intihar notu

yakbenivatankurtulsun
hiç intihar etmediğim için o psikolojiyi bilmediğimden şöyle bir tahminim var;
not bırakmakta farklı amaçlar olabilir;
1- arkasında kalanların üzülmesini istiyordur, ve onların sebep olduğunu yazabilir.
2- kimsenin üzülmesini istemiyordur, bu durumun kimsenin suçu olmadığını yazabilir.
3- intihar etmenin hayata karşı alınmış bilgece bir tavır olduğunu zannediyor olabilir, ve bunu belirtmek istemiş olabilir.
biraz daha arttırabilir.
bu notlar dışardan bakıldığında şov gibi gözükse de intihar eden bir insanın pek akli melekelerinin yerinde olduğu söylenemez. zaten aklı tam yerinde olsa, kendini öldürmek yerine çözüm arayışına girmeyi tercih eder.
tanım: son sözdür.

kayışı koparmak

imschrolled
şu dünya düzeninde, şu kaotik süreçlerde çok mümkün bir sonuç. her an bir patlama halindeyiz. hep bir gerginlik ve mutsuzluk hakim, sıyırmamak içten bile değil. unutuyoruz, alışıyoruz her gün bir pervasızlık daha denk geliyor yine dahası...

iç dünyamız zaten kopmuş bir haldeyken dışarıda olan bitenin uzun süreli farklılaşması da bir çatışma yaratır, bir uyumsuzluk. sonuçları kestiremesek bile şöyle arada bir gidip gelmeliyiz. deli olduğunun farkında olandan zarar gelmez. problem sağlıklı görünüp iç kısımda müebbet yaşama durumda...

milan baros

imschrolled
son yıllarda takıma gelip giden forvetler arasında en sevdiğim oyunculardan biri. geldiği ilk sezonda gol kralı olmuştu. kadıköy'de o 88.de üst direkten dönen top girseydi be keşke.

ali ihsan varol

issiz adam
Çerkes kökenli Türk sunucu.

Ankara Üniversitesinde Astronomi ve Uzay Bilimleri, Tarih ve son olarak da Kamu Yönetimi bölümlerine girmiş, ancak üç bölümü de bitiremeden bırakmıştır. Üniversiteden sonra Bodrumda 1.5 yıl araba kiralama işinde çalıştı.

sigarayı bırakmak

cayisallama
günde 20-30 adet arasında tüketiyorum. Sigara içerken tüm benliğim ile içiyorum. Aşırı derecede seviyorum kullanırken. Bu durumdayken bırakayım dedim. Bakalım ne olacak;

bu gün itibariyle champix adında bir ilaç ile deneyeceğim irade durumu.
Bırakırsam buraya ayrıntılı yazacağım.

Birinci gün sabah: 1 adet ilaç tok karınla.

sabah uyanır uyanmaz bir adet sigara yaktım. İşe yürürken bir adet sigara daha yaktım. İşe geldim kahvaltı yaptım iki adet daha sigara yaktım. Kahve içtim bir adet daha sigara yaktım.

ilacı içtim. 10:30 gibi. iki saattir canım hiç sigara istemedi. Şimdi yavaş yavaş ağzımda o salgıyı hisseder oldum. Gidip bir adet daha tüketeceğim. Belki yarım içerim.

Not: Gün gün yazmaya gerek yokmuş. Yazacak kadar kıymetli bir şey de değilmiş. Sigarayı bir kaç gün sonra bıraktım. BEn bıraktıysam herkes bıraksın.

musa farisoğulları

cayisallama
HDP Diyarbakır milletvekili. Şehit eren bülbül'ün cenazesine katıldığı için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlatımış.

Bu iki yüzlülük bu terör zihniyet son bulması dileğiyle.

