erzincan doğumlu şair. (1908-1969) Zonguldak yüksek maden mühendis okulunu bitirmiş. Fransa'da mesleği ile ilgili incelemelerde bulunup yurda dönünce iktisat bakanlığında çalışmış. 1960'tan sonra Trt'de çalışmış.
çağlar, Atatürk devrimleri, ulusal duygular, yurdumuzun güzellikleri üzerine halk şiiri örneğinden beslenen şiirler yazmış ve bazı şiirlerinde "âşık ömer" adını kullanmış.
Bazı şiirleri; Erciyas'tan kopan çığ, burada bir kalp çarpıyor, benden içeri, battal gazi destanı..
Keşide tarihi mutlaka olmalıdır. Aksi halde geçersizdir. Keşide yeri, alternatifli şekil şartıdır. Keşide yeri belirtilmemişse keşidecinin adının yanında yazılı yer keşide yeri olarak kabul edilir.
Apatani kabilesinin kadınlarının en büyük özelliği burunlarında dört delikli olması. Burnun her iki tarafına yukarıya doğru açılan deliklere birer tıkaç takılıyor.Eski dönemler kabileler arasında kadın kaçırma uygulaması vardı.Böylece kaçırdıkları bir kadının kendi üyesi mi yoksa diğer kabilelerden mi olduğunu belirlemiş oldular. Tarihçilere göre Apatani kadınları komşu kabile erkeklerine çirkin gözükmek için asırlarca böyle süslendi. [http://www.yeniakit.com.tr/foto-galeri/apatani-kabilesinin-tuhaf-gelenegi-2665-10 tık tık]
millet olarak alışmışız hemenden kahraman ilan etmelere. bana bu amcayı erken kahraman ilan ettik gibi geliyor. sanki, darbe girişimi olurken kasten saklandı da, sonuca göre kimin yanında olacağını belirlemek için son ana kadar ortaya çıkmadı gibi geliyor. darbe bastırılınca erdoğanın safında, -Allah korusun- bastırılmasaydı paralelin yanında yer alacaktı sanki. ondan da şüpheliyim, hatta akın öztürk daha alt kademedeydi de onu öne sürdü kendini kamufle etmek için tüm yükü ona yıktı gibime geliyor. akın öztürk tamamen masum demiyorum ama bu işte yalnız değil. o daha üst kademede sorumlu gibime geliyor. başka bi yazarın ''hislerine göre hareket etme, hisler daima insanı yanıltır'' şeklindeki tavsiyesine binaen beklemelerdeyim bakalım bunun altından ne çıkacak.
her zaman genç kalanlar isimli cem karaca albümünden bir karaca şarkısı.
--- (gbkz: alıntı) ---
bir çiviyi çakar gibi vura vura günlere dört nala gidiyoruz bizi bekleyen yere.
halimize şükran mı isyan mı etmeli? bütün ömür bir rüyaysa uyanıp kalkmamalı mı?
işte geldik gidiyoruz bilinmez bir diyara eskiden karpuz idik şimdi döndük biz hıyara bir ayvayı dişler gibi ısırıp ısırıp ömrümüzü bir girdapta dönüyoruz yaşamadan günümüzü deli gibi kutluyoruz yılbaşı, doğumgünümüzü doğuma da, ölüme de çiçekler yolluyoruz sevince de, kedere de doğuma da, ölüme de çiçekler yolluyoruz.
işte geldik gidiyoruz bilinmez bir diyara eskiden karpuz idik şimdi döndük biz hıyara
öğretmek gibi olmasın; birine toplum içerisinde yapılan nasihat küfür gibidir. şöyle mesela; (yazar: gruda) arkadaşlarının yanında burnunu karıştırma. Sana hiç yakışmıyor.
sıra dışı bir pazarlama stratejisi ve başarılı öyküsü. \"dürüstlük\" üzerine ampanyayı konumlandırıp bunun üzerinden kendilerini ifade ediyorlar. böylelikle insanları \"ucuz\" bir otel olduklarına inandırmaya da pek zorlanmıyorlar. (hans brinker budget hotel)
örneğin, merdiveni ekolojik asansör olarak tanımlayıp, oldukça absürt ve dikkat çekici biçimde kendilerini tanıtmış oluyorlar. sonuçlar bakımından da başarılı. otelin doluluk oranı da artıyor. (%45 - 80)
https://www.youtube.com/watch?v=uv3KqZUY_qc
İftarda Yapılacak Duâ “Allâhumme leke sumtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve alâ rızkıke eftartu veli savmi ğadin neveytu fağfir limâ kaddemtu vemâ ahhertu.” Anlamı: “Allah’ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.”