Reklam yapmayı bilmeyen sözlük. Su çok güzel gelsenize.
Bir özelliği var mı? Nesi güzel? Ne amaçlıyorsunuz bunları yaz. Geldim baktım güzel olmuş ama ben ne katabilirim siz bana ne katarsınız.
Çoğu insanın İngiltere diye bildiği ama
Çoğumuzun karıştırdığı Büyük Britanya, Birleşik Krallık ve İngiltere arasındaki fark.
![]()
Çoğumuzun karıştırdığı Büyük Britanya, Birleşik Krallık ve İngiltere arasındaki fark.

Yurdum insanı
Köyün en güzel kızını en çirkin en serseriye vermiş gibi hissettiriyor insanları. Hepsini tanımam mümkün değil tabi ama çok pisler.
![]()

Yazık. Bizim buralarda da var hocam bu. Hastalık gibi bir şey.
Her yerde var evet. İstanbul'da olması daha da üzücü.
Haydar: Üzerinde çalıştığım proje bitmek üzere biliyon mu?
Armağan: Ne güzel. Bazen senin yanında kendimi işe yaramaz hissediyorum. Biz dersleri zar zor yetiştiriyoruz bir de sana bak.
Haydar: Sana bir hikaye anlatayım mı?
Armağan: Hıhı.
Haydar: Bir sucu boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronunun evine giden uzun yolu dolu olarak tamamlerken çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.
Armağan: Ben çatlak bir kovayım. Sevdim. Devam et…
Haydar: Bu durum iki yıl boyunca böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece bir buçuk kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken zavallı çatlak kova, görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan utanç duyuyormuş. Bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. “Kendimden utanıyom ve senden özür dilemek istiyom.” “Neden?” diye sormuş sucu. Kova cevap vermiş…
Armağan: Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum ve benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun… Ben çatlak bir kovayım! Ben çatlak bir kovayıııııım!
Haydar: Devamını dinleyecek misin? Sucu demiş ki. Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyom. Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu, diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi? Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün ırmaktan dönerken sen onları suladın. Ben de bu güzel çiçekleri toplayıp patronumun evini süsleyebildim. Geçtiğin her yerde çiçek açtırıyon Hiçbir şey yapmasan da olur.
![]()
Armağan: Ne güzel. Bazen senin yanında kendimi işe yaramaz hissediyorum. Biz dersleri zar zor yetiştiriyoruz bir de sana bak.
Haydar: Sana bir hikaye anlatayım mı?
Armağan: Hıhı.
Haydar: Bir sucu boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronunun evine giden uzun yolu dolu olarak tamamlerken çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.
Armağan: Ben çatlak bir kovayım. Sevdim. Devam et…
Haydar: Bu durum iki yıl boyunca böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece bir buçuk kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken zavallı çatlak kova, görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan utanç duyuyormuş. Bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. “Kendimden utanıyom ve senden özür dilemek istiyom.” “Neden?” diye sormuş sucu. Kova cevap vermiş…
Armağan: Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum ve benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun… Ben çatlak bir kovayım! Ben çatlak bir kovayıııııım!
Haydar: Devamını dinleyecek misin? Sucu demiş ki. Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyom. Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu, diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi? Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün ırmaktan dönerken sen onları suladın. Ben de bu güzel çiçekleri toplayıp patronumun evini süsleyebildim. Geçtiğin her yerde çiçek açtırıyon Hiçbir şey yapmasan da olur.

bir kalıp,klişe. içerisinde şaşkınlıkla beraber komedi barındırır.
Bosna-Hersek'in başkenti ve en büyük kentidir.
Bosna adını "Horion Bosona" dan alır. Eski dilde iyi insanların bölgesi anlamına gelir.
Suriyeli kadına tecavüz ederek çocuğuyla birlikte öldüren ve umuyorum ki ceza evinde hayatının en anlamlı en ıslah günlerini geçirecek olan kişi.
Bosna Savaşı sırasında Sırp Cumhuriyeti güçlerine karşı Srebrenica'da Bosna-Hersek Cumhuriyeti Ordusu'nu komuta eden Bosnalı subay.
Orić, 2006 yılında Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından, emri altındaki askeri polisin Sırp esirlere yaptıkları işkenceleri önleyememekle ve sorumluları cezalandırmamakla suçlu bulunarak iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.
2008 yılında Orić'in, adamları üzerinde kontrolü olup olmadığının kanıtlanamadığına karar veren mahkeme cezayı temyizde bozdu.
Orić, 2006 yılında Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından, emri altındaki askeri polisin Sırp esirlere yaptıkları işkenceleri önleyememekle ve sorumluları cezalandırmamakla suçlu bulunarak iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.
2008 yılında Orić'in, adamları üzerinde kontrolü olup olmadığının kanıtlanamadığına karar veren mahkeme cezayı temyizde bozdu.
11 Temmuz 1995 günü yapılan bu katliam insanlık tarihinin en kara sayfalarından biridir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yapılan en büyük katliamdır.
Bosna-Hersek'in doğusunda, Sırp Cumhuriyeti'nin içinde bulunan, Bosna-Hersek ile Sırbistan'ın sınırındaki kenttir. Ayrıca burada, Bosna Savaşı sırasında birçok Bosnalı Müslüman, Sırplarca kıyımdan geçirildiğinden, Srebrenitsa Katliamı adını bu yerleşim biriminden almıştır.
1990lı yıllarda, kentin çoğunluğu Bosnalı Müslümanken, bügün yarıdan fazlası Sırplardan oluşmaktadır.
1990lı yıllarda, kentin çoğunluğu Bosnalı Müslümanken, bügün yarıdan fazlası Sırplardan oluşmaktadır.
"din adına" değil, "dine uygun" mücadele etmek.... "din adına" değil, "dine uygun" savaşmak... "din adına" değil, "dine uygun" ticaret yapmak...., "din adına" değil, "dine uygun" siyaset yapmak.....
Fil dişi
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?





