bir bölümde önce sacit, burhanı gay zannetmişti. burhanın gay halinden korkan sacitin homofobik olduğunu öğrenmiştik.
bir sonraki bölümde de sacit kadın kılığına girmek zorunda kaldı. gülse birsel adaleti
birde fatoşla tanrıverdinin ilişkisini öğrenen burhanın bunu onlara şantaj yapmak için kullanması ne kadar iğrenç ya. sonra niye bütün ofis burhandan nefret ediyor.
şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.
en son \"iki kitap bir heves\" adlı gösterisinde kendisiyle sohbet imkanım oldu. (Şubat 2016)
harika bir kişilik... akıl, samimiyet, kültür küpü :)
Ayrılık
İki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi değiştirir
son istasyonun
Sunay Akın
en son \"iki kitap bir heves\" adlı gösterisinde kendisiyle sohbet imkanım oldu. (Şubat 2016)
harika bir kişilik... akıl, samimiyet, kültür küpü :)
Ayrılık
İki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi değiştirir
son istasyonun
Sunay Akın
emeğine ve işine saygı duyduğum hayvan. çalmıyor, çırpmıyor; ekmeğinin derdinde. helal olsun. haysiyetli bir hayvan. adam adam.
ekolojik görevini icra ediyor bir yandan.
ekolojik görevini icra ediyor bir yandan.
yeni müzikler keşfederken kesintisiz dinlemek isteyenler için kaliteli bir seçenek. türlere göre kanalları da mevcut. ayrıca, pop-out yaparak ekranın bir köşesinde saklanabilir.
http://www.rockradio.com/
http://www.rockradio.com/
Kalsit, kimyasal formülü CaCO₃ olan kristalleşmiş kalsiyum karbonat. Saydam, beyaz, sarı, rustik yeşil ve mavimsi renkte olabilir. Sertliği 3, özgül ağırlığı 2.71'dir. Soğuk ve seyreltik hidroklorik asitte şiddetli bir köpürme ile ayrışır. (Vikipedi)
Türkiye'de Niğde Aksaray bölgesinde bulunur. İşlenildiğinde katma değeri yüksektir. Ambalaj, PVC, Kimya, gıda gibi geniş bir kullanım alanı vardır.
Türkiye'de Niğde Aksaray bölgesinde bulunur. İşlenildiğinde katma değeri yüksektir. Ambalaj, PVC, Kimya, gıda gibi geniş bir kullanım alanı vardır.
OSGB Nedir?
Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Nedir?
OSGB'nin açılımı ise \"Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi\" olarak tanımlanmaktadır.
OSGB; Kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile TTK’na göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimi ifade etmektedir.
\"OSGB firmaları ise bulunduğu ile ve il sınırı bulunan komşu illere hizmet vermeye yetkilidir\"
OSGB Nasıl Kurulur?
OSGB kurulabilmesi ve hizmet sunabilmesi için tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan en az bir;
a) İşyeri hekimi,
b) İş güvenliği uzmanı,
c) Diğer sağlık personeli,
istihdamı zorunludur.
OSGB’lerde tam süreli görevlendirilenler, başka bir OSGB’de veya işyerinde aynı unvanla veya Bakanlıkça yetkilendirilen eğitim kurumlarında eğitici unvanıyla görev alamaz.
Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi çalışma alanı nasıl olmalıdır?
OSGB’ler, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesine ve personel sayısına yetecek asgari büyüklükte; işyeri hekimi tarafından kullanılmak üzere en az 10 metrekarelik bir muayene odası, 15 metrekarelik ilkyardım ve acil müdahale, 10 metrekarelik iş güvenliği uzmanı odaları ile 12 metrekarelik bekleme yeri, uygun büyüklükte arşiv odası ve en az bir tuvalet ve lavabodan oluşur.
OSGB’ler tapu kütüğüne işyeri olarak kayıtlı bölümleri hariç mesken olarak kullanılan çok katlı binalarda ve işyeri olarak kayıtlı olsa dahi bodrum katlarda kurulamaz. OSGB’lerin zemin katta veya müstakil binalarda kurulması esastır.
[http://www.isgb-osgb.com/ iş güvenliği ve sağlığı]
Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Nedir?
OSGB'nin açılımı ise \"Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi\" olarak tanımlanmaktadır.
OSGB; Kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile TTK’na göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimi ifade etmektedir.
\"OSGB firmaları ise bulunduğu ile ve il sınırı bulunan komşu illere hizmet vermeye yetkilidir\"
OSGB Nasıl Kurulur?
OSGB kurulabilmesi ve hizmet sunabilmesi için tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan en az bir;
a) İşyeri hekimi,
b) İş güvenliği uzmanı,
c) Diğer sağlık personeli,
istihdamı zorunludur.
OSGB’lerde tam süreli görevlendirilenler, başka bir OSGB’de veya işyerinde aynı unvanla veya Bakanlıkça yetkilendirilen eğitim kurumlarında eğitici unvanıyla görev alamaz.
Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi çalışma alanı nasıl olmalıdır?
OSGB’ler, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesine ve personel sayısına yetecek asgari büyüklükte; işyeri hekimi tarafından kullanılmak üzere en az 10 metrekarelik bir muayene odası, 15 metrekarelik ilkyardım ve acil müdahale, 10 metrekarelik iş güvenliği uzmanı odaları ile 12 metrekarelik bekleme yeri, uygun büyüklükte arşiv odası ve en az bir tuvalet ve lavabodan oluşur.
OSGB’ler tapu kütüğüne işyeri olarak kayıtlı bölümleri hariç mesken olarak kullanılan çok katlı binalarda ve işyeri olarak kayıtlı olsa dahi bodrum katlarda kurulamaz. OSGB’lerin zemin katta veya müstakil binalarda kurulması esastır.
[http://www.isgb-osgb.com/ iş güvenliği ve sağlığı]
Bitkisel yağa “hidrojenasyon” olarak adlandırılan bir işlemle “hidrojen” eklenmesiyle elde edilen yağdır. Bu işlemin esas amacı gıdaların raf ömrünü uzatmaktır.
Ancak trans yağ gıdaların raf ömrünü uzatırken sizin ömrünüzü kısaltabilir. Çünkü hidrojen eklenen yağlar kötü kolesterolü yükselterek kalp krizi, felç, damar tıkanıklığı gibi pek çok ciddi hastalığın önünü açmaktadır. kaynak
Ancak trans yağ gıdaların raf ömrünü uzatırken sizin ömrünüzü kısaltabilir. Çünkü hidrojen eklenen yağlar kötü kolesterolü yükselterek kalp krizi, felç, damar tıkanıklığı gibi pek çok ciddi hastalığın önünü açmaktadır. kaynak
(bkz: Özbilinç)
Memur sözlük Yen'i tasarımda olan bir şey. Hmm oldukça güzel bence.
http://www.memur-sozluk.com//gorseller/index.php?id=12034&rid=2758
(gbkz:çirkin erkek yoktur, fakir erkek vardır )
(u::D)
(gbkz:çirkin erkek yoktur, fakir erkek vardır )
(u::D)
4.000.000 okuma sayısını açmış yazıdır. Ya da en azından tıklanmıştır. Katkılarının bir çoğu için haklıdır. Evin borcu demiş o evin borcu değil bu popülarite ile bir çok evin borcu ödenir.
Ülkesindeki olası saldırı için (gbkz:amerika birleşik devletleri) haberdar olup vatandaşlarını uyarırken, kendisi horul horul uyuyan kurum.
bu insan müdür olmalıdır ancak o zaman tam verimle çalışabilir...
Ankaranın çankaya ilçesine bağlı semt.her yolun çıktığı yer
Çok dayanıklıdır. Şehir de bunu pek hissetmeyebilirdiniz belki ama kırsalda kendini iyice belli eder.
Muhatabın poliçeyi kabul etmek mecburiyeti yoktur. Poliçeyi kabul edip etmemek, Kambiyo hukuku bakımından muhatabın iradesine bırakılmıştır. Muhattap, poliçeyi kabul etmekle bedelini vadesinde ödemeyi kabul etmiş olur (TTK, 610-I).
Başlıktaki iddiayı açabilmek için direkt olarak konuya gireceğim: Çevrenizdeki herkes, maalesef farkında bile olmadan, denediğiniz yeni bir şeyde başarısız olmanızı ve hatta sıçıp batırmanızı istiyor. “Herkes mi?” diye soracaksınız, “Evet, herkes” diyeceğim; “E ama nasıl olur?” diye ekleyeceksiniz, okumaya devam etmenizi rica edeceğim.
Şayet sosyal becerileriniz bir ütüden daha gelişmiş durumdaysa, etrafınızda insanlardan kurulu bir çember var. Bu çember, sizin ve çevrenizdekilerin normal algısını belirliyor. Siz diğerlerine, diğerleri ise size göre kişiliklerini ve zevklerini hizalıyor. Çemberin dışına çıkmak isteyen, hizayı da bozmuş sayılıyor; dolayısıyla tepki çekiyor.
Bisikletle Avrupa’yı mı gezeceksin? Ne kadar güzel, senin adına çok sevindim! Ama o kadar yolu sadece bisikletle gidebilir misin ki? Yorulursan ya da bisikletin bozulursa ne olacak?
Ne kadar samimi geliyor, değil mi? İddia ediyorum: Aslında değil. Bu tepkiyi veren arkadaşınız, kesinlikle kötü niyetli olmamakla birlikte, hizayı bozduğunuzu, yeni icat çıkardığınızı düşünüyor. Siz bisikletle Avrupa’yı gezeceğinizi söyleyene kadar, hayatından ve tercihlerinden gayet memnundu. Belki o da bir ara benzer bir şeye niyetlenmişti, son günlerde rutininden biraz sıkılmıştı ama yine de hayatına devam ediyordu işte… Siz yaşamınıza yeni bir oyuncak katarak (ve elbette bunu başka birine açarak) bir risk aldınız ve o kişinin hayata dair bir tercihine bir anlamda meydan okumuş oldunuz. Ne hakla?
Ya başarırsanız? Ya çemberin içindeki bir diğer kişi de size katılırsa? Ya grubun içindeki o normal algısı değişirse? Saniyenin binde biri kadar sürede, karşınızdaki kişi kendisine bu soruları soruyor ve sizin bu yeni kararınızı bir tür tehdit olarak algılıyor. Bisikletle Avrupa turu yapacağınıza dair bilgiyi alır almaz, yaşayacağınız muazzam maceradan bahsedeceğine, “Umarım bisikletin bozulmaz” diye eklemesi bu yüzden: Yapamayacağınızı, hizayı bozamayacağınızı, çemberin dışına çıkamayacağınızı düşünmek istiyor; çünkü kendi tercihinin isabetli olduğunu doğrulamaya ihtiyaç duyuyor.
Demek kendi şirketini kuruyorsun… Gerçekten çok sevindim! Peki sermayen var mı? Ya müşteri bulamazsan… Kirayı nasıl ödeyeceksin?
veya…
Demek kendi şirketini kuruyorsun… Gerçekten çok sevindim! Biraz riskli ama en kötü ihtimalle bir işe girersin, ne olacak?
Bir önceki örnekten sonra, buna hazırlıklıydınız diye tahmin ediyorum. Emin olun, heyecanla kendi işinizi kurma kararınızı açtığınız arkadaşınız da sıkılıp bunaldığı o ofisten ayrılmayı, zaten hiç sevmediği müdüründen kurtulmayı yüzlerce kere düşündü. Topladı, çıkardı, böldü, çarptı; kredilerini ve kirasını, köpeğinin mamasını, doğalgaz faturasını, apartman aidatını düşündü; sonunda o adımı atamadı ve vazgeçti.
Siz ise yok yere onun bu kararını sorgulamasına sebep oldunuz. Siz o meş’um ağzınızı açana kadar, o konuya dair muhasebe bitmiş, fatura çoktan kesilmişti. Ona kafayı yastığa koyduğu anda üzerine düşüneceği ve belki de pişman olacağı bir konu verdiniz. Bu gerçekten de kabul edilemez!
Burada insanlığa dair iğrenç bir portre çizmeye çalışmıyorum; bilakis, arkadaşınızın gerçekten de sizin adınıza çok sevindiğine eminim. Ancak kendi adına yaşadığı mutsuzluk, kararınıza sizin yaşadığınız heyecanla yaklaşmasını engelliyor. Farkında bile değil, ama gerçekten de sıçıp batırmanızı, ait olduğunuz yere dönmenizi, hizayı bozmamanızı istiyor.
Hizayı bozmazsanız, kendi kararlarını gözden geçirmek zorunda olmayacak.
Çemberden çıkmazsanız, o da sınırını bilerek yaşayacak.
Bulunduğunuz yerde kalırsanız, onun da hareket etmesine gerek kalmayacak.
Acı, ama gerçek…
Tekrar belirtme ihtiyacı duyuyorum: Sevdiğiniz herkes, sizi en az sizin onları sevdiğiniz kadar seviyor. Hepsi de iyi insanlar, emin olun.
Ayrıca merak etmeyin, hisleriniz karşılıklı: Siz de onların sıçıp batırmasını istiyorsunuz. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil sonuçta… Tek “icat çıkaran” siz değilsiniz…
Size önerim: Etrafınızda mutlaka bu tatsız genellemenin dışında kalan 3–5 kişi vardır. O kişileri bulun ve onlara sıkıca tutunun. Birbirinizi yeni şeyler denemeye, normal olanı bozmaya teşvik edin.
Rahatı batan, yeni şeyler deneyen, olmayınca bırakan, tekrar deneyen ve yanılan, yılmadan bir daha deneyen ve bir gün başaracağına emin olan herkese başarılar; tabii aynı zamanda tebrikler.
O konforu bırakmak, gerçekten de yürek istiyor.
[https://medium.com/versiyon-2/herkes-s%C4%B1%C3%A7%C4%B1p-bat%C4%B1rman%C4%B1z%C4%B1-istiyor-9bc6fd8bb941#.3uh9dqyr0 k:]
Şayet sosyal becerileriniz bir ütüden daha gelişmiş durumdaysa, etrafınızda insanlardan kurulu bir çember var. Bu çember, sizin ve çevrenizdekilerin normal algısını belirliyor. Siz diğerlerine, diğerleri ise size göre kişiliklerini ve zevklerini hizalıyor. Çemberin dışına çıkmak isteyen, hizayı da bozmuş sayılıyor; dolayısıyla tepki çekiyor.
Bisikletle Avrupa’yı mı gezeceksin? Ne kadar güzel, senin adına çok sevindim! Ama o kadar yolu sadece bisikletle gidebilir misin ki? Yorulursan ya da bisikletin bozulursa ne olacak?
Ne kadar samimi geliyor, değil mi? İddia ediyorum: Aslında değil. Bu tepkiyi veren arkadaşınız, kesinlikle kötü niyetli olmamakla birlikte, hizayı bozduğunuzu, yeni icat çıkardığınızı düşünüyor. Siz bisikletle Avrupa’yı gezeceğinizi söyleyene kadar, hayatından ve tercihlerinden gayet memnundu. Belki o da bir ara benzer bir şeye niyetlenmişti, son günlerde rutininden biraz sıkılmıştı ama yine de hayatına devam ediyordu işte… Siz yaşamınıza yeni bir oyuncak katarak (ve elbette bunu başka birine açarak) bir risk aldınız ve o kişinin hayata dair bir tercihine bir anlamda meydan okumuş oldunuz. Ne hakla?
Ya başarırsanız? Ya çemberin içindeki bir diğer kişi de size katılırsa? Ya grubun içindeki o normal algısı değişirse? Saniyenin binde biri kadar sürede, karşınızdaki kişi kendisine bu soruları soruyor ve sizin bu yeni kararınızı bir tür tehdit olarak algılıyor. Bisikletle Avrupa turu yapacağınıza dair bilgiyi alır almaz, yaşayacağınız muazzam maceradan bahsedeceğine, “Umarım bisikletin bozulmaz” diye eklemesi bu yüzden: Yapamayacağınızı, hizayı bozamayacağınızı, çemberin dışına çıkamayacağınızı düşünmek istiyor; çünkü kendi tercihinin isabetli olduğunu doğrulamaya ihtiyaç duyuyor.
Demek kendi şirketini kuruyorsun… Gerçekten çok sevindim! Peki sermayen var mı? Ya müşteri bulamazsan… Kirayı nasıl ödeyeceksin?
veya…
Demek kendi şirketini kuruyorsun… Gerçekten çok sevindim! Biraz riskli ama en kötü ihtimalle bir işe girersin, ne olacak?
Bir önceki örnekten sonra, buna hazırlıklıydınız diye tahmin ediyorum. Emin olun, heyecanla kendi işinizi kurma kararınızı açtığınız arkadaşınız da sıkılıp bunaldığı o ofisten ayrılmayı, zaten hiç sevmediği müdüründen kurtulmayı yüzlerce kere düşündü. Topladı, çıkardı, böldü, çarptı; kredilerini ve kirasını, köpeğinin mamasını, doğalgaz faturasını, apartman aidatını düşündü; sonunda o adımı atamadı ve vazgeçti.
Siz ise yok yere onun bu kararını sorgulamasına sebep oldunuz. Siz o meş’um ağzınızı açana kadar, o konuya dair muhasebe bitmiş, fatura çoktan kesilmişti. Ona kafayı yastığa koyduğu anda üzerine düşüneceği ve belki de pişman olacağı bir konu verdiniz. Bu gerçekten de kabul edilemez!
Burada insanlığa dair iğrenç bir portre çizmeye çalışmıyorum; bilakis, arkadaşınızın gerçekten de sizin adınıza çok sevindiğine eminim. Ancak kendi adına yaşadığı mutsuzluk, kararınıza sizin yaşadığınız heyecanla yaklaşmasını engelliyor. Farkında bile değil, ama gerçekten de sıçıp batırmanızı, ait olduğunuz yere dönmenizi, hizayı bozmamanızı istiyor.
Hizayı bozmazsanız, kendi kararlarını gözden geçirmek zorunda olmayacak.
Çemberden çıkmazsanız, o da sınırını bilerek yaşayacak.
Bulunduğunuz yerde kalırsanız, onun da hareket etmesine gerek kalmayacak.
Acı, ama gerçek…
Tekrar belirtme ihtiyacı duyuyorum: Sevdiğiniz herkes, sizi en az sizin onları sevdiğiniz kadar seviyor. Hepsi de iyi insanlar, emin olun.
Ayrıca merak etmeyin, hisleriniz karşılıklı: Siz de onların sıçıp batırmasını istiyorsunuz. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil sonuçta… Tek “icat çıkaran” siz değilsiniz…
Size önerim: Etrafınızda mutlaka bu tatsız genellemenin dışında kalan 3–5 kişi vardır. O kişileri bulun ve onlara sıkıca tutunun. Birbirinizi yeni şeyler denemeye, normal olanı bozmaya teşvik edin.
Rahatı batan, yeni şeyler deneyen, olmayınca bırakan, tekrar deneyen ve yanılan, yılmadan bir daha deneyen ve bir gün başaracağına emin olan herkese başarılar; tabii aynı zamanda tebrikler.
O konforu bırakmak, gerçekten de yürek istiyor.
[https://medium.com/versiyon-2/herkes-s%C4%B1%C3%A7%C4%B1p-bat%C4%B1rman%C4%B1z%C4%B1-istiyor-9bc6fd8bb941#.3uh9dqyr0 k:]
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

