(bkz: tahammülsüzlük)
John, anime gardaşım.. sana anime tavsiye edecektim? Hatırla.. :)
İnsanda iki akciğer bulunur.
→Sağ akciğer 3, sol akciğer 2 parçadan oluşmuştur.
→Sol akciğerin daha küçük olmasının nedeni, solda kalbin bulunmasından kaynaklanır.
→Havayı akciğere taşıyan bronşlar, akciğer içinde bronşçuklara ayrılır.
→Bronşçukların uçlarında alveol adı verilen hava keseleri bulunur.
→Alveollerin etrafında bol miktarda kılcal damar bulunur.
→Alveoller, kılcal damarlar gaz alışverişinin gerçekleşmesini sağlar.
→Kılcal damarda bulunan karbondioksit (CO2) alveollere geçer.
→Alveollerdeki oksijen (O2) kılcal damara geçer.
→Sağ akciğer 3, sol akciğer 2 parçadan oluşmuştur.
→Sol akciğerin daha küçük olmasının nedeni, solda kalbin bulunmasından kaynaklanır.
→Havayı akciğere taşıyan bronşlar, akciğer içinde bronşçuklara ayrılır.
→Bronşçukların uçlarında alveol adı verilen hava keseleri bulunur.
→Alveollerin etrafında bol miktarda kılcal damar bulunur.
→Alveoller, kılcal damarlar gaz alışverişinin gerçekleşmesini sağlar.
→Kılcal damarda bulunan karbondioksit (CO2) alveollere geçer.
→Alveollerdeki oksijen (O2) kılcal damara geçer.
aynısı (bkz: wesley sneijder) gönderilirken yapılmıştır. maalesef, vefa sadece bir semt.
benim annemdir.
Evet ilkokul mezunu bile değildir belki ancak topluma göre cahildir. Bunun çeşitli sebepleri var tabi, eğitim almaması, zamanında yaşadığı kültür,coğrafya ve buna benzer etkenler.
Sonradan üzüm üzüme baka baka kararmıştır. Babam da aynı şekilde tabi. Birbirileri ile harmanlanmış ve bir ömür hayat yaşamışlardır. Çok şükür ki halada yaşıyorlar.
Küçükken bu bir problemdi benim için. Ailemin hep neden böyle olduğuna içerlemişliğim vardır. şimdilerde bu fikrim tamamen değişti tabi. Hatta tamamen. Zamanında böyle şeyler düşündüğüm için kendime kızmıyorum ancak insan belli yaşlarda farklı düşündüğü de bir gerçekmiş.
40 lı yaşlarımda belki bundan çok daha farklı düşüneceğim.
Yıllardır bekar evinde kalırım ve ailem lutfedip pek gelmezlerdi yanıma. Geçen sene babam bu sene annem ziyarete geldi. Ziyaret dediğime de bakmayın kendi evlerine gelip biraz kalıyorlar işte.
Cahil dedim ya bu insan, diğer cahil insanı arkada bırakmışlığın hüznü ile gelmiş, diğer cahil insanın kendisine nasıl bakacağı kaygısı ile gelmiş. Gün içerisinde kaç defa arayıp kontrol ettiği meçhul doğrusu.
CAhillik mutluluktur. Çok bi empati yapmazsınız mesela. Çok fazla şey yoktur kafanızda. Dünyayı değiştireyim gibi şeyler hiç ama hiç gündeminize bile gelmez. Kaderin size dayattığını yaşarsınız ve çokta zorlamazsınız iradeyi cüzziyenizi. Bizim cahiller için de hayat hep belli eksendeydi. Herif,oğul,kız ve bunların dışında hep bi evimiz olsun ha bide haca gitsek yeterdi. Çok şükür hepsini yaptılar.
Kendime bakıyorum, kafamda bi ton sorun, yok yüksek lisans, yok iş, yok evlilik vs. Yaş itibari ile karşılaştırmıyorum tabi ancak onlar benim yaşımdayken de bu tarz problemleri yoktu, hiç olmadı. Olsa da sadece çalıştıkları asgari ücretli işin az daha kolaylamasıydı.
Onlar için insan tanımak yeterliydi. Muhabbet nerelisin, anan baban sağ mı, eviniz kendinizin miden ibaretti. Ben ise o muhabbete bile girmeye dermanım yok. Girsem bile belli bir süreden sonra o eğitimle, bizim olmayan kültürle gelen ukalalığın vermiş olduğu burun kıvırması illaki oluyor. Yalnızlaşıyoruz, yalnızlaştım.
Zamanında kızma sebebim ise bu uçurumun aramızda hep açılıyor oluşuydu. Yanlarında çok kalamayışım, uzun uzun muhabbet edemeyişimdi. şimdilerde yine var ancak artık dert etmiyorum.
sınıf bilinci hep varmışta o cahillerde bi ben edinememişim. Muhsin bey filmindeki uğur yücel gibi yaşıyormuşuzda haberimiz yokmuş.
Çocukken kızdığım o şeyleri bu gün bi defa daha yediğim doğrudur. Sınıf bilinci dedim ya, annem bütün evi baştan aşağı temizledi. Bildiğin lüks bir dairede oturuyormuşumda haberim yokmuş. Mükemmel yemekler yaptı. Bu gün dört defa yeni demlenmiş sıcacık çay içmişliğimde doğrudur. Aslında üzerine düşen (şimdilerde yapmak zorunda bile değil) şeyleri her zaman yapmış ve yapan insan bu cahil insan.
Asıl cahil benmişim, kendi üzerine düşmeyen şeyleri bekleyerek.
Edinemediğim için sorguladığım ve zaman zaman kızdığım şeyler için de cahil hissediyorum. Ellerinden gelenin en iyisini yapmışlar, aç veya açıkta kalmadım, kaldımsada yokluktandı. Bilerek yapmamışlardır. Kendi düşüncelerine göre ne gerekiyorsa yaptılar.
Kendi cahil dünyalarındaki mutluluklarına hayran kaldım bir defa daha. dediğim gibi vizyon dar ve o vizyon içerisinde sevgi,saygı,bilinç, ev alalım bi tane, akşama ne yapsak gibi düşünceleri maksimum seviyede yaşıyorlar.
30 senedir evlisiniz nedir bunun sırrı?
tamamen cahillik güzel kardeşim, tamamen cahillik.
İnsan bir organını kaybedince diğer organlarında gelişme meydana gelirmiş. Keşke beynimiz onların ki kadar kalsaydı da kalbimizin gelişimini engelleyemeseydik.
Evet ilkokul mezunu bile değildir belki ancak topluma göre cahildir. Bunun çeşitli sebepleri var tabi, eğitim almaması, zamanında yaşadığı kültür,coğrafya ve buna benzer etkenler.
Sonradan üzüm üzüme baka baka kararmıştır. Babam da aynı şekilde tabi. Birbirileri ile harmanlanmış ve bir ömür hayat yaşamışlardır. Çok şükür ki halada yaşıyorlar.
Küçükken bu bir problemdi benim için. Ailemin hep neden böyle olduğuna içerlemişliğim vardır. şimdilerde bu fikrim tamamen değişti tabi. Hatta tamamen. Zamanında böyle şeyler düşündüğüm için kendime kızmıyorum ancak insan belli yaşlarda farklı düşündüğü de bir gerçekmiş.
40 lı yaşlarımda belki bundan çok daha farklı düşüneceğim.
Yıllardır bekar evinde kalırım ve ailem lutfedip pek gelmezlerdi yanıma. Geçen sene babam bu sene annem ziyarete geldi. Ziyaret dediğime de bakmayın kendi evlerine gelip biraz kalıyorlar işte.
Cahil dedim ya bu insan, diğer cahil insanı arkada bırakmışlığın hüznü ile gelmiş, diğer cahil insanın kendisine nasıl bakacağı kaygısı ile gelmiş. Gün içerisinde kaç defa arayıp kontrol ettiği meçhul doğrusu.
CAhillik mutluluktur. Çok bi empati yapmazsınız mesela. Çok fazla şey yoktur kafanızda. Dünyayı değiştireyim gibi şeyler hiç ama hiç gündeminize bile gelmez. Kaderin size dayattığını yaşarsınız ve çokta zorlamazsınız iradeyi cüzziyenizi. Bizim cahiller için de hayat hep belli eksendeydi. Herif,oğul,kız ve bunların dışında hep bi evimiz olsun ha bide haca gitsek yeterdi. Çok şükür hepsini yaptılar.
Kendime bakıyorum, kafamda bi ton sorun, yok yüksek lisans, yok iş, yok evlilik vs. Yaş itibari ile karşılaştırmıyorum tabi ancak onlar benim yaşımdayken de bu tarz problemleri yoktu, hiç olmadı. Olsa da sadece çalıştıkları asgari ücretli işin az daha kolaylamasıydı.
Onlar için insan tanımak yeterliydi. Muhabbet nerelisin, anan baban sağ mı, eviniz kendinizin miden ibaretti. Ben ise o muhabbete bile girmeye dermanım yok. Girsem bile belli bir süreden sonra o eğitimle, bizim olmayan kültürle gelen ukalalığın vermiş olduğu burun kıvırması illaki oluyor. Yalnızlaşıyoruz, yalnızlaştım.
Zamanında kızma sebebim ise bu uçurumun aramızda hep açılıyor oluşuydu. Yanlarında çok kalamayışım, uzun uzun muhabbet edemeyişimdi. şimdilerde yine var ancak artık dert etmiyorum.
sınıf bilinci hep varmışta o cahillerde bi ben edinememişim. Muhsin bey filmindeki uğur yücel gibi yaşıyormuşuzda haberimiz yokmuş.
Çocukken kızdığım o şeyleri bu gün bi defa daha yediğim doğrudur. Sınıf bilinci dedim ya, annem bütün evi baştan aşağı temizledi. Bildiğin lüks bir dairede oturuyormuşumda haberim yokmuş. Mükemmel yemekler yaptı. Bu gün dört defa yeni demlenmiş sıcacık çay içmişliğimde doğrudur. Aslında üzerine düşen (şimdilerde yapmak zorunda bile değil) şeyleri her zaman yapmış ve yapan insan bu cahil insan.
Asıl cahil benmişim, kendi üzerine düşmeyen şeyleri bekleyerek.
Edinemediğim için sorguladığım ve zaman zaman kızdığım şeyler için de cahil hissediyorum. Ellerinden gelenin en iyisini yapmışlar, aç veya açıkta kalmadım, kaldımsada yokluktandı. Bilerek yapmamışlardır. Kendi düşüncelerine göre ne gerekiyorsa yaptılar.
Kendi cahil dünyalarındaki mutluluklarına hayran kaldım bir defa daha. dediğim gibi vizyon dar ve o vizyon içerisinde sevgi,saygı,bilinç, ev alalım bi tane, akşama ne yapsak gibi düşünceleri maksimum seviyede yaşıyorlar.
30 senedir evlisiniz nedir bunun sırrı?
tamamen cahillik güzel kardeşim, tamamen cahillik.
İnsan bir organını kaybedince diğer organlarında gelişme meydana gelirmiş. Keşke beynimiz onların ki kadar kalsaydı da kalbimizin gelişimini engelleyemeseydik.
başımız sağolsun. ailesine yakınlarına sabırlar dilerim.
askerliği çok zor şartlar altında yapmış biri olarak; kesinlikle bu günkü aklım olsaydı bedelli yapardım. her açıdan avantajlı. En son 18 bin di. kısa dönem bile olsa asgari ücretle çalışan bir kişi ekonomik olarak daha karlı. hesaplayın isterseniz.
yıpranma ve özgürlük gibi konulara hiç girmiyorum bile.
vatan borcu kavramı altında değerlendirilecek olursak bu bir borçtur kabul. Ancak böyle bir ödeme şekli varken borcu diğer türlü ödemeye de gerek yok. Devletin bu tarz çifte standartlarının eleştirisi başka bir konu.
yıpranma ve özgürlük gibi konulara hiç girmiyorum bile.
vatan borcu kavramı altında değerlendirilecek olursak bu bir borçtur kabul. Ancak böyle bir ödeme şekli varken borcu diğer türlü ödemeye de gerek yok. Devletin bu tarz çifte standartlarının eleştirisi başka bir konu.
Ders çalışma işleminde genelde beynimizin her iki lobunu da kullanırız. Çalıştığımız derse göre hangi lobun ağır basacağı değişir. Mesela matematik gibi sayısal bir dersse sol lobu, edebiyat gibi bir dersse sağ lobu daha baskın kullanırız.
Sağ lob aynı zamanda ritm, müzik ile de ilgilidir. Yani müzik dinlerken, dinlediğimiz müziğe ritm tutarken beynimizin sağ lobunu kullanırız.
Sağ lob = Sözel.
Yani aynı anda sözel bir ders çalışıp müzik dinleyemezsiniz. Dinlersiniz ama beyin daha çok birisine yoğunlaşır. Yani ya dinlediğiniz müziği duymadan ders çalışırsınız ya da ders çalışırken dikkatiniz sürekli müziğe dağılabilir.
Bu yüzden sözel derslere çalışırken müzik dinlemelerini tavsiye etmiyor uzmanlar.
Sağ lob aynı zamanda ritm, müzik ile de ilgilidir. Yani müzik dinlerken, dinlediğimiz müziğe ritm tutarken beynimizin sağ lobunu kullanırız.
Sağ lob = Sözel.
Yani aynı anda sözel bir ders çalışıp müzik dinleyemezsiniz. Dinlersiniz ama beyin daha çok birisine yoğunlaşır. Yani ya dinlediğiniz müziği duymadan ders çalışırsınız ya da ders çalışırken dikkatiniz sürekli müziğe dağılabilir.
Bu yüzden sözel derslere çalışırken müzik dinlemelerini tavsiye etmiyor uzmanlar.
yağmur yağması ve yağmurun altında ıslanmak. ne güzel bilemezsin.
Dünya üzerinde aklımda kalan dost olarak tek ülkedir. Azerbaycandan ve diğer türk karındaşlarımızdan bile daha yakındırlar bize. Hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet diliyorum. Kalanlara ise can sağlığı ve huzur. Acıları acımdır, acımızdır.
--- (gbkz: spoiler) ---
doktor: geçmiş olsun, ağır bir hastalığa yakalanmışsınız, artık yapılabilecek bir şey kalmamış
(bkz: ümitsiz vaka)
(bkz: ölümcül hastalık)
öldürmese de sürüm sürüm süründürür, dediğim durum
--- (gbkz: spoiler) ---
doktor: geçmiş olsun, ağır bir hastalığa yakalanmışsınız, artık yapılabilecek bir şey kalmamış
(bkz: ümitsiz vaka)
(bkz: ölümcül hastalık)
öldürmese de sürüm sürüm süründürür, dediğim durum
--- (gbkz: spoiler) ---
Allah belanı versin,vermiş zaten de gittiğin yerde ateşin bol olsun,Azabın çetin olsun inşallah.
sevdiğin halde uzak kalma isteği. değişik.
Cemil Meriç'in \"bu ülke\" adlı kitabında yer alan güzel bir deneme.
...Sol-sağ… Çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit...
Toplum yapımızla herhangi bir ilgisi olmayan iki yabancı…
Sol’un halk vicdanında yarattığı tedailer: casusluk, darağaçları, Moskova; sağ’ın müphem, sevimsiz, sinsi bir iki hayal. Hıristiyan Avrupa’nın bu habis kelimelerinden bize ne?
Bu maskeli haydutları hafızalarımızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu…
...Sol-sağ… Çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit...
Toplum yapımızla herhangi bir ilgisi olmayan iki yabancı…
Sol’un halk vicdanında yarattığı tedailer: casusluk, darağaçları, Moskova; sağ’ın müphem, sevimsiz, sinsi bir iki hayal. Hıristiyan Avrupa’nın bu habis kelimelerinden bize ne?
Bu maskeli haydutları hafızalarımızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu…
(gbkz:) Batur Emin Akyel'in yönetmenliğini yaptığı çok güzel bir sinema filmidir. Maalesef çok izlenmemiştir. Ancak gerek konusu gerek anlatılışıyla mükemmel bir filmdir. Müziğini Onur Özmen yapmıştır.
http://www.sinematurk.com/film/51883-meddah/
yerli ve milli mesajlaşma aracı olarak çıkmış türk yapımı uygulama.
https://betofisleri.com
https://betofisleri.com
o bir avukat o bir sözlük fenomeni o bir hanım efendi.
saçlarını çok beğendiğim avukat. Mesleğinden çok saçları ile ilgili fikir mi beyan etsek.
Sarı saçlarını bağlamışım
gel bize bazı bazı.
saçlarını çok beğendiğim avukat. Mesleğinden çok saçları ile ilgili fikir mi beyan etsek.
Sarı saçlarını bağlamışım
gel bize bazı bazı.
@dulcinea evet orada da yazarım ama orada ki ilk entry benim değil ama burada ki benim. Benim yazacağımı yazmış tam olarak.
(bkz: üşüyorum )
(bkz: üşüyorum )
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
