tamamen benzemek şart mı? gözlerimiz aynı renk olsa yeter mi mesela?
saadeti nerde aradığımıza bağlı durum. Para ile alınabilecek durumlar için ise evet parayla ciddi manada saadet olur yok paranın satın alamayacağı şeyler ise para pek bir işe yaramaz.
Koff Animation, İstanbul'da kurulmuş bir animasyon stüdyosudur.
Yıllardır sektöre ve ajanslara animasyon filmler üretmektedir.
Ancak mesele bu degil
Ticari işlerin yanı sıra kendimiz için ürettiğimiz, animasyon sanatının inceliklerini döktürdüğümüz, hikayelerimizi anlattığımız bağımsız çalışmalarımızı bu kanalda yayınlıyoruz.
youtube kanalı
Yıllardır sektöre ve ajanslara animasyon filmler üretmektedir.
Ancak mesele bu degil
Ticari işlerin yanı sıra kendimiz için ürettiğimiz, animasyon sanatının inceliklerini döktürdüğümüz, hikayelerimizi anlattığımız bağımsız çalışmalarımızı bu kanalda yayınlıyoruz.
youtube kanalı
"ben "enel hak" dedim, sen "ene alel hak" anla"dır bu söz. her varlık cenab-ı hakkın varlığının cüzüdür ve dahi ispatıdır. yanlış anlaşılmaya müsait bir söz olsa da sü-i zan icap ettirmez. hallac-ı mansur'u kafirlikle suçlamak da saçmalıktır.
-lakin alışkanlıklar bunu icab ettiriyor olabilir.-
-lakin alışkanlıklar bunu icab ettiriyor olabilir.-
Euro üzerinden çalışıyorsa işi biliyor. Şaka şaka iğrenç iki mahlukat Örneği.
2018 yılı için en çok konuşulan girişlerden biridir. Allahım sen aklımı koru. bu adama nasıl izin veriyorlar, bu tarz adamlar nasıl varlar aklım almıyor.
gözde hoş gelen, eski bir kıyafet. alarcon'dan tutun da victor hugo'ya anlatılarda hep yer almış. genelde rütbeli kişiler, şehir komutanı (corregidor) giyermiş. (u: dize kadar inen ceket, tam tabiri.)
https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/236x/97/53/d9/9753d912ad02ce7b3dc2fc490c84ffed.jpg
https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/236x/97/53/d9/9753d912ad02ce7b3dc2fc490c84ffed.jpg
Sebebi olandır. Yalnızlık hep yalnız olduğun için değil, yalnızlığın öncesi yükler ağırlıklarını, korkularını. Sadece, \"nasıl\" diyebiliyorsun...
--- (gbkz: spoiler) ---
Hafta içi sabahtan öğlene kadar kuran kursunda ders veriyor, öğleden sonra fakültedeki derslerime gidiyor, haftasonu hem imamhatipte meslek derslerine giriyor hem de formasyon derslerime gidiyorum. Üstelik bunlardan başka sorumluluklarım da var. Hepsinin Toplantısıydı şuydu buydu ıvır zıvırları da var. Az evvel de final sınavımdan geldim. Üstüste entryler girdiğime göre Demek ki bayaa işsizmişim (!) Dediğim başlık
--- (gbkz: spoiler) ---
Hafta içi sabahtan öğlene kadar kuran kursunda ders veriyor, öğleden sonra fakültedeki derslerime gidiyor, haftasonu hem imamhatipte meslek derslerine giriyor hem de formasyon derslerime gidiyorum. Üstelik bunlardan başka sorumluluklarım da var. Hepsinin Toplantısıydı şuydu buydu ıvır zıvırları da var. Az evvel de final sınavımdan geldim. Üstüste entryler girdiğime göre Demek ki bayaa işsizmişim (!) Dediğim başlık
--- (gbkz: spoiler) ---
Geçtiğimiz günlerde şehit edilen 23 yaşındaki öğretmen Necmettin Yılmaz hakkında CHP Tunceli İl Başkanı'ndan duygulandıracak sözler... Vali ve Jandarma Bölge Komutanı göz yaşlarını tutamadı.
"Ne istiyorsunuz? Bu daha hayatının baharında annesiyle babasıyla yaşayacak ömrü olan 23 yaşındaki öğretmenden ne istediniz?
