özlediğimiz troll. bir dönse şenlenir buralar.
virüs gibi o umutsuzluğu her yere bulaştırır. yaşam enerjinizi düşürür. eve zihinsel olarak yorgun geldiğinizi, hiçbir şey yapmadım ama yoruldum dediğinizi görürsünüz.
Grup veya holdinge bağlı bir şirkette çalışan personelin ihtiyaca göre diğer bağlı diğer şirketlere nakil edilmesine sık sık rastlanmaktadır. Uygulama, yöneticilerinin isteği üzerine (A) şirketinden herhangi bir ay sonu ayrılan kişinin ertesi ayın birinci günü grubun diğer şirketinde işe başlaması şeklinde yürütülmektedir.
Böyle bir durumda 2 alternatif söz konudur:
I-) Ayrıldığı şirkette İş Kanununa göre ihbar ve kıdem tazminatı ödenebilir. Yeni şirkette, yeni bir iş akdiyle sıfırdan başlatılabilir. İhbar tazminatı, ihbar öneli kullanılarak çalıştığı yıla göre önceden bilgi vermek şeklinde uygulanabilir. Veya nakit ödenir.
Bu yol genelde iki sebeple uygulanmamaktadır.
a) Kıdem tazminatı ödenen personelin diğer işyerine gitmeyerek, işten ayrılma ihtimali ortaya çıkmaktadır.
b) Lüzumsuz ihbar tazminatına sebep olmaktadır.
Dolayısıyla iş dünyasında aşağıda yazılı ikinci alternatif uygulanmaktadır.
II-) Personelin ayrıldığı (A) şirketi ile işe başlayacağı (B) şirketi arasında bir sözleşme yapılması gerekmektedir. Bu sözleşmede HİZMET AKDİNİN DEVİR EDİLDİĞİ, personelin KIDEM TAZMİNATI, SENELİK İZİN V.S tüm haklarının (B) şirketine devir edildiği yazılmalıdır. Personel (B) şirketinden istifa ederek ayrılırsa kıdem ödenmesi sözkonusu olmayacaktır. Kıdem ödenmesini gerektiren bir sebeple ayrılırsa toplam kıdem tazminatını son çalıştığı (B) şirketi ödeyecektir. Kıdem tazminatının (A) şirketinde çalışılan SÜREYE İSABET EDEN ve (A) şirketindeki SON ÜCRETİNE göre hesaplanacak kıdem tazminatı tutarının (B) şirketi tarafından KDV’siz fatura ile (A) şirketine yansıtılacağı yine sözleşmeye yazılmalıdır.
Bazen (B) şirketinden de (C)’ye oradan da (D) şirketine nakil olabilir. Yapılacak sözleşmelerde son şirket (D) kendi üzerinde kalan payın haricini (A) (B) ve (C) şirketlerine yansıyabilir. Bütün bu hususlar sözleşmede yazılmalıdır.
SÖZLEŞME YAPILMAZSA, iki sorun ortaya çıkabilir.
1-) (A) işyerinden kıdem ödenmesini gerektirmeyen bir şekilde çıkış işlemi yapıldığı için daha sonra (B) şirketince yansıtılan faturanın dayanağı olmadığı için (A) şirketinde gider kabul edilmez.
2-) Kıdem tazminatının tamamını ödeyen son şirket tamamını gider yazamaz. Çalışma sürelerine göre yapılacak hesap sonucu (A) şirketine isabet eden kıdem tazminatı, tazminat sayılmaz. Ücret kabul edilerek vergilendirilmesi gerekir.
İş Kanununda açıkça karşılığı bulunmayan bu konuda, büromuza gelen sorulara yıllardır yukarıdaki cevap verilmektedir. Bu görüşümüzün dayanağı şunlardır.
1-) YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 17.1.2007 tarih ve E.No:2007/9-9 ve K.No:2007/16 kararında; “HİZMET AKDİ DEVRİ BULUNMASI” halinde kıdem tazminatı hesabı yapılırken tüm şirketlerde geçen sürenin toplamının esas alınmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.
2-) YARGITAY 9. Hukuk Dairesi 26.3.2007 tarih ve E.No: 2006/23059 ve K.No: 2007/8521 kararında; “Dairemizin köklü içtihatlarına göre kıdem tazminatının tamamından son işveren ancak önceki işverenler de kendi işyerlerinde geçen hizmet süresi ve o tarihteki ücrete göre belirlenecek kıdem tazminatı miktarı ile sınırlı olarak sorumludur. Öte yandan yıllık ücretli izin alacağı son işverence ödenmesi gerekir.” Hükmü bulunmaktadır.
3-) 60 Sıra No.lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinin 1.2. maddesine göre kıdem tazminatı devir işlemleri KDV’ne tabi değildir.
4-) Yukarıdaki örneğimizde belirtilen son çalışılan (B) şirketinin kıdemi ödeyemediği, bu durumda ilk çalışılan şirket (A) öderse gider yazıp, yazamayacağını İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına soran firmaya şu cevap verilmiştir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 27.11.2012 tarih ve KVK 8-3090 sayılı özelgesindeki; “eski işçinize ait kıdem tazminatı kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmaksızın şirketinizce ödeneceğinden safi kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.” İfadesinden SÖZLEŞME yapılmış olsaydı gider kabul edileceği anlamı çıkmaktadır.
Şerif ARI
Yeminli Mali Müşavir http://www.saymmas.com.tr/?p=880
Böyle bir durumda 2 alternatif söz konudur:
I-) Ayrıldığı şirkette İş Kanununa göre ihbar ve kıdem tazminatı ödenebilir. Yeni şirkette, yeni bir iş akdiyle sıfırdan başlatılabilir. İhbar tazminatı, ihbar öneli kullanılarak çalıştığı yıla göre önceden bilgi vermek şeklinde uygulanabilir. Veya nakit ödenir.
Bu yol genelde iki sebeple uygulanmamaktadır.
a) Kıdem tazminatı ödenen personelin diğer işyerine gitmeyerek, işten ayrılma ihtimali ortaya çıkmaktadır.
b) Lüzumsuz ihbar tazminatına sebep olmaktadır.
Dolayısıyla iş dünyasında aşağıda yazılı ikinci alternatif uygulanmaktadır.
II-) Personelin ayrıldığı (A) şirketi ile işe başlayacağı (B) şirketi arasında bir sözleşme yapılması gerekmektedir. Bu sözleşmede HİZMET AKDİNİN DEVİR EDİLDİĞİ, personelin KIDEM TAZMİNATI, SENELİK İZİN V.S tüm haklarının (B) şirketine devir edildiği yazılmalıdır. Personel (B) şirketinden istifa ederek ayrılırsa kıdem ödenmesi sözkonusu olmayacaktır. Kıdem ödenmesini gerektiren bir sebeple ayrılırsa toplam kıdem tazminatını son çalıştığı (B) şirketi ödeyecektir. Kıdem tazminatının (A) şirketinde çalışılan SÜREYE İSABET EDEN ve (A) şirketindeki SON ÜCRETİNE göre hesaplanacak kıdem tazminatı tutarının (B) şirketi tarafından KDV’siz fatura ile (A) şirketine yansıtılacağı yine sözleşmeye yazılmalıdır.
Bazen (B) şirketinden de (C)’ye oradan da (D) şirketine nakil olabilir. Yapılacak sözleşmelerde son şirket (D) kendi üzerinde kalan payın haricini (A) (B) ve (C) şirketlerine yansıyabilir. Bütün bu hususlar sözleşmede yazılmalıdır.
SÖZLEŞME YAPILMAZSA, iki sorun ortaya çıkabilir.
1-) (A) işyerinden kıdem ödenmesini gerektirmeyen bir şekilde çıkış işlemi yapıldığı için daha sonra (B) şirketince yansıtılan faturanın dayanağı olmadığı için (A) şirketinde gider kabul edilmez.
2-) Kıdem tazminatının tamamını ödeyen son şirket tamamını gider yazamaz. Çalışma sürelerine göre yapılacak hesap sonucu (A) şirketine isabet eden kıdem tazminatı, tazminat sayılmaz. Ücret kabul edilerek vergilendirilmesi gerekir.
İş Kanununda açıkça karşılığı bulunmayan bu konuda, büromuza gelen sorulara yıllardır yukarıdaki cevap verilmektedir. Bu görüşümüzün dayanağı şunlardır.
1-) YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 17.1.2007 tarih ve E.No:2007/9-9 ve K.No:2007/16 kararında; “HİZMET AKDİ DEVRİ BULUNMASI” halinde kıdem tazminatı hesabı yapılırken tüm şirketlerde geçen sürenin toplamının esas alınmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.
2-) YARGITAY 9. Hukuk Dairesi 26.3.2007 tarih ve E.No: 2006/23059 ve K.No: 2007/8521 kararında; “Dairemizin köklü içtihatlarına göre kıdem tazminatının tamamından son işveren ancak önceki işverenler de kendi işyerlerinde geçen hizmet süresi ve o tarihteki ücrete göre belirlenecek kıdem tazminatı miktarı ile sınırlı olarak sorumludur. Öte yandan yıllık ücretli izin alacağı son işverence ödenmesi gerekir.” Hükmü bulunmaktadır.
3-) 60 Sıra No.lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinin 1.2. maddesine göre kıdem tazminatı devir işlemleri KDV’ne tabi değildir.
4-) Yukarıdaki örneğimizde belirtilen son çalışılan (B) şirketinin kıdemi ödeyemediği, bu durumda ilk çalışılan şirket (A) öderse gider yazıp, yazamayacağını İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına soran firmaya şu cevap verilmiştir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 27.11.2012 tarih ve KVK 8-3090 sayılı özelgesindeki; “eski işçinize ait kıdem tazminatı kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmaksızın şirketinizce ödeneceğinden safi kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.” İfadesinden SÖZLEŞME yapılmış olsaydı gider kabul edileceği anlamı çıkmaktadır.
Şerif ARI
Yeminli Mali Müşavir http://www.saymmas.com.tr/?p=880
(bkz: Maddecilik)
Galatasaray'lı olduğumdan bir kere daha gurur duydum. Kurumsal direnç önemli. Yargı yukarıda ismi yazılı(Hakan Şükür, Arif Erdem) 2 kişiyi mahkemeye çıkartıp kararını verebilir. Galatasaray bu konunun muhatabı değil.
arapça manası yaşlanmış erkek olmakla beraber, tarikat öncüsü.
İntizar'ın seslendirdiği şarkı.
Dinledikçe insanın ciğeri masaya bırakası geliyor.
Dinledikçe insanın ciğeri masaya bırakası geliyor.
bilgi olmadığı zaman fikir cüce kalır.
kemal paşa'nın ölüm tarihidir.
İnsanların onların hayatına kattığı mutluluktan daha saf, temiz ve karşılıksız mutluluktur.
Aşırı sıcak havalar.
@2 hepimize, dediğim başlık
(bkz: Gülbey Türkücü)
olay ankara kızılayda gerçekleşmiş. Daha 22 yaşında bir genç.
müge anlı denen kadına konuk olmuşlar.
Gülbey'in hayatı ise tam bir dram.. Annesi Ayşe Türkücü (48), Gülbey henüz 6 aylıkken eşinden ayrılmış. Daha sonra ikinci evliliğini yapan kadının bu evlilikten de 2 çocuğu olmuş. Annesi ve üvey babasıyla Elbistan'da yaşayan Gülbey Türkücü'nün bir süre Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gördüğü de ortaya çıktı. Teyzesi Serpil Kılıç, Gülbey'i şöyle anlattı: "Gülbey küçük yaştan beri top oynamaya düşkündü. Ders yapmaz, top oynardı. Öğretmenleri hep şikayet ederdi. Elinden tutan biri olsaydı belki iyi bir futbolcu olabilirdi. Ortaokulu dışarıdan bitirdi. Askere gitti fakat 3 ay sonra çürük raporu verdiler" Futbola düşkün olan Gülbey Türkücü'nün sosyal paylaşım sitesi Facebook adresindeki hesabını bile kendi ismiyle değil, 'ronaldo. ciristiyano' diye yazması dikkat çekti.
olay ankara kızılayda gerçekleşmiş. Daha 22 yaşında bir genç.
müge anlı denen kadına konuk olmuşlar.
Gülbey'in hayatı ise tam bir dram.. Annesi Ayşe Türkücü (48), Gülbey henüz 6 aylıkken eşinden ayrılmış. Daha sonra ikinci evliliğini yapan kadının bu evlilikten de 2 çocuğu olmuş. Annesi ve üvey babasıyla Elbistan'da yaşayan Gülbey Türkücü'nün bir süre Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gördüğü de ortaya çıktı. Teyzesi Serpil Kılıç, Gülbey'i şöyle anlattı: "Gülbey küçük yaştan beri top oynamaya düşkündü. Ders yapmaz, top oynardı. Öğretmenleri hep şikayet ederdi. Elinden tutan biri olsaydı belki iyi bir futbolcu olabilirdi. Ortaokulu dışarıdan bitirdi. Askere gitti fakat 3 ay sonra çürük raporu verdiler" Futbola düşkün olan Gülbey Türkücü'nün sosyal paylaşım sitesi Facebook adresindeki hesabını bile kendi ismiyle değil, 'ronaldo. ciristiyano' diye yazması dikkat çekti.
nedenini anlamadığım durum.
(bkz: biri bizi gözetliyor)
(bkz: can)
Nesne ya da olayların farklı ortamlarda hep aynıymış gibi algılanmasına algıda değişmezlik denir.
En güzel kim anlatacak bakalım
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

