(bkz: ordu-texas belgeseli)
Kaplıca Yeraltından kaynayarak yeryüzüne çıkan sıcak, şifalı sular üzerine kurulan hamamlar, ılıca.
orjinal hali, (gbkz:adalet bakanlığı cinsel sapkınlığın haritasını çıkarsın) olan başlık. (u:tamamı sığmadı)
Ali Karahasanoğlu'nun, \"Adalet Bakanlığı cinsel sapkınlığın haritasını çıkartsın!\" başlığıyla yayımlanan (25 Mart 2016) yazısı şöyle:
\"Bizim mahallede olup da, bu yola sapanın bin defa belasını versin..
Sadece laf olsun diye değil, gönülden söylüyoruz bunu..
İtirazımız, kızgınlığımız, cinsel sapkınlığın son aşaması ile de sınırlı değil.
Bizim inancımızda, sadece fuhşiyat değil, insanı fuhşiyata götüren yollar da haramdır, lanetlenmiştir..
Baldır bacak fotoğraflarını yayınlamamamızın gerekçesi, “zevzeklik olsun”değildir..
Haber değeri taşıdığı için yayınlamak zorunda kaldığımız bazı fotoğraflardaki göğüs, bacak dekoltelerini flulaştırmamızın sebebi, “laklak olsun, millet bizi iş yapıyor gibi görsün” değildir..
Bizim “cinsel sapkınlık” tanımlamamız, diğerlerinin tanımlamasından da çok daha geniştir.. Çok daha katıdır..
Biz sadece çocuklara, sadece rızası olmayan yetişkinlere yönelik cinsel sapkınlıkları kötü görmekle yetinmeyiz.
Rızası dahilinde olsa bile, nikahsız kişilerin ilişkilerini günah görür, uzak dururuz.
Aynı cinsin birbiri ile yaptığı fuhşiyatı da “lanetlenmiş kavim fiili” olarak kabul eder, kesinlikle tasvip etmeyiz..
“Beden benim değil mi, sana ne?” tavrı gösterilmesine karşı çıkar,“nikahsız bir erkek ile bir kadının aynı odada, üçüncü bir kişi olmadan bulunmaları”nı haram bilir, öyle hareket etmeye çalışırız..
Dolayısı ile..
Gaylere de.. İbnelere de.. Sübyancılara da.. Tecavüzcülere de.. Bugünün sosyal hayatında sık sık karşılaşılan “haremlik selamlık dışı uygulamalar”a da..
Muhalefetimiz vardır..
Hayatımızdan uzak tutmaya çalışırız.
Bunların tümü, Kur’an-ı Kerim’de yasak olduğuna göre...
Bu yasakları işleyenleri mazur görmeyi, “Allah’a isyan” olarak kabul ederiz.
•
Dindar insanların bu kesin tavrını bilen ahlaksızlar..
Orda burda bir küçük örnek yakalayıp..
Dindar insanlar, o küçük de olsa örnekteki faili kesinlikle tasvip etmedikleri halde..
O olay üzerinden..
O olayı büyüterek..
Devasa bir olay haline getirip, sanki dindar grup içinde, sabah, akşam bu olaylar tekrarlanıyormuş gibi algı oluşturarak..
Dindarları hedef tahtasına oturtuyorlar..
“Hani siz ahlaklı idiniz? Ne oldu? Bu sapkınlık ne?”
Yaşanan yanlışa sahip çıkarsak, haklılar..
Ama dindar topluluklar olarak.. Yanlışı kabullenmiyor.. Üstünü örtmüyor.
Bir okulda, bir vakıfta, bir tesiste küçücük bir örnek vuku bulduğunda, o olayın tekrarlanmaması için, daha sıkı denetimlere başvuruyorsak..
Allah’ın emrini tekrar tekrar hatırlayıp, insanları da fuhşiyattan uzak durmaya davet ediyorsak..
Bu linç niye?
•
Şu ilde bir yanlış olmuş.
Eğer gerçekten o yanlışı yapmış ise.. Allah belasını versin..
Ama..
O bir tek kişiyi gösterip, dindar insanları, cinsel sapıklar gibi gösterenlerin de Allah belasını versin..
Bu vesile ile..
Oluşturulmak istenilen algı için, “hodri meydan” diyorum..
Bir vakfa ait tekil olayı..
Bir haftadır sabah akşam tekrarlıyorlar ya..
En iğrenç ifadelerle, suçu işleyenin yanında..
İlgili-ilgisiz tüm dindarları suçluyorlar ya..
Ben de bu ahlaksızlığı yapanlara, “Hodri meydan” diyorum..
Adalet Bakanlığı, tüm Türkiye’de işlenen cinsel suçların listesini çıkartsın..
İl il..
İlçe ilçe..
İsim isim..
Okul okul.. Yurt yurt..
Vakıf vakıf.. Kurs kurs..
Hepsi açıklansın..
Bakalım, dindar kesimde bir tane olan cinsel sapkınlık, dindar insanları suçlayan, alaya alanların okullarında, yurtlarında 100 mü, yoksa 200 mü?
Ben, “Dindar gruplar içinde, bir tanecik bile böyle bir olay olmasın” derim..
Ama ahlaksızlığa da gerek yok..
İstanbul’un en sosyete kolejlerinde..
En lüks semtlerindeki özel okullarda..
Yabancı öğretmenlerin..
Bireysel tacizden, bireysel tecavüzden çok öte..
Kurumsal sorumluluğu da gerektirecek şekilde.. Grup halinde işlenen cinsel sapkınlıklarını bilmiyor muyuz sanıyorsunuz?
Şöyle geçmişe bir uzanın.
Laikçi bir kolejde, bir cinsel sapkınlık yaşandığında..
Ne oluyordu?
Ben onlarca örneğini, bire bir biliyorum.
Bir gazetede küçük bir haber olarak yer alıyor...
Ne okulun isimi var, ne öğretmenin, ne mağdurun..
Olayın üstündeki perdeyi aralamak için, işlenen suçun yoğunluğunu araştırmak için.. Soruyorsunuz Milli Eğitim Müdürü’ne, “Bu hangi okul acaba” diye.
Cevap hazır: “Söyleyemeyiz.”
Tek tek okulları arıyorsunuz.. Hepsi yalanlıyor..
Adliyeleri dolaşıyorsunuz..
Tek kelime ile bilgi veren yok..
En kral haberde bile, okulun da, tacizcinin de ismine, kodlanarak yer veriliyor..
Suçlular böyle böyle korunuyorlar..
Sabah akşam, o cinsel sapkınlıkları tekrarlayanların eylemlerini gizliyorlar..
Sıra dindar kesimdeki tek bir olaya gelince..
Hurrra..
Sadece taczici değil. Tacizcinin çalıştığı tüm kurumlar.. O kurumların Türkiye genelindeki tüm şubeleri.. Hatta o tacizciye, yoldan geçerken selam verenler bile..
Suçlu gibi gösteriliyor..
Adalet Bakanı’na çağrıda bulunuyorum..
Ya şu ahlaksız yayınları, tekil olaylar üzerinden dindar insanları karalayan haberleri engelleyin..
Ya da, bu konuda işlenen suçların tümünün haritasını çıkartın..
Görelim bakalım, saçımız ak mı, kara mı?\"
Ali Karahasanoğlu'nun, \"Adalet Bakanlığı cinsel sapkınlığın haritasını çıkartsın!\" başlığıyla yayımlanan (25 Mart 2016) yazısı şöyle:
\"Bizim mahallede olup da, bu yola sapanın bin defa belasını versin..
Sadece laf olsun diye değil, gönülden söylüyoruz bunu..
İtirazımız, kızgınlığımız, cinsel sapkınlığın son aşaması ile de sınırlı değil.
Bizim inancımızda, sadece fuhşiyat değil, insanı fuhşiyata götüren yollar da haramdır, lanetlenmiştir..
Baldır bacak fotoğraflarını yayınlamamamızın gerekçesi, “zevzeklik olsun”değildir..
Haber değeri taşıdığı için yayınlamak zorunda kaldığımız bazı fotoğraflardaki göğüs, bacak dekoltelerini flulaştırmamızın sebebi, “laklak olsun, millet bizi iş yapıyor gibi görsün” değildir..
Bizim “cinsel sapkınlık” tanımlamamız, diğerlerinin tanımlamasından da çok daha geniştir.. Çok daha katıdır..
Biz sadece çocuklara, sadece rızası olmayan yetişkinlere yönelik cinsel sapkınlıkları kötü görmekle yetinmeyiz.
Rızası dahilinde olsa bile, nikahsız kişilerin ilişkilerini günah görür, uzak dururuz.
Aynı cinsin birbiri ile yaptığı fuhşiyatı da “lanetlenmiş kavim fiili” olarak kabul eder, kesinlikle tasvip etmeyiz..
“Beden benim değil mi, sana ne?” tavrı gösterilmesine karşı çıkar,“nikahsız bir erkek ile bir kadının aynı odada, üçüncü bir kişi olmadan bulunmaları”nı haram bilir, öyle hareket etmeye çalışırız..
Dolayısı ile..
Gaylere de.. İbnelere de.. Sübyancılara da.. Tecavüzcülere de.. Bugünün sosyal hayatında sık sık karşılaşılan “haremlik selamlık dışı uygulamalar”a da..
Muhalefetimiz vardır..
Hayatımızdan uzak tutmaya çalışırız.
Bunların tümü, Kur’an-ı Kerim’de yasak olduğuna göre...
Bu yasakları işleyenleri mazur görmeyi, “Allah’a isyan” olarak kabul ederiz.
•
Dindar insanların bu kesin tavrını bilen ahlaksızlar..
Orda burda bir küçük örnek yakalayıp..
Dindar insanlar, o küçük de olsa örnekteki faili kesinlikle tasvip etmedikleri halde..
O olay üzerinden..
O olayı büyüterek..
Devasa bir olay haline getirip, sanki dindar grup içinde, sabah, akşam bu olaylar tekrarlanıyormuş gibi algı oluşturarak..
Dindarları hedef tahtasına oturtuyorlar..
“Hani siz ahlaklı idiniz? Ne oldu? Bu sapkınlık ne?”
Yaşanan yanlışa sahip çıkarsak, haklılar..
Ama dindar topluluklar olarak.. Yanlışı kabullenmiyor.. Üstünü örtmüyor.
Bir okulda, bir vakıfta, bir tesiste küçücük bir örnek vuku bulduğunda, o olayın tekrarlanmaması için, daha sıkı denetimlere başvuruyorsak..
Allah’ın emrini tekrar tekrar hatırlayıp, insanları da fuhşiyattan uzak durmaya davet ediyorsak..
Bu linç niye?
•
Şu ilde bir yanlış olmuş.
Eğer gerçekten o yanlışı yapmış ise.. Allah belasını versin..
Ama..
O bir tek kişiyi gösterip, dindar insanları, cinsel sapıklar gibi gösterenlerin de Allah belasını versin..
Bu vesile ile..
Oluşturulmak istenilen algı için, “hodri meydan” diyorum..
Bir vakfa ait tekil olayı..
Bir haftadır sabah akşam tekrarlıyorlar ya..
En iğrenç ifadelerle, suçu işleyenin yanında..
İlgili-ilgisiz tüm dindarları suçluyorlar ya..
Ben de bu ahlaksızlığı yapanlara, “Hodri meydan” diyorum..
Adalet Bakanlığı, tüm Türkiye’de işlenen cinsel suçların listesini çıkartsın..
İl il..
İlçe ilçe..
İsim isim..
Okul okul.. Yurt yurt..
Vakıf vakıf.. Kurs kurs..
Hepsi açıklansın..
Bakalım, dindar kesimde bir tane olan cinsel sapkınlık, dindar insanları suçlayan, alaya alanların okullarında, yurtlarında 100 mü, yoksa 200 mü?
Ben, “Dindar gruplar içinde, bir tanecik bile böyle bir olay olmasın” derim..
Ama ahlaksızlığa da gerek yok..
İstanbul’un en sosyete kolejlerinde..
En lüks semtlerindeki özel okullarda..
Yabancı öğretmenlerin..
Bireysel tacizden, bireysel tecavüzden çok öte..
Kurumsal sorumluluğu da gerektirecek şekilde.. Grup halinde işlenen cinsel sapkınlıklarını bilmiyor muyuz sanıyorsunuz?
Şöyle geçmişe bir uzanın.
Laikçi bir kolejde, bir cinsel sapkınlık yaşandığında..
Ne oluyordu?
Ben onlarca örneğini, bire bir biliyorum.
Bir gazetede küçük bir haber olarak yer alıyor...
Ne okulun isimi var, ne öğretmenin, ne mağdurun..
Olayın üstündeki perdeyi aralamak için, işlenen suçun yoğunluğunu araştırmak için.. Soruyorsunuz Milli Eğitim Müdürü’ne, “Bu hangi okul acaba” diye.
Cevap hazır: “Söyleyemeyiz.”
Tek tek okulları arıyorsunuz.. Hepsi yalanlıyor..
Adliyeleri dolaşıyorsunuz..
Tek kelime ile bilgi veren yok..
En kral haberde bile, okulun da, tacizcinin de ismine, kodlanarak yer veriliyor..
Suçlular böyle böyle korunuyorlar..
Sabah akşam, o cinsel sapkınlıkları tekrarlayanların eylemlerini gizliyorlar..
Sıra dindar kesimdeki tek bir olaya gelince..
Hurrra..
Sadece taczici değil. Tacizcinin çalıştığı tüm kurumlar.. O kurumların Türkiye genelindeki tüm şubeleri.. Hatta o tacizciye, yoldan geçerken selam verenler bile..
Suçlu gibi gösteriliyor..
Adalet Bakanı’na çağrıda bulunuyorum..
Ya şu ahlaksız yayınları, tekil olaylar üzerinden dindar insanları karalayan haberleri engelleyin..
Ya da, bu konuda işlenen suçların tümünün haritasını çıkartın..
Görelim bakalım, saçımız ak mı, kara mı?\"
Fatma Nur Serter, Türk ekonomi akademisyeni ve siyasetçi.
Rastgele karşıma çıktı. 28 Şubat darbesinin yırtıcı panteri, darbenin üniversite ayağını yönetenlerden Nur Serter hakkında düşünür, nedir bu hırs? diye merak ederdim. Yahu meğer kadının babası gedikli darbeci imiş.
Babası Emin Aytekin, 27 Mayıs 1960 darbesini yapan cuntanın mensubu... Milli Birlik Komitesi üyesi... Menderes'i idam ettirenlerden... Sonrasında 20 seneye yakın "tabii senatör"lük yapmış. Yani seçime girmeden sürekli milletvekili... Oh ne ala değil mi?
Nur Serter de çocukluğunda babasıyla iyi bir arkadaş olmuş. Babası hatıralarını kitaplaştırırken onları hayranlıkla okumuş, dinlemiş vs. Yani çocukluğu rezil bir darbecinin hatıralarını dinleyerek geçmiş. Üstelik bu kişi de babası... Kızlar babalarına çok bağlıdır derler. Nur Seter'in mevzusu tam da o... Bütün çocukluk hayali, bir darbeyi yönetebilmek!
Darbe manyaklığı buradan geliyor. Eskilerin güzel bir sözü var: Batılı tasvir safi zihinleri ifsat eder! Çok doğru söz. İfsat etmiş netekim. İzlemenizi öneririm.
haber türk video
Rastgele karşıma çıktı. 28 Şubat darbesinin yırtıcı panteri, darbenin üniversite ayağını yönetenlerden Nur Serter hakkında düşünür, nedir bu hırs? diye merak ederdim. Yahu meğer kadının babası gedikli darbeci imiş.
Babası Emin Aytekin, 27 Mayıs 1960 darbesini yapan cuntanın mensubu... Milli Birlik Komitesi üyesi... Menderes'i idam ettirenlerden... Sonrasında 20 seneye yakın "tabii senatör"lük yapmış. Yani seçime girmeden sürekli milletvekili... Oh ne ala değil mi?
Nur Serter de çocukluğunda babasıyla iyi bir arkadaş olmuş. Babası hatıralarını kitaplaştırırken onları hayranlıkla okumuş, dinlemiş vs. Yani çocukluğu rezil bir darbecinin hatıralarını dinleyerek geçmiş. Üstelik bu kişi de babası... Kızlar babalarına çok bağlıdır derler. Nur Seter'in mevzusu tam da o... Bütün çocukluk hayali, bir darbeyi yönetebilmek!
Darbe manyaklığı buradan geliyor. Eskilerin güzel bir sözü var: Batılı tasvir safi zihinleri ifsat eder! Çok doğru söz. İfsat etmiş netekim. İzlemenizi öneririm.
haber türk video
kişiliğimden esinlenerek en fazla kongo'lu en az ise japon çıktığımı söylüyor.
https://www.bbc.com/future/article/20180409-whats-your-secret-nationality
https://www.bbc.com/future/article/20180409-whats-your-secret-nationality
Taşıyana, üzerinde yazan miktarın ödenmesinin, çıkaran
kuruluş tarafından garanti edildiği faiz taşımayan kıymetlerdir. Yasal ödeme aracıdır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası TL Banknot basmaya tek yetkili kurumdur.
kuruluş tarafından garanti edildiği faiz taşımayan kıymetlerdir. Yasal ödeme aracıdır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası TL Banknot basmaya tek yetkili kurumdur.
(bkz: bugün )
Bugün açıklanacak bakanlar kurulu ile fiili olarak sisteme alınacak yeni yönetim biçimi.
türkler ile geleceği ayrı olmayacak olan ırktır ..
birleştiklerinde karşılarında kimse duramayacak (bkz: çanakkale savaşı), ayrıldıklarında ise ikisi de huzur bulamayacaktır ..
(gbkz: ayık olalım, kardeşliğimizi bozmayalım .. )
birleştiklerinde karşılarında kimse duramayacak (bkz: çanakkale savaşı), ayrıldıklarında ise ikisi de huzur bulamayacaktır ..
(gbkz: ayık olalım, kardeşliğimizi bozmayalım .. )
Evreni ve insanı yaratan öncesiz ve sonsuz bir Tanrı’nın varlığını kabul edip, Tanrı’nın aynı zamanda dünya ile sürekli ilişki içinde olduğunu kabul eden görüş Teizm’dir. Teizme göre Tanrı dünya ile ilişkisini dinler aracılığı ile kurar.
Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.
oturtma, yoğurdun üzerine patates onun üzerine de et ya da tavuk koyularak yapılan bir muğla kebabı.
okurlar tarafından bir okuma ile bir kenara bırakılmasıdır. hangi kitap olursa olsun, defalarca okunduğunda gerçek değerini kazanır. sahne sahne, kelime kelime kitabın her anını yaşamak gerekir, bu eksik kaldığında sadece okumuş oluyoruz.
Ne güzel kırmızı halı sermişler.
Ağırlamak işini yaptırmak.
(gbkz:23 nisan) 2015 perşembe kar yağışlı görünüyor.Hadi hayırlısı bakalım
Ha bir De ikiyüzlü karakteri oturmamis insanlar
kırklareli valiliğine atanmıştır
(bkz: assolist gibi kadın )
(bkz: assolist gibi kadın )
Sosyal medya da bir etiket. Nostalji insana neler yaptırıyor. Bende bir değişiklik yok. Yalan yalan herşey değişmiş.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?








