atatürk'ün annesinin genelevde çalıştığı iddiası

Sugge
Düşünce bazen dinamittir. Bu da onlardan birisi. Gerçi bunu düşünce sınırları içerisine almak da mümkün değil. Tam bir şahsiyetsizlik örneği. Yazıklar olsun.
imschrolled
kabul edilemez olduğu kadar toplumu kutuplaştırma çabasının ürünüdür. ama önemli olan bunları söyletmemek. bu nedenle de, tarih-kültür kurumlarımızın daha etkili ve daha farklı çalışması gerekliliğinin altını çizer.

ermeni meselesinde yaşadığımızdan hiçbir farkı yoktur. hem bilimsel hem de herkese ulaşabilen çalışmalar ile tüm tarihimizi aydınlatmalıyız. çözüm noktasında bunu söylemek isterim.
cayisallama
Atatürk'ün inkılaplarından bir kısmına karşı biriyim.
en basitinden ankara'nın baş kent yapılışı bence bir hatadır. Halifeliğin kaldırılışı bir hatadır. Tabi bunları zamanına göre değerlendirip uzun uzun konuşmak gerek.
Ama yaptığı askeri ve siyasi başarıları görmezden gelecek kadar da kör değilim. Akıl sahibi herkes bunu kabul eder ve etmeli.

Atatürk'ün ateist yada deist oluşu beni hep bi soğuk tutmuştur kendisine karşı.
beni ne ilgilendirir adamın inancı diyebilirsiniz belki ama bu soğukluk ve sıcaklık içsel olduğu için buna ben bile müdehale edemiyorum.
ateist veya deist olduğu konusunu hakaret olarak kabul etmeyin kişinin kendi tercihidir. benim öğrendiğim ve kabulüme göre bu böyledir.

Atatürk'ün yukarıda saydığım benzer birden fazla şeyine karşıyım. Sevmiyorum diyemem belki ama çok aşırı derecede de seviyorum diyemem. Kendisine saygım büyük.

Bir insan olarak sıfırdan başlayıp kendi deyimi ile (Zafer, “zafer benimdir” diyebilenindir.
Başarı ise “başaracağım” diye başlayarak sonunda “başardım” diyenindir.) sözünü hakkıyla yapmış ben eksik veya hatalı görsem bile kendi idealini gerçekleştirmiş son yüz yıldaki alanında en büyük şahsiyettir.

Kafasındaki çağdaş medeniyet (ki bu konuda da %80 katılıyorum kendisine) olgusu için elinden geleni yapmış, bunu giyimi ile, şıklığı ile, yaşam biçimi ile, inkılapları ile yapmış ve başarımış bir bilge ve devrimcidir.

ancak ama ancak

bir insanın annesine, babasına veya cinsiyetçi sin kaf küfürlere hiç ama hiç bir şekilde hak veremem. Biz bu tarz pisliklerin yüzünden oturup yıllarca konuşamadık. Biz bu lağım zihniyetlerin yüzünden ya atatürk te şunu bence yanlış yaptı diyemedik, ya atatürkte şunu ne güzel yapmış diyemedik.

bu ve bunun gibi zihniyetlerin benim gönlümde,zihnimde zerre kadar kıymeti yok. ben bunları hayvanı natık olarak bile görmem göremem. zihni nesebi bozuk insanlar bunlar.

bu tarz başlıkların sözlükte olmasından da bir yazar olarak çok muzdaripim. burada insanlara yarar bir şeyler paylaşmak varken, birine bilmediği bir film izletip mutlu olmasını sağlamak varken, bir derde deva olabilmek varken bu tarz kişiliklerin kişiliksizlikleri konuşuyoruz.

sözlükte in cin top oynuyor. herkes böyle at koşturacağına in cin top oynasın.

ayıptır ayıp.

