Sosyal Medya üzerinden organize olup haklarını savunmak için Cumhurbaşkanlığı sarayını ziyaret eden Emeklilikte yaşa takılanlar bu sefer bir sonuç elde etmeyi amaçlıyor.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen emeklilik mağdurları Beştepe Külliyesi önünde buluşup Cumhurbaşkanlığı sarayına girmek istedi. Saray görevlileri kalabalığın tamamını içeri alamayacaklarını bildirdikten sonra Emeklilikte yaşa takılanlar tarafından seçilen üç temsilci, tek tek imzalanan toplu dilekçeler ile birlikte Külliye yetkilileri ile görüşme sağladı.
Emeklilikte yaşa takılanlar grubu aynı zamanda basın açıklaması yaptı. Taleplerini basın aracılığıyla da duyurmaya çalıştılar.
Külliye ile görüşmeler sona erdikten sonra, Emeklilikte yaşa takılanlar grubu Ak Parti Ankara İl Başkanlığına doğru harekete geçti. Grup üyeleri kendi aralarında seçtikleri 3 temsilci ile İl başkanlığı ile görüşme yapıp, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanken verdiği sözü hatırlatıldı ve mağduriyetlerinin giderilmesi için Başbakan Binali Yıldırım'a ulaştırılmak üzere tek tek imzalanmış dilekçeler teslim edildi.
Ak Parti Ankara İl Temsilciliği ile görüşmeler sona erdikten sonra, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilmek üzere toplu şekilde imzalanan tek dilekçe iki kuruma da verilmek üzere temsilcilere teslim edildi.
http://www.malayani.com/turkiye/emeklilikte-yasa-takilanlar-cumhurbaskanligi-sarayini-ziyaret-etti/.html
Gönül bir aşk yuvasıdır,
Ümit aşkın rüyasıdır.
Seviyorsan hayır deme
Gözler kalbin aynasıdır.
Gözler kalbin aynasıdır.
Yalan nedir bilmez onlar.
Siyah, mavi, yeşil olsun
Aşkı inkar etmez onlar.
Şiir gibi, roman gibi
Okuyorum ben aşkını.
Öylece bak gözlerime,
Çevirme hiç bakışını.
Gözler kalbin aynasıdır.
Yalan nedir bilmez onlar.
Siyah, mavi, yeşil olsun
Aşkı inkar etmez onlar.
Yağmur gibi damla damla
Seven gözler konuşurlar.
Gözden kalbe bir yol gider,
Ayrılanlar kavuşurlar.
Gözler kalbin aynasıdır.
Yalan nedir bilmez onlar.
Siyah, mavi, yeşil olsun
Aşkı inkar etmez onlar.
Ümit aşkın rüyasıdır.
Seviyorsan hayır deme
Gözler kalbin aynasıdır.
Gözler kalbin aynasıdır.
Yalan nedir bilmez onlar.
Siyah, mavi, yeşil olsun
Aşkı inkar etmez onlar.
Şiir gibi, roman gibi
Okuyorum ben aşkını.
Öylece bak gözlerime,
Çevirme hiç bakışını.
Gözler kalbin aynasıdır.
Yalan nedir bilmez onlar.
Siyah, mavi, yeşil olsun
Aşkı inkar etmez onlar.
Yağmur gibi damla damla
Seven gözler konuşurlar.
Gözden kalbe bir yol gider,
Ayrılanlar kavuşurlar.
Gözler kalbin aynasıdır.
Yalan nedir bilmez onlar.
Siyah, mavi, yeşil olsun
Aşkı inkar etmez onlar.
gözler kalbin aynasıdır nergis
yalan nedir bilmez onlar
siyah mavi yeşil olsun
Aşkı inkar etmez ki onlar.
yalan nedir bilmez onlar
siyah mavi yeşil olsun
Aşkı inkar etmez ki onlar.
anaların ayağı altında olan inançsal kavram.
bütün kötülüklerin anasıdır.
(bkz: emel sayın)'ın muhteşem yorumladığı muhteşem şarkı.
Duydum ki unutmussun gozlerimin rengini
Yazik olmus o gozlerden sana akan yaslara
Bir zamanlar sevginle ateslenen basimi
Dizlerinin yerine dayasaydim taslara
Hani bendim yedi renk hani tende can idim
Hani gunduz hayalin geceler ruyan idim
Demek ki senin icin ask degil yalan idim
Acirim heder olan o en guzel yillara
Duydum ki unutmussun gozlerimin rengini
Yazik olmus o gozlerden sana akan yaslara
Bir zamanlar sevginle ateslenen basimi
Dizlerinin yerine dayasaydim taslara
Hani bendim yedi renk hani tende can idim
Hani gunduz hayalin geceler ruyan idim
Demek ki senin icin ask degil yalan idim
Acirim heder olan o en guzel yillara
osmanlı padişahlarından.
Hayatı sarayda geçmiştir.
Üçüncü osman yazamında ıslahat yapılmamıştır.
bu dönemde (1754-1757) dış olaylar ile ilgilenmemiştir.
Hayatı sarayda geçmiştir.
Üçüncü osman yazamında ıslahat yapılmamıştır.
bu dönemde (1754-1757) dış olaylar ile ilgilenmemiştir.
Terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlarda aralarında "yeşil kategori" listesinde aranan Erhan Siser kod adlı Edip Yetüt'ün de bulunduğu 10 terörist etkisiz hale getirildi.
mutlak, saltık anlamı taşır.
hakkı bulut'un güzel bir şarkısı.
Yazdığın son mektup şu an elimde
Okuyup ağlıyorum her kelimede
Demek ki yalanmış aşkın sevginde
Her şeyi anladım bu son mektupta
Teselli artık neyi değiştirir ki
Elinle kabrimi kazdın demek ki
Ben zaten dünyada gün görmedim ki
Son darbeyi vurdun bu son mektupla
Ayrılsak ta mutluluk dilerim sana
Katlanmak zorundayım göz yaşlarıma
Yazdığın haberin her satırına ecelimi yazsan da bu mektupla
Demek ki sevenler böyle yanarmış
Tanrının verdiği canı kulu alırmış
Benim kaderimde ayrılmak varmış
Her şeyi anladım bu son mektupla
Yazdığın son mektup şu an elimde
Okuyup ağlıyorum her kelimede
Demek ki yalanmış aşkın sevginde
Her şeyi anladım bu son mektupta
Teselli artık neyi değiştirir ki
Elinle kabrimi kazdın demek ki
Ben zaten dünyada gün görmedim ki
Son darbeyi vurdun bu son mektupla
Ayrılsak ta mutluluk dilerim sana
Katlanmak zorundayım göz yaşlarıma
Yazdığın haberin her satırına ecelimi yazsan da bu mektupla
Demek ki sevenler böyle yanarmış
Tanrının verdiği canı kulu alırmış
Benim kaderimde ayrılmak varmış
Her şeyi anladım bu son mektupla
anneler günü var bide kadınlar günü var. Bu tarz günleri doğru bulmuyorum.
Arçelik'in güzel reklamı bu gün için de geçerli sanırım.
Arçelik'in güzel reklamı bu gün için de geçerli sanırım.
Güzel bir hakkı bulut şarkısıdır.
Güneşten, gölgeden, esen yellerden
Bastığın toprağın her zerresinden
Boynuna taktığın beyaz inciden
Elinde tuttuğun gonca güllerden
Sana selam verip geçen birinden
Nebileyim işte kıskanıyorum
Seni kendimden bile kıskanıyorum Kıskanıyorum, kıskanıyorum
Kıskanmak aşkın kanununda var
Gerçek seven kalbi bu duygu sarar
Henüz üç yaşında bir kardeşim var
Seni ondan bile kıskanıyorum
Güller arasında gülden güzelsin
Tanrı kullarının incisi sensin
Görünme gözlere nazar değmesin
Seni kem gözlerden kıskanıyorum
Seni kendimden bile kıskanıyorum
Güneşten, gölgeden, esen yellerden
Bastığın toprağın her zerresinden
Boynuna taktığın beyaz inciden
Elinde tuttuğun gonca güllerden
Sana selam verip geçen birinden
Nebileyim işte kıskanıyorum
Seni kendimden bile kıskanıyorum Kıskanıyorum, kıskanıyorum
Kıskanmak aşkın kanununda var
Gerçek seven kalbi bu duygu sarar
Henüz üç yaşında bir kardeşim var
Seni ondan bile kıskanıyorum
Güller arasında gülden güzelsin
Tanrı kullarının incisi sensin
Görünme gözlere nazar değmesin
Seni kem gözlerden kıskanıyorum
Seni kendimden bile kıskanıyorum
zamanına emo gülüşüydü. Şu sıralar kimse pek kullanmıyor.
bir kişinin bir başka kişi tarafından cebren parasının, eşyasının alınması, çalınması.
Türkiye'nin neden başkent olduğunu anlamadığım şehri Ankara'da daha önceden başıma gelen az daha dün ve bu gün de yaşayacağım olay.
Koskoca başkentte sokaklar dilenci dolu. Merak ediyorsanız bunlar Suriyeli mi hayır değil hepsi en az benim kadar Türkçe konuşuyorlar. Kelimeler biraz salak saçma çıkıyor ama bildiğin türkçe konuşuyorlar.
Özetlemek gerekirse; dün eli ayağı tutan biri yanıma yanaşıp karnım aç bana para ver dedi. Bu kadar basit ve istekli bunu söylerken. Bende olan o para onun da hakkı çünkü. Kabullenmiş adam onu.
İlk başlarda yine karşılaşıyordum bu tarz şeylerle ancak uğraşmamak için 1 tl den vazgeçiyordum. Zaman 1 tl den kıymetliydi.
Şimdilerde düşüncem değişti. Biz bu adamları bu hale getirdik. Düşünsenize adam sendeki paranın ortağı kendi mantığında. Hiç bir emeği yokken, kendine bir emeği yokken bu şekilde düşünüyor.
Dün yürürken ki hızlı yürürüm, adam lap diye önüme dikildi, hem önümü kesiyor hemde para istiyor. Hayır dedim direk. Senin hiç allahın yok mu dedi, karnım aç bana para ver dedi, hayır çekil önümden dedim. Sonra gitti. Başka birine sarmaya.
Bu tarz adamların sokağa çıkma saati de belli bu arada. Akşam iş çıkışı 17:30 da başlıyorlar mesaiye 20:00 civarlarına kadar.
Bu gün aynı kişi tekrar önüme çıktı. Yine aynı şekilde. Bana para ver dedi. Yanımda iş yerinden bir ablam var. Ben ki küfür bile etmeyen adamım. Çektim çocuğu sağa, vermeyeceğim dedim. Yine aynı sömürüyü yaptı. Hayır dedim. Kolumdan tuttu, çektim elini kolumdan.
İyiden iyiye göze almıştım. Gözüme de kestirmiştim çocuğu. Uzun zamandır hatta liseden sonra kavga etmemiş biri olarak ağzını burnunu sokak ortasında kıracaktım. Sadece biraz daha ısrarını bekledim. Yapmadı, ısrar etmedi ben kolunu tutup atınca.
Muhtemelen yarın da aynı şekilde çıkacak karşıma. Sabrım ne kadar müsade eder bilemiyorum. göreceğiz bakalım.
Türkiye de kürt sorunu var, alevi sorunu var, ne bileyim suryeli sorunu var var da var. Medya olsun siyasiler olsun hep bişeler konuşuyor. Çözüm olarak bişeler sunuyorlar. Ancak yıllardır hiç bir şey çözülmüyor.
Bu çözümsüzlük taa en baştan başlıyor. Yukarıda verdiğim örnekten bu gaspçılardan sadece biri. Buna benzer bi ton kişi ile muhatap oluyorsunuz günlük. Siyasiler çözüm bulmuyorlar dedim evet bulmuyorlar, ankara büyükşehir belediyesi bu kadar basit bir olayı bile çözemezken ülkede diğer sorunlar mı çözülecek hiç sanmıyorum.
Siyasetten ziyade halkız biz . Halkın sorunları var asıl problemler bunlar, geçim derdi ama aklımız fikrimiz popülarite de. Evet mi hayır mı? şu maç ne oldu? survivor dan kim elendi.
Sınıf bilincini ne zaman kazanırız bilmiyorum. Ülkece en büyük sıkıntımız sınıf bilincinden kaynaklı benim gözümde.
Bu tarz dilencilerin çözümü ise belediyenin bi kaç günlük denetimine bakıyor. Ama onlar da evet veya hayır derdinde yada diğer popüler şeylerin derdinde.
Türkiye'nin neden başkent olduğunu anlamadığım şehri Ankara'da daha önceden başıma gelen az daha dün ve bu gün de yaşayacağım olay.
Koskoca başkentte sokaklar dilenci dolu. Merak ediyorsanız bunlar Suriyeli mi hayır değil hepsi en az benim kadar Türkçe konuşuyorlar. Kelimeler biraz salak saçma çıkıyor ama bildiğin türkçe konuşuyorlar.
Özetlemek gerekirse; dün eli ayağı tutan biri yanıma yanaşıp karnım aç bana para ver dedi. Bu kadar basit ve istekli bunu söylerken. Bende olan o para onun da hakkı çünkü. Kabullenmiş adam onu.
İlk başlarda yine karşılaşıyordum bu tarz şeylerle ancak uğraşmamak için 1 tl den vazgeçiyordum. Zaman 1 tl den kıymetliydi.
Şimdilerde düşüncem değişti. Biz bu adamları bu hale getirdik. Düşünsenize adam sendeki paranın ortağı kendi mantığında. Hiç bir emeği yokken, kendine bir emeği yokken bu şekilde düşünüyor.
Dün yürürken ki hızlı yürürüm, adam lap diye önüme dikildi, hem önümü kesiyor hemde para istiyor. Hayır dedim direk. Senin hiç allahın yok mu dedi, karnım aç bana para ver dedi, hayır çekil önümden dedim. Sonra gitti. Başka birine sarmaya.
Bu tarz adamların sokağa çıkma saati de belli bu arada. Akşam iş çıkışı 17:30 da başlıyorlar mesaiye 20:00 civarlarına kadar.
Bu gün aynı kişi tekrar önüme çıktı. Yine aynı şekilde. Bana para ver dedi. Yanımda iş yerinden bir ablam var. Ben ki küfür bile etmeyen adamım. Çektim çocuğu sağa, vermeyeceğim dedim. Yine aynı sömürüyü yaptı. Hayır dedim. Kolumdan tuttu, çektim elini kolumdan.
İyiden iyiye göze almıştım. Gözüme de kestirmiştim çocuğu. Uzun zamandır hatta liseden sonra kavga etmemiş biri olarak ağzını burnunu sokak ortasında kıracaktım. Sadece biraz daha ısrarını bekledim. Yapmadı, ısrar etmedi ben kolunu tutup atınca.
Muhtemelen yarın da aynı şekilde çıkacak karşıma. Sabrım ne kadar müsade eder bilemiyorum. göreceğiz bakalım.
Türkiye de kürt sorunu var, alevi sorunu var, ne bileyim suryeli sorunu var var da var. Medya olsun siyasiler olsun hep bişeler konuşuyor. Çözüm olarak bişeler sunuyorlar. Ancak yıllardır hiç bir şey çözülmüyor.
Bu çözümsüzlük taa en baştan başlıyor. Yukarıda verdiğim örnekten bu gaspçılardan sadece biri. Buna benzer bi ton kişi ile muhatap oluyorsunuz günlük. Siyasiler çözüm bulmuyorlar dedim evet bulmuyorlar, ankara büyükşehir belediyesi bu kadar basit bir olayı bile çözemezken ülkede diğer sorunlar mı çözülecek hiç sanmıyorum.
Siyasetten ziyade halkız biz . Halkın sorunları var asıl problemler bunlar, geçim derdi ama aklımız fikrimiz popülarite de. Evet mi hayır mı? şu maç ne oldu? survivor dan kim elendi.
Sınıf bilincini ne zaman kazanırız bilmiyorum. Ülkece en büyük sıkıntımız sınıf bilincinden kaynaklı benim gözümde.
Bu tarz dilencilerin çözümü ise belediyenin bi kaç günlük denetimine bakıyor. Ama onlar da evet veya hayır derdinde yada diğer popüler şeylerin derdinde.
küçüklüğün ne kadar mükemmel bir şey oluşu.
Devlet bahçeli ülkücülüğe yakışmıyor. Sinan Ogan dayak yese mutlu olacaktı herhalde her ne olursa olsun senin partinden hatta olmasa bile böyle açıklama yaptığı kınıyorum.
Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

