confessions

cayisallama

1. nesil Admin - Admin -

  1. toplam entry 11569
  2. takipçi 78
  3. puan 404500

jin reha erdem

cayisallama
%70 i doğa perspektifi, %30 u dialog.

bu %30 un %25 i kürtçe, %5 i türkçe. %25 in %20 si hayvanlar %5 i insanlar ile geçiyor. toplamda insanlarla geçen dialog miktarı, %5 türkçe, %5 kürtçe.

öncelikle böyle bir çıkarımı, faşist olduğum için, kürtlerle ve kürtçeyle herhangi bir problemim olduğu için yapmadım. aksine, böyle filmler görmek kendimizi tanımamız açısından çok önemli.

bana kalırsa, dialog ve sahne orantısı bilerek böyle kurulmuş. çünkü jin, söylediği gibi masalsı anlatımını "gösterme"den yana kullanıyor. yani size kürt - türk çatışmasını klişe laflar, beylik sözler ile değil; doğrudan gösterme yoluyla anlatmayı tercih ediyor.

reha erdemi izleyenler bilir ki, mistik ve doğa anlatımını bolca kullanır. filmde yönetmenin geleneğine bağlı şekilde; doğadan kopan ve doğanın içinde olan iki insan tipinin karşıtlığı; insan gelene kadar doğanın kendi halinde mükemmel oluşu; en tehlikeli canlının bizler olduğu gerçeği apaçık ve gerek hayvanların gözünden, gerek ağaçların gözünden anlatılmakta.

pek tabi siyasi ve politik konulara değinmiyor. ama hiçbir sanatçının bunu yapmak için zorunluluğu da yok. çünkü politik ve siyasi laflar genellikle felsefe gibi, uygulanıştan çok teoride kalıyor, çözüm üretmiyor. hatta çözümü önemsemiyor bile. fakat sanatsal ve doğru düzlemden bakan herhangi bir film; kahramanın acı çeken 17 yaşında masum bir kız olduğu herhangi bir film; havada kalacak sözlerin tamamından daha ağır basıyor.

jin, masalsı ve dokunmak istediği hüzne dokunabilen; doğacı ve mistik anlatımı sonuna kadar kullanan, türkiye sinemasının hoş bir filmi.

ergun tuna

cayisallama
senelerdir marmara üniversitesi'nde ticaret hukuku-kıymetli evrak dersi veren ve aralıksız yaptığı bir buçuk saat dersle herkesi kendinden geçiren ve hatta tatillere gelen ders günlerini telafi amacıyla sıkça ek ders koyan sayın hocamız

peyami safa

cayisallama
psikolojik tahlil ustasıdır. kıymeti pek bilinmez, çok ön planda değildir; ancak en az kafka kadar, dostoyevski kadar değerlidir bu tahlil konusunda. kitapları, alkım yayınlarında çok uygun fiyata satılıyor; bana kalırsa ölmeden okunması gereken yazarlardan biridir. çünkü insana dair, kendinize dair çok şey bulursunuz; 'insan'ı çok iyi anlarsınız.

ekmeleddin ihsanoğlu

cayisallama
ekmeleddin i̇hsanoğlu (d. 26 aralık 1943, kahire), türk bilim tarihi profesörü, akademisyen, diplomat ve yazardır. 2004 ve 2014 yılları arasında, birleşmiş milletler'den sonra ikinci büyük uluslararası örgüt olan i̇slam i̇şbirliği teşkilatı genel sekreteri olarak görev yapmışt

şiir yaz

cayisallama
Amnetü

İnsan
eşref-i mahlûkattır derdi babam
bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı
geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından
geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı
kararmış rakamların yarıklarından sızarak
bu söz yüreğime kadar alçaldı
damar kesildi, kandır akacak
ama kan kesilince damardan sıcak
sımsıcak kelimeler boşandı
aşk için karnıma ve göğsüme
ölüm için yüreğime sürdüğüm eczâ uçtu birden
aşk ve ölüm bana yeniden
su ve ateş ve toprak
yeniden yorumlandı.

Dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın
yanık yağda boğulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak
rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için
bana deha değil
belgeler gerekli
kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza
gençken
peşpeşe kaç gece yıllarca
acıyan, yumuşak yerlerime yaslanıp uçardım
bilmezdim neden bazı saatler
alaturka vakitlere ayarlı
neden karpuz sergilerinde lüküs yanar
yazgı desem
kötü bir şey dokunmuş olurdu sanki dudaklarıma
Tokat
aklıma bile gelmezdi
babam onbeşli olmasa.

Meyan kökü kazarmış babam kırlarda
ben o yaşta koltuğumda kitaplar
işaret parmağımda zincir, cebimde sedef çakı
cebimde kırlangıçlar çılgınlık sayfaları
kafamda yasak düşünceler, Gide mesela.
Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm
her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana
gecenin anlamı tıkansın diye ıslık çalar
resimli bir kitaptan çalardım hayatımı
oysa hergün
merkep kiralayıp da kazılan kökleri
Forbes firmasına satan babamdı.

Budur
işte bir daha korkmamak için korkmaz görünen korku
işte şehirleri bayındır gösteren yalan
işte mevsimlerin değiştiği yerde buharlaşan
kelepçeler, sürgünler, gençlik acılarıyla
güç bela kurduğum cümle işte bu;
ten kaygusu yüklü ağır bir haç taşımaktan
tenimin olanca ağırlığı yok oldu.
Solgun evler, ölü bir dağ, iyice solmuş dudak
bile bir bir çınlayan
ihtilal haberidir
ve gecenin gümüş ipliklerden işlenmiş oluşu
nisan ayları gelince vücudu hafifletir
şahlanan grevler içinde kahkahalarım küstah
bakışlarım beyaz bulutlara karşı obur
marşlara ayarlanmak hevesindeki sesim
gider şehre ve şaraba yaltaklanarak
biraz ağlayabilmek için
fotoğraflar çektirir
babam
seferberlikte mekkâredir.

İnsanın
gölgesiyle tanımlandığı bir çağda
marşlara düşer belki birkaç şey açıklamak
belki ruhların gölgesi
düşer de marşlara
mümkün olur babamı
varlık sancısıyla çağırmak:
Ezan sesi duyulmuyor
Haç dikilmiş minbere
Kâfir Yunan bayrak asmış
Camilere, her yere

Öyle ise gel kardeşim
Hep verelim elele
Patlatalım bombaları
Çanlar sussun her yerde

Çanlar sustu ve fakat
binlerce yılın yabancısı bir ses
değdi minarelere:Tanrı uludur Tanrı uludur
polistir babam
Cumhuriyetin bir kuludur
bense
anlamış değilim böyle maceralardan
ne Godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur
yalnız
coşkunluğu karşısında içlendiğim şadırvan
nüfus cüzdanımda tuhaf
ekmek damgası durur
benim işim bulutlar arşınlamak gün boyu
etin ıslak tadına doğru
yavaş yavaş uyanmak
çocuk kemiklerinden yelkenler yapıp
hırsız cenazelerine bine bine
temiz döşeklerin ürpertisinden çeşme
korkak dualarından cibinlikler kurarak
dokunduğum banknotlardan tiksinmeyi itiraz
nakışsız yaşamakları
silâhlanmak sanarak
çıkardım
boğaza tıkanan lokmanın hartasını
çıkınımda güneşler halka dağıtmak için
halkı suvarmak bin saçlarımda bin ırmak
ıhtırdım caddeleri meğer ki mezarlarmış
hazırmış zaten duvar sıkılmış bir yumruğa
fly Pan-Am
drink Coca-Cola

Tutun ve yüzleştirin hayatları
biri kör batakların çırpınışında kutsal
biri serkeş ama oldukça da haklı.
Ölümler
ölümlere ulanmakta ustadır
hayatsa bir başka hayata karşı.

Orada
aşk ve çocuk
birbirine katışmaz
nasıl katışmıyorsa başaklara ağustos sıcağı
kendi tehlikesi peşinden gider insan
putların dahi damarından
aktığı güne kadar
sürdürür yorucu kovalamacayı.

Hanidir görklü dünya dünyalar içre doğan?
Nerde, hangi yöremizde zihnin
tunç surlardan berkitilmiş ülkesi
ağzı bayat suyla çalkanmış çocuğa rahim olan
parti broşürleri yoksa kafiyeler mi?
Hangi cisimdir açıkça bilmek isterim
takvim yapraklarının arasını dolduran
nedir o katı şey
ki gücü
gönlün dağdağasını durultacak?
Hayat
dört şeyle kaimdir, derdi babam
su ve ateş ve toprak.
Ve rüzgâr.
ona kendimi sonradan ben ekledim
pişirilmiş çamurun zifiri korkusunu
ham yüreğin pütürlerini geçtim
gövdemi alemlere zerkederek
varoldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat
nedir bildim.

(1974)

(gbkz:İsmet Özel) https://www.youtube.com/watch?v=AUtrlulfv1E&feature=youtu.be

fil

cayisallama
Bizim lisede bir arkadaşın lakabıydı.Genelde gelişimiş arkadaşlara ayı lakabı kullanılırken bu arkadaşa fil kullanılmıştı ve o zamana göre yaratıcı bir lakaptı

şiir yaz

cayisallama
Şu karşı yaylada

şu karşı yaylada göç katar katar
bir güzel sevdası serimde tüter
bu ayrılık bana ölümden beter
geçti dost kervanı eyleme beni

şu benim sevdiğim başta oturur
bir güzelin derdi beni bitirir
bu ayrılık bana zulüm getirir
geçti dost kervanı eyleme beni

pir sultan abdal'ım dağlar aşalım
aşalım da dost iline düşelim
çok nimetin yedik helallaşalım
geçti dost kervanı eyleme beni

(gbkz:Erzincan)/(gbkz:Tercan)-(gbkz:Hıdır Ersoy)-(gbkz:Muazzez Turing )

konu aç da yürüyelim

cayisallama
Yeni şeyler öğreniyoruz sayenizde (gbkz:hipopotam) gibi.Sadece boş iş olarak görmemek gerekir.Medya her zaman en güçlü silahlardan biridir.Bir gün çok bilindik bir hale gelirse sesinizi çok fazla kişiye duyuracağanız bir ortam olacak.

iş arkadaşı

cayisallama
Kişinin hayatında Önemli kişidir ya da önemli yer tutan kişidir.Düşünün her gün görüyorsunuz,iletişim kuruyorsunuz,esprisine ortak oluyorsunuz,sıkıntıyı beraber paylaşıyorsunuz ya da her gün çekmek zorunda kalıyorsunuz,kötü,çirkin davranışı ile muhatap oluyorsunuz.sizin hal ve hareketlerinizi,davranışınızı,bakış açınızı şekillendiriyor.
Örnekle pekiştirirsek;
Sabah kıymetli bir iş arkadaşım ayrıca (gbkz:hemşehrim) benim için çok iyi çocuktur diye söyledi.Sonra aynı aynda ben ve benle beraber bir kişi söze karşılık olarak sözü kurana baktık.Gözleri üzerinde gören abim hemen yahu gerçekten öyle diye düzeltmede bulundu. Vel hasl iş arkadaşı dedik ya abinin bu davranışı üzerinden tekrardan aynı cümleyi kullanmasını bizim onun jest ve mimiklerinden ifadesini tam anlayamamanın şaşkınlığını hissettim.Bunu en yakın çalışma arkadaşlarının iletişimsizliğine bağlamadan da edemedim.İş arkadaşı önemli iyi ise iş güzel olur değil ise ya da yeterince iyi değilse ifadeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmak zorunda kalabiliyor insan.

papua yeni gine

cayisallama
Papua Yeni Gine'nin doğu kesiminde 7,5 büyüklüğünde (gbkz:deprem) meydana geldi. İlk bilgilere can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Merkez üssü Yeni Britanya Bölgesi Kokopo kentine 130 kilometre mesafedeki alan olan deprem sonrasında, bazı yollar toprak kayması sonucu kapandı.

Yerel saatle 01.44'te meydana gelen depremin yıkıcı hasara neden olup olmadığı konusunda ise henüz bir bilgi bulunmuyor.
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, yerin 35 kilometre altında meydana gelen depremden sonra, bölge ülkeleri Papua Yeni Gine, Solomon Adaları, Endonezya, Vanuatu, Fiji, Filipinler ve 300 kilometre içerideki adalar için tsunami uyarısı yapıldı.

komşulara karşı çok ayıp oldu

cayisallama
mahalle baskısının duygusal açlıkla vuku buluşu.

--spoiler--
ha geldi ha geliyor diye bekledik,
başka bir kapıya ondan gitmedik,
niçin gittin söyle sana ne ettik,
komşulara karşı çok ayıp oldu!

davetiye bile geldi baskıdan
yanıp kül olmuştum senin aşkından
kaynar sular döktün sanki başımdan
komşulara karşı çok ayıp oldu!

hani beni bırak hani komşular
geleceksin diye nasıl coştular
mahalleli sağa sola koştular
komşulara karşı çok ayıp oldu!

hep yollarda kaldı herkesin gözü
ne çabuk unuttun verdiğin sözü
hiç mi düşünmedin giderken bizi
komşulara karşı çok ayıp oldu!

ben de rezil oldum senin sayende
kara bulut gezdi artık hanemde
sızılar dinmedi gitti yaremde
komşulara karşı çok ayıp oldu!
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=Fo4o19qKIIw
277 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches