içinde yaşlı olan ev
Yok öyle bir çılgınlık. Çocuğun başladığı yerde çılgınlık biter.
adaletsizliğin hükmettiği ve herkesin kendi başına çözüm üretmeye yeltendiği toplumlarda görülen. yani gücü olanın gücünü olumlu ya da olumsuz kullanma eğilimi göstermesi.
kamu vicdanını rahatlatan uygulamaların yapılmaması ya da tek taraflı bir ideolojiyi sürdürmek için yapılmasıdır. maalesef vahim bir tablodur. sinirlerin iyice gerildiğinin göstergesidir. toplumda bazı şeylerin hiç iyi gitmediğinin de farklı bir ifadesidir.
kamu vicdanını rahatlatan uygulamaların yapılmaması ya da tek taraflı bir ideolojiyi sürdürmek için yapılmasıdır. maalesef vahim bir tablodur. sinirlerin iyice gerildiğinin göstergesidir. toplumda bazı şeylerin hiç iyi gitmediğinin de farklı bir ifadesidir.
benim bırakacağım gün olarak değiştirilecek gündür.
zindandan mehmed'e mektup
zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
---
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!
---
Bir âlem ki, gökler boru içinde!
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?
---
Bir idamlık Ali vardı, asıldı;
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
---
Müdür bey dert dinler, bugün 'maruzât'!
Çatık kaş.. Hükûmet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş, kim eder azat?
Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem...
Anlamaz; ruhuma geçti bilekçem!
---
Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil;
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!
İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.
---
Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccâdemin yününde şefkat;
Beni kimsecikler okşamaz mâdem;
Öp beni alnımdan, sen öp seccâdem!
---
Çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, duman duman erisin!
---
Peykeler, duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler...
Duvar, katil duvar, yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!
---
Sükût... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez dünyadan nazar.
Yerinde mi acep, ölü ve mezar?
Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz?
Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?
---
Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir,
Ne gelir ki elden, kader bu, emir...
Garip pencerecik, küçük, daracık;
Dünyaya kapalı, Allaha açık.
---
Dua, dua, eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...
Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu;
İplik ki, incecik, örer boşluğu.
---
Ana rahmi zâhir, şu bizim koğuş;
Karanlığında nur, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş!
Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
---
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
(1961)
Necip Fazıl Kısakürek
zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
---
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...
Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!
---
Bir âlem ki, gökler boru içinde!
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?
---
Bir idamlık Ali vardı, asıldı;
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
---
Müdür bey dert dinler, bugün 'maruzât'!
Çatık kaş.. Hükûmet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş, kim eder azat?
Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem...
Anlamaz; ruhuma geçti bilekçem!
---
Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil;
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!
İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.
---
Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccâdemin yününde şefkat;
Beni kimsecikler okşamaz mâdem;
Öp beni alnımdan, sen öp seccâdem!
---
Çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, duman duman erisin!
---
Peykeler, duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler...
Duvar, katil duvar, yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!
---
Sükût... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez dünyadan nazar.
Yerinde mi acep, ölü ve mezar?
Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz?
Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?
---
Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir,
Ne gelir ki elden, kader bu, emir...
Garip pencerecik, küçük, daracık;
Dünyaya kapalı, Allaha açık.
---
Dua, dua, eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...
Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu;
İplik ki, incecik, örer boşluğu.
---
Ana rahmi zâhir, şu bizim koğuş;
Karanlığında nur, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş!
Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
---
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
(1961)
Necip Fazıl Kısakürek
arabaların ve ya navigasyon diye satılan çoğu alet bi boka yaramaz. Yazmaya çalışırsın yazmaz, doğru dürüst bir yere götürmez, yakınlaştırıp uzaklaştıramazsın ve daha bir sürü şey. Sanırım şu aralar her şey mobil üzerinden dönüyor teknolojide.
(bkz: hayırlı forumlar)
Hoş gelmiş. Daim olur inşallah.
Hatır gönül ilişkisi.
Sizin bi iddianız yok verin şu maçı.
Sizin bi iddianız yok verin şu maçı.
Saygılar bizden litfen.
(bkz: kedidir kedi)
Boşnak futbolcudur. AS Roma takımının formasını giymektedir.
30yaşında 1.92 cm. boyunda.
Bireysel sponsoru Adidas.
Piyasa değeri: 13.000.000 €
30yaşında 1.92 cm. boyunda.
Bireysel sponsoru Adidas.
Piyasa değeri: 13.000.000 €
(bkz: oksijen ihtiyacı)
günümüzde daha bir buram buram hissedilen ve tüm yaşayışı etkileyen/şekillendiren bir mesafe. Olmalı da. Çeşitliliğin, bir aralar mozaik diye isimlendirilen yapının temelidir.
(bkz: codayi-i nadir es simin)
facebook profili
https://www.facebook.com/ahmet.nac/photos_all
ayrıca cepten ulaşmak istendiğinde farklı numaralara bakmayan eğitimci.
ayrıca cepten ulaşmak istendiğinde farklı numaralara bakmayan eğitimci.
Bankada çalışan insanlar için söylenen sıfat.
Kendilerinden ciddi ölçüde rahatsız oluyorum çünkü satış kaygıları var ve biz onların gözünde insandan ziyade müşteriyiz
Kendilerinden ciddi ölçüde rahatsız oluyorum çünkü satış kaygıları var ve biz onların gözünde insandan ziyade müşteriyiz
Milli atletler Nagihan Karadere, Merve Aydın ve Sema Aydemir, eski şampiyon Turabi Çamkıran ve .'Survivor 2013'te yer alan şarkıcı Murat Ceylan'ın ardından 'Survivor 2018'in All Star kadrosuna katılacak üç yarışmacı daha belli oldu.
Hilmi Cem İntepe
Adem Kılıççı
Hakan Hatipoğlu
Hilmi Cem İntepe
Adem Kılıççı
Hakan Hatipoğlu
Eğitimbirsenliler umreye gider. Türkeğitimsenliler azerbaycana gider. Eğitimsenliler moskovaya gider. Böyle gider de gider... Ekdersler yattı mı...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?