Gelirin elde edildiği dönemde tüketilmeyen bölümü. S = Y — C formülünde S tasarrufu, Y geliri, C de tüketimi göstermektedir. (s)
bu hayatta bir yolcu gibi yaşa.
torpilin basiti değil miydi o ??
1. sıfat Eski püskü, yırtık
"Bütün kasaba ahalisi gibi bunun da üstü başı pejmürde idi." - Y. K. Karaosmanoğlu
2. Dağınık, perişan
TDK
"Bütün kasaba ahalisi gibi bunun da üstü başı pejmürde idi." - Y. K. Karaosmanoğlu
2. Dağınık, perişan
TDK
bir kaç defa daha ısırılmaya ihtiyaç duyan pil. Buzluğa da koyabilirsiniz.
boş konuşuyoruz
isimlerinin önüne "ankaralı" koymayı seven ama bir çoğunun aslında ankaralı bile olmadığı sanatçılardır.
Divan edebiyatında en sık gördüğümüz nazım biçimlerinden biridir. Beyitlerle yazılır.
evlilik arifesinde evlenme fobisi olan erkek, evlendikten sonra da boşanma fobisi sahibi olup, kafasını duvarlara vurma aşamasına gelecektir.
Şişirilmiş vücut ile kasları milletin gözüne sokarcasına yürüyen, güneş gözlüklü yaratıklar.
Sadece anne-babasının elini öpmek için eğilenlere selam olsun!
değerlerini çok sonradan anladığımız insanlardır. top, oyuncak vs hediye edenler daha cazip gelse de kitaba burun kıvırdığımız zamanlara dair güzel anıların müsebbibidir. Gülibik ve Oliver Twist bu nedenle özel kitaplardır benim için.
\"Kendime \"siz\" diye hitap ederim. Saygınlığın ilk kuralı budur. Kendinizle aranıza mesafe koymazsanız, başkalarından bunu bekleyemezsiniz.\"
Demiş Murat Menteş.
Demiş Murat Menteş.
(biraz da böyleee sıkılayım ) karikatürü herkesin zihninde canlanmıştır, hıh tıpkı onun gibi. bir de şunu demeyelim bir de bunu yapalım ya tutarsa diye diye göle dönmüş alan.
suryelilerin ilk geldiği zaman yeni caminin önünde söylediğimdir.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bayan müfettiş, bir okulu teftiş etmek için görevlendirilir:
Müfettiş okula gitmek için yola koyulur ancak yolda arabası hararet yapar ve aracı çalışmaz. Oradan geçen bir çocuk araca doğru yanaşarak yardıma ihtiyacının olup olmadığını sorar.
Müfettiş: Araçlardan anlar mısın?
Çocuk: Babam tamircidir bende bazen ona yardım ederim.
Arabanın motoruna bir bakış attıktan sonra, alet-edevat çantasını ister. Çocuk bir kaç dakika uğraştıktan sonra, müfettişten aracı çalıştırmasını rica eder. Bu arada müfettiş bütün bu olanları dehşet içerisinde izliyordu. Araç tekrardan hareket etmeye başladı! Çocuğa teşekkür etti ve bu saatte neden okulda olmadığını sordu.
Çocuk: Bugün okulumuza müfettiş gelecekmiş ve öğretmenin dediğine göre benim sınıfın en tembel öğrencisi olmamdan dolayı evde kalmam gerekiyormuş.
Fikir: Yetenekler böyle bitirilir. Zeka ve üreticilik sadece dersi anlamak ile alakalı bir şey değildir. Her şahsı, yeteneklerini ortaya çıkarabilmek için uygun ortama koymak gerekir. Aptallık diye birşey yoktur, sadece farklı yollar vardır...Geleceğin Mimarları Öğretmenler Sayfası.Osmanlı mekteplerinde her çocuk ilgi alanı ve yeteneğine göre değerlendirilip ona göre eğitiliyordu. Bütün öğrencilere standart dersler verilmiyordu. Mekteplerin duvarında ise şöyle yazıyordu: “Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz…”
Müfettiş okula gitmek için yola koyulur ancak yolda arabası hararet yapar ve aracı çalışmaz. Oradan geçen bir çocuk araca doğru yanaşarak yardıma ihtiyacının olup olmadığını sorar.
Müfettiş: Araçlardan anlar mısın?
Çocuk: Babam tamircidir bende bazen ona yardım ederim.
Arabanın motoruna bir bakış attıktan sonra, alet-edevat çantasını ister. Çocuk bir kaç dakika uğraştıktan sonra, müfettişten aracı çalıştırmasını rica eder. Bu arada müfettiş bütün bu olanları dehşet içerisinde izliyordu. Araç tekrardan hareket etmeye başladı! Çocuğa teşekkür etti ve bu saatte neden okulda olmadığını sordu.
Çocuk: Bugün okulumuza müfettiş gelecekmiş ve öğretmenin dediğine göre benim sınıfın en tembel öğrencisi olmamdan dolayı evde kalmam gerekiyormuş.
Fikir: Yetenekler böyle bitirilir. Zeka ve üreticilik sadece dersi anlamak ile alakalı bir şey değildir. Her şahsı, yeteneklerini ortaya çıkarabilmek için uygun ortama koymak gerekir. Aptallık diye birşey yoktur, sadece farklı yollar vardır...Geleceğin Mimarları Öğretmenler Sayfası.Osmanlı mekteplerinde her çocuk ilgi alanı ve yeteneğine göre değerlendirilip ona göre eğitiliyordu. Bütün öğrencilere standart dersler verilmiyordu. Mekteplerin duvarında ise şöyle yazıyordu: “Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz…”
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?