o önünde kuran olan adam sık sık kullanmıştır illa ki ama anlamını pek bilmezmiş ve bilmeyen bit ton pislikte mevcut maalesef.
(bkz: edep ya hu)
piri fani
üstat murat bardakçı şöyle anlatmış,

Bu herifler Müslümansa...
SERSERİNİN biri yahut birkaçı internette "İslâmî" olduğunu iddia ettiği bir site açmış, bundan tam 25 sene önce ortaya atılan pespaye bir iddiayı bu siteye taşımış ve altına da benim ismimi koymuş!
Yazıya "serseri" diye irkitici bir kelime ile başlamamın kusuruna bakmayın ama hadisenin ayrıntılarını okuduktan sonra beni eminim haklı bulacağınıza, hattâ "serseri" sözünün bu işi yapanlar için kompliman teşkil edeceğini düşüneceğinize eminim.
Mesele, şu:
1988'de ortalıkta bir derginin ilâvesi olarak görünen "M.Kemal'in Babası Kim?" isimli ince bir kitap dolaşmaya başlamıştı...
Kitapta, Selanik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı olduğu iddia edilen ama imlâsı baştan aşağı bozuk, Osmanlıca yazım kurallarına hiçbir şekilde uymayan ve sadece dil değil, resmî yazı üslûbu bakımından da yeni imal edildiği daha ilk bakışta anlaşılan eski harflerle sözümona bir belge vardı. Belgede, Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın Selanik'te bir "genelevde çalıştığı", bir sene sonra genelevden çıkıp Abduş isimli bir adamın evine taşındığı, iki yaşındaki oğlu Mustafa'yı da yanında götürdüğü söyleniyor ve Abduş'un ölümünden sonra miras davası açtığı ama genelevden gelen şahitlerin "Abduş, Zübeyde'ye nikâh kıymamıştı. Mustafa'nın babasının kim olduğunu bilmiyoruz ama Abduş değildi" diye ifade vermeleri üzerine davayı kaybettiği iddia ediliyordu.
Ne maksatla yapılmış olduğu belli olan edepsizliğin seviyesini görüyorsunuz...

KİM YAPTI, BULAMADILAR
O senelerde yurtdışında yaşadığım için, sözkonusu kitaptan epey sonra haberdar olabildim. Hadiseyi öğrendiğim zaman bu edepsiz yayın macerasının ateşi sönmüştü ve kitap ile belge hakkında bu yüzden birşey yazamadım.
Derken aradan altı sene geçti ve mahkeme kararı olduğu iddia edilen belgenin fotokopisi, yeni harflere çevrilmiş şekli ile beraber 1994'te bir gece Meclis'te milletvekillerinin odalarının kapısının altından atıldı. Ertesi gün tabii kıyamet koptu ama bu işi kimin yaptığı bir türlü ortaya çıkartılamadı.
O günlerde artık Türkiye'de idim ve Hürriyet'te belgenin nasıl düzmece, üstelik son derece beceriksiz bir amatör işi olduğunu anlatan uzun bir yazı yazdım. Sahte evrak imâline heveslenen cahillerin yaptıkları yazım hatalarının tamamını ve belgenin altına konan tarihin bile yanlışları olduğunu tek tek, maddeler halinde ve ayrıntıları ile anlattım. Tam bir haysiyetsizlik örneği olan bu işin nasıl acemi bir sahtekârın eseri olduğunu herkes gördü ve öğrendi.

ŞAİRİ ÇİLEDEN ÇIKARTANLAR!
Aradan yine seneler geçtikten sonra, mâlûm belge şimdi yeniden ortalıkta... Serseriler bu defa interneti kullanmış, düzmece mahkeme ilâmını kurdukları bir siteye koymuş ve altına da "Murat Bardakçı-Habertürk" diye yazmışlar. Yani yaptıkları terbiyesizliği ismi bilinen ve yazdıkları okunan birine yamamak istemişler ama çeyrek asırdan buyana ellerinde patlayan palavralarını yıllar önce lime lime eden kişinin ben olduğumu bilmeyecek derecede cehalete batmış oldukları için ismimi kullanmakta beis görmemişler.
Azerî şair Mirza Ali Ekber Sâbir'e "Hophopnâme"sinde "Harda Müselman görirem, korharam" yani "Nerede Müslüman görürsem korkarım" dedirtenler, İslam'a hizmet ettiklerini ortaya atan, sitelerine "İslamın dili" ismini veren ama sadece ölmüş insanlara değil, onların çok daha göçüp gitmiş annelerine ve babalarına da hakaretlerle iftiralar yağdıran ve küfürlerine benim gibi üçüncü kişileri de âlet etmeye çalışan böyle haysiyetsizlerdir.
Birilerinin hakareti ve küfrü menfaat ve hakaret vasıtası haline getirdikleri internete, twittera, facebooka, meysbuka, vesaireye yani sanal ortamın her çeşidine artık bir kontrol getirilmesine ve bu tür serserilerin cezasız kalmaması için her türlü tedbirin alınmasına işte bu yüzden taraftarım!

http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/855977-bu-herifler-muslumansa
abuzeroklava
Hakaret dili, sövgü dili sadece M.Kemal Atatürk için değil hiç kimse için kullanılamaması gereken bir dildir. Dedikodu üretmek, kişisel hırs ile ahlaksızca tahminlerde bulunmak tarihçi dili değildir. Hele hele son günlerde ortaya çıkan türünden bayağısı ancak ajan provakatör dili olabilir.
Bu hakaret ve sövgü dili, tek parti Türkiyesinin tartışılıp sorgulanması gereken envai çeşit oldu bittisinin anlaşılmasını da engelliyor. Bu yüzden, sövgü dili tersinden Neo-Kemalistlerin akıl dışı retoriğine hizmet ediyor. Gerçi, bu memlekette tarihteki devlet adamlarına sövme geleneğini başlatan Kemalistlerdir. Kim başlatırsa başlatsın yanlış bir yoldur... Sövgü de mistifikasyon da düşünmenin önündeki engeldir.
Her defasında, güya tarihten yola çıkarak saçma sapan gündemlere savruluyoruz. Birileri, Osmanlı tarihindeki birçok büyük insana yalan yanlış bilgilerle küfrediyor. Sonra bunlara öfkelenen başkaları, inadına Osmanlı dönemini kutsal bir dönem gibi anlatıyor, bir kesimin öyle algılamasını sağlıyor... Aynı şey Kemal Atatürk için de geçerli. Hakkında uydurulan övücü ya da yerici efsanelerin haddi hesabı yok. Ne zaman adam gibi oturup konuşacağız... Hiç bilmiyorum.
zinzal
küfür etmek istemiyorum artık. bu adamların dinle ne alakaları var şimdi.
önündeki Kuran'dan bile utanmıyor sövüyor.

hani Atatürk hoca astı falan derler ya, ha işte bunun gibileri astı işte. iyi de yapmış.
dölü bozuk.

baban dışarı boşalsaydı keşke hasan.
melankomik
söylemedikleri başka bir şey kalmadı herhalde ! utanmaz arlanmazlar. neye saracaklarını şaşırdılar. manevi kızıyla beraber oldu dediler yetmedi, eş cinsel dediler yetmedi. şimdi de annesine dil uzatıyorlar. daha hangi boyutta hakaret edebilirler cidden bilmiyorum. sınırları aşırı zorluyorlar. en büyük yaptırım uygulanmalı. devletimizin kurucusu , ulu önderimiz mustafa kemal atatürk 'e yapılan bu hakaret cezasız kalmamalı. şuanın cumhurbaşkanına yapılmış gibi yargılanmalıdır. !!!!!!!
bobiler
radikal islamcı ve yılların fetöcüsü olan hasan akar iftirası.
Allah sizin belanızı versin. Pislikler, hainler.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches