Teknoloji insan hayatını kolaylaştıran, uzmanlaşmanın önündeki engelleri kaldıran ve insanları daha pratik düşünmeye iten bir olgudur. Son yıllarda şirketler, çalışanlarının yemek ücretlerini bu alanda uzmanlaşan akıllı kart sistemi veren şirketlere havale etmiştir. Şirket, çalışanlarının yemek paralarını akıllı kart sistem sağlayıcılarının verdikleri karta tanımlamakta ve harcama noktasında çalışanlarını özgür bırakmaktadır. Çalışanlar yüklenen parayla ister şirketin yemekhanesinde; isterse bu kartların posunun olduğu bir restoranda yemek yiyebiliyor. Ayrıca bu kartlarla yakıt, konaklama vesair harcamalarda bulunabiliyorlar.
2016 yılı günlük yasal yemek ücreti 14,79 TL. İşyeri çalışanların yemek bedelinin aylık ortalama 325 TL olduğu göz önüne alındığında şirketler, %90 vergi indiriminden faydalanabiliyor. Bu açıdan çalışanların yemek ücretlerinin yasal olarak belirlenmesi ve yemek masraflarının vergi indirimine tabi olması şirketler açısından hem maliyet azaltıcı bir unsur hem de çalışanların iş tatminini artırabilecek bir faktör.
Türkiye'de de yemek ve diğer hizmetleri sağlayacak akıllı kart sistemi geç de olsa işleme alınmıştır. Dünya genelinde faaliyet gösteren akıllı kart şirketlerine ve ilk yerli yemek kartı olacak Gustokart'a bir göz atalım.
http://ekonomidanismani.blogspot.com.tr/2016/04/yemek-kart-hizmetlerine-yerli-ve-yeni.html?m=1
(gbkz:kanal d) de yayınlanan dizi
(bkz: ayy hüsnü )
(bkz: bakıyorum da keyifler yerinde )
(bkz: biz de şimdi çıkıyorduk rıza baba)
(bkz: ayy hüsnü )
(bkz: bakıyorum da keyifler yerinde )
(bkz: biz de şimdi çıkıyorduk rıza baba)
varyasyon ile hayatı zengin kılan her şey. ne kadar farklıyız, ne kadar nüans var hayat o kadar güzel.
hep şundan korkarım, tek tip olmak. aynılaştırılmak. herkesin aynı şeyleri sevmesi, aynı şeylerden nefret etmesi. tek bir rengin, tek bir notanın, tek bir saç tipinin hatta tek bir sözcüğün olması... mevcut dünyanın her şeyini elinden alıyor. farklılıklara sahip çıkalım, yürekler bir olsun tabi ona laf yok ama sen de var, ben de. sadece ben'le biz olmaz. o yüzden çok kıymet verdiğim bir kelime.
hep şundan korkarım, tek tip olmak. aynılaştırılmak. herkesin aynı şeyleri sevmesi, aynı şeylerden nefret etmesi. tek bir rengin, tek bir notanın, tek bir saç tipinin hatta tek bir sözcüğün olması... mevcut dünyanın her şeyini elinden alıyor. farklılıklara sahip çıkalım, yürekler bir olsun tabi ona laf yok ama sen de var, ben de. sadece ben'le biz olmaz. o yüzden çok kıymet verdiğim bir kelime.
Savaşa hayır, sloganları atıyorlar! Savaş iki devlet arasında olur. Türkiye ise ulusal güvenliğini tehdit eden terör örgütü PKK'nın kökünü kazımak için operasyon yapıyor. Yapmalıdır, yapmak zorundadır.
#aFRİN
#aFRİN
En kısa entry giren yazar: echohaber
Gurbet İçimde Bir Ok
Gurbet içimde bir ok
Herşey bana yabancı
Hayat öyle bir hanki
Acı içimde hancı
Sevmek korkulu rüya
Yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam
Karşımda buruk acı
Yıllar yılı gönlümde
Bir gün sabah olmadı
Bu ne bitmez çileymiş
Neden hala dolmadı
Gurbet içimde bir ok
Herşey bana yabancı
Hayat öyle bir hanki
Acı içimde hancı
Sevmek korkulu rüya
Yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam
Karşımda buruk acı
Yıllar yılı gönlümde
Bir gün sabah olmadı
Bu ne bitmez çileymiş
Neden hala dolmadı
Fem ağız, dudak anlamında farsça bir kelimedir. Divan Edebiyatında gülfem (gül dudaklı), gonca fem (küçük ağızlı), femi amber (hoş kukulu ağız), femi pak (temiz ağızlı), femi muhsin (ihsan eden ağız) olarak kullanılmıştır. Femi ahmer (Kırmızı dudak), femi faih (çiçek kokulu ağız), femi ruşen (parlak dudak) olarak da kullanıldığı görülen fem sözcüğü günümüz edebiyatımızda pek sık kullanılmayan sözcüklerden biridir.
Dede Efendi'nin bestelediği rast şarkının sözlerinden hatırlamaktayız.
Yine bir gülnihal aldı bu gönlümü
Sim-ü ten, gonca fem, bibedel çok güzel
Ateş-i ruhleri yaktı bu gönlümü
Pür eda, pür cefa, pek küçük, pek güzel
Görmedim kimsede böyle bir dilruba
Böyle kaş, böyle göz, böyle el, böyle yüz
Aşıkın bağrını üzmeğe göz süzer
Pür eda, pür cefa, pek küçük, pek güzel
Dede Efendi'nin bestelediği rast şarkının sözlerinden hatırlamaktayız.
Yine bir gülnihal aldı bu gönlümü
Sim-ü ten, gonca fem, bibedel çok güzel
Ateş-i ruhleri yaktı bu gönlümü
Pür eda, pür cefa, pek küçük, pek güzel
Görmedim kimsede böyle bir dilruba
Böyle kaş, böyle göz, böyle el, böyle yüz
Aşıkın bağrını üzmeğe göz süzer
Pür eda, pür cefa, pek küçük, pek güzel
Sezonun ilk derbisi. Bunun yanında ligin üst kısımdaki seyri açısından önemli bir maçtır diyebiliriz. Yine önemli bir değişime sahne oluyor, deplasman yasağının kalkmasıyla. beşiktaş'ın yerleşmiş düzeni, ev sahibi olması bir adım önde olduğunu gösterirken, Galatasaray'ın bu maçlardaki genel üstünlüğü ve toparlanmış gözüken kadrosu arasında güzel bir futbol ortamı sunabilir. Umarım şahane bir atmosfer olur ve sıkıntılı görüntülere, davranışlara tanık olmayız. güzel bir ara-başlangıç olsun.
http://i.hizliresim.com/Xdl0W6.jpg
http://i.hizliresim.com/Xdl0W6.jpg
Arkadaşa üflenmiş yoğurt getirin.
en kısa zamanda izlemek istediğim çağan ırmak filmi. bu adam bu işi biliyor, eminim çok güzel olmuştur.
ben anlamam bu tarz işlerden. Düzgün yapabilecek biri elbet vardır. Talip değilim.
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=8dc223a1-1481-43b0-8468-09e0a549fe6d
Yatağı sallamak. Deprem korkusu.
kötü günler yaşamış.
Allah rahmet eylesin.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı İbrahim Çağlar, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı İbrahim Çağlar, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.
şehrin kirli saçlı kederi ve efsunlu bir öğlen güneşiyle çağlıyor kanlı dere..
içinde et bırakmış, can bırakmış bir şiir gibi adın.
yarama sardığım peygamber çiçeği kokusu ve suyun ince belinden tutmuş bir sevda korkusu..
başını eğdiğin küslüğün gölgesinde ağlıyor çiçekler.
düşüp kendimi incittiğim sabahlar kadar yorgun ve uykulu kalbim.
gecenin rengi kara..
canımda tuttuğum, tuz ve yara..
şilan avcı
içinde et bırakmış, can bırakmış bir şiir gibi adın.
yarama sardığım peygamber çiçeği kokusu ve suyun ince belinden tutmuş bir sevda korkusu..
başını eğdiğin küslüğün gölgesinde ağlıyor çiçekler.
düşüp kendimi incittiğim sabahlar kadar yorgun ve uykulu kalbim.
gecenin rengi kara..
canımda tuttuğum, tuz ve yara..
şilan avcı
Fetullah gülene ovgu dolu aşağıdaki mektubu yazmış kişi. Not: diyebilirsiniz ki ne var bunda münafık olduğunu nerden bilsin. İlim adamı biri gulenin en basitinden cahil bir riyakar olduğunu basortusu teferruattir gibi zibilyon tane açıklamasından anlar. Dolayısıyla bu mektup izaha muhtaçtır.
O mektup:
''Ehl'i hadisin naçiz bir talebesi olarak bir grup genç alimle birlikte, Resul-i Ekrem'in nübüvvet işkâtından iktibas ile cem', tebvib ve tasnif ederek şerhettiğimiz “Hadislerle İslam – Hadislerin hadislerle yorumu” eserini şahsım da dahil çağımız İslam nesillerinde büyük emekleri olan zât-ı âlilerinin yüksek ıttılâlına tankidâtına arz etmekten şerefyab olduğumu ifade eder, sıhhat, âfiyet, uzun ömürler niyazıyla, selam, hürmet ve muhabbetlerimi takdim ederim.” 25.04.2013 Mehmet Görmez
O mektup:
''Ehl'i hadisin naçiz bir talebesi olarak bir grup genç alimle birlikte, Resul-i Ekrem'in nübüvvet işkâtından iktibas ile cem', tebvib ve tasnif ederek şerhettiğimiz “Hadislerle İslam – Hadislerin hadislerle yorumu” eserini şahsım da dahil çağımız İslam nesillerinde büyük emekleri olan zât-ı âlilerinin yüksek ıttılâlına tankidâtına arz etmekten şerefyab olduğumu ifade eder, sıhhat, âfiyet, uzun ömürler niyazıyla, selam, hürmet ve muhabbetlerimi takdim ederim.” 25.04.2013 Mehmet Görmez
bizde maalesef yeni fikirler hep alaya alınır, routin hayat benimsenmiştir, yeniliğe kapalı bir nesil yetişiyor, yeni fikri olan arkadaş sınıfta hep gülünç duruma düşürülür.
sistem zor bişey değil her fabrikada uygulanabilir.
sistem zor bişey değil her fabrikada uygulanabilir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

