7 haziran 2016 vezneciler patlaması

Plastantia
hiç entry girilmemiş bir başlık... üzgünüm sözlük yazarları ama duyarsızsınız. düğünde ne giysem tarzı saçma sapan bir başlığa yazmakta yarışan sözlük yazarları tarafından pek ilgi görmemiş başlık. sonra bir yerde politik bir muhabbet açınca söz konusu kişiler tarafından ''aaa bırakın ya siyaset konuşmayı'' ,''hiç sevmiyorum siyaset konularını'' , ''sen mi kurtaracaksın ülkeyi'' tarzında tepkiler verilir.
bak güzel kardeşim siyaset dediğin şey hayatın bizzat kendisidir. fırından aldığın ekmek, bakkaldan aldığın sigara, maaş, emeklilik, güvenlik, konut, vb. hayata dair ne varsa siyasete dahildir.

tanım: yol geçen hanına dönmüş güney sınırı, iç politikada ki aşırı kutuplaşma ve bunun şiddete yönelmesi, güney komşumuz suriye'nin iç savaşına dahil olma yönünde alınan dış politika kararları, pkk terör örgüne yönelik zamanlaması manidar! yoğun mücadele... bu ve bunun gibi birçok sebepten ötürü artık türkiye de afganistan ya da lübnan gibi terör örgütlerinin arka bahçesi olmuş durumdadır. önlemin ne olacağını bilemem ama olabildiğince hızlı bir şekilde önlem alınıp durdurulmaması durumunda insanların daha çok kanıksayacağı hain eylemlerden biridir.

pastafaryanizm

Plastantia
evrim kuramına karşı akıllı tasarım iddiaları üzerinden eğitim-öğretimin yaygın olduğu amerika'da bu sava bir eleştiri olarak ortaya atılan parodi bir dindir. dinin tanrısı uçan spagetti canavarıdır. kafaya takılan bir baret dini giysileridir ve sağ eli havaya kaldırmak sembollerindendir. genellikle ateist olarak bilinmelerine rağmen kendileri kiliselerinin kapısının herkese açık olduğunu ateist olmadıklarını ve bunun bir şaka olmadığını iddia etmekteler! eğlenceli bir oluşuma benziyor.

cahile laf anlatmak

kultabisi
@12 öyleyse, kur'an-ı kerim'de bulunmayan bir husus için, 'kuranı kerimde hz. isanın da hz. musanın da hz ademin de hz. yusufun da.... 124.000 nebiden hangilerinin ismi geçiyorsa (25+3) hepsinin sözleri, konuşmaları arapça yazılmıştır...' demek alakasız oluyor.
ha kur'an dışındaki dini kaynaklar için verilebilecek örneklere amenna. ama bu durumda da şöyle bir sıkıntı var. diyelim ki ben kalkıp burada, abd başkanı obama'nın bir konuyla ilgili sözünü nakledeceğim. sözün önce ingilizcesini yazıp ardından da türkçesini yazsam, sanırım birçok kişi 'kardeşim kafayı mı yedin. ingilizcesini niye yazıyorsun? zaten hemen ardından türkçesini yazmışsın.' derdi.
çeviri faaliyetlerinin devam ettiği dini metinler hususunda bilgim yok. muhakkak doğrudur. ama bunun sebebinin geçmişte dini çalışmaların yasaklanmasına bağlamak gibi absürd bir nedene bağlanmasına sadece gülebilirim. hadi diyelim ki, gerçekten de yasaklanmıştı. ne zaman? kasıt cumhuriyet dönemi mi? diyelim ki öyle olsun. kaç seneye tekabül ediyor? 1923-50 arası ve 1960-2000 arası olsun diyelim. toplamı ne ediyor?yaklaşık 70 yıl. e peki geri kalan onca zaman ne oldu? sadece demokrat parti ve akp döneminde bile bu çeviriler yapılabilirdi de kastım o dönemlerle de sınırlı değil. koca osmanlı dönemi, selçuklu dönemi, anadolu selçuklu dönemi nereye gitti? o zamanlarda da mı dini çalışmalar yasaktı? ha ama, matbaanın icadına rağmen, 300 yıl kullanılmamasını kastediyorsan, işte bu hususta hemfikirim.
gelelim diğer meseleye. kur'an-ı kerim'in arapça aslından okunmasına bir itirazım yok ama bir şartla. okunanın anlaşılması şartıyla. zira, allah kitabında ne diyor? 'şüphesiz ki biz size onu anlayasınız diye indirdik.'
kur'an, niye arapça indirildi? arapça kutsal bir dil olduğu için mi acaba? yoksa arap topraklarına indirildiği için mi? hani misal, hz. muhammed aztek ya da inka olsaydı, tüm insanlığa indirilen kitap yine arapça mı indirilecekti? tüm insanlığa indirilen bir kitabın, tüm insanlık tarafından okunup anlaşılabilmesinin yolu, tüm insanlığın arapça öğrenmesi midir, yoksa kutsal kitabın dünyada yaşayan tüm insanların diline çevrilmesi midir?
'sizin aklınız basmaz. okusanız da anlamazsınız. o yüzden başkaları okusun, size anlatsın.' anlayışıyla, bu dinde de tıpkı hristiyanlıkta olduğu gibi ruhban sınıfı oluşturularak, kutsal kitabın duvara asılan haşa bir süs olarak kabul edilmesinde, arapça'nın kutsallaştırılmasının etkisi yok mudur acaba?
ortalıkta dolaşan binlerce, onbinlerce uyduruk hadis yüzünden adeta yeni bir hadis dini oluşturulmamış mıdır? hz. muhammed'in çişini, sümüğünü yemenin, cehennemden kurtulmanın bir yöntemi olduğunu iddia eden uyduruk hadisler, islamiyetin günümüzde geldiği konumun sebeplerinden biri değil midir acaba?
benim hiçbir dille alıp veremediğim yok. bana göre ingilizce ne ise arapça ya da farsça odur. benim için en güzel dil, kendi konuştuğum dildir. ve allah'ın, okuyup anlayayım diye yolladığı kitabı da, kendi dilimden okumayı tercih ediyorum. indiriliş amacına uygun olarak, 'okuyup anlayabileyim diye'.
do you understand me?

kaplumbağalar da uçar

cayisallama
İranlıların edebiyatta şiirde ileri bir boyutta olduklarının bir kanıtı belki de bu film. Çok ağrıma gitti açıkcası ama gerçekler acıdır zaten.

kaplumbaga imgesini icinde bircok kere kullanan film..

--- (gbkz:spoiler) ---
kucuk yastaki anneyi (agrin) ilk gordugumuzde sirtinda cocukla goruyoruz, yani bir nev'i kaplumbaga.. sirtinda bir yuk ama abisi icin de bir yasam sebebi.. kaplumbagalar icin de kabuklari oyledir; hem bir evdir, yararlidir hem de bir yuktur, tasimasi zordur.. zaten filmin afisinde de agrin'in sirtinde cocuguyla olan fotografi var.. ve filmin basinda da agrin/kaplumbaga intihar ediyor/ucuyor.. hem cocugunu oldurmesi hem de intihar etmesi ayni ana denk dusuyor, yani kabugu olmadan yasayamiyor.. bunun yani sira satellite'in \"evi\" de bir kaplumbaganin kabugunu andiriyor.. bu evin ona verilmesine sebep uydu isleri ile ilgilenmesi. yani hem bu islerle ugrasiyor, bunun bir zorlugu var hem de bu sayede bir eve sahip oluyor: kaplumbaga-kabuk-yuk-ev baglantisi.. ayrica filmin sonunda elleri olmayan abinin ruyasinda, onu goldeyken gordugumuzde bir kaplumbagayi suda yukari yuzerken goruyoruz, bu biraz ucmayi animsatiyor.. sonuc itibariyla kaplumbagalar da ucar...
--- (gbkz:spoiler) ---

gelinim mutfakta

imschrolled
bant yayındır. belli bir şablona, mantığı dayalıdır. kurgu etkisiyle çatışma, gerilim, abartı, temsil gibi unsurlarla eğlence/yarışma formatı içeriği/düzeni sağlanır. program hedef kitlesine yönelik ürün yerleştirme, sponsor ve yer aldığı kuşağın reklam planlaması ile esas görevini yapar ve bu şekilde kazanır. yemekteyiz'in önünü açtığı formatlar aslında. temel hedef kitle olarak ev hanımları ve sonrasında yemeğe ilgi duyanlar, yeni evliler vs. derken bitmeyen bir silsileyi, durumu ortaya koyuyor...

şimdi şu da var, tv medya gücünü internete kaptırıyor iyice. nasıl bir 5 sene önce gazetenin reklam payı, internete geçtiyse, aynı şekilde internete kayıyor insanlar. ip tv'lerin yaygınlaşması, dijital tv platformlarının güçlü hale gelmesi de bu dönüşümün göstergesi. kanallar ya da yapımcılar %100 emin olmadıkça risk almıyorlar. eğer tutmuş bir prodüksiyon varsa, ratingleri belli ise son damlasına kadar gidiyorlar...

ülkemizde ticari model / commercialist yayıncılık devam ettiği sürece, maalesef bu tür oyalama odaklı işleri göreceğiz... reklam ve hedef kitle odaklı işler... bunun panzehiri, eğitimdi, toplumun bilinç seviyesinin yükselmesiyle seçmeye başlamasıydı. ancak internetin ve sosyal medyanın yükselişi farklı bir seçenek sundu, farkında olmadan insanları sorgulamaya itti, dönüştürdü...

bağlantılı olarak, youtube'un müzik alanında güçlü bir mecra haline gelmesi olayı var mesela... bir 10 sene önce sektöre girmek çok zordu. bir şekilde nice insan yükselemiyordu, sistemin kendisi yüzünden bir yer edinemiyordu. youtube müzisyenleri bunu deldiler. onları savunduğum için değil, nasıl eskiden aristokrat yaklaşım içerisinde, sınıfsal yükselişe, dikey hareketliliğe izin verilmiyorsa, "işçisin sen işçi kal" durumu varsa müzik sektörü için de bu böyleydi. rap müziğin bile bir nefes almasını sağladı, internet ortamı. böylece sadece bir alternatif yolun bile olması, olayı ne kadar değiştirdi. herhangi bir taraf olmak için değil duruma bir bakış açısı...

sonuç olarak, elde bir kitle varsa reklam ve reklam amaçları çoktan oraya gitmiştir, hareket halindedir. alternatif bir şeyler üretildiği sürece, ana akım her alanda sıkıntı yaşar...

mehmet ali şahin

bobiler
1950 doğumlu olan Şahin, İstanbul İmam Hatip Lisesi'nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la arkadaş oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Refah Partisi Eminönü İlçe Başkanlığı yapan Şahin, Refah, Fazilet Partisi ve AKP'den vekil seçildi. Şahin, TBMM Başkanlığı ile Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı görevlerinde bulundu.

abajur

mödo
Işığıbir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasınıönlemek için kullanılan lâmba siperi.
Genellikle üzeri siperli masa lâmbasıveya ayaklılâmba.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches