bir ülkede karışıklık çıktığında derhal o ülke üzerine gidilir ve toprak alınır.
Cumhurbaşkanı, Tv de bir konuşma arasında, teogu yanlış buluyorum, kaldırılsın dedi. Bi iki gün içinde kaldırıldı. Geçen aylarda, ağustosta 10 bin öğretmen daha alacağız demişti. Ağustos bitti eylülde açıklama yapıldı bütçe açığı var alım şubata sarkacak falan filan diye. Teogun kaldırılmasına karşı değilim. Tabi ki çocukların bilgi öğrenmeyi sevmek yerine yarış atı gibi maratona koşmak için ders çalışmasını doğru bulmuyorum. Benim sinir olduğum şey ismet yılmaz şeysi. Hani şu milli Eğitim bakanımsı olan. İşine geleni yapıyor gelmeyeni görmezden duymazdan geliyor. Kaç aydır twitter da tag oluşturmaktan, oluşturulan taglara gece yarılarına kadar tweet girmekten iflahımız kalmadı.
(bkz: gemileri yakmak)
Bünyemin sorun etmeyeceği durumdur. Maydonozla ve ayranla da iyi gidecektir...
uyku.
https://www.facebook.com/mansetsp/photos/a.564956633617586.1073741828.404694052977179/921014108011835/?type=3&theater yaptığı hareket uzun yıllar unutulmayacaktır. hakeme kırmızı kart çıkarmıştır.
(bkz: bu dava beni aşar) ile eş anlamlı sayılabilecek telkin cümlesi.
Aman gözünüzü seveyim yanlışlıkla evet e basmayın.
tbmm'de 1 günde açılan toplantıların tamamına verilen ad
zaman gazetesine kayyum atanınca yeni şafak gazetesinde yazmaya başlamış ( ilk yazı:07/03/2016 ) ve derin tarih isimli bir dergi çıkaran şahıs ..
kardeşim benim anlamadığım adam biraz ilkeli olur .. günümüzde paralelin gazetesinde yazacaksın o kapanınca da yeni şafak'a geçeceksin ..
ben yeni şafak gazetesinin sahibi olsa idim bu adamı gazeteme almazdım .. bırakırdım sadece dergisini çıkarsın ..
kardeşim benim anlamadığım adam biraz ilkeli olur .. günümüzde paralelin gazetesinde yazacaksın o kapanınca da yeni şafak'a geçeceksin ..
ben yeni şafak gazetesinin sahibi olsa idim bu adamı gazeteme almazdım .. bırakırdım sadece dergisini çıkarsın ..
çetin altan'ın meşhur bir lafı vardır:
''batıda düello kültürü vardır. insanlar meselelerini düelloyla halleder. bizim gibi doğu toplumlarında pusu kültürü vardır. düşmanımıza pusu kurarız.'' der.
ben buna eklemede bulunuyorum. bizim toplumuzdaki özelliklerden biri de linç kültürü.
hukuka, adalete bakan insan pek yok.
bugün ayın 20'si. 5 gün içinde suçlular bulundu, yargılama yapıldı, hüküm verildi ve infazlar başladı. mahkemeler mi? ne gerek var canım?..
işin kötüsü ders de almıyoruz.
çok uzak değil. birkaç sene öncesine gidin. ergenekon'dan, balyoz'dan içeri alınan generallere neler demiştik. etmediğimiz hakaret kalmamıştı. hapiste ölenler olmuştu. peki sonra ne oldu. ölmeyenler aklandı ve çıktı. ama çoğunun hayatı kaydı. geleceği karardı. biraz şanslı olanlar tekrar ordudaki görevine döndü ve kaderin cilvesine bakın ki, o hain dediklerimizin bir kısmı, bu darbenin önlenmesinde aktif rol aldı.
bakın, şu an hain dediklerimizin bir kısmının belki darbeyle hiçbir bağlantısı yok. öyle puslu bir ortamdayız ki, birbiriyle kişisel kini olanlar bile birbirini paralelci olarak jurnalliyor. cemaatçi diye gözaltına alınan koyu ülkücü hakim ve savcılar biliyorum. muhtemelen aklanıp çıkacaklar (en azından öyle umuyorum).
insanların öfkesini anlamak zor değil ancak hiç akıldan çıkarmamak lazım. bu insanların içinde masum olanlar olabilir. beklemek ve yargıdan çıkacak kararı görmek lazım.
hatta daha da ileri gidiyorum. darbeci oldukları ispatlansa bile hukuktan ayrılmamak lazım. netice itibarıyla, bu ülke bir aşiret topluluğu değil bir hukuk devleti. ve hukuk devletinde, insanlar suçlarının karşılığı neyse onu çekerler. toplumsal bir histeriyle alınan kararlar, bizi daha demokratik bir toplum yapmaz.
düşünün bir. 1960'ta asılan başbakanın utancını hala yaşıyor bu ülke.
bu başlığın konusu değil ama, darbecilerin cenaze namazını kıldırmama kararı alan diyanet'in kararı da ayrı bir utanç bu ülke için. bunun, ölmüş bir katilin cesedini tekmelemekten hiç bir farkı yok ve böyle bir davranış ancak ilkel toplumlara yakışacak bir tutumdur. tekrar ediyorum biz bir hukuk devletiyiz. darbeciler başarılı olsaydı, onların yapacağını düşündüğümüz şeyleri onlara yaparsak hukuk devleti değil derebeylik oluruz. katil de olsa, hain de olsa onların hukuklarını muhafaza etmek gerekli. terör örgütü elebaşından esirgenmeyen hukuk, darbecilerden esirgenmemeli. büyük devlet ancak böyle olunur.
''batıda düello kültürü vardır. insanlar meselelerini düelloyla halleder. bizim gibi doğu toplumlarında pusu kültürü vardır. düşmanımıza pusu kurarız.'' der.
ben buna eklemede bulunuyorum. bizim toplumuzdaki özelliklerden biri de linç kültürü.
hukuka, adalete bakan insan pek yok.
bugün ayın 20'si. 5 gün içinde suçlular bulundu, yargılama yapıldı, hüküm verildi ve infazlar başladı. mahkemeler mi? ne gerek var canım?..
işin kötüsü ders de almıyoruz.
çok uzak değil. birkaç sene öncesine gidin. ergenekon'dan, balyoz'dan içeri alınan generallere neler demiştik. etmediğimiz hakaret kalmamıştı. hapiste ölenler olmuştu. peki sonra ne oldu. ölmeyenler aklandı ve çıktı. ama çoğunun hayatı kaydı. geleceği karardı. biraz şanslı olanlar tekrar ordudaki görevine döndü ve kaderin cilvesine bakın ki, o hain dediklerimizin bir kısmı, bu darbenin önlenmesinde aktif rol aldı.
bakın, şu an hain dediklerimizin bir kısmının belki darbeyle hiçbir bağlantısı yok. öyle puslu bir ortamdayız ki, birbiriyle kişisel kini olanlar bile birbirini paralelci olarak jurnalliyor. cemaatçi diye gözaltına alınan koyu ülkücü hakim ve savcılar biliyorum. muhtemelen aklanıp çıkacaklar (en azından öyle umuyorum).
insanların öfkesini anlamak zor değil ancak hiç akıldan çıkarmamak lazım. bu insanların içinde masum olanlar olabilir. beklemek ve yargıdan çıkacak kararı görmek lazım.
hatta daha da ileri gidiyorum. darbeci oldukları ispatlansa bile hukuktan ayrılmamak lazım. netice itibarıyla, bu ülke bir aşiret topluluğu değil bir hukuk devleti. ve hukuk devletinde, insanlar suçlarının karşılığı neyse onu çekerler. toplumsal bir histeriyle alınan kararlar, bizi daha demokratik bir toplum yapmaz.
düşünün bir. 1960'ta asılan başbakanın utancını hala yaşıyor bu ülke.
bu başlığın konusu değil ama, darbecilerin cenaze namazını kıldırmama kararı alan diyanet'in kararı da ayrı bir utanç bu ülke için. bunun, ölmüş bir katilin cesedini tekmelemekten hiç bir farkı yok ve böyle bir davranış ancak ilkel toplumlara yakışacak bir tutumdur. tekrar ediyorum biz bir hukuk devletiyiz. darbeciler başarılı olsaydı, onların yapacağını düşündüğümüz şeyleri onlara yaparsak hukuk devleti değil derebeylik oluruz. katil de olsa, hain de olsa onların hukuklarını muhafaza etmek gerekli. terör örgütü elebaşından esirgenmeyen hukuk, darbecilerden esirgenmemeli. büyük devlet ancak böyle olunur.
(gbkz:Hüsnü arkan)ın çok sevdiğim bir kitabıdır. Müzisyenliği haricinde yazarlığını keşfetmeme vesile olan çok güzel ve okunması gerekn bir kitaptır.
Yere çizdiğimiz karelerden birinin içine taşı atıp diğerlerini zıplayarak geçiyoruz. Taş olan kareye basmak yok ama, yoksa yanarsın.
Çocukken en sevdiğim oyunlardan biriydi. Öğrenci iken oynardım, şimdi de öğrencilerimle oynuyorum :)
Çocukken en sevdiğim oyunlardan biriydi. Öğrenci iken oynardım, şimdi de öğrencilerimle oynuyorum :)
ABD, Avusturalya, Kanada, Libya, Vietnam gibi ülkelerin kullandığı para birimi. Hepsi kendi dolarını kullanır. Dolayısıyla bunun farkında olan dikkatli bir yönetici ile çalışıyorsanız sakın sade para birimi olarak dolar yazmayın. ABD Doları (USD), Libya doları diye belirtin. yoksa size kızar :)
hafta sonu beypazarına gittim. Kurudan yarım kilo alsam yeter dedim. Eve gelip tamamını yedim sonra daha fazla almadığıma bin pişman oldum. Sırf kuru yu almak için bile gidilir.
Hayatını fildişi kulede geçiren insanların yaşayacağı bir durum. insanlarla yapılan her temasın yaralayıcı olduğunu bildiğinden kendi derinliklerinde kaybolmayı tercih etmiştir. bu kişi bilir ki yaralar kılıç yarasına değil tırnak yarasına benzer. yani \"kirli ve şiiriyetsiz\".
örnek biri. birçok konuda kendini gerçekleştirmiş ve anlattıkları ile herkesin kendine düşeni alması gereken, gerçek bir bilge insan.
bez getiren kişi.
görünce istemsizce bir gülme geliyor insana.
![]()
Gülmem geçince maaliyetine baktım 2.000,00 tl. Bu kadar cüzi bir ücrete bu yapılabiliyorsa daha fazla emek ve zaman ayrılarak daha güzelleri neden yapılmasın. bu gün araç piyasası minimum 50.000 tl den başlıyor.
devamını okumak için tıklayınız...
Gülmem geçince maaliyetine baktım 2.000,00 tl. Bu kadar cüzi bir ücrete bu yapılabiliyorsa daha fazla emek ve zaman ayrılarak daha güzelleri neden yapılmasın. bu gün araç piyasası minimum 50.000 tl den başlıyor.
devamını okumak için tıklayınız...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
