Ekşiden çok çok altlarda bulunmakta maalesef seviye. Ekşi dediğimiz şey bu gün türkiye de türkçe olarak aradığınız çoğu şeyi bulabileceğiniz en mükemmel sanal ortamdır. Koyu kapitalizmle yürür işler orası ayrı. İnsanların görüşleri (küfürlü,küfürsüz, faşist) farketmeksizin yazabildiği bir yer. Bilgiye ihtiyacı olan insanların ihtiyaçlarını karşılayan yer. Amme hizmeti yapıyorlar bi yerde yöneticiler müslüman ise büyük sevaba giriyorlar aslında. Edilen küfürler, kutsal kişi ve inançlara hakaretler bekli bu sevap olayını kat ve kat örtüyordur orası da ayrı.
Memur sözlükte arasanız kişiye, inanca bir küfür bulamazsınız. Ekşide bulunan trollerden hibirinin zihniyeti ile aynı değil burada ki insanlar.
Sümeyye erdoğan ile ilgili sadece evde kalmış da demedim belki daha fazla şey söylemişimdir. Türkiye de temsili demokrasi uygulanır. Bir parti %50 oy alır geri kalan o temsilin dışında kalır. Geri kalan temsil dışının bir kısmının ise hiç bir siyasi parti temsiliyeti yoktur. Ben temsili olmayan grupta sayılırım.
Sümeyye ve diğer insanlar ile ilgili istediğimi söyleme hakkım var. Şöyle ki bir kendisi kutsal bir kişilik değil, güzel devletimin bir makamını da temsil etmiyor ayrıca evde kalmış demişim ya da bayraktara yazık oldu demişim bu bir hakaret değil bir fikirdir.
Şahsen aynı yaşlardayız ve bana bu şekilde bir eleştiri gelse yadırgamam. En sevdiğime evde kalmış dense yine yadırgamam çünkü gerçek olan şeydir. Bu tarz şeylerin sizi incitmesi olayını algılayamıyorum aslında.
hepsi çakal çukal esnaflardan oluşan meydan. Ne ararsanız ikinci el olarak bulabileceğiniz bir yer. Alırken iyi bakın sonra o kişiyi tekrar bulamayabilirsiniz.
Yeşilçamın temel taşlarından biriydi. Kemal sunalla birlikte bir sürü filmde rol almışlığı var. Her canlı ölümü tadacaktır.
kız zaten evde kalmıştı. Ne kadar erken everirsek o kadar iyi diye düşünmüş olsalar gerek. Ayrıca damat vazgeçer falan alimallah.
Feyzullah Çınar bir başka yorumlamış.
https://www.youtube.com/watch?v=Kvz8Zp_1wrA
Aşık Ihsan'i yeni kuşak genç halk ozanlarının gönlünde silinmez harflerle yazılıdır. Ağalık zulmüne karşı sanatsal alanda verdiği mücadele bizlere örnek olmuştur.
https://www.youtube.com/watch?v=zwkfFwSLwtw
https://www.youtube.com/watch?v=zwkfFwSLwtw
gidenler bizden gidiyor farkindamiyiz?
bir zamanlar tarafıma sıkça söylenen şey. Türkiyede yaşadığım insanlardan duymuştum bu cümleyi. Kültürlerimiz farklı şeklinde. Aslında böyle birşey var ama benim zihnimde beliren ışık kültürümüz farklı değil ideolojimiz farklı. Kültür dediğiniz şey örf adet aneneden oluşur. Bu türkiye içinde yaşayan insanlar arasında çok büyük bir uçurum değildir zira hepsi benzer.
nickin sebebi sanırım bu videoydu.
yavuz bingölün anası gibiymiş. kızıldere türküsünü ne kadar içten söylüyor
https://www.youtube.com/watch?v=z7gEnKhtqRE
baştan sona çalışılmış güzel bir konuşma. Kılıçdaroğlunun muhalefeti öğrenmeye başladığı yıllar bu yıllar. Konuşmayı buradan açıp dinledim sonuna kadar. Söylediklerinin çoğunda haklı hatta çok haklı. Bir eksik gedik yok gayet başarılı ve ince elenip sık dokunulmuş şeyler. Ancak ekonomi kısmı ile ilgili son dönemlerde meydana gelen terör olayları ve bizim ekonomimizin diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla geride kalması biraz da bundan kaynaklı. Dış ve iç etkenleri az göz önünde bulundurması gerekir.
İktidar partisi için yaptığı eleştiriler de oldukça yapıcı aslında. Hocanın görevden alınması bunun bir darbe olması ve buna benzer demokrasi alanında söyledikleri doğru. Hak verilebilir. Kendi mantığımla bakarsam türkiyede demokrasi zaten hiç olmamış yani temsili demokrasi var ve bu temsil görünüşte halk gerçekte parti başkanlarında kaldığından yaptığı eleştriler sadece iktidar partisi için geçerli değil bütün siyasi partiler için geçerli.
Her işveren bir işçi alsın olayını iyi yakalamışlar. Bahçelinin 2009 dan 40. yılı bulmasından daha komik ve amatör bir durum. Bence az bile yüklendi bir muhalefet lideri olarak. Hakkıdır az bile söylemiştir.
İşin diğer boyutu ise bu tarz eleştiriler, yapılmak istenilenler ve söyledikleri bir sürü şey. İktidar olamamış yani icraatini görmediğimiz birine eleştiri yapamam belki ama belediyeler üzerinden vurabilirim. Bir izmir belediyesi, trakyada ki belediyeler ya da eskişehir hariç doğru düzgün bir icraati olmayan bir görüntü çizdi şimdiye kadar. Siyaset dediğin şey ya da bu gün türkiyede olan krizin görülmemesi tamamen güvene bağlıdır. Seçmenin mevcut iktidara güveni bu tarz şeyleri göz ardı ediyor ister istemez. Asıl başarı da budur.
Mevcut iktidarın yaptığı (kılıçtardoğlunun eleştirileri)ni başka bir siyasi oluşum, grup yapsaydı kabul etmeliyiz ki demedikleri kalmazdı ve yerden yere vurulurdu. En basitinden hocanın görevden alınması bu bi darbedir ve sonuçları evrenden daha büyük olurdu. Bahsettiğim başarı da tam olarak burada yatıyor insanlar olsun diyor ve susuyor. Susma nedeni ise tamamen güvenden.
Önceki yıllarda yaşanmış ekonomik krizler, hükümetlerin kurulamaması sabah alınamayan duşlar, içilemeyen sular, toplanmayan çöpler belki kılıçdaroğlu döneminde olmadı kabul ama olmayacağı güvenini bir türlü geçiremediler millete ve başarıyı yakalayamadılar.
İktidar partisi için yaptığı eleştiriler de oldukça yapıcı aslında. Hocanın görevden alınması bunun bir darbe olması ve buna benzer demokrasi alanında söyledikleri doğru. Hak verilebilir. Kendi mantığımla bakarsam türkiyede demokrasi zaten hiç olmamış yani temsili demokrasi var ve bu temsil görünüşte halk gerçekte parti başkanlarında kaldığından yaptığı eleştriler sadece iktidar partisi için geçerli değil bütün siyasi partiler için geçerli.
Her işveren bir işçi alsın olayını iyi yakalamışlar. Bahçelinin 2009 dan 40. yılı bulmasından daha komik ve amatör bir durum. Bence az bile yüklendi bir muhalefet lideri olarak. Hakkıdır az bile söylemiştir.
İşin diğer boyutu ise bu tarz eleştiriler, yapılmak istenilenler ve söyledikleri bir sürü şey. İktidar olamamış yani icraatini görmediğimiz birine eleştiri yapamam belki ama belediyeler üzerinden vurabilirim. Bir izmir belediyesi, trakyada ki belediyeler ya da eskişehir hariç doğru düzgün bir icraati olmayan bir görüntü çizdi şimdiye kadar. Siyaset dediğin şey ya da bu gün türkiyede olan krizin görülmemesi tamamen güvene bağlıdır. Seçmenin mevcut iktidara güveni bu tarz şeyleri göz ardı ediyor ister istemez. Asıl başarı da budur.
Mevcut iktidarın yaptığı (kılıçtardoğlunun eleştirileri)ni başka bir siyasi oluşum, grup yapsaydı kabul etmeliyiz ki demedikleri kalmazdı ve yerden yere vurulurdu. En basitinden hocanın görevden alınması bu bi darbedir ve sonuçları evrenden daha büyük olurdu. Bahsettiğim başarı da tam olarak burada yatıyor insanlar olsun diyor ve susuyor. Susma nedeni ise tamamen güvenden.
Önceki yıllarda yaşanmış ekonomik krizler, hükümetlerin kurulamaması sabah alınamayan duşlar, içilemeyen sular, toplanmayan çöpler belki kılıçdaroğlu döneminde olmadı kabul ama olmayacağı güvenini bir türlü geçiremediler millete ve başarıyı yakalayamadılar.
mizah her zaman en güzel eleştiri biçimi olmuştur. Oldukça mizahi bir davranışta bulunmuş.
sanırım böyle bir tepki veriyoruz.
[https://www.facebook.com/557878227679948/videos/vb.557878227679948/759328157534953/?type=2&theater tık tık]
[https://www.facebook.com/557878227679948/videos/vb.557878227679948/759328157534953/?type=2&theater tık tık]
bu bir türk icadıdır muhtmelen. arka tarafını yalayarak kağıta yapıştıracaksınız ki yapışacak. Bu kimin aklına gelir tabi ki bizim halktan birinin aklına. Çok değişik bir durum, bir zeka.
Adliye de öğle arasına denk geldim önceki gün. Az bi yerde soluklanayım diye baktım bi çay ocağı buldum kendime.
-abi bi çay alabilir miyim? dedim verdim parasını. Ufacık odada 8 kişi vardı. Dikkatle izledim yaptıklarını. Hiç mübalağasız anlatıyorum.
(1.kişi) Biri tabak dizdi, (2.kişi) diğeri tabağın içine kaymasın diye beyaz dantel gibi olan şeyden koydu, (3.kişi) bir diğeri bardağı koydu, (4.kişi) kağıt olmasın cam bardak dedim aynı kişi koymadı bi diğeri cam bardak getirdi, (5.kişi) bir diğeri demikle çayı koydu, (6.kişi) en son servis yapan kişi de bana getirdi ve afiyetle içtim.
Ortada duran yerin temizliğinden sorumluymuş sanırım bi de kasada duran vardı. Hayretler içerisinde izledim neler oluyor diye. Sonra işin aslı şöyleymiş anladığım kadarıyla, taksirle hüküm giyen insanlarmış bu arkadaşlar.
-abi bi çay alabilir miyim? dedim verdim parasını. Ufacık odada 8 kişi vardı. Dikkatle izledim yaptıklarını. Hiç mübalağasız anlatıyorum.
(1.kişi) Biri tabak dizdi, (2.kişi) diğeri tabağın içine kaymasın diye beyaz dantel gibi olan şeyden koydu, (3.kişi) bir diğeri bardağı koydu, (4.kişi) kağıt olmasın cam bardak dedim aynı kişi koymadı bi diğeri cam bardak getirdi, (5.kişi) bir diğeri demikle çayı koydu, (6.kişi) en son servis yapan kişi de bana getirdi ve afiyetle içtim.
Ortada duran yerin temizliğinden sorumluymuş sanırım bi de kasada duran vardı. Hayretler içerisinde izledim neler oluyor diye. Sonra işin aslı şöyleymiş anladığım kadarıyla, taksirle hüküm giyen insanlarmış bu arkadaşlar.
bu adam kesin boşanmıştır. Kadınlara tahammülsüzlük noktasında hat safhadaymış.
şaka lan şaka adam haklı.
şaka lan şaka adam haklı.
(gbkz:Yeni Gemiklerim İssindi)
Yine günahı sevabından çok olan bir Erzurumlu cehenneme gider. Bunu ateşe atıp üstüne kapıyı kapatırlar. Ateşte yanan herkes bağırırken Erzurumlunun sesi duyulmaz. Bunu merak eden zebaniler durumuna bakmak için cehennemin kapısını açınca Erzurumlu bağırır:
\"Ola gardaş kapiyi kapatın da... Daha yeni gemiklerim ısınmiya başladi.\"
Yine günahı sevabından çok olan bir Erzurumlu cehenneme gider. Bunu ateşe atıp üstüne kapıyı kapatırlar. Ateşte yanan herkes bağırırken Erzurumlunun sesi duyulmaz. Bunu merak eden zebaniler durumuna bakmak için cehennemin kapısını açınca Erzurumlu bağırır:
\"Ola gardaş kapiyi kapatın da... Daha yeni gemiklerim ısınmiya başladi.\"
Hep yarınları bekledi bu insanlar,
Geldiğini hiçbir zaman farketmediler. Erdem Bayazıt.
Geldiğini hiçbir zaman farketmediler. Erdem Bayazıt.
ilk türk matbaasının kurucusu, yayımcı, osmanlı devlet adamı ve aydını.
Geç gelmesinin nedenlerinden bir tanesi de hat yazımının o zaman oldukça gelişmiş olmasından da kaynaklıdır.
Bu gün bu kadar kitap basılması, okunması vs bu adama borçludur.
Geç gelmesinin nedenlerinden bir tanesi de hat yazımının o zaman oldukça gelişmiş olmasından da kaynaklıdır.
Bu gün bu kadar kitap basılması, okunması vs bu adama borçludur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?