"Ne istiyorsunuz? Bu daha hayatının baharında annesiyle babasıyla yaşayacak ömrü olan 23 yaşındaki öğretmenden ne istediniz?
adı aynı, sözleri ve söyleyeni farklı olan şarkılar.
(bkz: tanım budur)(u:gülücük)
(bkz: tanım budur)(u:gülücük)
düzelmek.
İki eylem adamı; Muhammed Ali… Malcolm X...
“Kelebek gibi uçar, arı gibi sokarım”
“Ben Amerika’yım. Tanımadığınız yönüyüm onun. Alışın bana. Siyah, özgüvenli, kendinden emin… Benim adım bu, sizin değil. Benim dinim sizin değil. Benim amaçlarım sizin değil. Alışın bana.”
Muhammed Ali
---
“Zaman şehitlik zamanıdır ve ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur.”
Malcolm X
---
Asıl adı: Cassius Marcellus Clay Jr.
17 Ocak 1942’de ABD’nin Kentucky eyaletinin Louisville şehrinde doğdu…
Afro – Amerikan ve İrlanda kökenli, henüz 12 yaşındayken boksla tanıştı…
Kendisini tüm dünyaya tanıtan özelliği ise, “Tüm zamanların en iyi ağır sıklet boks şampiyonu” sıfatına sahip olmasıdır.
18 YAŞINDA ALTIN MADALYA
Ali, önce National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlarda yerini aldı ve profesyonel lige 1960 yılında Roma’da aldığı altın madalya ile ‘merhaba’ dedi…
18 yaşındayken kazandığı bu altın madalya ile dünya onu tanımaya başladı…
ZAFER VE İSLAM’LA ŞEREFLENMEK
1964 yılında, 22 yaşında iken, S. Liston’u yenerek ‘Dünya Şampiyonu’ oldu.
Ve bu zaferin ardından İslam’la müşerref olan Cassius Marcellus Clay Jr. Muhammed Ali ismini alarak tüm dünyaya Müslüman olduğunu ilan etti.
Muhammed Ali hem zeki hem de çok nüktedan bir şahsiyetti.
O hep savaşlara karşı çıktı barıştan yana oldu…
1967-1970 yılları arasında boksa ara vermek zorunda kaldı.
ABD’NİN VİETNAM SENDROMU VE ALİ’YE 5 YIL HAPİS
Muhammed Ali, Amerikan sistemine başkaldırmış bir “asi çocuk” edası ile o günlerde savaş karşıtlığını şu cümlelerle özetledi: “Vietnamlılar bana hiç bir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.”
Sen misin bu cümleyi sarf eden diyerek, Muhammed Ali’yi 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırdılar…
Ha bununla yetindiler mi?...
Yetinmediler…
Çünkü;
Hem siyahisin, hem Müslümansın, hem de adın Muhammed Ali, bunlar sana yetmez diyerek, lisansını ve pasaportunu da elinden alarak adeta yokluğa mahkûm ettiler…
Ama onun adı Muhammed Ali…
Yılmadı, yıkılmadı, mücadelesine devam etti, açtığı davayı 1970 yılında kazanarak yeniden ringlere döndü…
3 yıl aranın ardından yeniden ringlerde dönen ve ringlerde fırtına gibi esen, rakiplerine minderi dar eden Muhammed Ali, 1971 yılında Joe Frazier’le yaptığı ‘unvan maçı’nda ilk mağlubiyeti tattı…
Bunda tabiî ki de en büyük etken 3 yıl boksa ara vermesiydi.
Azimli ve mücadeleci kişiliğe sahip Muhammed Ali ‘yenildim’ diyerek elbette oturacak değildi…
Daha önce Ken Norton’a yenilen Muhammed Ali, kariyerinin bittiğini düşünenleri yine yanılttı….
Hırsla çalıştı, tüm unvan maçlarına bir kez çıktı…
Yeniden Ken Norton’la karşılaşan Muhammed Ali ringi ona dar ederek rövanşı da almış oldu…
FRAZİER VE FOREMAN’I NAKAVT EDEREK ESKİ GÜNLERİNE YENİDEN DÖNDÜ
Muhammed Ali yine fırtına gibi esmeye başladı ringlerde…
1973 yılında, Joe Frazier ile unvan maçı için anlaşan Ali, Joe Frazier – George Foreman eşleşmesi sonrasında, Frazier’ın nakavt olmasının ardından, önce Fraizer’i ardından da Foreman’ı nakavt ederek eski günlerine yeniden döndü…
1974 yılında, Foreman’ı sekizinci raundda nakavt eden Ali, hak ettiği büyük unvanı Floyd Patterson’ın ardından yeniden elde eden ikinci boksör oldu.
