kimdir?
1940 Rize doğumlu olan İsmail Kahraman Refah Yol Hükümetinde görev yapmıştı.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Talebe Cemiyeti Başkanlığı, Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanlığı, Birlik Vakfı, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Kuruculuğu ve Mütevelli Heyeti Başkanlıkları, Özel Sektörde İdare Meclisi Başkanlıkları, Çalışma Bakanlığı Müşavirliği, XX.ve XXI. Dönem İstanbul Milletvekilliği ile Kültür Bakanlığı yapmıştır.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi ve Mütevelli Heyeti Başkanlığı yapmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.
http://www.yeniakit.com.tr/haber/erdoganin-yerine-surpriz-milli-goruscu-aday-94706.html
burada el mecaz anlamda kullanılmıştır.El insan manasına da gelebilmektedir.Bir insanın etkisi ile iki insanın etki farklı olacaktır.
Not:Çok iyi oldu çok güzel oldu.
Not:Çok iyi oldu çok güzel oldu.
Hz. İbrâhim (a.s.) Hz. İsmâil’i (a.s.) kurban olarak kesmek üzere iken Cebrâil (a.s.) “Allâhü ekber, Allâhü ekber” dedi. İbrâhim (a.s.) bu tekbîri işitince, “Lâ İlâhe illallâhü vallâhü ekber” buyurdu. İsmâil (a.s.) da “Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd” buyurdu. Teşrîk tekbîri, teşrik günlerinde alınan tekbir demektir. Mükellef olan her müslümana vâciptir. Bakara Sûresi’nin “Sayılı günlerde Allâh’ı zikrediniz...” meâlindeki 203. âyeti teşrik tekbirine işâret etmektedir. Zilhiccenin dokuzuncu günü Arefe’dir. Arefe günü sabah namazından başlayarak beş gün; Zilhiccenin 13’üncü, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar -yirmi üç vakitte- her farz namazın arkasından “Allâhü ekber, Allâhü ekber, lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd.” diye tekbir alınır. Sol tarafa selâm verildikten sonra ara vermeden, yerinden kalkmadan, mescidden çıkmadan ve dünyâ kelâmı konuşmadan tekbir getirmek lâzımdır. Teşrik tekbirini münferid (namazını yalnız kılan), imâm, cemâat, mukîm, müsâfir, kadın-erkek herkes okur. Namazın başında imâma yetişemeyen kimse de lâhık (imama sonradan uyan) gibi yetişemediği rek’atleri kazâ edip selâm verdikten sonra bu tekbiri okur.
Daha fazlası için:http://www.fazilettakvimi.com/tr/2015/9/22.html
Daha fazlası için:http://www.fazilettakvimi.com/tr/2015/9/22.html
Kurban kesmeye mâlî vaziyeti müsâit olmayanlar, bayramın birinci günü öğleden sonra altı rek’at namaz kılarlar. Namaza şöyle niyet edilir: “Yâ Rabbi, âciz kulun kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücûdumu huzûrunda yere sererek kurban ediyorum, beni de kurban kesenler meyânına kabul eyle.” 1. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 İnnâ enzelnâhü..., 2. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 İnnâ a’taynâ..., 3. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn..., 4. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 İhlâs-ı şerif, 5. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 Felâk sûresi, 6. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 Nâs sûresi okunur. Her iki rek’atte bir selâm verilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)
Daha fazlası için:http://www.fazilettakvimi.com/tr/2015/9/22.html
Daha fazlası için:http://www.fazilettakvimi.com/tr/2015/9/22.html
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?