Uyanık Gazeteci, yönetmenliğini Kartal Tibet'in yaptığı,başrollerini Kemal Sunal ve (gbkz:Nesrin Akkoç)'un canlandırdığı,1988 yapımı türk filmdir.
Gazeteci Ali (Kemal Sunal) yaptığı yanlış haberler yüzünden çalıştığı gazeteyi sürekli zor durumda bırakmaktadır.
Sen ağlama gülüm
Bir damla gözyaşın düşer
Sen üzülme gülüm
Gamzende güllerin biter
Yollarıma taş koysalar döneceğim
Gözlerinden yaşlarını sileceğim...
Şarkısıyla gönlüme taht kurmuş müzik grubu
Bir damla gözyaşın düşer
Sen üzülme gülüm
Gamzende güllerin biter
Yollarıma taş koysalar döneceğim
Gözlerinden yaşlarını sileceğim...
Şarkısıyla gönlüme taht kurmuş müzik grubu
evlilik. aynı yastığa baş koyma geleneği. bu gelenek kimilerince bir ritüel, kimilerince nesil efkarı, kimilerince ise toplum nazarının bir yaptırımıdır. edebi metinler ile başlayan, daha sonra riyaziye ile devam eden izdivaç, toplumların genelinde kabul gören bu sirkülasyon, hayat ağacını remz eder. ağacın içinde kurtçuklar var, çürükler var, filizlenmiş ışıl ışıl yapraklar var, var da var. yok yok, evlilik iyi kötü, güzel çirkin her şeyi ihtiva eder. biz iyi ve güzel yanına odaklanalım.
(bkz: olmaz olmaz bu iş olamaz)
Maltepe'de linç edilerek öldürülen kişinin çocuk kaçırmakla ilgisi yokmuş
ATM'den para çeken anne ve kıza yaklaşan şahıs 'Evde çocuklarım aç. Hakkını helal et' deyip parayı alıp kaçıyor bunu iş edinenler kovalayıp linç ediyor
Çaresizliğe düşeni linç etmeye alıştırılmış bir güruh
ATM'den para çeken anne ve kıza yaklaşan şahıs 'Evde çocuklarım aç. Hakkını helal et' deyip parayı alıp kaçıyor bunu iş edinenler kovalayıp linç ediyor
Çaresizliğe düşeni linç etmeye alıştırılmış bir güruh
henüz 18 yaşında olan amerikalı şarkıcıdır. gazeteler ondan "Grammy'de en büyük dört ödülü birden kazanan ilk kadın ve en genç şarkıcı olarak tarihe geçen" kişi olarak bahsetmektedir.
(gbkz:öğretmen sözlükteki başlıkları taşımak) eylemi ile şu an katkıda bulunduğum daha sonraları için hızlı aktığını gösterecek olan cümle.
Osmanlı devleti'nden kalma, istanbul laleli'de bulunan ibadethane.
espriyi yaptıktan sonra anlaşılmamaktan kaynaklı bir durum. Bunun güzel bir örneği var.
https://www.youtube.com/watch?v=8144l37GS-c
fıkraymış.
fıkraymış.
İnşallah kelimesi “Allah izin verirse” , “Allah’tan bir mani gelmezse” , “Allah ömür verirse” gibi anlamlara gelir.
Allahu Teala, Kalem suresinde geçen olayda, yapacakları işin olmasını Allah’ın iznine bağlamadan edilen sözlerin neticesinde -kafir bile olsalar- neler olabileceğini açıklıyor. Ayrıca yazının devamında bu konuda başımdan geçmiş bir olayı anlatacağım.
KALEM SURESİ 17 – 35. AYETLER
17- Biz onları (Mekkeli inkârcılar) da sınadık, bahçe sahiplerini sınadığımız gibi. Hani onlar sabah olunca (fakirler gelmeden) bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
18- İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı) , (Allah’ın iznine bağlamamışlardı. Ayrıca fakirlerin payını düşünmemişlerdi.)
19- Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,
20- Bahçe simsiyah kesiliverdi.
21- Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:
22- "Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
23- Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
24- "Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.
25- (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
26- Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .
27- "Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).
28- İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"
29- "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).
30- Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.
31- Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.
32- Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.
33- İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.
34- Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.
35- Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?
Bu kelimeyi kullanmamızı Allah istiyor. İnşallah kelimesi kullanılmadan söylenen sözler ilahi rahmetten mahrum olur. ‘İnşallah’ kelimesi Kuran’da ‘inşaallah’ diye geçmektedir.
İnşallah kelimesini her sözümüzde kullanmazsak ahirette sorumlu olur muyuz bilmiyorum ama Rabbimiz istediği için inşallah demeliyiz. Geçenlerde bu yazıyı yazmama sebep olan şöyle bir olay yaşadım:
Erkek kardeşimgil bizde ziyarettelerdi. Bilmeyenler için söyleyeyim ben tekerlekli sandalyede engelliyim ve her konuda yardıma muhtacım. Kardeşim babamı biraz dinlendirmek için akşam sürekli, abi yarın sana banyo yaptıracam, diyordu. O Cuma sabahı bana tekrar : Abi hadi seni vinçle kaldırıp klozete oturtunca banyo yaptırayım, dedi.
Ben, yok boşver yapmayalım, pazar yapalım, dedim. Kardeşim ısrar ediyordu, ben ise zahmet olmasın diye karşı çıkıyordum. Babam odaya girdi. Hadi kardeşin sana banyo yaptırsın, bugün mübarek Cuma günü, yıkanmak sevap; Pazar günü bir daha yaparsınız, dedi. Ama hiçbirimiz inşallah demiyorduk.
Kardeşim beni sandalyeden vinçle kaldırıp klozete oturtunca fark ettik ki daha bir dakika önce akan sular birden kesilmişti. Ben film şeridi gibi geçen konuşmalarımızı düşündüm.
Ve olayın farkına vardım. Biz yapacağımız banyoyu inşallah diyerek Allah’ın iznine bağlamamıştık. Kardeşime dedim ki: Allah, Kuran’da bizden, yarın yapacağım deme, inşallah yarın yapacağım de, diye emredip inşallah dememizi istiyor.
“Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme. Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Unuttuğun zaman Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni,doğruya daha yakın olana eriştirir."de. “ (Kehf suresi, 23-24.ayetler)
Gel kardeşim hatamızı kabul edelim, af dileyelim, dedim. Nasıl, dedi. Söyleyebildiğimiz kadar “estağfirullah” diyelim, içimizden de affet Rabbim özür dilerim Sen affedicisin diyelim, dedim. İkimizde kafamızı suçlu gibi öne eğip kaç kez dedik hatırlamıyorum.
Beş dakika sonra sular geldi. Elhamdülillah deyip banyomuzu yaptık ve dersimizi aldık.
Anlattığım bu olaya tesadüf diyenler olabilir. Benim yorumum şöyle: Her olay Allah’ın dilemesiyle olur ve sayısız gizli nedenleri (hikmet) olabilir. Ben her zaman olayların hikmetinin bana bakan yönü ne olabilir diye düşünürüm ve dersimi alırım.
Suyun tam o an kesilmesi ve beş dakika içinde geri gelmesinin maddi sebebini düşündüm. Allah bilir belki de o an bir vana sökülüp takılacaktı ve sokağın suyunu kapatıp açtılar. Maddi sebebi ne olursa olsun, olaylara hikmet nazarıyla bakan pek çok ibret bulabilir.
Allahu Teala, Kalem suresinde geçen olayda, yapacakları işin olmasını Allah’ın iznine bağlamadan edilen sözlerin neticesinde -kafir bile olsalar- neler olabileceğini açıklıyor. Ayrıca yazının devamında bu konuda başımdan geçmiş bir olayı anlatacağım.
KALEM SURESİ 17 – 35. AYETLER
17- Biz onları (Mekkeli inkârcılar) da sınadık, bahçe sahiplerini sınadığımız gibi. Hani onlar sabah olunca (fakirler gelmeden) bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
18- İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı) , (Allah’ın iznine bağlamamışlardı. Ayrıca fakirlerin payını düşünmemişlerdi.)
19- Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,
20- Bahçe simsiyah kesiliverdi.
21- Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:
22- "Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
23- Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
24- "Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.
25- (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
26- Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .
27- "Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).
28- İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"
29- "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).
30- Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.
31- Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.
32- Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.
33- İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.
34- Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.
35- Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?
Bu kelimeyi kullanmamızı Allah istiyor. İnşallah kelimesi kullanılmadan söylenen sözler ilahi rahmetten mahrum olur. ‘İnşallah’ kelimesi Kuran’da ‘inşaallah’ diye geçmektedir.
İnşallah kelimesini her sözümüzde kullanmazsak ahirette sorumlu olur muyuz bilmiyorum ama Rabbimiz istediği için inşallah demeliyiz. Geçenlerde bu yazıyı yazmama sebep olan şöyle bir olay yaşadım:
Erkek kardeşimgil bizde ziyarettelerdi. Bilmeyenler için söyleyeyim ben tekerlekli sandalyede engelliyim ve her konuda yardıma muhtacım. Kardeşim babamı biraz dinlendirmek için akşam sürekli, abi yarın sana banyo yaptıracam, diyordu. O Cuma sabahı bana tekrar : Abi hadi seni vinçle kaldırıp klozete oturtunca banyo yaptırayım, dedi.
Ben, yok boşver yapmayalım, pazar yapalım, dedim. Kardeşim ısrar ediyordu, ben ise zahmet olmasın diye karşı çıkıyordum. Babam odaya girdi. Hadi kardeşin sana banyo yaptırsın, bugün mübarek Cuma günü, yıkanmak sevap; Pazar günü bir daha yaparsınız, dedi. Ama hiçbirimiz inşallah demiyorduk.
Kardeşim beni sandalyeden vinçle kaldırıp klozete oturtunca fark ettik ki daha bir dakika önce akan sular birden kesilmişti. Ben film şeridi gibi geçen konuşmalarımızı düşündüm.
Ve olayın farkına vardım. Biz yapacağımız banyoyu inşallah diyerek Allah’ın iznine bağlamamıştık. Kardeşime dedim ki: Allah, Kuran’da bizden, yarın yapacağım deme, inşallah yarın yapacağım de, diye emredip inşallah dememizi istiyor.
“Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme. Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Unuttuğun zaman Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni,doğruya daha yakın olana eriştirir."de. “ (Kehf suresi, 23-24.ayetler)
Gel kardeşim hatamızı kabul edelim, af dileyelim, dedim. Nasıl, dedi. Söyleyebildiğimiz kadar “estağfirullah” diyelim, içimizden de affet Rabbim özür dilerim Sen affedicisin diyelim, dedim. İkimizde kafamızı suçlu gibi öne eğip kaç kez dedik hatırlamıyorum.
Beş dakika sonra sular geldi. Elhamdülillah deyip banyomuzu yaptık ve dersimizi aldık.
Anlattığım bu olaya tesadüf diyenler olabilir. Benim yorumum şöyle: Her olay Allah’ın dilemesiyle olur ve sayısız gizli nedenleri (hikmet) olabilir. Ben her zaman olayların hikmetinin bana bakan yönü ne olabilir diye düşünürüm ve dersimi alırım.
Suyun tam o an kesilmesi ve beş dakika içinde geri gelmesinin maddi sebebini düşündüm. Allah bilir belki de o an bir vana sökülüp takılacaktı ve sokağın suyunu kapatıp açtılar. Maddi sebebi ne olursa olsun, olaylara hikmet nazarıyla bakan pek çok ibret bulabilir.
Ruhi Çenet bunu da incelemiş.
(bkz: bir daha söyle)
çay oldu mu acaba?
Merkez Bankası'nın yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarından kabul ettiği döviz mevduatları. Kredi riski: Bir alacaklının verdiği kredilerin geri dönmemesi riski.
okul öncesi kitaplarına da konulmuş bulmaca türü. dikkat gelişimi açısından faydalı ancak o yaştaki çocuğun ipucu olmadan yapabileceği bir etkinlik değil. kendi çapımda severim ben ama.
aziz Nesin'in matematikçi oğludur.
Şöyle bişe paylaşmış;
Bu gece çocuklarıma büyüyünce matematikçi olsunlar diye şu soruyu sordum:
Adamın biri tavukçuya girer, \"Bu tavukların yarısını ver, bir de yarım tavuk ver\" der. Tavukçu adamın isteğini yerine getirir. Ardından kadının biri aynı tavukçuya girer, \"Bu tavukların yarısını ver, bir de yarım tavuk ver\" der. Tavukçu kadının isteğini yerine getirir. Ardından bir genç aynı tavukçuya girer, \"Bu tavukların yarısını ver, bir de yarım tavuk ver\" der. Tavukçu gencin isteğini yerine getirir. Ve tavukçuda hiç tavuk kalmaz! Tavukçuda başlangıçta kaç tavuk varmış?
Çocuklar tavukçu olmaya karar verdiler.
Şöyle bişe paylaşmış;
Bu gece çocuklarıma büyüyünce matematikçi olsunlar diye şu soruyu sordum:
Adamın biri tavukçuya girer, \"Bu tavukların yarısını ver, bir de yarım tavuk ver\" der. Tavukçu adamın isteğini yerine getirir. Ardından kadının biri aynı tavukçuya girer, \"Bu tavukların yarısını ver, bir de yarım tavuk ver\" der. Tavukçu kadının isteğini yerine getirir. Ardından bir genç aynı tavukçuya girer, \"Bu tavukların yarısını ver, bir de yarım tavuk ver\" der. Tavukçu gencin isteğini yerine getirir. Ve tavukçuda hiç tavuk kalmaz! Tavukçuda başlangıçta kaç tavuk varmış?
Çocuklar tavukçu olmaya karar verdiler.
call of duty
pes
fifa 2016
gta
minecraft
candy crush vs. vs...
artık akıllı telefonlar sayesinde sokakta, otobüste, serviste, teneffüste... nerde istersen orada oynama imkanı var.
pes
fifa 2016
gta
minecraft
candy crush vs. vs...
artık akıllı telefonlar sayesinde sokakta, otobüste, serviste, teneffüste... nerde istersen orada oynama imkanı var.
ramiz dayı.
(bkz: bana sökmez)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
