Osmanlı döneminde savaşlar sırasında ağır yaralanan askerlere müdahale ihtimali kalmadığında, etibba omuzlarında asılı olan bu küçük fıçıdan zemzem ile hazırlanmış şerbet içirirlermiş.
Acaba gerçekten adalet olsa, bu ülkeyi havadan karadan bombalayanlar, özel harekat merkezine bomba atıp 50 kahramanı yakarak şehit eden soysuz takımı bir gün bekletilir miydi? Acaba bir gün...? Adaleti asıl biz istiyoruz... Bütün Türkiye'yi listeler halinde fişleyenler, infaz listeleri yapanlar, makam listeleri yapanlar, beş milyon insanın malına el koymayı kuranlar, iç savaş başlatmak isteyenler ve bu domuzlara mehdinin askeri diye dua edenler, para verenler... Acaba bunların hali gerçek adalet tecelli etse nice olurdu? Nice olurdu?
Türkiye'nin ilk modern sanat müzesidir. Eczacıbaşı ailesinin öncülüğünde, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından kurulan müze, 11 Aralık 2004'te ziyarete açıldı.
1989 yapımı Türk filmi. Başrollerinde Kemal Sunal ve Yasemin Yalçın oynamaktadır. Filmin yönetmenliği Kartal Tibet senaryosu ise (gbkz:Erdoğan Tünaş)'a aittir. Osman Abalı fakir kendi halinde bir vatandaştır. Bir gün işe giderken piyangocu Şakir'den bir piyango bileti alır. Piyango çekileceği gün Osman bileti koyduğu yeri bulamaz ve harıl harıl bileti aramaya başlar. Osman'ın bu telaşını gören mahalleli piyangonun Osman'a çıktığını sanır. Osman bir anda göklere çıkarılır. Hiç parası yokken evi, arabası hatta çalıştığı şirkette ortaklığı olur. Osman piyangonun kendisine çıkmadığını söylese de hiç kimse buna inanmaz...
tuvalettir. küçüktür falan ama her türlü derdini, tasanı düşünürsün. en olmadık şeyler orda aklına gelir. bazen dersine bile orada çalışırsın, yetinmezsin gazeteni , kitabını okursun. velhasıl klima taktırılacak ilk yerlerden birisidir, kendi evim için. !
Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan ve 269 gün sonra tedavi gördüğü hastanede 14 yaşında yaşamını yitiren gencecik can.
- 4 8 15 16 23 42 sayılarını çözdüm ben! - nasıl oldu sawyer? - 4 rekat sabah namazını kılıp, 8 rekat ikindi namazını kılarken hakikati gördüm. 15 asır önce dünyaya inen islam nuru, 16 temmuz 622 günü hicretle dünyaya yayıldı. 23 yılda indirilen kur'an-ı kerim'de nur suresi 42. ayeti "göklerin ve yerin hükümranlığı allah'ındır. dönüş de ancak allah'adır." diyor. hakikati sen nasıl göremezsin locke? - ya bu adada bir şey var diyordum ben de. eşhedü en...
o sırada fon değişir ve lost'un main title'ı yerine aşağıdaki ilahi çalar ve dizi biter: "tesbih elimde, elimde, zikir dilimde, dilimde, mahşer yerinde allah, allah isterim, allah isterim, bir yol gösterin, cennet-i ala'da allah, makam isterim."
Ülkemizde evliliklerin hemen hemen çoğunluğu bu sayede yapılmıştır. Hala devam eden evlilikler genellikle görücü usulü ile yapılıyor ancak işi biraz farklı algılamak gerekirse bi gün bi yerde tanışılabilecek kadın ya da erkek gidip bir kadını görüyor ve beğenirse evlenmek istiyor yok beğenmezse evlenmek istemiyor. Galiba biraz onur kırıcı bir durum. Bir mal gibi başkasının beğenisine sunulmak bir nev'i. İnsanlar evleneceği kişiyi kendisi seçebilmeli ya da görücüye gidilen evdeki kişiyle direk evlenilmeli.
bazı şarkılar vardır yıllar önce yazılıp söylenmesine rağmen bugün dinlenildiginde aynı duygu yoğunluğunu yaşatır. sanki o şarkı olmazsa daha güzel ifade edemez insan kendini öyle güzel öyle kalıcıdır.
ah bu şarkıların gözü kör olsun
benzemez kimse sana
kimseye etmem şikayet
şarkılar seni söyler
bir ihtimal daha var
ben seni unutmak için sevmedim
ben hala deliyim hala sevdalı
ve daha niceleri...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır. katkıda bulunmak istemez misin?