/gorseller/yukle/images/hamzahamza.jpg
(gbkz:gALATASARAY)IN TEKNİK PATRONUDUR.Karakter olarak adam gibi adamdır
bu sezon ligin ilk yarısında basakşehir'den 4 trabzonspor'dan 3 yiyen takımı gün itibarıyla % 99 şampiyon yapan adam. topladığı 76 puanla da geçtiğimiz 2 yılın şampiyonlarını geçti 1 maç eksikle. son hafta da kazanırsa 11-12 şampiyonunu da geçiyor. yetersiz olduğunu söyleyen tayfa yerine kimi uygun görüyor en çok bunu merak ediyorum.
yerdeki kasklara bakılırsa bir çok şehit var. Allah rahmet etsin şehitlerimize. Allah belalarını versin bu insanların, bu canilerin.
Darbe çağırısı nerede, göremedim? Geçmişte yaşanan olaylara dayalı olarak kıyaslama yapmış adam. Darbe çağrısı yapsa, açık açık yapardı. Ha, niyeti o olabilir ama niyetini bilemeyiz. Ağzından ne çıktıysa ona göre hüküm verilir. Kaldı ki Cumhurbaşkanı da, devletin diğer tüm görevlileri de bu halka hizmetle mükelleftirler. Hiç birisi eleştiriden, hukuktan muaf değildir.
Cumhurbaşkanı oldu diye birilerini dokunulmaz hale getirmek, milletin en temel haklarına ihanettir. Bu ülkede herkes, ama özellikle de halka hizmetle yükümlü olanlar muhakkak ve mutlaka hesap verir konumda olmak zorundadır. Aksi takdirde devletin sağladığı imkanları kendi menfaatine kullanır, milleti sömürür de kimse sesini çıkaramaz. Böyle bir devlet anlayışı istemiyoruz. Hakaret etmeden, şiddete başvurmadan herkesin eleştirebildiği, gerektiğinde hesap verecek yöneticiler istiyoruz. Bu kadar basit ve net. Mesele Metin Akpınar ya da Müjdat Gezen meselesi değil. Allah şahit ikisini de sevmem. Ama siz mütemadiyen birilerini dışlamaya kalkar, hedef gösterir, hakaretamiz sözler sarf ederseniz, doğal olarak karşılık bulursunuz. Ki siz devlet görevlisisiniz.
Halkın bireylerine asla ve asla laf edemezsiniz. Bir yerde bir haksızlık, şiddet, hakaret, olumsuzluk varsa gereğini hukuk yapar zaten. Böyle ekranlardan ona buna laf atmak bir devlet adamına yakışmayacağı gibi, böyle bir şeye hakkı da yoktur. Milliyetçilik, din, devlet gibi kavramları olur olmaz yerlerde kullanıp meseleyi gargaraya getiren, bu suretle insanları tahakküm altında tutmayı hedefleyen herkes bu milletin baş düşmanıdır. Bu kadar basit.
Cumhurbaşkanı oldu diye birilerini dokunulmaz hale getirmek, milletin en temel haklarına ihanettir. Bu ülkede herkes, ama özellikle de halka hizmetle yükümlü olanlar muhakkak ve mutlaka hesap verir konumda olmak zorundadır. Aksi takdirde devletin sağladığı imkanları kendi menfaatine kullanır, milleti sömürür de kimse sesini çıkaramaz. Böyle bir devlet anlayışı istemiyoruz. Hakaret etmeden, şiddete başvurmadan herkesin eleştirebildiği, gerektiğinde hesap verecek yöneticiler istiyoruz. Bu kadar basit ve net. Mesele Metin Akpınar ya da Müjdat Gezen meselesi değil. Allah şahit ikisini de sevmem. Ama siz mütemadiyen birilerini dışlamaya kalkar, hedef gösterir, hakaretamiz sözler sarf ederseniz, doğal olarak karşılık bulursunuz. Ki siz devlet görevlisisiniz.
Halkın bireylerine asla ve asla laf edemezsiniz. Bir yerde bir haksızlık, şiddet, hakaret, olumsuzluk varsa gereğini hukuk yapar zaten. Böyle ekranlardan ona buna laf atmak bir devlet adamına yakışmayacağı gibi, böyle bir şeye hakkı da yoktur. Milliyetçilik, din, devlet gibi kavramları olur olmaz yerlerde kullanıp meseleyi gargaraya getiren, bu suretle insanları tahakküm altında tutmayı hedefleyen herkes bu milletin baş düşmanıdır. Bu kadar basit.
Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır. Bu söz ne kadar doğru söz olmuş zamanında.
ne içten bir şarkıdır bu böyle. Kaç gündür dönüp dönüp dinliyorum.
Türkçeye çevrilişine bir ilave yapmak gerekir:
Anı 'bilinçli' yaşa.
Anı 'bilinçli' yaşa.
dar alanda trajedi, geniş açıda komedidir.
idam istiyorum bu pisliklere.
Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü.
Özlem aşkın mı acının mı öyküsü.
Özlem aşkın mı acının mı öyküsü.
(bkz: marifetli olmak)
https://media.giphy.com/media/d2YTnomZKZr6A9Ms/giphy.gif
her ihtimalde bölgeye ve bize eksi yazan olay. amerika'nın kurtarıcı olarak görüldüğü bir dünya düzeni...
bu aslında, zihin yapısı için bir milat olmalı. somut bir ırak örneği dururken, suriye'nin durumu da ortadayken ve ülkemizi daha güçlü hale getirmek için fırsat varken, güçlü bir değişime (ilerleme) ihtiyaç var. bundan sonra bizim için, tarih kitaplarında "düşüş" dönemi olarak yazar. bu olmasın. buna tek yürek bir vatan olarak izin vermeyelim. maalesef dünya düzeni, güçlüden yana, egemen olandan yana. Türkiye bir süper güç olmadığı sürece, dünyanın her alanda en güçlü 2-3 devletinden biri olmadığı sürece bunları hep yaşayacağız...
bu aslında, zihin yapısı için bir milat olmalı. somut bir ırak örneği dururken, suriye'nin durumu da ortadayken ve ülkemizi daha güçlü hale getirmek için fırsat varken, güçlü bir değişime (ilerleme) ihtiyaç var. bundan sonra bizim için, tarih kitaplarında "düşüş" dönemi olarak yazar. bu olmasın. buna tek yürek bir vatan olarak izin vermeyelim. maalesef dünya düzeni, güçlüden yana, egemen olandan yana. Türkiye bir süper güç olmadığı sürece, dünyanın her alanda en güçlü 2-3 devletinden biri olmadığı sürece bunları hep yaşayacağız...
ne naif bir tabirdir. insanın aklına bir kez dolandığında hiç gitmeyen bir hap gibi. dozu doğru alınmadığında bağımlılık yapan bir ilaç gibi. düşünsel bahçenin korunmasına kıymet veren biri olarak, en sevdiğim çiçeklerden biridir. ne olabilir ki düşsel bir oyuncak? aşk mı, özlem mi? unutamamak mı? yaş ilerledikçe neler karışıyor insanın ruhuna. benim bir düşsel oyuncağım var mı acaba? vazgeçmek sanırım. bu arada, arada ben de cinnet geçiriyorum ama bu oyuncak değil tabi. düşsel oyuncağımın ne olduğunu bilmemek ve onun belirsiz olması da ayrıca mutlu ediyor beni. mutsuz ettiği anlar da var tabi ama onu beklemek güzel be. sait faik ya da dostoyevski'nin düşsel oyuncağı neydi acaba? ruhun ideolojisi nedir abi? iyice saçmaladım düşünürken. benim de hastalığım bu, tedavisi de yok gibi.
(bkz: elena paparizou)
manas destanını sözlü olarak aktaran kişilere verilen ad.
Manas Destanının 60'ın üzerinde varyantı bulunuyor.
Bu çeşitlilik de, “Manasçı”ların, destana yeni unsurlar katarak zenginleştirmesinden kaynaklanıyor.
Destanın varyantları, söylendiği dönemin siyasi durumunu, dinleyicilerin beklentilerini ve “Manasçı”nın bakış açısını ve sanat yeteneğini gösteriyor.
Manas Destanının 60'ın üzerinde varyantı bulunuyor.
Bu çeşitlilik de, “Manasçı”ların, destana yeni unsurlar katarak zenginleştirmesinden kaynaklanıyor.
Destanın varyantları, söylendiği dönemin siyasi durumunu, dinleyicilerin beklentilerini ve “Manasçı”nın bakış açısını ve sanat yeteneğini gösteriyor.
Japon kökenli bir kelime olup Ami (tığ veya şiş ile yapılmış) ve nuigurumi (içi doldurulmuş oyuncak ) kelimelerinden türeyen örgü örenlerin de iyi bildiği sık iğne tekniğinin oyuncağa uyarlanmış halidir.
Mahallede kavgadan korkup abisinin arkadına saklanan çocuk beyanatları.
enerji. günden güne azaldığını hissediyorum.
\"büyümek: insana dair bir şeyler azalırken, kendini arttığına inandırmasıdır.\"
\"büyümek: insana dair bir şeyler azalırken, kendini arttığına inandırmasıdır.\"
kumardır. uzak durulması gerekir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?