çıkış butonunun yerinin nerede olduğunu bilen var mı? (u:☻)
ne yapacağız bu sene kpss'yi ya, 1 ay kalmış, daha bi soru bile çözmedim.
5 ay askerlik yaptım ve en şikayetçi olduğum şey soğuktu.
illa ki yazmışımdır diğer entrylerde.
günlük en az 8 saat nöbet tutuyordum. aralık ayından haziran ayına kadar bu şekilde sürmüştü.
gece 4-8 nöbetine giderken ilk yarım saat vücut sıcaklığını koruyordum ancak sonrasında vücut tir tir titremeye başlıyordu.
Nöbet kulübelerinde değil ısıtıcı, zar zor kaban alabiliyorduk. Bahsettiğim, askerliği yaptığım yer eskişehirin batısı. Burda anlatmak istediğim askerin aslında pek de kıymeti olamdığı.
her asker söyler; askeriyedeki itler bile bizden daha kıymetli diye. Gerçekten öyle.
Donan bu iki asker için ihmal, özentisizlik olduğunu düşünüyorum. siz bide tunceli soğuğunu düşünün.
ülkece insan problemimiz var. İnsana değer ne zaman vereceğiz gerçekten merak ediyorum.
Allah gani gani rahmet eylesin.
illa ki yazmışımdır diğer entrylerde.
günlük en az 8 saat nöbet tutuyordum. aralık ayından haziran ayına kadar bu şekilde sürmüştü.
gece 4-8 nöbetine giderken ilk yarım saat vücut sıcaklığını koruyordum ancak sonrasında vücut tir tir titremeye başlıyordu.
Nöbet kulübelerinde değil ısıtıcı, zar zor kaban alabiliyorduk. Bahsettiğim, askerliği yaptığım yer eskişehirin batısı. Burda anlatmak istediğim askerin aslında pek de kıymeti olamdığı.
her asker söyler; askeriyedeki itler bile bizden daha kıymetli diye. Gerçekten öyle.
Donan bu iki asker için ihmal, özentisizlik olduğunu düşünüyorum. siz bide tunceli soğuğunu düşünün.
ülkece insan problemimiz var. İnsana değer ne zaman vereceğiz gerçekten merak ediyorum.
Allah gani gani rahmet eylesin.
ÇANAKKALE savaşı islamın son kalesi, hilafetin merkezi olan osmanlı devletinin yıkılmasını önlemek için yapıldı .. bir millet savaşı değildi bir ümmet savaşı idi ..
aşağıdaki şiiri bir 5. sınıf öğrencisi bugün okulumuzdaki törende ezberden okudu .. helal olsun yavruma dedirtti ..
(şiirin sözleri sanki bugün yazılmış gibi ..)
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- \"bu: bir Avrupalı!\"
Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
---
Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da,
Ostralya'yla berâber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
---
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metîn istihkâm.
---
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkîf edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
\"O benim sun'-i bedî'im, onu çiğnetme\" dedi.
Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.
---
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
---
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
\"Gömelim gel seni târîhe\" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
\"Bu, taşındır\" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
---
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
---
Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
MEHMET AKİF ERSOY
aşağıdaki şiiri bir 5. sınıf öğrencisi bugün okulumuzdaki törende ezberden okudu .. helal olsun yavruma dedirtti ..
(şiirin sözleri sanki bugün yazılmış gibi ..)
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- \"bu: bir Avrupalı!\"
Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
---
Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da,
Ostralya'yla berâber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
---
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metîn istihkâm.
---
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkîf edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
\"O benim sun'-i bedî'im, onu çiğnetme\" dedi.
Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.
---
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
---
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
\"Gömelim gel seni târîhe\" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
\"Bu, taşındır\" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
---
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
---
Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
MEHMET AKİF ERSOY
Okullarda öğrencilerin farklı projeler üretmesi karşılığında okullara 5000tl hibe eden tübitak ın, idarelerce katılıma zorunlu tutulan öğretmenlere hediye ettiği projelerdir.
Allahını seven matematikçilere sesleniyorum. Kilay bişey söyleyiverin de yapem... Bana bir proje verenin 40 yıl duacısı olurum...
Allahını seven matematikçilere sesleniyorum. Kilay bişey söyleyiverin de yapem... Bana bir proje verenin 40 yıl duacısı olurum...
oy.
İnşaallah burunları kanamadan kurtulurlar. İnşallah.
Tunceli Valiliğinden, "Pülümür'den havalanan Sikorsky tipi polis helikopterinden kalkıştan yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği, 12 kişi bulunan helikopterin düştüğünün değerlendirildiği" bildirildi.
Tunceli'de bir polis helikopteri ile irtibatın kesildiği bildirildi.
Valilikten yapılan açıklamada, bugün saat 11.40 sularında Pülümür ilçesinden havalanan "Sikorsky" tipi polis helikopterinden kalkışından yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği belirtildi.
Açıklamada, helikopterin olumsuz hava koşullarından dolayı düştüğünün değerlendirildiği ifade edilerek, şu bilgiler aktarıldı:
"Söz konusu helikopterde 7 polis memuru, 1 hakim, 1 astsubay ve 3 mürettebat olduğu değerlendirilmektedir. Helikopterin olumsuz hava şartlarından dolayı düştüğü değerlendirilmekte olup, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edilmiştir. Gelişmelerden kamuoyuna bilgi verilecektir."
Bozdağ bilgi aldı
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, telefonda görüştüğü Tunceli Valisi Osman Kaymak'tan olaya ilişkin bilgi aldı.
İnşaallah burunları kanamadan kurtulurlar. İnşallah.
Tunceli Valiliğinden, "Pülümür'den havalanan Sikorsky tipi polis helikopterinden kalkıştan yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği, 12 kişi bulunan helikopterin düştüğünün değerlendirildiği" bildirildi.
Tunceli'de bir polis helikopteri ile irtibatın kesildiği bildirildi.
Valilikten yapılan açıklamada, bugün saat 11.40 sularında Pülümür ilçesinden havalanan "Sikorsky" tipi polis helikopterinden kalkışından yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği belirtildi.
Açıklamada, helikopterin olumsuz hava koşullarından dolayı düştüğünün değerlendirildiği ifade edilerek, şu bilgiler aktarıldı:
"Söz konusu helikopterde 7 polis memuru, 1 hakim, 1 astsubay ve 3 mürettebat olduğu değerlendirilmektedir. Helikopterin olumsuz hava şartlarından dolayı düştüğü değerlendirilmekte olup, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edilmiştir. Gelişmelerden kamuoyuna bilgi verilecektir."
Bozdağ bilgi aldı
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, telefonda görüştüğü Tunceli Valisi Osman Kaymak'tan olaya ilişkin bilgi aldı.
+50 vekilimiz olmuş durumda.
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre, illerin çıkaracağı milletvekili sayıları, anayasa değişikliği ile getirilen 600 milletvekili sayısına göre yeniden hesaplandı.
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre, illerin çıkaracağı milletvekili sayıları, anayasa değişikliği ile getirilen 600 milletvekili sayısına göre yeniden hesaplandı.
Galatasaray ile yollarını ayırmıştır. Geç Bile kalındı.
Meclis Başkanı seçimlerinin ardından "Baykal'ı destekleseydik AKP'nin tabiriyle, inançsız bir partinin adamını seçtik diye bize yükleneceklerdi" sözleri nedeniyle son günlerde gündemin baş sırasına oturan MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, partisinin Grup Başkanvekilliği görevinden alındı.Halaçoğlu dün yaptığı açıklamalarda bu sözlerinin arkasında olduğunu ve CHP'den özür dilemeyeceğini söylemişti.
nOT: Belki de bunların üzerine söylemesi gereken tek şey (gbkz:söylediklerimden mesulum algıladıklarınızdan değil!)
nOT: Belki de bunların üzerine söylemesi gereken tek şey (gbkz:söylediklerimden mesulum algıladıklarınızdan değil!)
aklımda yer eden güzel mi güzel samimi mi samimi bir soru cümlesi.
Marvel'in çelik adamı. Rus'tur kendisi.
MHP''nin simgesi olan üç hilalin fikir babası. Ermeni asilliymis. 7 mayıs 2017 tarihinde vefat etmis. Kendisini Osmanlı Ermenisi olarak tanimliyormş. Bu ironiyle bir yasima daha girdim.
içte yayılan samimi bir temennidir. bulmak kısmını pek düşünmeden yapıldığında kıymeti artar.
Partisinin Ankara İl Başkanlığı tarafından düzenlenen dayanışma yemeğine katılan Demirtaş, Ağrı'nın Diyadin ilçesinde yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
''PKK'LILAR DA BİZİM CANIMIZDIR''
Israrla ve inatla "barış" demeye devam edeceklerini belirten Demirtaş, "Asla bu tür provokasyonlara gelmeyeceğiz. PKK'lıların üstüne operasyon için yolladığınız askerler de bizim çocuklarımız, kardeşlerimizdir. Onların canı bizim canımızdır, öldürmeye çalıştığınız PKK'lılar da onlar da bu halkın evlatları, kardeşlerimiz, canımızdır. Birbirlerini öldürmelerine izin vermeyeceğiz. Bu ülkede artık kan dökülmesine izin vermeyeceğiz" diye konuştu.
Genelkurmay Başkanlığının Siirt, Hakkari ve Şırnak'ta operasyonlar yaptığını öne süren Demirtaş, Cemil Bayık'ın "Biz savaşmak istemiyoruz, biz artık silah bırakmak istiyoruz" açıklaması yaptığını ileri sürdü.
''ALLAH BİN DEFA BELASINI VERSİN''
Demirtaş, şunları kaydetti:
"Silah siyasetinden beslenen malum partiye oy vermeyin yaygarası koparmaya başladılar. Kim silahtan beslenerek oy topluyorsa Allah onun bin defa belasını versin. Kim silaha güvenerek, kim elindeki silah gücüne güvenerek, emrindeki silah gücüne güvenerek oy toplamak istiyorsa, Allah onun burnundan fitil fitil getirsin. Seçimi görmeyi nasip etmesin. Bizsek biz, sizseniz siz. Fakat bu provokasyon ortamıyla bizler, yaratmak istedikleri bu atmosferle Türkiye'yi seçime götürmeye izin vermeyeceğiz."
''PKK'LILAR DA BİZİM CANIMIZDIR''
Israrla ve inatla "barış" demeye devam edeceklerini belirten Demirtaş, "Asla bu tür provokasyonlara gelmeyeceğiz. PKK'lıların üstüne operasyon için yolladığınız askerler de bizim çocuklarımız, kardeşlerimizdir. Onların canı bizim canımızdır, öldürmeye çalıştığınız PKK'lılar da onlar da bu halkın evlatları, kardeşlerimiz, canımızdır. Birbirlerini öldürmelerine izin vermeyeceğiz. Bu ülkede artık kan dökülmesine izin vermeyeceğiz" diye konuştu.
Genelkurmay Başkanlığının Siirt, Hakkari ve Şırnak'ta operasyonlar yaptığını öne süren Demirtaş, Cemil Bayık'ın "Biz savaşmak istemiyoruz, biz artık silah bırakmak istiyoruz" açıklaması yaptığını ileri sürdü.
''ALLAH BİN DEFA BELASINI VERSİN''
Demirtaş, şunları kaydetti:
"Silah siyasetinden beslenen malum partiye oy vermeyin yaygarası koparmaya başladılar. Kim silahtan beslenerek oy topluyorsa Allah onun bin defa belasını versin. Kim silaha güvenerek, kim elindeki silah gücüne güvenerek, emrindeki silah gücüne güvenerek oy toplamak istiyorsa, Allah onun burnundan fitil fitil getirsin. Seçimi görmeyi nasip etmesin. Bizsek biz, sizseniz siz. Fakat bu provokasyon ortamıyla bizler, yaratmak istedikleri bu atmosferle Türkiye'yi seçime götürmeye izin vermeyeceğiz."
ataşehir belediye başkanı battal ilgezdi'nin eşi.
gerçekten birşey merak ediyorum hani bu insanlar bu kadar ülkelerine ecdadlarına düşkün ve avrupadan aynı şekilde nefret ediyor onların yönetiminden politikalarından. erdoğan'ı sonuna kadar destekleyip onun olmasını istiyorlar ya neden hala orada yaşıyorlar gelsinler türkiye de mis gibi yaşasınlar.
birde orada azınlık iken yaşadıkları durumlardan şikayetçi olup ve bunu milliyetçi bir şekilde destekleyen türkiyedekiler aynı şeyleri kendi ülkelerindeki azınlıklar için neden istemiyor?
ha birde dikkatinizi çekti mi bilmem üst entrydeki videoda sunum yapan kişi trump için söyledikleri şeyleri burada cumhurbaşkanına söylese direkt tutuklanır çok ilginç bir durum değil mi?
birde orada azınlık iken yaşadıkları durumlardan şikayetçi olup ve bunu milliyetçi bir şekilde destekleyen türkiyedekiler aynı şeyleri kendi ülkelerindeki azınlıklar için neden istemiyor?
ha birde dikkatinizi çekti mi bilmem üst entrydeki videoda sunum yapan kişi trump için söyledikleri şeyleri burada cumhurbaşkanına söylese direkt tutuklanır çok ilginç bir durum değil mi?
bana altı ay sürecek gibi bir his uyandıran evlilik. Ben ünlü kesiminin evliliklerine pek itibar edemiyorum. Hayır zaten iki yıl yiyişip sonra evleniyorlar. Sonra da boşanıyorlar. Aslında bunlara çok daha ağır cezalar verilmeli adam hem ünlü hemde altı ay sonra boşanıyor, her b.ku örnek alan bir sürü insan var ve bu insanlar bu kadar rahat olmamalı. Afedersiniz sinemcim kenencım sizin başlıkta yardırdım azcık ama bu düşüncemde kalıcı gibiyim.
Evliliği de sindirememiş olabilirim sanırım. Arda sevgisinden olabilir.
Evliliği de sindirememiş olabilirim sanırım. Arda sevgisinden olabilir.
kız çocuklarını utanç kaynağı görmek
Erken ölmeleri.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

