genelde karaman ve civarında düğürcük ve tahinle yapılan yiyecek. anlatırken tuhaf gelir ama çok lezzetlidir.
merak bile etmemiş insandır.
dayak yeme sonunda yüzü, yara bere içinde kalmak.
yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk gibi durumların izleri görünmek.
yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk gibi durumların izleri görünmek.
vicdanları sızlatmaya devam etmektedir.
Dandik, ucuz, kolay dökülebilir, değersiz ve gönül rahatlığı kaybedilebilir olan kutu. kapağı doğru düzgün açılmaz, olmadık yerde açılır yere dökülür. Uç hiç sonuna kadar bitmez. kendi kendini bir şekilde olasılık dahilinde daha hızlı sattırır.
cehennem de bol bulunan yakıt.
Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır. nisa-14
Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır. nisa-14
yeşilçam da uzun süre irdeledi aslında bu mevzuyu...
lakin neticeye ulaşamadı... ve vazgeçti artık...
lakin neticeye ulaşamadı... ve vazgeçti artık...
Her seçim öncesi değişmeyen kural. Değişmeyen oy avcılığı kuralı. Gecekondu edebiyatı. Köyleştirilen büyük şehirler. Sahte trafik çözümü arayışları. Sahte memleket sevgisi. Sahte insan sevgisi.
Tapusuz gecekondu, apartmandaki kaçak kat, kentsel dönüşüm kapsamına alınıyor. Bakan Mehmet Özhaseki “5 sene içinde hatalarımızı gördük, alan bazlı dönüşüme geçiyoruz” dedi.
Tapusuz gecekondu, apartmandaki kaçak kat, kentsel dönüşüm kapsamına alınıyor. Bakan Mehmet Özhaseki “5 sene içinde hatalarımızı gördük, alan bazlı dönüşüme geçiyoruz” dedi.
erzurum oltu doğumlu, 19 yaşındaki 2002 doğumlu futbolcu.
başakşehirde defans mevkiinde oynuyor. süper ligde forma girmiş en genç futbolculardan biri.
başakşehirde defans mevkiinde oynuyor. süper ligde forma girmiş en genç futbolculardan biri.
eğitiminle rezil olmak. okulların ameleliği. gerçekten yazık dediğim allah muhtaç etmesin dediğim durum.
aynı işi yapıp güvencesiz, ek ders karşılığı çalışmak insan da çalışma azmi bırakmaz. !
tabi görevini iyi yapan ücretli öğretmenler de gördüm, ben zaten ücretliyim ne anlarım deyip yan gelip okulu teğet geçenini de gördüm. boşa vicdan demiyorlar.
aynı işi yapıp güvencesiz, ek ders karşılığı çalışmak insan da çalışma azmi bırakmaz. !
tabi görevini iyi yapan ücretli öğretmenler de gördüm, ben zaten ücretliyim ne anlarım deyip yan gelip okulu teğet geçenini de gördüm. boşa vicdan demiyorlar.
Meral akşener'in kurduğu partinin adı.
Bildiğim kadarıyla Gürcü yemeği. Pişirilmiş hamurun ortasına bir havuz açıyorsunuz. Eritilmiş tereyağını sıcak sıcak dolduruyorsunuz. Sonra kaşıkla hamurdan alıp bu yağa bandırarak yiyorsunuz...
Fukaralık zamanlarının yemekleri bunlar... Bir kız çocuğu dünyaya geldiği zaman misafirlere ikram edilirmiş.
Fukaralık zamanlarının yemekleri bunlar... Bir kız çocuğu dünyaya geldiği zaman misafirlere ikram edilirmiş.
en kapsamlı ve zihin açıcı strateji/zeka oyunlarından biri. (go, baduk) birçok geleneksel türü, efsanelerde yer etmiş karşılaşmaları, savaş öncesi liderlerin hünerlerini sergilediği çok taşlı oyun. her birim eşit. 9x9, 13x13 ve 19x19'luk oyun alanı boyutları da var. yine 2 farklı oyun kazanma türü olması (capture ve territory) oyunu farklı kılıyor. Tek bir taş tüm oyunun kaderini değiştirebilir.
öğrenmek ve ilerlemek isteyenler için kapsamlı bir site:
online-go
öğrenmek ve ilerlemek isteyenler için kapsamlı bir site:
online-go
Cemil Meriç Antakya'da İngilizce öğretmenliği yapan Lamia Çataloğlu'na aşıktır. Ona mektuplar yazmaktadır. Yazdığı mektupları Jurnaline dosyalamıştır. Jurnal 2 isimli kitabının bir kısmında, Lamia hanıma yazmış olduğu mektupları var. Oradan birkaç satır der ki; seni tanıdıktan sonra bütün insanlar küçük geliyor bana. Bütün sesleri çirkin buluyorum. Bütün kadınlar tenekeden, tahtadan, topraktanmış gibi geliyor. O kadar aşıktır ki "Her kadında seni aradım" der, Cemil Meriç.
Bir kişinin Allah rızası gözetmeyerek, yalnızca imaj oluşturmak amacıyla ibadet etmesine ve dindar pozlar bürünmesine ‘riya’ denir.
Diğer bir ifadeyle riya iş, davranış ve ibadette gösteriştir. Salih bir ameli Allah (c.c.) rızasını kazanmak için değil, insanların beğenisini, onların hoşnutluğunu kazanmak için yapmaktır. Bu şekilde gösteriş yapanlara ‘riyakâr’ veya ‘mürai’ denir.
Diğer bir ifadeyle riya iş, davranış ve ibadette gösteriştir. Salih bir ameli Allah (c.c.) rızasını kazanmak için değil, insanların beğenisini, onların hoşnutluğunu kazanmak için yapmaktır. Bu şekilde gösteriş yapanlara ‘riyakâr’ veya ‘mürai’ denir.
incilde geçen faraklit ya da paraklit, hristiyan inancına göre kutsal ruh, islam inancına göre hz. muhammed (sav) dir.
Paraklit veya Faraklit (Yunanca: Parakletos), Hristiyanlık'taki Kutsal Ruh'un, Kitab-ı Mukaddes'in bazı Yunanca tefsirlerinde bazı bölümlerde kullanılan adı. Bununla beraber güncel tefsirlerde Kutsal Ruh ve Gerçeğin Ruhu tabirleri kullanılır.
(gbkz:Paraklit) sözcüğü Yuhanna İncili'nin 14:16, 14:26, 15:26 ve 16:7'inci ayetleri ile Yuhanna'nın Birinci Mektubu'nun 2:1 no'lu ayetinde Kutsal Ruh'u anlatmak üzere kullanılmıştır. Sözcük Yeni Antlaşma'nın bazı İngilizce çevirilerinde Tesellici (Comforter) ya da Yardımcı / Tavsiyeci (Advocate) olarak çevrilmiştir. Sözcük antik Yunanca'da mahkemede yardım eden kişi anlamında da kullanılmıştır. Kumran Yazıtları ya da Ölü Deniz Tomarları olarak bilinen metinlerde sözcük Gerçeğin Ruhu olarak geçer.(VİKİPEDİ ansiklopedisi).
İslamî görüşlere göre Paraklit ismi ile İslam Peygamberi Muhammed (asv) kastedilmektedir.
Yunanca Parakletos kelimesi en basit anlamıyla \"Yardımcı\" demektir. Yine Yunanca bir kelime olan Periklutos ise \"övülmüş\" (İngilizce: praised one) anlamına gelmektedir. İslam Peygamberi Muhammed (asv)'in isimlerinden biri olan Ahmed de \"övülmüş\" anlamına gelmektedir. Bu nedenle bazı İslam alimlerince Parakletos sözcüğünün Periklutos ile aynı sözcüktür ve Ahmed ile anlam olarak örtüşmektedir(a.g.e; ayrıca bk. Alusî, XXVIII/86-88; Elmalılı Hamdi Yazır, VIII/12-17).
Yuhanna İncil'inden bir âyet:
“Mesih: ‘Ben, benim ve sizin Rabb’inize gidiyorum. Ta ki size Tevil’i getirecek olan Faraklit’i göndersin’ dedi.”
Faraklit, hakkın ruhu, hak ile bâtılı birbirinden tamamen ayıran mânâlarına gelir. Evet Allah Resûlü (asm), hakkın ruhudur. Çünkü ölü kalbler ancak O’nun (asm) getirdiği hak ile hayat bulmuştur. O insanların hidayete ermesi için kendini feda edercesine bir mücadele vermiştir ki; hak ile bâtılın birbirinden ayrılması, ancak böyle bir mücâdele ve mücâhede sonucu vuku bulmuştur. İşte Hz. Mesih’in haber verdiği bir Faraklit gelmiştir. O da Allah’ın (cc) son elçisi İki Cihan Güneşi Hz. Muhammed (asv)’dir.
Yuhanna İncili bab: 14. âyet 15 ve 16 da şöyle deniyor:
“Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi tutarsınız. Ben Rabb’e yalvaracağım ve O size başka bir tesellici, hakikat ruhunu (Faraklit) verecektir; tâ ki daima sizinle beraber olsun.”
Şimdi de sırasıyla şu âyetlere bakalım:
“Faraklit, öyle bir Ruhu’l-Kudüs’tür ki, Rabb O’nu benim ismimle (yani peygamber olarak) gönderecektir. O size her şeyi öğretecek ve benim size söylediklerimi de tekrar hatırlatacaktır.” (Yuhanna, Bab: 14, Âyet 26).
“Faraklit geldiğinde benim için şahitlik edecektir ve siz de bana şahitlik edersiniz.” (Yuhanna, Bab: 15, Âyet, 26-27).
“Faraklit geldiğinde bütün âlemi, hataları sebebiyle kınar ve onları terbiye eder.” (Yuhanna, Bab: 16, Âyet, 8).
“Bununla beraber ben size hakikati söylüyorum; benim gitmem sizin için hayırlıdır, çünkü, gitmezsem, Tesellici size gelmez; fakat gidersem, onu size gönderirim. Ve o geldiği zaman, günah için, salâh için, ve hüküm için dünyayı ilzam edecektir. Günah için; çünkü bana iman etmezler. Salah için; çünkü Babama gidiyorum, ve artık beni göremezsiniz. Ve hüküm için; çünkü bu dünyanın reisinde hükmedilmiştir. Size söyleyecek daha çok şeylerim var; fakat şimdi dayanamazsınız. Fakat o, hakikat Ruhu, gelince, size her hakikate yol gösterecek; zira kendiliğinden söylemeyecektir; fakat her ne işitirse söyleyecek; ve gelecek şeyleri size bildirecektir.”(Yuhanna, 16/7-13).
Yuhanna’nın bu ayetlerinde “Faraklit/Paraklit” kelimesi, \"Tesellici, Hakikat Ruhu ve Ruhü’l-Kudüs\" olarak tercüme edilmiştir. Bu son ayetler Necm Suresinin üçüncü ve dördüncü ayetleriyle tamamen örtüşmektedir:
“O, kendi arzusuna göre konuşmaz. Onun konuşması, (Allah tarafından) kendisine vahiy edilen bir vahiyden başka bir şey değildir.”
Yuhanna Arapça tercümesinde de Türkçedeki ifadelerin aynısı kullanılmıştır.(bk. İncilu Yuhanna, el-Eshahu’r-rabi aşer: 16, 26; el-Eshahu’l-hamis aşer: 26; el-Eshahu’s-sadis aşer: 7-8).
“Fakat benim ismimle Babamın göndereceği tesellici, Ruhu’l-Kudüs”(14/26) ifadesinin Arapça versiyonu “ve emma el muazzî er-Ruhu’ellezi yursiluhu ebi bi ismî”; İngilizce’deki versiyonunda ise, “But the Hepler, the Holy Spirit, whom tehe Father will send in My name” şeklindedir.(Benim ismimle, benim adıma..).
Türkçedeki “Tesellici” kelimesi yerine, İngilizce tercümesinde, “Hepler = yardımcı”, Arapça’sında ise, “Muazzî = Tesellici) kelimesi kullanılmıştır.
“Ben Babaya yalvaracağım” cümlesi, Arapça’sında “Atlubu minel ebi = Babadan isteyeceğim”; İngilizce’sinde ise “ I Will pray Thr father” şeklindedir (yalvarmak, istemek, dua etmek). Görüldüğü gibi , üç tercüme arasında çok küçük nüanslardan başka bir fark yoktur.
Kur'an'a göre Hz. Muhammed (asv)'in gelişi Tevrat ve İncillerde müjdelenmiştir:
\"Bir vakit Meryem oğlu İsâ şöyle dedi: 'Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın Resulüyüm, önümdeki Tevratın doğrulayıcısı ve benden sonra gelecek bir Resulün müjdecisi olarak geldim ki onun ismi Ahmed'dir'. Sonra o onlara açık delillerle gelince 'Bu apaçık bir sihir.' dediler.\" (Saff, 61/6)
Bu âyette \"Benden sonra gelecek\" ve \"Onun adı Ahmed'dir\" cümlelerine özellikle vurgu yapılmış ve müjdenin doğruluğuna dair tevafuk penceresinden belgeler gösterilmiştir.
Şöyle ki:
a. \"Benden sonra gelecek\" anlamındaki \"Ye'tî min b'adî\" ifadesinin kelime ve harfleriyle birlikte ebced değeri: 611'dir. Ki bu tarih Hz. Muhammed (asv)'in peygamber olduğu tarihtir. Bu tevafuk âyetin manasını pekiştirecek ve o cümlenin kullanılmasının hikmetini ortaya koyacak mahiyettedir.
b. İkinci vurgulu cümle olan \"Onun adı Ahmed'dir\" mealindeki ifadenin ayetteki Arapça metninde yer alan ilk kelime \"ismuhu\"nun ebced değeri, 106= 2x53'tür. İkinci kelime \"Ahmed\"in ebced değeri ise, 53'tür. Demek ki bu ayette bir taraftan Hz. Muhammed (asv)'in risalet tarihine, diğer taraftan onun Ahmed ismine dikkat çekilmiştir.
c. Ebced değeri 53 olan ve miladî 611'de peygamber olan Hz. Ahmed (asm)'in söz konusu yapıldığı bu ayet, Kur'an'daki sırası itibariyle de aynı rakamlara işaret etmektedir. Çünkü, bu ayet Kur'an'ın 5169. ayetidir. Bu sayıdan Hz. Peygamber (asm)'in risalet tarihi olan ve \"Benden sonra gelecek\" cümlesinin de ebced değeri olan 611'i çıkardığımızda, geriye 4558 rakamı kalır ki, bu sayı \"Ahmed\" isminin ebced değeri olan 53'ün 86 katıdır. 86 sayısı ise, ayette yer alan \"benden sonra\" ifadesinin Arapçası olan \"Ba'dî\" kelimesinin ebced değeri olduğu gibi, Hz. Ahmed (asm)'in peygamberlik müddeti (23) ile vefat ettiği zaman ki yaşı (63)nı göstermektedir.
d. Elmalılı Hamdi Yazır, Fatih kütüphanesinde bu mesele ile ilgili bir eser gördüğünü, orada bir papazın İncillerdeki \"Faraklit\" müjdelerinin, Kur'an'ın bu âyetinde haber verilen \"Benden sonra gelecek Ahmed isminde bir peygamberi müjdeleyeci olarakç...\" şeklindeki müjdesi olduğuna kanaat getirerek Müslüman olduğunu ve bu hususa dair bir risale yazdığını belirten ifadelere rastladığını söylemiştir.(bk. Yazır, , VIII /16).
e. Bediüzzaman Said Nursi de Hz. İsa (as)'ın bu müjdesine dikkat çekmekte ve diğer peygamberlerden daha çok Hz. Muhammed (asv) ile ilgilenmesinin, diğer bazı peygamberlerin Hz. Muhammed (asv)’le ilgili olarak normal bir takım haberler vermelerine karşılık, Hz. İsa (as)'ın çok kuvvetli bir tarzda \"Müjde\" şeklinde ondan (asm) söz etmesinin hikmetini -mealeln- şöyle açıklamaktadır:
\"Her şeyden önce, Hz. Muhammed (a.s), Hz. İsa (a.s)'yı, Yahudilerin dehşet verici tekzip ve iftiralarından, onun dinini müthiş tahrifattan kurtarmıştır. Bununla beraber, Hz. İsa (a.s)'yı peygamber olarak tanımayan İsrailoğullarının bir takım zorlukları ihtiva eden şeriatlerine karşılık, Hz. Muhammed (asv)'in getirdiği şeriatın hükümleri kolay, evrensel ve Hz. İsa (a.s)'nın getirdiği şeriatın prensiplerini de tamamlayacak mahiyettedir. İşte bu sebepledir ki, O çok defa \"Alemin reisi geliyor\" diye müjde vermiştir.\"( bk. Nursi, Muktubat, 171).
Tevrat ve İncil aslen vahiydir. Ancak değişik nedenlerden dolayı bu ilahi kitaplara ilaveler ve çıkarmalar olmuştur. Ayrıca değiştirmeler de yapılmıştır. Ancak \"Göl yerinde su eksik olmaz.\" kabilinden Son Peygamberden bahseden bazı cümleler, kelimeler de kalmıştır.
Bu konuda yapılan en detaylı inceleme Hüseyin-i Cisriye aittir. Hicri 1261-1327 yılları arasında yaşayan ve anne ile babası Ehl-i beytten olan bu Suriyeli alim, söz konusu mukaddes kitaplardan Efendimiz (asm) ile Alakalı 114 işaret çıkartmış ve bunları Türkçeye de çevrilen Risale-i Hamidiyye'sinde neşretmiştir.
Eski mukaddes metinler arasında en çok tahrif edilmiş olma özelliğini taşıyan Tevratta bile, Peygamberimize (asm.) ait şu işaretler vardır:
“O, iki binici gördü, biri merkep üzerinde, diğeri deve üzerindeki binicilerdi. O, dikkatle dinledi.” (İşaya xxı, 7)
Burada peygamber İşaya tarafından bildirilen iki biniciden merkep üzerinde olanı Hz. İsa(as)'dır. Çünkü İsa peygamber, Kudüse bir merkep üzerinde girmiştir. Deve üzerinde olan kişiyle de, Peygamber Efendimize (asm) İşaret edildiği açıktır. Efendimiz (asm) Medine'ye girişte devesinin üstündeydi.
Ayrıca İncil tercümelerinde faraklit veya paraklit (perikletos) kelimeleri aynen muhafaza edilirken, yakın zamanlarda basılmış olan İncil tercümelerinde bu kelime değiştirilerek Arapça tercümelerinde “muazzi”, Türkçe tercümelerinde ise “teselli edici” şeklinde verilmiştir.
Hazreti Şuayb (as)'ın suhufunda, Efendimizin (asm) ismi Müşeffeh şeklinde geçer ki, kelime olarak tam karşılığı “Muhammed” dir. Tevrat'ta geçen \"Münhemenna\" isminin karşılığı da, yine Muhammed'dir. (bilindiği gibi Muhammed kelimesinin lügat karşılığı da, “tekrar tekrar methedilmiş” şeklindedir.)
Bunların dışında, Efendimizin (asm) ismi, Tevrat'ta çoklukla “Ahyed”, İncilde ise, ”Ahmet” olarak geçmektedir. (bk. Kenzu’l-ummal, h. no: 1021; Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 108, 112; Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1/35)
Paraklit veya Faraklit (Yunanca: Parakletos), Hristiyanlık'taki Kutsal Ruh'un, Kitab-ı Mukaddes'in bazı Yunanca tefsirlerinde bazı bölümlerde kullanılan adı. Bununla beraber güncel tefsirlerde Kutsal Ruh ve Gerçeğin Ruhu tabirleri kullanılır.
(gbkz:Paraklit) sözcüğü Yuhanna İncili'nin 14:16, 14:26, 15:26 ve 16:7'inci ayetleri ile Yuhanna'nın Birinci Mektubu'nun 2:1 no'lu ayetinde Kutsal Ruh'u anlatmak üzere kullanılmıştır. Sözcük Yeni Antlaşma'nın bazı İngilizce çevirilerinde Tesellici (Comforter) ya da Yardımcı / Tavsiyeci (Advocate) olarak çevrilmiştir. Sözcük antik Yunanca'da mahkemede yardım eden kişi anlamında da kullanılmıştır. Kumran Yazıtları ya da Ölü Deniz Tomarları olarak bilinen metinlerde sözcük Gerçeğin Ruhu olarak geçer.(VİKİPEDİ ansiklopedisi).
İslamî görüşlere göre Paraklit ismi ile İslam Peygamberi Muhammed (asv) kastedilmektedir.
Yunanca Parakletos kelimesi en basit anlamıyla \"Yardımcı\" demektir. Yine Yunanca bir kelime olan Periklutos ise \"övülmüş\" (İngilizce: praised one) anlamına gelmektedir. İslam Peygamberi Muhammed (asv)'in isimlerinden biri olan Ahmed de \"övülmüş\" anlamına gelmektedir. Bu nedenle bazı İslam alimlerince Parakletos sözcüğünün Periklutos ile aynı sözcüktür ve Ahmed ile anlam olarak örtüşmektedir(a.g.e; ayrıca bk. Alusî, XXVIII/86-88; Elmalılı Hamdi Yazır, VIII/12-17).
Yuhanna İncil'inden bir âyet:
“Mesih: ‘Ben, benim ve sizin Rabb’inize gidiyorum. Ta ki size Tevil’i getirecek olan Faraklit’i göndersin’ dedi.”
Faraklit, hakkın ruhu, hak ile bâtılı birbirinden tamamen ayıran mânâlarına gelir. Evet Allah Resûlü (asm), hakkın ruhudur. Çünkü ölü kalbler ancak O’nun (asm) getirdiği hak ile hayat bulmuştur. O insanların hidayete ermesi için kendini feda edercesine bir mücadele vermiştir ki; hak ile bâtılın birbirinden ayrılması, ancak böyle bir mücâdele ve mücâhede sonucu vuku bulmuştur. İşte Hz. Mesih’in haber verdiği bir Faraklit gelmiştir. O da Allah’ın (cc) son elçisi İki Cihan Güneşi Hz. Muhammed (asv)’dir.
Yuhanna İncili bab: 14. âyet 15 ve 16 da şöyle deniyor:
“Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi tutarsınız. Ben Rabb’e yalvaracağım ve O size başka bir tesellici, hakikat ruhunu (Faraklit) verecektir; tâ ki daima sizinle beraber olsun.”
Şimdi de sırasıyla şu âyetlere bakalım:
“Faraklit, öyle bir Ruhu’l-Kudüs’tür ki, Rabb O’nu benim ismimle (yani peygamber olarak) gönderecektir. O size her şeyi öğretecek ve benim size söylediklerimi de tekrar hatırlatacaktır.” (Yuhanna, Bab: 14, Âyet 26).
“Faraklit geldiğinde benim için şahitlik edecektir ve siz de bana şahitlik edersiniz.” (Yuhanna, Bab: 15, Âyet, 26-27).
“Faraklit geldiğinde bütün âlemi, hataları sebebiyle kınar ve onları terbiye eder.” (Yuhanna, Bab: 16, Âyet, 8).
“Bununla beraber ben size hakikati söylüyorum; benim gitmem sizin için hayırlıdır, çünkü, gitmezsem, Tesellici size gelmez; fakat gidersem, onu size gönderirim. Ve o geldiği zaman, günah için, salâh için, ve hüküm için dünyayı ilzam edecektir. Günah için; çünkü bana iman etmezler. Salah için; çünkü Babama gidiyorum, ve artık beni göremezsiniz. Ve hüküm için; çünkü bu dünyanın reisinde hükmedilmiştir. Size söyleyecek daha çok şeylerim var; fakat şimdi dayanamazsınız. Fakat o, hakikat Ruhu, gelince, size her hakikate yol gösterecek; zira kendiliğinden söylemeyecektir; fakat her ne işitirse söyleyecek; ve gelecek şeyleri size bildirecektir.”(Yuhanna, 16/7-13).
Yuhanna’nın bu ayetlerinde “Faraklit/Paraklit” kelimesi, \"Tesellici, Hakikat Ruhu ve Ruhü’l-Kudüs\" olarak tercüme edilmiştir. Bu son ayetler Necm Suresinin üçüncü ve dördüncü ayetleriyle tamamen örtüşmektedir:
“O, kendi arzusuna göre konuşmaz. Onun konuşması, (Allah tarafından) kendisine vahiy edilen bir vahiyden başka bir şey değildir.”
Yuhanna Arapça tercümesinde de Türkçedeki ifadelerin aynısı kullanılmıştır.(bk. İncilu Yuhanna, el-Eshahu’r-rabi aşer: 16, 26; el-Eshahu’l-hamis aşer: 26; el-Eshahu’s-sadis aşer: 7-8).
“Fakat benim ismimle Babamın göndereceği tesellici, Ruhu’l-Kudüs”(14/26) ifadesinin Arapça versiyonu “ve emma el muazzî er-Ruhu’ellezi yursiluhu ebi bi ismî”; İngilizce’deki versiyonunda ise, “But the Hepler, the Holy Spirit, whom tehe Father will send in My name” şeklindedir.(Benim ismimle, benim adıma..).
Türkçedeki “Tesellici” kelimesi yerine, İngilizce tercümesinde, “Hepler = yardımcı”, Arapça’sında ise, “Muazzî = Tesellici) kelimesi kullanılmıştır.
“Ben Babaya yalvaracağım” cümlesi, Arapça’sında “Atlubu minel ebi = Babadan isteyeceğim”; İngilizce’sinde ise “ I Will pray Thr father” şeklindedir (yalvarmak, istemek, dua etmek). Görüldüğü gibi , üç tercüme arasında çok küçük nüanslardan başka bir fark yoktur.
Kur'an'a göre Hz. Muhammed (asv)'in gelişi Tevrat ve İncillerde müjdelenmiştir:
\"Bir vakit Meryem oğlu İsâ şöyle dedi: 'Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın Resulüyüm, önümdeki Tevratın doğrulayıcısı ve benden sonra gelecek bir Resulün müjdecisi olarak geldim ki onun ismi Ahmed'dir'. Sonra o onlara açık delillerle gelince 'Bu apaçık bir sihir.' dediler.\" (Saff, 61/6)
Bu âyette \"Benden sonra gelecek\" ve \"Onun adı Ahmed'dir\" cümlelerine özellikle vurgu yapılmış ve müjdenin doğruluğuna dair tevafuk penceresinden belgeler gösterilmiştir.
Şöyle ki:
a. \"Benden sonra gelecek\" anlamındaki \"Ye'tî min b'adî\" ifadesinin kelime ve harfleriyle birlikte ebced değeri: 611'dir. Ki bu tarih Hz. Muhammed (asv)'in peygamber olduğu tarihtir. Bu tevafuk âyetin manasını pekiştirecek ve o cümlenin kullanılmasının hikmetini ortaya koyacak mahiyettedir.
b. İkinci vurgulu cümle olan \"Onun adı Ahmed'dir\" mealindeki ifadenin ayetteki Arapça metninde yer alan ilk kelime \"ismuhu\"nun ebced değeri, 106= 2x53'tür. İkinci kelime \"Ahmed\"in ebced değeri ise, 53'tür. Demek ki bu ayette bir taraftan Hz. Muhammed (asv)'in risalet tarihine, diğer taraftan onun Ahmed ismine dikkat çekilmiştir.
c. Ebced değeri 53 olan ve miladî 611'de peygamber olan Hz. Ahmed (asm)'in söz konusu yapıldığı bu ayet, Kur'an'daki sırası itibariyle de aynı rakamlara işaret etmektedir. Çünkü, bu ayet Kur'an'ın 5169. ayetidir. Bu sayıdan Hz. Peygamber (asm)'in risalet tarihi olan ve \"Benden sonra gelecek\" cümlesinin de ebced değeri olan 611'i çıkardığımızda, geriye 4558 rakamı kalır ki, bu sayı \"Ahmed\" isminin ebced değeri olan 53'ün 86 katıdır. 86 sayısı ise, ayette yer alan \"benden sonra\" ifadesinin Arapçası olan \"Ba'dî\" kelimesinin ebced değeri olduğu gibi, Hz. Ahmed (asm)'in peygamberlik müddeti (23) ile vefat ettiği zaman ki yaşı (63)nı göstermektedir.
d. Elmalılı Hamdi Yazır, Fatih kütüphanesinde bu mesele ile ilgili bir eser gördüğünü, orada bir papazın İncillerdeki \"Faraklit\" müjdelerinin, Kur'an'ın bu âyetinde haber verilen \"Benden sonra gelecek Ahmed isminde bir peygamberi müjdeleyeci olarakç...\" şeklindeki müjdesi olduğuna kanaat getirerek Müslüman olduğunu ve bu hususa dair bir risale yazdığını belirten ifadelere rastladığını söylemiştir.(bk. Yazır, , VIII /16).
e. Bediüzzaman Said Nursi de Hz. İsa (as)'ın bu müjdesine dikkat çekmekte ve diğer peygamberlerden daha çok Hz. Muhammed (asv) ile ilgilenmesinin, diğer bazı peygamberlerin Hz. Muhammed (asv)’le ilgili olarak normal bir takım haberler vermelerine karşılık, Hz. İsa (as)'ın çok kuvvetli bir tarzda \"Müjde\" şeklinde ondan (asm) söz etmesinin hikmetini -mealeln- şöyle açıklamaktadır:
\"Her şeyden önce, Hz. Muhammed (a.s), Hz. İsa (a.s)'yı, Yahudilerin dehşet verici tekzip ve iftiralarından, onun dinini müthiş tahrifattan kurtarmıştır. Bununla beraber, Hz. İsa (a.s)'yı peygamber olarak tanımayan İsrailoğullarının bir takım zorlukları ihtiva eden şeriatlerine karşılık, Hz. Muhammed (asv)'in getirdiği şeriatın hükümleri kolay, evrensel ve Hz. İsa (a.s)'nın getirdiği şeriatın prensiplerini de tamamlayacak mahiyettedir. İşte bu sebepledir ki, O çok defa \"Alemin reisi geliyor\" diye müjde vermiştir.\"( bk. Nursi, Muktubat, 171).
Tevrat ve İncil aslen vahiydir. Ancak değişik nedenlerden dolayı bu ilahi kitaplara ilaveler ve çıkarmalar olmuştur. Ayrıca değiştirmeler de yapılmıştır. Ancak \"Göl yerinde su eksik olmaz.\" kabilinden Son Peygamberden bahseden bazı cümleler, kelimeler de kalmıştır.
Bu konuda yapılan en detaylı inceleme Hüseyin-i Cisriye aittir. Hicri 1261-1327 yılları arasında yaşayan ve anne ile babası Ehl-i beytten olan bu Suriyeli alim, söz konusu mukaddes kitaplardan Efendimiz (asm) ile Alakalı 114 işaret çıkartmış ve bunları Türkçeye de çevrilen Risale-i Hamidiyye'sinde neşretmiştir.
Eski mukaddes metinler arasında en çok tahrif edilmiş olma özelliğini taşıyan Tevratta bile, Peygamberimize (asm.) ait şu işaretler vardır:
“O, iki binici gördü, biri merkep üzerinde, diğeri deve üzerindeki binicilerdi. O, dikkatle dinledi.” (İşaya xxı, 7)
Burada peygamber İşaya tarafından bildirilen iki biniciden merkep üzerinde olanı Hz. İsa(as)'dır. Çünkü İsa peygamber, Kudüse bir merkep üzerinde girmiştir. Deve üzerinde olan kişiyle de, Peygamber Efendimize (asm) İşaret edildiği açıktır. Efendimiz (asm) Medine'ye girişte devesinin üstündeydi.
Ayrıca İncil tercümelerinde faraklit veya paraklit (perikletos) kelimeleri aynen muhafaza edilirken, yakın zamanlarda basılmış olan İncil tercümelerinde bu kelime değiştirilerek Arapça tercümelerinde “muazzi”, Türkçe tercümelerinde ise “teselli edici” şeklinde verilmiştir.
Hazreti Şuayb (as)'ın suhufunda, Efendimizin (asm) ismi Müşeffeh şeklinde geçer ki, kelime olarak tam karşılığı “Muhammed” dir. Tevrat'ta geçen \"Münhemenna\" isminin karşılığı da, yine Muhammed'dir. (bilindiği gibi Muhammed kelimesinin lügat karşılığı da, “tekrar tekrar methedilmiş” şeklindedir.)
Bunların dışında, Efendimizin (asm) ismi, Tevrat'ta çoklukla “Ahyed”, İncilde ise, ”Ahmet” olarak geçmektedir. (bk. Kenzu’l-ummal, h. no: 1021; Nebhânî, Hüccetüllah ale’l-Âlemîn, 108, 112; Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1/35)
beyaz çorap giymek. daha fazla açıklama yapmayacağım.
bir konuyu belli bir noktaya getirip tek seferde hiçbir şey olmamış gibi vazgeçmek.
bi süre sonra o makamları babasının yeri gibi görmeye başlar insanoğlunun doğasında var bu bırakmak ağır gelir sarıgül örneğinde olduğu gibi biliyorsunuz sarıgül seçim kaybetmesine rağmen belediyeden polis gücüyle çıkartılmıştı biraz zor bırakır çünkü benimsemiş o makamı melih gökçek aile şirketi zannediyor belediyeyi.
Değeri 100 milyarlarca dolar olan alışveriş sitesi ..
Aldığım duyumlara ve okuduğum izlenimlere göre gayet güvenilir ve ucuz ..
Bizim (gbkz:gittigidiyor)un çin versiyonu ..
Aldığım duyumlara ve okuduğum izlenimlere göre gayet güvenilir ve ucuz ..
Bizim (gbkz:gittigidiyor)un çin versiyonu ..
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?