confessions

cayisallama

1. nesil Admin - Admin -

  1. toplam entry 11569
  2. takipçi 78
  3. puan 404508

bir bilebilsen

cayisallama
Bu gün radyoda denk geldiğim arabesk şarkı. (gbkz:Müslüm Gürses)'in güzel mi güzel bir parçasıdır.
***
gözlerim kapıda kulağım sesde
bir gelebilsen ah bir gelebilsen
bu nasıl bir sevda bu nasıl bir aşk
bir bilebilsen ah bir bilebilsen
***
hasretinböleren uykularımı
çaresiz gizledim duygularımı
seni kaybetmenin korkularını
bir yenebilsem ah bir yenebilsem
***
ömrümü yoluna serildiğini
gözümde yaş olup dizildiğini
çılgınlar misali sevildiğini
bir görebilsen ah bir görebilsen

borcunu ödemek için birini aramak

cayisallama
Beni oldukça duygulandırmıştır. Şu haberler denen şeyin iyi şeyler yayınlaması da oldukça güzel. Gönlün güzel olsun hocam.

1980'de Ankara'da inşaatta çalışırken ihtilalin ardından cezaevine giren Mehmet Vergili'nin 4 günlük yevmiyesi içerde kalmış. Çorumlu Kemal Serinci, 36 yıl sonra borcunu ustaya ödedi.

[http://www.haberler.com/corumlunun-yaptigi-duyanlari-sasirtti-8294191-haberi/ tık tık]

güzel icatlar

cayisallama
Berberde bir saat kadar sürüyor bu saç traşı. Bu süre içerisinde uyusanız uyuyamıyorsunuz, telefon çalsa bakamıyorsunuz, bi yere kımıldayamıyorsunuz ve canınız oldukça sıkılıyor. Bunun için güzel mi güzel bir icad bulmuş ve bunu muhtemelen bir türk buldu. Buyrun resimde var. /gorseller/yukle/images/2016032411.jpg

kaygı

cayisallama
insani icten ice yiyen bitiren du$unceler toplulugu.

Bunun fazla olması insanın vücut işleyişini ciddi anlamda bozar. Bu durumu düzeltmek için oldukça büyük bir çabaya ihtiyaç olabiliyor zamanla.
Diğer açıdan bakmak gerekirse büyük bir ihtiyaçtır. Şöyle ki eğer kaygı olmazsa kişide bu durum çok daha büyük bir sıkıntıdır. Belki vücut işleyiş olarak oldukça rahat ve düzgün işleyebilir ama bir sürü eksikliği beraberinde getirecektir.
Örneğin bir yolda karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmamız kaygının gereğidir. KAygı olmazsa sağa sola bakma ihtiyacı kişide hasıl olmazmış.

zühtü

cayisallama
Hababam sınıfının unutulmaz türküsü zühtü. Yazar ve bestekarı (gbkz:Ali Rıza Gündoğdu)dur. Kendi sesinden dinlemek bir başka güzeldir. https://www.youtube.com/watch?v=UZuZgoWi9Zo

başkent üniversitesi hastanesi

cayisallama
ankarada bahçelievler semtinde bulunan bir hastane. Mehmet haberalın katkılarıyla zamanında oluşturulmuş, merhum bülent ecevitin hastayken tedavi olduğu ve tanınmasında oldukça yardımcı olduğu hastane.

Not: Ankarada ki en iyi hastane. Kime göre bana göre. http://ankara.baskenthastaneleri.com/kurumsal/index.php?sayfa_no=84

nevresim takımı

cayisallama
yatarken üstümüzde bulunan yorganın dışının kaplı olduğu kumaş,pamuk veya karışımı şey.

Hayatımda ilk defa geçen gün bir (gbkz:hovarda)lık yapayım deyu gittim yumuşak mı yumuşak, güzel mi güzel bir nevresim takımı aldım. Baya baya pahalıydı aldığım diğer takımlara göre. Akşamları yatarken nasıl bir keyif veriyormuş bu adama. Mis gibi deterjan kokusu ile birlikte yumuşacık kumaş. Uyku kalitesi için oldukça önemliymiş demek ki!

yorgandan takım elbise yapmak

cayisallama
(gbkz:bornoz)dan yapmayı planladığım şeyi abartıp yorgandan yapmışlar. günün her vakti her herde uyumanızı sağlayacak bu buluş umarım yakın zamanda bizim ülkemizde de yaygınlaşır.

[http://www.thesun.co.uk/sol/homepage/features/7018152/Jurys-Inn-set-to-launch-range-of-duvet-suits.html tık tık]

eskişehirde 30 kolektifin 1 akpli genci sıkıştırması

cayisallama
(gbkz:ali İsmail korkmaz)ın siluetini duvarlara çizen öğrenci kolektiflerinin ellerinde kanıt olmadan (videoda olduğu kadarıyla) ki olsa bile ak partinin üniversite sorumlusunun başına toplanıp yaptıkları zulümdür. Resmin üstünü çizmek karalamak konusu başka bir konu ancak o kadar kişinin gidip göz korkutma olayı ne kadar büyük bir ayıptır. https://www.youtube.com/watch?v=S6apl4ok_Pk

preet bharara

cayisallama
reza sarrafı tutuklayan savcı.
Hint asıllı ABD vatandaşı, Demokrat, Obama'ya yakın olarak biliniyor. Bharara'yı da Obama atadı, Harvard mezunu. Bharara, özellikle uyuşturucu operasyonlarında tuzak operasyonlara imza atmasıyla tanınıyor. Ülkesinde başarılı bir savcı olarak tanınan Bharara, TIME dergisine de Wall Street’e yönelik yaptığı operasyonla kapak olmuş bir isim.

Savcı Preet Bharara, sabah saatlerinde de Zarrab ile ilgili bir tweet atarak \"Reza Zarrab yakında Manhattan mahkemesinde ABD adaletiyle karşılaşacak\" diye yazdı.

22 Mart 2016 taşeron işçiye kadro verilmesi

cayisallama
Özet geçiyorum; Tek kelime ile haksızlığın kralıdır. [http://www.milliyet.com.tr/taseron-iscilere-kadro-verilecek-/ekonomi/detay/2214107/default.htm aha da linki]

Hükümetin yaptığı yapacağı en büyük hatalardan biridir. Açık ve net söylüyorum. Taşeron dedikleri şey nedir önce onu bi açıklayayım size;
(gbkz:Taşeron): birçok durumda bir işin veya işin bir kısmını gerçekleştirmek ya da işverenin sözleşmesindeki tüm yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla anlaşma imzalayarak üstlenen diğer yüklenicidir. Yani asli bir iş var bir de tali bir iş var tali iş için sürekli personel istihdam edemezsiniz etseniz bile belli bir süre sonra işten çıkarmanız gerekir ama bu durum devlette söz konusu olmadığından dolayı taşeron hizmet alımına gidilir.

Bu düzen bizim devlette başka işler ve hep böyleydi. Sadece bu hükümete özgü bir durum değildir. Bu hükümet mübalağa olayının ibresini kaçırmıştır sadece.

on işçi için firma ile anlaşmaya gidilir, namı-diğer ihale. Firmaya aylık on işçi için (farazi hesaptır bu) 50.000,00TL ye anlaşılır. Firma Bu kişilere asgari ücret verir 1.300,00 TL. On işçiden toplamda 13.000,00TL para eder bu. Bunu sgk işçi işveren payları derken bir kişinin bürüt maliyeti işverene 2.300,00TL yi bulur. On kişiden aylık 23.000,00 TL yapar. Geriye kalan 17.000,00 TL aylık aracı firmaya (taşerona) kalır.

Bu taşeron (aracı firma ) kimdir, nedir, nasıl ihale alır?

Bu aracı firma öncelikle tanıdıktır. Çoğunlukla aynı siyasi görüşü taşıyan taşımasa bile bir vekil,bakan, vali, mülki amir tanıdığı olan veya farklı görüşü olsa bile önceki hükümetler döneminden kalan dürüst firma veyahut ihaleyi alabilecek kapasitede olan tekel firmadır.

Taşeron bünyesine personel alınırken, belediyedeki gibi çok az bir kısmı işin ehli insanlar geri kalan %90'ı pardon %95'i tanıdık, siyasi görüşü yakın olan insanlardır. Sendikaların, parti ilçe başkanlıklarının gönderdikleri adamlar diye direk söylemeyeyim.

Devletin personel alım politikası her ne kadar doğru bulmasam da KPSS diye bir süreçten geçirilerek ezber yeteneği kuvvetli, test ortamında başarılı,takım elbise giyebilecek, her sabah işe geç kalmayacak insanlardır. Bunun dışında A grubu kadrolar için ayrıca hukuk,iktisat,muhasebe,maliye,işletme bilip kurum sınavını geçip mülakat aşamasında tanıdık birilerini devreye sokup işe girmesidir. Bunların yine dışında istisnai memurluklar var oraya hiç girmiyorum. Yine bunun dışında meslek erbapları (öğretmenler, mühendisler, hemşireler vs...)
tonlarca mezun verilip içerisinden cımbızla alınan bir süreçtir bu süreç.

Bu kpss sürecinden geçip özel sektörde belli olmayan maaş, zaman, kariyer içerisinde sürüklenmektense devlette çalışmak daha mantıklı geldiği için insanalar kamu personeli olmak istiyorlar.
Üniversite döneminde başlayan harıl harıl çalışma (zaman kaybı, eğlenceden,uykudan çalma ), dersanelere tonlarca para (bu gün a grubu için 5.000,00 TL ) den başlayan fiyatlarla (para kaybı), aile, arkadaş, çevre baskısı (psikolojik yıpranma) vs. süreçlerden geçip memur olmak istiyorlar.

Şimdi devlet diyor ki asıl işi yapan taşeronları kadroya alalım. Yani bu süreçlerden geçmeden, zaten tali iş olarak görülen, hiçbir emek etmeden insanların haklarını gasp ederek bu adamlar kadroya alınsın. Bu neden yapılıyor peki;
-öncelikle siyasal rant (oy! oy ki ne oy!)
- ihalelere verdikleri paraya kendi istihdam etse daha karlı çıkacaktır. (Adam akıllı maliyet hesaplayamama)
- İhaleyi verecek işi bilen firmanın yokluğu.
-İhaleyi verecek firmanın kendi siyasal görüşüne zıtlığı
-Planlanan işlerin tali iş değil de asli iş olduğunun farkına varılması.
-Zamanında yapılamayan kurumsallaşmanın (içeri adam sokma) bir anda temizinden yapılması.
- Piyasa baskıları
-Buraya sayılacak binlerce neden.

ahmet kudsi tecer

cayisallama
orada bir köy var uzakta/ o köy bizim köyümüzdür/ gitmesek de kalmasak da o köy bizim köyümüzdür dizelerini yazmış olan;

1901 yılında kudüs ’te doğdu, 1967 yılında istanbul ’da öldü. istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünü bitirdi. bir süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra yönetici olarak sıvas milli eğitim müdürlüğü , milli eğitim bakanlığı yüksek öğrenim müdürlüğü, talim ve terbiye kurulu üyeliği, devlet konservatuarı müdürlüğü yaptı. 1950 yılında unesco merkez yönetim kurulu üyeliği görevinde bulundu; yurda döndükten sonra öğretmenlik ve öğretim görevlisi olarak çalıştı.

aşık veysel

cayisallama
asıl adı (bkz:veysel şatıroğlu)'dur.

Aşık Veysel (1894-1973)

“Üçyüzonda gelmiş idim cihana”

Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Veysel’in dünyaya geliş öyküsü, Anadolu köylerinde hemen birçok çocuğun yaşadığı olağan bir doğum biçimidir. Ama, bugün özellikle dışarıdan bakanlar için ilginçtir, olağandışıdır. Anlatmak gerekirse, annesi Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken sancısı tutmuş, oracıkta dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüştür.

Veysellere yörede “Şatıroğulları” derler. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in dünyaya geldiği sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresini kasıp kavurmaktadır. Veysel’den önce, iki kız kardeşi çiçek yüzünden yaşamlarını yitirmiştir.

Yedi yaşına girdiği 1901’de Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaşır; o da yakalanır bu hastalığa. O günleri şöyle anlatıyor: “Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım... Çiçek zorlu geldi. Sol gözüme çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bu gündür dünya başıma zindan.”

Bu düşmeden sonra Veysel’in belleğine bir de renk işler: Kırmızı. Düşerken büyük bir olasılıkla elinde sıyrık oluyor, kanıyor. Bunu eşi Gülizar Ana şöyle anlatıyor: “Bilinmez değilsin, renklerden yalnız kırmızıyı hatırladı. Gözleri gönlüne çevrilmeden önce, yani çiçek hastalığına yakalanmadan önce düşmüştü. Kan görmüştü. Kanın rengini hatırlardı yalnız. Kırmızıyı... Yeşili de elleriyle bulur ve severdi.”

Sağ gözünün görme şansı varmış, ışığı seçebiliyormuş bu gözüyle o sıralar. Yalnız yakınlardaki Akdağmağdeni’nde doktor varmış. Babasına “Çocuğu Akdağmadeni’ne götür, orada gözünü açacak bir doktor var” demişler. Sevinmiş babası.

Ne var ki, olumsuzluklar yakasını bırakmamış Veysel’in. “Bir gün inek sağarken babası yanına gelmiş. Veysel ansızın dönüverince; babasının elinde bulunan bir değneğin ucu öteki gözüne girivermiş. O göz de akıp gitmiş böylece.”

Ali adında bir ağabeyisi ve Elif adında bir kızkardeşi varmış Veysel’in. Tüm aile çok üzülmüş, günlerce gözyaşı dökmüş bu hale. Bundan böyle bacısı elinden tutarak gezdirmeye, dolaştırmaya başlar Veysel’i. Gittikçe içine kapanmaktadır Veysel.

350 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

tag heuer carrera womens price montblanc timewalker 2017 replica watches rolex oyster perpetual datejust made in hong kong vintage heuer chronograph replica watches hublot 992703 price panerai limited edition 2015 replica ladies watches ulysse nardin watches platinum brand watches for ladies uk replica watches belfort watch kickstarter breitling yellow face chrono uk replica watches