bir insana sebepsiz nasıl niçin sinir olunur uyuz görülür örneğidir
osmanlı devlet yönetiminde verginin açık arttırma usulü satılıp peşin alındığı eyalet yönetimi
hayır-lı adam...
İşçilerin başlarına takması gerektiği halde takmaya üşendikleri başlık.
(bkz: İş güvenliği önemli)
(bkz: İş güvenliği önemli)
Ankara Üniversitesi sözleşmeli (gbkz:100 hemşire) alacak.
ANKARA ÜNİVERSİTESİ SÖZLEŞMELİ PERSONEL İLANI
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 2. maddesine göre Üniversitemizde toplam 100 pozisyona 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli personel alınacaktır.
(gbkz:hemşire) 100 kişi Lisans düzeyinde eğitim veren hemşirelik bölümünden mezun olmak, 01.01.1985 ve sonrası doğumlu olmak.
I- (gbkz:GENEL ŞARTLAR)
1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımak.
2) 2014 KPSS (B) gurubu sınavına girmiş olmak.
3) Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almıyor olmak.
4) Gerçeğe aykırı belge verenler ya da beyanda bulunanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Atamaları yapılmış ise atamaları iptal edilecektir. Kurumumuzca kendilerine bir ücret ödenmiş ise bu ücret yasal faizi ile birlikte tazmin edilecektir.
5) Başvuracak adayların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinin "Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler" hükmü gereğince bu maddeye aykırı durumu tespit edilenler hakkında işlem yürütülmeyecektir.
Detaylar :http://personeldb.ankara.edu.tr adresinde yer almaktadır.
ANKARA ÜNİVERSİTESİ SÖZLEŞMELİ PERSONEL İLANI
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 2. maddesine göre Üniversitemizde toplam 100 pozisyona 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli personel alınacaktır.
(gbkz:hemşire) 100 kişi Lisans düzeyinde eğitim veren hemşirelik bölümünden mezun olmak, 01.01.1985 ve sonrası doğumlu olmak.
I- (gbkz:GENEL ŞARTLAR)
1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşımak.
2) 2014 KPSS (B) gurubu sınavına girmiş olmak.
3) Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almıyor olmak.
4) Gerçeğe aykırı belge verenler ya da beyanda bulunanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Atamaları yapılmış ise atamaları iptal edilecektir. Kurumumuzca kendilerine bir ücret ödenmiş ise bu ücret yasal faizi ile birlikte tazmin edilecektir.
5) Başvuracak adayların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinin "Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler" hükmü gereğince bu maddeye aykırı durumu tespit edilenler hakkında işlem yürütülmeyecektir.
Detaylar :http://personeldb.ankara.edu.tr adresinde yer almaktadır.
geri bildirimleri dikkate almamak, başarısız olmaları kaçınılmaz
gökdelenden çok göğe yatan olarak tanımlansa daha anlamlı olur. konteyner olayını yüksek binaların üzerine yapmışlar.
döneri erzurumluların yan çevirmesi gibi bir şey.
döneri erzurumluların yan çevirmesi gibi bir şey.
insanın kısacık hayatında atlamaması gereken önemli bir mevzudur. sevdiklerinizden kasıt, insanlar da olabilir, toprağında güzel kokan çiçekleriniz de, bir martı da olabilir. hep alıştığınız değil de başka detaylarını görmek için başka bir gözle bakmalı insan. yıllar her birini tek tek sizden almadan.
...
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telâşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
...
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telâşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
İşte İslam büyükleri ve Kanuni`nin eşlerine sevgi sözcükleri:
Sevginin, insan psikolijisine olumlu katkı yaptığını vurgulayan Mevlânâ Hazretleri aşk ve sevginin benliği hor ve hakir kılıp, insanı yükselttiğine dikkat çekiyor. ”Onsuz bütün beden tamahtan ibarettir. Tamah ise alçaltandır. Sevgi ve şefkat insanın, öfke ve şefkat ise hayvanın temel hasletleridir. Sevgi güneştir; ama kusurları örtmede gece gibi olun!” şeklinde özetler aşk ve sevgiyi.
Osmanlı İmporatorluğu`nun en şaşaalı döneminde yaşamış ve koca imparatorluğun bir anlamda kaderine hükmeden kararlara etki eden birisi olarak Hürrem Sultan`ın bu anlamda Kanuni Sultan Süleyman`a yazdığı mektup ve ona hitapta kullandığı ifadeler çok önemli;
”Ayağınızın bastığı toprağı yüzlerce defa öptükten sonra, benim güneşim ve saadetimin sermayesi sultanım.”
”Eğer siz, bu ayrılık ateşi ile yanmış, ciğeri kebap, sinesi harap olmuş, gözleri yaşla dolmuş, gecesini gündüzünden ayıramayacak kadar hasret denizinde boğulmuş biçareyi; aşkınızla, Ferhat ve Mecnun`dan beter olmuş âşık kölenizi sorarsanız, sultanımdan ayrı olduğumdan beri bülbül misâli âhım ve feryatlarım dinmemiştir. Öyle bir hale düştüm ki, bu hasretin verdiği kahrı ve acıyı, Rabbim düşmanlarıma vermesin.”
Saraya bir esir olarak getirilen Hürrem Sultan`ı görür görmez Kanuni Sultan Süleyman Han`ın da bir anda âşık olduğunu haber verir kaynaklar. İnsan bir kere de âşık olunca artık onu anlatmayla geçer bütün vakti. Hürrem Sultan`ın Kanuni`ye yazdığı o sözlerden sonra şimdi gelin hep birlikte Kanuni Sultan Süleyman`ın onun için neler yazdığına bakalım:
”Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ay`ım, can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım. Hayatımın, yaşamımın sebebi cennetim, kevser şarabım. Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm. Sevinç kaynağım, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem. Turuncum, narım, narencim, hayatımın aydınlığı. Gönlümdeki Mısır`ın sultanı, varlığımın anlamı, İstanbul`um, Karaman`ım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevdiğim.
İbrahim Hakkı Hazretleri`nin eşlerine yazdığı mektuptan şefkat, sevgi ve aşk dolu ifadeler de şöyle:
”İzzetli, hürmetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asilli, usullu, akıllı, izanlı, hünerli, marifetli, üsluplu, yakışıklı, güzel huylu, tatlı dilli, uzun boylu ince belli, ayıpsız hatunum, helalim Firdevs Hatun huzuruna, derun-i dilden ve can u gönülden selamlar ve dualar edip ol mübarek nazik hatırın sual ederiz, Huda`nın birliğine emanet veririz. Benim nazlı yar-ı gamgusârım. Benim şenliğim, şöhretim, benim sevdiğim, keyfim, benim canım Firdevsim! Neylersin n`işlersin, ne keyftesin, ne fikirdesin, ne haldesin, ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Benim güzel keyfim, senden ayrılmak ne çetin ahval imiş bilmezdim.”
https://yukarikayalar.wordpress.com/2007/10/16/onlar-eslerine-nasil-hitap-ediyordu/
Sevginin, insan psikolijisine olumlu katkı yaptığını vurgulayan Mevlânâ Hazretleri aşk ve sevginin benliği hor ve hakir kılıp, insanı yükselttiğine dikkat çekiyor. ”Onsuz bütün beden tamahtan ibarettir. Tamah ise alçaltandır. Sevgi ve şefkat insanın, öfke ve şefkat ise hayvanın temel hasletleridir. Sevgi güneştir; ama kusurları örtmede gece gibi olun!” şeklinde özetler aşk ve sevgiyi.
Osmanlı İmporatorluğu`nun en şaşaalı döneminde yaşamış ve koca imparatorluğun bir anlamda kaderine hükmeden kararlara etki eden birisi olarak Hürrem Sultan`ın bu anlamda Kanuni Sultan Süleyman`a yazdığı mektup ve ona hitapta kullandığı ifadeler çok önemli;
”Ayağınızın bastığı toprağı yüzlerce defa öptükten sonra, benim güneşim ve saadetimin sermayesi sultanım.”
”Eğer siz, bu ayrılık ateşi ile yanmış, ciğeri kebap, sinesi harap olmuş, gözleri yaşla dolmuş, gecesini gündüzünden ayıramayacak kadar hasret denizinde boğulmuş biçareyi; aşkınızla, Ferhat ve Mecnun`dan beter olmuş âşık kölenizi sorarsanız, sultanımdan ayrı olduğumdan beri bülbül misâli âhım ve feryatlarım dinmemiştir. Öyle bir hale düştüm ki, bu hasretin verdiği kahrı ve acıyı, Rabbim düşmanlarıma vermesin.”
Saraya bir esir olarak getirilen Hürrem Sultan`ı görür görmez Kanuni Sultan Süleyman Han`ın da bir anda âşık olduğunu haber verir kaynaklar. İnsan bir kere de âşık olunca artık onu anlatmayla geçer bütün vakti. Hürrem Sultan`ın Kanuni`ye yazdığı o sözlerden sonra şimdi gelin hep birlikte Kanuni Sultan Süleyman`ın onun için neler yazdığına bakalım:
”Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ay`ım, can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım. Hayatımın, yaşamımın sebebi cennetim, kevser şarabım. Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm. Sevinç kaynağım, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem. Turuncum, narım, narencim, hayatımın aydınlığı. Gönlümdeki Mısır`ın sultanı, varlığımın anlamı, İstanbul`um, Karaman`ım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevdiğim.
İbrahim Hakkı Hazretleri`nin eşlerine yazdığı mektuptan şefkat, sevgi ve aşk dolu ifadeler de şöyle:
”İzzetli, hürmetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asilli, usullu, akıllı, izanlı, hünerli, marifetli, üsluplu, yakışıklı, güzel huylu, tatlı dilli, uzun boylu ince belli, ayıpsız hatunum, helalim Firdevs Hatun huzuruna, derun-i dilden ve can u gönülden selamlar ve dualar edip ol mübarek nazik hatırın sual ederiz, Huda`nın birliğine emanet veririz. Benim nazlı yar-ı gamgusârım. Benim şenliğim, şöhretim, benim sevdiğim, keyfim, benim canım Firdevsim! Neylersin n`işlersin, ne keyftesin, ne fikirdesin, ne haldesin, ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Benim güzel keyfim, senden ayrılmak ne çetin ahval imiş bilmezdim.”
https://yukarikayalar.wordpress.com/2007/10/16/onlar-eslerine-nasil-hitap-ediyordu/
(bkz: elbistan)
adli
Adaletle ilgili.
Adaletle ilgili.
Gelecekte bir değişkenin alacağı değerler üzerindeki beklentilerin aynı değişkenin geçmişte aldığı değerlerin bir çeşit ortalaması yoluyla olduğuna ilişkin bir yaklaşım.
okuldaki bilişim öğretmenini bazen çok kıskanıyorum. bütün gün boş boş oturuyor böyle.
'' dünya süslü, bezekli bir gelin gibi herkesin yüzüne gülmüş, fakat kimse ile evlenmemiştir .. dünyanın bu keyfiyetini anlayan zatlar, ona yüz vermemişlerdir .. ''
mehmet kırkıncı
mehmet kırkıncı
BENİM değil de annemin başına gelmiş bir olayı anlatmak isterim. Anne gel sözlüğe şu olayı anlat desem olmayacağından ben yazıyorum.
Bizimkiler misafirliğie gitmişler akrabamız ama uzaktan çok yakın sayılmaz. Ziyaret sebebinin içerisinde boç isteme durumu da var tabi. Şehir dışında olan bu akrabamıza gidip kalmışlar. Abim o zamanlar3-4 yaşlarında tombul bir çocukmuş.
Bizim peder bey konuya girmiş şu bizim borcu ne zaman ödeyeceksiniz? Meblağ biraz büyükmüş sanırım o zamanlar. Sonra adamlar yine ertelemişler falan öylece yatmaya karar vermişler. Abim bütün gece yatağı sulamış. Bu durumdan bizimkilerin otomatik olarak utanıp mahcup olması gerekiyor ya aksine mutlu olmuşlar.
Şunu demek istiyorum çocuğunuz ya da siz misafir olduğunuz yatağa yapabilirsiniz.
Bizimkiler misafirliğie gitmişler akrabamız ama uzaktan çok yakın sayılmaz. Ziyaret sebebinin içerisinde boç isteme durumu da var tabi. Şehir dışında olan bu akrabamıza gidip kalmışlar. Abim o zamanlar3-4 yaşlarında tombul bir çocukmuş.
Bizim peder bey konuya girmiş şu bizim borcu ne zaman ödeyeceksiniz? Meblağ biraz büyükmüş sanırım o zamanlar. Sonra adamlar yine ertelemişler falan öylece yatmaya karar vermişler. Abim bütün gece yatağı sulamış. Bu durumdan bizimkilerin otomatik olarak utanıp mahcup olması gerekiyor ya aksine mutlu olmuşlar.
Şunu demek istiyorum çocuğunuz ya da siz misafir olduğunuz yatağa yapabilirsiniz.
tatil zamanı nadasa bırakılan arabanın bitmeye mahkum parçası.
siz siz olun anahtarı falan bırakın bir yerlere çalıştırıversinler arada.
siz siz olun anahtarı falan bırakın bir yerlere çalıştırıversinler arada.
en son ne olur abi sen onu söyle, baktık hiç olmuyor, yumurta dayandı mı gibi deyimlerin kardeşi deyim.
hadiseleri önceden hissetme... vuku bulacak bir hadiseyi önceden bilme/görme anlamlarına gelen arapça kökenli deyim. önsezi. altıncı his de denilebilir.
ak parti üzerine okuduğum son eleştiri; kültür - sanat politikalarının etkili ve yeterli olmayışı .. kültür sanat dediklerinde akıllarına şafak sezer, acun ılıcalı, yavuz bingöl vs gibi oyuncu ve şarkıcılar geliyor .. ancak işi derinden daha temelden alıp ilerleyemiyorlar ..
kendi kültürümüze, edebiyatımıza, yazılı kaynaklarımıza dair istenilen ölçüde bir gelişme olmadığı dile getiriliyor ..
yine bu konuya dair aylar önce okuduğum diğer bir yazıda da buna değiniliyordu: ak parti iktidara geldi, bu kadar yıl geçti .. eski sanat eserlerimize ya da ne bileyim el yazmalarına olan ilgi ve alaka, hala solcu dediğimiz hatta ateist dediğimiz insanlarda ..
kendi kültürümüze, edebiyatımıza, yazılı kaynaklarımıza dair istenilen ölçüde bir gelişme olmadığı dile getiriliyor ..
yine bu konuya dair aylar önce okuduğum diğer bir yazıda da buna değiniliyordu: ak parti iktidara geldi, bu kadar yıl geçti .. eski sanat eserlerimize ya da ne bileyim el yazmalarına olan ilgi ve alaka, hala solcu dediğimiz hatta ateist dediğimiz insanlarda ..
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
