kıbrıs'ın Gazimağusa şehrinde bulunan mahalle, Kıbrıs'ın en ünlü bölgesiydi bir zamanlar.
bir alıntı paylaşmak istiyorum burayla ilgili;
Öncelikle merhaba kapalı maraş hakkında bilgi verebilirim 2008 -2013 yıllarında babamın tayini nedeniyle( askeri personel) kıbrısa gittik. kapalı maraş aslında dedğin gibi cok eski bir yer dönemin kraliyet ailesi ve ultra zengin aileler, insanlar kapalı marastan yıllar sonrasına rezervasyon yaptırmıtır cünkü burası hem lüks gazinolar hem lüks oteller ve hemde dünyanın en ünlü sahillerinden birine sahipti (mısır çölünden özel olarak 448 kamyon kum getirilmiştir hatırladıgım kadar) ayrıca dünyaca ünlü mainly monroe de kalmıstır burada. fakat 1975 yılıda cıkarma oldugu için insanlar terketmiştir arabalar havaalanı terkedilmiş sekilde ultra lüks evler ve casinolar bırakılıp kacılmıstır fakat burası 1996 yılında nato bölgesi ilan edilip birleşmiş milletler askeri tarafından korunuyor burdaki en güzel yeri alan türk silahlı kuvvetleri otel ve plajı kullanıyor ve gercekten bu dedeiğim yer dünyanın en iyi sahil ve denizlerinden biri bizde ailece her hafta sonu denize giderdik fakat kapalı marata gezmeniz imkansız çünkü her yer telle cevrilmiş ve tehlikeli yasak sadece gördüğünüzle yetiniyosunuz ama görmek bile ayrı bir duygu cunkü her gittiimde tüylerim diken diken oluyordu hatta bir araba galerisinde (yanılmyorsam alfa romeo) hala 3 araba duruyordu ve burada terkedilen para ve mükler her altı ayda bir birleşmiş milletler tarafından sayılıp not tutuluyor. kapalı maraş gercekten cok büyük aklına gelemiycek o zamanki lüksler var ( otomatik çamaşır makınaları , ekmek kızartma makinaları fırın elektirkli kuvetler var ) çünkü burası hakikaten cok zengin olan insanların kalıp tatil yapacağı bir yerdi ve yıllar sonrasına (2001 yılına kadar rezervsayon yaptıran ınsanlar vardı) kapalı maraşa sadece araba ile girilebiliyordu o yıllar bende her geldğimde fotolar çektim bombalanmıs evler, silah izleri olan arabalar eski havuzlar ve işyerleri hala duruyor sanki hiç dokunulmamış ve geri geliceklermiş gibi hala duruyor eğer burası halen çalıssaydı las vegas veya miamiden sonra en lüks casinolar yeri ve en güzel tatil yerlerinden biri olurdu. evet hala özlüyorum kıbrısı ve kapalı marası cünkü gercek bir hikaye yaşanmıslık var kaç ülkenin vatandası gelip geçti ordan BİRAZ UZUN OLDU AMA dediğim anlatılmaz yasanır sadece kapalı marasa askeri personel ve yakınları girebilir ve kapalı marasta hala hizmet veren askeri personelin kaldıgı otel , deniz , sahil ve kıbrısta okuyan askeri personel cocukaları kalıyor içerde (yurt olarak) her sene cok kalabalık oluyor ve son olarak bu sene bir daha gidicem bakalım neler değişmiş kıbrısta kapalı maraşta bu sefer gittiğimde fotograflar daha fazla cekip blog yazıma yazıcam hepinize iyi günler
kaynak
bir alıntı paylaşmak istiyorum burayla ilgili;
Öncelikle merhaba kapalı maraş hakkında bilgi verebilirim 2008 -2013 yıllarında babamın tayini nedeniyle( askeri personel) kıbrısa gittik. kapalı maraş aslında dedğin gibi cok eski bir yer dönemin kraliyet ailesi ve ultra zengin aileler, insanlar kapalı marastan yıllar sonrasına rezervasyon yaptırmıtır cünkü burası hem lüks gazinolar hem lüks oteller ve hemde dünyanın en ünlü sahillerinden birine sahipti (mısır çölünden özel olarak 448 kamyon kum getirilmiştir hatırladıgım kadar) ayrıca dünyaca ünlü mainly monroe de kalmıstır burada. fakat 1975 yılıda cıkarma oldugu için insanlar terketmiştir arabalar havaalanı terkedilmiş sekilde ultra lüks evler ve casinolar bırakılıp kacılmıstır fakat burası 1996 yılında nato bölgesi ilan edilip birleşmiş milletler askeri tarafından korunuyor burdaki en güzel yeri alan türk silahlı kuvvetleri otel ve plajı kullanıyor ve gercekten bu dedeiğim yer dünyanın en iyi sahil ve denizlerinden biri bizde ailece her hafta sonu denize giderdik fakat kapalı marata gezmeniz imkansız çünkü her yer telle cevrilmiş ve tehlikeli yasak sadece gördüğünüzle yetiniyosunuz ama görmek bile ayrı bir duygu cunkü her gittiimde tüylerim diken diken oluyordu hatta bir araba galerisinde (yanılmyorsam alfa romeo) hala 3 araba duruyordu ve burada terkedilen para ve mükler her altı ayda bir birleşmiş milletler tarafından sayılıp not tutuluyor. kapalı maraş gercekten cok büyük aklına gelemiycek o zamanki lüksler var ( otomatik çamaşır makınaları , ekmek kızartma makinaları fırın elektirkli kuvetler var ) çünkü burası hakikaten cok zengin olan insanların kalıp tatil yapacağı bir yerdi ve yıllar sonrasına (2001 yılına kadar rezervsayon yaptıran ınsanlar vardı) kapalı maraşa sadece araba ile girilebiliyordu o yıllar bende her geldğimde fotolar çektim bombalanmıs evler, silah izleri olan arabalar eski havuzlar ve işyerleri hala duruyor sanki hiç dokunulmamış ve geri geliceklermiş gibi hala duruyor eğer burası halen çalıssaydı las vegas veya miamiden sonra en lüks casinolar yeri ve en güzel tatil yerlerinden biri olurdu. evet hala özlüyorum kıbrısı ve kapalı marası cünkü gercek bir hikaye yaşanmıslık var kaç ülkenin vatandası gelip geçti ordan BİRAZ UZUN OLDU AMA dediğim anlatılmaz yasanır sadece kapalı marasa askeri personel ve yakınları girebilir ve kapalı marasta hala hizmet veren askeri personelin kaldıgı otel , deniz , sahil ve kıbrısta okuyan askeri personel cocukaları kalıyor içerde (yurt olarak) her sene cok kalabalık oluyor ve son olarak bu sene bir daha gidicem bakalım neler değişmiş kıbrısta kapalı maraşta bu sefer gittiğimde fotograflar daha fazla cekip blog yazıma yazıcam hepinize iyi günler
kaynak
bir tür özgürlük. emek sonucu...
BEŞİKTAŞ'ın efsane forvetlerinden biriydi.
Santrafor mevkiinde forma giymiş Nijerya'lı eski millî futbolcudur. 2006 yılından itibaren teknik direktör'lük yapmaktadır.
Santrafor mevkiinde forma giymiş Nijerya'lı eski millî futbolcudur. 2006 yılından itibaren teknik direktör'lük yapmaktadır.
Kollarda uyuşma ve kasılmaya yol açıyor. Nefesiniz kesiliyor sanıyorsunuz astımla benzer bir nöbet sanıyorsunuz ama değil. Astım spreyleri bir çözüm getirmiyor bu durumda. Yapacağınız şey ayakları yukarıda tutmak için altına yastık koyarak uzanmak ve derin derin nefes alıp vermek.
oy.
İnşaallah burunları kanamadan kurtulurlar. İnşallah.
Tunceli Valiliğinden, "Pülümür'den havalanan Sikorsky tipi polis helikopterinden kalkıştan yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği, 12 kişi bulunan helikopterin düştüğünün değerlendirildiği" bildirildi.
Tunceli'de bir polis helikopteri ile irtibatın kesildiği bildirildi.
Valilikten yapılan açıklamada, bugün saat 11.40 sularında Pülümür ilçesinden havalanan "Sikorsky" tipi polis helikopterinden kalkışından yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği belirtildi.
Açıklamada, helikopterin olumsuz hava koşullarından dolayı düştüğünün değerlendirildiği ifade edilerek, şu bilgiler aktarıldı:
"Söz konusu helikopterde 7 polis memuru, 1 hakim, 1 astsubay ve 3 mürettebat olduğu değerlendirilmektedir. Helikopterin olumsuz hava şartlarından dolayı düştüğü değerlendirilmekte olup, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edilmiştir. Gelişmelerden kamuoyuna bilgi verilecektir."
Bozdağ bilgi aldı
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, telefonda görüştüğü Tunceli Valisi Osman Kaymak'tan olaya ilişkin bilgi aldı.
İnşaallah burunları kanamadan kurtulurlar. İnşallah.
Tunceli Valiliğinden, "Pülümür'den havalanan Sikorsky tipi polis helikopterinden kalkıştan yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği, 12 kişi bulunan helikopterin düştüğünün değerlendirildiği" bildirildi.
Tunceli'de bir polis helikopteri ile irtibatın kesildiği bildirildi.
Valilikten yapılan açıklamada, bugün saat 11.40 sularında Pülümür ilçesinden havalanan "Sikorsky" tipi polis helikopterinden kalkışından yaklaşık 10 dakika sonra sinyal alımının kesildiği belirtildi.
Açıklamada, helikopterin olumsuz hava koşullarından dolayı düştüğünün değerlendirildiği ifade edilerek, şu bilgiler aktarıldı:
"Söz konusu helikopterde 7 polis memuru, 1 hakim, 1 astsubay ve 3 mürettebat olduğu değerlendirilmektedir. Helikopterin olumsuz hava şartlarından dolayı düştüğü değerlendirilmekte olup, bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edilmiştir. Gelişmelerden kamuoyuna bilgi verilecektir."
Bozdağ bilgi aldı
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, telefonda görüştüğü Tunceli Valisi Osman Kaymak'tan olaya ilişkin bilgi aldı.
erkek kardeş.
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim, bir nehir akıp gider
Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken o günlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim, bir nehir akıp gider
Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen, nasıl eşsiz bir yazdı
Bunu anlattılar hep yani yiten bir aşkı
Geçerken bu dünyadan bütün ölü şairler
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim, bir nehir akıp gider
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=4fb4976c-5b30-4b58-a83e-6c807b44cd04
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=433940f1-7c19-4bff-8e0b-2f3dfa1ab81c
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=af569984-1ccd-4444-9fc5-cd38a99624f0
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=433940f1-7c19-4bff-8e0b-2f3dfa1ab81c
http://euygulama.dpb.gov.tr/dpb_web/menu/Ilan_Menu.aspx?ID=af569984-1ccd-4444-9fc5-cd38a99624f0
bir kitabında (sanırım uzaktan aşk) şöyle bir cümle vardı; "tanrı güzelliği sana vermiş ama benim gözlerim için". sahiplenme duygusunu anlatmak daha iyi bir cümle kurulamaz sanırım.
koruma içgüdüsünü de beraberinde getiren duygu.
şu sıralar yeni bölümlerinin kanal d de eski bölümlerinin ise beyaz tv ve kanal avrupa da (hala veriyor mu bilmiyorum ancak bir kaç ay önce tv 2 de denk gelmiştim eski bölümlerine ki o kanal da kanal d nin kardeşidir ) yayınlandığı dizi ..
arada sırada tadı kaçsa da hala izliyorum .. insan alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor ..
arada sırada tadı kaçsa da hala izliyorum .. insan alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor ..
bağcılarda hizmet veren personel takip sisteminden kapı kilit sistemine kadar bir çok konuda hizmet veren şirket.
aşırı pahalıdır. Bir kapı için dünyanın parasını alıyorlar.
aşırı pahalıdır. Bir kapı için dünyanın parasını alıyorlar.
Yatarak 1 hafta ayakta 7 gunde gectigi soylenen hastaliktir
Hürriyet gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı görevinden istifa etti.
şöyle bir açıklama yapmış ayrılırken;
“Sevgili Çalışma Arkadaşlarım,
1996'da Hürriyet'te çalışmaya başladığım dönemde, dünyada yazılı basını ciddi şekilde etkileyecek, sert rüzgarlar esiyordu. Türkiye'de doksanlı yıllarda özel televizyonlar furyası henüz gelişimini tamamlamamıştı ki, internet hayatımıza gümbür gümbür girmeye başladı. Dijital dünya ilk tehlike çanlarını gazeteler için çaldı. Sonumuz mu geliyordu? Ne kadar dost olmalıydık internetle, ne kadar düşman? New York'tan İstanbul'a aklımda bu sorularla dönmüştüm. Yüksek lisans tezimi yazılı basının dijital dünyada yeni bir form arayışı üzerine yazmıştım.
Birçoğunuz bilirsiniz Hürriyet'te seri ilan da sattım, mürekkep de yuttum. Yazılı basın hakkında her şeyi öğrenmeye çalışırken, bir yandan da o zamanki adıyla bilgi işlem departmanında, küçücük bir odada, ben yaşlarda iki meraklı arkadaşımla Hürriyet'in dijital yolculuğunu da başlattık. Tarih Ocak 1997'ydi. Çok heyecanlı günlerdi, biraz korkutucu, bolca keşif dolu bir bilinmeze doğru yolculuğa çıkıyorduk.
Bugünse Hürriyet, sizlerin sayesinde Türkiye'nin en büyük dijital oyuncularından biri oldu. Dijital yayıncılığımızla ayda 22 milyon tekil kişiye ulaşıyoruz. Hurriyetemlak.com ayda 7 milyona yaklaşan tekil ziyaretçisi ve 14 bin kurumsal üyesiyle Türkiye'nin lider emlak sitesi olmayı başardı. Hergün hızla ve karlı bir şekilde büyüyoruz. Dünyada böyle bir dijital başarıyı yakalamış gazete kurumu parmakla gösterilecek kadar azdır.
Hürriyet'in dijital yayıncılıktaki bu başarısına yol arkadaşlığı etmiş bugün aramızda olan ve olmayan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Bu güzel başarı duygusunu hep birlikte yaşayalım isterim.
Gazetemiz ise hala 69 yıldır, birçok siyasi, ekonomik ve sektörel iniş çıkışlara rağmen lider. Tüm araştırmalar Türk halkının haberine en çok güvendiği mecranın Hürriyet olduğunu gösteriyor. Ayrıca Hürriyet, basının en çoğulcu gazetesi. Yani her kesimin benimsediği, inandığı bir kurum. Hürriyet Gazetesi'nin basındaki yeri Türkiye'de haber alma ve ifade özgürlüğü açısından çok kıymetli, hatta benzersizdir. Bunu büyük özveri ve özenli çalışmalarıyla başarılı kılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Doğan ailesinin bir üyesi olarak gazetemizin üstlendiği bu tarihi görevi hakkıyla yerine getirmesinin haklı gurunu da hepimizin yaşamasını isterim..
Hürriyet'te göreve başladıktan yaklaşık 20 yıl sonra dünyada bugün bambaşka sert rüzgarlar esiyor. Küreselleşmeyle hepimiz büyük mutlu bir aile olacağız sanıyorduk. Ancak bunun yerine korkuyla beslenen birbirine kızgın topluluklar haline geldik. Bir süredir medyanın bu akımlar karşısında yapıcı rolü var mıdır sorusu aklıma takılı. Aynı fikirde birleşmesek bile birbirimizi duymak üzere dinleyebilir, samimi sohbetler kurabilir miyiz? Bu alanda dijital yayıncılıkta, yazılı basında ve teknolojide neler yapılabilir? Bu soruların cevaplarını arayacağım, bilinmezlerle dolu zihinsel bir yolculuğa çıkmak için sizden izin istiyorum.
Sevgili Arkadaşlar,
Bu kararımı sizlere, yani Hürriyet'in güçlü profesyonel kadrosuna ve kurumsallığına güvendiğim için gönül rahatlığıyla alabildim. Hürriyet her zaman kurumsal zekası ve tecrübesi sağlam bir yapı olmuştur. Son yıllarda ise dijitalleşmenin hız kazanmasıyla, aramıza bambaşka alanlardan, farklı profilerde arkadaşlarımız katıldı. Bu sayede kurumsal kültürümüz daha da zenginleşti, güçlendi.
Sizlerin, Sevgili Çağlar Göğüş ve Sevgili Fikret Bila liderliğinde daha büyük başarılara imza atacağınıza, şirketimizin değerini hızla arttırmasına katkıda bulanacağınıza inanıyorum. Yeni yönetim kurulu başkanımızı ise en kısa zamanda yönetim kurulu üyeleri arasından seçeceğiz. Bense bu süre zarfında Hürriyet'te Yönetim Kurulu üyesi olarak stratejik konularda hep yanınızda olacağım. Günlük işlerde azad olmanın kazandırdığı zamanla da kendimi yenileyip, 20 yıl evvelki kadar “gençleşip” geri geleceğim:).
Hepinize keyifli çalışmalar ve kalıcı başarılar dilerim…
Vuslat Doğan Sabancı”
şöyle bir açıklama yapmış ayrılırken;
“Sevgili Çalışma Arkadaşlarım,
1996'da Hürriyet'te çalışmaya başladığım dönemde, dünyada yazılı basını ciddi şekilde etkileyecek, sert rüzgarlar esiyordu. Türkiye'de doksanlı yıllarda özel televizyonlar furyası henüz gelişimini tamamlamamıştı ki, internet hayatımıza gümbür gümbür girmeye başladı. Dijital dünya ilk tehlike çanlarını gazeteler için çaldı. Sonumuz mu geliyordu? Ne kadar dost olmalıydık internetle, ne kadar düşman? New York'tan İstanbul'a aklımda bu sorularla dönmüştüm. Yüksek lisans tezimi yazılı basının dijital dünyada yeni bir form arayışı üzerine yazmıştım.
Birçoğunuz bilirsiniz Hürriyet'te seri ilan da sattım, mürekkep de yuttum. Yazılı basın hakkında her şeyi öğrenmeye çalışırken, bir yandan da o zamanki adıyla bilgi işlem departmanında, küçücük bir odada, ben yaşlarda iki meraklı arkadaşımla Hürriyet'in dijital yolculuğunu da başlattık. Tarih Ocak 1997'ydi. Çok heyecanlı günlerdi, biraz korkutucu, bolca keşif dolu bir bilinmeze doğru yolculuğa çıkıyorduk.
Bugünse Hürriyet, sizlerin sayesinde Türkiye'nin en büyük dijital oyuncularından biri oldu. Dijital yayıncılığımızla ayda 22 milyon tekil kişiye ulaşıyoruz. Hurriyetemlak.com ayda 7 milyona yaklaşan tekil ziyaretçisi ve 14 bin kurumsal üyesiyle Türkiye'nin lider emlak sitesi olmayı başardı. Hergün hızla ve karlı bir şekilde büyüyoruz. Dünyada böyle bir dijital başarıyı yakalamış gazete kurumu parmakla gösterilecek kadar azdır.
Hürriyet'in dijital yayıncılıktaki bu başarısına yol arkadaşlığı etmiş bugün aramızda olan ve olmayan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Bu güzel başarı duygusunu hep birlikte yaşayalım isterim.
Gazetemiz ise hala 69 yıldır, birçok siyasi, ekonomik ve sektörel iniş çıkışlara rağmen lider. Tüm araştırmalar Türk halkının haberine en çok güvendiği mecranın Hürriyet olduğunu gösteriyor. Ayrıca Hürriyet, basının en çoğulcu gazetesi. Yani her kesimin benimsediği, inandığı bir kurum. Hürriyet Gazetesi'nin basındaki yeri Türkiye'de haber alma ve ifade özgürlüğü açısından çok kıymetli, hatta benzersizdir. Bunu büyük özveri ve özenli çalışmalarıyla başarılı kılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Doğan ailesinin bir üyesi olarak gazetemizin üstlendiği bu tarihi görevi hakkıyla yerine getirmesinin haklı gurunu da hepimizin yaşamasını isterim..
Hürriyet'te göreve başladıktan yaklaşık 20 yıl sonra dünyada bugün bambaşka sert rüzgarlar esiyor. Küreselleşmeyle hepimiz büyük mutlu bir aile olacağız sanıyorduk. Ancak bunun yerine korkuyla beslenen birbirine kızgın topluluklar haline geldik. Bir süredir medyanın bu akımlar karşısında yapıcı rolü var mıdır sorusu aklıma takılı. Aynı fikirde birleşmesek bile birbirimizi duymak üzere dinleyebilir, samimi sohbetler kurabilir miyiz? Bu alanda dijital yayıncılıkta, yazılı basında ve teknolojide neler yapılabilir? Bu soruların cevaplarını arayacağım, bilinmezlerle dolu zihinsel bir yolculuğa çıkmak için sizden izin istiyorum.
Sevgili Arkadaşlar,
Bu kararımı sizlere, yani Hürriyet'in güçlü profesyonel kadrosuna ve kurumsallığına güvendiğim için gönül rahatlığıyla alabildim. Hürriyet her zaman kurumsal zekası ve tecrübesi sağlam bir yapı olmuştur. Son yıllarda ise dijitalleşmenin hız kazanmasıyla, aramıza bambaşka alanlardan, farklı profilerde arkadaşlarımız katıldı. Bu sayede kurumsal kültürümüz daha da zenginleşti, güçlendi.
Sizlerin, Sevgili Çağlar Göğüş ve Sevgili Fikret Bila liderliğinde daha büyük başarılara imza atacağınıza, şirketimizin değerini hızla arttırmasına katkıda bulanacağınıza inanıyorum. Yeni yönetim kurulu başkanımızı ise en kısa zamanda yönetim kurulu üyeleri arasından seçeceğiz. Bense bu süre zarfında Hürriyet'te Yönetim Kurulu üyesi olarak stratejik konularda hep yanınızda olacağım. Günlük işlerde azad olmanın kazandırdığı zamanla da kendimi yenileyip, 20 yıl evvelki kadar “gençleşip” geri geleceğim:).
Hepinize keyifli çalışmalar ve kalıcı başarılar dilerim…
Vuslat Doğan Sabancı”
Avrupa : "I phone mu? Samsung mu ?
Afrika : " Ekmek mi ? Su mu ?
Orta Doğu : "Yaşamak mı ? Ölmek mi ?
![]()
Suriye'nin kuzeybatısında bulunan ve aynı isimli yönetim bölgesinin merkezi olan şehir.
Halep'e 60 km uzaklıktadır.Bulunduğu ilin Türkiye'ye (Hatay iline) de toprak komşuluğu vardır. Bu nedenle Hatay ve Kilis gibi güney illerle benzerlikler gösterir.
Oldukça eski bir yerleşim alanı olan şehir yakınlarında pek çok eski şehir kalıntısı vardır. Bunlardan Ebla antik kenti, bir zamanlar bölgede önemli bir merkezdi.
Şehrin ekonomisi tarıma dayanır ve Suriye'nin önemli tarım merkezlerinden birisidir. Özellikle de zeytin üretimi yapılmaktadır. İdlib zeytin, pamuk, buğday ve meyve, özellikle kiraz için önemli bir üretim merkezidir. Diğer başlıca ürünlerinde badem, susam, incir, üzüm ve domates içerir. 1995 yılında çeşitli narenciye kırpma ile ekili yaklaşık 300 hektar alan vardı.
Afrika : " Ekmek mi ? Su mu ?
Orta Doğu : "Yaşamak mı ? Ölmek mi ?

Suriye'nin kuzeybatısında bulunan ve aynı isimli yönetim bölgesinin merkezi olan şehir.
Halep'e 60 km uzaklıktadır.Bulunduğu ilin Türkiye'ye (Hatay iline) de toprak komşuluğu vardır. Bu nedenle Hatay ve Kilis gibi güney illerle benzerlikler gösterir.
Oldukça eski bir yerleşim alanı olan şehir yakınlarında pek çok eski şehir kalıntısı vardır. Bunlardan Ebla antik kenti, bir zamanlar bölgede önemli bir merkezdi.
Şehrin ekonomisi tarıma dayanır ve Suriye'nin önemli tarım merkezlerinden birisidir. Özellikle de zeytin üretimi yapılmaktadır. İdlib zeytin, pamuk, buğday ve meyve, özellikle kiraz için önemli bir üretim merkezidir. Diğer başlıca ürünlerinde badem, susam, incir, üzüm ve domates içerir. 1995 yılında çeşitli narenciye kırpma ile ekili yaklaşık 300 hektar alan vardı.
Gözlem ve ön araştırma sonuçlarına dayanarak oluşan yargıyı geçici bir iddia olarak ileri sürmektir.
Kızıldereliler de amerikaya sövüyor biz de. Ne kızıldereliler bizi anlıyor ne biz onları.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?