Erkekten dolayı olmaz. (istisnalar müstesna)
26 mart 2020 tarihine kadar verilmesi gereken kdv beyannamesi 24 nisan,
31 mart'a kadar verilmesi gereken ba bs formları ise 30 nisan 2020 tarihine kadar ertelendi.
31 mart'a kadar verilmesi gereken ba bs formları ise 30 nisan 2020 tarihine kadar ertelendi.
elalemin ses teli neler yapıyor. benimki de anca faranjitimle ortak olur, birbirlerine iltihap neyim ikram ederler. triplidir kısıverir sesimi. dayanıyorum bakalım...
istanbuldan ankaraya yerleşmiş biri olarak hiç sevmediğim istikamet. Gelirken allahım yine mi gidiyorum demekten alıkoyamıyorum kendimi.
Tüm İslam aleminin bayramı mübarek olsun.
Yeni kurulan İyi Parti nin enerji ile ilgili vaatleri:
gerçekleştirebilecek kadrolarının olduğunu sanmıyorum.
http://www.enerjigunlugu.net/icerik/24682/iste-iyi-partinin-enerji-programi-.html
gerçekleştirebilecek kadrolarının olduğunu sanmıyorum.
http://www.enerjigunlugu.net/icerik/24682/iste-iyi-partinin-enerji-programi-.html
Ölüm acıdır. Allah kalanlara sabır versin.
karamanoğulları da siyonistmiş.
(bkz: kesin bilgi yayalım) (u::D)
(bkz: kesin bilgi yayalım) (u::D)
takvimlerde şubat ayı.
şartların el vermemesi.
pijamalarını giymemişsindir, dişini fırçalamamışsındır, yatağını yapmamışsındır... gibi gibi durumlar bu neden işte.
pijamalarını giymemişsindir, dişini fırçalamamışsındır, yatağını yapmamışsındır... gibi gibi durumlar bu neden işte.
arap yatırımcıları, suriyeli mültecileri bi tarafa bırakırsak;
2012 yılından bu yana 140 bin 832 avrupalı türkiye den konut ve arsa aldı.
alınan bu konut ve arsaların ekonomik değeri 18 milyar lira.
en fazla konut ve arsa alan ülke ingiltere: 24 456 kişi
almanya: 9 832 kişi
abd: 1290 kişi
2012 yılından bu yana 140 bin 832 avrupalı türkiye den konut ve arsa aldı.
alınan bu konut ve arsaların ekonomik değeri 18 milyar lira.
en fazla konut ve arsa alan ülke ingiltere: 24 456 kişi
almanya: 9 832 kişi
abd: 1290 kişi
beni ciddi ölçüde rahatsız eden durum. O eli bi indir.
1963 yılının bir sonbahar günü…
Varan Turizm'in o zaman Ankara'da bulunan Küçük Tiyatro'nun hemen bitişiğindeki terminalinden İstanbul otobüsü hareket etmek üzere. Terminalde bir hareketlilik var.
14-15 yaşlarında, Çocuğunun elinden tutmuş bir baba, otobüse yaklaşarak kaptan şoföre:"Oğlum Galatasaray Lisesi'ne gidiyor, yatılı okuyacak. Onu yalnız gönderiyorum, İstanbul'da güvenilir bir taksiye bindirip okuluna yollar mısın?” diyip ekliyor:
“Valizini de unutmasın."
Kaptanın cevabı "Elbette siz hiç merak etmeyin," oluyor. Endişeli baba, nemli gözlerle, hareket eden otobüsün arkasından el sallıyor.
İki gün sonra baba, telaşlı bakışlar ve heyecanlı adımlarla terminale geliyor. "Oğlumu Taksim'den Galatasaray Lisesi'ne götüren şahsın kim olduğunu öğrenmek istiyorum," diyor.
İstanbul terminalimizi arayıp soruyoruz; fakat ilginçtir ki arkadaşlarımız bize bu şahsın kim olduğunu söylemek istemiyorlar.
Babanın telefon numarasını alıp ona sonucu bildireceğimizi söylediğimizde ise daha fazla dayanamayan baba gözyaşları içinde anlatmaya başlıyor.
"Yahu kardeşim, o kişi kimse, oğlumla beraber idareye gitmiş. Kayıt işlemlerini tek tek tamamlatmış. Bavulunu taşımış, teslim edilen eşyaları almış. Sonra yatakhanede onun çarşafını sermiş, nevresimini takmış, dolabını yerleştirmiş." Baba hıçkırarak anlatmaya devam ediyor.
"Ben ya da annesi gitseydik biz de aynısını yapardık," diyor. Derin bir “oh” çekiyoruz.
Oysa ki hiç de alışık olmadığımız bir şikâyet dinleyeceğiz korkusunu yaşıyorduk…
Bu kez daha ısrarlı bir biçimde çocuğu okula götüren şahsın kim olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. Epey uğraştan sonra da hayretle öğreniyoruz kim olduğunu.
Çocuğu Galatasaray Lisesi'ne götüren şahıs Nevzat Hüseyin Pekuysal… Şirketin sahibi.
Yıllar sonra kendisine "Nevzat Bey, bu olayı anımsıyor musunuz?" diye sorduğumuzda, gözleri doluyor ve insanın içine işleyen bakışlarını üzerimizde gezdiriyor.
"O baba bana dünyadaki en değerli şeyini, oğlunu emanet etmiş. Ben bu emaneti başkasına nasıl emanet edebilirdim ki?" diyor........
![]()
(bkz: varan turizm)
Varan Turizm'in o zaman Ankara'da bulunan Küçük Tiyatro'nun hemen bitişiğindeki terminalinden İstanbul otobüsü hareket etmek üzere. Terminalde bir hareketlilik var.
14-15 yaşlarında, Çocuğunun elinden tutmuş bir baba, otobüse yaklaşarak kaptan şoföre:"Oğlum Galatasaray Lisesi'ne gidiyor, yatılı okuyacak. Onu yalnız gönderiyorum, İstanbul'da güvenilir bir taksiye bindirip okuluna yollar mısın?” diyip ekliyor:
“Valizini de unutmasın."
Kaptanın cevabı "Elbette siz hiç merak etmeyin," oluyor. Endişeli baba, nemli gözlerle, hareket eden otobüsün arkasından el sallıyor.
İki gün sonra baba, telaşlı bakışlar ve heyecanlı adımlarla terminale geliyor. "Oğlumu Taksim'den Galatasaray Lisesi'ne götüren şahsın kim olduğunu öğrenmek istiyorum," diyor.
İstanbul terminalimizi arayıp soruyoruz; fakat ilginçtir ki arkadaşlarımız bize bu şahsın kim olduğunu söylemek istemiyorlar.
Babanın telefon numarasını alıp ona sonucu bildireceğimizi söylediğimizde ise daha fazla dayanamayan baba gözyaşları içinde anlatmaya başlıyor.
"Yahu kardeşim, o kişi kimse, oğlumla beraber idareye gitmiş. Kayıt işlemlerini tek tek tamamlatmış. Bavulunu taşımış, teslim edilen eşyaları almış. Sonra yatakhanede onun çarşafını sermiş, nevresimini takmış, dolabını yerleştirmiş." Baba hıçkırarak anlatmaya devam ediyor.
"Ben ya da annesi gitseydik biz de aynısını yapardık," diyor. Derin bir “oh” çekiyoruz.
Oysa ki hiç de alışık olmadığımız bir şikâyet dinleyeceğiz korkusunu yaşıyorduk…
Bu kez daha ısrarlı bir biçimde çocuğu okula götüren şahsın kim olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. Epey uğraştan sonra da hayretle öğreniyoruz kim olduğunu.
Çocuğu Galatasaray Lisesi'ne götüren şahıs Nevzat Hüseyin Pekuysal… Şirketin sahibi.
Yıllar sonra kendisine "Nevzat Bey, bu olayı anımsıyor musunuz?" diye sorduğumuzda, gözleri doluyor ve insanın içine işleyen bakışlarını üzerimizde gezdiriyor.
"O baba bana dünyadaki en değerli şeyini, oğlunu emanet etmiş. Ben bu emaneti başkasına nasıl emanet edebilirdim ki?" diyor........

(bkz: varan turizm)
Çoğu müslümanın okumadığı kitaptır.
bana çok söylenmişliği vardır. Anlamının bu şekilde olduğunu düşünmemiştim doğrusu. Asıl bana söyleyenleri allah ıslah etsin.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