Muhammed Ali, 1978 yılında, L. Spinks’e önce yenildi daha sonra rakibini yenerek dünya şampiyonluğunu 3 kez elde ederek boks tarihine adını altın harflerle yazdıran ilk boksör oldu…
PARKİNSON VE BOKSA VEDA
Parkinson hastalığına yakalanan Ali aynı yıl içinde boksa veda etti…
Profesyonel kariyeri boyunca, yalnızca 5 mağlubiyet yüzü gören Muhammed Ali, 37’si nakavt ile olmak üzere, toplam 56 maç kazanarak erişilmesi güç bir rekora imza atarak tarihteki yerini aldı…
Kişilik ve karakter denilince akla gelen ilk isimlerden biriydi Muhammed Ali…
IRKÇILIĞI PROTESTO İÇİN OLİMPİYAT MADALYASINI
OHIO NEHRİNE ATTI
1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten sonra, bir lokantada yalnızca beyazlara servis yapıldığını öğrenen Muhammed Ali, ırkçılığı protesto etmek için olimpiyattan kazandığı altın madalyasını Ohio Nehri’ne atacak kadar kişilik sahibiydi…
2001 yılında, Hollywood tarafından hayatı filme alınan Muhammed Ali’nin hayatını oynayan Will Smith, oynadığı oyunla tüm sinemaseverlerden çok büyük övgü aldı…
MUHAMMED ALİ TÜRKİYE’DE
Tarih 3 Ekim 1976’yı gösteriyordu…
Yeşilköy Havaalanı ana baba günü…
Misafir, Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali…
Davet eden, o günkü MC Hükümeti’nin Başbakan Yardımcısı Prof.Dr. Necmettin Erbakan adına dönemin Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanı Hasan Aksay…
Havaalanı pisti Milli Selamet Partisi taraftarlarıyla doludur…
ABD KONSOLOSUNA ‘MUHAMMED ALİ’ TEPKİSİ
Erbakan, Ali’yi uçağın merdivenlerin önünde karşılar ve büyük bir muhabbetle kucaklayıp bağrına basar…
Cuma namazını kılmak için Sultanahmet’e gelen Muhammed Ali on binler tarafından bağırlara basılır…
Hasan Aksay abi o günlerle ilgili şunları anlattı: “O gün havaalanında Muhammed Aliyi karşılayanlar arasında o günkü ABD Konsolosu da vardı…
Hatta kapının önündeki ilk kişi oydu…
Muhammed Ali uçaktan indi. ABD Konsolosu Muhammed Ali’ye ‘hoş geldiniz’ demek için elini uzattı…
Muhammed Ali konsolosun elini iterek, elini sıkmadı…
Ve ona şunu söyledi: Siz ABD’de Müslümanlara hem zulmediyorsunuz hem de burada bizim elimizi sıkmaya çalışıyorsunuz sizinle tokalaşmam…
Sultanahmet’teki o müthiş buluşmanın ardından Muhammed Ali ile birlikte Kanlıca’ya yoğurt yemeye gittik yatla…
Muhammed Ali maç yapıp gelmişti, dolayısıyla yorgunluğu da yüzünden okunuyordu…
Kanlıca dönüşü direkt olarak otele gittik..
Odaya çıktık…
Muhammed Ali o kadar yorgundu ki; ayakkabılarını bile çıkarmadan yatağını üzerine kendini attı ve öylece uyuya kaldı…”
SABAHA KADAR ÇOK BEKLEDİK ALİ’Yİ İZLEMEK İÇİN
Şimdiki nesil Muhammed Ali efsanesini pek bilmez, ancak ‘Ali’ filmini seyredenler belki onun hakkında birazcık bilgi sahibi olurlar…
Bizler çok bekledik; siyah beyaz televizyonların sınırlı sayıda evlerde bulunduğu dönemlerde sabahın saat 04:00’ına kadar Muhammed Ali’nin maçlarını…
O ringe çıktığında bizler de o ringin hemen yanı başındaymışız gibi hareket ettik…
Gonk çaldığında onun rakibine attığı her yumruğu ve karşısındakinin ringde yalpalamasını sanki biz atıyormuş o yumruğu gibi sevinir, iç geçirirdik…
Muhammed Ali yumruk yediğinde sanki o yumruğu kendimiz yemiş gibi üzülürdük…
O, ringlerde hep, İslam’ın gücünü temsil eden rakipsiz bir kral olarak görüldü…
O, Amerikan toplumunda her renkten insanın sevgilisi haline gelmiş bir millî kahraman bir sembol isim olarak görüldü…
O, İslamiyet’i seçtikten sonra hep mazlumların ve mağdurların yanında oldu…
Son söz;
ABD’nin sembol isimlerden sadece ikisi Malcolm X ve Muhammed Ali…
Biri; hayatını İslami mücadeleye adayan eylem adamı Malcolm X...
“Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin” diyen Malcolm X’in şehadetinden bugüne kadar tam 51 yıl geçti…
O’nun mücadelesi özellikle ABD’deki Müslümanlara örnek oldu…
Mekanın cennet olsun Malcolm X…
İkincisi de; boks dünyasının efsane ismi Muhammed Ali…
74 yaşında hayata veda eden Ali’yi de geçtiğimiz hafta son yolculuğuna on binler uğurladı…
“Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar” diyen efsane Ali de artık Louisville’deki ebedi istirahatgâhında…
Senin de mekanın Cennet olsun, “kelebek gibi uçan arı gibi sokan” adam…
Nur içinde yatın…
http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/kadir-demirel/iki-eylem-adami-muhammed-ali-malcolm-x-15344.html
“Kelebek gibi uçar, arı gibi sokarım”
“Ben Amerika’yım. Tanımadığınız yönüyüm onun. Alışın bana. Siyah, özgüvenli, kendinden emin… Benim adım bu, sizin değil. Benim dinim sizin değil. Benim amaçlarım sizin değil. Alışın bana.”
Muhammed Ali
---
“Zaman şehitlik zamanıdır ve ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur.”
Malcolm X
---
Asıl adı: Cassius Marcellus Clay Jr.
17 Ocak 1942’de ABD’nin Kentucky eyaletinin Louisville şehrinde doğdu…
Afro – Amerikan ve İrlanda kökenli, henüz 12 yaşındayken boksla tanıştı…
Kendisini tüm dünyaya tanıtan özelliği ise, “Tüm zamanların en iyi ağır sıklet boks şampiyonu” sıfatına sahip olmasıdır.
18 YAŞINDA ALTIN MADALYA
Ali, önce National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlarda yerini aldı ve profesyonel lige 1960 yılında Roma’da aldığı altın madalya ile ‘merhaba’ dedi…
18 yaşındayken kazandığı bu altın madalya ile dünya onu tanımaya başladı…
ZAFER VE İSLAM’LA ŞEREFLENMEK
1964 yılında, 22 yaşında iken, S. Liston’u yenerek ‘Dünya Şampiyonu’ oldu.
Ve bu zaferin ardından İslam’la müşerref olan Cassius Marcellus Clay Jr. Muhammed Ali ismini alarak tüm dünyaya Müslüman olduğunu ilan etti.
Muhammed Ali hem zeki hem de çok nüktedan bir şahsiyetti.
O hep savaşlara karşı çıktı barıştan yana oldu…
1967-1970 yılları arasında boksa ara vermek zorunda kaldı.
ABD’NİN VİETNAM SENDROMU VE ALİ’YE 5 YIL HAPİS
Muhammed Ali, Amerikan sistemine başkaldırmış bir “asi çocuk” edası ile o günlerde savaş karşıtlığını şu cümlelerle özetledi: “Vietnamlılar bana hiç bir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.”
Sen misin bu cümleyi sarf eden diyerek, Muhammed Ali’yi 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırdılar…
Ha bununla yetindiler mi?...
Yetinmediler…
Çünkü;
Hem siyahisin, hem Müslümansın, hem de adın Muhammed Ali, bunlar sana yetmez diyerek, lisansını ve pasaportunu da elinden alarak adeta yokluğa mahkûm ettiler…
Ama onun adı Muhammed Ali…
Yılmadı, yıkılmadı, mücadelesine devam etti, açtığı davayı 1970 yılında kazanarak yeniden ringlere döndü…
3 yıl aranın ardından yeniden ringlerde dönen ve ringlerde fırtına gibi esen, rakiplerine minderi dar eden Muhammed Ali, 1971 yılında Joe Frazier’le yaptığı ‘unvan maçı’nda ilk mağlubiyeti tattı…
Bunda tabiî ki de en büyük etken 3 yıl boksa ara vermesiydi.
Azimli ve mücadeleci kişiliğe sahip Muhammed Ali ‘yenildim’ diyerek elbette oturacak değildi…
Daha önce Ken Norton’a yenilen Muhammed Ali, kariyerinin bittiğini düşünenleri yine yanılttı….
Hırsla çalıştı, tüm unvan maçlarına bir kez çıktı…
Yeniden Ken Norton’la karşılaşan Muhammed Ali ringi ona dar ederek rövanşı da almış oldu…
FRAZİER VE FOREMAN’I NAKAVT EDEREK ESKİ GÜNLERİNE YENİDEN DÖNDÜ
Muhammed Ali yine fırtına gibi esmeye başladı ringlerde…
1973 yılında, Joe Frazier ile unvan maçı için anlaşan Ali, Joe Frazier – George Foreman eşleşmesi sonrasında, Frazier’ın nakavt olmasının ardından, önce Fraizer’i ardından da Foreman’ı nakavt ederek eski günlerine yeniden döndü…
1974 yılında, Foreman’ı sekizinci raundda nakavt eden Ali, hak ettiği büyük unvanı Floyd Patterson’ın ardından yeniden elde eden ikinci boksör oldu.
Muhammed Ali, 1978 yılında, L. Spinks’e önce yenildi daha sonra rakibini yenerek dünya şampiyonluğunu 3 kez elde ederek boks tarihine adını altın harflerle yazdıran ilk boksör oldu…
PARKİNSON VE BOKSA VEDA
Parkinson hastalığına yakalanan Ali aynı yıl içinde boksa veda etti…
Profesyonel kariyeri boyunca, yalnızca 5 mağlubiyet yüzü gören Muhammed Ali, 37’si nakavt ile olmak üzere, toplam 56 maç kazanarak erişilmesi güç bir rekora imza atarak tarihteki yerini aldı…
Kişilik ve karakter denilince akla gelen ilk isimlerden biriydi Muhammed Ali…
IRKÇILIĞI PROTESTO İÇİN OLİMPİYAT MADALYASINI
OHIO NEHRİNE ATTI
1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten sonra, bir lokantada yalnızca beyazlara servis yapıldığını öğrenen Muhammed Ali, ırkçılığı protesto etmek için olimpiyattan kazandığı altın madalyasını Ohio Nehri’ne atacak kadar kişilik sahibiydi…
2001 yılında, Hollywood tarafından hayatı filme alınan Muhammed Ali’nin hayatını oynayan Will Smith, oynadığı oyunla tüm sinemaseverlerden çok büyük övgü aldı…
MUHAMMED ALİ TÜRKİYE’DE
Tarih 3 Ekim 1976’yı gösteriyordu…
Yeşilköy Havaalanı ana baba günü…
Misafir, Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali…
Davet eden, o günkü MC Hükümeti’nin Başbakan Yardımcısı Prof.Dr. Necmettin Erbakan adına dönemin Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanı Hasan Aksay…
Havaalanı pisti Milli Selamet Partisi taraftarlarıyla doludur…
ABD KONSOLOSUNA ‘MUHAMMED ALİ’ TEPKİSİ
Erbakan, Ali’yi uçağın merdivenlerin önünde karşılar ve büyük bir muhabbetle kucaklayıp bağrına basar…
Cuma namazını kılmak için Sultanahmet’e gelen Muhammed Ali on binler tarafından bağırlara basılır…
Hasan Aksay abi o günlerle ilgili şunları anlattı: “O gün havaalanında Muhammed Aliyi karşılayanlar arasında o günkü ABD Konsolosu da vardı…
Hatta kapının önündeki ilk kişi oydu…
Muhammed Ali uçaktan indi. ABD Konsolosu Muhammed Ali’ye ‘hoş geldiniz’ demek için elini uzattı…
Muhammed Ali konsolosun elini iterek, elini sıkmadı…
Ve ona şunu söyledi: Siz ABD’de Müslümanlara hem zulmediyorsunuz hem de burada bizim elimizi sıkmaya çalışıyorsunuz sizinle tokalaşmam…
Sultanahmet’teki o müthiş buluşmanın ardından Muhammed Ali ile birlikte Kanlıca’ya yoğurt yemeye gittik yatla…
Muhammed Ali maç yapıp gelmişti, dolayısıyla yorgunluğu da yüzünden okunuyordu…
Kanlıca dönüşü direkt olarak otele gittik..
Odaya çıktık…
Muhammed Ali o kadar yorgundu ki; ayakkabılarını bile çıkarmadan yatağını üzerine kendini attı ve öylece uyuya kaldı…”
SABAHA KADAR ÇOK BEKLEDİK ALİ’Yİ İZLEMEK İÇİN
Şimdiki nesil Muhammed Ali efsanesini pek bilmez, ancak ‘Ali’ filmini seyredenler belki onun hakkında birazcık bilgi sahibi olurlar…
Bizler çok bekledik; siyah beyaz televizyonların sınırlı sayıda evlerde bulunduğu dönemlerde sabahın saat 04:00’ına kadar Muhammed Ali’nin maçlarını…
O ringe çıktığında bizler de o ringin hemen yanı başındaymışız gibi hareket ettik…
Gonk çaldığında onun rakibine attığı her yumruğu ve karşısındakinin ringde yalpalamasını sanki biz atıyormuş o yumruğu gibi sevinir, iç geçirirdik…
Muhammed Ali yumruk yediğinde sanki o yumruğu kendimiz yemiş gibi üzülürdük…
O, ringlerde hep, İslam’ın gücünü temsil eden rakipsiz bir kral olarak görüldü…
O, Amerikan toplumunda her renkten insanın sevgilisi haline gelmiş bir millî kahraman bir sembol isim olarak görüldü…
O, İslamiyet’i seçtikten sonra hep mazlumların ve mağdurların yanında oldu…
Son söz;
ABD’nin sembol isimlerden sadece ikisi Malcolm X ve Muhammed Ali…
Biri; hayatını İslami mücadeleye adayan eylem adamı Malcolm X...
“Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin” diyen Malcolm X’in şehadetinden bugüne kadar tam 51 yıl geçti…
O’nun mücadelesi özellikle ABD’deki Müslümanlara örnek oldu…
Mekanın cennet olsun Malcolm X…
İkincisi de; boks dünyasının efsane ismi Muhammed Ali…
74 yaşında hayata veda eden Ali’yi de geçtiğimiz hafta son yolculuğuna on binler uğurladı…
“Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar” diyen efsane Ali de artık Louisville’deki ebedi istirahatgâhında…
Senin de mekanın Cennet olsun, “kelebek gibi uçan arı gibi sokan” adam…
Nur içinde yatın…
http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/kadir-demirel/iki-eylem-adami-muhammed-ali-malcolm-x-15344.html
BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRLERİ YAZABİLİRİM
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: \"Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler\"
Gökte gece yelinin söylediği türküler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler
Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler
Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler
Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler
Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler
Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Uzaklarda birinin söylediği türküler
Bakışlarım kovalar onu tellim her yerde
Bakışlar sanki onu bana getirecekler
Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler
Sesim arar rüzgârı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler
Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler
Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hâlâ sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer
Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler
Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler
Pablo NERUDA
Çeviri : Hilmi YAVUZ
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: \"Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler\"
Gökte gece yelinin söylediği türküler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler
Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler
Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler
Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler
Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler
Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Uzaklarda birinin söylediği türküler
Bakışlarım kovalar onu tellim her yerde
Bakışlar sanki onu bana getirecekler
Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler
Sesim arar rüzgârı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler
Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler
Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hâlâ sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer
Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler
Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler
Pablo NERUDA
Çeviri : Hilmi YAVUZ
a l m kökünden gelen arapça ismi fail öğrenmeyi sürdüren kişi.
Cia için çalışan darbeci Fetöcüleri serbest bırakın.
İstanbul Kadıköy'de bir et restoranı. Sahibi yerinde masaları tek tek ziyaret ederken, etlerin güneydoğu anadolu bölgesinden kesildiği günün ardından hizmete sunulduğunu söyledi. Kendi şalgamlarını da yemekleri gibi çok başarılı buluyorum. kahvaltı hizmetleri de var. Mekan kadıköy yönünde avrasya tüneli girişini geçtikten sonra yolun solunda kalıyor.http://www.hasanusta-adana.com
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
