İran
1979 / 2006 İran Devrimi sonrasında kötü insan hakları koşulları gerekçe gösterilerek yaptırımlar devreye sokulmuştu.2006'da ise İran'ın nükleer programı gerekçe gösterilerek, kritik enerji sektörünü de kapsayan bir ekonomik ambargo uygulaması başlamıştı.
Kuzey Kore 1950 'Ağır insan hakları ihlalleri' ve nükleer silah programı gerekçesiyle Kuzey Kore'ye ambargo niteliğinde katı yaptırımlar uygulanıyor.
Suriye 1986 'İnsan hakları ihllaleri' ve devam eden savaşta Şam yönetiminin tutumu nedeniyle yaptırımlar uygulanıyor.
Sudan 1993 Darfur Savaşı ve Sudan'ın 'terörü finanse eden devletler' listesinde yer alması nedeniyle yaptırımlar yürürlükte.
Küba
1958 Küba'nın 'kötü insan hakları sicili' nedeniyle 60 yıldır yaptırım uygulanıyor.
Şunu da şuraya bırakayım...
http://youtu.be/dXeqnIhBFvA
http://youtu.be/dXeqnIhBFvA
Şarkıyı bu sefer kendi için söyler artık. Rahatına baksın.
Profesör elinde bir Fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı. Salona dönerek: “Bu kutuya iki gün kimse dokunmasın!” dedi ve salondan çıkıp gitti.
Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Ne olacağını merak ederek iki gün beklediler.
İki gün sonunda profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Kutunun içindeki fare ölmüştü. Sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu.
– Havasızlıktan…
– Açlıktan…
– Susuzluktan…
Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyette idi.
– Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan çıkmak için çok mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki vaziyetten anlıyoruz. Şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü. Fareyi asıl KARARSIZLIK ÖLDÜRDÜ! Fare kutunun her yerini parçalayıp çıkacağına sadece bir köşesini parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı çıkıp kurtulacaktı
Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Ne olacağını merak ederek iki gün beklediler.
İki gün sonunda profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Kutunun içindeki fare ölmüştü. Sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu.
– Havasızlıktan…
– Açlıktan…
– Susuzluktan…
Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyette idi.
– Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan çıkmak için çok mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki vaziyetten anlıyoruz. Şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü. Fareyi asıl KARARSIZLIK ÖLDÜRDÜ! Fare kutunun her yerini parçalayıp çıkacağına sadece bir köşesini parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı çıkıp kurtulacaktı
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne , üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni..
dizelerinin sahibi şair adam.
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne , üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni..
dizelerinin sahibi şair adam.
Hoppala paşam
Malkara Keşan.
Malkara Keşan.
Omurgalılardan alyuvar asalağı olarak yaşayan türlü biçimlerdeki sporlular topluluğu.
(bkz: leicester city)
kelimelik oyununun kabul etmediği kelime.
eyy kelimelik?
eyy kelimelik?
Orhan Aksoy'un yönettiği, Safa Önal'ın senaryosunu yazdığı 1977 yapımı Türk filmi. Filmin yapımcısı İrfan Önal'dır. Filmin başrol oyuncuları Türkân Şoray ve Kadir İnanır'dır.
Sözlüğümüzün bilgi alışverişi gibi somut işlevlerinin yanında arkadaş edinme, subliminal mesaj yollama, sahura eşlik etme vs gibi farkında olmadığımız işlevlerini kapsar.
@17 bir kere bile o acı yaşayan insanlara da açık kapımız.
Hoşgeldiniz eeeeyyyy deli insanlarr hoşgeldinizz.
Hoşgeldiniz eeeeyyyy deli insanlarr hoşgeldinizz.
emre aydın'ın çok güzel yorumladığı şarkı. yolculuk öncesi fon müziği sayılır.
"Sen yine olduğun gibi kal ben misafirim bu şehirde
Bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince"
"Sen yine olduğun gibi kal ben misafirim bu şehirde
Bir el sallarsın yeter hareket vakti gelince"
izlenesi filmlerden bir tanesi.
(bkz: #76531)
sloganı bazen o seni taşır
bazen sen onu taşırsın olmalı.
bazen sen onu taşırsın olmalı.
çoğu zaman şaşırma cümlesi olarak kullandığım kelimelerden biri.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

