bilindik kelimesiyle distopya. istenilmeyen alem ya da dünya gibi bir şey. tabi günümüzde de çok ağır sıkıntılar yaşanıyor, biz de kıyısından köşesinden denk geliyoruz. ama insan hayalinde daha vahim ve korkutucu senaryolar ortaya çıkabiliyor.
benim aklıma ilk gelen, farklılıkların tamamen 0 olması. düşünsenize, müzik tek bir notadan oluşuyor. insanlar tek tip giyinip, cinsiyet gözetmeksizin aynı saç görünümünde. hatta siyah beyaz harici renkler de yok. ve sadece her şey kareden ibaret. üçgen veya daire yok mesela. hatta dil dediğimiz şey bile tek bir kelime. tek bir sözcük. insanlar tek bir şehirde yaşıyorlar. şehirde neredeyse arıların petekleri gibi, hiçbir mimari dokunuş yok. tamamen modernist hatta sadece işlevsel. nasıl yaşanır ki böyle bir dünyada. şu an yaşadığımız dünyanın %90'nını almak gibi bir şey. ve önem açısından %100'ü belkide.
o zaman buyrun:
https://www.youtube.com/watch?v=6G-erS4xAc0
aziz nesin'in dindar kızkardeşi
1 haziran 1996 / ahmet dinç
aziz nesin hep sivri çıkışlarıyla tanındı. sivas olayları 'nda tahrikçi olduğu iddiasıyla itham edildi. nesin 'i herkes tanıdı, okudu, konuştu. fakat çok az kişinin tanıdığı bir nesin daha vardı; aziz nesin 'in kızkardeşi saadet nesin. geçtiğimiz günlerde hayattan ayrıldı. ağabeyinin unuttuğu saadet hanım, en başta dindar biriydi.
türkiye'nin en ünlü ateisti aziz nesin'in kızkardeşi saadet nesin, yalnız ve gözlerden ırak yaşadığı istanbul beyazıt'taki evinde 20 mayıs pazartesi sabahı vefat etti. bu haberi bütün ajanslar, gazeteler atladı. bir kısım basın belki duymadı, bir kısmı ise basit bir önyargı genellemesiyle, ilgilenmedi bile.
saadet nine, aziz nesin'in anababa bir kardeşiydi, 80'ine merdiven dayamıştı. fakat onu ağabeyinden ayıran birçok farklar vardı aralarında. bir kere saadet nine, allah'a inanıyordu; daha da öte, islam'ın emrettiklerini yaşamaya, namazını kılıp, orucunu tutmaya gayret ediyordu. beyazıtlı komşuları, son 25 senede aziz nesin'in kızkardeşini ziyarete geldiğine şahit olmamışlardı.
bir de, ölümü sessiz oldu saadet hanım teyze'nin, ağabeyinden farklı olarak.çocukluğu, ağabeyi aziz nesin'le birlikte büyükada'da geçmiş. o günleri ve aziz ağabeyi'ni şöyle anlatırmış çevresine: "çocukluğumdaki ağabeyim, aynı allah'a inandığımız, aynı dinin mensubu olmanın gururunu paylaştığımız ağabeyimdi. ne olduysa oldu, kardeşim önce, dinde beni yalnız bıraktı. bizim dünyamızdan ruhen uzaklaştı. onu bizden ve dinden uzaklaştıran, biraz da çev resinde gördüğü yarım müslümanlar'dı. insan rabbinden uzaklaşınca diğer şeylerden uzaklaşıyor olsa gerekti. benden de uzaklaştı. "
hiç evlenmemişti. bir evi, birkaç dükkanı vardı. bir ömür geçirdiği beyazıt'ta, onun, aziz nesin'in kızkardeşi olduğunu bilen çok azdı. bir, dore apartmanı sakinleriyle iyi ilişkiler kurmuş, bir de evine çok yakın olan saraç ishak camii'nin imam-hatibi ve yazar şerif benekçi'yle. evinin ahşap balkonundan uzanıp, her sabah, "bugün nasılsınız hocaefendi?" diye hatır sormayıihmal etmemiş yıllarca. tabii bir de güvereinlerle sürmüş dostluğu...
yazar şerif benekçi'den ve komşularından derlediğimiz kadarıyla, karşımıza, aziz nesin'e hiç benzemeyen, birçok yönüyle taban tabana zıt bir kişilik, gerçek bir müslüman hanımefendi çıktı. "uzaktan" da olsa saadet teyze'yi tanıyınca aziz nesin keşke kardeşini unut- . masaydı diyor insan.
saadet nesin, gerçek bir istanbul hanımefendisiymiş su katılmamış bir istanbul türkçesi konuşurmuş. benekçi, saadet teyze'nin güzel türkçesi'ni anlatırken, "onun konuşmasında istanbul türkçesi yorgun ama içten bir ses tonuyla bugünlere taşınır, siz taşralı saflığınızla, istanbul'un gittiği kara delikten geri geldiğini düşünürdünüz" diyor.
doğup büyüdüğü istanbul'un haline de üzülür dururmuş saadet nesin; "ayağı çamurlular istanbul'u bitirdi. önce istanbul bitti, ardından herşey" diye hayıflanırmış.
dertleriyle dertlenirmiş
aziz nesin'in pek geçinemediği müslümanlar'la içiçe olmayı çok seven saadet hanım, saraç ishak camii imam~hatibi şerif benekçi'yle dini konularda sohbet etmeye can atarmış. müslümanlar'ın dertlerini kendi derdi edinir, yardımcı olmaya çalışırmış. hatta bir keresinde, şerif benekçi görevli olarak umre ziyaretindeyken, caminin bahçesindeki ağaçları belediye fen işleri budamış, dallar yerlerde kalmış. bir mahalle sakini bunu bahane edip cami imamını şikayet edeceğini söyleyince, saadet nesin daha erken davranıp, mahallenin yaşlı kadınlarını yanına aldığı gibi doğru eminönümüftülüğü'ne gidip, "hocamıza sakın ilişmeyin" demiş.
"saadet nesin ne kadar dindardı acaba" gibi bir merak alabilir sizleri belki. bir ölçü verelim: ramazan ayında te ravih namazlarını eda için, balkonunun birkaçmetre ötesindeki saraçishak camii'ne değil de, uzaktaki soğanağa camii'ne gidermiş. sebebi, soğanağa'da teravihlerin hatimle kıldırılıyor olması.
ağabeyi aziz nesin konusunda hep sessiz kalmış. söz ona geldiğinde, çok uzaklara düşmüşbirinden bahseder gibiymiş. fakat 70 yıl önceki "aziz abi"sini hala severmiş. ağabeyinin asıl öfkesinin dine değil, dindarlara olabileceğini söyleyip, onun herşeye rağmen iman üzere gitmiş olmasını dilermiş.
osmanli hanımefendisi
bir osmanlı hanımefendisi olduğu gibi, bir osmanlı bilgesiymiş de saadet nesin. gittiği misafirliklerde mutlaka e linde bir hediye götürürmüş. güvercinlere ve kedilere çok düşkün olan saadet teyze'yi hemen her sabah beyazıt camii'nin önündeki güvercinlere ekmek götürürken gördüğünü söylüyor şerif benekçi.
şu sözler saadet teyze'den kalma: "eskiden her evin bir kedisi vardı. kedi beslemeyen aileler kınanır, 'aaa! bir kedileri bile yok' diye acınır& şimdi herşey sokakta. kediler de değişti. sadece insanlar değişmedi. eskiden büyük kediler yavru kedileri dalamaz, onları himaye ederlerdi. şimdi dalıyorlar."
tanıyanlar, saadet nesin için, "mükemmel bir insan ve müslüman'dı" diyorlar. insanların yemeyip çöp kutularına attıkları ekmek artıklarını o toplar, beyazıt camii önündeki güvercinlere götürürmüş. bazan da götüremez ya da götürdükten sonra geri dönernezmiş. zira yağmura yakalanır, sular mithat paşa caddesi'nin o dik eğiminde bütün yolu kapatıp hızla akmaya başlayınca kalakalırmış. o zaman komşuları ya da iyi insanlar onu alıp evine ulaştırırmış. yani kısaca, aziz nesin'in kızkardeşinin yaşadığı yerde, "sizin oralarda insan yok mu?" denmiyormuş.
1 haziran 1996 / ahmet dinç
aziz nesin hep sivri çıkışlarıyla tanındı. sivas olayları 'nda tahrikçi olduğu iddiasıyla itham edildi. nesin 'i herkes tanıdı, okudu, konuştu. fakat çok az kişinin tanıdığı bir nesin daha vardı; aziz nesin 'in kızkardeşi saadet nesin. geçtiğimiz günlerde hayattan ayrıldı. ağabeyinin unuttuğu saadet hanım, en başta dindar biriydi.
türkiye'nin en ünlü ateisti aziz nesin'in kızkardeşi saadet nesin, yalnız ve gözlerden ırak yaşadığı istanbul beyazıt'taki evinde 20 mayıs pazartesi sabahı vefat etti. bu haberi bütün ajanslar, gazeteler atladı. bir kısım basın belki duymadı, bir kısmı ise basit bir önyargı genellemesiyle, ilgilenmedi bile.
saadet nine, aziz nesin'in anababa bir kardeşiydi, 80'ine merdiven dayamıştı. fakat onu ağabeyinden ayıran birçok farklar vardı aralarında. bir kere saadet nine, allah'a inanıyordu; daha da öte, islam'ın emrettiklerini yaşamaya, namazını kılıp, orucunu tutmaya gayret ediyordu. beyazıtlı komşuları, son 25 senede aziz nesin'in kızkardeşini ziyarete geldiğine şahit olmamışlardı.
bir de, ölümü sessiz oldu saadet hanım teyze'nin, ağabeyinden farklı olarak.çocukluğu, ağabeyi aziz nesin'le birlikte büyükada'da geçmiş. o günleri ve aziz ağabeyi'ni şöyle anlatırmış çevresine: "çocukluğumdaki ağabeyim, aynı allah'a inandığımız, aynı dinin mensubu olmanın gururunu paylaştığımız ağabeyimdi. ne olduysa oldu, kardeşim önce, dinde beni yalnız bıraktı. bizim dünyamızdan ruhen uzaklaştı. onu bizden ve dinden uzaklaştıran, biraz da çev resinde gördüğü yarım müslümanlar'dı. insan rabbinden uzaklaşınca diğer şeylerden uzaklaşıyor olsa gerekti. benden de uzaklaştı. "
hiç evlenmemişti. bir evi, birkaç dükkanı vardı. bir ömür geçirdiği beyazıt'ta, onun, aziz nesin'in kızkardeşi olduğunu bilen çok azdı. bir, dore apartmanı sakinleriyle iyi ilişkiler kurmuş, bir de evine çok yakın olan saraç ishak camii'nin imam-hatibi ve yazar şerif benekçi'yle. evinin ahşap balkonundan uzanıp, her sabah, "bugün nasılsınız hocaefendi?" diye hatır sormayıihmal etmemiş yıllarca. tabii bir de güvereinlerle sürmüş dostluğu...
yazar şerif benekçi'den ve komşularından derlediğimiz kadarıyla, karşımıza, aziz nesin'e hiç benzemeyen, birçok yönüyle taban tabana zıt bir kişilik, gerçek bir müslüman hanımefendi çıktı. "uzaktan" da olsa saadet teyze'yi tanıyınca aziz nesin keşke kardeşini unut- . masaydı diyor insan.
saadet nesin, gerçek bir istanbul hanımefendisiymiş su katılmamış bir istanbul türkçesi konuşurmuş. benekçi, saadet teyze'nin güzel türkçesi'ni anlatırken, "onun konuşmasında istanbul türkçesi yorgun ama içten bir ses tonuyla bugünlere taşınır, siz taşralı saflığınızla, istanbul'un gittiği kara delikten geri geldiğini düşünürdünüz" diyor.
doğup büyüdüğü istanbul'un haline de üzülür dururmuş saadet nesin; "ayağı çamurlular istanbul'u bitirdi. önce istanbul bitti, ardından herşey" diye hayıflanırmış.
dertleriyle dertlenirmiş
aziz nesin'in pek geçinemediği müslümanlar'la içiçe olmayı çok seven saadet hanım, saraç ishak camii imam~hatibi şerif benekçi'yle dini konularda sohbet etmeye can atarmış. müslümanlar'ın dertlerini kendi derdi edinir, yardımcı olmaya çalışırmış. hatta bir keresinde, şerif benekçi görevli olarak umre ziyaretindeyken, caminin bahçesindeki ağaçları belediye fen işleri budamış, dallar yerlerde kalmış. bir mahalle sakini bunu bahane edip cami imamını şikayet edeceğini söyleyince, saadet nesin daha erken davranıp, mahallenin yaşlı kadınlarını yanına aldığı gibi doğru eminönümüftülüğü'ne gidip, "hocamıza sakın ilişmeyin" demiş.
"saadet nesin ne kadar dindardı acaba" gibi bir merak alabilir sizleri belki. bir ölçü verelim: ramazan ayında te ravih namazlarını eda için, balkonunun birkaçmetre ötesindeki saraçishak camii'ne değil de, uzaktaki soğanağa camii'ne gidermiş. sebebi, soğanağa'da teravihlerin hatimle kıldırılıyor olması.
ağabeyi aziz nesin konusunda hep sessiz kalmış. söz ona geldiğinde, çok uzaklara düşmüşbirinden bahseder gibiymiş. fakat 70 yıl önceki "aziz abi"sini hala severmiş. ağabeyinin asıl öfkesinin dine değil, dindarlara olabileceğini söyleyip, onun herşeye rağmen iman üzere gitmiş olmasını dilermiş.
osmanli hanımefendisi
bir osmanlı hanımefendisi olduğu gibi, bir osmanlı bilgesiymiş de saadet nesin. gittiği misafirliklerde mutlaka e linde bir hediye götürürmüş. güvercinlere ve kedilere çok düşkün olan saadet teyze'yi hemen her sabah beyazıt camii'nin önündeki güvercinlere ekmek götürürken gördüğünü söylüyor şerif benekçi.
şu sözler saadet teyze'den kalma: "eskiden her evin bir kedisi vardı. kedi beslemeyen aileler kınanır, 'aaa! bir kedileri bile yok' diye acınır& şimdi herşey sokakta. kediler de değişti. sadece insanlar değişmedi. eskiden büyük kediler yavru kedileri dalamaz, onları himaye ederlerdi. şimdi dalıyorlar."
tanıyanlar, saadet nesin için, "mükemmel bir insan ve müslüman'dı" diyorlar. insanların yemeyip çöp kutularına attıkları ekmek artıklarını o toplar, beyazıt camii önündeki güvercinlere götürürmüş. bazan da götüremez ya da götürdükten sonra geri dönernezmiş. zira yağmura yakalanır, sular mithat paşa caddesi'nin o dik eğiminde bütün yolu kapatıp hızla akmaya başlayınca kalakalırmış. o zaman komşuları ya da iyi insanlar onu alıp evine ulaştırırmış. yani kısaca, aziz nesin'in kızkardeşinin yaşadığı yerde, "sizin oralarda insan yok mu?" denmiyormuş.
Hollanda'nın ünlü tüp bebek doktoru Jan Karbaat'ın nisan ayında ölümü, büyük bir skandal zincirini ortaya çıkardı.
Hollanda'da tüp bebek tedavisi yapan doktorun ölümü, skandalı ortaya çıkardı! Bir çocuğunun DNA testi, tüp merkezi aracılığıyla dünyaya gelen 19 müşterisinin sperm kaynağının Dr. Karbaat olduğunu ortaya koydu.
Bu eşleşme sonrası mahkeme, doktorun DNA örneğinin alınmasını istedi.
Skandalın böylesi! 19 çocuğun babası tüp bebek doktoru çıktı!
Kliniğinde kendi spermlerini kullanmakla suçlanan ve en az 19 çocuğun biyolojik babası olduğu sanılan doktorun daha çok sayıda müşterisine bu hizmeti vermiş olabileceği düşünülüyor.
89 yaşında ölen Jan Karbaat'ın, mahkeme kararıyla el koyulan diş fırçası, tıraş malzemeleri ve çorapları incelenecek.
Karbaat, Rotterdam'da 1980'de tüp bebek kliniği açan Hollanda'da sektörün önde gelen isimlerdendi.
http://www.sonhaber.in
Hollanda'da tüp bebek tedavisi yapan doktorun ölümü, skandalı ortaya çıkardı! Bir çocuğunun DNA testi, tüp merkezi aracılığıyla dünyaya gelen 19 müşterisinin sperm kaynağının Dr. Karbaat olduğunu ortaya koydu.
Bu eşleşme sonrası mahkeme, doktorun DNA örneğinin alınmasını istedi.
Skandalın böylesi! 19 çocuğun babası tüp bebek doktoru çıktı!
Kliniğinde kendi spermlerini kullanmakla suçlanan ve en az 19 çocuğun biyolojik babası olduğu sanılan doktorun daha çok sayıda müşterisine bu hizmeti vermiş olabileceği düşünülüyor.
89 yaşında ölen Jan Karbaat'ın, mahkeme kararıyla el koyulan diş fırçası, tıraş malzemeleri ve çorapları incelenecek.
Karbaat, Rotterdam'da 1980'de tüp bebek kliniği açan Hollanda'da sektörün önde gelen isimlerdendi.
http://www.sonhaber.in
GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN
SÖZLEŞMELİ PERSONEL (657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ) ALIM İLANI
Üniversitemiz Hastanesi Başhekimliğinde (giderleri özel bütçeden karşılanmak üzere) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilmek üzere 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Kararnameye ekli 28.06.2007 tarih ve 26566 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar' da yer alan ek 2'inci maddenin (b) fıkrasına göre (KPSS (B) gurubu puan sırası esas alınmak suretiyle) aşağıda belirtilen pozisyonlara toplam(gbkz: 8 sekiz adet sözleşmeli personel) alınacaktır.
(gbkz:hemşire) 8 kişi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü veya Hemşirelik Yüksekokulu Lisans Programından Mezun Olmak.
Adaylarla hizmet sözleşmesi yapılacak olup, sözleşmede belirtilen şartları yerine getirmeyen adayların sözleşmeleri 1 (bir) ay içerisinde fesih edilecektir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/B maddesi gereğince, sözleşmeli olarak istihdam edilenler hizmet sözleşmesine aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içersinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren 1 (bir) yıl geçmedikçe kuramların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.
Başvuracak adaylarda yukarda belirtilen özel şartlar ile 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde belirtilen aşağıdaki genel şartlar aranır.
I- (gbkz:GENEL ŞARTLAR):
a) Türk vatandaşı olmak,
b) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; affa veya zaman aşımına uğramış yahut para cezasına çevrilmiş veya ertelenmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adli sicilden çıkarılmış olsa bile bir cürümden hükümlü bulunmamak veya soruşturma altında olmamak,
d) Erkekler için askerlik durumu itibariyle; Askerlikle ilgisi bulunmamak, Muvazzaf askerlik hizmetini yapış yahut ertelemiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,
e) 657 sayılı Kanunun 53. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak,
1- 2014 KPSS (B) Grubu KPSSP3 puanı esas alınacaktır
2- Başvurularda "Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik Hükümleri uygulanır.
3- Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almıyor olmaları gerekmektedir.
II- (gbkz:BAŞVURU YERİ VE ŞEKLİ):
Adayların başvurularını ilanın yayımlanmaya başladığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde ( 20.10.2015 - 03.11.2015 ) İş Talep Formunu tam ve eksiksiz doldurarak istenen belgelerle birlikte Teknikokullar/BEŞEVLER-ANKARA adresinde bulunan Gazi Üniversitesi Rektörlüğü Personel Dairesi Başkanlığına şahsen yapmaları gerekmektedir. Başvuru için istenen belgeleri eksik getiren, başvuru tarihini geciktiren veya nitelikleri uygun olmayan adayların müracaatlarına işlem yapılmayacaktır.
Adayların Posta yoluyla yaptıkları başvurular kabul edilmeyecektir.
İstenen Belgeler;
1- 2014 KPSS gurubu sınav sonuç belgesi
2- Başvuru Formu (www.gazi.edu.tr adresinden temin edilecektir.)
3- Diploma Örneği
III- (gbkz:BAŞVURULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇLARI):
KPSS (B) gurubu puan sıralamasıyla atanmaya hak kazanan adayların sonuç belgesi ÖSYM kayıtları ile kontrol edilecektir. Yanlış beyanda bulunanları başvuruları geçersiz sayılacaktır. Atanmaya hak kazanan adayların isimleri başvuru bitim tarihi itibariyle en geç 15 (onbeş) gün içerisinde www.gazi.edu.tr adresinden ilan edilecektir. Bu ilan tebliğ mahiyetinde olacağından, ayrıca tebligat yapılmayacaktır.
Atanmaya hak kazanan adayların ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde gerekli belgeleri tamamlamak suretiyle Rektörlüğümüz Personel Dairesi Başkanlığına şahsen teslim etmeleri gerekmektedir. Belgelerin teslime müteakip atama yapılır, atamanın adaylara yazılı olarak bildirilmesinden itibaren 15 gün içinde aday görevine başlamak zorundadır. Bu süre içerisinde göreve başlamayanlar haklarını kaybederler.
Adres: Gazi Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı Teknikokullar/BEŞEVLER-ANKARA Tel: 0312-202 24 08-09-10-16
[http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/yeni_PDF.aspx?h7X3nL62nt6lto9RVZ+0gF2dSfQwCid2bQcrbm1n8rtsM1eWhgYZoHjQU3g9C5l+toj8KZyoN1AGmEeN7sIXqQ2tCh0gpvnCzqRum7vWufc= tık tık]
SÖZLEŞMELİ PERSONEL (657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ) ALIM İLANI
Üniversitemiz Hastanesi Başhekimliğinde (giderleri özel bütçeden karşılanmak üzere) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilmek üzere 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Kararnameye ekli 28.06.2007 tarih ve 26566 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar' da yer alan ek 2'inci maddenin (b) fıkrasına göre (KPSS (B) gurubu puan sırası esas alınmak suretiyle) aşağıda belirtilen pozisyonlara toplam(gbkz: 8 sekiz adet sözleşmeli personel) alınacaktır.
(gbkz:hemşire) 8 kişi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü veya Hemşirelik Yüksekokulu Lisans Programından Mezun Olmak.
Adaylarla hizmet sözleşmesi yapılacak olup, sözleşmede belirtilen şartları yerine getirmeyen adayların sözleşmeleri 1 (bir) ay içerisinde fesih edilecektir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/B maddesi gereğince, sözleşmeli olarak istihdam edilenler hizmet sözleşmesine aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içersinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren 1 (bir) yıl geçmedikçe kuramların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.
Başvuracak adaylarda yukarda belirtilen özel şartlar ile 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde belirtilen aşağıdaki genel şartlar aranır.
I- (gbkz:GENEL ŞARTLAR):
a) Türk vatandaşı olmak,
b) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere; affa veya zaman aşımına uğramış yahut para cezasına çevrilmiş veya ertelenmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adli sicilden çıkarılmış olsa bile bir cürümden hükümlü bulunmamak veya soruşturma altında olmamak,
d) Erkekler için askerlik durumu itibariyle; Askerlikle ilgisi bulunmamak, Muvazzaf askerlik hizmetini yapış yahut ertelemiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,
e) 657 sayılı Kanunun 53. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak,
1- 2014 KPSS (B) Grubu KPSSP3 puanı esas alınacaktır
2- Başvurularda "Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik Hükümleri uygulanır.
3- Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almıyor olmaları gerekmektedir.
II- (gbkz:BAŞVURU YERİ VE ŞEKLİ):
Adayların başvurularını ilanın yayımlanmaya başladığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde ( 20.10.2015 - 03.11.2015 ) İş Talep Formunu tam ve eksiksiz doldurarak istenen belgelerle birlikte Teknikokullar/BEŞEVLER-ANKARA adresinde bulunan Gazi Üniversitesi Rektörlüğü Personel Dairesi Başkanlığına şahsen yapmaları gerekmektedir. Başvuru için istenen belgeleri eksik getiren, başvuru tarihini geciktiren veya nitelikleri uygun olmayan adayların müracaatlarına işlem yapılmayacaktır.
Adayların Posta yoluyla yaptıkları başvurular kabul edilmeyecektir.
İstenen Belgeler;
1- 2014 KPSS gurubu sınav sonuç belgesi
2- Başvuru Formu (www.gazi.edu.tr adresinden temin edilecektir.)
3- Diploma Örneği
III- (gbkz:BAŞVURULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇLARI):
KPSS (B) gurubu puan sıralamasıyla atanmaya hak kazanan adayların sonuç belgesi ÖSYM kayıtları ile kontrol edilecektir. Yanlış beyanda bulunanları başvuruları geçersiz sayılacaktır. Atanmaya hak kazanan adayların isimleri başvuru bitim tarihi itibariyle en geç 15 (onbeş) gün içerisinde www.gazi.edu.tr adresinden ilan edilecektir. Bu ilan tebliğ mahiyetinde olacağından, ayrıca tebligat yapılmayacaktır.
Atanmaya hak kazanan adayların ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde gerekli belgeleri tamamlamak suretiyle Rektörlüğümüz Personel Dairesi Başkanlığına şahsen teslim etmeleri gerekmektedir. Belgelerin teslime müteakip atama yapılır, atamanın adaylara yazılı olarak bildirilmesinden itibaren 15 gün içinde aday görevine başlamak zorundadır. Bu süre içerisinde göreve başlamayanlar haklarını kaybederler.
Adres: Gazi Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı Teknikokullar/BEŞEVLER-ANKARA Tel: 0312-202 24 08-09-10-16
[http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/yeni_PDF.aspx?h7X3nL62nt6lto9RVZ+0gF2dSfQwCid2bQcrbm1n8rtsM1eWhgYZoHjQU3g9C5l+toj8KZyoN1AGmEeN7sIXqQ2tCh0gpvnCzqRum7vWufc= tık tık]
zinzal.
(bkz: #65287) okulların ismini değiştirip imam hatip müftü diyanet yapınca başarı gelmiyor. Adam gibi eğitim reformu yapılmalı. Akrabanin teki çocuğu lise tercihi yaparken illa imam hatip olsun yeter dedi. Defalarca uyarmayı denedik okulu adı turu önemli değil. Kadroya bakalım cocuga program yapalım diye. Şimdi malesef çocuk kazanamadı. Seneye nereye versek diye düşünüyor.
Millet bu kafada olunca yönetenler hiç umursamaz.
Demokrasi de herkesin seçme hakkı olması güzel ama seçtiğini denetleme yerine kahraman olarak gorunce sorunlar bitmiyor.
Millet bu kafada olunca yönetenler hiç umursamaz.
Demokrasi de herkesin seçme hakkı olması güzel ama seçtiğini denetleme yerine kahraman olarak gorunce sorunlar bitmiyor.
soğuklukta rekor üstüne rekor kıran +2000 metre rakımı olan içinde beni barındıran ardahan ilçesi.
-37,5 ne insaf?
[http://www.mgm.gov.tr/sondurum/en-dusuk-sicakliklar.aspx?t=t&gun=&ind=&s=AZ&f=#sfB okurken üşüyebilirsiniz]
düzenleme: ayrıca tüm türkiye kar tatili yaparken biz çalışıyoruz :B
-37,5 ne insaf?
[http://www.mgm.gov.tr/sondurum/en-dusuk-sicakliklar.aspx?t=t&gun=&ind=&s=AZ&f=#sfB okurken üşüyebilirsiniz]
düzenleme: ayrıca tüm türkiye kar tatili yaparken biz çalışıyoruz :B
tekirdağ-tekira alışveriş merkezi.
maalesef artık şehirlerimiz avm'ler ile anılmakta.
maalesef artık şehirlerimiz avm'ler ile anılmakta.
sürekli kazanan insanın ciddi bir zaafiyetini ortaya koyan fikirdir. şöyle ki, başarısızlıkla, kaybetmekle test edilmemiş ve böyle bir engelden çıkma tecrübesini yaşamamış insan eksiktir. hem de bu ne kadar çok ertelenirse o kadar kötü sonuçlara neden olabilir. sürekli kaybetme durumu da bir şeylerin yanlış gittiğini gösterir. bu iki mefhum arasındaki bağlantıları çözdüğünüzde olay kendiliğinden gelir. insanı kazandıklarından daha çok kayıpları bir yere getirir. önemli olan ayağa kalkabilmek...
istanbulun bir semti. şişli ilçesine bağlıdır. iki seneye yakın iş hayatımın geçtiği yer.
zonguldak'tan her seçim aday olması garanti olan milletvekilidir. Meclis Başkanlığı da yapmıştır. Yerel her röportajda zonguldak'tan dem vurur ama katkısı hiç görülmemiştir.
Muazzam üretimleri olan bir fotoğraf sanatçısıdır. [Ekteki fotoğrafı ile adından söz ettirmiştir.]
http://estaticoshumor.atresmedia.com/wp-content/uploads/2015/12/1017385_10200733607256825_125917833_n.jpg
http://estaticoshumor.atresmedia.com/wp-content/uploads/2015/12/1017385_10200733607256825_125917833_n.jpg
eski İngiliz edebiyatında will in yerine kullanılan kelime.
Öneri anlamı katan kelime.
Öneri anlamı katan kelime.
(bkz: Abur cubur)
iyi ya en azından bin üstü tanım yapmışız. Sıralama güzel bence.
kişi bakış açısını değiştirmiş de olabilir.
iğne olmaktan, kan aldırmaktan ciddi mana da korkuyorum sanırım.
*Bugün rebiülevvel ayına girdik Peygamber efendimiz (s.a.v) bu ayda dünyaya gelmistir. 22 ise mevlit kandilidir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki: "kim bu ayda girildigini birbirine haber verirse onu cennetine alması için kıyamete kadar Allaha dua edecegim"*
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

