hatıran yeter

cayisallama
bir ferdi tayfur şarkısı

Senden bir hatıra bana bu şarkı,
Bir gün gitsen bile hatıran yeter,
Unutmak mümkün mü böyle bir aşkı
Bir gün gitsen bile hatıran yeter...
***
Bir yanda yaşanan o güzel günler
Bir yanda anılar bir yanda dünler
Seni yaşatacak neler var neler
Bir gün gitsen bile hatıran yeter...
***
Bilinmez neleri getirir zaman
Bilinmez neleri götürür zaman
Aşka bir hatıradır maziden kalan
Bir gün gitsen bile hatıran yeter...
***
Bir yanda yaşanan o güzel günler
Bir yanda anılar bir yanda dünler
Seni yaşatacak neler var neler
Bir gün gitsen bile hatıran yeter...
https://www.youtube.com/watch?v=E71GG9mFZdg

türsab'ın booking.com'u kapattırması

bobiler
bu ülkede doğru yaşamanın bir bedeli vardır.

şirin bir tatil beldesinde ailem kendi çaplarında pansiyon işletiyordu.
pansiyonumuza da 6 masalık salaş bir balık lokantası eşlik ediyor.

işletmemiz 30 yıllık. beldenin en köklü işletmelerinden.
öyle ki kurulduğumuzda kara yolu yok denilebilecek düzeydeydi vemüşterilerimizin %90'ı bize deniz yolu ile ulaşan avrupalı'lardı.
hiç bir zaman çok para kazanmadık. ama ailem benim eğitimime önemli bir para harcayacak kadar para kazanabiliyordu. üstelik müşterilerimiz ile ilişkilerimiz öyle sıcaktı ki neredeyse hepsiyle arkadaş gibiydik. hala avrupa'nın her köşesinde bize evini açacak dostluklar kurduk.

önce teker teker yat turizmi yapan charter şirketleri elini ayağını türkiye'den çekti.
sonra yollar açıldı, bakir koylara mass turizm anlayışı ile koca koca oteller yapıldı.
dış politika-terör avrupalı turistleri korkuttu
gelmez oldular.
türizm anlayışı tatil kültüründen bir haber olan orta ve alt sınıf yabancıları turlar ile toplayıp, otellere yığmak oldu.
bu yöntem ile belli insanlar büyük paralar kazandı. esnaf çakallığı öğrendi. hizmet kalitesi düştü. bu da tatil yapmayı bilen insanları türkiye'den iyice soğuttu.

turizm bu halde iken geçen senelerde daha 23 yaşımda büyük bir işe kalkışıp küçük pansiyonumuzu restore edip 5 oda daha eklemek istedim.
bankadan krediler çektim.
temel ekomomi bilgimle analizlerimi yaptım. 2018 yılında borçlarımı ödeyip kara geçebilecektim.

bu projemde sürdürülebilir bir tatil tesisi anlayışını benimsedim.
amacım tesisimin beldedeki tatil anlayışını da değiştirmesi idi.
insanlar şehirlerinde özlediği doğal yaşamı, şehrin lükslerinden vazgeçmeden bu beldede yaşayabilmeli.
bunun için öncelikle kendi tesis binamın metre kare başına harcadığı enerji miktarını büyük oranda düşürmesi gerekiyordu.
ayrıca yığın halde değil az ve öz olması gerekiyordu.

güneş enerjisi kullanan, yağmur suyunu biriktiren, ışık kontrolü sağlayan, doğal havalandırma kullanan, kahvaltıda vereceği yiyeceği kendi bahçesinde yetiştiren, yumurtayı - balı - reçeli direkt organik olarak köylüden temin eden. az sayıda oda ile yüksek kalitede hizmet veren bir tesis tasarladık.

bu tesiste de yapı malzemeleri olarak her şeyi doğa dostu seçtik. açık tavan ahşap çatı, el işlemeli ahşap mobilyalar. yüksek kalite ıslak mekan çözümleri, döşemeler, yer kaplamaları, duvar sıvasındaki kum, veranda, yöresel dokuma kilimler her şeyi ince ince düşündük.

totalde 20 oda yapabilecek iken sadece 10 oda ile yetindim.

haliyle bana da büyük masraflar çıktı. buna rağmen oda fiyatlarımı belde piyasasının üzerinde tutmadım.

şimdi tüm kazandığımı kredi borçlarına gidiyor. her sene kendime 2 yıl daha sık dişini diyorum. ardından yeni bir olay patlak veriyor.

mass turizmden beslenen çakallar yerli tatilciyi yunanistan'a yönlerdirdi.
bi'şey diyemiyorum ben de olsam yunanistana giderdim.
avrupalı zaten bitti.
kalan yerli turist 2+1 daire kiralıyor 4 kişilik odaya 7 kişi geliyor. zaten gelirken de doblosundan tüm yiyeceğini depolamış oluyor. bu yüzden maksimum 3 kişi konaklanabilen oda+kahvaltı düzenindeki tesisimi tercih etmiyor.(neyse ki)
bu 2+1 dairelerin neredeyse tamamının ruhsatı yok zaten. yine çakal esnaf kazanıyor.

geçen sene yıllardan beri tanıdığımız misafirlerimiz ve onların önerdiği yeni arkadaşlar, üzerine de booking.com katkısı ile işlerimiz iyi gidiyordu.
çat!! sezon ortası 15 temmuz. bütün rezervasyonlar iptal. e adamın izni iptal olmuş.
doğal olarak kaporasını geri istiyor. ben o kaporaları kredi borçlarının aylık ödemesine yatırdım. olmayan paramla ipral edilen rezervasyonların kaporalarını verdim.