afyon patlaması

melül
hani derler ya uyku sersemindeki insanlar ''daha afyonum patlamadı'' falan... bu deyim nasıl girip yerleşmiş dilimize? efendim malumunuz olduğu üzre afyon aslında uyuşturucu, zaman zaman osmanlı'da cerrahi müdahaleler yapmak için de insanlar üzerinde kullanılmıştır. fakat, uyuşturucu müptelası insanlar bu maddeye bağımlı oldukları için ramazan ayı geldiğinde ''yav biz oruç tutalım ama nasıl tutacağız, afyonsuz durulmaz'' diyorlar ve ilginç bir yöntem buluyorlar. normalde bu uyuşturucunun ilk hali böyle açılmamış kapsül gibidir ve onu o şekilde açmadan midenize attığınızda, midenizde sakız gibi patlar. bu uyuşturucu müptelası zatlar da, sahurda bol bol afyon alıyorlar ve güne öyle başlıyorlar. midemizdeki her besin öyle hemen sindirilmiyor tabi ki, belli bi vakit alıyor... afyonu kullanan insanların midesi gün içinde şişiyor, şişiyor, şişiyor ve sonunda gaz gibi patlıyor. ilk kimin afyonu patladı ise ''oh afyonum patladı sonunda'' diye tepki veriyor.
ve o tarihten bugüne kadar da ''afyon patlaması'' dilimize yerleşip kalıyor.

herkesin sizi sevdiğini sanmak

imschrolled
her ne kadar iyi niyetli bir bakış açısı olsa da toyluktur. bir sene öncesindeki ben. gerçeği görmek ve bunun farkında olarak yaşamak insanı daha az yıpratıyor. aksi durumda herkese çok değer veriyorsunuz ama bu da gereksiz bir çaba. hiç kimse o kadar önemli değil. insanın niyetinin sınırlarını/zarar seviyesini en baştan tahmin edebilmek baya bir faydalı oluyor...

11 aralık 2018 rize emniyet müdürünün şehit edilmesi

cayisallama
Haksız tahrik indirimi almaya çalışacaktır. mutlaka savunmayı o şekilde yapacaktır;

Rize'de gerçekleşen olay emniyet müdürünün odasında gidiyor, üniversiteyi kazandığını ve Rize merkeze tayininin çıkarılmasını istiyor. Emniyet müdürü de şuan da mevcut şartlarda bunun mümkün olmadığını söylüyor. Bu sözü duyan kişi öfkeleniyor ve ne diyor; ''öfke anında ne yaptığımı hatırlamıyorum. Silahı alıp odaya girdiğim anı bile hatırlamıyorum.'' Bunu söylemesinde de işte haksız tahrikten faydalanıp cezada indirim uygulanabilmesi içindir.

Belki gerçekten de öylede olmuş olabilir. O hissiyatla da yapmış olabilir ama neticede emniyet müdürü mevcut şartlarda o polis memurunun il merkezine görevlendirilmesinin mümkün olmadığını belirtmişse ve bu gerçekten de mümkün değilse, polis memurunun yaptığı davranışın haksız tahrik kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. Burada kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmiş bir adam öldürme suçu söz konusu olacağı için cezanın arttırılması gerekir. Hatta başka polis memurları da yaralandığı için onlardan dolayı da ayrıca ceza verilmelidir.

babanın öz kızına şehvet duyması fetvası

kultabisi
diyanetin açıklamasına bakalım. ne diyor özetle? '..elektronik ortamda türlü hile ve desiselerle, çeşitli kelime oyunlarıyla, kendisini vatandaş yerine koyarak platforma soru sorup aldığı cevapları da tahrif ederek, bunu başkanlığımızı itibarsızlaştırmanın bir yöntemi olarak kullanmak hiçbir akıl ve vicdan tarafından kabul edilemez...'
yani, kurumumuzdan fetva isteyen kişi sahte biridir. bizim fetvamızı da, çarpıtmıştır, demiş özetle.
o zaman iki soru geliyor insanın aklına.
1- fetva isteyenin sahte ya da gerçek olması neyi değiştirir?
2- madem fetvanızın çarpıtıldığını iddia ediyorsunuz, o zaman verdiğiniz fetvayı neden apar topar siteden kaldırdınız? 'buyrun kurum tarafından verilen fetvanın aslı şudur.' diyerek, kurum üzerinde oluşan baskıdan kurtulma yolunu neden tercih etmediniz?

berat kandili

eymen yafes
BERÂT GECESİNİN FAZİLETLERİ
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
• “Her kim bu (berat) gece(sinde) yüz rek’at namaz kılarsa, Allâhü Teâlâ ona yüz melek gönderir. Bunlardan otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu cehennem azâbından emniyette olduğunu söyler, otuzu da dünyâ âfetlerini ondan geri çevirir. On melek de o kimseyi şeytanın tuzaklarından muhâfaza eder.”
• “Kim şu beş geceyi ihya ederse o kimseye cennet vacib olur: Terviye gecesi (Arefeden önceki gece), Arefe gecesi, Kurban Bayramı gecesi, Ramazan Bayramı gecesi, Şa’ban’ın on beşinci gecesi.” (et-Tergîb ve’t-Terhîb)
Berât gecesinin husûsiyetlerinden bazıları:
• Hikmetli her iş -kulların rızıkları, ecelleri ve sair işleri- bu gecede ayırt edilir; yazılır.
• Bu gecede ibadet etmek çok faziletlidir.
• Bu gecede rahmet iner. Hadîs-i şerîfte:
“Şa’ban ayının yarısı olduğu (on beşinci) gece Allâhü Teâlâ(nın rahmeti) dünya semasına iner…” buyuruldu.
• Mü’minler mağfiret olunur, günahları bağışlanır.
• Resûlullah Efendimize (s.a.v.) tam şefâat salâhiyeti verilmiştir.
Peygamber Efendimiz Şa’ban’ın on üçüncü gecesinde Allâhü Teâlâ’dan ümmeti için şefâat istedi. Allâhü Teâlâ, ümmetinin üçte biri için şefâat izni verdi.
On dördüncü gecesi, kalan ümmeti için şefaat istedi. Allâhü Teâlâ ümmetinin üçte ikisine şefaat izni verdi.
On beşinci gecesi, kalan ümmeti için şefaat izni istedi. Allâhü Teâlâ -devenin sahibinden kaçtığı gibi Allâhü Teâlâ’dan kaçanlar hariç- ümmetinin tamamına şefâat etmesine izin verdi.
• Bu gecede zemzem suyunun âşikâr bir şekilde artması Allâhü Teâlâ’nın bir sünneti; âdet-i ilâhîsidir. Bunda ilâhî ilimlerin, hakîkat ehlinin kalbinde artacağına işaret vardır.
BERÂT GECESİ’NDE İBÂDET
Yarın akşam Şa’bân-ı şerîfin 15’inci gecesi yâni Berât Gecesi’dir. Bu gecede hiç olmazsa bir Tesbîh Namazı kılınır. Berât gecesinde kılınması tavsiye edilen “Hayır
namazı” vardır. 100
rek’atlik bu namazı kılan kimse o sene ölürse, şehitlik
mertebesine nâil olur.
Namaza şöyle niyet edilir:
“Yâ Rabbi, niyet ettim senin rızâ-yı şerîfin için namaza. Beni aff-ı ilâhîne, feyz-i
ilâhîne mazhar eyle. Kasvet-i kalbden, dünyâ ve âhiret sıkıntılarından halâs
eyleyip sâîdler defterine kaydeyle.” Allâhü Ekber.
Her rek’atte Fâtiha’dan sonra 10 İhlâs-ı şerîf okunur, iki rek’atte bir selâm
verilerek 100 rek’ate tamamlanır.
Namazdan sonra;
(Allâhü Teâlâ’nın “Hû” ism-i şerîfinin ebced hesabına göre değeri 11’dir. Resûlullah
Efendimiz’in isimlerinden “Tâhâ”nın ebced hesâbıyla değeri de 14 olduğu için),
aşağıdaki 11 şey 14’er adet okunur.
1. İstiğfâr: 14 kere,
2. Salevât-ı şerîfe: 14 kere,
3. Fâtiha-i şerîfe (Besmeleyle): 14 kere,
4. Âyetü’l-Kürsî (Besmeleyle): 14 kere,
5. Tevbe Sûresi’nin son 2 âyeti olan “Lekad câeküm...”(Besmeleyle): 14 kere,
6. 14 kere “Yâsin, Yâsin...” dedikten sonra 1 Yâsîn-i şerîf. (Yâsîn-i Şerîfte 7 zâhirî, 7
bâtınî “mübîn” vardır, böylece o da 14 olur.)
7. İhlâs-ı şerîf (Besmeleyle): 14 kere,
8. Felak Sûresi (Besmeleyle): 14 kere,
9. Nâs Sûresi (Besmeleyle): 14 kere,
10. “Sübhânellâhi ve’l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ
kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm”: 14 kere,
11. Salevât-ı şerîfe (Salât-ı Münciye okumak daha fazîletlidir): 14 kere okunur ve
duâ edilir.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches