turinturambar'ın yazdığını yazacaktım ama kendisi benden önce davranmış.
evetçiler, değişiklikleri yeterince irdelemiş olsalardı, bu durum dikkatlerini çeker ve 'tayyip erdoğan en fazla şu kadar seçilir, maksimum şu tarihte görevi sona erer.' gibi cümleler kurmazlardı gibime geliyor. bu durumda, kendilerine yeni bir ev ödevi çıkmış durumda. değişen maddeleri tekrar ve tekrar okuyarak, 'acaba bu madde niye değişti? acaba bu maddenin konulma amacı ne olabilir?' şeklinde bir beyin fırtınası yapmaları iyi olur.
ayrıca, meselenin tayyip erdoğan ismi üzerine indirgenmesi de ayrı bir sorun.
evetçilere daha iyi anlatmak için şöyle söyleyelim: farzedelim ki, tayyip erdoğan bu ülkenin görüp görebileceği en kusursuz, en büyük, en ahım şahım, en süper, en en en kahraman insan olsun. peki ya sonrası?.. bu yetkilerle, o makama gelecek herkesin, tayyip erdoğan'da olduğuna inandığınız özellikleri taşıyacağına olan inancınız nereden geliyor?
hani, bu ülkede hiç yaşamadık (!) ama milyarda bir karşılaşılabilecek bir durum olsa da, misal vücudundaki tüm hücreleriyle amerika'nın köpeği olan biri, diyelim ki dini kullanarak, diyelim ki milliyetçiliği kullanarak, diyelim ki parasal gücünü kullanarak devlet içinde örgütlense; bu örgütlenme sırasında da, kendisine bu yolları açacak siyasetçilerin kimisini parayla, kimisini inançla, kimisini kasetle vs. kendi kontrolü altına alsa, sonunda da başkanlık makamına otursa, neler olabilir?.. hiç düşündünüz mü?
ya da ne bileyim. o makama oturan kişi, bir süre sonra akıl sağlığını kaybetse. durduk yerde ülkenin birine savaş açsa. veya, yetkisi gereği ülkeyi eyaletlere bölse. kimi eyaletlere özerklik verse vs. vs... ne yaparsınız?
aslında bu örnekleri yüzlerle ifade edilebilecek şekilde çoğaltabilirim. olayın özü şu: padişahlıkta bile, padişah tek başına ülkenin kaderini tek başına belirleyemezken, ülkenin kaderinin tek bir kişinin iki dudağı arasına bırakmak, hangi aklın ürünüdür?
durun, düşünün... kişiler hakkındaki hislerinizi bir kenara bırakın. mantığınızla düşünün sadece. farzedin ki, o ülkenin vatandaşı değilsiniz. olaylara dışardan bakıyorsunuz. ülkece bütün geleceğini bir kişiye bırakan bir millet için ne düşünürdünüz?
argoda kro anlamında kullanılan kelime. Kötü bir şey yani.
https://www.youtube.com/watch?v=39c-ETvh690
nedenleri hesaba katmadan yaşamak. düşünmeden yaşamak gibi bir şey. sinirlenince yapıyoruz aslında. nedenlerle yaşamıyoruz öyle.
(gbkz:Ayasofya) ziyaret edilebilir.Anadolu kavağında balık yenilebilir.Yoros kalesine tırmanılabilir.Kanlıcada yoğurt yenebilir
resen ataması yapılmış üyelerdir.
sosyal güvenlik uzmanı.
Bu adamın eski eşi adamı aldatmış. Bu adam da üç dedektif tutup olayı netleştirmiş. Buraya kadar tamam güzel. Bundan sonrası için reklam kısmına giriyor. Adam haber yaptırmış bu olayı. Bildiğin haber. Tüm türkiye duysun diye elinden geleni yapmış.
Düşünüyorum da bu adamın yaptığı ile eşi aldattı diye vuranlar arasında ne fark var. Bu nasıl bir bilinçtir.
Allah şan şöhreti kaldıramayacağı insana vermesin. Amin.
http://www.erhannacar.com/
Bu adamın eski eşi adamı aldatmış. Bu adam da üç dedektif tutup olayı netleştirmiş. Buraya kadar tamam güzel. Bundan sonrası için reklam kısmına giriyor. Adam haber yaptırmış bu olayı. Bildiğin haber. Tüm türkiye duysun diye elinden geleni yapmış.
Düşünüyorum da bu adamın yaptığı ile eşi aldattı diye vuranlar arasında ne fark var. Bu nasıl bir bilinçtir.
Allah şan şöhreti kaldıramayacağı insana vermesin. Amin.
http://www.erhannacar.com/
Beytullah ve çevresindeki yeni projeleri yerinde incelemek için Mekke ye gidiyor, sonrasında Beytullah ın üzerine çıkıyor, orda daha rahat görüyormuş...
https://www.haberturk.com/veliaht-prens-kabe-nin-catisina-cikti-2371939
https://www.haberturk.com/veliaht-prens-kabe-nin-catisina-cikti-2371939
türk müziğinde bir şaheser. Bir baş yapıt olan şarkı.
https://www.youtube.com/watch?v=w4eZiGMB4LI
bugün gündüz saatlerinde seyrettim bu filmi.
bu başlığı açmamın sebebi filme dair eleştirilerde bulunmak değil. beynime kazınan bir sahnesini anlatmak için açtım başlığı.
filmi ikinci dünya savaşı'nın ardından, abd ve sscb arasındaki soğuk savaşı konu ediniyor. abd'nin, bir kgb ajanını yakalaması ve dünyaya ajanın adil yargılandığını göstermek üzere, ajana bir avukat göndermesiyle başlıyor. ama avukat, düşünülenin aksine, işini ciddiye alıyor ve kgb ajanını gerçekten savunuyor. devamını anlatmayayım. merak ettiyseniz seyredersiniz.
ben, aklıma takılan sahneye döneyim tekrar.
mahkeme başlamak üzereyken, cia avukatın da peşine ajan takıyor. avukat ajanı farkediyor ve karşılaşıyorlar. bir cafede oturup konu üzerine konuşuyorlar. ajan, avukata 'bay donovan. ülke güvenliğinden söz ediyorum. idealist ya da hassas davranmanın sırası değil. o yüzden avukatlık ilkelerini bir kenara bırakıp, müvekkilinizin size anlattıklarını bize söyleyin.' diyor. bunun üzerine, avukatla ajan arasında şöyle bir konuşma geçiyor:
avukat: adınız hofmann'dı değil mi?
ajan: evet
avukat: alman asıllısınız sanırım (adından tahmin ediyor).
ajan: evet
avukat: benim soyadım da donovan. anne ve baba tarafından irlanda asıllıyım... bay hoffman, ikimizi de amerikalı yapan şey nedir biliyor musunuz?
ajan: ???
avukat: sadece bir şey. kurallar kitabı. buna anayasa diyoruz ve kurallarını da kabul ediyoruz. bizi amerikalı yapan şey de bu. hatta tek şey bu...
....
bu sahne üzerine, kalkıp abd güzellemesi yapacak değilim. ancak, yaşadığımız toprakların adeta bir çadır devleti gibi yönetildiğini gördükçe, o konuşmayı düşünmeden edemiyorum...
bu başlığı açmamın sebebi filme dair eleştirilerde bulunmak değil. beynime kazınan bir sahnesini anlatmak için açtım başlığı.
filmi ikinci dünya savaşı'nın ardından, abd ve sscb arasındaki soğuk savaşı konu ediniyor. abd'nin, bir kgb ajanını yakalaması ve dünyaya ajanın adil yargılandığını göstermek üzere, ajana bir avukat göndermesiyle başlıyor. ama avukat, düşünülenin aksine, işini ciddiye alıyor ve kgb ajanını gerçekten savunuyor. devamını anlatmayayım. merak ettiyseniz seyredersiniz.
ben, aklıma takılan sahneye döneyim tekrar.
mahkeme başlamak üzereyken, cia avukatın da peşine ajan takıyor. avukat ajanı farkediyor ve karşılaşıyorlar. bir cafede oturup konu üzerine konuşuyorlar. ajan, avukata 'bay donovan. ülke güvenliğinden söz ediyorum. idealist ya da hassas davranmanın sırası değil. o yüzden avukatlık ilkelerini bir kenara bırakıp, müvekkilinizin size anlattıklarını bize söyleyin.' diyor. bunun üzerine, avukatla ajan arasında şöyle bir konuşma geçiyor:
avukat: adınız hofmann'dı değil mi?
ajan: evet
avukat: alman asıllısınız sanırım (adından tahmin ediyor).
ajan: evet
avukat: benim soyadım da donovan. anne ve baba tarafından irlanda asıllıyım... bay hoffman, ikimizi de amerikalı yapan şey nedir biliyor musunuz?
ajan: ???
avukat: sadece bir şey. kurallar kitabı. buna anayasa diyoruz ve kurallarını da kabul ediyoruz. bizi amerikalı yapan şey de bu. hatta tek şey bu...
....
bu sahne üzerine, kalkıp abd güzellemesi yapacak değilim. ancak, yaşadığımız toprakların adeta bir çadır devleti gibi yönetildiğini gördükçe, o konuşmayı düşünmeden edemiyorum...
hoşbulduk. umarım kalıcı olurum.
(bkz: gökkuşağı)
ilkini ben yazayım. Ayasofyayı gezmediyseniz büyük eksiklik. Ayasofya diyorum.
bir zamanların efsane dizisi imiş.
erzurum'da sürekli ezel repliği anlatan arkadaş en sonunda bir iki bölüm izletti. ardından diğer arkadaşların da öve öve bitirememesi sonucu birkaç bölüm izlemeye başladığım dizi. fena da gitmiyor.
neyse cengiz senin ben karakterini çizeyim.
erzurum'da sürekli ezel repliği anlatan arkadaş en sonunda bir iki bölüm izletti. ardından diğer arkadaşların da öve öve bitirememesi sonucu birkaç bölüm izlemeye başladığım dizi. fena da gitmiyor.
neyse cengiz senin ben karakterini çizeyim.
ilk bakışta mizahımızı kaybetmiş gibi görünüyor ancak kapanması iyi olmuştur. Mizah adı altında her şeyi yapmanın doğal olmadığını görmeleri gerekirdi.
Rivayete göre bir fenerbahçe atasözü. (!)
Adını daha önce filmlerden ya da bilimsel araştırmalardan duyduğunuz bir yer. Mariana çukuru, Büyük okyanusun batısında Mariana adaları ve güneyindeki Guam adasının güney batısında, Japonya ve Endonezya'nın ortasında bulunur. Dünyanın en derin noktası olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bilim adamlarının çeşitli araştırma aletlerinden yararlanarak en derin noktasına 10.994 metre olduğunu ispatlamışlardır. Uzunluğu 2542 kilometre olduğu tespit edilmiştir.
Stres belirtisi
Kurban kesildikten sonra arta kalan deridir. Eğer hisseli girdiyseniz bu deri için ayrı bir problem yaşıyorsunuz genelde. Yediye bölemeyeceğiniz için problem burada başlıyor. Camiye verelim Türk hava kurumuna verelim Kızılay'a verelim Kuran kursuna verelim gibi.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
