öfke kontrolü

imschrolled
Bir boğa burcu olarak çok zor sinir olsam da, her insan gibi sıkıntı çektiğim durumlardan biridir.

Anlayış denilen şey, tek bir nefes. Bir nefes al, ben ne yapıyorum? Ne sonuç çıkar? Boş mu boş? Sonra zaten soğuyorsun...

sonic boom

cayisallama
Sonik patlama, ses hızı veya üzerinde bir hızla hareket edilmesinin sonucunda oluşur. Ses hızı, deniz seviyesinde ve 21ºC sıcaklıkta yaklaşık 1235.5 km/sa'dir. Günümüzde bazı uçaklar bu hız sınırını aşabiliyor ve bunun sonucunda da sonik patlamalar meydana geliyor.

Bir uçak hareket halinde iken sürekli olarak, yarıçapları uçağın bulunduğu konumdan dışarıya doğru büyüyen küresel ses dalgaları oluşturur. Bu dalgaların hızı; havanın yoğunluğu, nem oranı gibi değerlere bağlı olup; sesin o atmosfer koşullarındaki hızına eşittir. Uçak yeterince yüksekten uçuyorsa, yere ulaşamaz, dolayısıyla onları duymayız bile. Ancak uçak ses hızına ulaştığında, yol açtığı ses dalgalarını önüne katıp sürüklemeye başlar.

insanlık tarihinin en büyük icadı

Rıhtım
Diğer tüm icatları tetikledigi için buhar makinesidir. İnsanlar diğer insanlar üzerinden yasal olarak para kazanmaya en çok buhar makinesinin icatıyla yani sanayi devrimiyle başladı. Hem üreten hem de tüketen tarafta insanlar kendi ihtiyaçlarını da karşılarken fabrika sahiplerini zenginleştirdi. Bu da daha çok, yeni, farklı üretim için yeni icatlar demekti. Bugün gelinen noktada yapay zeka ve uzay teknolojileri konuşuluyor. Yine uğruna can verilesi ülkemizden yakınarak bitireyim. Bu kadar değişimde sadece tüketen taraftayız.

portakalsuyu

nabiga
Portakalsuyu (Sana)
...Ankara'dan kopar gibi ayrıldım. Tekerlekler rüyalarımı çiğniyordu. Ankara'dan kopar gibi ayrıldım. Ankara'da sen vardın. Ankara, sokaklarında kolkola dolaştığımız şehir. Ankara senin şehrin, ikimizin şehri. Bembeyaz bir sayfa idi Ankara. O şehirde kirli temiz hiçbir hatıram yoktu. Ankara yoktu benim için. O hayal ülkesini halk eden sendin. Yuvama gurbete gider gibi döndüm. İstanbul'a ilk gelişimi hatırlıyorum. Fetih ümitleri ile dolu idim. Bir gazaya koşuyordum: dudaklarımda meçhulun yani senin susuzluğun... Her kadında seni aradım, kiminde saçların vardı kiminde tenin, kiminde kahkahanın bir parçası. Bütün yazdıklarım bir davetti, bir arayışıdı. Sana açılan bir kucaktı, her kitabım... Seni seviyorum dediğim her kadında sevdiğim sendin. Ve yoktun ortada... Sana kavuşmak için senden ayrılmak zorundayım. Çalışmalıyım. Beraber olmak için paraya ihtiyacımız var. Kaderin aşktan intikamı bu...(Cemil Meriç/ Jurnal 2)

bektaşi hikayeleri

Plastantia
bektaşilerin dine bakış açılarını özetleyen, dini algıda siretin suretin önünde olması gerekliliği vurgulayan hikayelerdir. ayrıca içeriklerinde sıkça hiciv ve mizaha rastlanır. bektaşi fıkraları olarak da bilinirler. işte birkaç tanesi;


Bektaşi’nin biri her nasılsa camiye gitmiş, yani başında namaz kılan adam.
-Allah’ım! Beni dinden, imandan eksik etme, diye dua ediyormuş. Bektaşi’de başlamış duaya.

- Allah'ım bana bir şişe rakı parası ihsan eyle...

Bunu duyan adam.

- Bre dinsiz imansız herif , hiç Allah’tan rakı parası istenir mi?.

Bektaşi

- Kızma be İmamım, herkes kendinde olmayanı ister. Sen biraz daha din, iman istiyorsun. Benim dinim, İmanım tamamdır, onun için bende rakı parası istiyorum.

.............

Bektaşi’ye sormuşlar:
-Dünyanın en zor ve en kolay şeyleri nedir?

Bektaşi söyle demiş:

-En kolayı, nasihat vermek, en zoru kendini bilmektir.

..................
Mahallenin yaramaz çocukları, gezgin Bektaşi dervişiyle alay edip onu taşlamaya başlamışlar. Bektaşi yaramaz çocukların taşlarından kaçıp kasabanın dışına kendini zor atmış. Tam bu arada ceviz gibi büyük büyük bir dolu yağmaya başlamış. Bektaşi başını yukarı kaldırmış, hey Allah\"im sende mi çocuklara uydun, demiş. -



2000 öncesi yaşam

yakbenivatankurtulsun
güzeldi. teknoloji kısıtlıydı ama insani ilişker daha yoğun ve samimiydi. kimse bir arkadaşıyla görüşmek istediğinde onun online olmasını beklemezdi. ya evine gider çağırırdı ya da telefondan arardı ama uzun konuşmazdı telefonla çok yazardı çünkü. sanki o zamanlar bu kadar çok bireysellik yoktu, daha paylaşımcıydı insanlar. ben çocuktum o zamanlar, büyüklerin durumunu bilmem ama annem bir yere gittiğinde rahatlıkla komşunun kapısını çalardık. karnımız açsa doyururlardı. başımıza bir şey gelse kendi evlatlarından ayırmazlardı. okul yolunda bir ev vardı kim olduklarını hiç bilmem susayan öğrenciler bu evin kapısını çalar su isterdi kimseyi de geri çevirmemişlerdir, allah razı olsun. ve burası köy yeri değil ankara.
çocuklar, çocuktu o zamanlar. sabah erkenden kalkar önce çizgi film izler sonra dışarı çıkar, saklambaç, maç, misket vs. derken akşam ezanı okunur eve koşardı. şimdi o top oynadığımız yerlerde binalar var. çocukların alanı kalmadı, gitgide hiç kalmayacak. teknolojik oyunlarımız, tetris bir de atari vardı ama ps'dan daha zevkliydi, yokluktan belki ama yine de zevkliydi.
az vardı ama öz vardı.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches