sağlama gitmiş amcanın büyük özverisini temsil eder.
Yatağa girmeden önce gerekli bakımı yapıyorsa çok da sorun edilmeyecek durum.
Slogan, bir grup, örgüt veya kurumun amaç ve araçlarını genel olarak tanımlayan bir deyiş veya sözcük topluluğuna verilen isimdir. Slogan sözcüğünün diğer bir adı da mottodur. Birçok ülke, kent, üniversite ve diğer kurumların mottoları bulunur. Motto sözcüğü İtalyanca'dan gelir ve kökeni Latince muttire yani "mırıldanmak, söylenmek" tir
yolun yarısının 10 eksiğinin 1 fazlası olan takıntılı olduğum sayı.
Batı'da Ümit Burnu'nu ilk kez dolaşan ve Doğu Hint adalarına gidip, o zamana kadar dışa kapalı bir şekilde yaşayan ilkel Hint ırkıyla ilk teması kuranın kâşif Vasco da Gama olarak bizlere anlatanlar ancak ön ayak olan kişi ahmed ibn macid'dir.
ufku iki katına çıkarır mı bilmiyorum ama ben beğendim bu hikayeyi.
--- (gbkz: spoiler) ---
Mark Zuckerberg’in gelmiş geçmiş en başarılı insanlardan olduğu bir gerçek ve her hikâyede olduğu gibi bu hikâye de iniş çıkışlarla dolu.
Facebook’un eski çalışanı Antonio Garcia Martinez, şirketin ilk yıllarını anlattığı Vanity Fair köşesinde şirketin CEO’su Mark Zuckerberg’in, Google Plus’un açıldığı gün, tüm şirketi tecrit ettiğini anlatıyor.
Düşünün, internette ve dünyada yeni bir çağ başlatmışsınız. Ellerinizle yepyeni bir sanal hayat yaratmışsınız ve birden dünyanın lider internet şirketlerinden biri, size rakip olacak bir oluşum içerisine giriyor. Siz daha tahtınıza oturmaya alışmaya çalışırken, tahtın başka bir varisi daha çıkıyor ve bu varis herkesin tanıdığı, bildiği, sevdiği biri. Yanı kısacası bu bir ölüm kalım meselesi. Ya Facebook ölecek ya da Google Plus. Üstelik, başka bir dev, şirketinizi milyon dolarlara satın almak istemiş, bunu reddetmişsiniz ve tüm ekonomi ve iş dünyası aptallık yaptığınızı söylemiş. Hukuki mücadeleler de cabası. Zuckerberg, bu durumda tüm varlığını kullanmak zorunda.
Şirket çalışanları Google Plus’ın açıldığı gün, saat 13.45’te bir e-mail alıyor. Martinez şöyle anlatıyor:
“Şimdi siz tecritin nasıl resmi olarak duyurulduğunu soracaksınız. Google Plus’ın açıldığı gün, saat 13.45’te, Zuck’un taht odası olan cam duvarlı küp olan akvaryumda toplanmamız gerektiğini söyleyen bir e-mail aldık. Aslında teknik olarak “Tecrit” işareti etrafında toplanmamız gerektiğine dair bilgi veriyordu. Akvaryumun üst bölümünde yer alan neon bir yazıydı ve otoyol otellerindeki gibi “Yer kalmadı” yazısına benziyordu. Tüm şirket toplandığında, tecrit ışığı yandı ve neler olacağına dair bize ipuçları vermeye başladı.”
Martinez, Zuckerberg’in normalde çok kötü bir konuşmacı olduğunu ama o akşam çatışmaya çıkan bir komutan gibi konuştuğunu, sadece bunun net bir İngilizce olmadığını, daha çok bir yazılım diliyle konuştuğunu söylüyor. Hatta soğuk ve psikopatlığın sınırında gibi betimlemeler de kullanıyor. Ne kadar korktuğunu düşünün.
Tabi tüm bu betimlemelere rağmen Martinez, bu hareketin Facebook’un kendine dönüp bir bakmasına sebep olduğunu söylüyor. Bu sayede, mühendislerden teknikerlere, pazarlamadan yönetime, tüm birimler bu soğuk savaş için güçlerini yeniliyor. Sonuçta kazanan, Facebook oluyor.
Martinez’in Chaos Monkeys: Obscene Fortune and Random Failure in Silicon Valley adlı kitabı, yaz sonunda yayımlandıktan sonra en iyi satanların başında uzun süre yer alacağa benziyor. Şimdiden kitaplıklarımızdaki yerini ayırttık. http://sosyalmedya.co/google-plusin-acildigi-gun-zuckerberg-facebooku-tecrit-etmis/ --- (gbkz: spoiler) ---
--- (gbkz: spoiler) ---
Mark Zuckerberg’in gelmiş geçmiş en başarılı insanlardan olduğu bir gerçek ve her hikâyede olduğu gibi bu hikâye de iniş çıkışlarla dolu.
Facebook’un eski çalışanı Antonio Garcia Martinez, şirketin ilk yıllarını anlattığı Vanity Fair köşesinde şirketin CEO’su Mark Zuckerberg’in, Google Plus’un açıldığı gün, tüm şirketi tecrit ettiğini anlatıyor.
Düşünün, internette ve dünyada yeni bir çağ başlatmışsınız. Ellerinizle yepyeni bir sanal hayat yaratmışsınız ve birden dünyanın lider internet şirketlerinden biri, size rakip olacak bir oluşum içerisine giriyor. Siz daha tahtınıza oturmaya alışmaya çalışırken, tahtın başka bir varisi daha çıkıyor ve bu varis herkesin tanıdığı, bildiği, sevdiği biri. Yanı kısacası bu bir ölüm kalım meselesi. Ya Facebook ölecek ya da Google Plus. Üstelik, başka bir dev, şirketinizi milyon dolarlara satın almak istemiş, bunu reddetmişsiniz ve tüm ekonomi ve iş dünyası aptallık yaptığınızı söylemiş. Hukuki mücadeleler de cabası. Zuckerberg, bu durumda tüm varlığını kullanmak zorunda.
Şirket çalışanları Google Plus’ın açıldığı gün, saat 13.45’te bir e-mail alıyor. Martinez şöyle anlatıyor:
“Şimdi siz tecritin nasıl resmi olarak duyurulduğunu soracaksınız. Google Plus’ın açıldığı gün, saat 13.45’te, Zuck’un taht odası olan cam duvarlı küp olan akvaryumda toplanmamız gerektiğini söyleyen bir e-mail aldık. Aslında teknik olarak “Tecrit” işareti etrafında toplanmamız gerektiğine dair bilgi veriyordu. Akvaryumun üst bölümünde yer alan neon bir yazıydı ve otoyol otellerindeki gibi “Yer kalmadı” yazısına benziyordu. Tüm şirket toplandığında, tecrit ışığı yandı ve neler olacağına dair bize ipuçları vermeye başladı.”
Martinez, Zuckerberg’in normalde çok kötü bir konuşmacı olduğunu ama o akşam çatışmaya çıkan bir komutan gibi konuştuğunu, sadece bunun net bir İngilizce olmadığını, daha çok bir yazılım diliyle konuştuğunu söylüyor. Hatta soğuk ve psikopatlığın sınırında gibi betimlemeler de kullanıyor. Ne kadar korktuğunu düşünün.
Tabi tüm bu betimlemelere rağmen Martinez, bu hareketin Facebook’un kendine dönüp bir bakmasına sebep olduğunu söylüyor. Bu sayede, mühendislerden teknikerlere, pazarlamadan yönetime, tüm birimler bu soğuk savaş için güçlerini yeniliyor. Sonuçta kazanan, Facebook oluyor.
Martinez’in Chaos Monkeys: Obscene Fortune and Random Failure in Silicon Valley adlı kitabı, yaz sonunda yayımlandıktan sonra en iyi satanların başında uzun süre yer alacağa benziyor. Şimdiden kitaplıklarımızdaki yerini ayırttık. http://sosyalmedya.co/google-plusin-acildigi-gun-zuckerberg-facebooku-tecrit-etmis/ --- (gbkz: spoiler) ---
Acıbadem'de yoldan çıkan metrobüs, D-100'e girerek kaza yaptı. Çok sayıda araca çarpan metrobüs, 3'ünü de altına aldı. İstanbul Valiliği, metrobüs şoförü dahil 11 kişinin yaralandığını açıkladı. Aynı açıklamaya göre, kaza bir yolcunun sürücüye şemsiyeyle vurmasından sonra meydana geldi.
https://onedio.com/haber/acibadem-de-yoldan-metrobus-yoldan-cikan-metrobus-araclari-ezdi-11-kisi-yaralandi-731832
https://onedio.com/haber/acibadem-de-yoldan-metrobus-yoldan-cikan-metrobus-araclari-ezdi-11-kisi-yaralandi-731832
Aşka aşk katar, şayet ortada gerçek aşk var ise.
Erdoğan'ın bir TV programında, Dalaman'da darbecilerin kendilerini arayıp bulamayışlarını anlatırken, bu durumu Hz.Peygamberin Sevr mağarasında Allah'ın emri ile müşriklerden saklanışına benzetmesi beni çok üzdü...
Siyasi bir mevzu değil, belki şer'i bir mevzu da değil... Elbette Allah'ın yardımına dikkati çekmek istemiştir, ancak yine de böyle teşbih olmaz. Adap usul erkân meselesi.. Türkiye'nin dini konulardaki seviyesini de gösteriyor. Tam da buyuz işte..! Maalesef dinin şekil şartlarını yerine getiren fakat ruhundan, edebinden mahrum bir dindarlık anlayışı almış yürümüş... Medeniyetimiz çökmüş. Edep okullarda öğretilen bir ders değil. Bir kültür, bir medeniyet meselesi. İlahiyat fakültelerinde, imam hatiplerde öğrenilemez. Maalesef bugünkü tekkelerde öğretilemediğini de görüyoruz. Çökmüşüz, hem de pek fena çökmüşüz. Erdoğan'ın bu sözünü üzerinde düşünülmeden söylenmiş bir sürç ü lisan olarak kabul ediyorum. Ravza'da nasıl iki büklüm olduğunu gördük. Samimi insan.
İlahiyatçıların devirdiği çamlara alışmıştık ki, Türkiye'nin en tepesinden gelen bu sürç-ü lisan, bana memleketin din hususundaki acıklı manzarasını bir kez daha gösterdi.
Siyasi bir mevzu değil, belki şer'i bir mevzu da değil... Elbette Allah'ın yardımına dikkati çekmek istemiştir, ancak yine de böyle teşbih olmaz. Adap usul erkân meselesi.. Türkiye'nin dini konulardaki seviyesini de gösteriyor. Tam da buyuz işte..! Maalesef dinin şekil şartlarını yerine getiren fakat ruhundan, edebinden mahrum bir dindarlık anlayışı almış yürümüş... Medeniyetimiz çökmüş. Edep okullarda öğretilen bir ders değil. Bir kültür, bir medeniyet meselesi. İlahiyat fakültelerinde, imam hatiplerde öğrenilemez. Maalesef bugünkü tekkelerde öğretilemediğini de görüyoruz. Çökmüşüz, hem de pek fena çökmüşüz. Erdoğan'ın bu sözünü üzerinde düşünülmeden söylenmiş bir sürç ü lisan olarak kabul ediyorum. Ravza'da nasıl iki büklüm olduğunu gördük. Samimi insan.
İlahiyatçıların devirdiği çamlara alışmıştık ki, Türkiye'nin en tepesinden gelen bu sürç-ü lisan, bana memleketin din hususundaki acıklı manzarasını bir kez daha gösterdi.
kemal kılıçdaroğlunun haklı isyanı. yargısız bir ülkede sabır taş olsa dayanamazdı.
Gülen bok mu olur. Bok dediğin asık suratlı olur.
Kaç gündür yine durgunluk ötesinde olan sözlüğe sorumdur.
Bir kişi ebe olup gözleri bağlanır, Bu arada diğerleri ebeye yakalanmamaya çalışır. Ebe bir oyuncuyu yakalarsa, yakalanan kişi ebe olur.
aslen Diyarbakırlıdır. inşaat işleri ile uğraşan biridir. Uzun yıllardır fenerbahçenin başında başkanlık yapmaktadır. Koltuğa yapışmak neymiş en güzel örneklerinden bi tanesi aziz yıldırımdır.
Bir fikret orman değil tabi ki!
Bir fikret orman değil tabi ki!
(bkz: memur sözlüğün seviyesi)
işler güçler dizisinin feridesi.
kurtlar vadisi pusu dizisinde safiye karahanlı karakterini canlandırmış oyuncu.
kurtlar vadisi pusu dizisinde safiye karahanlı karakterini canlandırmış oyuncu.
dünyanın en saf ve en güzel yaratığı , bir insanın en güzel hali.sevdiğiniz takdirde , sizi dünyadaki herkesden daha güçlü kılan canlıdır.
3310 adı yeter, piyasaya ciksin, saglam bir telefon olursa kesin alirim.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
