Şaka değil gerçek. ABD Katar ile ortak askeri tatbikat yapıyormuş... Başta ABD, birçok devletin içinde, devletleri de aşan global bir yapılanmanın var olduğu anlaşılıyor... ABD'nin kendi içinde tam anlayamadığımız inanılmaz bir iktidar savaşı var. Hemen her uluslararası meselede iki farklı, hatta birkaç farklı tavır ortaya çıkması bu yüzden. Fakat şuna inanıyorum ki, Siyonistler de Vatikan da İslam dünyasındaki meselelerin tam da göbeğinde.
devamını okumak için tıklayınız...
mutlu yıllar.
günaydın günaydın.
Şimdi bu adam AKP genel başkanlığını yapıyordu dolayısıyla her türlü eleştirinin odağı kişiydi muhalefet tarafından.
Şimdi bakıyorum yazılıp çizilenlere Adamı mazlum yaptılar. Hani bu da AKP döneminde olmuştu. Danışıklı dövüş var ve garipsenmeyecek bir durum. Bu durum diğer partilerde de var. Bırakın demokrasi ayaklarını biri bişe diyor diğerleri koltuk derdine tamam reis diyor.
Yeni gelecek kişi umarım daha az tamam peki kullanan biri olur.
Şimdi bakıyorum yazılıp çizilenlere Adamı mazlum yaptılar. Hani bu da AKP döneminde olmuştu. Danışıklı dövüş var ve garipsenmeyecek bir durum. Bu durum diğer partilerde de var. Bırakın demokrasi ayaklarını biri bişe diyor diğerleri koltuk derdine tamam reis diyor.
Yeni gelecek kişi umarım daha az tamam peki kullanan biri olur.
atatürk ve cumhuriyet'in kurulu$unda ona yardım eden arkadaşları tarafından belirlenen devletin temel ilkeri.
cumhuriyetçilik
milliyetçilik
halkçılık
laiklik
devletçilik
inkılapçılık.
cumhuriyetçilik
milliyetçilik
halkçılık
laiklik
devletçilik
inkılapçılık.
sadece sözlerle değil, davranışlarla da gösterilmesi gereken kavram.
ülkemizde çok kişi vardır bu düzeyde. TAbi nefret olayını da abartmamak lazım. Babalar kıymetlidir hatta dünyadaki en kıymetli varlıklardır. Tabi nefret edilesi ve nefret ötesi babalar da yokmudur illa ki vardır. Geçen şu çocuğunu taciz eden baba gibi.
Ama sırf sizin dünyanıza uzak diye bu şekilde hissediyorsanız tam bir vicansızsınız.
Ama sırf sizin dünyanıza uzak diye bu şekilde hissediyorsanız tam bir vicansızsınız.
batıl olan.
Açıklanmış.
Ösym bizleri şaşırtmaya devam ediyor http://www.kamudanses.com/kpss-soru-ve-cevaplari/
Ösym bizleri şaşırtmaya devam ediyor http://www.kamudanses.com/kpss-soru-ve-cevaplari/
bir yere girip çıkmayı sağlayan açılıp kapanabilen alet.
tavlada candır.
tavlada candır.
10'un yarısı. aynı zamanda bir gripin şarkısı. sözleri de çok güzeldir.
"Düşün düşün hep bir sonraki adımı,
Bu yüzden unuttum ben yaşamayı.
Peşin peşin söyledim lafımı,
Acımadan kannattılar yaralarımı."
"Düşün düşün hep bir sonraki adımı,
Bu yüzden unuttum ben yaşamayı.
Peşin peşin söyledim lafımı,
Acımadan kannattılar yaralarımı."
şu imgeleri hayatımıza sokan olgu.
4 yıl üniversite okumuş bir genç.
2 yıl da yüksek lisansını yapmış.
Neden yüksek lisans diye soruyorsun.
“Cila olsun diye” cevabını veriyor.
Bilinçsizce, amaçsızca, alelacele…
Sonra iş başvurularına gitmeye başlıyor…
Cv'ye bakıyorsun, diğerlerinden hiçbir farkı yok, sadece isim farklı.
Gidip sağlam bir staj yapmamış.
Kulüplerde görev almamış.
Derneklerde, vakıflarda, kısacası sivil toplumda yer almamış.
Sadece okumuş.
Farkında olmadan boş yere okumuş.
Çevre yapmamış, insanlarla tanışmamış.
Rol modeli olan kişilere bir e-posta gönderip “Bir kahvenizi içmek istiyorum” deyip yanına gitmemiş.
Şimdi iş arıyor.
Milyonlarca CV ile aynı özellikteki bir CV ile iş arıyor.
İşin kötüsü yapmış olmak için yapmaya o kadar alışmış ki;
Çalışmayı da verimli olmak, kendisini göstermek, deneyim kazanmak, o alanda en iyi olmak için istemiyor.
Peki ya ne için?
Cevap basit : Para
Pekala, buna da saygı gösterelim. Soralım, “Ne kadar maaş istiyorsun?”
Cevap : “2000 Lira”.
Gözleri ışıldıyor bu rakamı söylerken, bir ömür ufak ufak artışlarla bu ortalamada bir maaşa çalışabilir.
Alıyorum kağıdı, kalemi. Basit bir hesap yapıyorum.
“Bak” diyorum, “2000 Lira istiyorsun ya, o 2000 liraya ayda 20 gün çalışacaksın. 20 güne böldüğünde günlük maaşın 100 Lira yapar. O paraya da temizlikçi Fatma Abla gelip evini temizlemez. Doğru mu?”
Gözlerindeki parıltı kayboluyor. Bu hesabı daha önce hiç yapmamış. Boynu bükülüyor.
“Evet” diyor.
“Peki sen 18 sene bunun için mi okudun?” diyorum.
Cevap vermiyor, ne desin ki? “Hayır” dese, cv'si öyle demiyor. “Evet” dese, yüreği el vermiyor.
Mesele bireyin ne kadar maaş aldığı da değil aslında. Esas olan bireyin kendisini daha lise sıralarında geliştirmeye başlaması, hedeflerini koyması. Üniversitede kendisini geliştirmeye ve hayata entegre olmaya çaba göstermesi, üniversite bittikten sonra bir işe herhangi bir maaşla -bu asgari ücret de olabilir- girmesi ve orada da kendisini geliştirmeye devam edip iyinin peşinden koşması ve hep daha iyiye gitmesi.
2 yıl da yüksek lisansını yapmış.
Neden yüksek lisans diye soruyorsun.
“Cila olsun diye” cevabını veriyor.
Bilinçsizce, amaçsızca, alelacele…
Sonra iş başvurularına gitmeye başlıyor…
Cv'ye bakıyorsun, diğerlerinden hiçbir farkı yok, sadece isim farklı.
Gidip sağlam bir staj yapmamış.
Kulüplerde görev almamış.
Derneklerde, vakıflarda, kısacası sivil toplumda yer almamış.
Sadece okumuş.
Farkında olmadan boş yere okumuş.
Çevre yapmamış, insanlarla tanışmamış.
Rol modeli olan kişilere bir e-posta gönderip “Bir kahvenizi içmek istiyorum” deyip yanına gitmemiş.
Şimdi iş arıyor.
Milyonlarca CV ile aynı özellikteki bir CV ile iş arıyor.
İşin kötüsü yapmış olmak için yapmaya o kadar alışmış ki;
Çalışmayı da verimli olmak, kendisini göstermek, deneyim kazanmak, o alanda en iyi olmak için istemiyor.
Peki ya ne için?
Cevap basit : Para
Pekala, buna da saygı gösterelim. Soralım, “Ne kadar maaş istiyorsun?”
Cevap : “2000 Lira”.
Gözleri ışıldıyor bu rakamı söylerken, bir ömür ufak ufak artışlarla bu ortalamada bir maaşa çalışabilir.
Alıyorum kağıdı, kalemi. Basit bir hesap yapıyorum.
“Bak” diyorum, “2000 Lira istiyorsun ya, o 2000 liraya ayda 20 gün çalışacaksın. 20 güne böldüğünde günlük maaşın 100 Lira yapar. O paraya da temizlikçi Fatma Abla gelip evini temizlemez. Doğru mu?”
Gözlerindeki parıltı kayboluyor. Bu hesabı daha önce hiç yapmamış. Boynu bükülüyor.
“Evet” diyor.
“Peki sen 18 sene bunun için mi okudun?” diyorum.
Cevap vermiyor, ne desin ki? “Hayır” dese, cv'si öyle demiyor. “Evet” dese, yüreği el vermiyor.
Mesele bireyin ne kadar maaş aldığı da değil aslında. Esas olan bireyin kendisini daha lise sıralarında geliştirmeye başlaması, hedeflerini koyması. Üniversitede kendisini geliştirmeye ve hayata entegre olmaya çaba göstermesi, üniversite bittikten sonra bir işe herhangi bir maaşla -bu asgari ücret de olabilir- girmesi ve orada da kendisini geliştirmeye devam edip iyinin peşinden koşması ve hep daha iyiye gitmesi.
olması gerekendir. cinsiyet ibaresine de gerek yoktur.
abuzeroklava
30
30
Geçen sene kış döneminde gittiğim bu sene de dün itibariyle Kadıköy şubesinde başladığım İngilizce konuşma kursu.
Bir tane anadili İngilizce olan hoca eşliğinde haftanın konusunu ya da serbest bir konu üzerinde konuşma geliştirme üzerine kurulmuş bir kurs. Basında bir kaç kere benzer uygulama gördüm, masalarda insanlar İngilizce konuşuyor. burada öyle bir ortam yok. tek hoca yönetiminde 4-5 kişilik sınıf var.
Haftada 6 gün ders oluyor. hafta içi akşam 7-9, cumartesi 5-7. Cumartesi 5-7 programına başladım. aylık ödeme 100 TL (haftada iki saatlik ders için.) 3 ay alana bir ay bedava. yani ders saati 10 TL'nin altına geliyor. İlk derste hoca hariç iki kişiydik.
Aslında işte doğrudan İngilizce lazım değil ama biraz muhabbet olsun vakit dolu geçsin diye gidiyorum.
İngilizcenin yanında buraya gelen hocalar ve diğer öğrencilerin fikirlerini dinleme açısından da faydalı oluyor. https://www.facebook.com/spokencafe.kadikoy
Bir tane anadili İngilizce olan hoca eşliğinde haftanın konusunu ya da serbest bir konu üzerinde konuşma geliştirme üzerine kurulmuş bir kurs. Basında bir kaç kere benzer uygulama gördüm, masalarda insanlar İngilizce konuşuyor. burada öyle bir ortam yok. tek hoca yönetiminde 4-5 kişilik sınıf var.
Haftada 6 gün ders oluyor. hafta içi akşam 7-9, cumartesi 5-7. Cumartesi 5-7 programına başladım. aylık ödeme 100 TL (haftada iki saatlik ders için.) 3 ay alana bir ay bedava. yani ders saati 10 TL'nin altına geliyor. İlk derste hoca hariç iki kişiydik.
Aslında işte doğrudan İngilizce lazım değil ama biraz muhabbet olsun vakit dolu geçsin diye gidiyorum.
İngilizcenin yanında buraya gelen hocalar ve diğer öğrencilerin fikirlerini dinleme açısından da faydalı oluyor. https://www.facebook.com/spokencafe.kadikoy
(bkz: yahudi ulus devlet)
hermione granger (^^)
Tesbih Namazı
Bu namaz, her rekatinde yetmiş beş defa "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" diye tekbir alınan dört rekatlı bir namazdır. Allah rızası için nafile namaza niyet edilerek
"Allahü Ekber" diye namaza başlanır. Sübhaneke'den sonra on beş kere "Sübhanallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" okunur. Sonra Eûzü Besmele çekilerek Fatiha ile bir sûre daha okunur. Arkasından tekrar on defa "Sübhanallahi..." tekbiri okunur. Sonra rükua varılıp rüku tesbihlerinden sonra yine on defa "Sübhanallahi..." okunarak rükudan (Semi'allahü limen hamideh, Rabbena ve lekelhamd denilerek) kalkılır. Bu kıyam halinde de on defa "Sübhanallahi...." okunur. Ondan sonra secdeye varılıp secde tesbihleri yapıldıktan sonra yine on defa "Sübhanallahi..." okunur. Secdeden tekbir ile kalkılır ve celse halinde yine on defa "Sübhanallahi..." okunur. İkinci secdeye tekbir ile varılıp üç defa yine secde tesbihleri yapıldıktan sonra on defa "Sübhanallahi....." okunur. Böylece namaz tekbirlerinden fazla olarak alınan tekbirlerin toplamı "Yetmiş beş" olur.
Bu birinci rekattan sonra ikinci rekate kalkılır ve yine önce on beş defa "Sübhanallahi..." okunur. Sonra birinci rekatta yapıldığı şekilde kılınarak ka'de (son oturuş) yapılır. Tahiyyat ile Salâvatlar okunur ve selâm verilir. Her iki rekatta yapılan bu tesbihlerin toplamı yüz elli olur. Bundan sonra selâm verilip aynı şekilde iki rekat daha kılınır. Böylece dört rekatta yapılan tesbihlerin sayısı üç yüz olur.
Bu tesbih namazında yanılma olsa, yapılacak sehiv secdelerinde bu tekbirler getirilmez.
Tesbih namazının da sevabı çoktur. Bu namaz her vakit kılınabilir. Hiç olmazsa haftada veya ayda veya ömürde bir defa olsun kılınmalıdır.
Bu namaz, her rekatinde yetmiş beş defa "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" diye tekbir alınan dört rekatlı bir namazdır. Allah rızası için nafile namaza niyet edilerek
"Allahü Ekber" diye namaza başlanır. Sübhaneke'den sonra on beş kere "Sübhanallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" okunur. Sonra Eûzü Besmele çekilerek Fatiha ile bir sûre daha okunur. Arkasından tekrar on defa "Sübhanallahi..." tekbiri okunur. Sonra rükua varılıp rüku tesbihlerinden sonra yine on defa "Sübhanallahi..." okunarak rükudan (Semi'allahü limen hamideh, Rabbena ve lekelhamd denilerek) kalkılır. Bu kıyam halinde de on defa "Sübhanallahi...." okunur. Ondan sonra secdeye varılıp secde tesbihleri yapıldıktan sonra yine on defa "Sübhanallahi..." okunur. Secdeden tekbir ile kalkılır ve celse halinde yine on defa "Sübhanallahi..." okunur. İkinci secdeye tekbir ile varılıp üç defa yine secde tesbihleri yapıldıktan sonra on defa "Sübhanallahi....." okunur. Böylece namaz tekbirlerinden fazla olarak alınan tekbirlerin toplamı "Yetmiş beş" olur.
Bu birinci rekattan sonra ikinci rekate kalkılır ve yine önce on beş defa "Sübhanallahi..." okunur. Sonra birinci rekatta yapıldığı şekilde kılınarak ka'de (son oturuş) yapılır. Tahiyyat ile Salâvatlar okunur ve selâm verilir. Her iki rekatta yapılan bu tesbihlerin toplamı yüz elli olur. Bundan sonra selâm verilip aynı şekilde iki rekat daha kılınır. Böylece dört rekatta yapılan tesbihlerin sayısı üç yüz olur.
Bu tesbih namazında yanılma olsa, yapılacak sehiv secdelerinde bu tekbirler getirilmez.
Tesbih namazının da sevabı çoktur. Bu namaz her vakit kılınabilir. Hiç olmazsa haftada veya ayda veya ömürde bir defa olsun kılınmalıdır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
