Klasik bir (gbkz:pardon) vakasıdır.
5 yıl önce cemaate uşaklık yapanların çok zoruna gitmiştir.
Edit:
Cemaate uşaklık yapanlar, yaptıkları uşaklığı inkar etmeyenler lönk diye üzerine alınmış. Bir de üstüne açıklama yapmaya çalışırken 'fikirlerinin sahibi olduğunu fakat her an değiştirebileceğini' eklemiş. Eh, bana da keyiften bir bardak demli çay içmek düşer.
gökçeada'da bulunan bir göl.
Aydıncık ve Kefalos plajının ortasında yer alan Tuz Gölü, her iki taraftan rüzgarın yığdığı kum seddinin ortasında oluşmuş. Gölün derinliği ortalama 1 mt. , genişliği 1 km. Göle boşalan bir dere yok, tamamen deniz suyu ve yağmurlarla oluşuyor.
Aydıncık ve Kefalos plajının ortasında yer alan Tuz Gölü, her iki taraftan rüzgarın yığdığı kum seddinin ortasında oluşmuş. Gölün derinliği ortalama 1 mt. , genişliği 1 km. Göle boşalan bir dere yok, tamamen deniz suyu ve yağmurlarla oluşuyor.
nam nam nam dır.
sosyal medya da her şeyi paylaşmam ama bu mesele başka. paylaşılmasını istediğimiz şey, darbe teşebbüsü karşısındaki duruştur. vatan sevgisi değil! namazı, orucu, yardımı paylaşmamız gereken merci Allah katıdır. insanları alakadar etmez zaten. ama bu ihanet konusunda, halkın tek yürek olduğu şu zamanda fikrimizi belirtmek durumundayız. kalpten geçeni allah biliyor ama ben bilemem. herkesin birbirinden şüphelendiği şu zamanda insanların kalplerine bakmıyorlar
rölantiye binmiş maç. Bizimkiler 0-0 olduğunu düşünüyorlar muhtemelen. Bu maç böyle biter. Ruh eksikliği var ciddi ölçüde.
https://www.youtube.com/watch?v=3bV0HwI1JX8&sns=fb
3d şölen eşliğinde dinleyince daha bir güzel olan şarkı.
3d şölen eşliğinde dinleyince daha bir güzel olan şarkı.
Bilgeliğin sembolü baykuş.
Bu en eski baykuş temsili.
Tam 30.000 yıllık!
Fransa'da Chauvet Mağarası'nda.
![]()
Bu en eski baykuş temsili.
Tam 30.000 yıllık!
Fransa'da Chauvet Mağarası'nda.

\"Allah bizi bildiği gibi yapsın\" 5 dakika önce söylendi amin desem mi bilemedim. (u:gülücük)
Kazimir Severinoviç Maleviç olarak bilinir.
geometrik soyut sanatın öncülerinden ve avangart süprematist hareketinin yaratıcısı olan ressam ve sanat teorisyeni.
geometrik soyut sanatın öncülerinden ve avangart süprematist hareketinin yaratıcısı olan ressam ve sanat teorisyeni.
sürekli olarak, aralıksız şekilde.
TÜRKÜLER DOLUSU
*
Kirazın derisinin altında kiraz,
Narın içinde nar,
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var.
Canıma ciğerime dek işlemiş
Canıma ciğerime,
Sapına kadar.
Elma dalından uzağa düşmez,
Ne yana gitsem nafile.
Memleketin hali gözümden gitmez
Binbir yerimden bağlanmışım,
Bundan ötesine aklım ermez.
*
Yerliyim yerli olmasına
ilmik ilmik, damar damar
Yerliyim.
Bir dilim Trabzon peyniri,
Bir avuç tiftik,
Bir çimdik çavdar,
Bir tutam Şile bezi gibi,
Dişimden tırnağıma kadar
Ressamım.
Yurdumun taşından toprağından şurup gelir nakışlarım,
Taşıma toprağıma toz konduranın
Alnını karışlarım.
Şairim şair olmasına,
Canım kurban şiirin gerçeğine, hasına.
İçerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum,
Bıçak gibi kemiğe dayansın yeter,
Eğri büğrü, kör topal kabulum.
Şairim,
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası,
Ayak seslerinden tanırım.
Ne zaman bir köy türküsü duysam,
Şairliğimden utanırım.
Şairim,
Şiirin gerçeğini köy türkülerimizde bulmuşum,
Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim,
Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm.
*
Hey hey, yine de hey hey,
Salınsın türküler bir uçtan bir uca,
Evelallah hepsinde varım,
Onlar kadar sahici,
Onlar kadar gerçek,
insancasına, erkekçesine,
'Bana bir bardak su' dercesine,
Bir türkü söylemeden gidersem yanarım.
*
Ah bu türküler,
Türkülerimiz,
Ana sütü gibi candan,
Ana sütü gibi temiz.
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.
Ah bu türküler,
Köy türküleri,
Dilimizin tuzu biberi,
Memleket ahvalini onlardan sor,
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i,
Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni..
Ben türkülerden aldım haberi.
*
Ah bu türküler, köy türküleri,
Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak,
Hilesiz hurdasız, çırılçıplak,
Dişisi dişi, erkeği erkek,
Kaşı kaş, gözü göz, yarası yara,
Bıçağı bıçak.
Ah bu türküler, köy türküleri,
Karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi,
Kiminin reyhasından geçilmez,
Kimi zehir, kimi zemberek gibi.
*
Ah bu türküler, köy türküleri,
Olgun bir karpuz gibi yarılır içim,
Kan damlar ucundan, mürekkep değil.
İşte söz, işte ses, işte biçim:
'Uzun kavak gıcım gıcım gıcılar'
iliklerine kadar işlemiş sızı,
Artık iflah olmaz bu kavak ağacı,
Bu türkünün yüreğinde sancı var.
*
Ah bu türküler, köy türküleri,
Ne düzeni belli, ne yazanı,
Altlarında imza yok ama
içlerinde yürek var.
Cennet misali sevişen,
Cehennemler gibi dövüşen,
Bir çocuk gibi gülüp
Mağaralar gibi inleyen.
Nasıl unutulur nasıl
Ömründe bir kez olsun
Halk türküsü dinleyen?
*
Bedri Rahmi Eyüboğlu
( 1911 - 1975 )
*
Kirazın derisinin altında kiraz,
Narın içinde nar,
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var.
Canıma ciğerime dek işlemiş
Canıma ciğerime,
Sapına kadar.
Elma dalından uzağa düşmez,
Ne yana gitsem nafile.
Memleketin hali gözümden gitmez
Binbir yerimden bağlanmışım,
Bundan ötesine aklım ermez.
*
Yerliyim yerli olmasına
ilmik ilmik, damar damar
Yerliyim.
Bir dilim Trabzon peyniri,
Bir avuç tiftik,
Bir çimdik çavdar,
Bir tutam Şile bezi gibi,
Dişimden tırnağıma kadar
Ressamım.
Yurdumun taşından toprağından şurup gelir nakışlarım,
Taşıma toprağıma toz konduranın
Alnını karışlarım.
Şairim şair olmasına,
Canım kurban şiirin gerçeğine, hasına.
İçerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum,
Bıçak gibi kemiğe dayansın yeter,
Eğri büğrü, kör topal kabulum.
Şairim,
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası,
Ayak seslerinden tanırım.
Ne zaman bir köy türküsü duysam,
Şairliğimden utanırım.
Şairim,
Şiirin gerçeğini köy türkülerimizde bulmuşum,
Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim,
Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm.
*
Hey hey, yine de hey hey,
Salınsın türküler bir uçtan bir uca,
Evelallah hepsinde varım,
Onlar kadar sahici,
Onlar kadar gerçek,
insancasına, erkekçesine,
'Bana bir bardak su' dercesine,
Bir türkü söylemeden gidersem yanarım.
*
Ah bu türküler,
Türkülerimiz,
Ana sütü gibi candan,
Ana sütü gibi temiz.
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.
Ah bu türküler,
Köy türküleri,
Dilimizin tuzu biberi,
Memleket ahvalini onlardan sor,
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen'i,
Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni..
Ben türkülerden aldım haberi.
*
Ah bu türküler, köy türküleri,
Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak,
Hilesiz hurdasız, çırılçıplak,
Dişisi dişi, erkeği erkek,
Kaşı kaş, gözü göz, yarası yara,
Bıçağı bıçak.
Ah bu türküler, köy türküleri,
Karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi,
Kiminin reyhasından geçilmez,
Kimi zehir, kimi zemberek gibi.
*
Ah bu türküler, köy türküleri,
Olgun bir karpuz gibi yarılır içim,
Kan damlar ucundan, mürekkep değil.
İşte söz, işte ses, işte biçim:
'Uzun kavak gıcım gıcım gıcılar'
iliklerine kadar işlemiş sızı,
Artık iflah olmaz bu kavak ağacı,
Bu türkünün yüreğinde sancı var.
*
Ah bu türküler, köy türküleri,
Ne düzeni belli, ne yazanı,
Altlarında imza yok ama
içlerinde yürek var.
Cennet misali sevişen,
Cehennemler gibi dövüşen,
Bir çocuk gibi gülüp
Mağaralar gibi inleyen.
Nasıl unutulur nasıl
Ömründe bir kez olsun
Halk türküsü dinleyen?
*
Bedri Rahmi Eyüboğlu
( 1911 - 1975 )
Asdfkfkd başlığa bak.
Parti kurmanın amacı bu olduğu için olabilir mi?
Nelerle uğraşıyoruz yahu...
Parti kurmanın amacı bu olduğu için olabilir mi?
Nelerle uğraşıyoruz yahu...
umut aral 1976 yılında istanbul'da doğdu. galatarasay lisesi'nden mezun olup boğaziçi üniversitesi işletme bölümü'nü tamamladıktan sonra eğitimine marmara üniversitesi sinema-tv bölümünde devam etti.
üniversite yıllarında boğaziçi üniversitesi oyuncuları'na katıldı ve 2000 yılına kadar 6 tiyatro eserinde oyunculuk, metin yazarlığı ve reji yaptı. yine bu süre zarfı içerisinde galatasaray lisesi'nde 2 tiyatro oyunu ve bir de müzikal sahneye koydu.
1999 yılında ilk kısa filmi ''otuzdört''ü çekti. film pekçok ulusal film yarışmasında ödül aldı, uluslararası film festivallerinde gösterildi.
2005 yılında, atlantik film ve turizm kültür bakanlığı ortaklığı ile ''çarpışma'' isimli ikinci kısa filmini çekti. ''çarpışma'' katıldığı yurtiçi ve yurtdışı film festivallerinde onun üzerinde ödül kazanmasının yanı sıra locarno uluslararası film festivali, raindance film festivali ve drama gibi uluslararası önemli festivallerde de gösterildi.
umut aral 2002 yılından beri atlantik film'de yönetmenlik yapmaktadır.
üniversite yıllarında boğaziçi üniversitesi oyuncuları'na katıldı ve 2000 yılına kadar 6 tiyatro eserinde oyunculuk, metin yazarlığı ve reji yaptı. yine bu süre zarfı içerisinde galatasaray lisesi'nde 2 tiyatro oyunu ve bir de müzikal sahneye koydu.
1999 yılında ilk kısa filmi ''otuzdört''ü çekti. film pekçok ulusal film yarışmasında ödül aldı, uluslararası film festivallerinde gösterildi.
2005 yılında, atlantik film ve turizm kültür bakanlığı ortaklığı ile ''çarpışma'' isimli ikinci kısa filmini çekti. ''çarpışma'' katıldığı yurtiçi ve yurtdışı film festivallerinde onun üzerinde ödül kazanmasının yanı sıra locarno uluslararası film festivali, raindance film festivali ve drama gibi uluslararası önemli festivallerde de gösterildi.
umut aral 2002 yılından beri atlantik film'de yönetmenlik yapmaktadır.
2. nesil yazar hoş gelmiş.
an itibariyle bitirdiğim kitap. ilk başlarında sıradan bir kitap okurken ilerleyen sayfalarda gerçek suratıma çarptı. tam olarak hissettirdiği bu. neden mutsuz olduğumuzu, teknolojinin esiri olduğumuzu, suratsız suratsız ortalarda dolaştığımızı, insanların birbirlerini dinlemediğini, anlayış göstermediğini, neden bu kadar çok psikiyatra gittiğimizi haplara sardığımızı yalnızlaştığımızı tam anlamıyla anlatıyor.
küçük prens havasında diye düşünerek başladığım bir kitapken çok daha olağanüstü güzel olduğunu farkettim.
gerçekten ama gerçekten okuyun.
küçük prens havasında diye düşünerek başladığım bir kitapken çok daha olağanüstü güzel olduğunu farkettim.
gerçekten ama gerçekten okuyun.
oldukça keyifli bir seslenme. özellikle arada belli bir mesafe varsa daha çabuk dikkat çekmek için kullanılır.
geleneksel türevi de "hop birader" olarak bilinir.
geleneksel türevi de "hop birader" olarak bilinir.
konuşulan bir şey
Yasin diye bi arkadaşım vardı ilkokulda.Bi de orta okulda fatih vardı.Çok kıymetli çocuklardı.O zamanki muhabbetlerimizi konuşmalarımız şimdi düşünüyorum da ne kadar samimiydi ne kadar güzeldi.
Ama şimdi o insanlar o insanlar değil ben ben değil dünya dünya değil.
Ama şimdi o insanlar o insanlar değil ben ben değil dünya dünya değil.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

