Dostluğun kazandığı maçtır. İş arkadaşım (abim) ile izlediğim maçtır. altı fenerli iki galatasaraylı ile izlediğimiz maçtır. Kendisi koyu fenerli olmasına rağmen galatasaray golüne sevinmeme hiç ses çıkartmadı. maç sonu zor kurtuldunuz diyerek lafını esgirgemedi benden. Maçtan önce yemek ısmarladı evlerinde, ev yapımı poğaça ve çay da üstüne. Vel hasl muhabbete muhabbet kattı maç birinci plandan ikinci plana geçti benim için. Ankara gibi yerde göyle insanlar da var çok şükür.
elfiraşetüzzerka nın açtığı bir başlık sandım önce .. sonra anladım ki açan kişi farklı ve niyeti de .. insanların dini duyguları ile alay etmek bu insanlara ne haz veriyor acaba ..
ben ateşe tapan birisi ile tanışmış idim .. adama sordum; nasıl ibadet ediyorsunuz ?ateşi yakıyoruz filan anlattı bir şeyler .. yine de onunla dalga geçmek gelmedi aklıma .. hatta dedim ki; ben adamın dinine küfredersem, o da benim dinime küfreder, gerek yok ..
ancak bizim okumuş kesimden kimileri, bunu bir hesaplaşma edasında filan yapıyor .. anlamak mümkün değil !!
edit: dozu tam ayarlanamamış bir entry idi .. gerekli düzeltmeler yapıldı ..
ben ateşe tapan birisi ile tanışmış idim .. adama sordum; nasıl ibadet ediyorsunuz ?ateşi yakıyoruz filan anlattı bir şeyler .. yine de onunla dalga geçmek gelmedi aklıma .. hatta dedim ki; ben adamın dinine küfredersem, o da benim dinime küfreder, gerek yok ..
ancak bizim okumuş kesimden kimileri, bunu bir hesaplaşma edasında filan yapıyor .. anlamak mümkün değil !!
edit: dozu tam ayarlanamamış bir entry idi .. gerekli düzeltmeler yapıldı ..
ilk defa bugün tanık olduğum bir tabir. deyim olarak geçiyor. söyleyişi çok hoşuma gitti.
anlamı da şuymuş; 'hiçbir değeri ve önemi yok.'
anlamı da şuymuş; 'hiçbir değeri ve önemi yok.'
Siyasetin halkın içine girmesinin ne kadar kötü bir olay olduğunuz gösteren olay.
Toplu kullanılan tuvaletlerde atamadım uzerimdeki gerilimi. Temiz bıraktığımı biliyorum ama yine de bir hicap duygusu oluşuyor. Netice de oraya çiçek dikmeye gitmiyoruz ama ortalığı da pisletmiyoruz. Neden oluşur bu duygu var mi psikolojik/ sosyolojik bir sebebi.
(gbkz:saba tümer)
insan olmayı. insan olunca zati her bir şey oluyor iyi anlamda. insan seviyor, insan düşene yardım ediyor, insan merhamet ve vicdan sahibidir, insan fitneden ve fesattan uzak duruyor, insan yalan söylemiyor, insan yeryüzünde halifelik yapıyor, insan bu. insan tanrının yarısıdır. adam diyenler var bir de; onlar yaratılış hikayesinin ilk ismi adam olan adem'e bağlar mevzuyu. ha bir de unutmadan; insan unutur, insan isyan eder, insan asidir, insan nankördür, insan pek aceleci ve tartışmayı sever. bu kadar kusur kadı kızında da olur.
drama ve sanattan çok ticaret evi gibi. Bu gün eğitim aldım bu yerden. Eğitimi veren kişi 1994 hacettepe iktisat mezunu Fezanur Aykaç'tı. Olaya hakim, eğitimi sıkmadan veren bir hoca. Kendisinin eğitimi verirken tepkileri normal sayılmazdı. Hitabet yeteneğini nihat hatipoğlu gibi kullanıyor, ara ara o ses tonu bağrışmaya girebiliyor. Tatlılığından bu tepkiler önemsiz kalıyor tabi.
Bi dolu muhabbet döndü. Empati, sempati, deneyler, tesler falan. Ben bu kişisel gelişim olaylarına okuldan. üniversiteden beri (ilk orada karşılaşmıştım) soğuk bakıyorum. Dört yıl okuduğum okulda yok değişim yönetimi, yok üretim yönetimi, davranış bilimleri, politik yeti vs adı altında bir sürü ders gördüm. Bu dersin çok cüzi bir parçasını bu gün eğitim olarak aldım bu firmadan.
Bu yönetim ve davranışlar ile ilgili eğitimleri basit bulmuyorum tabi ki bilim sonuçta ancak bu eğitimi veren kişilerin (okulda ki hocalar dahil) pratikliğinin olmayışı, kesin yoktur kuruntum beni soğutuyor. Ayrıca eğitimi veren kişinin insan üzerinden değil de kişiyi mevcut sisteme uygun hale getirmeleri olayı belki yanlış geliyordur.
Şunu anlatmaya çalışıyorlar aslında, çalıştığınız kişiyi seçemiyorsunuz öyleyse onlarla uyumlu olmak için şunları şunları yap. Empati kur sempati kur yok amigdalan şişince bi ona kadar say, karşında ki insanı anla güler yüz göster falan filan.
Bu insan ilişkilerini dikkate alırken herkesin iyi niyetli olduğunu varsaymaları beni bu bilimden ciddi ölçüde soğutuyor. Eğitimin başında herkese bir iyi yönün bir köyü yönün ne diye sordular. Gayet haklı olduğumu düşünerek bunun benim tarafımdan değil de karşı taraftan değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettim ve bu çıkıntılık olarka kabul edildi. Yani adam kötü tarafını söylerken beni adi şere..sizin tekiyim diyemeyeceğine göre ama bana ve bir çok insana göre böyle olmasına rağmen yok duygusalım, dolunay görünce içim kabarıyor şeklinde kendine bulduğu çok ama çok büyük bir eksikliği dile getiriyor. Bana sorsa ya da beni sorsa belki bi ton ilk göze çarpan özellik bulacak.
Ayrıca iş hayatında ki organizasyon yapısına uygun olmayan kişinin iletişimi hat safhada olsa ne olur. Balık baştan kokar, kişinin mesleki bilgisi yok bir organizasyon şeması içerisinde bütün iletişimi bu bilgisizlikle katlediyor zaten. Bu olgulardır aslolan diye düşünüyorum. Kişiye kötü davranma, onu yok sayma, onsa var olduğunu önemsediğini göster tarzında bi dolu nasihatı şunları göz ardı ederek söylüyorlar;
-organizasyon içerisinde bilgisizliği ile organizasyonu katleden adama
- iyi niyetli olmayan ve gizli saldırgan bir adama
- sizin kutsal kabul ettiğiniz şeyleri sürekli kullanan ve bundan nemalanan bir adama
-organizasyon içerisinde ki yetki ve bilgi oranının yanlış olmasına
ve buna benzer bi ton eksikliğe rağmen iyi geçinin, akıllı olun şeklinde bir sürü öğüt. Kabul ediyorum güzel bir etkinlik ancak bir bütün olarak çözmediğiniz sürece batıl kalacaktır.
Düşünün bu gün gübre kullanmadan tarım yapmaya çalışan bir kişinin bir çiftçinin var olduğunu, en kötü hava ile bulaşacaktır. Bir bütün olarak o tarım uygulaması olmadığı sürece verimsiz ve gereksiz kalacaktır.
Yapılan bir deney üzerinde kobay olarak bulundum. bir gurubun sürekli beni azarlayarak, tersleyerek konuşması ve buna tepkim ölçüldü tabi hepsinden habersiz olarak. gayet sakin bir adammışım meğer. En beğendiğim tarafı bu yöndeydi eğitimini.
Derya alabora eğitim veriyormuş bu firmada. Kendisini masumiyetten çok severim. en başında bakaydım belki günü bu muhabbet üzerine tamamlardık.
Eğitimi veren kişi için ise şunu eklemek iserim, emek veriyor ciddi anlamda. Ne kadar bilgi birikimine sahip bilemiyorum ancak bilgisini iyi satıyor talep edenlere. Başarılı bir kadın.
Bi dolu muhabbet döndü. Empati, sempati, deneyler, tesler falan. Ben bu kişisel gelişim olaylarına okuldan. üniversiteden beri (ilk orada karşılaşmıştım) soğuk bakıyorum. Dört yıl okuduğum okulda yok değişim yönetimi, yok üretim yönetimi, davranış bilimleri, politik yeti vs adı altında bir sürü ders gördüm. Bu dersin çok cüzi bir parçasını bu gün eğitim olarak aldım bu firmadan.
Bu yönetim ve davranışlar ile ilgili eğitimleri basit bulmuyorum tabi ki bilim sonuçta ancak bu eğitimi veren kişilerin (okulda ki hocalar dahil) pratikliğinin olmayışı, kesin yoktur kuruntum beni soğutuyor. Ayrıca eğitimi veren kişinin insan üzerinden değil de kişiyi mevcut sisteme uygun hale getirmeleri olayı belki yanlış geliyordur.
Şunu anlatmaya çalışıyorlar aslında, çalıştığınız kişiyi seçemiyorsunuz öyleyse onlarla uyumlu olmak için şunları şunları yap. Empati kur sempati kur yok amigdalan şişince bi ona kadar say, karşında ki insanı anla güler yüz göster falan filan.
Bu insan ilişkilerini dikkate alırken herkesin iyi niyetli olduğunu varsaymaları beni bu bilimden ciddi ölçüde soğutuyor. Eğitimin başında herkese bir iyi yönün bir köyü yönün ne diye sordular. Gayet haklı olduğumu düşünerek bunun benim tarafımdan değil de karşı taraftan değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettim ve bu çıkıntılık olarka kabul edildi. Yani adam kötü tarafını söylerken beni adi şere..sizin tekiyim diyemeyeceğine göre ama bana ve bir çok insana göre böyle olmasına rağmen yok duygusalım, dolunay görünce içim kabarıyor şeklinde kendine bulduğu çok ama çok büyük bir eksikliği dile getiriyor. Bana sorsa ya da beni sorsa belki bi ton ilk göze çarpan özellik bulacak.
Ayrıca iş hayatında ki organizasyon yapısına uygun olmayan kişinin iletişimi hat safhada olsa ne olur. Balık baştan kokar, kişinin mesleki bilgisi yok bir organizasyon şeması içerisinde bütün iletişimi bu bilgisizlikle katlediyor zaten. Bu olgulardır aslolan diye düşünüyorum. Kişiye kötü davranma, onu yok sayma, onsa var olduğunu önemsediğini göster tarzında bi dolu nasihatı şunları göz ardı ederek söylüyorlar;
-organizasyon içerisinde bilgisizliği ile organizasyonu katleden adama
- iyi niyetli olmayan ve gizli saldırgan bir adama
- sizin kutsal kabul ettiğiniz şeyleri sürekli kullanan ve bundan nemalanan bir adama
-organizasyon içerisinde ki yetki ve bilgi oranının yanlış olmasına
ve buna benzer bi ton eksikliğe rağmen iyi geçinin, akıllı olun şeklinde bir sürü öğüt. Kabul ediyorum güzel bir etkinlik ancak bir bütün olarak çözmediğiniz sürece batıl kalacaktır.
Düşünün bu gün gübre kullanmadan tarım yapmaya çalışan bir kişinin bir çiftçinin var olduğunu, en kötü hava ile bulaşacaktır. Bir bütün olarak o tarım uygulaması olmadığı sürece verimsiz ve gereksiz kalacaktır.
Yapılan bir deney üzerinde kobay olarak bulundum. bir gurubun sürekli beni azarlayarak, tersleyerek konuşması ve buna tepkim ölçüldü tabi hepsinden habersiz olarak. gayet sakin bir adammışım meğer. En beğendiğim tarafı bu yöndeydi eğitimini.
Derya alabora eğitim veriyormuş bu firmada. Kendisini masumiyetten çok severim. en başında bakaydım belki günü bu muhabbet üzerine tamamlardık.
Eğitimi veren kişi için ise şunu eklemek iserim, emek veriyor ciddi anlamda. Ne kadar bilgi birikimine sahip bilemiyorum ancak bilgisini iyi satıyor talep edenlere. Başarılı bir kadın.
vldan belki de sözlüğün vicdanıydı ..
Artık (gbkz:vicdansız sözlük)
Artık (gbkz:vicdansız sözlük)
Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.
Güzel atlar diyarı
Üzerinde yazılı değerin çok altında bir mal değerine sahip olan para. Örneğin kağıt para bu tür bir paradır.
babaların meşgul olduklarında çocuklarını başlarından salmak için kullandıkları kelime. Bu süreklilik kazandığında çok kötü boyutlara yol açabiliryor. Hatta çocuğu kaybetme noktasına bile gidebiliyor.
Şuradan anlar baba kötüye gidip gitmediğini, çocuk şimdi değil baba dediğinde.
Şuradan anlar baba kötüye gidip gitmediğini, çocuk şimdi değil baba dediğinde.
müslümanca düşünme üzerine denemeler - rasim özdenören
bir duvar yazısını hatırlatmıştır. eğer o yazıyı tekrar görme şansım olursa, fotoğrafını da çekerim.
\"20 yıllık film, 15 ay reklama girdi.\"
\"20 yıllık film, 15 ay reklama girdi.\"
oldukça naif bir düşünce. o temiz sayfalarına kıyamıyor insan, kokusu bile bir başka. ilk aldığında sayfa sayısı az geliyor ama çoğunlukla da bitmiyor, bir şekilde.
Samsun'da kendini Vali İbrahim Şahin olarak tanıtıp 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde telefonla Terme İlçe Milli Eğitim Müdürü Özer Ersoy’u arayarak 60 bin TL dolandırmışlar.
Ben bi arkadaştan ayın 12-13-14 gibi 50 tl istiyorum bunun için akşama kadar dil döküyorum ama gel gör ki zar zor alıyorum. Adamlar 60 bin almışlar. Hiçbir şey demiyorum.
Ben bi arkadaştan ayın 12-13-14 gibi 50 tl istiyorum bunun için akşama kadar dil döküyorum ama gel gör ki zar zor alıyorum. Adamlar 60 bin almışlar. Hiçbir şey demiyorum.
çelik yelek ile akıllara kazınmıştır. counter'da vardı. 8 konsolunda.
ingilizce de tavşan anlamına gelen kelime.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?