Youtube'da hindistan sokak yemekleri videolarını seyretmek.
üç yıl boyunca bu kişi bendim. Ancak şuan değilim.
Sırf uyku problemim var diye, işin hemen dibinde ev arayıp bulmuştum. Sabah 80:15 de kalkıp rahatlıkla yetişiyordum işe.
insanın toplum içerisine katılmasına engel bir durum ayrıca. İnsanlarla temas etmek, toplu taşıma olsun, sokak olsun farketmeksizin insana bi enerji veriyor. Eğer eviniz yakında ise bu enerjiniz olmuyor ve bazen rutinden oldukça sıkılabiliyorsunuz.
Sırf uyku problemim var diye, işin hemen dibinde ev arayıp bulmuştum. Sabah 80:15 de kalkıp rahatlıkla yetişiyordum işe.
insanın toplum içerisine katılmasına engel bir durum ayrıca. İnsanlarla temas etmek, toplu taşıma olsun, sokak olsun farketmeksizin insana bi enerji veriyor. Eğer eviniz yakında ise bu enerjiniz olmuyor ve bazen rutinden oldukça sıkılabiliyorsunuz.
Haykirirsan diye okuyan sadece ben miyim? Hoş gelmiş ayrıca.
neyy ? kraliyet mi ?
alırım bi duble..
alırım bi duble..
(bkz: 30 yaş hemen gelir hissiyatı)
Olmayan rüzgardır.
- Adın ne ?
+ Aydagül . Senin ?
- Marsta papatya. :D
+ Aydagül . Senin ?
- Marsta papatya. :D
t: bir demet erdoğan şiiri ile açılışını yapmak istediğim şiir başlığıdır.
Yakalamak lazım hayatı
Sonbaharda esen ılık rüzgârı
Yere düşen ilk yaprağı
Uçan kuşun gökyüzüyle olan ilk aşkını
İliklerine kadar duymak nefesini
Bedenin kapı olan penceresinde
Işığı görmek gözlerinin siyahında
Ve tutmak bulutu
Yağmuru çağıran yersiz, yurtsuz bir gezgin gibi
Yakalamak lazım hayatı
Sonbaharda esen ılık rüzgârı
Yere düşen ilk yaprağı
Uçan kuşun gökyüzüyle olan ilk aşkını
İliklerine kadar duymak nefesini
Bedenin kapı olan penceresinde
Işığı görmek gözlerinin siyahında
Ve tutmak bulutu
Yağmuru çağıran yersiz, yurtsuz bir gezgin gibi
internet propagandasını en iyi kullanan ülke. kesinlikle gösterildiği gibi değildir. sosyalist kgb kökenli bir devlet başkanına sahip (bkz: vladimir putin) gelir adaletsizliğinde dünyanın ilk birkaç ülkesinden bir tanesidir. devlet başkanı milyar dolarlık servete sahipken halkın ortalama gelir düzeyi 250-500 dolar arasında değişir.150 milyon kadar nüfusunun siyasi özgürlükten sosyal haklara kadar birçok sorunu bulunmaktadır. sovyet zamanında resmi rakamlara göre 2 milyon civarı, resmi olmayanlara göre 10 milyon kadar ortodoks hristiyan devrim karşıtlığı bahanesiyle öldürülmüştür. 2. dünya savaşı'nda stalin kraliyet'i (bkz: Britanya Kraliyet Ailesi) yani emperyalizmi kollayıp anti-faşizm propagandasıyla nazilere karşı şavaşa girerek 20 milyon kadar rus askerini rusya'nın açıkça güvenlik sorunu olmadığı halde deyim yerindeyse 'harcamıştır' -ki bu yüksek rakam 2. dünya savaşında rusya'yı savaşı kazandığı halde en fazla asker kaybeden ülke yapmıştır- ve haliyle bugün rusya nüfusunda en az 5 milyon kadar kadın sayısı fazlaysa ve yabancılarla evlenmek zorunda kalıyorsa sorumlularını uzaklarda aramaya gerek yok.
%60 evet çıkacağını tahmin ettiğim referandum ..
tırnakları renklendiren eğlenceli boyalar.
favorim:golden rose wow (numarasını bilmem ama bordonun en iyilerinden ), flormar 127 (grinin 50 tonundan biri )
favorim:golden rose wow (numarasını bilmem ama bordonun en iyilerinden ), flormar 127 (grinin 50 tonundan biri )
Acun'un yılmaz morgül hamlesi tutmuştur.
1970 yılında Sakarya'da doğdu.
İlk ve ortaöğrenimini Kocaeli'nde tamamladı. 1994 yılında Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. 2006 yılında New York University'de tasarım eğitimi aldı.
Meslek hayatına 1996 yılında başladı. 2000 yılında aydınlatma sektöründe kendi şirketini kuran Ayan, 2006 yılında şirketinin faaliyetlerini Amerika'ya da taşıyarak genişletmiştir. Ayrıca müze tasarımları ve kentsel aydınlatma alanlarında da faaliyet göstermektedir.
Galatasaray Spor Kulübü Denetim Kurulu Üyesi olup hâlen Galatasaray Düşünce Derneği Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.
İyi derecede İngilizce bilmekte.
Evli ve iki çocuk babasıdır.
https://twitter.com/GurolAyan
İlk ve ortaöğrenimini Kocaeli'nde tamamladı. 1994 yılında Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. 2006 yılında New York University'de tasarım eğitimi aldı.
Meslek hayatına 1996 yılında başladı. 2000 yılında aydınlatma sektöründe kendi şirketini kuran Ayan, 2006 yılında şirketinin faaliyetlerini Amerika'ya da taşıyarak genişletmiştir. Ayrıca müze tasarımları ve kentsel aydınlatma alanlarında da faaliyet göstermektedir.
Galatasaray Spor Kulübü Denetim Kurulu Üyesi olup hâlen Galatasaray Düşünce Derneği Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.
İyi derecede İngilizce bilmekte.
Evli ve iki çocuk babasıdır.
https://twitter.com/GurolAyan
menü'dür. Menü istersiniz gider gitmez. Önce verilen menünün kaplamasına bakarsınız. İyi ciltli bir menü ise açmaya çok hacet yok. Normal ise Hemen çayı ararsınız bakarsınız bi çay ne kadar diye çay 3 TL den fazla ise kalkın hemen. MEnü yok derse zaten direk kalın.
Aile, köy gibi küçük grupların ya da bir örnek olayın tüm değişkenleriyle derinlemesine bir şekilde incelenmesidir.
hani bilinen bir hikaye vardır. hitler almanyasındaki yahudileri anlatır:
önce evsizleri topladılar. 'iyi oldu' dedim. sonra mahallemdeki çingeneleri götürdüler. 'bana ne ' dedim. zencilere sıra geldi, 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın.' dedim. beni götürmeye geldiklerinde sesimi duyacak kimse kalmamıştı...
bu hikayeyi duymadıysanız, belki şu da işinizi görür:
zamanın birinde, zengin bir ağanın bağına üç kişi izinsiz girip elma alırlar. bunlardan biri kürt, biri ermeni, biri de türktür. elmaları götüremeden bağın sahibi gelir. önce, türkle kürde dönüp konuşmaya başlar. '
hadi sizi anladım. affedebilirim. ne de olsa din kardeşiyiz sizinle. ama içiniz nasıl elverdi de şu kafir oğlu kafir ermeniyi de yanınıza aldınız. ben bu ermeniyi dövmeyeyim de ne yapayım.' der ve ermeniye allah ne verdiyse girişir. bu iş olurken, türkle kürt yaptıklarından utanmış biçimde, sessizce olayı izlerler.
ağa, ermeni'nin işini bitirdikten sonra, türk'e döner. 'hadi seni anlarım. ne de olsa aynı kandanız. ama ya şu kürde ne demeli. ben bu kürdün kemiklerini kırmayayım da ne yapayım.' der ve kürt'e girişir. bizim türk, ağa kürt'ü komalık ederken mal mal seyreder. kürt'ün de işi bitince, ağa türk'e döner.
'lan şerefsiz, adi. sen nasıl bunlara uydun da benim bağa girdin. senin ağzını burnunu kırmayayım da ne yapayım.' deyip türk'e girişir. onun da işini bitirip küfürler savura savura uzaklaşır.
ağa uzaklaşırken, türk'le kürt birbirine bakıp mırıldanırlar, 'ermeni'ye arka çıkacaktık. ermeni'ye arka çıkacaktık...'
bakın bunu da beğenmediyseniz, o zaman ekşi sözlükten bir hikaye anlatayım. ya da boşverin anlatmayayım. zaten çok bilinen bir laftır. neredeyse atasözü gibidir:
(gbkz:arkadaşlarını aslan yerken mal mal bakan zebralar)
önce evsizleri topladılar. 'iyi oldu' dedim. sonra mahallemdeki çingeneleri götürdüler. 'bana ne ' dedim. zencilere sıra geldi, 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın.' dedim. beni götürmeye geldiklerinde sesimi duyacak kimse kalmamıştı...
bu hikayeyi duymadıysanız, belki şu da işinizi görür:
zamanın birinde, zengin bir ağanın bağına üç kişi izinsiz girip elma alırlar. bunlardan biri kürt, biri ermeni, biri de türktür. elmaları götüremeden bağın sahibi gelir. önce, türkle kürde dönüp konuşmaya başlar. '
hadi sizi anladım. affedebilirim. ne de olsa din kardeşiyiz sizinle. ama içiniz nasıl elverdi de şu kafir oğlu kafir ermeniyi de yanınıza aldınız. ben bu ermeniyi dövmeyeyim de ne yapayım.' der ve ermeniye allah ne verdiyse girişir. bu iş olurken, türkle kürt yaptıklarından utanmış biçimde, sessizce olayı izlerler.
ağa, ermeni'nin işini bitirdikten sonra, türk'e döner. 'hadi seni anlarım. ne de olsa aynı kandanız. ama ya şu kürde ne demeli. ben bu kürdün kemiklerini kırmayayım da ne yapayım.' der ve kürt'e girişir. bizim türk, ağa kürt'ü komalık ederken mal mal seyreder. kürt'ün de işi bitince, ağa türk'e döner.
'lan şerefsiz, adi. sen nasıl bunlara uydun da benim bağa girdin. senin ağzını burnunu kırmayayım da ne yapayım.' deyip türk'e girişir. onun da işini bitirip küfürler savura savura uzaklaşır.
ağa uzaklaşırken, türk'le kürt birbirine bakıp mırıldanırlar, 'ermeni'ye arka çıkacaktık. ermeni'ye arka çıkacaktık...'
bakın bunu da beğenmediyseniz, o zaman ekşi sözlükten bir hikaye anlatayım. ya da boşverin anlatmayayım. zaten çok bilinen bir laftır. neredeyse atasözü gibidir:
(gbkz:arkadaşlarını aslan yerken mal mal bakan zebralar)
evlilik arifesinde evlenme fobisi olan erkek, evlendikten sonra da boşanma fobisi sahibi olup, kafasını duvarlara vurma aşamasına gelecektir.
Vasco da Gama, Keşifler Çağı'nda yaşamış, Avrupa'nın en başarılı kaşiflerinden olan, Avrupa'dan çıkıp doğrudan Hindistan'a giden ilk kişi olarak bilinen, Portekizli denizcidir.
Parayla saadet olur. Sadece parayla saadet olmaz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?