bu sene kosgeb kredilerine başvurdum. 20.000 lira kredi başvurusu yapabileceğim söylendi. bağkur borcunu yatırcaktım onunla. kredi kartlarım da tesis giderleri ile patlak vaziyette. onları öderim dedim. krediyi çekmeye gittim. banka diyor ki hiç borcun olmayacak. lan borcum olmasa niye 20.000 lira peşinde bu kadar koşayım.
o iş de yattı.

bu sene şimdiden booking rezervasyonları almaya başlamıştım.
çat!! booking.com u kapatıyorlar.

genç yaşımda bir girişimcilik yapmaya çalıştım.
sistamatik olarak beni bitirdiler.

ben oraya ruhsatsız bina çıksam. 20 oda koysam. tur ile anlaşsam. sabah akşam dayasam önüne hazır yemeği. tur harici müşteriye de kafama göre fiyat çeksem;
şu an derdim tasam yoktu.

ben şimdi ne yapayım? mimarlık okudum. iyi de cv'im var. devredeyim dükkanı inşaat işine girip güzelim beldeye dökeyim mi betonu? yoksa sevdiğim hayatı terk edip istanbul'da maaşla mı çalışayım?

ben mecbur muyum düzene uymaya?
doğru olanı yapmanın cezası bu kadar ağır mı?
ekşi sözlük

khan academy

gruda
bill gates'in halen daha takip ettiği site. önerisi ise şöyle,

"Khan Akademi'nin kısa videoları birkaç dakika içinde zekanızı geliştirmek için mükemmel. Çocuklarım bu siteyi ders çalışmak için kullanırdı. Ben de liseden beri çalışmadığım konuları tazelemek için kullanıyorum. Videoları temel matematikten elektrik mühendisliğine kadar çok geniş konuları kapsayan eşsiz kaynaklar."

https://tr.khanacademy.org

tefrika

abuzeroklava
eskiden gazetelerde bir roman yahut hikayenin gün gün birer sayfa şeklinde yayınlanmasına denirdi. Bunlar bazen senelerce sürermiş. Şimdiki diziler gibi yani

yazarları mutlu eden durumlar

cayisallama
bu gün yemek ücretimi bile karşılamayan idari izinin mağdurunu oynuyordum ve ikinci günümdü.Aslında o kadar şikayetçi değildim durumdan.Gün içerisinde yine yardırıyorum işler güçler diye.Dışardan feryat figan bir çocuk ağlama sesi geliyor ama ne türkçe ne başka bir dilde ağlıyor farklı bir ses tonunda ağlıyordu.
Hemen cama koştum ve baktım neler oluyor diye 5-6 çocuk bir çocuğun başında durumdan o kadar da korku duymamış bir şekilde kafası kanıyor diye ama kafası kanayan çocuk nasıl ağlıyor nasıl ağlıyor anlatamam.

Hemen girişe koştum neler oluyor diye.İnerken benim olmayan şekerden aldım (izin alarak sahabından) çocuklara veririm diye.
Ben aşağıya inene kadar personel müdürü pansumanı pamuğu almış çocuğu çevirmişti zaten.Çocuk 5-6 yaşlarında güzel mi güzel ama ne kadar güzel (kadınların ağlamasına tahammül edemeyen ve bunu sürekli kullandıklarını düşünen ayrıca arapları itici bulan ben ırkçılık yapmak değil niyetim) çocuğun ağlamasına ve bekleyişine o kadar üzüldüm ki anlatamamam.Neyseki çok fena değildi durumu alın kısmını çarpmıştı yere ya da mermere kafası kanıyordu ve baya bi şişmişti. Tabi kız kanı görünce nasıl korktuysa.Pansumanı yapıldıktan sonra kan durdu temizlendi.Güzelim elleri güzel güzel yıkandı tertemiz oldu.

oradaki kızlara birer şeker verdim kafası kanıyan çocuğa dönüp sana ona da bi tane verdim.Sonra sana bi tane daha vereyim diye sordum kafasını salladı.Türkçe biliyor musun diye sorum evet dedi. Sonra ona 5 tane şeker verdim sevindi ve hissettirdi bize sevindiğini.

Aslında oradaki herkes biliyordu ki kızın sevinmesi şekerden dolayı değildi ona göserdiğimiz ilgiden şevkatten kaynaklıydı.Zaten biz millet olarak şevkatliyizdir.Ama babalığımız yoktur.
Evde tek kalıyorum bir daireyi tek meşgul ediyorum yalnızlıktan şikayet ediyorum yardım ederim her zaman ama ayni oluyor sadece bizim yardımlar. Ben bu daireyi tek meşgul edeceğime göç müdürlüğünü arayıp düzgün bir aile seçip beraber yaşasam ne eksilir hayatımdan diye düşündüm hiçbir şey aslında.Ama buna bizim cesaretimiz var mı? Bu kadar insanmıyız diye sanırım değiliz.
Şu an yaptığım şey ise bu tarz vicdan düşüncelerinden sıyrılmak için takip ettiğim benim annem bir melek dizisinin 21. bölümünü izlemek. O kız çocuğunu bi daha görmeyeceğimi düşünüp kendimi rahatlatmak. Belki de erkekliğin 9/10 u kaçmaktır dedikleri belki de budur.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches