yorucu bir gün ile ağır bir akşam yemeğinin ardından bir daha kalkamamak. olduğun yere sabitlenmek.
her insanın ilişkilerinde mutlaka izlediği gereksiz stratejidir..
bugün gerçekleşen sınavdır.
bu küçüklerle sınavlar çok tatlı geçiyor. (^^)
-öğretmenim kalemimi açabilir miyim ? , dedi sınavın ortasında ya. ((^^))
-tuvalete giden gidene zaten.
- öğretmenim türkçe bitti matematik sorularına geçelim mi ?
- öğretmenim bitti napayım ?
optik doldurayanı mı istersin ? sırada oturduğu yerde rahat duramayanı mı ?
eğlenceliydi. (^^)
bu küçüklerle sınavlar çok tatlı geçiyor. (^^)
-öğretmenim kalemimi açabilir miyim ? , dedi sınavın ortasında ya. ((^^))
-tuvalete giden gidene zaten.
- öğretmenim türkçe bitti matematik sorularına geçelim mi ?
- öğretmenim bitti napayım ?
optik doldurayanı mı istersin ? sırada oturduğu yerde rahat duramayanı mı ?
eğlenceliydi. (^^)
eeee daha daha nasılsınız?
içimi titretti...
Cihan padisahi Yavuz Sultan Selim, Sam yakinina otagini kurdurarak burada üç ay kadar kalmis. Bir Türkmen kizi da, zaman zaman padisahin çadirina gelerek, otagin temizlik islerini yapar, hünkâr çadirini tertibe ve düzene sokarak siradan gündelik islerle mesgul olurmus? Yine bir sabah temizlik için geldiginde, Sultan Selimi görmüs. Türkmen güzelinin gönlü sultana, su gibi anîden akivermis gönlünü kaptimis ona.- Hani kalbin, her an bir halden baska bir hale geçmek, gibi anlamlari da vardir ya- Zamanla kalbinin içini, ince bir sizi sarmis genç kizin ve baslamis kalbi için için göynümeye.
Bir gün, gözü, hünkâr çadirinin diregine ilismis. Diregin üst kismina askin gücü ona, söyle bir satir yazma cesareti vermis:
\"Seven insan neylesin\"
Yavuz Sultan Selim, otagina yatmaya gelince, birden direkteki yaziyi fark etmis,\" Bu da ne ola ki\" diyerek uzun bir muhakemeden sonra, bir vehim ve bin endise derken? Almis eline kalemi söyle bir satir da o düsmüs ayni direkteki dizenin altina. \"
\"Hemen derdin söylesin.\"
Türkmen kizi, ertesi gün gelip baktiginda otagin diregine, sevincinden aglamis, o küçücük kalbi heyecandan gögsüne sigmaz olmus, yer de onun olmus âdeta gök de? Fakat koskoca cihan sultanina ilân-i askta bulunmanin, atesle oynamak, ates girdabina bilerek atlamak gibi ölümcül bir tehlikesi de varmis. \"Varsin olsun bu ask, buna deger diye düsünmüs.\" Aldigi mesaji heyecanla hemen cevaplandirmaktan kendini alamamis ama yine de içinde bir korku kurdu varmis ki genç güzelin, yüregini her gün dis dis, burgu burgu kemiren... Askin gücü, zoru ve korkuyu nefes nefes yasayan o gencecik yüregin imdadina yetismis derhâl. Bir satir daha yazmis ayni direge
\"Ya korkarsa neylesin\"
Yavuz sultan selim, aksam, çadira döndügünde, not düstügü direkteki satir gelmis aklina. Bakmis ve okumus ki askin heyecanin ve korkunun karistigi, tezat dolu sözcüklerin bulustugu satirlar, bir mizrak gibi durmakta karsisinda. Hemen o satirin altina bir misra daha eklemis, aska yenik düsen koca padisah:
\"Hiç korkmasin söylesin.\"
Bir askin bulusan, karmasik ve bulanik duygulari söyle dizilmis diregin üzerine:
\" Seven insan neylesin Hemen derdin söylesin Ya korkarsa neylesin Hiç korkmasýn söylesin\"
Sabahin olmasini sabirla beklemis padisah. Seher vakti sirdasi Hasancan'i çagirtmis, derhâl bir emir vererek:
