başkanlık sistemi

spazmoldum
başkanlık sistemi maddelerinin görüşülmesine geçilmiştir ..

bu sistemi istemeyen bazılarının argümanlarını görünce doğru bir sistem olacağına inanmaktayım:

- ekonomi kötü, dolar, euro almış başını gitmiş ..
- her yerde bombalar patlıyor, terör her tarafımızı sarmış ..
- deaş la, pyd ile dolayısı ile de abd ile çarpışıyoruz, suriye'de bataklığa saplanmışız ..

bu argümanlara sığınarak başkanlığa karşı çıkmak; bence ülkeye çelme takanların amacına hizmet etmektir ..

rızık

piri fani
insanların istifade ettiği şeylere denir.

Yaşlı bir kadının kocası uzunca bir seyahate çıkmıştı.

Kadının erzağının tükendiğini gören komşuları sordu:

-Kocanın dönmesine daha var. Ne yapacaksın?

Kadın tebessümle cevapladı:

-Rızkı yiyen gitti ama Rızkı veren hâlâ yanımdadır.

(Ferîdüddîn Attâr)

fakirlik

Sugge
fakirlik, ecdadımızın alicenap olduğu gerçeğini, vehimlerle dolu dillerimize doladığımız bir kelimedir. fakirlik gerçeğinden ötürü hepimiz utanmalıyız ve suçluyuz.

sabır

spazmoldum
hz. eyüp aleyhisselam sabır kahramanıdır .. ahirette insanlar hastalıklarını bahane etttiklerinde, Rabbim, hz Eyüp aleyhisselam kadar hasta mıydın diye soracaktır ..

yıllarca hasta halde kalmış haline şükür etmiş şikayet etmemiştir .. yaraları en son diline ve kalbine ulaştığında, zikrime mani olacak diye dua etmiş ve Allah duasını kabul edip hastalıklarına şifa vermiştir ..

yalçın menteş

mödo
Yalçın Menteş, 1 Nisan 1960'ta İzmir Tire 'de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimi İzmir'de tamamladı. İzmir'de liseyi bitirdikten sonra, tiyatroya, 1977 yılında Turgut Özakman'ın “Darılmaca Yok” adlı oyunuyla başladı. 1999 Yılında Star Tv' de yayınlanan “Çarli” ve başrollerini Mehmet Ali Erbil ile paylaştığı “Tatlı Kaçıklar” adlı diziyle televizyon ekranlarında parlamıştır.
Geçtiğimiz gün tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren usta tiyatrocu Yalçın Menteş için Bostancı'daki Tatarağa Camii'nde öğle namazını müteakiben cenaze namazı kılındı.

ülkücü

axit
'vatanım, ha ekmeğini aşını ha uğruna bir kurşun yemişim'
vatan sevgisini anlatabilecek güzel cümlelerden
bizde sonbahar hüznü kahpe eylülden sebep, o zamanda bir kurtuluş savası vermişti anadolunun vatanını milletini seven güzel insanları.

neşe alten

Alangoya
23 yıl önce bugün, 25 günlük öğretmenken teröristlerce evi basılıp babası ile birlikte şehit edilen öğretmen. hikayesini okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu. hatırladıkça da aynı etkiyi yaratır. unutulmaması gereken insanlardan. hikayesi :

UNUTTURULANLARDAN…

HAZİN BİR ÖĞRETMEN ”HİKAYESİ”…(!)

“NEŞE ÖĞRETMEN, Tekirdağ Şarköy’de, 1972 yılında, Alten ailesinin en küçük kızı olarak dünyaya gelmişti. Öğretmen olmak istiyordu.

Eğitim Fakültesi’nden 1993 yılında mezun oldu.Ataması Diyarbakır’ın Bismil ilçesine yapıldı.

Bölücü örgüt, öğretmenleri “Türk asimilasyonunun” en önemli parçası sayarak,eylem yapma kararı almıştı.Emri, bugünlerde devlet yetkililerince “kanı durdurmak için herkesle görüşülür” denilerek müzakere yapılan Apo vermişti.

Neşe henüz 22 yaşındaydı.Çıtı pıtı,çocuk görünümlü bir kızcağızdı. “Bayrağımızın dalgalandığı her yere giderim” diyor, başka bir şey demiyordu.

Nokta tayininin çıktığı teröre müzahir bölge olan Çavuşlu Köyü’ne ulaşır ulaşmaz, görev yapacağı okula gitti.Hali içler acısıydı.

Köy muhtarı ve köyün ileri gelenleriyle konuşup, eksikleri gidermek için yardım istedi.Köylüler isteksizdi. Ancak “Parasını ben vereyim” deyince onarımı başlatabildi. İlk maaşının büyük bölümünü ustalara verdi, gerisini de borçlandı.

1993 yılının 26 Ekim’i…Neşe yorgun argın okuldan eve geldi.Program defterine ertesi günün derslerini yazdı.

Biraz dinlendikten sonra babasına “Tamirat işleri yüzünden açıldık. Evde sivri biberimiz var istersen onları kızartalım ekmek ve yoğurtla yeriz” dedi.

Henüz bir ocakları yoktu.Biberleri hazırladı,tavayı mavi piknik tüpüne koydu. Ekmek ve yoğurdu masaya bıraktı.

Hava iyice kararmış, köydeki köpekler sürekli havlıyor;onun ötesinde uluyordu.

Köpek ve rüzgar sesinden,önce kapının vurulduğunu duymadılar. Sertçe çalmaya devam edince, babası “Kim o” diye seslendi.

“Açın, hoca hanımla bir şey görüşeceğiz” dedi kapıyı çalanlar.

Açtılar. Karşılarında silahlı iki yarasa. “Dışarı çıkın” diye bağırdılar.

Türkçeyi düzgün konuşanı, “Biz faşist T.C.’nin hiçbir öğretmenini Kürdistan’a sokmayacağız, biletlerini iptal etsinler” demedik mi diyerek, Neşe’nin yaşlı babasını tokatlayarak yere yuvarladı.

Neşe, köylülerden yardım gelir umuduyla bağırmaya başladı.Avazı çıktığı kadar haykırdı ama köyden “yardıma gelen kimse” çıkmadı.

Doğrulan babası “Yapmayın” diye yalvarıyordu.

Yarasalardan biri silahın namlusunu Neşe’nin babasının kafasına dayadı ve tetiğe bastı.

Neşe donup kaldı.Tekrar bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.
Kendini olduğu gibi yere bıraktı.

Neşe’yi saçından tutup tekme ve dipçik darbeleriyle köyün çıkışındaki tepeye kadar sürüklediler.

Genç kızın üstündeki elbise paramparça oldu.Bedeni sefil yaratıkların gözleri önündeydi.

Bu arada yarasaların sayısı beş olmuştu.

Neşe gözleri açık ve donuk, ölüme hazır bir huri gibi bakıyordu.

Biri kalaşnikofunu seriye aldı ve Neşe’nin sağ göğsünün üstüne dayayıp tetiği çekti.Beş mermi Neşe’nin göğsünü parçalamaya yetmişti.

Yarasalar tatmin olmadı. Diğer göğsünün de hakkını verelim dediler gülerek. Aynı işlemi cansız bedeninin diğer göğsünde de tekrarladı biri.

Ailesinin üzerine titreyip kıyamadığı Neşe’nin elbiseleriyle birlikte vücudu da lime lime oldu…

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches