bir berber değildir. bir terapist hiç değildir.
İstanbul\'da yer alan yeraltı demiryolu hatlarından biridir. Günlük ortalama 30 bin yolcuyla, iki istasyon arasında 400 sefer yapar. Tamamı yer altında olan ve aralarında kot farkı bulunan iki merkezi birbirine bağlayan F1 hattı, Tünel\'den 131 yıl sonra İstanbul\'da yapılan ikinci füniküler sistemidir. Hat, hafta içinde 06:15-00:00 saatleri arasında yoğun zamanlarda 5 dakikada bir sıklıkla çalışır.
benim ekrana çifter çifter geliyor, sayfayı yeniledikçe tekrar tekrar geliyor. tek sorunu ben yaşıyorum sanıyordum.
Yunan klâsik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan,
halk meydanı.
halk meydanı.
(bkz: ördek)lerdir.
birinizde beni özlesin ama (u::D)
(bkz: merhaba millettt)
(bkz: merhaba millettt)
ek bir düzenlemeye ihtiyaç duymadan yayın bandını tamamlamak. bayram sebebidir, en azından bir gün daha sabahlamıyoruz anlamına gelir.
Batırığı gayet güzel olur.
Yarı iletkenim, sen de yalıtılmış olabilir misin?
Köpek, kurt gibi hayvanların iniltili, ağlar gibi bir ses çıkarması.
\"Bir tren, bir duvar, bir dünya, bir insan... Uluyan bir boşluk içinde anlamsız bir ifade ile sallanan bir şey. Ne hayatının anlamı var, ne de kelimelerinin.\"
\"Bir tren, bir duvar, bir dünya, bir insan... Uluyan bir boşluk içinde anlamsız bir ifade ile sallanan bir şey. Ne hayatının anlamı var, ne de kelimelerinin.\"
Bugünkü hutbemizde, yaptığımız bütün
iyilikleri yok eden, işlediğimiz bütün amelleri silip götüren bir kötülükten söz etmek istiyorum. O da riyadır. Riya ki; bütün güzellikleri yok eden, iyilikleri boşa çıkaran samimiyetsizliğin adıdır. Riya ki; insanî ilişkileri ve karşılıklı güveni zedeleyen, kişiyi değersizleştiren bir hastalıktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s), ashabıyla bir sohbetinde riyaya dikkatlerimizi şöyle çekmiştir: “Hakkınızda en fazla korktuğum şey küçük şirktir.” buyurur Allah Resûlü. Ashab, “Küçük şirk nedir Ey Allah'ın Resûlü?” diye sorar. Bunun üzerine Efendimiz, şu cevabı verir: “Küçük şirk, riyadır. Allah, kıyamet gününde herkese amelinin karşılığını verirken riyakârlara şöyle diyecektir: 'Dünyada kendilerine riyakârlık yaptıklarınızın yanına gidin! Bakın! Acaba onların yanında bir mükâfat ya da hayır görebilecek misiniz?'”1
Aziz Müminler!
Din-i Mübin-i İslam'ın özü samimiyettir, ihlastır. İnancı, kulluğu ve itaati sadece ve sadece âlemlerin Rabbi olan Allah'a has kılmaktır. Sözlerimizde, amellerimizde yalnızca Allah rızasını gözetmektir. Olduğumuz gibi görünmek, göründüğümüz gibi olmaktır.
Kardeşlerim!
Ameller, riya ve
kirletildiğinde anlamını
samimiyetten uzak amellerin dışı süslüdür ama içi boştur. Samimiyet olmadan değerler, değerini yitirir. Samimiyet sadece inanç ve ibadetlerde değil, insanlarla ilişkilerimizde de son derece önemlidir. Aile ve akraba ortamında, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinde, iş hayatında, kısacası müminin, hayatının her alanında içten ve samimi olması en büyük ahlaki erdemlerdendir. Bu erdemi kazanmanın yolu da her işimizde Rabbimizin rızasına talip olmaktan geçer.
Kardeşlerim!
Riya bulaşırsa şayet, miracımız olan namazlarımız bizleri kötülüklerden alıkoyamaz.
Böylesi bir namaz, “Yazıklar olsun o namaz kılanlara!” âyetinde sözü edilen namazdır. Böylesi bir namaz
“Onlar ki namazlarını ciddiye almazlar.” âyetinde ifade
edilen namazdır. Böylesi bir namaz
“Onlar ki namazlarıyla gösteriş yaparlar.”2
âyetinde açıkça belirtilen namazdır.
Aziz Müminler!
Riyaya kurban edilirse eğer oruçlarımız, bizim için kötülüklere karşı kalkan olamaz. Riya ile kesilmişse kurbanlarımız, bizleri Rabbimize yakınlaştıramaz. Riya ile kirletilmişse sadakalarımız, infakımız ve hasenatımız, Rabbimize olan sadakatimizi ifade etmekten uzak kalır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s), riya ile kirletilen amellerin, kıyamet gününde kişiyi büyük bir hüsrana sürükleyeceğini haber vermiştir. “Cömert desinler” diye infakta bulunanın ateşi, kendi serveti olacaktır. “Âlim desinler” diye ilim tahsil edenin ilmi onun azabı olacaktır. Hatta “Kahraman desinler” diye şehit olanın şehadeti de kabul görmeyecektir. Çünkü Allah rızasını bir tarafa bırakıp niyetini sadece gösterişe indirgeyenlerin amelinin Âlemlerin Rabbi nezdinde hiçbir kıymeti yoktur.3
Kardeşlerim!
Her geçen gün dünyada imaj ve gösteriş hâkim olmaktadır. İnsanlık, hızla samimiyetten uzaklaşmaktadır. Bugün, zihin ve gönüllerimizi tahrip eden, iman ve amellerimizi tehdit eden, beşeri münasebetlerimizi, dostluklarımızı zedeleyen en büyük tehlikelerden biri gösteriştir, riyadır. Müminler olarak ihlas ve samimiyet sınavından geçtiğimiz dünyada bizlere düşen, ikiyüzlülükten, gösterişten bencillikten uzak durmaktır. Her sözümüzde, her işimizde, Rabbimizin rızasını, O'nun hoşnutluğunu amaçlamaktır. Yüce değerlerimizi, samimimi duygularımızı istismar etmek isteyen riyakârlara karşı uyanık olmaktır. Göz boyayarak aramıza fitne, fesat, ayrılık, gayrılık sokmaya çalışanlara fırsat vermemektir.
Aziz Kardeşlerim!
Hutbemi Sevgili Peygamberimizin bir duasıyla bitirmek istiyorum: “...Ey yücelik ve ikram sahibi, her şeyin Rabbi olan Allah'ım! Bizi dünya ve âhirette her an sana ihlâs ve samimiyetle bağlı kıl!”4
iyilikleri yok eden, işlediğimiz bütün amelleri silip götüren bir kötülükten söz etmek istiyorum. O da riyadır. Riya ki; bütün güzellikleri yok eden, iyilikleri boşa çıkaran samimiyetsizliğin adıdır. Riya ki; insanî ilişkileri ve karşılıklı güveni zedeleyen, kişiyi değersizleştiren bir hastalıktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s), ashabıyla bir sohbetinde riyaya dikkatlerimizi şöyle çekmiştir: “Hakkınızda en fazla korktuğum şey küçük şirktir.” buyurur Allah Resûlü. Ashab, “Küçük şirk nedir Ey Allah'ın Resûlü?” diye sorar. Bunun üzerine Efendimiz, şu cevabı verir: “Küçük şirk, riyadır. Allah, kıyamet gününde herkese amelinin karşılığını verirken riyakârlara şöyle diyecektir: 'Dünyada kendilerine riyakârlık yaptıklarınızın yanına gidin! Bakın! Acaba onların yanında bir mükâfat ya da hayır görebilecek misiniz?'”1
Aziz Müminler!
Din-i Mübin-i İslam'ın özü samimiyettir, ihlastır. İnancı, kulluğu ve itaati sadece ve sadece âlemlerin Rabbi olan Allah'a has kılmaktır. Sözlerimizde, amellerimizde yalnızca Allah rızasını gözetmektir. Olduğumuz gibi görünmek, göründüğümüz gibi olmaktır.
Kardeşlerim!
Ameller, riya ve
kirletildiğinde anlamını
samimiyetten uzak amellerin dışı süslüdür ama içi boştur. Samimiyet olmadan değerler, değerini yitirir. Samimiyet sadece inanç ve ibadetlerde değil, insanlarla ilişkilerimizde de son derece önemlidir. Aile ve akraba ortamında, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinde, iş hayatında, kısacası müminin, hayatının her alanında içten ve samimi olması en büyük ahlaki erdemlerdendir. Bu erdemi kazanmanın yolu da her işimizde Rabbimizin rızasına talip olmaktan geçer.
Kardeşlerim!
Riya bulaşırsa şayet, miracımız olan namazlarımız bizleri kötülüklerden alıkoyamaz.
Böylesi bir namaz, “Yazıklar olsun o namaz kılanlara!” âyetinde sözü edilen namazdır. Böylesi bir namaz
“Onlar ki namazlarını ciddiye almazlar.” âyetinde ifade
edilen namazdır. Böylesi bir namaz
“Onlar ki namazlarıyla gösteriş yaparlar.”2
âyetinde açıkça belirtilen namazdır.
Aziz Müminler!
Riyaya kurban edilirse eğer oruçlarımız, bizim için kötülüklere karşı kalkan olamaz. Riya ile kesilmişse kurbanlarımız, bizleri Rabbimize yakınlaştıramaz. Riya ile kirletilmişse sadakalarımız, infakımız ve hasenatımız, Rabbimize olan sadakatimizi ifade etmekten uzak kalır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s), riya ile kirletilen amellerin, kıyamet gününde kişiyi büyük bir hüsrana sürükleyeceğini haber vermiştir. “Cömert desinler” diye infakta bulunanın ateşi, kendi serveti olacaktır. “Âlim desinler” diye ilim tahsil edenin ilmi onun azabı olacaktır. Hatta “Kahraman desinler” diye şehit olanın şehadeti de kabul görmeyecektir. Çünkü Allah rızasını bir tarafa bırakıp niyetini sadece gösterişe indirgeyenlerin amelinin Âlemlerin Rabbi nezdinde hiçbir kıymeti yoktur.3
Kardeşlerim!
Her geçen gün dünyada imaj ve gösteriş hâkim olmaktadır. İnsanlık, hızla samimiyetten uzaklaşmaktadır. Bugün, zihin ve gönüllerimizi tahrip eden, iman ve amellerimizi tehdit eden, beşeri münasebetlerimizi, dostluklarımızı zedeleyen en büyük tehlikelerden biri gösteriştir, riyadır. Müminler olarak ihlas ve samimiyet sınavından geçtiğimiz dünyada bizlere düşen, ikiyüzlülükten, gösterişten bencillikten uzak durmaktır. Her sözümüzde, her işimizde, Rabbimizin rızasını, O'nun hoşnutluğunu amaçlamaktır. Yüce değerlerimizi, samimimi duygularımızı istismar etmek isteyen riyakârlara karşı uyanık olmaktır. Göz boyayarak aramıza fitne, fesat, ayrılık, gayrılık sokmaya çalışanlara fırsat vermemektir.
Aziz Kardeşlerim!
Hutbemi Sevgili Peygamberimizin bir duasıyla bitirmek istiyorum: “...Ey yücelik ve ikram sahibi, her şeyin Rabbi olan Allah'ım! Bizi dünya ve âhirette her an sana ihlâs ve samimiyetle bağlı kıl!”4
oğuzhan özyakup golü kalenin içinden çıkardı resmen. Şu Caner'i niye almış takıma hayret.
üniversiteye hazırlanırken tek tercih olarak hazırlandığım ancak sonra gidip (gbkz:ekonomi) okumakla hayallerimden atmak zorunda kaldığım okul
gideceği yerden şaşmayan adalet.
nedense apple markasının satış stratejisine benzettiğim düşünce. "kaliteyi fark edenler alsın" derken "ilgilinin dikkati" temel alınıyor aslında. sırf bu yüzden kişisel bilgisayar (pc) kasalarının içi bile boyanırmış. yani bunu herkesin anlamasına ve almasına gerek yok, kaliteden anlayanlar alsa yeter kapısına çıkıyor.
Şirketlerin dış kaynaklardan temin ettiği yeni kaynaklar
karşılığında (bir bedel karşılığında) dağıttıkları hisse senedidir. Bir sermaye artırım
türüdür. Ortakların bedelli sermaye artırımı’na katılma hakları da rüçhan hakkı olarak
adlandırılır.
karşılığında (bir bedel karşılığında) dağıttıkları hisse senedidir. Bir sermaye artırım
türüdür. Ortakların bedelli sermaye artırımı’na katılma hakları da rüçhan hakkı olarak
adlandırılır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