\" Biz dahi merak edip onu görmek isteriz tîz elden bu kizi huzura getirin.\"
Emir derhâl yerine getirilmis ki Ahu gözlü, endami hos, alimli, nazenin, ceylân gibi bir Türkmen güzeli? Hünkârin emriyle derhâl bir dügün alayi tertip edilmis. Eglenceler, yemeler içmeler? Dügünün son gecesi, sirlarla dolu bu askin bilmecesi kader-i ilâhî tarafindan çözülmüs, Çözülen bu kara baht çikinindan yayilan aci haber, saskina çevirmis herkesi, yer gök âdeta üzüntüye, mateme bogulmus. Ahu gözlü Türkmen dilberinin
\"Selim\" diye çarpan saf ve küçük yüregi, bu büyük cihan sultanin askindaki sirri kaldiramamis ve birden duruvermis. O çadirin diregi, bu olayin canli fakat ketum sahidi olmus asirlardir. Bu dünya hayatinda vuslat nasip olmadigi gibi o gencecik yürege, buna fani alemde bir çare de bulunamamis. Bu hazin gönül çarpilmasinin ve gönül yangininin sonunda derler ki:
\" Koca hünkâr, aglamis\" ve Türkmen kizina yaptirdigi mezarin mermer tasina, su dörtlügü kazdirarak, dünyaya, askin gücünün karsisindaki çaresizligini en güçlü ordulari yenen koca hünkâr söyle haykirmis:
Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek
Sîrler pençe-i kahrimdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek.\"
[ Bilmem ki gözlerime felek nasil bir büyü yapti ki
Gözümü kan içinde birakti, askimi artirdi
Benim pençemin( gücümün) korkusundan arslanlar(bile) titrerken
Felek beni bir ahu gözlüye esir etti.. ] (alıntı) (u:sevgili imla mühendislerimiz, alıntıyı düzeltmeye vaktim yoktu, yerden yere vurmayın beni şimdi☺)
Bir gün, gözü, hünkâr çadirinin diregine ilismis. Diregin üst kismina askin gücü ona, söyle bir satir yazma cesareti vermis:
\"Seven insan neylesin\"
Yavuz Sultan Selim, otagina yatmaya gelince, birden direkteki yaziyi fark etmis,\" Bu da ne ola ki\" diyerek uzun bir muhakemeden sonra, bir vehim ve bin endise derken? Almis eline kalemi söyle bir satir da o düsmüs ayni direkteki dizenin altina. \"
\"Hemen derdin söylesin.\"
Türkmen kizi, ertesi gün gelip baktiginda otagin diregine, sevincinden aglamis, o küçücük kalbi heyecandan gögsüne sigmaz olmus, yer de onun olmus âdeta gök de? Fakat koskoca cihan sultanina ilân-i askta bulunmanin, atesle oynamak, ates girdabina bilerek atlamak gibi ölümcül bir tehlikesi de varmis. \"Varsin olsun bu ask, buna deger diye düsünmüs.\" Aldigi mesaji heyecanla hemen cevaplandirmaktan kendini alamamis ama yine de içinde bir korku kurdu varmis ki genç güzelin, yüregini her gün dis dis, burgu burgu kemiren... Askin gücü, zoru ve korkuyu nefes nefes yasayan o gencecik yüregin imdadina yetismis derhâl. Bir satir daha yazmis ayni direge
\"Ya korkarsa neylesin\"
Yavuz sultan selim, aksam, çadira döndügünde, not düstügü direkteki satir gelmis aklina. Bakmis ve okumus ki askin heyecanin ve korkunun karistigi, tezat dolu sözcüklerin bulustugu satirlar, bir mizrak gibi durmakta karsisinda. Hemen o satirin altina bir misra daha eklemis, aska yenik düsen koca padisah:
\"Hiç korkmasin söylesin.\"
Bir askin bulusan, karmasik ve bulanik duygulari söyle dizilmis diregin üzerine:
\" Seven insan neylesin Hemen derdin söylesin Ya korkarsa neylesin Hiç korkmasýn söylesin\"
Sabahin olmasini sabirla beklemis padisah. Seher vakti sirdasi Hasancan'i çagirtmis, derhâl bir emir vererek:
\" Biz dahi merak edip onu görmek isteriz tîz elden bu kizi huzura getirin.\"
Emir derhâl yerine getirilmis ki Ahu gözlü, endami hos, alimli, nazenin, ceylân gibi bir Türkmen güzeli? Hünkârin emriyle derhâl bir dügün alayi tertip edilmis. Eglenceler, yemeler içmeler? Dügünün son gecesi, sirlarla dolu bu askin bilmecesi kader-i ilâhî tarafindan çözülmüs, Çözülen bu kara baht çikinindan yayilan aci haber, saskina çevirmis herkesi, yer gök âdeta üzüntüye, mateme bogulmus. Ahu gözlü Türkmen dilberinin
\"Selim\" diye çarpan saf ve küçük yüregi, bu büyük cihan sultanin askindaki sirri kaldiramamis ve birden duruvermis. O çadirin diregi, bu olayin canli fakat ketum sahidi olmus asirlardir. Bu dünya hayatinda vuslat nasip olmadigi gibi o gencecik yürege, buna fani alemde bir çare de bulunamamis. Bu hazin gönül çarpilmasinin ve gönül yangininin sonunda derler ki:
\" Koca hünkâr, aglamis\" ve Türkmen kizina yaptirdigi mezarin mermer tasina, su dörtlügü kazdirarak, dünyaya, askin gücünün karsisindaki çaresizligini en güçlü ordulari yenen koca hünkâr söyle haykirmis:
Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek
Sîrler pençe-i kahrimdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek.\"
[ Bilmem ki gözlerime felek nasil bir büyü yapti ki
Gözümü kan içinde birakti, askimi artirdi
Benim pençemin( gücümün) korkusundan arslanlar(bile) titrerken
Felek beni bir ahu gözlüye esir etti.. ] (alıntı) (u:sevgili imla mühendislerimiz, alıntıyı düzeltmeye vaktim yoktu, yerden yere vurmayın beni şimdi☺)
Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse.
Turkiye'de örneği çok.
Turkiye'de örneği çok.
Soysuz köpekler oluşumu
(bkz: lan mı canın sağ olsun)
Şuan zaten dağıtım bedeli adı altında çatır çatır alıyorlar onu. Dağıtım bedeli önceden 3 4 lira gibi bir rakamken daha sonralarda faturanız yükseldikçe neredeyse elektrik kullanımınız kadar bir ücret görünüyor. Örnek bu ayki faturam enerji bedeli 47tl dağıtımdı kdv idi oydu buydu derkeeen fatura 90tl.
Bir topluluk içindeki geçimsizlik, huzursuzluk.
zengin olduklarından şöminelerinin başında viskilerini yudumluyorlardır. ne de olsa kış zengin mevsimidir.
Ağrıyan, ağrısı olan.
Deplasmanda Malaga'yı 2-0 yenen Real Madrid, son haftasında La Liga şampiyonu oldu.
https://m.youtube.com/watch?v=bry_6P_1co4 hüzünlenirim ne zaman duysam. Geçmişe götürür orda yavaş yavaş dolaştırır. Acaba dedirtir.
Besairul Kuran ismiyle kaleme almış olduğu Kuranı Kerim tefsirinin yazarı olan Konyalı İlim adamı Ali Küçük Hoca Şubat ayında kanser sebebiyle tedavi altına alınmıştı.
Vefatıyla sevenlerini ve tüm Konya'yı hüzne boğan Ali Küçük Hoca'nın cenazesinin pazartesi günü ikindi namazını müteakip Sultan Selim Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Üçler Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.
Vefatıyla sevenlerini ve tüm Konya'yı hüzne boğan Ali Küçük Hoca'nın cenazesinin pazartesi günü ikindi namazını müteakip Sultan Selim Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Üçler Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.
Kimi durumda mecbur kaldığımız ve yaşayışta yeri olan bir süreç. hiç yapamadığımdır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

