a,b,c,d, bütün vitaminleri taşır içinde.
http://www.dailymotion.com/video/xc4pnn_sener-sen-hababam_fun
"gel be gel işte.
küfrüm tövbeme karışsın, aklım fikrime.
öyle bir gel ki bana, nefes nefese.."
küfrüm tövbeme karışsın, aklım fikrime.
öyle bir gel ki bana, nefes nefese.."
Araba anahtarı
EDİP CANSEVERİN GÜZEL BİR ŞİİRİ.
Yüzlerce örneği televizyonda herhangi bir kanal açılarak sabahtan akşama görülebilecek yapım türüdür.
https://www.youtube.com/watch?v=we7v3bJa4FI&ebc=ANyPxKoY6AtXkpCfagZ5sIBDI6NgiHn7SQJkx44n4Nb0EdkabU2LNrFjo7KzPND0V4wBxfmtlJvRNX_C0IslEY9lMzNlDql3Gg
üstteki linki, geçenlerde sözlükte başka bir başlıkta paylaşmıştım ama şimdi hangi başlık olduğunu hatırlayamadım. seyretmediyseniz, seyretmenizi öneririm.
pkk, şartsız, şeksiz bir terör örgütüdür. terör örgütüne terör örgütü demeyen, diyemeyen de bu vatanın iyiliğini istemiyordur.
bunu en baştan söyleyelim de, hz. ibrahim'in yandığı ateşe su taşıyan karınca misali, tarafımız belli olsun en azından.
şimdi çok açık bir soru soracağım: türkiye'deki pkk operasyonları hangi gerekçeyle başladı?
eğer akp seçmeniyseniz, cevabınız, 'iki polisimizin pkk teröristlerince kalleşçe şehit edilmesiyle.' olmamalı. çünkü oy verdikleriniz, 'birkaç mehmet'i şehit ettiler diye gündem olmamalı.' demiş insanlar.
eğer linkte verdiğim görüntüleri seyrettiyseniz, pkkyla mücadelenin nedeninin, başka bir nedeninin olması gerektiğini anlamış olmanız lazım.
bu belki tarafların daha önceden anlaştıkları bazı konularda fikir ayrılığına düşmeleri (bkz: seni başkan yaptırmayacağız), belki değişen uluslararası dengeler, belki ülke içinde daha efektif ortaklar bulunmuş olması, belki de hiç bilmediğimiz başka sebepler. ama sebebinin, asker ya da polislerimizin şehit edilmeleri olmadığı kesin. elimizdeki veriler, yani salt bilim bize bunu gösteriyor.
...
yaklaşık 14 yıl tek başına iktidarda kalmış bir siyasi yapının, yanlış kararlar alması, bazı konularda başarısız olması beklenebilir hatta kabul edilebilir bir durumdur. beklenmeyen şey ise, bu siyasi yapının, sebep olduğu her skandalda, almış olduğu her yanlış kararda, patlayan her yolsuzlukta başka sorumlular bulabilmesi ve bu durumu halkın büyük kısmına yedirebilmesidir. bunun, yakın siyasi tarihte, dünya üzerinde de başka bir örneğinin olduğunu sanmıyorum. en azından benim aklıma buna dair bir örnek gelmedi.
normali şudur. siyasi bir karar alırsın. bunun bir bedeli vardır. başarılı olursan, halk bunu yeni bir iktidarla ödüllendirir. başarısız olursan da, halk sana verdiği yetkiyi geri alarak seni cezalandırır.
örnek: dsp,mhp,anap koalisyonu. terör örgütü elebaşını ülkeye getirdiği için %20'lere çıkardığı partiyi, %2,5lara düşürdü.
peki şimdi neden öyle olmuyor? sebep, şimdikilerin hata yapmaması mı? yoksa, hataların gerçekten de iktidardakilere ait değil de diğer partilere ait olması mı? bunun böyle olmadığını, iktidardakiler kendileri itiraf ediyorlar. ne diyorlar?
'hata ettik. paraleller bizi kandırmış.'
'hata ettik. terör örgütüne güvenmemeliydik. bizi kandırmışlar.'
'hata ettik. suriye olayında abd bizi sattı.'
'hata ettik. beşar esad'ı dost sanmıştık. meğer esed oğlu esed'miş.'
'hata ettik. valiler operasyonları engellemiş. haberimiz yoktu.'
'hata ettik. anayasa mahkemesi bizi kandırdı.'
'hata ettik. üçağın rusya'ya ait olduğunu bilsek düşürmezdik.'
hata ettik
hata ettik
hata ettik...
peki şimdi, bu iktidarın yılmaz savunucuları bize neyi tavsiye ediyor?
'tamam hata etmiş olabilirler ama bunlara güvenmeye devam edelim. artık hata etmeyecekler. sorunları çözecekler...'
bir an gülmemeye çalışarak, bu talepte bulunanlara şunu düşünmelerini tavsiye ediyorum:
'bir ülke düşünün. devam etmekte olan iktidar, gencecik cumhuriyetin son 15 yılını tek başına şekillendirmiş olsun. neredeyse o ülkenin siyasi yaşamının 1/6sı bu iktidarla geçti. bu iktidarda doğanlar şimdi 15 yaşına gelmek üzere olan gençler. bu iktidar geldiğinde genç olanlar, şimdi orta yaşlı insanlar... bu iktidardakiler, aşağı yukarı atatürk kadar iktidarda kaldılar. amenna...
peki, bu iktidar döneminde olan yolsuzlukların, hukuksuzlukların, ölümlerin... velhasılı kelam oluşan bütün olumsuzlukların, vicdani vebalini öbür dünyaya bıraktık diyelim. adli vebalini, 'yargı satılmış kardeşim. onlara güvenip de adil bir karar vermelerini bekleyemeyiz.' bahanesiyle öteledik diyelim. ya bari hiç değilse, siyasi vebalini üstlenin kardeşim. bunun için çok bir şey gerekmiyor. azıcık, çok azıcık onur yeterli bunun için.
üstteki linki, geçenlerde sözlükte başka bir başlıkta paylaşmıştım ama şimdi hangi başlık olduğunu hatırlayamadım. seyretmediyseniz, seyretmenizi öneririm.
pkk, şartsız, şeksiz bir terör örgütüdür. terör örgütüne terör örgütü demeyen, diyemeyen de bu vatanın iyiliğini istemiyordur.
bunu en baştan söyleyelim de, hz. ibrahim'in yandığı ateşe su taşıyan karınca misali, tarafımız belli olsun en azından.
şimdi çok açık bir soru soracağım: türkiye'deki pkk operasyonları hangi gerekçeyle başladı?
eğer akp seçmeniyseniz, cevabınız, 'iki polisimizin pkk teröristlerince kalleşçe şehit edilmesiyle.' olmamalı. çünkü oy verdikleriniz, 'birkaç mehmet'i şehit ettiler diye gündem olmamalı.' demiş insanlar.
eğer linkte verdiğim görüntüleri seyrettiyseniz, pkkyla mücadelenin nedeninin, başka bir nedeninin olması gerektiğini anlamış olmanız lazım.
bu belki tarafların daha önceden anlaştıkları bazı konularda fikir ayrılığına düşmeleri (bkz: seni başkan yaptırmayacağız), belki değişen uluslararası dengeler, belki ülke içinde daha efektif ortaklar bulunmuş olması, belki de hiç bilmediğimiz başka sebepler. ama sebebinin, asker ya da polislerimizin şehit edilmeleri olmadığı kesin. elimizdeki veriler, yani salt bilim bize bunu gösteriyor.
...
yaklaşık 14 yıl tek başına iktidarda kalmış bir siyasi yapının, yanlış kararlar alması, bazı konularda başarısız olması beklenebilir hatta kabul edilebilir bir durumdur. beklenmeyen şey ise, bu siyasi yapının, sebep olduğu her skandalda, almış olduğu her yanlış kararda, patlayan her yolsuzlukta başka sorumlular bulabilmesi ve bu durumu halkın büyük kısmına yedirebilmesidir. bunun, yakın siyasi tarihte, dünya üzerinde de başka bir örneğinin olduğunu sanmıyorum. en azından benim aklıma buna dair bir örnek gelmedi.
normali şudur. siyasi bir karar alırsın. bunun bir bedeli vardır. başarılı olursan, halk bunu yeni bir iktidarla ödüllendirir. başarısız olursan da, halk sana verdiği yetkiyi geri alarak seni cezalandırır.
örnek: dsp,mhp,anap koalisyonu. terör örgütü elebaşını ülkeye getirdiği için %20'lere çıkardığı partiyi, %2,5lara düşürdü.
peki şimdi neden öyle olmuyor? sebep, şimdikilerin hata yapmaması mı? yoksa, hataların gerçekten de iktidardakilere ait değil de diğer partilere ait olması mı? bunun böyle olmadığını, iktidardakiler kendileri itiraf ediyorlar. ne diyorlar?
'hata ettik. paraleller bizi kandırmış.'
'hata ettik. terör örgütüne güvenmemeliydik. bizi kandırmışlar.'
'hata ettik. suriye olayında abd bizi sattı.'
'hata ettik. beşar esad'ı dost sanmıştık. meğer esed oğlu esed'miş.'
'hata ettik. valiler operasyonları engellemiş. haberimiz yoktu.'
'hata ettik. anayasa mahkemesi bizi kandırdı.'
'hata ettik. üçağın rusya'ya ait olduğunu bilsek düşürmezdik.'
hata ettik
hata ettik
hata ettik...
peki şimdi, bu iktidarın yılmaz savunucuları bize neyi tavsiye ediyor?
'tamam hata etmiş olabilirler ama bunlara güvenmeye devam edelim. artık hata etmeyecekler. sorunları çözecekler...'
bir an gülmemeye çalışarak, bu talepte bulunanlara şunu düşünmelerini tavsiye ediyorum:
'bir ülke düşünün. devam etmekte olan iktidar, gencecik cumhuriyetin son 15 yılını tek başına şekillendirmiş olsun. neredeyse o ülkenin siyasi yaşamının 1/6sı bu iktidarla geçti. bu iktidarda doğanlar şimdi 15 yaşına gelmek üzere olan gençler. bu iktidar geldiğinde genç olanlar, şimdi orta yaşlı insanlar... bu iktidardakiler, aşağı yukarı atatürk kadar iktidarda kaldılar. amenna...
peki, bu iktidar döneminde olan yolsuzlukların, hukuksuzlukların, ölümlerin... velhasılı kelam oluşan bütün olumsuzlukların, vicdani vebalini öbür dünyaya bıraktık diyelim. adli vebalini, 'yargı satılmış kardeşim. onlara güvenip de adil bir karar vermelerini bekleyemeyiz.' bahanesiyle öteledik diyelim. ya bari hiç değilse, siyasi vebalini üstlenin kardeşim. bunun için çok bir şey gerekmiyor. azıcık, çok azıcık onur yeterli bunun için.
Selin Kolonya 5 litre fiyatı:
Sabah 132 ₺
Öğlen 175 ₺
Akşam 275 ₺
Bir ürünün fiyatı bir günde %108 zamlanır mı?
Bunun adı düpedüz soygun!
Sabah 132 ₺
Öğlen 175 ₺
Akşam 275 ₺
Bir ürünün fiyatı bir günde %108 zamlanır mı?
Bunun adı düpedüz soygun!
Yakında yapacağım fiil. Istanbul'da toplu taşıma bu kadar yaygınken ve araçlar ve akaryakıttan alınan vergileri düşünerek hiç kullanmayacağımı düşünerek rahattım. Ama çocuk falan olunca zorunluluk oldu. Panik olmamalıyım değil mi sözlük?
bayağı arabeske bağlamış kızımız. neler geçmiş aklından. vicdansız öğretmenler sahip çıkın böyle öğrencilere. yedi binlere kadar birer birer yazdırmayın ;)
https://www.youtube.com/watch?v=4lxn1PqC6ao
sorumlu yöneticiler bu duruma nasıl bakıyorlar, ne gibi avantaj görüyorlar bilmiyorum ama ortada kooooca 10 yıl var ve devrede bir sistem yok. söylediklerine göre 5 yıl daha da olmayacak, olsa bile tam kapasite ile çalışmayacak bir sistem. maliyeti YEKA ya aktarılsaydı şimdiye kadar çoktan kendini amorti edip karını ceplerine koyarlardı.
http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26318/kozlov-akkuyu-ngsde-ilk-unite-2022de-devreye-girecek.html
http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26318/kozlov-akkuyu-ngsde-ilk-unite-2022de-devreye-girecek.html
(bkz: yılbaşını kutlamak ?)
yılın orta ve sonları darılmaz mı ? niye bu bölücülük ? bütün günler kutlanmalı!
(bkz: kahrolsun bağzı şeyler)
yılın orta ve sonları darılmaz mı ? niye bu bölücülük ? bütün günler kutlanmalı!
(bkz: kahrolsun bağzı şeyler)
fecr-i âtî edebiyatı döneminin bilindik sloganı.
kimi zaman katıldığım bir anlayış. zevk unsuru ve estetik değerleri ele aldığımızda herkese hitap etmeyebilir, herkeste aynı sonucu, aynı duyguları uyandırmayabilir. zaten bir taraftır, şiiri, sanatı, düz yazıyı tercih etmek ya da kameranın durduğu nokta, kanvastaki boya seçimleri hep aynı olmaz, olmamalı. bireysel olması biraz da o hem kişin kendi ruhsal yapısının aktarımı olarak hem de özgünlük açısından faydalıdır bile.
etliye sütlüye dokunanları yermek değil tabi ki amaç, onlar da saygıdeğer çünkü sanat, hayatın her alanına, insanı etkileyen kadar toplumsal bir takım olay ve olguları da yerine göre içine alır. burada şu var, bir propagandaya dönüştüğünde ya da salt ticari amaca hizmet ettiğinde kendinden uzaklaşıyor.
kimi zaman katıldığım bir anlayış. zevk unsuru ve estetik değerleri ele aldığımızda herkese hitap etmeyebilir, herkeste aynı sonucu, aynı duyguları uyandırmayabilir. zaten bir taraftır, şiiri, sanatı, düz yazıyı tercih etmek ya da kameranın durduğu nokta, kanvastaki boya seçimleri hep aynı olmaz, olmamalı. bireysel olması biraz da o hem kişin kendi ruhsal yapısının aktarımı olarak hem de özgünlük açısından faydalıdır bile.
etliye sütlüye dokunanları yermek değil tabi ki amaç, onlar da saygıdeğer çünkü sanat, hayatın her alanına, insanı etkileyen kadar toplumsal bir takım olay ve olguları da yerine göre içine alır. burada şu var, bir propagandaya dönüştüğünde ya da salt ticari amaca hizmet ettiğinde kendinden uzaklaşıyor.
dünya üzerindeki bütün metropolleri toplayıp bir şehir kursalar, sonra da "al sana manyak bir şehirötesi yaptık.buyur otur" deseler git bi çay koy şeklinde cevap vereceğim, kesinlikle ama kesinlikle yaşamaktan vazgeçmeyeceğim güzel memleketim. kendisi kadar güzel insanları barındıran, iklimi sıcak, insanları sıcak, sokaktaki kedileri sıcak, sıcakoğlusıcak yaşanılası dünyevi cennet. sadece yürüyüp hava almak mı istiyorsun? inersin güzelyalıya. uçsuz bucaksız gibi gelen sahil şeridinde yürürsün özgürce. biraz dolaşıp, ekonomik alışveriş mi yapmak istiyorsun? hop kemeraltındasın. istediğin kadar otur,gez,beğen al. şöyle güzel bir hafta sonu güzelce bir gezeyim mi dedin? hemen alsancaka ya da bostanlıya ışınlıyoruz seni. yo ben tozutmak istiyorum, gençlerle beraber çılgınca eğlenecem dersen; gideceğin tek bir yer var: bornova. balığın ve de özellikle midyenin en güzelini ve tazesini istersen karaburun ve urla hizmetinde. daha neler sayayım ki sana? aklına ne gelirse var, aklına gelmeyenler de var. her iyi şeyin bir fazlasını bulundurur izmir.
çok klasik, alışılagelmiş bir de sloganı vardır izmirin:
"istanbul un eğlencesinin, ankara nın durgunluğunun birleştiği şehir"
çok klasik, alışılagelmiş bir de sloganı vardır izmirin:
"istanbul un eğlencesinin, ankara nın durgunluğunun birleştiği şehir"
@4 artı verdim artık hem iyi hem de kötü olmaya aday bir yazarım. Neyim ben sahi hem iyi hem kötü olabilirmiyim. Ya da her insanın içinde hem iyilik hem de kötülük vardıra mı çıkar bu yol.
Ak Şemsettin'in hocası Muhterem insanlarımızdan Hacı Bayram Veli adıyla bilinen gönül erinin, imarı ve ıslahıyla çok uğraştığı, öldükten sonra da türbesi ile güzelleşen bir şehirdir Ankara.
Yazık dediğim bencil insandır. Yeni neslin her sıfattaki insanı tuhaflar. Tamam o da eğlensin ama sırf bir fotoğraf çekilmek için küçük çocuğun eğlenmesine mani oluyor, durma burada şuraya git vs. Valla biz çok şanslıymışız anne babamız gül gibi bakardı bize. Çok güzel çocukluk yaşadık. Sonra nesiller nasıl sevgisiz olur? Oluyor işte böyle insanlar yüzünden...
Şu karşı yaylada
şu karşı yaylada göç katar katar
bir güzel sevdası serimde tüter
bu ayrılık bana ölümden beter
geçti dost kervanı eyleme beni
şu benim sevdiğim başta oturur
bir güzelin derdi beni bitirir
bu ayrılık bana zulüm getirir
geçti dost kervanı eyleme beni
pir sultan abdal'ım dağlar aşalım
aşalım da dost iline düşelim
çok nimetin yedik helallaşalım
geçti dost kervanı eyleme beni
(gbkz:Erzincan)/(gbkz:Tercan)-(gbkz:Hıdır Ersoy)-(gbkz:Muazzez Turing )
şu karşı yaylada göç katar katar
bir güzel sevdası serimde tüter
bu ayrılık bana ölümden beter
geçti dost kervanı eyleme beni
şu benim sevdiğim başta oturur
bir güzelin derdi beni bitirir
bu ayrılık bana zulüm getirir
geçti dost kervanı eyleme beni
pir sultan abdal'ım dağlar aşalım
aşalım da dost iline düşelim
çok nimetin yedik helallaşalım
geçti dost kervanı eyleme beni
(gbkz:Erzincan)/(gbkz:Tercan)-(gbkz:Hıdır Ersoy)-(gbkz:Muazzez Turing )
ülkemizin yönetimsel alanda gerçek potansiyelini bulamamasının ana nedenlerinden biridir. olası iktidar değişikliklerinde ülkeyi yönetilemez, işlemez ve atıl bir hale sokan durumdur.
bu gün ölüm yıldönümü kendisinin. Seveni çoktur ama cenazesi bir kaç kişiydi. Uzaktan sever sevenleri.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?