kendini kanıtlamak

issiz adam
köpek mi hızlı koşar yoksa çita mı?

böyle bir yarışma düzenlenmiş ancak çita hiç hareket etmemiş.

bazen kendini kanıtlamaya çalışmak kişinin kendine verebileceği en büyük zarar ve hakarettir.

izmir'de suların kesilmesi

elfirâşetüzzerka
akp ne yaptı bu güne kadar?? diyen chp yönetimindeki izmir de zaten arsenikli olan suların üstelik bir de kesilmesi olayıdır.
1 sene izmirde yaşadım. baştan sona nostalji kokuyor. 30 sene önceki türk sinemalarındaki izmir nasılsa, günümüzdeki izmir de hala aynı. CHP İzmir belediyesi nostalji rüzgarları estiriyor, tankerler falan. yıllar öncesine dönmüşler. istanbulu eski türk sinemalarında tanıyamıyoruz ama. her sene farklı şeyler yapılıyor, bir defa önünden geçtiğiniz yerden ikinci bir defa geçtiğinizde orayı artık tanıyamayabiliyorsunuz. değişime ayak uydurmak bile zor. İstanbulda yaşıyoruz 20 yıldır su tankeri görmüyoruz. izmir otobüslerinde geçen sene bi ara kağıt biletler kullanılırken istanbulda otobüslerde doğum gününü bile kutluyorlar.(u:nispet yapar gibi yazmak ☺)
bi kaç caps

CHP'den Asrın Çılgın Projesi:
Küp Geçit!..

Ağlıyordu İzmirli , Su Diyordu..Ama Su Gelmiyordu..

Susuz kalan laiklerin camiden aldıkları suyu kullanmaları laikliği bozar mı ?

Bu Chp elini nereye atsa kurutur..
Biri hayrına şunlara yağmur duasını öğretsin

Laik İzmirliler Lütfen
Din ve Dünya İşlerinizi Ayırın! Camiye Dünyevi işleriniz için
Su Almaya Gelmeyin

Tepeden Tırnağa Cesaret,
Herşey Türkiye'den İbaret diyen CHP
İzmir'e Reva mıdır Necaset?


Son Dakika....!

İzmir belediyesi çocukların elindeki su tabancalarını toplattı.!


İzmirde halk susuzluktan sokağa döküldü. Tomalar \"su su\" diye bağıran gruba su sıktı.

Haksızlık etmeyelim Chp'li İzmir'e..
Gelişme var yok değil beyaz bidonlar gitmiş şeffaf damacanalar gelmiş
-Gülsem mi ağlasam mı bilemedim ama Kendi düşen ağlamaz, bu yaşantı onların hür iradeleriyle yaptıkları kendi seçimleridir.
(gbkz:Allah akıl fikir versin)

(u:☺ ☺ ☺ ☺ ☺ ☺ ☺ ☺ )

laiklik

kultabisi
ilkokuldan itibaren bize adeta dikte edilen bilgiler vardır. aradan yıllar geçse de, bir şekilde beynimizin bir yerlerinde kalır.
benim için, 'birinci dünya savaşında almanya yenildiği için biz de yenik sayıldık.'' cümlesi, ''dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biriyiz.'' cümlesi bunlara örnektir.
yine hiç unutmadığım cümlelerden biri de şudur: ''laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.''
bakın, ilkokul düzeyinde verilen bir bilgiden bahsediyorum. yani çok karmaşık değil. basit bir cümle. içeriği çok kolay anlaşılabiliyor.
yani diyor ki, ''laik olan bir ülkede, dini kurallar devlet yönetiminde esas olamaz. aynı zamanda, laik olan ülkelerde, devlet vatandaşlarının dini inançlarına ya da inançsızlıklarına eşit mesafededir.''
bunun bize gösterdiği çok net bir sonuç var: insanlar değil devletler laiktir. yani ben koyu bir şeriat savunucusu olabilirim. bir başkası fanatik bir budist olabilir. bir diğeri ateist olabilir... kendi hayatını kendi inançları doğrultusunda şekillendirebilir. bunun için herhangi bir engel yoktur. sınır, kamusal alandır. yaşayış ya da inanış biçimimiz kamusal alanla çakışıyorsa bu durumda üç ihtimal vardır. ya devlet ülkedeki çoğunluğun talebine göre kamusal alanı şekillendirir ya da ortak yaşam alanlarında inançların baskınlığına müsaade etmez. üçüncü ihtimal ise, bütün inançların yaşam biçimlerine kamusal alanda sonsuz serbesti tanınmasıdır. misal, benim türbanla kamuda çalışmama müsaade ediyorsa, başka birinin de budist kıyafetiyle devlet dairesinde çalışmasına müsaade eder. bana cuma namazı için genelge çıkartıyorsa, musevilerin de cumartesi günleri çalışmamaları için genelge çıkartır... yani herkese eşit özgürlük tanır.
bütün bunlar tartışılabilir şeylerdir. şu doğrudur şu yanlıştır denecek şeyler değildir.
benim kişisel fikrime göre, laiklik özellikle de türkiye için, vazgeçilemeyecek/görmezden gelinemeyecek kadar önemli bir normdur.
daha da önemlisi, bu norm anayasayla güvence altına alınmıştır. değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez. 'kaldıralım' demek, anayasal bir suçtur. bilelim, ona göre konuşalım.

insanı ve sonrasını anlayabilmek

imschrolled
Çoğu zaman es geçtiğimiz, her an denk geldiğimiz ve yok saya saya ertelediğimiz güzel bir tutum/davranış. Yıllardır kazandığımız bilgi, tecrübe ve hayat görüşü artsa da; ne hikmetse tam tersi azalan bir eğilim gösterir halde. Tamam, her şeyi en baştan yapamayız ama, \"halden anlamak\" tabirinde olduğu gibi daha bir hoşgörülü, çözüm odaklı, insanı sadece ayaklarının eğik durmasında yorgun olduğunu anlayarak bile çok basit bir noktadan yakalamamız mümkün. Tabi ki, kimseyi kolaycılığa alıştıralım demiyorum ama az da olsa, hiç tanımadığımız bir insan için bile hayatı kolaylaştırabiliriz. Ya da insan sarrafı diye geçinenlerimizin; daha kaçamak ve zarar saydığı insanlardan kaçarak bu rütbe ile dolaştığını görüyoruz. iyilik, gizli, evet ama bireysel olarak iyiye gitmek için her gün biraz daha açılmalıyız, zihni açmalıyız, kalbi açmalıyız, yeni insanlara, yeni günlere. Yerde gördüğümüz bizim atmadığımız bir çöpü bile alıp çöpe atsak bir şeyleri değiştirmeye başlarız, inanıyorum.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches