https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=43545
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=43541
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=43544
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=43542
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=43543
şu aralar, son iki aydan beridir desem yalan olmaz herhalde bildiğin hislerle hareket eder hale geldim. Geçen tuvalete gittim ihtiyaçtan dolayı en son gömleği çözerken kendime geldim yanlış yeri açıyorum, ne yapıyorum lan ben diye. Allah yardımcımız olsun hayırlısı inşallah.
bu dublaj olayı ülkemizde hiç ama hiç tutmamıştır. Diğer dillere çeviride de aynı şekilde problemler ortaya çıkar ama bizde bu olay tamamen berbat bir şekilde ilerlemektedir.
Yabancı bir film mi izleyeceksiniz açın alt yazılı izleyin. Belli bir süre sonra zaten normale dönecek ve anlayacaksınız. Yapmanız gereken sadece en başta olayı anlamaya çalışmak gerisi kendiliğinden geliyor zaten.
Yabancı bir film mi izleyeceksiniz açın alt yazılı izleyin. Belli bir süre sonra zaten normale dönecek ve anlayacaksınız. Yapmanız gereken sadece en başta olayı anlamaya çalışmak gerisi kendiliğinden geliyor zaten.
katlanmaktir.
şimdi apartmanlarda oturuyoruz izoleyiz hayattan ve katlanarak yaşıyoruz ve arada sıkısıyoruz .
birlikte hep aynı muhabbete girersiniz evde şöyle ki;
yemek yedin
çay kahve ictin
sevdiginiz diziyi izlediniz
sevistiniz olmadı
canim aşkım bir tanem sözleri söylediniz ve bir bakmışsınız siz sevgili değil aslında evlenmissiniz!
spora gidin ayrı ayrı ve birbirinizden ayrı bir zaman geçirin iş ve okul dışında illa başkasını sikin demiyoruz bir hayat boşluğu yaratın ve merak ettirin bir birinizi bakın o zaman ne oluyor.
edit: terbiyesiz kelime çıkarılmıştır. oysa ben çok tatlı birisiyim ki.
şimdi apartmanlarda oturuyoruz izoleyiz hayattan ve katlanarak yaşıyoruz ve arada sıkısıyoruz .
birlikte hep aynı muhabbete girersiniz evde şöyle ki;
yemek yedin
çay kahve ictin
sevdiginiz diziyi izlediniz
sevistiniz olmadı
canim aşkım bir tanem sözleri söylediniz ve bir bakmışsınız siz sevgili değil aslında evlenmissiniz!
spora gidin ayrı ayrı ve birbirinizden ayrı bir zaman geçirin iş ve okul dışında illa başkasını sikin demiyoruz bir hayat boşluğu yaratın ve merak ettirin bir birinizi bakın o zaman ne oluyor.
edit: terbiyesiz kelime çıkarılmıştır. oysa ben çok tatlı birisiyim ki.
(gbkz: bunu mu demek istediniz) diye diye nereye kadar tabi(!)
çalışmamak, üretmemek ve buna bağlı sürekli bir hayal kırıklığı döngüsü içerisinde olmak. böyle olunca da ana kara olamıyorsun, birilerinin yörüngesinde kalıyorsun üzücü bir şekilde.
yuh ya kadının odunlarını mı almışlar diye baktım ilk. İntibahın düzelmesi epeyce sürecek anlaşılan. Bravo jandarmaya.
türkiyede ki en güzel web sitesidir. ancak sadece okumakla yetiniyorum. İçerisine birşeyler yazmak gelmiyor içimden.
firmaların bilişim sistemlerini oluşturan ağ altyapılarını, donanım, yazılım ve uygulamalara kötü niyetli birinin saldırmasını öngören yöntemler kullanılarak yapılan saldırı ve müdahaleler ile güvenlik açıklarının tespit edilip bu açıklarla sisteme sızılmaya çalışılması ve tüm bu işlemlerin raporlanmasıdır. amaç şirketlerin farkında olmadıkları güvenlik açıklarının iyileştirilmesidir. Detaylı bilgi isteyenler şurdan bakabilirler.
penetrasyon testi
penetrasyon testi
Piknik sevmeyen aile babaları için kötüdür.
Hanımın o anlaşılmaz ısrarına da hayır diyemeyeceğimizden sevmediğimiz pikniğe gitmek durumundayız.
Hanımın o anlaşılmaz ısrarına da hayır diyemeyeceğimizden sevmediğimiz pikniğe gitmek durumundayız.
(bkz: alma mazlumun âhını çıkar aheste aheste)
(bkz: uzun saçlının ahı, tahttan indirir şahı ) şeklinde halk arasında atasözü olacak kadar önemli görülmüş eylem
(bkz: uzun saçlının ahı, tahttan indirir şahı ) şeklinde halk arasında atasözü olacak kadar önemli görülmüş eylem
olmazsa olmazlardandır.
adamlar sığınak yapmış, yığınak yapmış, tuzaklama yapmış nusaybin'de binanın içine 1 ton bomba koymuş, keşif için binanın içine asker girince havaya patlatıyorlar, şehit olanlardan patlamasının etkisiyle insan vücuduna benzer parçası kalmıyor ve bunu yapan adamlara karşı insan haklarını çiğneyemezsin deniyor. orantılı güç kullanın diyor.
adamlar yere döşedikleri bombayı patlatınca 6 metre derinlik oluşuyor hala gelmişler orantılı güç zırvası.
içinde 20 tane pkk'lının bulunduğu binaya tankla top atışı yapınca insan hakları, keşif için binanın içine giren askeri-polisi patlatınca özgürlük için öyle mi?
adamlar yere döşedikleri bombayı patlatınca 6 metre derinlik oluşuyor hala gelmişler orantılı güç zırvası.
içinde 20 tane pkk'lının bulunduğu binaya tankla top atışı yapınca insan hakları, keşif için binanın içine giren askeri-polisi patlatınca özgürlük için öyle mi?
ilk yarıda hiç fena değildik. Barcelona da eski barcelona değil gerçi. Maç sonucu 2-0 barcelona galibiyeti ile biter bence. İşi istanbula bırakmazlar. Umarım tahminimin tersi çıkar.
Cumhuriyet gazetesi işte. Muhalif olayım diye yüzüne gözüne bulaştırmış yine haberi. O da bitişik olacaktı sayın kaymakam hanım. Ya çok ayıp da yı ayrı yazmış. Tarzında bir haber.
Not: kaymakam hanımın kadın erkeğin yardımcısıdır sözü iş hayatında geçerli değil doğal olarak, gelin beni everin herif kaymakam olsun ben de yardımcısı olayım diye bir şey söylememiştir. Kafasında ki ve islam da geçen durumu söylemiştir. Kadın erkeğin yardımcısıdır. Erkekte kadının yardımcısıdır birbirilerinin eşidir.
Yapılanma olayına gelirsek türkiyede ki hiyaraşik durum cemaatin hiyeraşisinden de pkk nın yapılanmasından da daha vahim bir durumdadır zaten. En çok emri alacağı yer üst amiri validen çok siyasi yetkililerdir.
Not: kaymakam hanımın kadın erkeğin yardımcısıdır sözü iş hayatında geçerli değil doğal olarak, gelin beni everin herif kaymakam olsun ben de yardımcısı olayım diye bir şey söylememiştir. Kafasında ki ve islam da geçen durumu söylemiştir. Kadın erkeğin yardımcısıdır. Erkekte kadının yardımcısıdır birbirilerinin eşidir.
Yapılanma olayına gelirsek türkiyede ki hiyaraşik durum cemaatin hiyeraşisinden de pkk nın yapılanmasından da daha vahim bir durumdadır zaten. En çok emri alacağı yer üst amiri validen çok siyasi yetkililerdir.
fetö cemaati ile en başından beri mesafeli olan kişi. Zamanında anlamış demek ki. Ancak garibim dövmemiş, dövmek tayyibe nasipmiş.
1 kişi Fakülte ve Yüksekokulların Lojistik veya Uluslararası Ticaret ve Lojistik lisans mezunu olmak.
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=37462
https://yoksis.yok.gov.tr/ilansayfa/?sessionid=37462
daha önceden entry girmeme neden olan arkadaşın hayatının diğer bir sıradan hikayesidir.
(bkz: efsanevi cimrilik hikayeleri)
Yukarıda ki yazıda bahsettiğim arkadaş okulu bitirir bitirmez devlette işe başladı. hani haziranda mezun olursunuz ya he işte bu temmuzda işe başladı. O zamanlar 2.300 falan bir maaş alıyordu. İşin garip tarafı yine aynı yerde, okula yakın bir yerde işe başladı. Biz hala öğrenciyken o devletin hatrı sayılır bir memuruydu. İki seneye yakın aynı evde kaldık. Allah var severdim de kendisini.
Son sene (uzatılan yıllardan bir yıl) durumlar kötüleşip, kiraydı faturaydı, harçtı bir sürü dert üst üste gelince biz bu arkadaşa yüklenmeye başlardık ve cüzzi de olsa bize yardımı dokunmaz değildi. Ama parasını en geç bir ay içerisinde alır diğer hafta yine borca girerdik. O dönem onu tanıyan herkesin hemen hemen ona borcu vardı. İstisna olarak büyük bir gurur abidesiydim arkadaş ortamında.
Sonra bizim de okul bitince evi dağıtmaya karar verdik. Sonraları olmayan o iletişim iyice kesildi. Zira artık kısmen de olsa paralanmıştık ve ihtiyaç oluşturmuyordu, e muhabbette çok sarmıyordu açıkcası. (Bu kadar mı değil ama yaşasaydınız hak verirdiniz.)
Bu arkdaş devlette işleri iyice ilerletti ve bildiğiniz baya devlette sayıyla alınan müfettişlerden biri oldu. Bizimle kaldığı süre boyunca toplamda 50.000 tl para biriktirmişti ve biz bunu olayların sonunda öğrendik. Düşünüyorum 2.300*24= 55200 lira eder bu nasıl oldu da iki yıl boyunca sadece 5.200 lira ile geçindi. Hayırlısı tabi. Mevki yükselince, kıdem artınca maaş rahat bi bin tl daha arttı toplamda 70 küsür bir para biriktirmiş.
Yeni atandığı bir yerde bir arkadaş edinmiş ve arkadaş kendisini çok zengin olarak tanıtmış. Uzunca bir süre elini cebine bile attırmamış bizimkinin. Bunları yapan 23 yaşında bir çocuk. Yapılan devletin değer verdiği bir memur. Çocuk bizim bir ipotekli evimiz var sen bu ipoteği kaldır FARAZA evin fiyatı yüz bin ben sana yetmişbeş bine bırakayım demiş. Bizim ki de atlamış olur diye. Hiçbir hukuki bilgi almadan, hiç kimse ile tartışmadan, satış almadan, senet imzalatmadan hadi bunları geçtim adi bir kağıt ya da mail yolu ile kanıtlayıcı bir işlem bile yapmadan gitmiş ipoteği kaldırmış. TAbi çocuk sonradan ortalıkta yok. Dava açsa e kanıt yok. Hayırlısı demiş ve gidip bi soğuk su içeyim bari deyip büfe aramış büfeci erikli 75 krş deyince en yakın diğer büfeye gitmiştir muhakkak ya da bi bim bulup öz kaynak suyunu 30 kuruşa almıştır.
İnsan olarak nasıl acıdım anlatamam. Yalnız insan düşünmeden de edemiyor. Hacı müfettiş adamsın. çoğu avukat kadar bilgin olması lazım hukuken nasıl oldu bu iş diye.
Bu olayı duyan ve dedikodusunu yaptığımız bir arkadaşta çok üzülmüştü ama daha fazla üzüldüğü bir şey vardı. Biz öğrenciyken bundan elli lira almak için sabah başlardık muhabbete akşam beş-altı gibi anca kıvama gelirdi de bi elli koparabilirdik onu da onbeş günlüğüne. Adam yetmiş küsür takmış. Bunu da geçtim kendimden ve ikna kabiliyetimden cidden utanıyorum. He bide çocuk 22*23 yaşlarında biri o konuya hiç girmiyorum.
Not: Belki sözlük yazarı olursa ileride onun hikayesi olsun.
(bkz: efsanevi cimrilik hikayeleri)
Yukarıda ki yazıda bahsettiğim arkadaş okulu bitirir bitirmez devlette işe başladı. hani haziranda mezun olursunuz ya he işte bu temmuzda işe başladı. O zamanlar 2.300 falan bir maaş alıyordu. İşin garip tarafı yine aynı yerde, okula yakın bir yerde işe başladı. Biz hala öğrenciyken o devletin hatrı sayılır bir memuruydu. İki seneye yakın aynı evde kaldık. Allah var severdim de kendisini.
Son sene (uzatılan yıllardan bir yıl) durumlar kötüleşip, kiraydı faturaydı, harçtı bir sürü dert üst üste gelince biz bu arkadaşa yüklenmeye başlardık ve cüzzi de olsa bize yardımı dokunmaz değildi. Ama parasını en geç bir ay içerisinde alır diğer hafta yine borca girerdik. O dönem onu tanıyan herkesin hemen hemen ona borcu vardı. İstisna olarak büyük bir gurur abidesiydim arkadaş ortamında.
Sonra bizim de okul bitince evi dağıtmaya karar verdik. Sonraları olmayan o iletişim iyice kesildi. Zira artık kısmen de olsa paralanmıştık ve ihtiyaç oluşturmuyordu, e muhabbette çok sarmıyordu açıkcası. (Bu kadar mı değil ama yaşasaydınız hak verirdiniz.)
Bu arkdaş devlette işleri iyice ilerletti ve bildiğiniz baya devlette sayıyla alınan müfettişlerden biri oldu. Bizimle kaldığı süre boyunca toplamda 50.000 tl para biriktirmişti ve biz bunu olayların sonunda öğrendik. Düşünüyorum 2.300*24= 55200 lira eder bu nasıl oldu da iki yıl boyunca sadece 5.200 lira ile geçindi. Hayırlısı tabi. Mevki yükselince, kıdem artınca maaş rahat bi bin tl daha arttı toplamda 70 küsür bir para biriktirmiş.
Yeni atandığı bir yerde bir arkadaş edinmiş ve arkadaş kendisini çok zengin olarak tanıtmış. Uzunca bir süre elini cebine bile attırmamış bizimkinin. Bunları yapan 23 yaşında bir çocuk. Yapılan devletin değer verdiği bir memur. Çocuk bizim bir ipotekli evimiz var sen bu ipoteği kaldır FARAZA evin fiyatı yüz bin ben sana yetmişbeş bine bırakayım demiş. Bizim ki de atlamış olur diye. Hiçbir hukuki bilgi almadan, hiç kimse ile tartışmadan, satış almadan, senet imzalatmadan hadi bunları geçtim adi bir kağıt ya da mail yolu ile kanıtlayıcı bir işlem bile yapmadan gitmiş ipoteği kaldırmış. TAbi çocuk sonradan ortalıkta yok. Dava açsa e kanıt yok. Hayırlısı demiş ve gidip bi soğuk su içeyim bari deyip büfe aramış büfeci erikli 75 krş deyince en yakın diğer büfeye gitmiştir muhakkak ya da bi bim bulup öz kaynak suyunu 30 kuruşa almıştır.
İnsan olarak nasıl acıdım anlatamam. Yalnız insan düşünmeden de edemiyor. Hacı müfettiş adamsın. çoğu avukat kadar bilgin olması lazım hukuken nasıl oldu bu iş diye.
Bu olayı duyan ve dedikodusunu yaptığımız bir arkadaşta çok üzülmüştü ama daha fazla üzüldüğü bir şey vardı. Biz öğrenciyken bundan elli lira almak için sabah başlardık muhabbete akşam beş-altı gibi anca kıvama gelirdi de bi elli koparabilirdik onu da onbeş günlüğüne. Adam yetmiş küsür takmış. Bunu da geçtim kendimden ve ikna kabiliyetimden cidden utanıyorum. He bide çocuk 22*23 yaşlarında biri o konuya hiç girmiyorum.
Not: Belki sözlük yazarı olursa ileride onun hikayesi olsun.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

